{"title":"Felsefe","description":"","products":[{"product_id":"varlik-ve-zaman_350546-html","title":"Varlık ve Zaman","description":"\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-left: 0px; -webkit-font-smoothing: antialiased; font-family: Arial, sans-serif; line-height: 2rem; color: rgb(74, 74, 74);\"\u003eMartin Heidegger’in başyapıtı Varlık ve Zaman 1927 yılında yayımlandı. Bu kitapta Heidegger, insanın dünya içindeki varoluşunu (Dasein’ı) özgün bir yöntem ve terminolojiyle çözümleyip açıkladı. İnsanın varoluşunun zaman ufku içinde açığa çıktığını, bunun da varlığın açımlanması anlamına geldiğini ortaya koydu. Bu sayede Heidegger, özne-nesne ve ruh-beden ayrımının üstesinden gelmeyi hedefleyen bir ontoloji yarattı. \u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-left: 0px; -webkit-font-smoothing: antialiased; font-family: Arial, sans-serif; line-height: 2rem; color: rgb(74, 74, 74);\"\u003eÇağdaş felsefenin en önemli yapıtlarından biri olan bu kitapla Heidegger, yalnızca felsefede değil sanat, politika, dil, psikoloji, mimarlık ve teknoloji gibi alanlarda da derin bir etki yarattı. Sartre, Levinas, Binswanger, Boss, Merleau-Ponty, Foucault, Derrida, Arendt, Gadamer, Jonas, Marcuse, Rorty, Agamben, Dreyfus gibi çok sayıda çağdaş düşünür Varlık ve Zaman’dan ilham aldı. \u003c\/p\u003e","brand":"Alfa Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408949756099,"sku":"9786051718224","price":56.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786051718224.jpg?v=1616017186"},{"product_id":"konut-sorunu_351791-html","title":"Konut Sorunu","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eİşçilerin oturduğu evler neden en küçük sarsıntıda çökebiliyor? Yoksulların sağlıksız koşullarda barınmasının yol açtığı salgın hastalıkların sermaye sahiplerini de etkilemesine rağmen, bu koşullar neden düzeltilemiyor? Büyük kentlerdeki sel felaketleri neden önlenemiyor? Herkesin oturduğu evin sahibi olması devrimci bir talep midir?\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eFriedrich Engels, Proudhon’un temsil ettiği küçük burjuva sosyalizminin ve hayırsever burjuvaların işçileri ilgilendiren konut sorununu çözmeye yönelik girişimlerinin başarısızlığa mahkûm olma nedenlerini ele aldığı bu eserinde, kapitalist üretim tarzından kaynaklanan toplumsal sorunlara nasıl yaklaşılması gerektiğini tartışıyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eEserin yazıldığı dönemde Proudhon’un Avrupa işçi hareketi üzerindeki etkisinin hayli azalmış olmasına karşın, toplumsal sorunlara düzen içi çözümler arama yaklaşımının yeniden güç kazanacağını öngören Engels, Karl Marx’ın Felsefenin Sefaleti adlı kitabındaki Proudhon eleştirisini Konut Sorunu’yla tamamlıyor.\u003cbr\u003e“Modern toplumumuzun üretiminin, toplumun tüm üyelerine yeterli miktarda yiyecek sağlayabilecek durumda olduğunu ve çalışan kitlelere geçici olarak ferah ve sağlıklı barınma yerleri sağlamaya yetecek kadar evin bulunduğunu kanıtlayabilmem benim için yeterli. Gelecekteki bir toplumun yiyeceklerin ve konutların bölüşümünü nasıl düzenleyeceği hakkında spekülasyon yapmak doğrudan doğruya ütopyaya götürür.”\u003c\/p\u003e","brand":"Yordam Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408950771907,"sku":"9786051723709","price":28.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786051723709.jpg?v=1616017202"},{"product_id":"alginin-fenomenolojisi_347656-html","title":"Algının Fenomenolojisi","description":"\u003cp\u003e20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Maurice Merleau-Ponty, başyapıtı olan \u003cem\u003eAlgının Fenomenolojisi\u003c\/em\u003e’nde, Husserl’den aldığı fenomenolojik yöntemi estetik bir anlayışla yeniden yorumluyor. Bedeni merkeze oturtan bu yorum, bir yandan psikolojizm ile entelektüalizm arasındaki Descartes ve empiristlerden beri devam eden tartışmaya özgün bir boyut kazandırıyor. Diğer yandan, bilim ile sanat arasındaki derinlemesine ilişkiyi felsefe aracılığıyla yeniden keşfetmemizi sağlıyor. Gerek analitik felsefenin gerekse kıta felsefesinin çağdaş sorunlarının ilk taslaklarını ortaya koyan bu çalışma, aslında yalnızca felsefe alanına değil, düşünceyi deyim yerindeyse ete kemiğe büründürmek isteyenler için bir referans kitap olma özelliğiyle edebiyattan sosyal bilimlere kadar uzanan geniş bir kapsama da hitap ediyor.\u003c\/p\u003e \u003cp\u003e“Bizler dünyadayız, yani, şeyler bir resim gibi ortaya çıkar, devasa bir birey kendini olumlar, her varoluş kendini ve başkalarını anlar. Yapmak gereken sadece tüm kesinliklerimizi temellendiren bu fenomenleri kabul etmektir.”\u003c\/p\u003e \u003cp\u003e– Maurice Merleau-Ponty\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cbr\u003e“Merleau-Ponty hep görme hakkında düşündü. (...) Görmek nedir? Bu soru sonuna kadar diğerlerine dayanak oluşturdu; ama bunun nedeni konuşmadan önce veya düşünmeden önce görüyor olmamız değil, daha ziyade her zaman bu görme hakkında konuşmamız ama onu unutmamızdı, sorgulamanın zaten ondan geçen bir sorgulamayı uyandırmak olmasıydı, aynı anda hem gözü hem de sesi titreştirmek, ifadenin gizemini kabul etmek olmasıydı...”\u003c\/p\u003e \u003cp\u003e– Claude Lefort, “Eleştirel Baskıya Önsöz”\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eKağıt: \u003c\/strong\u003e2. Hamur\u003c\/p\u003e \u003cp\u003e\u003cstrong\u003eİlk Baskı Yılı : \u003c\/strong\u003e2017\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eBaskı Sayısı : \u003c\/strong\u003e1. Basım\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eSayfa Sayısı : \u003c\/strong\u003e624\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eEbat : \u003c\/strong\u003e13,5 x 21\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eOrijinal Adı : \u003c\/strong\u003ePhénoménologie de la perception\u003c\/p\u003e","brand":"İthaki Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408962470083,"sku":"9786053756859","price":356.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053756859.jpg?v=1616017362"},{"product_id":"mimarlik-ve-felsefe_348762-html","title":"Mimarlık ve Felsefe","description":"\u003cp\u003eİstemiyormuş gibi göründüklerine düşkünlüğü, tam da ortadan yarılmasının en temel nedeni. Hesaplaşmaktan kaçınmasının da. Bu mütereddit, bu endişeli, bu ikircikli hal Türkiye'nin gerçekte en büyük avantajı. Berzahta olmak onun yazgısı çünkü. Arafta kalmak. Bu nedenle doğu ile batı, geçmiş ile şimdi, din ile dünya, akıl ile kalb, kuram ile eylem arasında çırpınmak zorunda olmayı bir zaaf olarak görmemeli, ikisinden birini tercih etme, tatmin olma, huzura kavuşma kolaycılığına kapılmak yerine Türkiye bu kendine özgü çelişkilerin içerisinden dünyaya bakabilme ayrıcalığının hakkını vermeli. Diyalektiğin hakkını.\u003c\/p\u003e","brand":"Kapı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408966729923,"sku":"9786054683574","price":265.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786054683574.jpg?v=1616017416"},{"product_id":"gercekten-bilmeniz-gereken-50-sanat-fikri","title":"Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Sanat Fikri","description":"\u003ch1 product-name=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003eTüm dünyada bir milyondan fazla satan Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Fikir serisininin ilk kitabı...\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKabul edelim, bir sanat müzesi ziyareti ilham verici bir deneyim olabileceği gibi feci sıkıcı bir hal de alabilir. Sırf sanat eseri diye baktığımız her resim ya da heykeli seveceğiz diye bir kaide yok elbette. Ama şu da gerçek: Baktığımızın arkasındakini görmemizi sağlayacak bilgiye sahip olmak, o eseri başka türlü görmemize, anlayabilmemize ve hatta ondan etkilenebilmemize sebep olabiliyor. Başka bir deyişle, \"barok\" ya da \"post-modern\" gibi tanımlar biz dost meclisinde kullanıp havalı -ya da komik- gözükelim diye uydurulmadı: faydalılar.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eGerçekten Bilmeniz Gereken 50 Sanat Fikri, başlıca sanat akımlardan önde gelen temsilcilerine dek sanat tarihine mükemmel bir giriş kitabı. Tüm dünyada bir milyon adedin üstünde satan Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Fikir serisine ait bu kitap, Barok, Rönesans, klasik Yunan ve eski Mısır gibi ana sanat dönemlerinin yanı sıra, romantizm, minimalizm, sürrealizm ve pop art gibi önde gelen hareketlerini kapsıyor. Degas ile Monet ya da Dali ile Duchamp arasındaki farkı ayırt edemeyenleri -yalnız değilsiniz!- tarih öncesinden bugüne yaratıcılık, emek ve isyanla dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Sanattan biraz daha fazla keyif almak isteyenler için ideal kitap.\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Domingo Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408966795459,"sku":"9786051983066","price":288.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/590743.png?v=1733829652"},{"product_id":"gotik-mimarlik-ve-skolastik-felsefe","title":"Gotik Mimarlık: Ortaçağda Sanat Felsefe ve Din Arasındaki Benzerliklerin İncelenmesi","description":"\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eGotik Mimarlık\u003c\/strong\u003e, Ortaçağ düşünce alışkanlıkları ile mimari biçimleniş arasındaki ilişkiyi; sanat, felsefe ve din ekseninde tartışır.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eBiçim ve içeriğiyle sanatın; yaratıldığı ortamın ekonomik, toplumsal ve düşünsel yapısıyla gelişen bir olgu olduğu günümüzde tartışılmaz bir gerçek olarak kabul edilmektedir.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003ePrf. Erwin, Çalışmasında bu ilişki iki bileşende, felsefe ve sanatta, karşılaştırarak somutlaştırmaktadır. Bu da, titiz bir çözümlemeye dayanmaktadır.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eYazar iki yüzyılı kapsayan gelişmeyi güçlü bir gözlemle, her iki bileşende de ayrıntıya inerek karşı karşıya getiriyor.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eDönemin düşünce alışkanlığı nasıl Skolastik felsefeyi oluşturup geliştiriyor ve çözüyorsa, benzer biçimde Gotik mimarlığa da var ediyor, geliştiriyor ve çözüyor.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eSanatın toplumun görsel bir dili olduğu gerçeği böylece netleşebiliyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Kabalcı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408972595395,"sku":"9786055272654","price":322.