{"title":"Sosyoloji","description":"","products":[{"product_id":"istanbul-kimin-sehri-_348761-html","title":"İstanbul Kimin Şehri?","description":"\u003cp\u003eBir dönemin “Başka İstanbul Yok!” sözü, öyle görünüyor ki yerini “Bu İstanbul’da kaç İstanbul var?” şaşkınlığına bıraktı. Kent büyük bir hızla genişlerken sınıf ve zenginlik, etnisite, cinsiyet ve yaşam tarzı temelinde farklılaşan kentlilerin her birinin kendi kişisel deneyimlerinden kaynaklanan farklı İstanbul’lar beliriyor. Sırrına eremeyeceğimiz duygusu veren, hem üst üste binmiş hem içe içe geçmiş, büyük bir karmaşıklık ve çeşitlilik var karşımızda; biz onu anlamaya çalışırken de değişmeye devam ediyor. Elinizdeki kitap bunun bilincinde olarak “İstanbul kimin şehri?” sorusu etrafında farklı disiplinlerden yararlanan bir dizi makaleyi biraraya getiriyor.\u003cbr\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKapitalistleşme sürecini kendine özgü bir ritmle yaşayıp dünya ekonomisiyle bütünleşmiş bir dünya kentinden mi söz ediyoruz? Yoksa sermayenin sonsuz bir döngüyle bir yıkım ve yapım alanına çevirdiği dev bir inşaat şantiyesinden mi? Pazarlama stratejilerinin eline bırakılmış ışıltılı bir vitrinden, bir reklam panosundan mı? İstanbul’u turistlerin kartpostallardan gördüğü tarihi kentte mi, temalı yaşam sitelerinde mi, yoksa zayıfların, şehrin “gerillaları”nın fethettiği arka sokaklarında mı aramalıyız? Filipinli göçmen kadın işçiler bir pazar gününü nasıl geçirir, ya da sokak satıcıları işlerini sürdürebilmek için hangi taktikleri geliştirir? Kimbilir, belki de İstanbul gerçeğin kendisi değildir de, sanatçının her defasında yeniden kurgulayıp ürettiği, pek çok kurmaca kentin üst üste gelip oluşturduğu bir kolajdır.\u003cbr\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eİstanbul Kimin Şehri? okurunu kentin, yalnızca güçlü ve sistemli çabalarla, kurumsal etkilerle ya da pazarlama etkinlikleriyle değil, bireysel katkı ve rastlantılarla da meydana gelen ritmine kulak veren bir çerçevede, onun her gün yeniden üretilişi hakkında düşünmeye davet ediyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408958505155,"sku":"9786053160144","price":371.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053160144.jpg?v=1616017321"},{"product_id":"mulksuzlesme","title":"Mülksüzleşme","description":"\u003cp\u003e\"Kişi gördüğü, hissettiği ve öğrendiği şeyin uyandırdığı duygularla hareket ettiğinde kendini hep başka bir yere, başka bir sahneye ya da merkezinde olmadığı bir toplumsal dünyaya savrulmuş halde bulur. Mülksüzleşmenin bu türünü eyleme ve direnişe, ötekilerle birlikte görünür hale gelerek adaletsizliğe son verilmesini talep etmeye yol açan bir duyarlılık biçimi olarak değerlendiriyoruz. Adaletsizliğin aldığı bir biçim de halkların, örneğin zorunlu göç, işsizlik, evsizlik, işgal ve fetih vasıtasıyla sistematik olarak mülksüzleştirilmeleridir. İşte biz de, egemen benliğin malikiyetinden feragat anlamında mülksüzleşerek dahil olunan kolektivitelerin, kimi nüfusları kolektif aidiyet ve adaletten sistematik olarak men eden mülksüzleştirme biçimlerine nasıl muhalefet edebileceğini ele alıyoruz.\"\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu kitaptaki yazılar, Mısır devriminin en yoğun günlerinin yaşandığı dönem ile Yunanistan'da Sol'un neoliberal kemer sıkma politikalarına karşı ciddi muhalefet gösterdiği dönem arasındaki aylarda, iki yazarın yürüttüğü diyalog sonucunda ortaya çıktı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖzellikle Irigaray'ın çalışmalarından, Heidegger'in teknoloji eleştirisinden, Foucault'nun biyopolitika kavramından ve Lacan sonrası psikanalizden beslenen Athena Athanasiou ile, Foucault'dan ve söz edimleri kuramından, toplumsal cinsiyet kuramından, kuir aktivizmden ve heterodoks psikanalizden yola çıkan Judith Butler, kâh fikir birliğine varıp kâh ayrılığa düşerek “Siyasal duyarlılığı mümkün kılan nedir?” sorusunun peşine düşüyorlar.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408959324355,"sku":"9786053160595","price":214.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053160595.jpg?v=1616017329"},{"product_id":"surdurulebilir-toplum-ve-yapili-cevre_350692-html","title":"Sürdürülebilir Toplum ve Yapılı Çevre","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eGünümüzde insanlığın yaşamakta olduğu çevre, bugün dünyamızın en canalıcı ve yıkıcı sorunlarını yaratarak, çok geniş bir alanı etkilemekte; en önemlisi giderek insan yaşamını tehdit eden boyutlara ulaşmakta, hergün iklim değişikliğinin sonucunda onlarca sel felaketi, kendi yarattığımız doğa tahribatı ve bunun gibi bilinçsiz üretim ve gelişmenin doğurduğu sayısız tahribat artarak sürmektedir. Bunun doğurmuş olduğu tehditler son kırk yıl içinde belirli kurum ve kişilerce farklı politikaların geliştirilmesine, özellikle önleyici tedbirlerin tartışılmasına yolaçtı. 80’li yıllardan sonra çevre ve çevre sorunları üzerine çalışan araştırmacılar ile plancılar toplumun ve çevrenin “sürdürülebilirliği” üzerine stratejiler geliştirdi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları’nın bu konuda başlattığı dizinin ilk kitabı olan ve akademik dünyamızın öndegelen bilim insanı İlhan Tekeli ile genç bilim insanı Anlı Ataöv’in kaleme aldıkları Sürdürülebilir Toplum ve Yapılı Çevre – Stratejiler Yelpazesi, sürdürülebilirlik kavramının farklı tanımlarını ele alırken, bu tanımların planlama pratiğine nasıl aktarıldığını inceliyor ve bu konuda bir yöntem önerisi yapıyor. Çalışmanın bir önemli özelliği de, sürdürülebilirliğin sağlanması konusunda, dünyada uygulanan değişik stratejilerin derlenerek, önerilen yönteme bağlı bir stratejiler yelpazesinin sistemleştirilmesi olarak öne çıkıyor. Yazarlar, bugün tüm dünyada çevreci kültür konusunda oluşan duyarlılığın farklılığa açık olduğunu öne sürerken; sürdürülebilirliğe katkı yapma konusunda plancılara, tasarımcılara önemli görevler düştüğünü, onların da toplumun yaşam biçimlerinin çevreci kültürün gereklerine göre değişimi için geniş ve kapsayıcı bir vizyona sahip olmalarını öngörüyor.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408963354819,"sku":"9786053994893","price":38.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053994893.jpg?v=1616017375"},{"product_id":"kent-paryalari_350063-html","title":"Kent Paryaları","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003eKent Paryaları, Amerikan \"Kara Kuşağı\"nın günümüzdeki dokusu ile Fransa’da \"Kızıl Kuşak\"taki, yani işçi sınıfı kenar mahallelerindeki mülksüzleşme sürecinin yapısını, dinamiklerini ve yaşanmış olayları en ince noktasına kadar karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Wacquant’ın buradaki esas amacı, Birleşik Devletler’de ırk tahakkümünü, 1960’larda metropolü kasıp kavuran ayaklanma dalgasına yakalanan Afrikalı-Amerikalı gettosunun geçirdiği kurumsal dönüşümü tanımlamak ve açıklamaktır. Analizinin ikinci hedefi ise Amerika’nın \"hipergettoları\" ile Fransa’nın gerileyen \"şehir çeperlerinin\" sergilediği benzerlik ve farklılıklardan, ileri marjinalliğin sosyolojik eskizine dair unsurları damıtmaktır. Wacquant’ın, ileri marjinallik tabiriyle kastettiği şey, kapitalist ekonomilerin eşitsiz gelişimi ile refah devletlerinin küçülmesi sonucu post-Fordist şehirlerde billurlaşmış toplumsal ve mekânsal sürgün ile dışlayıcı kapatma hadiselerinin ortaya çıktığı yeni düzendir. Wacquant, 90’ların başında kötüleşen Amerikan gettosu ile Fransız işçi sınıfı banliyölerinin tarihsel bütünler olduğunun altını çizmekte ve bunların durağan tipolojiler içinde yapay olarak dondurulmamaları gerektiğini öne sürmektedir. Zira Wacquant’a göre Amerikan gettosu ile Fransız işçi sınıfı banliyöleri; piyasa, devlet, sınıf ve etnisite etkenlerinin kesişim kümesinin dışında kendi kendini sürdürebilir yapılar olarak görülmemelidir. Wacquant’a göre, söz konusu etkenler fiziki uzama nüfuz ederek bu mahalleleri sürekli olarak dokumaktadır. Wacquant’ın analizi, kent marjinalliğinin envanterini ve bu marjinalliğe biçim veren güçlerin bilançosunu ortaya koymakta ve böylece günümüzün tarihsel sosyolojisine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca geçmişten bugüne gözlemlenmiş ya da varsayılan evrimlerin şifresini kırmak için kavramsal ve ampirik bir temel meydana getirmektedir.\u003c\/span\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cstrike\u003e\u003c\/strike\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408964305091,"sku":"9786054238668","price":65.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786054238668.jpg?v=1616017392"},{"product_id":"bir-sehir-kurmak_348890-html","title":"Bir Şehir Kurmak","description":"\u003cp\u003eModern Türkiye kendine özgü ev tipini ve şehir biçimlenmesini oluşturabilmiş midir? Türk kamu idare sisteminin merkezi niteliği şehirleşme serüvenimizde ne gibi sorunlara yol açmıştır? Yeni şehirler hangi kriterler doğrultusunda kurulmalı, mükemmel işleyecek bir şehir modeli nasıl olmalı, şehirler nasıl yönetilmelidir? Halkın bu yönetime doğrudan katılımını sağlamak mümkün müdür?\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eTurgut Cansever'in 1997-1998 yıllarında verdiği \"Şehir Yönetim Düşüncesi\" seminerlerinden hareketle hazırlanan Bir Şehir Kurmak'ta, Türkiye'de şehirleşme sürecinin meseleleri tartışılıyor, sorunların çözümüne dönük öneriler üzerinde duruluyor ve dahası yeni kurulacak şehirler için bir model ortaya konuyor. Turgut Cansever'in \"Diyarbakır Suriçi Eylem Planı\"nın taslak metni de ilk defa bu eserde gün yüzüne çıkıyor.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eYaşadığımız şehir sanki bize ait değil, oturduğumuz ev yabancı birisinden ödünç alınmış gibi... Bu şehri kim düzenledi, bu evi kim inşa etti ve biz bu yabancı mekânlarda oturmak mecburiyetinde miyiz? Burada bir kimlik sorunuyla karşı karşıyayız. Turgut Cansever iki büyük kimlik kurgulaması yapıyor: Hıristiyan Avrupa’dan miras kalan modernist kimlik ve İslam medeniyeti kimliği. Medeniyet tasavvurunun en önemli görünür öğesi kuşkusuz şehirdir. Bize özgü şehir ve ev, bizim uzmanlarımız ve uygulayıcılarımız tarafından bize ait bir talep üzerine inşa edilecektir.\u003c\/p\u003e","brand":"Klasik Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408970039491,"sku":"9786055245825","price":395.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786055245825.jpg?v=1616017451"},{"product_id":"kurmaca-mekan_349378-html","title":"Kurmaca Mekan","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eKurmaca Mekan: Kuzey Kıbrıs’ın Duygu Coğrafyası, Yael Navaro’nun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, sınırın hala kapalı olduğu dönemde (1998-2003 arasında) yürüttüğü etnografik bir araştırmaya dayanıyor. Navaro’nun analitik bir kategori olarak kullandığı “kurmaca” yalnızca mekan ve ülkeye değil, yönetime ve maddi pratiklere de gönderme yapıyor. Kitabın yanıtlamaya çalıştığı temel sorular arasında şunlar var: Kurmaca bir mekan nasıl yaratılır? Özellikleri nelerdir? Hangi pratiklerle oluşur? Nasıl bir hissiyatı vardır?\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eKıbrıslı Türklerle yapılan görüşmelere dayanan bu çalışma, onların kuzey Kıbrıs içindeki ve dışındaki hayatlarını ve deneyimlerini etnografik bir perspektiften açıklıyor ve kuzey Kıbrıs’ı bir duygu coğrafyası olarak inceliyor; kuzey Kıbrıs, hayaletimsi olanın görünür ve somut hale geldiği bir mekan olarak karşımıza çıkıyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eKurmaca Mekan: Kuzey Kıbrıs’ın Duygu Coğrafyası, Avrupa antropolojisi alanında 2012’nin en iyi kitabı seçilerek 2013’te Society for Europeanist Anthropology’nin William A. Douglass Ödülü’nü kazanmıştır.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eYael Navaro, Cambridge Üniversitesi Sosyal Antropoloji Bölümü’nde öğretim üyesidir.\u003c\/p\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408971808963,"sku":"9786055250829","price":34.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786055250829.jpg?v=1616017473"},{"product_id":"cagdas-yasamortamin-sosyolojisi-guy-tapie","title":"Çağdaş Yaşamortamın Sosyolojisi","description":"\u003cp data-start=\"453\" data-end=\"861\"\u003eÇağdaş Yaşamortamın Sosyolojisi, Guy Tapie’nin mimarlık ile sosyolojiyi ortak bir zeminde buluşturduğu, yaşamın kurulduğu mekânı toplumsal ilişkiler üzerinden okuyan çalışmasıdır. Tapie, bu kitapta “yaşamortam sosyolojisi” kavramını merkeze alarak, mekânın yalnızca fiziksel bir çerçeve değil, gündelik hayatı, davranış biçimlerini ve toplumsal ilişkileri şekillendiren temel bir unsur olduğunu ortaya koyar.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-start=\"863\" data-end=\"1205\"\u003eKitap özellikle konut mekânına odaklanır. Konutun, modern toplumda yalnızca barınma işleviyle değil; mahremiyet, aidiyet ve statü gibi kavramlarla birlikte nasıl yeniden tanımlandığını tartışır. Burjuva yaşam modeliyle birlikte kamusal ve özel alanlar arasındaki sınırların giderek sertleşmesi, Tapie’nin temel sorgulama alanlarından biridir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-start=\"1207\" data-end=\"1442\"\u003eÇağdaş Yaşamortamın Sosyolojisi, mimarlığı yalnızca tasarım ve biçim üzerinden değil, toplumsal dönüşümlerle birlikte ele almak isteyen mimarlar, şehir plancıları ve sosyolojiye ilgi duyan okurlar için güçlü bir düşünsel çerçeve sunar.\u003c\/p\u003e","brand":"Janus","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408979706051,"sku":"9786056824142","price":640.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/Screenshot_5_9a59a755-d2f3-410c-9c7c-758bb20d3bb0.png?v=1769523781"},{"product_id":"golgesiz-sehirde-zaman-ve-mekan","title":"Gölgesiz Şehirde Zaman ve Mekan","description":"\u003ch1 class='\"product-name\"'\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003eBu kitaptaki yazılar, şehrin mekânsal anlamı üzerinden okumaları içeren yazılar olup, “Şehir İçin Masumluğu Kadar Artık Yitik Bir Lügat; İnsan Ölçeği” isimli yazı haricindekiler 2008 yılından günümüze kadar çeşitli dergilerde yayımlanmıştır. Bu yazı ise ilk defa bu kitapta yer almaktadır. Kitabın yazılarla büründüğü içeriği tamamlayacağına inandığımız “Gölgesiz Şehirde Zaman ve Mekân” başlığı aslında mazi kavrayışındaki duyusal ortamın ipuçlarını içerdiği için tercih edildi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eŞehrin mimari düzeneğindeki anlamların kayboluş\/hatırlanış ekseni, farklı tarifler içermektedir. Kitaptaki yazılar bir yönüyle şehre ait fragmanların eskiyen yüzüne yönelik bir sorgulama rotası da ortaya koymak amacındadır. Şehrin mekânsal anlamı üzerine yapılan nesnel okumalar, Sivas şehri özelinde ele alınmıştır. Sivas'ın tarihsel ve fiziksel anatomisi üzerinden okunmaya çalışılan kentsel değişimde mekânsal bileşenler (sokak, mahalle, kentsel doku) kavramsal bir boyutta sorgulanmaya çalışılmıştır. Şehir tutkusunun ucu bucağı açık edebi dünyasında, çok önemli kalemler, şehri ustaca dokunuşlarla tariflerken çoğunlukla insani unsurları önceleyerek resmetmeye çaba göstermişlerdir ki bu kitaptaki bazı metinler mimari tarif ve yorumlamaların dışında bu yönelimleri de içermektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu kitabın içeriğindeki metinlerin ana teması da bu bağlamda maddeden ve teknikten öte arka planda var olan anlamı deşelemektir. Osmanlı sivil mimarisindeki “ev” in mekânsal işlevinden tutun da şehrin mekânsal örgütlenme düzeneğinde teknik ve maddi boyuta kadar, bu bağlamda ele alınmış farklı anlamsal bağıntılar açığa çıkarılmaya çalışılmıştır. Yazılar kendi içinde tasnif edildiğinde belki bazıları daha akademik bir sunum içerebilir. Okuyucuyu yorma niyetinde olmadığımı, her birinin kendi içinde metinsel bir bağlamının ve kurgusunun olduğunu açıkça ifade etmek isterim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Expoze Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408980000963,"sku":"9786056846618","price":96.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786056846618.jpg?v=1616017588"},{"product_id":"banksy-duvarin-ardindaki-adam","title":"Banksy Duvarın Ardındaki Adam","description":"\u003cp\u003eSahne ışıklarından bu denli uzak duran, adını, yüzünü böylesine gizleyen ve sadece e-posta yoluyla röportaj veren Banksy şaşırtıcı derecede ünlü\/şöhret sahibi.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBristol'den gelen sıradan bir grafiti sanatçısıyken eserleri müzayedelerde altı haneli rakamlara alıcı bulan Banksy, ünlülerin duvarlarını süslüyor. Yeni bir Banksy'nin ortaya çıkışı ulusal çapta haber oluyor, en son sergisi için insanlar saatlerce kuyrukta bekliyor ve Exit Through the Gift Shop filmi Oscar'a aday gösteriliyor. Sıradışı bir sokak çocuğundan ulusal bir hazineye dönüşen Banksy bugünlere nasıl geldi?\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBanksy'nin hayatına ve dünyasına ait bu -gayrıresmî ve onay verilmemiş- ilk kitap çalışmasıyla Will Ellsworth-Jones, bir vandal olmakla suçlanan ve sıradışı olduğu için alkışlanan bir figürün şifrelerini çözecek parçaları bir araya getiriyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"Acımasız kapitalist, kendi mitini korumak adına kontrol saplantılı eşsiz bir sanatçı hakkında zekice kaleme alınmış ve kayda değer bir portre.\"\u003cbr\u003eIndependent on Sunday\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"Baştan çıkarıcı bir sanat fenomeninin büyüleyici öyküsü.\"\u003cbr\u003eSunday Times\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"Sanat ve ticaret arasında acı çeken bir karakterin parasının ve kimliğinin peşinde acımasız bir takip.\"\u003cbr\u003eGuardian\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Hayalperest Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408993140931,"sku":"9786058401846","price":275.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786058401846.jpg?v=1616017765"},{"product_id":"mulkiyeti-geri-almak","title":"Mülkiyeti Geri Almak?","description":"\u003ch1 class='\"product-name\"'\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003eHayatımızın tam ortasına, kısa, orta ve uzun vadeli vizyonumuza yerleşen mülkiyet, insanın hem kolektif hem de bireysel yaşantısında kendini tanımlamasını sağlayan bir olgu. Ancak insanlığın ekonomik, siyasal, hukuki, kültürel temelini oluşturan unsurlardan biri olan mülkiyetin tanımı sabit kalmıyor. Özellikle fikri mülkiyet kavramının oluşması ve 21. yüzyılda fikre biçilen ekonomik değerin maddi mülkiyete biçilen ekonomik değeri geride bırakması ile beraber mülkiyet üzerine düşünceler de gelişiyor, zenginleşiyor, değişiyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eMarysia Lewandowska ve Laurel Ptak'ın derlediği Mülkiyeti Geri Almak? kültür, siyasal ekonomi, maddi olmayan üretim ve kamusal alan üzerinden mülkiyet kavramını anlamaya, kapitalist sistemin verdiği uyarıları değerlendirerek \"Kültürün, bilginin sahibi kimdir ve günümüzde bunların üretiminin, dolaşımının koşulları, siyaseti ve ekonomisi nelerdir?\" sorularının cevabını bulmaya çalışıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eMarysia Lewandowska, Polonya doğumlu, Londra'da çalışan bir sanatçı ve Stockholm'deki Konstfack'te kamusal alanda sanat profesörü.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eLaurel Ptak, New York'ta yaşayan bir güncel sanat küratörü. Tensta konsthall'de yardımcı küratör ve New School'da ders veriyor\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408999661763,"sku":"9786059389082","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786059389082.jpg?v=1616017849"},{"product_id":"patara-kent-liman-kult_350672-html","title":"Patara Kent - Liman - Kült","description":"\u003cp style=\"text-align: justify; \"\u003e\u003cfont color=\"#333333\" face=\"Open Sans, Helvetica, Arial, sans-serif\"\u003e\u003cb\u003e \u003c\/b\u003e\u003c\/font\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ePatara Antik Kenti\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e Fethiye-Kalkan arasında \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eXanthos Vadisi\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e'nin güneybatı ucunda bugünkü \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eOvagelemiş Köyü'\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ende yer almaktadır ve \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eLikya\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e'nın en önemli ve en eski şehirlerinden biridir. Akdeniz Üniversitesinden Prof. Dr. Fahri Işık ve ekibi tarafından 1988 yılından beri kazıları sürdürülen Patara Antik Kenti, arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında Akdeniz kaplumbağaları Caretta-Carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir öneme sahiptir.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"text-align: justify; \"\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ePatara İ.Ö. 3'üncü yüzyılda \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ePtolemaios\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e egemenliğine girmesiyle Likya'nın önder kenti durumuna gelir. İ.Ö. 2'nci yüzyılın başında Likya'nın \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eSeleukos Krallığı\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e tarafından kontrol edilmeye başlanmasıyla Patara, Likya'nın başkenti gibi kabul görür. Bu durum Patara'nın Roma'ya karşı özerkliğini ve Rhodos'a karşı da bağımsızlığını kazandığı İ.