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/Gotik_Mimarl_k_ve_Skolastik_Felsefe_kitab_Kabalc_Yay_nlar.jpg?v=1770670885"},{"product_id":"modern-sanatin-felsefesi_352151-html","title":"Modern Sanatın Felsefesi","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eModern Sanatın Felsefesi, modern sanat akımlarına dair dikkat çekici görüşleriyle yirminci yüzyılın ilk yarısında estetik kuramı alanında kendine özel bir yer edinen İngiliz düşünür, eleştirmen ve şair Herbert Read’in farklı tarihlerde yazdığı çeşitli makalelerini ve seminer notlarını bir arada okuma fırsatı sunuyor. İlk kez 1952 yılında yayımlanan kitap, hem Read’in estetik kuramının gelişiminin izlenebileceği hem de günümüzde halen üzerinde yoğun araştırma yapılan modern sanatın dinamiklerinin incelenebileceği içeriğiyle güncelliğini korumaya devam ediyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eSanatın toplum üzerindeki dönüştürücü gücünü her zaman önemseyen Read’in modern sanatın sahip olduğu bu güce dair yorumlarının okunabileceği kitapta, Modernizm’in önemli temsilcilerinden Paul Gauguin, Pablo Picasso, Paul Klee, Paul Nash, Henry Moore, Ben Nicholson, Naum Gabo ve Antoine Pevsner’in çalışmalarına ayrı başlıklar altında yer veriliyor. Ayrıca Herbert Read ile sanatçıların yazışmalarını da içeren kitap, bir dönemin sanat anlayışını şekillendiren akımlara hem kuramcının hem de sanatçının gözünden bakma imkânı sağlıyor. Modern Sanatın Felsefesi, okuru yalnızca sanat değil medeniyet ve kültür tarihi üzerinde düşünmeye de yönlendiriyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Hayalperest Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409007755459,"sku":"9786059452571","price":165.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786059452571.jpg?v=1616017983"},{"product_id":"modern-kulturde-catisma-georg-simmel","title":"Modern Kültürde Çatışma","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eSimmel yaşadığı zamanın, tanık olduğu büyük dönüşümün, modernitenin kentin mahşerinin, bireyin yalnızlığının kültürel haritasını çıkarır. Bu harita sayesinde sosyolojinin sosyal bilimler içindeki yerini tanımlar, eleştirel düşünce, kültür kuramı ve kültürel çalışmaların temellerini atar. Toplumsal pratikleri formlar ve imgeler halinde canlandırarak hayatı sanata, sanatı hayata tercüme eder. Simmel’in en kapsamlı çağdaş yorumcusu David Frisby’nin sunduğu Modern Kültürde Çatışma, onun modern kültür, kent ve birey üzerine düşüncesini aydınlatacak üç temel metnini içermektedir. Kentin ve modernliğin düşünürünün, sosyoloğunun ve filozofunun adı Georg Simmel’dir. -Werner Jung- Avangardın ilgi odağı olacak sorunların hepsi Simmel’in metropol üzerine düşüncelerinde saklıdır. -Manfredo Tafuri- Kültür sosyolojisi... Kesinlikle onun yarttığı temeller üzerinde mümkün olmuştur. -Georg Lukacs- Felsefenin somut konulara dönmesini sağlayarak epistemoloji veya entelektüel tarih üzerine gevezelikten bezmiş olan herkese yol gösteren odur. -Theodor Adorno-\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409019486403,"sku":"9789750501920","price":261.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789750501920.jpg?v=1616018156"},{"product_id":"felsefe-tarihi-cilt-2-modern-dunyanin-yaratilmasi","title":"Felsefe Tarihi Cilt 2 - Modern Dünyanın Yaratılması","description":"\u003cbr\u003eFelsefe Tarihi serisi, Modern Dünyanın Yaratılması'yla devam ediyor. Ortaçağ'ın felsefi akımlarından yola çıkan bu cilt, Rönesans'la oluşan yeni dünya imajına, modernitenin yaratıcı düşüncelerine ve bugün genellikle \"Klasik Çağ\" olarak nitelenen döneme kadar uzanıyor. Jacqueline Russ yönetimindeki ekip, Batı'da dinin düşünce dünyası üzerindeki etkisinin yerini bilimsel ve felsefi bir devrime bıraktığı siyaset felsefesinin filizlendiği Rönesans'la birlikte modern düşünceye uzanan yolun en önemli duraklarını tanıtıyor. \"Modern dünyanın yaratılması\"na sahne olan bu uzun dönemde, Doğu'dan Batı'ya tüm düşünce sistemleri, birbirleriyle ilişki içinde ele alınıyor. Plotinus, Nikolaus von Kues, Albertus Magnus, Roger Bacon, Machiavelli, Montaigne, Descartes, Spinoza, Malebranche, Leibniz, Pascal, Hobbes, Locke gibi bu döneme damga vuran filozoflarla Hıristiyan, Yahudi, İslam, Hint ve Çin düşüncelerinden farklı akımlar ve isimler bir arada inceleniyor. Farklı alanlardan pek çok uzmanın imzasını taşıyan, yalnızca felsefe değil, edebiyat, tarih ve siyaset bilimi alanlarına da hitap eden bir kaynak eser.\u003cbr\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409022959811,"sku":"9789750509933","price":351.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789750509933.jpg?v=1616018171"},{"product_id":"gorme-bicimleri","title":"Görme Biçimleri","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eGörme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir.\u003cbr\u003eNe var ki başka bir anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek bulunuruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Her akşam güneşin batışını görürüz.\u003cbr\u003eDünyanın güneşe arkasını dönmekte olduğunu biliriz. Ne var ki bu bilgi, bu açıklama gördüklerimize uymaz hiçbir zaman. Gerçeküstücü ressam Magritte \"Düşlerin Anahtarı\" adlı resminde sözcüklerle nesneler arasında her zaman var olan bu uçurumu yorumlamıştır.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409047830723,"sku":"9789753420839","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753420839.jpg?v=1616018356"},{"product_id":"goz-ve-tin","title":"Göz ve Tin","description":"\u003cp\u003eGöz ve Tin, Merleau-Pont'nin iki-üç aylığına Provence kırlarına, Tholonet'ye gittiği günlerde yazdığı ve hayattayken bitirebildiği son metnidir. Tholonet, Cezanne'ın da çok sevdiği ve birçok resmine konu olmuş, insana yerleşip yaşamak için yaratılmış duygusunu veren çok güzel bir yerdir.Yazar buradaki günlerinin keyfini çıkararak, ama bir yandan da Cezanne'ın gözlerinin izini sonsuza dek taşıyan Tholonet manzarası karşısında, resmi ve \"görme\"yi yeni baştan sorgulayarak bu metni kaleme almıştır. Yüyılımızın en güzel ve en zor metinlerinden biri olan Göz ve Tin'de filozof, başlangıçtaki, en baştaki kelimeleri aramaya koyulur: örneğin vücudun \"görme\"sini, insan vücudunun mucizesini meydana getiren şeyi, insan vücudunun açıklanamaz canlılığını adlandırmaya muktedir kelimeleri...ve tabii aynı zamanda bu mucizenin kırılganlığını dile getirebilecek kelimeleri...\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409047863491,"sku":"9789753421287","price":171.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753421287.jpg?v=1616018358"},{"product_id":"yaratma-cesareti","title":"Yaratma Cesareti","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eYARATMA CESARETİ, Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen ismi Rollo May'in en temel yapıtlarından biri. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eMayıs, psikoloji, psikoterapi, felsefe ve sanatla yakın ilişkilerden dolayı, entelektüellik konusu ilginç bir perspektiften inceliyor. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eTüm varoluşçular gibi o da kaygı olgusuna büyük önem vererek, değişimin kaygısının içine gömülerek var olacak bir yaratıcılık düzeyinde gerçekleşeceğini vurguluyor. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eGeçiş dönemi psikolojisinin tüm olumsuzluğunu, yaratıcılığın değişimi adına kutlayan May, \"yeni olan\"ın her yerde fışkırdığı bir dünyada, insanın bilindışı kaynaklara dayanmasının varlığını savunur. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eBunun için de yeni bir cesaret biçiminin bireyinde yaratıldığına önemli katkılarda bulunuyor. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eBu kitapta, kişinin kendi kaynaklarından yararlanması ve çağdaş ahlaksal olarak katlanmasının çöküntüsü altında yeni bir yaşam görümta düşünce desteğinin sağlanacağına dair günlük bilgiler bulunmaktadır.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409048092867,"sku":"9789753421904","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753421904.jpg?v=1616018363"},{"product_id":"modern-dunyada-gundelik-hayat","title":"Modern Dünyada Gündelik Hayat","description":"\u003cp style=\"border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; margin: 10px 0px 10px 0px; border: 0px none currentColor;\"\u003e\"Modern Dünyada Gündelik Hayat\", yayımlandığı tarihten bugüne, mevcut düzene karşı gündelik hayatın kendisinden yola çıkarak muhalefet oluşturmak isteyenlere yol gösterdi. Fransa'da 1968'in hemen öncesinde çıkan kitap, yeni muhalefet hareketlerinin, dünyaya dair yeni bir algılama ve kavrama çabasının habercisi oldu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; margin: 10px 0px 10px 0px; border: 0px none currentColor;\"\u003eHenri Lefebvre, felsefecilerin, sosyologların, antropologların bir dolayım olarak, kendisinden başka bir şeyin işareti ya da bahanesi olarak ele aldıkları gündelik hayatı eleştirel teorinin merkezine koyuyor bu yapıtında. Modern toplumun bütün gerilimlerinin yansıdığı alan olan gündelik hayat bir araştırma nesnesi haline getirilirse, hem baskılama tekniklerine hem de özgürleşme olanaklarına baka bir gözle bakılabilir. Dilin toplumsal baskıyı örtmekteki işlevi, tüketim ideolojisinin yarattığı yanılsamalar, iktidar aygıtları tarafından uygulanan terör ancak gündelik hayat içinden anlaşılabilir; çünkü çeşitli biçimlerde adlandırmaya çalıştığımız, ekonomik terimlerle, statü gruplarının hareketlilikleriyle, kendi çıkarını gözeten birey anlayışıyla incelediğimiz toplum, bu kavramsal araçları yetersiz kılacak denli karmaşıklaşmıştır. Ancak gündelik hayatı ve bu hayatın aldığı çeşitli biçimleri merkezine alan bir tarihsel eleştiri bu zorlu çabanın altından kalkabilir; varlığını sürdüren ama halihazırdaki toplum içinde göze görünmeyen muhalefetleri, direnişleri ve başkaldırı olanaklarını açığa çıkarabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; margin: 10px 0px 10px 0px; border: 0px none currentColor;\"\u003eHenri Lefebvre'in kitabı, bugüne değin güncelliğinden hiçbir şey kaybetmedi. \"Modern Dünyada Gündelik Hayat\"ta geliştirilen teori, onu hayata geçirecek özneler bekliyor hala.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cs\u003e\u003c\/s\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409048125635,"sku":"9789753421911","price":333.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0023755_Modern-D_C3_BCnyada-G_C3_BCndelik-Hayat.jpg?v=1741560115"},{"product_id":"algilanan-dunya","title":"Algılanan Dünya","description":"\u003cp\u003eGüncelliğiyle insanı şaşırtan bu metin Merleau-Ponty'nin 1948'de yaptığı radyo konuşmalarından oluşuyor. Kısalığından umulmayacak bir başarısı var: Aradan geçen altmış yıl boyunca yapılagelen birçok ateşli felsefi tartışma burada son derece anlaşılır ve akıcı bir dille önceden haber veriliyor: Bilim ile diğer bilme biçimleri arasındaki ilişki; gözünü sonsuzluğa diken \"tanrısal\" perspektiften vazgeçip daha mütevazı, daha \"insanca\" görme biçimlerinin peşine düşen modern resim ile bilimdeki son gelişmeler arasındaki koşutluk; insanı vücutsuz bir zihin olarak tasarlayan Kartezyen ikici bilim modelinin iflası ile birlikte nesnelerle içli dışlı bir vücut sahibi olduğunu keşfeden, kendindeki hayvanlık, çocukluk, delilik ve ilkellikle hesaplaşma dürüstlüğünü gösterebilen bir insanlık tahayyülü...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eMerleau-Ponty, akılcılığın hegemonyasına karşı \"insan deneyiminin bütün öğelerine\", özellikle de hep yanıltıcı ve ikincil sayılagelmiş \"algı\"ya, duyularımıza, vücudumuza hakkını vermeye çalışan bir filozof. İçinde bulunduğumuz doğal ve kültürel dünyaya algı üzerinden nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğumuzu serimleyen bu güzel kitabın, sanata, görmeye ve fenomenolojiye ilgi duyan okurlar kadar, siyasal alanla felsefeyi birlikte düşünenler tarafından da zevkle okunacağını umuyoruz. Çünkü şunu söyleyen bir filozofla karşı karşıyayız: \"Saf zihinlerden oluşan bir topluluk olmakla övünmeyelim artık, toplumlarımızda birbirimizle kurduğumuz ilişkilerin gerçekten ne olduğunu görelim: çoğunlukla köle-efendi ilişkileri bunlar.\"\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049796803,"sku":"9789753425452","price":171.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753425452.jpg?v=1616018388"},{"product_id":"gorsel-dusunme","title":"Görsel Düşünme","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eBir klasik olan bu eseri farklı kılan, algı psikolojisinin temel bazı bulgularını da kullanarak yerleşik bir dogmaya karşı çıkmış olmasıdır: Bu dogmaya göre gözümüz sadece bir duyu organıdır ve görme duyumuz ile bütün yaptığımız, daha sonra bunları işleyecek, değerlendirecek, bunlar üzerine düşünecek olan beynimiz için görüntü verileri toplamaktır. Hem gündelik yaklaşımlarımıza hem de bütün bir bilim ve felsefe tarihine damgasını vurmuş olan bu mekanik modelde, duyularla düşünce birbirinden ayrılır, hatta karşı karşıya getirilir: Akıl tarafından işlenmedikçe duyular yanıltıcıdır, güvenilmezdir.\u003cbr\u003eArnheim'ın tezi bu modelin güdüklüğünü sergiliyor; düşünmenin daha ilk anda görme ile birlikte oluştuğunu, düşünmenin yapısal olarak neredeyse resimsel diyebileceğimiz ölçüde görme duyumuza bağlı olduğunu, insanın bütün sanatsal ve bilimsel faaliyetlerinde problem çözme anlamındaki gerçek düşünme'nin her zaman uzamın görsel algılanışı üzerinden yürüdüğünü savunuyor. Çocuk resimlerinden bilim tarihindeki kâinat tasavvurlarına kadar uzanan farklı faaliyet alanlarından taşıdığı örneklerle, nasıl algıladığımızı, düşüncelerimizin duyu ve algılarımıza bağlı olarak nasıl biçimlendiğini anlatan Arnheim, görme duyusu ile düşünme arasında kurulmuş sahte ikilikten kurtulmanın bilim ve sanatlarda verimli açılımlar getireceğine işaret ediyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eEğitimde görselliğin önemini anlamaktan hayli uzak görünen bizimkisi gibi bir kültürde bu anlatılanların bir önemi olabilir mi? Cevap, önümüzde. Resim eğitimini bir hobi kertesinde ele almaktan vazgeçmek, görsel eğitimin sadece resim sanatıyla ilgili olmadığını, gözün eğitilmesinin düşüncenin yaratıcılığının geliştirilmesi demek olduğunu, görselliğin yalnızca sanatlarla değil, en az onun kadar fizik ve matematik bilimlerle de ilgili olduğunu kavramak.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050321091,"sku":"9789753425872","price":490.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753425872.jpg?v=1616018392"},{"product_id":"bellek-metaforlari-zihinle-ilgili-fikirlerin-tarihi","title":"Bellek Metaforları; Zihinle İlgili Fikirlerin Tarihi","description":"\u003cp\u003eHollanda'da ve çevrildiği ülkelerde büyük bir ilgiyle karşılanan Bellek Metaforları'nın temel sorusu şu: Bellek nedir? Bellek doğrudan tanımlanması çok güç bir yeti olduğundan felsefeciler ve psikologlar çağlar boyunca belleği anlamak için çeşitli metaforlara başvurmuşlar. Draaisma okuru antikçağdan günümüze tarihsel bir yolculuğa çıkararak bu metaforları tanıtıyor. Mum tabletlerden kitaplara, fotoğraftan bilgisayarlara, hatta hologramlara, çağlar içinde bilgi depolamak amacıyla geliştirilmiş çeşitli teknik ve araçlardan türetilen bu metaforların nasıl kullanılmış olduğunu araştırıyor. Son derece net ve anlaşılır bir dille yazılmış bir bilim tarihi. Kitabın en özgün katkısı metaforların bilimsel bilgi üretiminde ne kadar önemli bir yeri olduğu saptaması. Genellikle varsayılanan aksine, görüyoruz ki, metaforlardan, yani dilin ve toplumsallığın kısıtlayıcı etkilerinden bütünüyle arınmış bir bilim dili üretme hayali her zaman için bir hayal olarak kalmış; metaforlar bilim insanlarını zaman zaman yanlış yönlendirmiş, bilginin gelişimini ketlemiş, ama aynı zamanda daha fazla bilgilenme isteğini körükleyen ufuk açıcı unsurlar da olmuşlar. Bu çalışmayı sadece bilim alanında çalışan ya da bilime meraklı okurların değil, edebiyat okurlarının da ilgisine sunuyoruz.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eYazar hakkında:\u003c\/strong\u003e(1953) Hollanda'daki Groningen Üniversitesi'nde psikoloji ve felsefe eğitimi almıştır ve halen aynı üniversitenin Psikoloji Tarihi ve Teorisi bölümünde öğretim üyeliği yapmaktadır. Utrect Üniversitesi'ndeyken bellek dilinin metaforik doğası hakkında yazdığı tez 1993'te De metaforenmachine. Een geschiedenis van het geheugen (Bellek Metaforları) adıyla kitaplaşmış ve Hollanda Ulusal Psikologlar Enstitüsü'nün verdiği Heymans ödülünü kazanan kitap hem kendi dilinde hem de çevrildiği sekiz dilde büyük ilgi görmüştür. 2001'de yayımlanan \"Yaşlandıkça Hayat Neden Hızlanır? Otobiyografik Bellek Üzerine\" adlı, daha da fazla ilgi gören ve on bir dile çevrilen kitabı da Metis yayın programındadır.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050353859,"sku":"9789753426176","price":445.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426176.jpg?v=1616018393"},{"product_id":"gormenin-diyalektigi-walter-benjamin-ve-pasajlar-projesi","title":"Görmenin Diyalektiği; Walter Benjamin ve Pasajlar Projesi","description":"\u003cp\u003eGörmenin Diyalektiği, farklı amaçlarla yapılacak okumalara cevap verebilecek bir kitap: Öncelikle Walter Benjamin'in Pasajlar Çalışması üzerine kapsamlı bir düşünsel biyografi. İkinci bir okuma ise, 19. ve 20. yüzyıl boyunca, kapitalistleşmenin getirdiği temel nitelikteki kültürel dönüşümleri ve bunların nasıl olup da bugün yaşadığımız dünyayı ortaya çıkardığını anlayabilmek için Benjamin'in kavramlarını takip etmek olacaktır. Ve nihayet görme üstüne bir kitap: Nasıl \"görebiliriz\"? Benjamin'in görüsünü çağdaşlarından ayıran neydi? Onun \"görme biçimini\", o denli etkilendiği diğer Marksistlerden, ilahiyatçılardan, Hıristiyan ve Yahudi \"kurtuluşçular\"dan farklı kılan neydi?\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050779843,"sku":"9789753426923","price":639.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426923.jpg?v=1616018403"},{"product_id":"utopya-denen-arzu","title":"Ütopya Denen Arzu","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eGeçmişi araştırırken başvurduğumuz araçları gelecek için kullanmalı -\"toplumsal biçimlerin poetikası\" adını verdiği projenin en yeni parçasını oluşturan bu kitabında Jameson'ın yaptığı çağrı bu. Thomas More'un bu edebi türe adını veren Ütopya'sından başlayarak \"bilimkurgunun Shakespeare'i\" kabul edilen Philip K. Dick'in, Mülksüzler ile bilimkurgu ve ütopyayı bir anlamda uzlaştıran Ursula K. Le Guin'in ve diğer önemli bilimkurgu yazarlarının yapıtlarına uzanan, kapsamlı bir bilimkurgu ve ütopya arkeolojisi sunuyor.\u003cbr\u003eBloch'dan bu yana yazılmış en sağlam Ütopya savunusu niteliğindeki bu kitabın, bir edebi tür olarak bilimkurguya meraklı okurlar kadar Sol tahayyülün imkânlarını araştıran okurlar için de vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051173059,"sku":"9789753427159","price":423.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427159.jpg?v=1616018406"},{"product_id":"kati-olan-hersey-buharlasiyor-modernite-deneyimi","title":"Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor - Modernite Deneyimi","description":"\u003cp\u003eMarx, Nietzsche ve çağdaşları henüz dünyanın küçük bir parçasının modern olduğu bir zamanda modernliği bir bütün olarak algıladılar. Yüz yıl sonra, modernleşme süreci dünyanın en uzak köşesindeki insanın bile kaçamayacağı ağını üstümüze attıktan sonra ilk modernistlerden öğreneceğimiz çok şey var; kendi çağları değil bizim çağımız hakkında. Onların, gündelik hayatlarının her anında, yaşayabilmek için bütün güçleriyle kavramak zorunda oldukları çelişkileri fark edemez olduk bizler. (...) Onların bakışlarını kendimize maleder, onların perspektiflerinden yararlanarak kendi ortamımıza yepyeni gözlerle bakarsak hayatlarımızda sandığımızdan daha fazla derinlik olduğunu göreceğiz. Dünyanın her yöresinde, bizlerinkine benzer ikilemlerle boğuşan insanlarla ortaklığımızı hissedeceğiz. Ve bu mücadelelerden doğan, çarpıcı zenginlik ve canlılıkta modernist bir kültürle, ancak kendimize maledebilirsek muazzam güç ve sağlık kaynakları barındıran bir kültürle bağ kurabileceğiz. Bakarsınız, böyle geriye gitmek ileri gitmek için bir yol olabilir. 19. yüzyılın modernizmlerini hatırlamak bizlere 21. yüzyılın modernizmini yaratacak görüş ve cesareti verebilir. (...) Dünün modernliklerini kendimize maletmek hem günümüzün modernliklerine yönelik bir eleştiri hem de yarının ve ertesi günün modernliklerine -ve modern insanlara- bir inanç tazeleme olabilir.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409052582083,"sku":"9789754703849","price":589.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789754703849.jpg?v=1616018436"},{"product_id":"felsefenin-tesellisi","title":"Felsefenin Tesellisi","description":"\u003cp\u003eAlain de Botton, Felsefenin Tesellisi'nde günlük yaşamın bize en çok acı veren sorunları için rahatlıkla\u003cbr\u003efelsefeye başvurabileceğimizi kanıtlıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eHer bölümünde ayrı bir filozofun yaşamından ve yazdıklarından yola çıkarak ayrı bir sorunu ele alıyor:\u003cbr\u003eToplum tarafında kabul görmemenin tesellisini Sokrates'te, yeterince paraya sahip olmamanın\u003cbr\u003etesellisini Epikuros'ta, düş kırıklığı yaşamanın tesellisini Seneca'da, kendini yetersiz hissetmenin\u003cbr\u003etesellisini Montaigne'de, kırık bir kalbin tesellisini ise Schopenhauer'da buluyor. Başkalarının\u003cbr\u003eyaşantısını kıskanarak acı çekenlere ise Nietzsche'yi öneriyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eFelsefenin Tesellisi yaşama ilişkin zekice, esprili ve rahatlatıcı yaklaşımı ile hem gündelik yaşamımızda\u003cbr\u003ekendimizi daha iyi hissetmemizi, hem de bilgelik üzerine yeniden düşünmemizi sağlıyor.