Ö.167\/168 yılında resmileşir ve Patara \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eLikya Birliği\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e'nin başkenti olur. Başkentte \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eHelenistik Dönem'\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ede inşa edilen Meclis Binası ve Tiyatro gibi anıtsal yapılar bu tarihsel süreçle paralellik gösterirler. \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eRoma \u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eegemenliğine geçtikten sonra da önemini yitirmeyen Patara, Roma Valiliklerinin adli işlerini gördüğü bir merkez oluşu yanında Roma'nın doğu eyaletleriyle bağlantısını kurduğu bir deniz üssü olarak da önemini korumuştur. İ.S. 43 yılında Likya, Roma eyaleti olurken, İS. 74'de Likya ile \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ePamphylia \u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ebirleştirilerek tek eyalet haline getirilir ve Patara'nın başkentliği devam eder.\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409013620931,"sku":"9786257999243","price":200.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786257999243.jpg?v=1616018084"},{"product_id":"arzu-mimarligi","title":"Arzu Mimarlığı","description":"\u003cp\u003eArzu Mimarlığı, mimarlığın akılcı, işlevsel ve denetimci doğasına meydan okuyan; disiplinini çözerek sınırlarını aşan ve yeniden şekillendiren bir bakış açısını konu alıyor. Bu derleme, hayal ve hakikat arasında gidip gelen, kurulu yapıları yıkarak yeni dünyalar inşa eden yaratıcı pratiklere odaklanıyor. İçerisinde, Piranesi’nin hayal gücüyle gerçeklik arasında gidip gelen dünyası, Italo Calvino’nun gezginin pusulasız düşsel kent yolculukları, ve Constant’ın göçebeler için tasarladığı geçici, değişken, kurgusal kent temsilleri yer alıyor. Odaların sonsuz labirentler kurduğu mekanlardan, Babil Kulesi’ne ve Yeni Babil’e uzanan bir yolculuk da bu çalışmanın parçası.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eMimarlığın sabit anlatılarını ötekilik, dönüşüm ve sürekli oluşum kavramlarıyla değiştiren Derrida, Deleuze ve Guattari’nin düşünceleri; akılcı ve işlevsel mimarinin sermaye sistemine hizmet ederek evi bir tüketim nesnesine dönüştürmesine karşı duran Gordon Matta-Clark, Rachel Whiteread ve Cornelia Parker gibi sanatçılar yer buluyor. Ayrıca, endüstriyel bir evin asla inşa edilemeyişini bir sessiz filmle ele alan Buster Keaton da bu çerçevede ele alınıyor. Mimarlığı düş imgeleri olarak gören gerçeküstücüler ve onu \"hayatı dönüştürmenin sonsuz yollarını deneme aracı\" haline getiren sitüasyonistler bu derlemede öne çıkan diğer isimler arasında.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSon olarak, Kurt Schwitters’ın nadire kabinesi, bir hafıza sarayı, bir özerklik anıtı ve \"erotik ıstırap katedrali\" gibi kavramsal mekanları bu anlatıya eşsiz bir derinlik katıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409024041155,"sku":"9789750511264","price":306.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789750511264.jpg?v=1616018173"},{"product_id":"mis-gibi-site_348849-html","title":"Mış Gibi Site","description":"\u003cp\u003e“Benim orada iyi kötü bir gecekondum vardı.” “Oralar çok güzeldi. Keşke gelmeseydik. Buraya gelmemiz kendi isteğimizle olmadı. Belediye tarafından üçkâğıda getirildik, çok güzel kandırıldık.” “Lojmanları gördüler, bedava sandılar. Yıkan geldi, yıkan geldi. ‘Amanıın! Şofbeni de var, ılık suyu da var. Hadi gelin, hadi gidek!’ Bizler yıktık elimizle, belediye yıkmadı. Sevindik geldik, sevindik geldik.” Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) kısaltmasıyla simgelenen kentsel dönüşüm programı, birkaç yıldır Türkiye’nin şehirlerini; yoksul mekanlarını değiştiriyor, dönüştürüyor. Elinizdeki kitap, böyle bir tecrübeyi, bir gecekondu mahallesinin toplu konut sitesine dönüşüm hikayesini anlatıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGerçekten, bir hayat hikâyesi bu: Bir hayatın baştan aşağı değişmesinin ve bunun getirdiği sarsıntıların hikayesi. Bir yandan gecekondu hayatının kaybedilen değerlerine, alışkanlıklarına duyulan özlem, diğer yandan gecekondu alışkanlıklarının toplu konutlarda da sürmesi...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKomşuluk tarzının değişmesi... Sosyal yardım siyasetinin etkileri... Umulan ve başlangıçta cezbeden konforun hızla yitişi ve karşılaşılan maddi zorluklar... “Kandırıldık” duygusu... “Şehirli olmanın” ve “kurallı yaşamın” “mış gibi”si...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eNeoliberal kentsel dönüşümün analizini, roman canlılığıyla yapan bir çalışma.\u003c\/p\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409027317955,"sku":"9789750518904","price":380.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789750518904.jpg?v=1616018185"},{"product_id":"muhafaza-mimarlik","title":"Muhafaza Mimarlık","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eMuhafaza\/Mimarlık, Türkiye'nin bir koruma tarihidir. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eTanzimat'tan başlayarak Menderes dönem sonuna kadar İstanbul'un mimarlık kullanımıyla ilgili koruma politikaları ve ideolojilerini inceler. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eİktidarların, mimarların ve aydınların yaklaşımlarını araştırır ve sonunda ortaya çıkan koruma projelerini kayıt yerine bırakır. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eDerlemenin bir de “Ek” bölümü var: “Harabe Kavrayışının Tarihi”. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eNur Artun bu bölümde, Rönesans'tan başlayarak 20. yüzyıldan itibaren totaliter rejimlere kadar etkili olan “harabe” kültüne ışık sürüyor. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eKoruma politikaları tarihiyle bir alegori olarak harabenin bağlantılarına işaret ediyor.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409031938243,"sku":"9789750527302","price":280.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789750527302.jpg?v=1616018198"},{"product_id":"postmodernligin-durumu","title":"Postmodernliğin Durumu","description":"\u003cp\u003eSon yıllarda günümüz dünyasını betimlemede kullanılan \"postmodern durum\" üzerine, postmodern kültür, mimari, sanat ve toplum üzerine pek çok şey yazıldı. David Harvey, Postmodernliğin Durumu'nda başlangıç olarak terimin farklı anlamlarını inceliyor ve modernizm sonrası toplumsal yaşantıyı anlamakta bu kavramlaştırmayı kullanmanın ne ölçüde uygun ve yararlı olduğunu tartışıyor.\u003cbr\u003eAncak Postmodernliğin Durumu, bir kitap olarak bundan çok daha fazlasını vaat ediyor. Yazar, Aydınlanma'dan günümüze uzanan dönem boyunca modernizmin toplumsal bir tarihini kuruyor ve modernizmin politik ve toplumsal düşünce ve hareketler içindeki, sanat, edebiyat ve mimarideki ifadelerini inceliyor. En dikkat çekici ve Harvey'e özgü vurgulama ise, zaman ve mekân algılamalarımızın yine zaman ve mekân boyunca nasıl bir değişim gösterdiği ve bu değişimin bireylerin değerleri ve toplumsal süreçleri üzerinde nasıl etkili olduğudur. Bu kitap sadece doğrudan sosyal bilimlerle ilgili olanlar için değil, günümüz dünyasındaki değişimleri anlamakta ısrarlı olan, araştırmaktan çekinmeyen genel okur için de son derece ilgi çekici... Son dönemde, düşünce tarihine ve zihniyetlerin toplumsal ve politik değişme ile ilgisinin kurulmasına yapılmış zengin bir katkı... ...\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409048060099,"sku":"9789753421621","price":522.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753421621.jpg?v=1616018361"},{"product_id":"gozlemcinin-teknikleri-on-dokuzuncu-yuzyilda-gorme-ve-modernite","title":"Gözlemcinin Teknikleri; On Dokuzuncu Yüzyılda Görme ve Modernite","description":"\u003ch1\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003e\"Görmeye ilişkin sorular her zaman bedenle ve sosyal iktidarın işleyişiyle ilgili olmuştur. Bu kitabın büyük bir bölümünde bir yanda insan bedeni, öte yanda ise kurumsal ve söylemsel iktidar biçimleri arasında kurulan yeni ilişkilerin, gözlemci öznenin statüsünü 19. yüzyılın başlarında nasıl yeniden tanımladığını ve bu yeni statüyle modernizm arasındaki ilişkiyi inceliyorum...\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"Neden yeni bir tarih? Sanat tarihi insan algısının tarihiyle fiilen çakışmıyor mu? Zaman içerisinde sanat yapıtlarında ortaya çıkan biçim değişiklikleri, görmenin kendisinin tarihsel olarak uğradığı mutasyonların en çarpıcı delilleri değil mi? İşte benim bu incelemem, tam tersine, görme tarihinin (eğer böyle bir şey mümkünse), temsil pratiklerinde, yaşanan kaymaların sıralanmasından çok daha fazlasını içerdiğini savunuyor. Bu kitabın hedefi sanat yapıtları üstüne ampirik veriler oluşturmak ya da yalıtılabilir bir 'algı' kavramı geliştirmek değil, en az bunun kadar sorunlu olan gözlemci olgusuna eğilmek. Çünkü gözlemci sorunu, aslında görmenin tarih içinde maddileştiği, bizatihi görünür hale geldiği alandır. Görme ve etkileri, belli pratiklerin, tekniklerin, kurumların ve öznelleştirici usullerin hem tarihsel ürünü hem de gerçekleşme alanı olan gözlemci öznenin olanaklarından hiçbir zaman ayrılamaz.\"\u003cbr\u003eJonathan Crary\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049698499,"sku":"9789753424431","price":195.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753424431.jpg?v=1616018384"},{"product_id":"algilanan-dunya","title":"Algılanan Dünya","description":"\u003cp\u003eGüncelliğiyle insanı şaşırtan bu metin Merleau-Ponty'nin 1948'de yaptığı radyo konuşmalarından oluşuyor. Kısalığından umulmayacak bir başarısı var: Aradan geçen altmış yıl boyunca yapılagelen birçok ateşli felsefi tartışma burada son derece anlaşılır ve akıcı bir dille önceden haber veriliyor: Bilim ile diğer bilme biçimleri arasındaki ilişki; gözünü sonsuzluğa diken \"tanrısal\" perspektiften vazgeçip daha mütevazı, daha \"insanca\" görme biçimlerinin peşine düşen modern resim ile bilimdeki son gelişmeler arasındaki koşutluk; insanı vücutsuz bir zihin olarak tasarlayan Kartezyen ikici bilim modelinin iflası ile birlikte nesnelerle içli dışlı bir vücut sahibi olduğunu keşfeden, kendindeki hayvanlık, çocukluk, delilik ve ilkellikle hesaplaşma dürüstlüğünü gösterebilen bir insanlık tahayyülü...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eMerleau-Ponty, akılcılığın hegemonyasına karşı \"insan deneyiminin bütün öğelerine\", özellikle de hep yanıltıcı ve ikincil sayılagelmiş \"algı\"ya, duyularımıza, vücudumuza hakkını vermeye çalışan bir filozof. İçinde bulunduğumuz doğal ve kültürel dünyaya algı üzerinden nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğumuzu serimleyen bu güzel kitabın, sanata, görmeye ve fenomenolojiye ilgi duyan okurlar kadar, siyasal alanla felsefeyi birlikte düşünenler tarafından da zevkle okunacağını umuyoruz. Çünkü şunu söyleyen bir filozofla karşı karşıyayız: \"Saf zihinlerden oluşan bir topluluk olmakla övünmeyelim artık, toplumlarımızda birbirimizle kurduğumuz ilişkilerin gerçekten ne olduğunu görelim: çoğunlukla köle-efendi ilişkileri bunlar.\"\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049796803,"sku":"9789753425452","price":171.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753425452.jpg?v=1616018388"},{"product_id":"imgeler-nasil-dusunur","title":"İmgeler Nasıl Düşünür?","description":"\u003cp\u003eDijital imgeler başta televizyon ve internet olmak üzere sinema filmlerinden video oyunlarına, fotoğraftan animasyonlara iletişim ortamlarının ayrılmaz parçası haline geldi. Dijitalleşme, farklı bir insan ilişkisi ve topluluk biçimi ortaya çıkararak, bir anlamda yeni bir sosyoloji doğurmuş oldu. İmge teknolojilerine o kadar fazla zekâ yüklenmiş durumda ki, sık sık imgelerin 'düşündüğü' hissine kapılıyoruz. İletişim teknolojileri ve tasarımı alanında geniş bir deneyimi olan Ron Burnett bu yeni 'imge ekolojisi'ne yakından bakıyor. Görsel algının nasıl işlediğini ana hatlarıyla çizen yazar, medyanın bugünkü niteliğini mümkün kılmış olan yeni teknolojileri, özellikle interaktif ve katılımcı işleyiş biçimlerini vurgulayarak ve tarihsel bağlamlarına yerleştirerek irdeliyor. Bilişsel bilimlerin insan bilinci konusunda getirdiği açılımlardan da yararlanan Burnett, zihni ve bedeni anlamakta karşılaşılan birçok muammanın merkezinde imgelerin yer aldığını savunuyor. İnsan bilincinin oluşumunda dilin yanı sıra imgelerin de temel bir rol oynadıklarını ve artık insan kültür ve doğası hakkında yapılacak herhangi bir tartışmanın imgelerin bu rolünü hesaba katmaksızın verimli olamayacağını ileri sürüyor. İmgeler Nasıl Düşünür'ü, yazarın görsel teknolojilerde son birkaç yılda yaşanan gelişmeleri ele aldığı, Türkçe basım için yazdığı önsözüyle yayımlıyoruz. Sadece tasarım, sinema gibi görsel bilgi işleyen alanlarda çalışan veya öğrenim görenlerin değil, özellikle televizyon ve bilgisayarından durmadan maruz kaldığı imge bombardımanını anlamlandırmak ve alternatif biçimlerde kullanmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050648771,"sku":"9789753426237","price":313.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426237.jpg?v=1616018396"},{"product_id":"akdeniz-mekan-tarih-insanlar-ve-miras","title":"Akdeniz; Mekân, Tarih, İnsanlar ve Miras","description":"\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv id=\"\"\u003e\n\u003cdiv id=\"\" data-url=\"\" data-text=\"\" class=\"\"\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv id=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv id=\"\"\u003eBraudel'in makaleleri dışında uzman tarihçiler Roger Arnaldez, Maurice Aymard, Jean Gaudemet, Piergiorgio Solinas ve Georges Duby'nin katkılarını içeren kitap, geçmiş yıllarda \"Mekân ve Tarih\" ile \"İnsanlar ve Miras\" başlıkları altında iki ayrı cilt olarak yayımlanmıştı; bu üçüncü basımda ikisini tek ciltte toplandı.\n\u003cp\u003eİçindekiler:\u003cbr\u003eAkdeniz, Fernand Braudel\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eI\u003cbr\u003eMEKÂN VE TARİH\u003cbr\u003eToprak, Fernand Braudel\u003cbr\u003eDeniz, Fernand Braudel\u003cbr\u003eŞafak, Fernand Braudel\u003cbr\u003eRoma, Filippo Coarelli\u003cbr\u003eTarih, Fernand Braudel\u003cbr\u003eMekânlar, Maurice Aymard\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eII\u003cbr\u003eİNSANLAR VE MİRAS\u003cbr\u003eTek Bir Tanrı, Roger Arnaldez\u003cbr\u003eRoma Mucizesi, Jean Gaudemet\u003cbr\u003eAile, Piergiorgio Solinas\u003cbr\u003eGöçler, Maurice Aymard\u003cbr\u003eVenedik, Fernand Braudel\u003cbr\u003eMiras, Georges Duby\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050681539,"sku":"9789753426251","price":275.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426251.jpg?v=1616018398"},{"product_id":"umut-mekanlari","title":"Umut Mekanları","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eÜtopyacı hareketler uzaktaki adil bir toplum ve daha iyi bir yaşam için mücadele veriyorlar. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eHarvey bu eserinde finansal ve bakanlık bir bakış açısıyla bu hareketlerin başarısızlıklarının altında yatan sebepleri ve ütopyaları ortaya çıkmakta olanın saklandığını sorguluyor - başka bir ifadeyle, tutulann neden ütopik bir şekilde, hayallerin neden gerçekleşmediğini. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eABD'deki Baltimore şehri modeli olarak mevcut ortamda ortamın bir betimlemesini sunarken, \"alternatif yok\" diyenlere karşı ütopyacı hayal güç başvurusunun kaçınılmazlığını vurguluyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eUzamsal ve zamansal ütopyaların artılarını eksilerini değerlendirdikten sonra, \"diyalektik ütopyacılık\" adını taşıyan bugün yeni bir ütopyacı düşüncelerinin genel hatlarını çizen Harvey, daha özgürlükçü ve doğayla barışık yaşamayı mümkün kılacak tasarımlara dikkatimizi çekiyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eKitabın sonunda ise yazarın kendi umut mekânına dair son derece aydınlatıcı, neşeli şahsi bir ütopya bulacaksınız. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eDavid Harvey Türkçede Postmodernliğin Durumu ve Sosyal Adalet ve Şehir kitaplarıyla başlıyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eAraştırmalarının genel merkezi, Marksist kurama yerleşimi, uzamsallığı eklemeyi, ulusal maddeciliğe coğrafyayı dahil etmeyi amaçlayan verimli bir perspektif vardır. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eBu kitapta da öyle. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eOnun konuları tartışılmaya çalışılıyor, incelenmeye değer bir kitap Umut Mekânları.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050747075,"sku":"9789753426596","price":472.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426596.jpg?v=1616018401"},{"product_id":"modern-zamanin-tarihi_349541-html","title":"Modern Zamanın Tarihi","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003e1687 yılının Ocak ayında, Fransız Akademisi'nde, sonradan \"Eskilerle Modernler Kavgası\" diye anılacak büyük bir tartışma koptu. Bu, aslında zaman olgusu ve kavramının algılanışına dair radikal bir dönüşümdü: Tanrılar yavaş yavaş dünyayı terkediyor, insanlar ise tarihi hem yapmaya hem de yeni bir bakışla yazmaya başlıyordu. Levent Yılmaz bize işte Batı tarihindeki bu eşiği, bu kırılmayı küçük, incelikli fırça darbeleriyle resmediyor: Batılı toplumlar Tarih'e ilk adımlarını nasıl attılar? Tarih'e - yani geçmişle araya mesafe koymaya, şimdinin doluluğu duygusuna ve geleceği planlama, düzenleme faaliyetine? Nasıl oldu da Batılı toplumlar, olan biten herşeyin bir alınyazısı, geleceğin aslında geçmişin bir yansıması, tarihin ise tekerrürden ibaret olduğu, gelenek ve atasözlerinin en hakiki mürşit olduğu düşüncesinden kopabildiler? Kısacası Batı nasıl Modern oldu, Batılılaştı?\u003c\/span\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cstrike\u003e\u003c\/strike\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051205827,"sku":"9789753427425","price":263.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427425.jpg?v=1616018408"},{"product_id":"buyuk-amerikan-sehirlerinin-olumu-ve-yasami","title":"Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eGüzel bir sokağın ya da parkın şehirde yaşayanlara nasıl bir yararı vardır? Şehrin sokağında yürüyebilme isteği ile otomobil sürme isteği bağdaşabilir mi? Şehirlerde çeşitliliğin sürmesinin koşulları nelerdir? Yüzyılın belki de en devrimci değişikliklerinin, dünyayı irdelemek için kullandığımız zihinsel yöntemlerde gerçekleştiğini söyleyen Jane Jacobs, şehir planlaması alanında da benzer bir paradigma değişiminin gerekliliğine dikkat çekiyor. Amerikan şehirciliğindeki tarihsel gelişmelerin kusursuz ve sorunsuz olduğunu varsayarak, sorgusuz sualsiz aynı yolu tutanlar için çok değerli derslerle dolu olan bu kitap, açık ve berrak sosyal tercihleri sayesinde bugün de anlamını koruyan bir klasiktir.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051467971,"sku":"9789753427845","price":576.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427845.jpg?v=1616018410"},{"product_id":"asi-sehirler","title":"Asi Şehirler","description":"\u003cp\u003eABD'de 2001'den beri spekülatif bir biçimde şişirilmekte olan gayrimenkul ve ona bağlı finans sektöründe 2008'de iktisadi bir kriz patlak verdi ve kısa sürede tüm Avrupa'yı girdabına aldı. Asi Şehirler, neoliberal iktisat tarafından kurgulanan kriz anlatısı ile krizin kendi üzerlerinden telafi edildiği kitlelerin konumu arasındaki makasın giderek açıldığı bu zaman kesitini tahlil ediyor. Bir ayağı sokakta olan kitap, doğrudan eylem lehine uzun vadeli bir kavramsal analiz de sunuyor. Harvey, 1980'lerin ikinci yarısından bu yana olgunlaştırmakta olduğu kentsel iktisat anlayışını burada özlü bir biçimde ortaya koyarken, bir yandan da kavramsal soru ve çözümlemelerin kentsel toplumsal hareketler açısından ne gibi yeni doğrultulara işaret edebileceğini irdeliyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409052057795,"sku":"9789753429085","price":333.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753429085.jpg?v=1616018422"},{"product_id":"osmanli-istanbule28099undan-bir-kose-tatavla_349194-html","title":"Osmanlı İstanbul’undan Bir Köşe Tatavla","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eTatavla ya da bugünkü adı ile Kurtuluş semti kabaca Kasımpaşa, Yenişehir, Dolapdere, Sinemköy, Feriköy, Cinderesi ve mezarlıklarla çevrili bir istanbul semtidir. 1964 kararnamesi ile Türkiye’de yaşayan Yunan uyruklu Rumların sınırdışı edilmesi ve onlarla akrabalık ve iş ilişkisi içinde bulunan Türk vatandaşı Rumların da Yunanistan’a göçe başlaması 1965’den sonra Kurtuluş’un Rum nüfusunu hızla eritmiştir. Bugün Tatavla’nın kiliseleri, ayazmaları, Rum ilkokulu ve spor kulübü hala bakımlı bir şekilde ayaktadır. Bütün bu hikayeden geriye kalan bir avuç Rum cemaati de eski Tatavla’nın buruk bir anısı olarak Kurtuluş’ta yaşamaya devam etmektedir.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409080500419,"sku":"9789755700687","price":18.52,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755700687.jpg?v=1616018879"},{"product_id":"psomatiae28099dan-samatyae28099ya_349198-html","title":"Psomatia’dan Samatya’ya","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eOrhan Türkerin Sel Yayıncılıkın Tarihe Tanıklık dizisi için hazırladığı İstanbul kitaplarına bu ay bir yenisi eklendi: Psomatiadan Samatyaya yine kentin kadim bir semtinin tarihteki izini sürüyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eÜnlü devlet adamlarının öldürüldüğü Yedikule Zindanlarının yanı sıra pek çok önemli yapıyı bünyesinde barındıran semt, aynı zamanda Rum ve Ermeni Hıristiyan kültürünün Müslüman kültürüyle iç içe geçtiği, değişik geleneklere sahip halkların yan yana yaşabileceğinin önemli bir kanıtı bugün.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eTarihi yapılarından Samatyada yaşayan önemli kişilere, semtin zaman içindeki dönüşümünden 21. yüzyıldaki durumuna uzanan Psomatiadan Samatyaya dünyanın en güzel kentlerinden biri sayılan İstanbulu biraz daha yakından tanımak, onun kozmopolitliğini anlamak için önemli bir kaynak.