\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003cbr\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409080598723,"sku":"9789755702063","price":280.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755702063.jpg?v=1616018884"},{"product_id":"gundelik-hayatin-elestirisi-2","title":"Gündelik Hayatın Eleştirisi 2","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eHenri Lefebvre iktidar ilişkilerinin, meta fetişizminin ve yabancılaşmanın her gün yeniden üretildiği, buna rağmen değişimin ve devrimlerin gerçek temeli olmaya devam eden gündelik hayatın eleştirisine odaklandığı üç ciltlik çalışmasının Giriş niteliğindeki ilk cildinin ardından, Gündelik Hayat Sosyolojisinin Temelleri isimli bu ikinci ciltte, konuyu incelemek için gereken yöntem ve teorik kategorileri ele alıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eİhtiyaçlar ve arzu, düş ve gerçeklik gibi kavramları tartışan Lefebvre, insanların gündelik hayatın sınırlarını ancak devrim anlarında parçalayarak yaşantılarını tarih sahnesine çıkardıklarını, fakat tarihin ve yaşantının denk düştüğü bu momentler dışında gündelik yaşamın kendi içine kapandığını söylüyor. \"Dolayısıyla, gündelik hayatı yaşamın kısa kenarı, mütevazı ve iğrenç öğesi olarak mı tarif edeceğiz?\" diye soran düşünür, daha bütünlüklü bir bakış açısının peşinde, \"parçalı bilimler\", felsefeciler, tarihçiler, döneminin yapısalcıları, kültürcüleri ve siyaset bilimcileri ile de tartışıyor. Yabancılaşma, fetişizm gibi meselelere canlılık kazandırdığı bu çalışmasıyla Lefebvre, yalnızca teorinin merkezine gündelik hayatı koymakla kalmıyor, onun aracılığıyla bu disiplinlerin parçalı kavrayışlarını da eleştiriyor. Radikal politika ve sosyal bilimlerin merkezine mekan ve kent sorununu yerleştirdiği için günümüzde daha fazla dikkat çeken Lefebvre'in kuramı kadar, '68 Hareketinde etkin olan düşünce ve eleştirilerin de izi sürülebiliyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409081647299,"sku":"9789755706283","price":400.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755706283.jpg?v=1616018912"},{"product_id":"kaldirim-taslarinin-altinda-kumsal-var","title":"Kaldırım Taşlarının Altında Kumsal Var","description":"\u003cp class='\"product-name\"'\u003eİsyanın şifrelerini ararken anayollardan sapıp arka sokaklarda dolanmanın vakti geldi. Ülkemizde henüz pek fazla tartışmaya konu olmayan Sitüasyonizm tüm dünyada giderek şiddetlenen kent mücadelesinin, burjuva kültür ve düzeninde çatlaklar yaratma arayışının önemli besin kaynaklarından biri.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu kitapta Sitüasyonizmin zamana ve mekâna sıkışmış, arşive kaldırılmış nadide bir eser değil, dört dörtlük bir yaratıcı teori ve eylem rehberi olduğu anlatılıyor.Guy Debord'un yanı sıra Constant, Asger Jorn, Michele Bernstein, Alex Trocchi ve Jacqueline De Jong gibi karakterlerin projeleri, hayalleri, eylemleri bugünü ve burayı kavramak için elli yıl öncesinden ışık tutuyor. Bu kitap yüksek teorinin değil düşe kalka teorinin ve deneylerle, başarısızlıklarla dolu bir eylem tarihinin kaydını tutuyor. Mızrağı yel değirmenlerine doğrultmak mızrağı kaptırmaktan iyidir.\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409082106051,"sku":"9789755706856","price":60.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755706856.jpg?v=1616018923"},{"product_id":"dada-manifestolari-ve-diger-metinler","title":"Dada Manifestoları ve Diğer Metinler","description":"\u003cp\u003eYirminci yüzyılın ilk avangard sanat hareketlerinden biri olan Dada akımının, kurumsallığa, konformizmin her çeşidine reddiye niteliği taşıyan, burjuva düzenin her alanına dönük radikal bir yıkıcılık ve mücadele azmi içeren bu oyunbaz manifestoları aynı zamanda büyük bir sevinç ve coşkunun da taşıyıcısıydı.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDayatılan tüm kuralları reddederken “hayat”ı savunan ve yepyeni bir şiirsel deneyimi yaşam deneyimiyle, öfke ve kahkahanın buluşmasıyla harmanlayan, anlam ve mantık kurallarını hiçe sayarak sanatı zincirlerinden kurtarıp bir şenlik alanına dönüştüren bu kısa ömürlü avangard hareket çağın tükenmişliğini absürdle ifşa ediyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eI. Dünya Savaşı yıllarında, ilk büyük insan kıyımının ve burjuva dünyanın ilk büyük çöküşünün ortasında kamuoyunu şaşırtıp sarsmayı, böylece kitlesel bir farkındalık yaratmayı amaçlayan Dada Manifestoları, Francis Picabia'nın çizimleri ve Türkçeye ilk kez çevrilen Diğer Metinler (Lampisteries) ile birlikte, okunduğu salonların yankısını taşıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409083220163,"sku":"9789755709116","price":144.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755709116.jpg?v=1616018936"},{"product_id":"estetik-ve-politika","title":"Estetik ve Politika","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1930’larda Ernst Bloch ile Georg Lukács arasında başlayan modernizm ve realizm konusundaki tartışma 20. yüzyıl estetiğinin rehberlerinden biri olmuştur. Estetik ve Politika derlemesi, bu iki filozofun yanı sıra Walter Benjamin, Theodor W. Adorno ve Bertolt Brecht’in de katıldığı bu tartışmanın kilit metinlerini biraraya getirmektedir. Bu metinler estetiğin kimi temel kavramlarının aydınlatılması bakımından da temel bir kaynak oluşturuyor: “Sanatın özerkliği ve toplumsallığı”, “popüler sanat ve elitizm”, “form-içerik”...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModernizm-realizm çatışması, İkinci Dünya Savaşı arifesinde doğar ve Soğuk Savaş’ın dinmesine kadar sürer. Bu dönemdeki yoğun siyasal, toplumsal, kültürel kavgaların estetik cephesini oluşturur. Fredric Jameson’un “Sonsöz”ü bu çerçevede bir incelemedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGünümüzde sanat, özelleştirilmesi, finansallaşması, endüstrileşmesi ve iletişim teknolojileriyle kaynaşması sonucu özerkliğini yitiriyor. Dolayısıyla sahip olduğu politik gücü koruyabilmesi hayati bir önem taşıyor. Ayrıca çağdaş bir realizm tutulması yaşanıyor. Yani modernizm-realizm çatışması da aşılmış sayılmaz. Onun için Estetik ve Politika tartışmaları hâlâ yol gösteriyor.\u003c\/p\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43273114222835,"sku":"9789750520921","price":288.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/estetik-ve-politika1.jpg?v=1664186585"},{"product_id":"heidegger-in-dunya-si","title":"Heidegger’ın ‘Dünya’sı","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHeidegger Varlık ve Zaman’da özne ve nesne, dolayısıyla da ben ve dünya dikotomisini aşmaya çalışarak, dünyaya dair bilindik anlamda ne nesnel ne de öznel olmayan egzistansiyal bir tasavvur geliştirmiş ve bu surette felsefe geleneğinin “Parmenides’ten beri üstünden atlamış olduğu” dünya fenomenini yepyeni bir ışık altında analiz etmiştir. Sonuçta, dünya-da-olma, fırlatılmışlık ile ölüm arasında var olan Dasein’ın özsel varlık karakterini oluşturur. Buna göre, yalnız Dasein’ın dünyası vardır, giderek Dasein dünyasıdır. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHeidegger bu başyapıtında dünyayı ve Dasein’ı iki ayrı varolan olarak ele alma eğiliminde olan felsefe geleneğinin hilafına, bunların kökensel olarak birlikli bir yapı arz ettiği üzerinde ısrarla durmuştur. Nitekim onun dünya-da-olma formülasyonu, insan varlığı olarak Dasein’ı, sözgelimi bir Kartezyen tasavvurda olduğu gibi, dünyanın karşısında yer alan bir varolan olarak değil de, bilakis dünyaya daldırılmış ve onunla hemhal vaziyette bir varolan olarak tasvir etmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHeidegger’in ‘Dünya’sı, Varlık ve Zaman’da dünya kavramına ve dolayısıyla dünya-da-olma’nın anlamına odaklanan bir kısım analizleri öne çıkarıp yorumlamayı ve bu surette Heidegger’in ‘dünya’sına nüfuz etmeyi amaçlıyor. Varlık ve Zaman’daki § 14’den § 27’ye kadarki kısmın kapsamlı ve ayrıntılı bir şerhini sunan bu çalışma, dünya kavramının ve ona ilişkin meselelerin Dasein analitiğinde tuttukları merkezi yer ve önem göz önünde bulundurulduğunda, bu başyapıta bir nevi giriş olarak da okunabilir pekâlâ.\u003c\/p\u003e","brand":"Ketebe Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43277465747699,"sku":"9786258159448","price":84.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001997131001-1.jpg?v=1664265318"},{"product_id":"varolusculuk","title":"Varoluşçuluk","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eYirminci yüzyılın felsefe sahnesindeki en büyük atılımlarından birinin varoluşçuluk olduğu yaygın biçimde kabul gören bir kanı. Savaş sonrası dönemde bireyin sadece bu büyük yıkımın getirdiği doğrudan ve dolaylı sonuçlarla değil, var olmanın yarattığı hiçlik ve boğuntuyla da verdiği savaşımın en göz alıcı dışavurumlardan biri varoluşçuluk. Elinizdeki kaynak çalışma, akımın temel öncülleri ve başlıca kuramcılarıyla ilgili bir başvuru aracı olmasının yanında, konuyu derinleştirecek okumalara zemin hazırlama amacını güdüyor.\u003c\/span\u003e","brand":"Dost Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43333783814387,"sku":"9789752982383","price":32.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000212125-1.jpg?v=1664881828"},{"product_id":"derrida","title":"Derrida","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eJacques Derrida’nın yirminci yüzyıl felsefesinde yarattığı etkiyi birkaç tümceyle anlatmak elbette olanaksız. Batı kaynaklı felsefi düşünüşün temel önemdeki kimi çıkarımlarına meydan okuyan yapıtı, çoğu kez merkez aldığı epistemolojik çerçevenin dışına taşan yaygın bir etki üretti. İçinde yaşadığımız çağı “postmodern” kılan bazı öncüllerin tanım ve anlam bulduğu temel yapı, Derrida’nın baştan sona yeniden bozup kurduğu bir idea küresi sayıldı çok defa. Kısaca yapıbozumcu diye nitelenen mirasının bugün de hem sonu gelmez tartışmalar için bir çıkış noktası, hem de bugünün felsefi ufkunu işaretleyen esin kaynaklarından biri olduğu apaçık ortada. Derrida hakkında birçok titiz incelemeye imza atan genç kuşak araştırmacılardan Glendinning, düşünürün yapıtını zengin bir içgörü ve yalın bir analiz becerisiyle farklı bir okumaya tabi tutuyor.