\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409081155779,"sku":"9789755704609","price":18.52,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755704609.jpg?v=1616018899"},{"product_id":"paris-modernitenin-baskenti","title":"Paris, Modernitenin Başkenti","description":"\u003cp\u003eParis, Modernitenin Başkenti, modern yaşamın ve modernitenin kentler üzerindeki etkilerini Paris örneği üzerinden ele alan kapsamlı bir çalışmadır. David Harvey, şehir tarihini ve modernleşme süreçlerini kültürel ve toplumsal bağlamda analiz ederken Paris'in 19. yüzyıldaki dönüştürülüşünü ve bu dönüşümün günümüz kent yaşantısına yansımalarını inceler. Çalışma, Haussmann'ın Paris'i yeniden yapılandırma sürecini, göç ve banliyöleşme olgularını, kentin ekonomik ve sosyal bölünmelerini, edebiyat ve sanat tanımlarıyla birlikte ortaya koyar. Yazar, Baudelaire, Balzac, Flaubert ve Zola gibi figürlerin anlatımları üzerinden kentin modernite ile kurduğu ilişkileri gösterirken, modern kentlerin dönüşüm dinamiklerini kavramsal olarak tartışır. Bu eser, hem Paris'in tarihsel modernleşme sürecini hem de modern toplumun mekânsal ve toplumsal dönüşümünü anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eKimler için?\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003eModern şehirleşme, kentleşme ve modernleşme süreçleriyle ilgilenen okurlar, sosyoloji ve kültürel teori öğrencileri, kent tarihi ve mimari dönüşümler üzerine çalışan akademisyenler ile Paris tarihine merak duyan herkes için uygundur.\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409081319619,"sku":"9789755705514","price":431.25,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755705514.jpg?v=1616018904"},{"product_id":"selanike28099ten-thessalonikie28099ye_349199-html","title":"Selanik’ten Thessaloniki’ye","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eGünümüzden yüz yıl önce hızlı bir dağılma sürecinin başında olan Osmanlı İmparatorluğu'nun Rumeli topraklarında başkent İstanbul'dan hemen sonra gelen en büyük, canlı ve renkli şehri Selanik'ti.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003e1430 yılında Sultan 2. Murat tarafından Venediklilerden alınarak Osmanlı topraklarına katılan ve 1912'de Sultan Reşat döneminde Yunanistan'a terk edilen Selanik, 2012 yılında Yunanistan'a katılışının 100. yılını kutluyor. Balkanların bu büyük ve tarihi kenti son bir yüzyıldır tüm dünyada eski Yunanca adıyla, Thessaloniki olarak anılıyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eSelanik'in 482 yıllık Osmanlı yönetimi yıllarında oluşmuş olan çok uluslu yapısı, Yunan yönetimine girdikten sonra 30 yıl içinde inanılmaz şekilde değişmiştir. 20. yüzyılda nüfus yapısının neredeyse dörtte üçü tamamen farklılaşmış şehirlerden biridir Selanik. Bugün şehrin Yahudi, Dönme, Türk ve Bulgar kökenli halkından söz etmek, bir avuç Yahudi dışında mümkün değildir. Thessaloniki özellikle 2. Dünya Savaşı'ndan sonra sadece Yunanların yaşadığı bir şehre dönüşmüştür.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eDaha önceki kitaplarında çoğunlukla Rumların yaşadığı İstanbul'un kadim semtlerinin nasıl Türkleştirildiğini araştıran Orhan Türker, bu kez hikâyesini tersten anlatıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409081516227,"sku":"9789755705590","price":18.52,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755705590.jpg?v=1616018905"},{"product_id":"gundelik-hayatin-elestirisi-2","title":"Gündelik Hayatın Eleştirisi 2","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eHenri Lefebvre iktidar ilişkilerinin, meta fetişizminin ve yabancılaşmanın her gün yeniden üretildiği, buna rağmen değişimin ve devrimlerin gerçek temeli olmaya devam eden gündelik hayatın eleştirisine odaklandığı üç ciltlik çalışmasının Giriş niteliğindeki ilk cildinin ardından, Gündelik Hayat Sosyolojisinin Temelleri isimli bu ikinci ciltte, konuyu incelemek için gereken yöntem ve teorik kategorileri ele alıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eİhtiyaçlar ve arzu, düş ve gerçeklik gibi kavramları tartışan Lefebvre, insanların gündelik hayatın sınırlarını ancak devrim anlarında parçalayarak yaşantılarını tarih sahnesine çıkardıklarını, fakat tarihin ve yaşantının denk düştüğü bu momentler dışında gündelik yaşamın kendi içine kapandığını söylüyor. \"Dolayısıyla, gündelik hayatı yaşamın kısa kenarı, mütevazı ve iğrenç öğesi olarak mı tarif edeceğiz?\" diye soran düşünür, daha bütünlüklü bir bakış açısının peşinde, \"parçalı bilimler\", felsefeciler, tarihçiler, döneminin yapısalcıları, kültürcüleri ve siyaset bilimcileri ile de tartışıyor. Yabancılaşma, fetişizm gibi meselelere canlılık kazandırdığı bu çalışmasıyla Lefebvre, yalnızca teorinin merkezine gündelik hayatı koymakla kalmıyor, onun aracılığıyla bu disiplinlerin parçalı kavrayışlarını da eleştiriyor. Radikal politika ve sosyal bilimlerin merkezine mekan ve kent sorununu yerleştirdiği için günümüzde daha fazla dikkat çeken Lefebvre'in kuramı kadar, '68 Hareketinde etkin olan düşünce ve eleştirilerin de izi sürülebiliyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409081647299,"sku":"9789755706283","price":320.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755706283.jpg?v=1616018912"},{"product_id":"pili-adrianupoleos-tan-edirnekapi-ya_349195-html","title":"Pili Adrianupoleos'tan Edirnekapı'ya","description":"\u003cdiv style='margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; vertical-align: top; background: rgb(246, 246, 246); line-height: 1.5em; color: rgb(119, 119, 119); font-family: \"PT Sans\"; outline: none !important;'\u003eOrhan Türker önceki çalışmalarında bizi, bugün bu özelliklerini büyük oranda kaybetmiş ancak 20. yüzyılın ortalarına kadar geleneksel sosyal ve etnik yapısını koruyan, çokuluslu Osmanlı İstanbulu'nun Kurtuluş, Samatya, Adalar, Galata gibi Rum ağırlıklı semtlerine götürmüş, yakın geçmişte yaşanan köklü değişimleri gözler önüne sermişti. Sıra, yine unutulmuş bir başka Bizans semti olan Edirnekapı bölgesine geldi. \u003c\/div\u003e\u003cdiv style='margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; vertical-align: top; background: rgb(246, 246, 246); line-height: 1.5em; color: rgb(119, 119, 119); font-family: \"PT Sans\"; outline: none !important;'\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\u003cdiv style='margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; vertical-align: top; background: rgb(246, 246, 246); line-height: 1.5em; color: rgb(119, 119, 119); font-family: \"PT Sans\"; outline: none !important;'\u003eRum varlığı Fetih'ten sonraki ilk yüzyıldan sonra hiçbir zaman Türk nüfusu aşan bir üstünlük göstermese de Edirnekapı, 20. yüzyılın ortalarına kadar Türklerle Rumların ya da Müslümanlarla Hıristiyanların yan yana yaşadığı bir bölge olmuştur. Ne yazık ki sonunda, diğer kadim Rum semtleriyle aynı kaderi paylaşmış, 1960'lardan sonra Rum nüfus eriyip yok olmuştur.\u003c\/div\u003e\u003cdiv style='margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; vertical-align: top; background: rgb(246, 246, 246); line-height: 1.5em; color: rgb(119, 119, 119); font-family: \"PT Sans\"; outline: none !important;'\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\u003cdiv style='margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; vertical-align: top; background: rgb(246, 246, 246); line-height: 1.5em; color: rgb(119, 119, 119); font-family: \"PT Sans\"; outline: none !important;'\u003eOsmanlı İstanbulu'nun gözlerden ırak bu semti günümüzde, sınırları içerisinde barındırdığı Bizans ve Osmanlı mimari yapılarıyla giderek bir cazibe merkezi haline gelmektedir.\u003c\/div\u003e\u003cdiv style='margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; vertical-align: top; background: rgb(246, 246, 246); line-height: 1.5em; color: rgb(119, 119, 119); font-family: \"PT Sans\"; outline: none !important;'\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\u003cdiv style='margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; vertical-align: top; background: rgb(246, 246, 246); line-height: 1.5em; color: rgb(119, 119, 119); font-family: \"PT Sans\"; outline: none !important;'\u003e\n\u003cspan style=\"margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; vertical-align: baseline; background: transparent; font-weight: bold; line-height: 1.5em; font-style: italic; outline: none !important;\"\u003ePili Adrianupoleos'tan Edirnekapı'ya\u003c\/span\u003e unutulmuş bir Bizans semtinin hikâyesini anlatıyor. \u003c\/div\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409081811139,"sku":"9789755706566","price":40.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755706566.jpg?v=1616018918"},{"product_id":"kentsel-heterotopya","title":"Kentsel Heterotopya","description":"\u003cp\u003eStavros Stavrides'ten gündelik yaşamımızı çepeçevre saran kent deneyimini ve mücadelesini yeniden düşünmek için ufuk açıcı bir çalışma: Kentsel Heterotopya.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eMetropolün yapılanışındaki güncel etkenlerden istisna durumlarına, Walter Benjamin'in flanöründen çeşitli kent metaforlarına, ötekiyle kurulan ilişkilerdeki teatrallikten Foucault'nun iktidar çözümlemelerinin mekânsal boyutlarına uzanan Stavrides, yalnızca teorik incelemelerle de yetinmiyor. Kentte başka mekânsal imkânların boy verdiği heterotopya deneyimleri bağlamında Zapatistalar ve Atina'daki Aralık ayaklanması gibi güncel politik konulara dair de müdahalelerde bulunuyor. Kitabın Türkçe edisyonu için kaleme aldığı sonsözde Stavrides'in Gezi Parkı direnişi bağlamında sorduğu soru üzerinde düşünmenin, günümüzdeki boğucu kapitalist kent deneyiminin alternatiflerini tahayyül etmek açısından önemli olduğunu düşünüyoruz:\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"Acaba eşikler kenti, geleceği kolektif olarak yaratma sürecindeki farklı ama açık kimlikler arasında yürütülen müzakerelere dayalı bir özgürleşme projesinin mekânsal karşılığı haline gelebilir mi?\"\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409082532035,"sku":"9789755708157","price":315.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755708157.jpg?v=1616018930"},{"product_id":"postmodern-cografyalar","title":"Postmodern Coğrafyalar: Eleştirel Toplumsal Teoride Mekanın Yeniden İleri Sürülmesi","description":"\u003cp\u003eToplumsal bilimlerde “mekân” uzun süre tarihselciliğin gölgesinde kaldı. Düşünürler hep tarihsel olana, süreçlere odaklanıp mekânı yapay, ampirik düşünceye ve diyalektiğe aykırı görürken coğrafyacılar da kendi disiplinlerine saplanıp kaldılar. Postmodern Coğrafyalar’da Edward W. Soja, mekânın eleştirel teoride yeniden boy gösterme sürecini ele alarak, bu süreçteki tartışmaları gözler önüne seriyor. Foucault ve Lefebvre’den Giddens ve Castells’e dek yirminci yüzyılın pek çok düşünürünün coğrafya ve kent planlamasına bakışını inceleyen Soja, postmodern dönemin coğrafi veçhesine odaklanarak tarihi mutlaklaştırıp coğrafyayı geri plana iten yaklaşımların kapsamlı bir eleştirisini yapıyor ve eleştirel toplumsal teoriyi mekânı içerecek bir kapasiteyle donatıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eCoğrafya disiplininin sınırlarını aşan bu çalışmasında Soja, Marksist coğrafyacıların mekân konusundaki eksiklerini irdelemenin yanı sıra toplumsal mekâna odaklanan kendi diyalektik düşüncesinin de temellerini atıyor. Mekânın zamanla ilişkisinin kentsel teoriyi ne açılardan derinleştirebileceği ve kent mücadelesinde ne tür perspektifler sunabileceği üzerine düşünenler için.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409083187395,"sku":"9789755708737","price":397.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755708737.jpg?v=1616018935"},{"product_id":"dunyanin-halleri_347659-html","title":"Dünyanın Halleri","description":"\u003cp\u003eDünyanın Halleri, küresel çevresel yıkımdan postmodernizm çağına, kent ve doğa arasındaki ilişkiden finans piyasalarının krizine, emperyalizmin yeni mekanizmalarından toplumsal dönüşüme pek çok konuda ufuk açıcı perspektifler sunuyor. Paris barikatlarından Baltimore gettolarına ve Oxford grevcilerine, safını kapitalizme ve eşitsizliğe direnenlerin yanında belirleyen Harvey’nin satırlarından, Marksist yöntemle coğrafi kavrayışın eşsiz bir sentezi yansıyor. \u003cbr\u003e\u003cbr\u003eÇağımızın en önemli Marksist düşünürlerinden David Harvey’nin elli yıla yayılan entelektüel yolculuğunun bir dökümü niteliğindeki Dünyanın Halleri’nde siyaset, kültür, iktisat ve sosyal adalet gibi konularda kaleme aldığı en etkili makaleleri bir araya getiriliyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409083678915,"sku":"9789755709604","price":320.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755709604.jpg?v=1616018939"},{"product_id":"ankaranin-kamusal-yuzleri","title":"Ankara’nın Kamusal Yüzleri","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eAnkara’nın, \"başkent\" kimliğini ve ondan öte Cumhuriyet’i, ulus-devleti simgeleyen üç meydanı: Kızılay-Ulus-Sıhhiye... 1950’lere dek, Cumhuriyet’in kamusal mekanları idi bu meydanlar... Sonra, gitgide, bir yandan trafik kavşağına dönüştürülerek depolitize edildiler, bir yandan da \"öngörülmemiş\", ya da \"istenmeyen\" bir çoğulculuğa alan açtılar. Ve Ankara’nın, kalabalıklara evsahipliği yapan bir başka kamusal mekanı: Yüksel caddesi yaya bölgesi... Kentsel gündelik hayatın asli bir unsuru olan, kamusal bir mekanda \"yürüme\" deneyimi için mecralar açan, bu \"faaliyete\" biçim veren bir alan... Kızılay, Ulus, Sıhhiye meydanlarını ve Yüksel yaya bölgesini \"okuyarak\", kentin, kamusal alanın, politikanın anlamlarını çözümleyen yazılar yer alıyor elinizdeki kitapta. Ankara’nın ve genel olarak kentin çoğul kamusal kimlikleri üzerine, kentsel kimlik ve \"kamusal bilinç\" arasındaki gerilim üzerine kuramsal bir temele yaslanan yazılar... \"Başkent’te gün be gün \"katedilen\" mekanların tarihi, değişimi, bugünü ve muhtelif çehrelerine ilişkin tasvirler sunan bir Ankara kitabı... Aynı zamanda, politik ve kuramsal bir inceleme: mekanın politikasına dair...\u003c\/span\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39779253354691,"sku":"9789750500824","price":102.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000125313-1.jpg?v=1621020991"},{"product_id":"hong-kong-i-stanbul-sehri-sahsilestirmek","title":"Hong Kong - İstanbul: Şehri Şahsileştirmek","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBasit bir önkabulden yola çıkıyorum: Bir şehri görebilmek için başka bir şehre ihtiyaç var. İnsan bir şehre yaşamak üzere gittiyse, o şehrin gündelik hayat pratiğini öğrenmek zorunda. Şehre dikkatle, merakla, ısrarla bakmak demek bu. Ve insan yabancı bir şehre dikkatle bakarken, karşısında bir diğer şehrin silueti belirir daima. Kişinin kendi şehridir bu. Bazen içinde doğduğu, büyüdüğü, bazen bir süre yaşadığı, güçlü duygular beslediği, bir imge olarak zihninde yer etmiş, bir çeşit aidiyet hissiyle bağlı olduğu şehir. İnsan “kendi” şehrini sanki ilk kez şimdi gerçekten anlamaya başlıyormuş hissine kapılır. Aşina ve yakın olan, mesafe alındığında ve farklı olanın merceğinden bakınca yeni bir anlam kazanır.\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitap, Hong Kong ile İstanbul’un geçtiğimiz otuz yıldaki küresel süreçlere eklemlenme çabalarını yan yana koyma denemesi belki. Ağırlık Hong Kong’a veriliyor; bir anlamda okurun İstanbul’a son otuz yılda benzer küreselleşme süreçlerinden geçmiş Asya’nın diğer ucundaki bir liman kentinin, Hong Kong’un merceğinden bakması mümkün kılınmaya çalışılıyor. İki kent arasındaki benzerlikler kadar farklılıkların da İstanbul’u değerlendirirken yeni bir perspektif sunabileceğini ümit ediyorum.\u003c\/span\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40458124591299,"sku":"9786053161455","price":190.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51lRNA9GygL.jpg?v=1629286724"},{"product_id":"i-syankar-sehir","title":"İsyankar Şehir","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eVesikalı Şehir (2007) ve Şehrin İtirazı (2015) kitaplarının ardından, onlarla tematik süreklilik içinde yazılmış olan İsyankâr Şehir’in temel soruları şunlar: Zamanın ruhu ile dişil özneliğin ilişkisini nasıl anlayabiliriz? Kadınların kendi hikâyelerinin kahramanı olmaları, üzerlerindeki tüm baskıya rağmen “şehre çıkmaları”, Gezi direnişi sonrasında yapılan bazı filmlere nasıl yansıdı, neyi değiştirdi? Ya da şehre çıkmak çözüm olmadığında, kadınlar şehrin içinde, hanelerde sıkışıp kaldıklarında durumlarını nasıl sorguluyorlar? Kadınların mahrem-isyanıyla erkeklik krizini nasıl bir arada düşünebiliriz? Feride Çiçekoğlu kitabı için şunu söylüyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Önceki iki kitap gibi İsyankâr Şehir de filmlere dışarıdan bakan metinlerle, İstanbul mekânlarına dair benim kendi hikâyelerimi iç içe örerek ilerliyor... Bir filmin senaryosunu yazarken mekânı ve zamanı, ya da çekim esnasında kameranın yerini değiştirince değişen bakış açısını hatırlatıyor bu bana. Aynı karakterlerin farklı yüzleri, yan yana ama birbirine değmeden akıp giden hayatlardan geriye kalan bambaşka hikâyeler. Sonunda kendime de bu üçlemeyi bitirebilecek başka bir gözle bakabildiğim bir ömürlük yolculuk.”\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40458175840451,"sku":"9786053161561","price":222.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/41ljGvJvILL.jpg?v=1629287528"},{"product_id":"vesikali-sehir","title":"Vesikalı Şehir","description":"\u003cp\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eSinemada şehir nasıl temsil ediliyor? İstanbul, \"taşı toprağı altın\" iken, nasıl oluyor da \"orospu İstanbul\" haline geliyor? Sinemadaki şehir imgeleri, şehrin kolektif bilinçaltı hakkında bize ne söyleyebilir? Feride Çiçekoğlu, kült bir İstanbul filmi olan Vesikalı Yarim'in verdiği esinle yazdığı kitabında, şehrin suretleri ile, \"kadın\"ın ikiye bölünmüş kimliği arasındaki çakışmanın filmden filme nasıl sıklıkla tekrarlandığına dikkat çekiyor. Kadının ev içinde anne, eş ve şefkat hatırlatan kimliği ile sokaklarda dolaşan kadının fahişeliği, baştan çıkarıcılığı, hazzı hatırlatan kimliği arasındaki bölünme, İstanbul'un sinemadaki imgesini ele veriyor. Üstelik bu İstanbul'a özgü değil. Dünya sinemasının birçok klasiğinde, erkeğin gözünde ikiye bölünüp fetiş haline gelmiş kadın cinselliğinin şehre yansıtıldığını görebiliyoruz.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40458224369859,"sku":"9789753426060","price":216.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51Hv6eniDpL.jpg?v=1629288031"},{"product_id":"dindarlik-ve-kentsel-mekanin-yeniden-uretimi","title":"Dindarlık ve Kentsel Mekanın Yeniden Üretimi","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eKentleşme ve radikal dincilik arasındaki ilişki oldukça karmaşıktır. Bu kitap, farklı dini radikallik biçimlerine ait dinamiklerin kentte nasıl üretildiğini, nasıl temsil ve tecrübe edildiğini araştırmaktadır. Kitap, iki önemli olgu arasında ilişki kurmaya çalışmaktadır. Dünya nüfusunun büyük kısmının kırsal hayattan kentsel hayata olan tarihi geçişi ve dinin dünyanın birçok yerinde modern yaşamı şekillendiren temel bir güç olarak yeniden canlanması. Kitaba katkıda bulunanlar, belirli coğrafi bölgelere odaklı ulus ötesi sorgulama yaparak, radikal gruplar, hareketler ve örgütler tarafından yaratılan entelektüel ve pratik sorunları araştırmaktadırlar. Yazarlar, Hıristiyanlık, Hinduizm, İslam ve Museviliğe ait aşırı dinci pratiklerin, küresel kent mekânının yeniden üretimine nasıl katkıda bulunduğuna odaklanmaktadırlar. Çalışmaları, dini tutuculuğun veya doktrinlerin, kentsel terörün ve şiddetin temel sebebi olarak görülmesinin çok tehlikeli bir indirgeme olduğunu göstermektedir. Bunun yerine, bu tür olguların modernitenin mücadelelerinin açık birer dışavurumu olarak anlaşılması gerektiğini savunmaktadırlar.\u003c\/span\u003e","brand":"Litera Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":41027704750275,"sku":"9786059925495","price":140.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51mcohIolAL.jpg?v=1635240292"},{"product_id":"istanbul-rum-cemaatinin-osmanli-mimarisindeki-temsiliyeti","title":"İstanbul Rum Cemaatinin Osmanlı Mimarisindeki Temsiliyeti","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGayrımüslimlere sunulan Osmanlı düzeninin, insanoğlunun yarattığı tüm düzenlerin özleri gereği, sınırlı olduğunun kabullenilmesi; koşullar ve durumlar düzene karşı koyduğu zaman, düzenin etkilenmesini ve bozulmasını da kabullenmeyi gerektirir. Sözkonusu düzen içindeki kural dışı durumlar ve belirsizlikler, bir cemaatin varlığını onaylar. Cemaat bireylerinin kuralları her aşma çabası, Osmanlı toplum yapısını kavrayışımızı güçlendirir. Diğer bir deyişle, kural dışı yapılan her hareket ve farklılaşma Osmanlı'nın koyduğu kuralı doğrular. Kusursuz ve kurallara uyan bir cemaat yapısının toplumda algılanmasını sağlayan yetkin hiçbir yönü de bulunmaz. Cemaati anlamlandırmayı destekleyen şey toplumdaki farklılığı veya karşıtlığıdır. Farklılıklar ve karşıtlıklar Osmanlı topluluğuna canlılık ve kültür zenginliği getiren önemli unsurlardır. Diğer taraftan, Osmanlı toplum bütünü ile cemaat parçasının apaçık görünümünü ortadan kaldıran gündelik yaşam içindeki canlılık ve karışıklık; siyah ve beyazın grileşmesini sağlamaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu çalışma, Osmanlı devlet yapısı içindeki Rum cemaatin temsiliyetini belirleyen önemli unsurlardan mimarlığı, gündelik hayat içindeki diğer temsiliyet fragmanları ve özneler ile ilişkilendirerek, cemaatin varlığını anlamlandırmayı hedeflemiştir.\u003c\/p\u003e","brand":"Doğu Kitabevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42114004582643,"sku":"9786055296049","price":91.