\u003c\/span\u003e","brand":"Dost Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43334164087027,"sku":"9789752985131","price":17.9,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000603384-1.jpg?v=1664886890"},{"product_id":"yaraticilik","title":"Yaratıcılık","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYaratıcılık kavramının kategorik bir alan ya da araştırma sahası olarak silindiğini savlayan Rouquette, kavramın bilişsel köklerinden global düzeydeki ticari ve siyasi örgütlenmelere dek uzayan bir genel çerçeve çiziyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu alanda geliştirilmiş ölçme ve değerlendirme sistemlerinin tarihini kronolojik bir bakışla süzerken fiziki geçerliliklerini de sorguluyor. Yaratıcılığın bir dönem psikolojik bir araştırma alanı olarak tanınmasının yanında, dünyadaki mevcut düzende yaşamın \"psikolojikleşmesinin\" dayanaklarından biri olduğunu da vurgulayan çözümleyici bir çalışma.\u003c\/p\u003e","brand":"Dost Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43334176506099,"sku":"9789752982789","price":30.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000309034-1.jpg?v=1664887144"},{"product_id":"galileo","title":"Galileo","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu çalışma Galileo‘yı birçok farklı disiplin kavşak noktasında bir bilgin olarak tanımlıyor. Fizik, matematik, felsefe ve teoloji bunların başlıcaları. Düşünceleri yüzünden yargılanmış olması ise hiç kuşkusuz bilim ve iman arasındaki ezeli karşıtlığın tarihsel bir sureti bilimin özerkliğini ne pahasına kazandığını anlamayı mümkün kılan bir ibret dersi gibi okumak da mümkün Galileo‘nun hayatını. İnsanlığın ortak mirasına dair kolektif bir bilinç ve bellek oluşturma çabasına ilham kaynaklarından biri olan büyük bilim adamının 1633‘teki o tarihsel kopuşu eksen alan öyküsü büyük tarihçi Minois‘nin gözüyle kaleme dökülüyor.\u003c\/span\u003e","brand":"Dost Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43336870985971,"sku":"9789752984257","price":34.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000346453-1.jpg?v=1664962676"},{"product_id":"tanrilar-okulu","title":"Tanrılar Okulu","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHayat: tıpkı bana yaptığı gibi, sizi de, bir mengenede soluğunuz kesilinceye kadar sıktığında, sizi içinden  çakamayacağınız hayak kırıklıklarına uğrattığında ve hiç bir çıkıyolu bulamadığınızda... İşte ancak o zaman bu kitap, biranda elinize geçecek ve sizi bulacaktır. Böylece Bireysel Devrim'iniz için, bir insanın hayak edebileceği en büyük maceraya hazırolduğunuzu bileceksiniz: Bütünlüğün üzeve yolunu kaybettiğiniz cennetinize yeniden kavuşmak.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eOluş'umuz yaşamımızı yaratır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDışdünyamın kalitesinin daha iyi ya da daha kötü olmasının benim temel sorumluluğum olduğunu, hayatımdaki tersliklerin ve bazen traji kolayların oluş viyeme bağlı olduğunu, ve bunların yalnızca, korkularımın, yıkıcı düşüncelerimin ve olumsuzca kurduğum hayallerimin maddeleşmiş halinden başka bir şey olmadığını farkettiğim andan itibaren, şikayet etmekten, başkalarını suçlamaktan, pişmanlık duymakta ya da kendime acımaktan vazgeçtim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitap, yolculuğumu sizlerle paylaşırken, her hangi bir şey öğretmeniyeti taşımıyor. Benim asıl amacım bir yol göstermek ve sizi kendi yolculuğunuz açıkmanız için zorlamak. Ancak bilemezsinizki, bu yol, tıpkı akıntıya karşı yüzen somon balığının izlediği yol gibi kor kutucu olduğu kadar muhteşem, zorolduğu kadar keyifli, yorucu, ama bir o kadar da gereklidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDüş ve gerçeklik bir ve aynı şeydir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDüşünüzü, dolayısı ile gerçeğin izi genişletecek 3 yöntem:\u003c\/p\u003e\n\u003cul data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eDüşmanınızı sevmek.\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eZamandan bağımsız olmak.\u003c\/li\u003e\n\u003c\/ul\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Stefano D'Anna\u003c\/p\u003e","brand":"Sinedie Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43519695552755,"sku":"9786056105203","price":120.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000324077-1.jpg?v=1670838579"},{"product_id":"psiko-101","title":"Psiko 101","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDers kitapları kayda değer psikoloji kuramlarını, prensiplerini ve hatta deneyleri öyle sıkıcı hale getirdi ki, Freud bile bu uygulamalardan koşarak kaçardı. Psiko 101, sıkıcı detayları ve istatistikleri ayıklıyor ve onun yerine size, ilginizi çekip meşgul edecek ve merak uyandıracak psikoloji dersleri veriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu davranış el kitabı, algı testleri ve Rorschach Mürekkep Lekeleri'nden B. F. Skinner'e ve Gelişim Evreleri'ne kadar, başka hiçbir yerde bulamayacağınız yüzlerce eğlenceli temel psikoloji içeriğiyle dolu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eZihnin inceliklerini keşfetmek ya da -örneğin- arkadaşınızı motive eden şeyin ne olduğunu bilmek mi istiyorsunuz?\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAradığınız tüm cevaplar -hatta henüz aradığınızın farkında bile olmadıklarınız- Psiko 101'de!\u003c\/p\u003e","brand":"Okuyan Us Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43519771869427,"sku":"9786055134228","price":118.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000562648-1.jpg?v=1670847122"},{"product_id":"aclik","title":"Açlık","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eNorveçli büyük romancı Knut Hamsun'un kişiliğini ve ününü oluşturan en büyük romanı Açlık'tır. Ünlü bir yazar olma sevdasıyla yanıp tutuşurken, bir yandan da açlıkla pençeleşen bir gencin, gerçekten duygulandırıcı öyküsü olan bu kitap, dünya edebiyatının başyapıtları arasında anılmaktadır. Behçet Necatigil'in usta kalemineden, örnek bir çeviri okuyacaksınız bu ciltte.\u003c\/span\u003e","brand":"Varlık Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43519838519539,"sku":"9789754344073","price":30.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000060895-1.jpg?v=1670853308"},{"product_id":"delilige-ovgu","title":"Deliliğe Övgü","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDesiderius Erasmus (1469-1536): Yeni Ahit’in ilk editörü, ilahiyat edebiyatının önde gelenlerinden ve Kuzey Avrupa Rönesansı’nın en önemli hümanistlerinden olan Erasmus, filolojik yöntemleri kullanarak tarihsel-eleştirel geçmiş araştırmalarının temelini attı. Eğitim alanındaki yazıları klasiklere eski dini müfredat yerine hümanist bir bakış açısıyla yönelinmesine katkıda bulundu. Kilisenin gücünün kötüye kullanılmasını eleştirirken yükselen reform taleplerini teşvik etti. Bu tutumu hem Protestan Reformu’nda hem de Katolik Karşı Reformu’nda ses buldu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eLuther’in doktrinini ve papalığın sahip olduğunu iddia ettiği güçleri reddeden bağımsız duruşu nedeniyle her iki tarafın hedefi haline geldi. İngiltere’ye giderken tasarladığı ve Thomas More’un evinde yazdığı Deliliğe Övgü ile dönemin entelektüellerini eleştirdi, öğretmenler, papazlar, ilahiyatçılar, filozoflar, tüccarlar, avukatlar, hükümdarlar, azizler ve kendini zeki sayan herkesi alaycı bir dille yerdi.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521439269107,"sku":"9786053327189","price":24.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000689370-1.jpg?v=1670924485"},{"product_id":"hegelden-sonra","title":"Hegel'den Sonra (Ciltli)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Felsefedeki normal dönemler felsefenin belirlenmiş ve uzlaşılmış bir tanımının olduğu filozofların kendi disiplinlerinin ve onun içerdiği görevlerin doğası hakkında genel bir mutabakata sahip oldukları zamanlardır. Devrimci zamanlar ise böyle bir tanımın olmadığı felsefeye ilişkin çelişen kavramsallaştırmaların olduğu zamanlardır. Bu tanımlara göre geç on sekizinci erken on dokuzuncu ve geç yirminci yüzyıllar normal zamanlardı. Bununla birlikte on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı devrimciydi. Çünkü bu dönem belirlenmiş ya da uzlaşılmış bir felsefe tanımının olmadığı disipline ilişkin çelişik birçok kavramsallaştırmanın olduğu bir dönemdi. Filozoflar kendilerine kendi disiplinleriyle ilgili en temel soruları sordular: Felsefe nedir? Ampirik bilimlerden nasıl farklılaşır? Neden felsefe yapmalıyız?\"\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"İdealizm çağı\"nın Hegel'in ölümüyle sona ermesinden sonra on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki Alman felsefesinin bir gerileme ve durgunluk dönemine girdiğini iddia eden hakim görüşe karşı Frederick Beiser döneme has anlaşmazlık ve çatışma ortamının yüzyılın ikinci yarısını ilk yarısından daha ilginç kıldığını somut örneklerle gözler önüne seriyor. Elinizdeki kitap açık ve canlı bir üslupla yazılmış Hegel sonrası Alman felsefesine dair her düzeyden okur için temel bir kaynak.\u003c\/p\u003e","brand":"Hil Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43644344828147,"sku":"9786058138537","price":100.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001780120002-1.jpg?v=1676381695"},{"product_id":"hegelden-sonra-karton-kapak","title":"Hegel'den Sonra","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Felsefedeki normal dönemler, felsefenin belirlenmiş ve uzlaşılmış bir tanımının olduğu, filozofların kendi disiplinlerinin ve onun içerdiği görevlerin doğası hakkında genel bir mutabakata sahip oldukları zamanlardır. Devrimci zamanlar ise, böyle bir tanımın olmadığı, felsefeye ilişkin çelişen kavramsallaştırmaların olduğu zamanlardır. Bu tanımlara göre, geç on sekizinci, erken on dokuzuncu ve geç yirminci yüzyıllar normal zamanlardı. Bununla birlikte, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı devrimciydi. Çünkü bu dönem belirlenmiş ya da uzlaşılmış bir felsefe tanımının olmadığı, disipline ilişkin çelişik birçok kavramsallaştırmanın olduğu bir dönemdi. Filozoflar, kendilerine, kendi disiplinleriyle ilgili en temel soruları sordular: Felsefe nedir? Ampirik bilimlerden nasıl farklılaşır? Neden felsefe yapmalıyız?”