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000413958-1.jpg?v=1637927518"},{"product_id":"proust-yasaminizi-nasil-degistirebilir","title":"Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eZevkle okunan özgün bir yapıt... Bir eleştiri, bir biyografi, bir edebiyat tarihi çalışması ve Proust’un başyapıtı üzerine bir kılavu kitap olmasının yanısıra, okuyucular için bir el kitabı, hem de sözcüğün tam anlamıyla.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eThe New York Times\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBir milyon ikiyüz elli bin sözcükten Kayıp Zamanın İzinde adlı yapıtı kaleme alırken Proust’un aklında ne olduğunu merak edenlere, Alain de Botton bu sorunun yanıtını veriyor. Çağdaş bir biçemle kaleme alınmış, bilgilendirici ve okuyucuyu neşelendiren bir kitabıyla Alain de Botton, Proust’un yaşamının ve yapıtlarının derinliklerine dalıyor, Proust’un kitaplarını, mektuplarını, konuşmalarını damıtarak gerçekten yararlı bir elkitabı çıkarıyor ortaya. Alain de Botton’un bu küçük kitabı o kadar hoş, o kadar keyifli, o kadar kavrayışlı ki, kitabın kendisi bile yaşamınızı değiştirebilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAllan Massie, Daily Telegraph\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eOkumanın ne işe yaradığını öğrenmenize yarıdmcı olan, zekice yazılmış, mükemmel bir kitap.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDoris Lessing\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBirçok kurgusal kitaptan daha fazla ilgileniyor insanla, daha çok düş gücü içeriyor... de Botton, Proust’un yaşamından bizim için dersler çıkarırken, onun yapıtlarını bizim yerimize bir kere daha okuyor, o kocaman, kutsal gölü, damıttığı tatlı, berrak suyla dolduruyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eJohn Updike, New Yorker\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42193632264435,"sku":"9789755700960","price":168.75,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000065918-1.jpg?v=1639647795"},{"product_id":"galata-ve-pera","title":"19. Yüzyılın İkinci Yarısında Galata ve Pera","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf. Dr. Nur Akın’ın 19. Yüzyılın İkinci Yarısında Galata ve Pera adlı çalışması biçim ve içerik açısından yenilenerek Üçünü basımını yaptı. Nur Akın, bölgenin sosyal yaşam içindeki konumunu birincil kaynaklara ulaşarak, dönemin Fransızca yayımlanan gazetelerini tarayıp ilgili tarih enstitülerinde yaptığı araştırmalarla hazırladı. Tarihsel kent dokusu içinde İstanbul’u simgeleyen en önemli bölge olan Galata ve Pera’ nın 19. yüzyıl içinde yaşadığı değişim süreci çizim, fotoğraf ve belgelerle saptanıyor. Bölgenin ticaret ve eğlence yaşamı; konutlar, oteller ve pasajlar; sanat merkezleriyle gazinolar sosyal yaşam içinde ele alınıyor.\u003c\/span\u003e","brand":"Literatür Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42197936963827,"sku":"9789758431816","price":412.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0000480_19-yuzyilin-ikinci-yarisinda-galata-ve-pera-3-basim_600.jpg?v=1772198951"},{"product_id":"kadindan-ressam-olmaz","title":"Kadından Ressam Olmaz","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eErkekler eserlerini imzaladıklarında eserlerinin değeri artarken kadınlar imzaladıklarında değeri düşer. Cinsiyet ve değere ilişkin bu çığır açıcı çalışmasıyla Helen Gørrill, sanat dünyasında bu tür eşitsizliğin son derece yaygın olduğunu ileri sürüyor. Yeni, istatistiksel bir yöntem kullanarak Gørrill, erkeklerin ve kadınların resimleri arasında pek az estetik fark olduğunu fakat erkeklerin eserlerinin kadınlarınkinden yüzde 80 oranında daha değerli bulunduğunu gösteren bir veritabanı oluşturmuştur. Yazar, müzelerin kadın sanatçılardan numuneci bir tavırla eser satın almak suretiyle onların piyasa değerini düşürerek bu kısır döngüye suç ortağı olduklarını ispatlamaktadır. Bu kışkırtıcı kitap öğrenciler, eğitimciler, araştırmacılar ve bizzat sanatçılar için zaruri olup bugüne dek kadınların sanat dünyasındaki rollerini belirlemiş yöntemlere meydan okumaktadır. Ayrıca kadın olmanın sosyal, sembolik, kültürel ya da ekonomik, sanatsal takasın her aşamasını etkilediğine ilişkin çarpıcı kanıtlar sunan değerli bir kaynaktır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBulaşıcı bir şevkle yazılan Kadından Ressam Olmaz, şovenizmini “kalite” kisvesi ardına gizlemeye çalışan bütün akademisyenlerin, sanatçıların, küratörlerin, koleksiyoncuların ve kurumların yüzünde patlayan bir tokattır. İnkâr edilemeyecek gerçeklerle ve sayılarla dolu kitap, okuyucuların sanat alanındaki değerlerin kadınları, farklı ırka mensup sanatçıları ve çok dar, Avrupa merkezli bir kanonun sınırlarını aşan eserleri dışlayacak şekilde inşa edilme biçimlerini incelemesinde ısrarcıdır. Gørrill’in bu tartışmalı çalışmasının kimilerini kızdırması mümkündür, çok daha fazla insanı uzun vadede değişimi getirmek üzere güçlendirmesi ise çok daha muhtemeldir. \u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eMarsha Meskımmon, Loughborough Üniversitesi, Bk\u003c\/p\u003e","brand":"Hayalperest Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42219390697715,"sku":"9786059452830","price":245.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001954113001-1.jpg?v=1640165360"},{"product_id":"kultur-denen-sey","title":"Kültür Denen Şey","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKültür denen şey, sabit bir öz mü, yoksa ele geçiremediğimiz, sürekli değişen dinamik bir canlılık mı?\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKuruluşunda Batı-dışı insan topluluklarına odaklanan antropoloji disiplini, son otuz-kırk yılda kendi tarihiyle hesaplaşabilen, başlangıç varsayımlarını yıkabilen ve günümüzün karmaşık sorunlarıyla farklı biçimlerde ilişki kurabilen bir araştırma alanı olduğunu kanıtladı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKültür Denen Şey, antropolojinin bu zenginliğinin ve derinleşmesinin bir yansıması. Hem dünyada hem Türkiye’de yapılan araştırmalar ışığında antropolojinin araştırma gündemlerinin bir haritasını veriyor elimize. Bu harita sayesinde devlet, bürokrasi, tarım, köylülük, ekonomi, kent, çalışma, cinsiyet, din, etnisite, spor, dil, medya, hukuk, göç, cinsellik, çevre ve duygulanım gibi çok geniş bir alanda insana ve kültüre bakışımızın yakın zamanlarda nasıl büyük bir değişime uğradığını görebiliyoruz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSon yıllarda hem Türkiye üzerine çalışan sosyal bilimciler arasında hem okurlar arasında antropolojinin tartışmalarına, yöntem ve bulgularına artan bir ilgi var. Kitapta yer alan makaleler, kendi konularında bir düşünce tarihi sunarken, bu panoramanın önünde şekillenebilecek yeni sorulara ve tartışmalara ilham vermeyi amaçlıyorlar.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42246067716339,"sku":"9786053161301","price":392.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001759850001-1.jpg?v=1640771230"},{"product_id":"kotulugun-siradanligi","title":"Kötülüğün Sıradanlığı","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYahudi soykırımı nasıl oldu? Neden oldu? Neden Yahudiler? Neden Almanlar? Diğer devletlerin rolü neydi? Müttefikler bundan ne ölçüde sorumluydu? Yahudi liderler kendi insanlarının sonunu hazırlayanlarla işbirliği yapmaya nasıl yanaşmışlardı? Yahudiler neden kendi ayaklarıyla ölüme gitmişlerdi? Ülkemizde özellikle totalitarizm üzerine çalışmalarıyla tanınan ünlü Alman filozof ve siyaset bilimci Hannah Arendt bu sorular doğrultusunda, Nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudinin toplama kamplarına, ölüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Karl Adolf Eichmann'ın Kudüs'teki yargı sürecini ele alıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYahudi soykırımının mimarı olarak sunulan Adolf Eichmann'ın sadist bir canavardan ziyade, normal, hatta korkutucu derecede normal bir insan olduğuna dikkat çeken Arendt, özellikle düşünme ve muhakeme yetisinin kaybolmasıyla birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını vurguluyor. Eichmann duruşmasından yola çıkarak, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birini ve bu dönemde yaşanan toptan ahlaki çöküşü gözler önüne seriyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42252585730291,"sku":"9789753427326","price":300.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000319053-1.jpg?v=1640946148"},{"product_id":"insa-etme-kulturu-insaat-kuruluslarinda-ve-santiyelerde-insan-davranislari","title":"İnşa Etme Kültürü – İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e YEM Yayın’ın, Vedat Özkan tarafından kaleme alınan yeni kitabı “İnşa Etme Kültürü - İnşaat Kuruluşlarında ve Şantiyelerde İnsan Davranışları” yayımlandı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYEM Yayın’ın Firuzan Baytop ve Turhan Uyaroğlu tarafından hazırlanan “İnşaat Uygulamaları Dizisi” kitaplarının tamamlayıcısı olma niteliği taşıyan “İnşa Etme Kültürü” dizinin diğer kitaplarında yapım ve inşa etme üzerinden anlatılan süreci “insan odaklı” bir anlatımla destekliyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eVedat Özkan, alanında ilk olma özelliği taşıyan “İnşa Etme Kültürü”nü hazırlama amacını ve kitabın içeriğini şöyle özetliyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e “Hiçbir iş koluna benzemeyen şantiyelerin; hangi davranışları, nasıl ve neden sergilediğini anlamaya çalışmak ve bu süreçte öğrendiklerimi paylaşmak istedim. Çünkü inşaat kuruluşları ve şantiyeler; özellikle inşaat mühendisliği, mimarlık, iç mimarlık, Peyzaj mimarlığı vb. bölümlerin öğrencilerinin birçoğunun mezun olduktan sonra uğrak yeri veya çalışma alanını oluşturacaktır. Bu nedenle, ‘insan-kültür-algı’ bağlamında ortaya çıkan etkilerin ve sonuçların daha kolay anlaşılması açısından bu kitap onlar için bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır. Çünkü buradaki birçok konu, ‘sadece şantiyelerde görülebilen, kendisine has’ durumları barındırmaktadır. Kurum, kuruluş ve kitleler tarafından yapıların yapım süreçlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak ‘davranışsal’ veriler de içeren kitap, inşaat kuruluşlarında ve şantiyelerde çalışan yöneticilerin insan duygu ve düşüncelerine yönelik uyguladıkları yöntem ve yaklaşımları tekrar gözden geçirmelerini sağlayacak deneyimlenmiş bilgiler de içermektedir. Öte yandan, sosyoloji ve kitle davranışları üzerine çalışanlar için de önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir...”\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Kitapta incelenen ve aktarılan konulardan bazıları şöyle sıralanıyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Şantiyelerde bekleme eylemi nasıl algılanır?\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cul data-mce-fragment=\"1\"\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eŞantiyelerde anlamın egemenliği nasıl olmalıdır?\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eİnsan kaynaklarının bir şantiyeye yansımaları ne yönde olur?\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eHayali deneyim ve hayali kişilik hangi sonuçları doğurur?