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“İdealizm çağı”nın Hegel’in ölümüyle sona ermesinden sonra on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki Alman felsefesinin bir gerileme ve durgunluk dönemine girdiğini iddia eden hakim görüşe karşı, Frederick Beiser, döneme has anlaşmazlık ve çatışma ortamının yüzyılın ikinci yarısını ilk yarısından daha ilginç kıldığını somut örneklerle gözler önüne seriyor. Elinizdeki kitap, açık ve canlı bir üslupla yazılmış, Hegel sonrası Alman felsefesine dair her düzeyden okur için temel bir kaynak.\u003c\/p\u003e","brand":"Hil Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43644350791923,"sku":"9786058138544","price":270.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001780120002-1_1a48d5b0-ce7a-40ac-98d5-0b4759de219f.jpg?v=1678961935"},{"product_id":"mimarlik-ve-dekonstruksiyon","title":"Mimarlık ve Dekonstrüksiyon","description":"\u003cp\u003eDekonstrüksiyon düşüncesinin yaratıcısı ve geliştiricisi olan felsefeci Jacques Derrida’nın \u003cem\u003eMimarlık ve Dekonstrüksiyon\u003c\/em\u003e başlıklı kitabı Arketon Yayınları’nın son kitabı olarak raflardaki yerini aldı. Aziz Ufuk Kılıç’ın Türkçeye çevirdiği kitabın editörlüğünü Aykut Köksal, redaktörlüğünü ise Amber Niksarlıoğlu Eroyan ve Bihter Sabanoğlu gerçekleştirdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003cem\u003eMimarlık ve Dekonstrüksiyon\u003c\/em\u003e, Derrida’nın söyleşilerinden, girdiği tartışmalardan ve yazılarından oluşuyor. Ünlü felsefecinin yazıştığı, tartıştığı, söyleştiği mimarlar arasında, dekonstrüktif mimarlığın öncülerinden Daniel Libeskind ve Peter Eisenman da yer alıyor. Derrida’nın katkıda bulunduğu Paris La Villette projesinin mimarı Bernard Tschumi ise tüm tartışmaların odak noktasında bulunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Jacques Derrida, bir söyleşisinde, yöntem olarak mimari dekonstrüksiyon üzerine şunları söylüyor: “Dekonstrüksiyon, inşa edilmiş olanı dekonstrüksiyona uğratmayı bekleyen mimarın yönteminden ibaret değil; daha ziyade tekniğin kendisine, mimari mecazın otoritesine dokunan ve tam da bu sebeple kendi mimari retoriğini dekonstrüksiyona uğratan bir sorgulama.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Derrida, dekonstrüktif mimarlığın kendisini giderek daha çok ilgilendirdiğini ise şöyle anlatıyor: “Dekonstrüktif mimarlıkla değil de mimarlık hakkında dekonstrüktif söylemle ilk karşılaştığımda tepkim şaşkınlık ve güvensizlik oldu. İşin içinde bir analojinin, yer değiştirmiş bir söylemin, kesinlik değil analoji içeren bir şeyin olduğunu düşündüm. Daha sonra dekonstrüksiyonu hayata geçirmenin en etkili yolunun sanattan ve mimarlıktan geçmek olduğunu fark ettim. Bildiğiniz gibi dekonstrüksiyon bir söylem sorunundan ya da söylemin anlamsal içeriğinin, kavramsal yapısının yerinin değiştirilmesi sorunundan ibaret değildir. Dekonstrüksiyon, bazı politik ve toplumsal yapıları boydan boya kat eder, yol üstünde dirençle karşılaşır ve kurumları yerinden eder. Tüm bu sanat biçimlerinde ve her türlü mimarlıkta geleneksel -kuramsal, felsefi, kültürel- kabulleri dekonstrüksiyona uğratmak için yerinden edilmesi gereken ‘katı’ yapılardır, yalnızca maddi yapılar oldukları için değil, kültürel, pedagojik, politik ve ekonomik yapılar olmaları anlamında da katı oldukları için. Ve dekonstrüksiyonun (bu terimi kullanmam uygunsa eğer) hedef tahtasında olan tüm o kavramlar, teoloji, duyulur olanın anlaşılır olana tabiyeti ve bunun gibi bütün bu kavramlar ‘dekonstrüktif mimarlık’a dönüşmek amacıyla bilfiil yerinden ediliyorlar. Yani dekonstrüktif mimarlık beni gitgide daha çok ilgilendiriyor, teknik olarak yetkin olmasam da.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003e\u003cu\u003e \u003c\/u\u003e\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Arketon Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48343479877875,"sku":"9786057293602","price":632.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/Derrida-Kapak-4.jpg?v=1683881991"},{"product_id":"mekanin-poetikasi-1","title":"Mekanın Poetikası","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Asla gerçek bir tarihçi değilizdir, şair bir yanımız vardır hep, heyecanlarımız da yitik bir şiirin dışavurumundan başka bir şey değildir belki de.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYayımlandığı günden bu yana filozoflara, mimarlara, psikologlara, edebiyatçılara, eleştirmenlere ilham kaynağı olan, her okuyanın zihninde yeni pencereler açan Mekânın Poetika’sında Bachelard evi algılayış tarzımızın, her türlü barınak imgesinin düşüncelerimizi, anılarımızı ve düşlerimizi nasıl şekillendirdiğini gösterir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBachelard bu eserinde mekânın zaman\/zihin tarafından dil aracılığıyla nasıl doldurulduğunu, dondurulduğunu, katılaştırıldığını inceler. Ona göre dil anlamlandırır, poetik hayal gücüyse tüm bu anlamlandırma süreçlerine direnir, varlığın açılmasını sağlar. Felsefe, fenomenoloji, psikanaliz, fizik, biyoloji, nöroloji… Hepsi de dolaysız olanın, başka bir deyişle poetik hayal gücünün karşısında ikincildir artık. Bachelard epistemolojisinde yeni bir dönüm noktasını temsil eden Mekânın Poetikası, değişimin ve sürekliliğin kıskacında yersiz kalan düşüncenin dil-gerçeklik, zaman-mekân, sonlu-sonsuz, içsellik-dışsallık, büyük-küçük diyalektikleri aracılığıyla kendisine poetik bir yer inşa etme girişiminin adıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBachelard’ın dediği gibi, şairlere kulak vermek gerekir…\u003c\/p\u003e","brand":"Minotor Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43876144349427,"sku":"9786057175274","price":212.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/9786057175274_Mekanin-Poetikasi.jpg?v=1740251521"},{"product_id":"baska-bir-estetik","title":"Başka Bir Estetik","description":"\u003cp\u003e\u003cspan\u003eBadiou'nün \"başka bir estetiği\" araştıran bu kılavuzu, estetiği felsefenin bir alt disiplini olarak değil, estetik ürünlerin dile getirdiklerini başlı başına bir felsefe olarak okumaya dönük bir girişim. Bunun için şiir, dans, tiyatro ve sinemayı kateden ve tekrar şiire dönen yazar, sanatın, daha doğrusu başta Mallarmé, Pessoa ve Beckett olmak üzere sanatçıların kendi felsefelerinin peşine düşüyor. Başka bir estetik: artık estetik-olmayan bir estetik. Duyumsallığın bugünkü yerinin karşısına yerleşmiş bir estetik. Belki ancak estetiğin içinden geçerek oluşturulabilecek bir estetik.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46193047109875,"sku":"9789753427876","price":265.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/dd8755fe06f84effa70a93e50d24e411_front.png?v=1726229196"},{"product_id":"cahil-hoca","title":"Cahil Hoca","description":"\u003cp\u003eFelsefenin elması Joseph Jacotot'nun başına düşmüştür: 1818'de sürgünde bir devrimci olan Jacotot Belçika'da Fransız edebiyatı okutmanı olarak yarı-zamanlı bir iş bulur. Tek kelime Fransızca bilmeyen Flamanlara, kendisi de tek kelime Flamanca bilmediği halde hocalık etmek zorundadır... İki dilli bir Fénelon baskısı koşar imdadına; \"öğrencileri\"nin kendi kendilerine Fransızca ve Telemak'ı öğrenmelerine kılavuzluk eder. İnsanın bilmediğini de öğretebileceğini gösteren bu tuhaf deneyin sezdirdiği kaçınılmaz sonucu anlamakta hiç gecikmez Jacotot: Bilen ile bilmeyenin, öğreten ile öğrenenin, kol emekçisi ile zihin emekçisinin, kısacası zekâların eşitliği. Bu şaşırtıcı hikâyeyi ve Jacotot'nun felsefesini anlatan Jacques Rancière hem eğitim üzerine çok özgün bir düşünce sunuyor hem de zekâların eşitsizliğini ve bilgi hiyerarşisini bahane eden toplumsal eşitsizlik tasavvurlarına önemli eleştiriler getiriyor. \"Özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır,\" diyen Cahil Hoca, eğitimciler ve eğitim sistemi üzerine kafa yoranlar için olduğu kadar siyaset felsefesiyle ilgilenenler için de ufuk açıcı bir kitap.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1940 Cezayir doğumlu Fransız filozof. Paris 8 (St. Denis) Üniversitesi'nde felsefe dersleri vermiş olan Rancière'in adı ilk kez Althusser'in iki ciltlik Lire le Capital (1965; Kapital'i Okumak) derlemesine yazdığı yazıyla öne çıktı. 1990'da yayımlanan Siyasalın Kıyısında ile birlikte, Batı geleneğinde \"siyasal\"ın kuruluşu üzerine odaklanmaya başladı ve Le Mésentente (1995, Uyuşmazlık, Aralık, 2005), La haine de la démocratie (2005, Demokrasi Nefreti, İletişim, 2014) ve Chronique des temps consensuels (2005, Mutabakat Dönemlerinin Vakayinamesi) gibi kitaplarında çok özgün ve ufuk açıcı bir siyaset düşüncesi geliştirdi. Estetik, tarih teorisi, edebiyat ve sinema hakkında yazdıklarıyla da yankı uyandırdı.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46512809935091,"sku":"9789753429665","price":234.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/KB9789753429665.jpg?v=1733828639"},{"product_id":"wittgenstein-ve-mimarlik-felsefe-mimarlik-iliskisi","title":"Wittgenstein ve Mimarlık","description":"\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eWittgenstein Üzerinden Felsefe-Mimarlık İlişkisi: Wittgenstein ve Mimarlık\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eWittgenstein'ın mimarlıkla ilişkisi üzerine 13 kuramsal metnini yer aldığı Wittgenstein ve Mimarlık, bugüne dek bu kapsamda yapılmış tek çalışma özelliğini taşıyor. Metinleri Türkçeye Burcu Bilgiç aktardı, Türkçe basımın editörlüğünü Aykut Köksal yaptı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eLudwig Wittgenstein, 1926’dan 1928’e kadar, Viyana’da, kız kardeşi Margaret için o günden bugüne 'Wittgenstein Evi' olarak anılan bir ev tasarlar ve inşa eder. Bu projenin ardından, 1929’da Cambridge’e, birkaç yıl nadasa bıraktığı öteki 'şantiye'sine döner ve 'Wittgenstein Düşüncesi'nin inşasını sürdürür. Peki, Kundmanngasse yapısı, 20. yüzyılın en etkileyici felsefi düşüncelerinden birinin inşasıyla ne ölçüde ilişkilendirilebilir? Wittgenstein muamması, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, kimi kez temel konfor kurallarının ihmali pahasına tasarlanmış, inşa edilmiş bu konut sayesinde açıklığa kavuşuyor mu? İşte, Montréal’deki Québec Üniversitesi Tasarım Okulu’nda, Céline Poisson’un bir araya getirdiği filozoflar, tarihçiler, mimarlar ve görsel sanatçılar bu sorulara yanıt arıyorlar. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2005 yılında gerçekleşmiş bu kolokyumun programında, 13 katılımcının, Wittgenstein-mimarlık ilişkisini farklı yönleriyle ele alan metinleri yer alıyor. Katılımcılar, sundukları çalışmalarda, Wittgenstein'ın tüm kitaplarını ele alıyorlar, ünlü felsefecinin mimarlık üzerine yazdıklarını derliyorlar ve değerlendiriyorlar. Toplantıyı örgütleyen Céline Poisson, editörlüğünü de yüklenerek bu metinlerin kitaplaşmasını sağlamış. Poisson, kitaba yazdığı giriş yazısında toplamda yer alan metinleri ayrı ayrı değerlendiriyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eWittgenstein ve Mimarlık başlıklı bu toplamla birlikte Arketon'un mimarlık-felsefe ilişkisini ele alan yayınlarına bir yenisi eklenmiş oluyor. Bu yayınlar, Türkiye'de, temel felsefe metinlerinden bağımsız olarak yürütülen mimarlık-felsefe ilişkisi tartışmalarının daha doğru bir bağlama oturmasına önemli bir katkı sağlayacaktır. \u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Arketon Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48343481680115,"sku":"9786259443157","price":472.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/WittgensteinveMimarlikKAPAK.jpg?v=1735249933"},{"product_id":"calismanin-mutlulugu-ve-sikintisi","title":"Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı","description":"\u003cp\u003eAlain de Botton, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı adlı kitabında sıradan insanların gece gündüz demeden nasıl çalıştığını, incelikli ve zekice gözlemleriyle anlatıyor. Dünyanın yeni düzenini ayakta tutan bu görünmez kahramanların emeklerini, ressamların, balıkçıların, kariyer danışmanlarının hayatlarına konuk olarak, fuarları adım adım gezerek ve farklı iş ortamlarına yakından bakarak okuyucuya sunuyor. Yazar, günümüz çalışanlarının iş yoğunluğu nedeniyle derinlemesine düşünmeye fırsat bulamadığı \"anlam\" ve \"amaç\" sorularını soruyor ve çalışma hayatına dair daha akılcı bir bakış geliştiriyor. Kitap, Alain de Botton'un gözlemlerine eşlik eden, çarpıcı fotoğraflarıyla da okuyucuya farklı bir deneyim yaşatıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cem\u003e\"Alain de Botton'un sorduğu sorular hem çok önemli hem de bir o kadar sarsıcı.\"\u003c\/em\u003e\u003cbr\u003e\u003cem\u003eFinancial Times\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cem\u003e\"Dokunaklı portreler, ilginç detaylar ve akıl dolu yorumlarla dolu. De Botton'u okumak her zaman bir keyif.\"\u003c\/em\u003e\u003cbr\u003e\u003cem\u003eFinancial Times\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Everest Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46674967036147,"sku":"9786253693435","price":299.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/41BjcagMsgL.jpg?v=1741594982"},{"product_id":"sosyal-bilimleri-acin","title":"Sosyal Bilimleri Açın","description":"\u003cp\u003eBilginin sosyal olarak kurulmuş olması gerçeği, daha geçerli bilgiye ulaşmanın da ancak sosyal olarak mümkün olması anlamına gelir. Bilginin sosyal temelleri olduğunu kabul etmek, nesnellik kavramıyla çelişkili değildir. Tam tersine, biz, geçmişteki uygulamalara yönelik eleştirileri değerlendirerek ve hakikaten daha çoğulcu ve evrenselci yapılar kurarak yapılacak bir yeniden yapılandırmanın, sosyal bilimlerin nesnelliğini arttırabileceğine inanıyoruz. Bu raporda üç şeyi göstermeye çalıştık.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBirincisi, bir bilgi biçimi olarak sosyal bilimin nasıl tarihsel olarak oluştuğu ve neden, onsekizinci yüzyıl sonundan 1945’e uzanan süreçte, görece standart bir dizi disipline ayrıştığıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eİkincisi, 1945’ten bu yana dünya genelinde meydana gelen gelişmelerin bu entellektüel işbölümüyle ilgili ne gibi sorular sorulmasına yol açtığı ve böylece bir önceki dönemde yerli yerine oturtulan örgütlenme yapısını yeniden tartışma gündemine getirdiğidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÜçüncüsü de, son yıllarda çok tartışılan bir dizi temel entellektüel soruyu açımlayarak, \"şimdi nasıl bir sosyal bilim?\" sorusuna cevap oluşturmakta daha ileri gidebilmek için bize optimal görünen bir tavır belirlemektir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSonuçta, sosyal bilimlerin bu tarihin ve yakın dönem tartışmalarının ışığında yeniden yapılandırılmasını tartışmak istiyoruz. Önerebileceğimiz basit, açık seçik formüllerimiz yok; sadece bize doğru yönde ilerlememize yardımcı olacakmış gibi görünen birkaç tartışmaya açık önerimiz var.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e- Gulbenkian Komisyonu\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46674967429363,"sku":"9789753420990","price":189.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0000000057101-1.jpg?v=1740473091"},{"product_id":"akademik-aklin-elestirisi","title":"Akademik Aklın Eleştirisi","description":"\u003cp\u003eKırk yıllık araştırmalarının sentez ve değerlendirmesini gerçekleştirdiği Akademik Aklın Eleştirisi’nde Pierre Bourdieu sosyoloji teorisi, tarih bilgisi ve felsefi düşünceyi harmanlıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBourdieu tartışmaya akademik aklın görmezden geldiği temel önkoşulla başlıyor: Batı dillerinde okul anlamına gelen sözcüklerin ve “skolastik”in kökeni olan skhole, yani boş zaman. İnsan üstüne düşünen filozoflar ve genel olarak “skolastik eğilim”, düşünmek için boş zamana sahip olmak gerektiğini akıllarına getirmezler. Akademik aklın felsefi antropolojide yaptığı bu manidar ihmalin vahim sonuçları vardır. Bourdieu eleştiri oklarını akademik aklın kendisine olduğu kadar, “skolastik eğilim”in dışında olanlar hakkında yürüttüğü spekülasyonlara da yöneltir: Kendini özgür sanan ve ne yaptığını bilen “özne” varsayımını kıyasıya sorgularken, meslek yaşamı boyunca yaptığı çalışmaların altında yatan alternatif insan tasavvurunu sistemli bir şekilde sergiliyor. Pascal’ın yanı sıra Wittgenstein, Austin ve Dewey gibi “sapkın” filozoflar eşliğinde gerçekleşen bu serimlemede simgesel şiddet, iktidar, çıkar, zaman, tarih, evrensellik ve varoluşun sosyolojik açıdan amacı gibi temalar yeni bir bakışla ele alınıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSosyal bilimler ve felsefeyle ilgilenenlerin ilgiyle okuyacağını düşündüğümüz sarsıcı ve bir o kadar güzel bir kitap.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46729629892851,"sku":"9786053160298","price":382.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/85bda09a8f8f43bc84bd7b45a5b446ec_front.png?v=1739969381"},{"product_id":"sansin-terbiye-edilisi","title":"Şansın Terbiye Edilişi","description":"\u003cp\u003e\u003cspan\u003eTerbiye edilerek evcilleştirilen şey şans, talih, kader ya da kısmet dediğimiz şeydir bu kitapta: Devletin ihtiyaç duyduğu bilgiler olarak istatistiğin doğuşu, basılı sayıların çığ gibi büyümesi, istatistiğe dayalı yasa fikrinin çıkışı ve yaygınlaşması, istatistiğin sosyal ve beşeri bilimlere sıçrayışı... Tarihsel olarak Batı’dan çıkıp yayılmış bir gelişmeden söz ediyoruz: Dünyanın tekinsizliğinin, hesaba gelmezliğinin olasılık hesabı yoluyla dizginlenmesinden. Ian Hacking’in yapıtı, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında bilim tarihinde ortaya çıkan iki temel değişimi anlamamızı mümkün kılar: İlki, bir olgu hakkındaki istatistiksel sayılara nasıl olup da kendi başlarına açıklayıcı bir statü verildiğidir. İkincisi ise aynı dönemde insan doğası fikrinin yerini istatistiksel yasalara tabi olan bir \"normal insan\" modelinin almasıdır. Bu iki dönüşümün sonucu olarak \"şans\" dediğimiz şey, yaşadığımız dünyanın daha az kaprisli görünmesini sağlamış, kaostan düzen çıkartan bu gelişme büyük bir bilimsel meşruiyet kazanmıştır. Hacking bu dönüşümlerin dünyayı algılayış biçimimiz üzerinde büyük etkisi olan yeni bir bilimsel akıl yürütme tarzına yol açtığını öne sürer. Dünyayı, insanı ve toplumu kavrayışımızdaki belirlenemezlik düzeyi arttıkça, hayatımızdaki denetim ve müdahale beklentimiz artacak, özgürlük beklentimiz ise azalacaktır. Ayrıntılı bir bilim tarihi araştırmasıyla felsefi derinliği ustalıkla bir araya getiren Şansın Terbiye Edilişi, birçok eleştirmen tarafından inceleme kitapları alanında yirminci yüzyılın öndegelen yapıtları arasında sayılmıştır. Kitap bu başarısını, felsefe, matematik, fiziksel ve sosyal bilimler ile sosyal kurumların gelişimi arasındaki ilişkilere, bildiklerimizi sarsan, yeniden anlam vermemizi sağlayan bakma biçimine borçlu.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46737747312883,"sku":"9789753425360","price":273.6,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0000000189541-1.jpg?v=1740471724"},{"product_id":"hiperkulturellik-kultur-ve-kuresellesme","title":"Hiperkültürellik - Kültür ve Küreselleşme","description":"\u003cp\u003e​Modern çağın önemli düşünürlerinden Byung-Chul Han, Hiperkültürellik adlı eserinde, küreselleşmenin kültür üzerindeki etkilerini derinlemesine inceliyor. Küreselleşme süreciyle birlikte kültürel ifade biçimlerinin yerinden edildiğini ve artık yerli ile yabancı, yakın ile uzak, tanıdık ile egzotik arasında belirgin bir farkın kalmadığı bir hiperkültür alanının oluştuğunu belirtiyor. Teknolojik gelişmelerin bilgi ve düşüncenin dönüşümüne etkisini vurgulayan Han, hiperkültürü farklı zamanları ve süreklilikleri içinde barındıran mozaik bir evren olarak tanımlıyor. Bu sınırsızlaşan yeni kültür alanında hepimizin birer \"hiperkültür turisti\" haline geldiğimizi ifade ediyor. Han, bu eserde Heidegger, Hegel, Kafka, Herder ve Kant gibi düşünürlerin fikirleri etrafında hiperkültür kavramını incelerken, hiperkültür karşısındaki konumumuzun ne olması gerektiğine dair kritik soruların peşine düşüyor.​\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Ketebe Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46757875319027,"sku":"9786256309777","price":249.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/hiperkulturellik-byung-chul-han-teori-ketebe-byung-chul-han-2380-15-B.jpg?v=1741472862"},{"product_id":"estetik-begeni","title":"Estetik Beğeni","description":"\u003cp data-start=\"0\" data-end=\"213\"\u003eFelsefi estetik alanında düşünce tarihimizde öncü isimlerden biri kabul edilen İsmail Tunalı, \u003cem data-start=\"94\" data-end=\"110\"\u003eEstetik Beğeni\u003c\/em\u003e adlı eserinde, bu topraklarda daha önce derinlemesine ele alınmamış bir konuyu titizlikle inceliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-start=\"215\" data-end=\"356\"\u003eGüncel sanat ve estetik tartışmalarına çağdaş perspektifler getirirken, zamana direnen temel felsefi estetik sorularını da gündeme taşıyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cul data-start=\"358\" data-end=\"989\"\u003e\n\u003cli data-start=\"358\" data-end=\"386\"\u003eOntolojik estetik nedir?\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"387\" data-end=\"434\"\u003eZevkler ve beğeniler tartışmaya açık mıdır?\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"435\" data-end=\"505\"\u003eAristoteles, \u003cem data-start=\"450\" data-end=\"459\"\u003ePoetika\u003c\/em\u003e’sında nasıl bir estetik yapı oluşturmuştur?\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"506\" data-end=\"568\"\u003eKant estetiğinde ‘yüce’ ve ‘hoş’ kavramları ne ifade eder?\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"569\" data-end=\"622\"\u003eKainz’a göre diferansiyel estetiğin işlevi nedir?\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"623\" data-end=\"700\"\u003eWorringer’e göre insan evrende neden huzursuzdur, korkunun kaynağı nedir?\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"701\" data-end=\"755\"\u003eRoman Ingarden için \u003cem data-start=\"723\" data-end=\"730\"\u003eFaust\u003c\/em\u003e, ideal bir obje midir?\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"756\" data-end=\"829\"\u003ePop art ve op art, modern insanın yabancılaşmasının bir sonucu mudur?\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"830\" data-end=\"915\"\u003eWittgenstein’a göre estetik, bir felsefe bilimi olarak nasıl temellendirilebilir?\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"916\" data-end=\"989\"\u003eKandinsky için sanatın formlar konstrüksiyonu olması ne anlama gelir?\u003c\/li\u003e\n\u003c\/ul\u003e\n\u003cp data-start=\"991\" data-end=\"1135\" data-is-last-node=\"\" data-is-only-node=\"\"\u003eBu eser, estetiğin kökenine ve sanatın felsefi boyutuna dair kapsamlı bir sorgulama sunarak, okuyucuyu derin düşünsel yolculuklara davet ediyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Fol Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46778511884531,"sku":"9786056964367","price":204.75,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/701734ee51dc573fbfec3fd3cb143cc31899528adeb86278208efc94fa34916e.png?v=1741466328"},{"product_id":"felsefenin-isiginda-modern-resim","title":"Felsefenin Işığında Modern Resim","description":"\u003cp\u003eFelsefenin Işığında Modern Resim, empresyonizmden soyut sanata ve avangard akımlara kadar modern resmin felsefi temellerini derinlemesine inceleyen bir eserdir. İsmail Tunalı, bu çalışmasında modern sanatı bir varlık sorunu olarak ele alır ve ontolojik bir perspektiften analiz eder. Kitap, modern sanatın ne olduğu, varlık katmanları ve kategorileri, renk, ışık ve zamanın estetik objedeki yeri, soyut sanatta uyum ve soyut güzellik anlayışı gibi konuları tartışır. Ayrıca, kübizm, dadaizm ve sürrealizmin ortaya çıkışı gibi modern sanat akımlarının felsefi arka planını da ele alır. Monet'den Kandinsky'ye, Picasso'dan Duchamp'a kadar birçok sanatçının eserlerini felsefi bir bakış açısıyla değerlendirerek, modern sanatın ontolojik ve epistemik kökenlerine ışık tutar.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Fol Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46778513948915,"sku":"9786254442032","price":529.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/modern-resim-kapak-1599465231.jpg?v=1741466988"},{"product_id":"yazin-ve-sanat-uzeri̇ne-marx-engels","title":"Yazın ve Sanat Üzerine","description":"\u003cp\u003e\"Yazın ve Sanat Üzerine\", Karl Marx ve Friedrich Engels'in sanat ve edebiyat konusundaki yazı ve mektuplarını bir araya getiriyor. Bu eser, onların bilimsel ve devrimci dünya görüşleriyle uyumlu sanat anlayışını yansıtıyor. Sanatın doğası, tarihsel gelişimi, toplumsal hedefleri ve toplumsal örgütlenmeyle ilişkisi gibi konuları ele alıyor. Sanatın özü, kökeni ve toplumsal işlevi, toplumsal yapının analiziyle anlaşılabilir. Sanatsal yaratıcılık, gerçekliğin yansıtılmasının bir biçimi olup, aynı zamanda onu kavramanın bir yoludur. Marksist estetiğin temel fikirlerini içeren bu kitap, Antik Çağ'dan Rönesans'a, Thomas More'dan Cervantes'e kadar uzanan bir sanat tarihi okuması sunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Fol Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46778516701427,"sku":"9786257307666","price":210.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/yazin-ve-sanat-uzerine-1634548444.png?v=1741388926"},{"product_id":"estetik-nicolai-hartman","title":"Estetik - Nicolai Hartman","description":"\u003cp\u003eBir sanat yapıtı nasıl tanımlanır? Edebiyat, şiir, müzik, tiyatro veya mimari gibi farklı sanat dallarında, estetik ölçütler açısından genel bir uzlaşıya varmak mümkün müdür? Neden bazı eserleri değerli bulurken, diğerlerini estetik çerçevenin dışında değerlendiririz?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e20. yüzyılın klasik estetik çalışmalarından biri Nicolai Hartmann’a aittir. Hartmann, bu önemli eserinde kapsamlı bir güzellik kuramı ortaya koyarak, estetik deneyimin temel unsurlarını inceler. Görme, beğenme, uzun uzadıya seyretme ve haz alma süreçlerini ayrıntılı bir şekilde ele alır. Ona göre, bu bilgiler yalnızca sanatı değil, yaşadığımız dünyaya karşı duyarlılık geliştirme ve bir form duygusu kazanma sürecini de kapsar. Hartmann, Aristoteles, Kant, Schelling, Hegel ve Schopenhauer gibi düşünürlerle sürekli bir diyalog içinde olarak, Shakespeare, Rembrandt ve Antik Çağ sanatı üzerinden özgün bir fenomenolojik yaklaşım geliştirir. Çözümlemelerinde sanatın hakikatini, sanatın değerini ve sanat ile ahlak arasındaki ilişkiyi sorgular. Ona göre estetik, metafizik bir kavram değil, ontolojik bir değerdir ve kaynağı tinde değil, doğrudan görünümde, yani gözlemlenen nesnede aranmalıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eEser boyunca Hartmann, sanat tarihine en özgün katkılarından biri sayılan estetik nesnelerin tabakalaşma teorisini açıklar. Bir sanat eseri, farklı katmanlardan oluşur ve ilk bakışta fark edilmeyen bu katmanların en derin noktasında sanatçının dehası saklıdır.\u003c\/p\u003e","brand":"Doğu Batı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46821007556851,"sku":"9786258123807","price":416.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/9786258123807.jpg?v=1742413555"},{"product_id":"felsefede-mimarlik-hikmet-temel-akarsu","title":"Felsefede Mimarlık","description":"\u003cp\u003eHikmet Temel Akarsu ve Nevnihal Erdoğan tarafından yayına hazırlanan YEM Yayın’ın “Mimarlık ve Beslenme Alanları” dizisinin yeni kitabı Felsefede Mimarlık YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eFelsefede Mimarlık, mimarlık ve tasarımın beslenme kaynaklarında sanatsal ve kültürel ağırlığın artmasının toplumun estetik algılarının gelişmesinde büyük rol oynayacağına ve bu izlek üzerinden giden tasarımcıların hayal güçlerini çok daha çarpıcı şekilde kullanabileceğine olan inançla hazırlandı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eBu yaklaşımla klasik, modern ve çağdaş dönemlerden seçilmiş Sokrates, Platon, Hegel, Heidegger, Bachelard, Adorno, Derrida, Pallasmaa gibi felsefeci ve kuramcılar; mimar, sanatçı, iletişimci, felsefeci ve akademisyenlerden oluşan isimler tarafından mercek altına alındı. Dünyanın düşünsel gelişimine yön veren felsefecilerin yaşamları, yaklaşımları, başta mimar ve tasarımcılar olmak üzere tüm okuyucuların imge dünyasını varsıllaştırmak hedefiyle çeşitli kategoriler altında okuyucuya sunuldu.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eYEM Yayın’ın “Mimarlık ve Beslenme Alanları” dizisini oluşturan “Edebiyatta Mimarlık, Sinemada Mimarlık, Çağdaş Edebiyatta Mimarlık” kitaplarının da bu eserle birlikte okunması hem tamamlayıcı olacağı hem de okuyucunun düşsel evrenini zenginleştireceği gerekçesiyle tavsiye edilir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eHikmet Temel Akarsu ve Nevnihal Önsöz’de kitaba ilişkin şunları söylüyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e“Mimarlık kültürünü ve düşüncesini geliştirmek için hazırlamaya çalıştığımız kitapların ilkinde, çok sayıda akademisyen, mimar, yazar, sanatçı ve eleştirmenin katkısıyla kolektif ‘Edebiyatta Mimarlık’ kitabımızı hazırladık. Bu kitabın gördüğü geniş ilgi ve yankı, bizi ʻMimarlığın Beslenme Alanları’ adını verdiğimiz bir dizi içerisinde bu kültürü geliştirmeye itti ve ikinci olarak yine çok yazarlı, kolektif ‘Sinemada Mimarlık’ kitabını hazırladık. Burada da durmayıp Çağdaş Edebiyatta Mimarlık adlı, çok yazarlı kitap daha hazırladık ve böylece mimarlık kütüphanesi giderek varsıllaştı. Seçkilerin tümü geniş yankı uyandırdı ve mimarlık eğitimi veren fakülteler ve meslek odaları dahil hemen her alanda söylem değişikliğine yol açtı. Pek çok öğretim üyesi ve mimar, entelektüel, mekân temalı ‘essay’lar, eleştiriler, incelemeler, edebi eser, yorum ve analizler yazmaya koyuldu. Mimarlık sanatının ortalama bir teknik eğitimin ötesinde bir şey olduğu anlaşıldı. Bu aşamada yeni bir mimarlık düşüncesine ve iklimine doğru evrilme dileğimiz için atmamız gereken son ve çok önemli bir adım daha vardı ki o da ‘Mimarlık Düşüncesi’ için doğrudan çaba sarf etmiş, kafa yormuş, eser vermiş ve öğreti oluşturmuş büyük düşünürlerin mimarlık evrenine kattıklarını mimarlık ortamına taşımaktı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e‘Felsefede Mimarlık’ seçkisi bu amaçla hazırlandı ve ülkenin saygın üniversitelerinden çok sayıda yetkin öğretim üyesi ile mimar ve yazarların katkısıyla bu alandaki en geniş kaynak kitap olarak literatürdeki yerini aldı. Felsefede Mimarlık kitabında; sistematik, metodolojik ve akademik felsefi bir izlek üzerinden gitmektense, ortalama mimarlık eğitimi almış ya da mimarlık kültürüne entelektüel anlamda ilgi duyan her okurun mimarlık düşüncesine katkı sunmuş düşünürler hakkında fikir sahibi olmasını sağlayacak temel bilgiler ve nosyon verilmeye çalışılmıştır. Kuşkusuz değerli yazarlarımızın ve hocalarımızın özgürce yazmaları en büyük dileğimizdi ve onların üslup ve inceleme modellerine müdahalede bulunmaya kalkmadık. O nedenle yazı ve incelemeler tek bir stil ya da üslubu yansıtmanın ötesindedir. Bu sayede yine tüm bu serideki seçkilerde hep olageldiği gibi ‘hezaren’ bir kitap, çoksesli bir seçki, geniş bir dağarcık, ortalama bir nosyon elde etmeyi ön plana aldık.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNormal\"\u003e‘Felsefede Mimarlık’, bugüne kadar bu alanda yapılmış en kapsamlı çalışma olarak umuyoruz ki mimarlık düşüncesine, ortamına ve geleceğine yeni ve güzel kapılar açacaktır.”\u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370206933235,"sku":"9786259710266","price":525.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/FELSEFEDEMIMARLIK_YENIKAPAK.jpg?v=1750065743"}],"url":"https:\/\/yemkitabevi.com\/collections\/felsefe\/yazar_jan-patocka.oembed","provider":"YEM Kitabevi","version":"1.0","type":"link"}