\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eİnşaat kuruluşlarının siyaset, hukuk ve bürokrasisi nasıl olmalıdır?\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eSaldırgan yapılar ortaya çıkabilir mi?\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eYabancı dile yüklenen sermaye değeri şantiyelerin hangi durumlarına etki eder?\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eDünya genelinde tekelleşmiş inşaat kuruluşları neden bulunmaz?\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Şantiyelerde ruhsal gerilimden kaçış yok” derken ne anlatılmak istendi?\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eİnşaatın geleceği ve boyutları nerelere uzanıyor?\u003c\/li\u003e\r\n\u003c\/ul\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e “Şu anda şantiyelerde çalışan mavi ve beyaz yakalı kişilerin çoğunluğunu erkek nüfus oluşturmaktadır. Günümüzde doğan her çocuğun, zamanı geldiğinde üniversite mezunu olacağının beklendiği bir dönemde yaşamaktayız.Şantiyelerde ‘işçi’ olarak nitelendirdiğimiz emek çalışanlarının üniversite mezunu kişilerce yer değiştirmesi her ne kadar yakın bir geleceği işaret etse de nasıl biçimlenir bilinmez. Ancak eğitimdeki hayal kırıklıkları, aşırı oyun oynamak, obez olmak, ilaçlara ve uyuşturuculara fazla bağlı olmak gibi semptomlar günümüzde erkekleri sabote etmektedir.Bilindiği üzere şantiyeler son derece hareketli ve stresli çalışma ortamlarıdır. ‘Stresli durumlarda birçoğumuz benlik algımızı korumak için olan bitene dair anlayışımızı yeniden düzenleriz.’Şantiyelerde çalıştırılan baskın erkek nüfusun teknoloji ile sabote edilmesi ve anlayışların yeniden düzenlenmesi, şantiyelerde çalıştırılacak nitelikli erkek nüfusunu hızla azalttığı gözlemlenmiştir. Bu nedenlerden dolayı teknolojik alet ve araçlar şantiyelerde çalıştırılacak kişileri belirli bir dengede tutabilecektir. Bu dengenin en önemli kırılma noktası, teknolojik alet ve araçları kullanan şantiyelerin insan unsuruna olan bakış açısı etkili olacaktır...”\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48398908129523,"sku":"9786257008495","price":200.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/YEM_INSA_ETME_KULTURU_ON_KAPAK.jpg?v=1641988838"},{"product_id":"asiri-metalasma-caginda-konutu-savunmak","title":"Aşırı Metalaşma Çağında Konutu Savunmak","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eGünümüzde dünyanın bütün büyük kentlerinde konut krizi yaşanıyor. Buraya nasıl gelindi ve bu konuda neler yapabiliriz?\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eKonut herkesin ihtiyacı ve hakkıdır. Fakat bugün, yuvamız olan konutlar birer metaya dönüştürülmektedir ve bu durum, kentlerdeki eşitsizliği daha da ağırlaştırmaktadır. Gayrimenkul kârları, toplumsal ihtiyaç olarak konuttan daha önemli hale gelmiştir. Yoksullar daha kötü konutlar için daha fazla ödemek zorunda kalmakta, mahalle toplulukları kentsel yenileme yoluyla seçkinleştirmenin ve yerinden edilmenin şiddetine maruz kalmaktadırlar.\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eİnsana yaraşır konut sahibi olmak ya da böyle bir konutta yaşamak, bugün ancak ekonomik gücü buna yetenlerin erişebileceği bir toplumsal ayrıcalığa dönüşmüştür Konutu Savunmak önde gelen kent planlamacılarından Peter Marcuse ile sosyolog David Madden’in konut krizini mercek altına aldıkları kapsamlı bir çalışmadır. Marcuse ve Madden, konut krizinin nedenlerini ve sonuçlarını inceleyip ilerici alternatiflere olan ihtiyacı ayrıntılarıyla ortaya koyuyorlar. Konut krizinin palyatif politika değişiklikleriyle çözülemeyeceğini ileri sürüyorlar. Konut krizinin derin siyasi ve ekonomik kökenleri vardır. Bu yüzden de çözüm, krize verilecek radikal bir karşılığı gerekli kılmaktadır.\u003c\/span\u003e","brand":"İdealKent Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42416770351347,"sku":"9786057041999","price":64.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001949633001-1.jpg?v=1644403862"},{"product_id":"sehir-mekan-meydan","title":"Şehir Mekan Meydan","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMedeniyetlerin kendi yaşam biçimleri ile uygarlık seviyelerini yansıtan en karmaşık ve kapsamlı yapı olan şehrin mekânlarını, sosyal, kültürel arka planlar olmadan anlayıp algılayabilmek mümkün değildir. “Mekânın doğasını” anlama çabası olarak adlandırabilecek çalışmalar sayesinde mekânla insan, mekânla toplum, mekânla mekân ve mekânla kentin ruhu arasındaki ilişkiler bütünü kavranabilmiş olunacaktır. Kaldı ki mekânla toplumun ve insanın ilişkisi, bu ikisi üzerinden mekânla mekânın ilişkisi anlamına gelmektedir. İnsanın ve toplumun mekânla ilişkisi ise mekân üzerinden kendileriyle ilişkilerini ifade etmektedir. Bu yönüyle “şehircilik sosyal bir faaliyettir.” “Bir nesne olduğu kadar, bir özne de olan kentin organik ve sembolik yapısı bir cetvel ve bir pergelle anlaşılamaz. Bir bilim olarak şehircilik ‘kentin şiiri ve metafiziğini’ anlayamaz, ayrıca anlamak da istemez.” Söz konusu metafiziği anlamak için ihtiyaç duyulan şey, teknikten daha çok mekânın felsefesi ve teknik donanımlardan daha çok amaçların belirlenerek mekâna dair yapım programının oluşturulmasıdır. Hatta varlığını uzun süre devam ettiren bir kentsel mekân, hızla değişen mimari tarzlara rağmen biçimsel olarak değişmiyorsa burada mimariden daha fazla sosyal ve kültürel yapıdan bahsetmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Böyle durumlarda mekân veya yapı güncel işlevlerinden ziyade meydana geldiği zaman sürecine göre değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.\u003c\/span\u003e","brand":"Kaknüs Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42633894166771,"sku":"9789752564244","price":198.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000605629-1.jpg?v=1649231946"},{"product_id":"bir-ruetim-mekani-olarak-beyoglu-duserse","title":"Bir Üretim Mekanı Olarak: Beyoğlu Düşerse","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYüzyıllardır zamanın ötesinde ve alternatif bir kültürel canlılığın temsili olan Beyoğlu, modernleşme tarihi boyunca muktedirler tarafından geleneğin karşısına konumlandırılmıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSanat ve edebiyat camiasının uğrak mekânlarına odaklanmayı ve buralardaki ilişkiler üzerinden \"kaybettiklerimiz\"i saptamayı bu bağlamda hedefleyen Burcu Pelvanoğlu, karşılaştırmalı bir Beyoğlu kroniği kaleme alıyor. Modernizm paradigması çerçevesinde \"Tanzimat'tan 6-7 Eylül'e\" ve \"6-7 Eylül'den Günümüze\" olmak üzere iki ana başlığa ayırdığı Beyoğlu'nun aldığı üçüncü kültürel virajı da gözden kaçırmadan; sermayenin eldeğişimi çerçevesinde 2010'lar itibarıyla bütünüyle çehre değiştiren yeni Türkiye-yeni Beyoğlu'na dair gözlemlerine de yer veriyor. Kaçınılmaz olarak bir düşman yaratmaktan beslenen fakat nihayetinde başka bir forma bürünen eklektik milliyetçi düşüncenin gelişiminden, yerellik-evrensellik tartışmalarından, sermaye ve kâr odaklarının rantabilite hesaplarından nasibini alan kültür-sanat merkezi Beyoğlu'nun aldığı her göç dalgasıyla yeniden şekillenen demografik yapısının kırılganlığını, modernlik karşıtı kurucu nostaljinin tuzaklarına düşmeksizin vurguluyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTaksim Bahçesi'nden Gardenbar'a, Narmanlı Han'dan Lebon'a, Cumhuriyet Meyhanesi'nden Mısır Apartmanı'na, Maya Sanat Galerisi'nden AKM'ye ve nihayet Sefahathane'den Kemancı'ya, sayısız mekânın, anının ve tanıklığın ışığında bir kentsel hafıza temrini..\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42634330079475,"sku":"9786257370677","price":300.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001968733001-1.jpg?v=1649243745"},{"product_id":"kus-evleri-bird-houses","title":"Kuş Evleri \/ Bird-Houses","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİnsanın cümle yaratılmışla\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003edengede,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003esevgi ilişkisinde olması\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003egünümüzde\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eher zamankinden daha\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eönemliyken,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ebunca sevgisizliğe,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ebunca yalnızlığa, bunca\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eyabancılaşmaya itilişimiz neden?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eHiçbir çıkar gözetmeksizin,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eyalnızca karşısındakini\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ekorumak istediğinden doğan\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e“kuş evleri” üzerinde\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003edüşünmek bize kimi\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eunuttuklarımızı\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eanımsatabilir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e…………………..\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eWhile it is all the more\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eimportant today that man\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eshould be in harmony and in\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003elove with all the living\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ecreatures in the world, why\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eis it that we find ourselves\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003esuffering so much from\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003elack of affection, from\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eloneliness, and alienation?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ePondering on “Bird-houses”,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ewhose sole reason for existence was\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eman’s willingness to protect\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eother creatures, might be\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ehelpful in reminding us\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003esome of the values we have\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eforgotten about.\u003c\/p\u003e","brand":"Arkeoloji ve Sanat Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42640996958451,"sku":"9786053961758","price":45.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51nCxtHsvZL.jpg?v=1649410443"},{"product_id":"yagma-ulkenin-mimari","title":"Yağma Ülkenin Mimarı","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Son zamanlarda \"çılgın projeler\"den ve kentlerin yeşil alanları, su havzaları ve dere yataklarına dikilen, rüzgâr ve güneşin etkilerini bile değiştirecek lüks siteler ve gökdelenlerden geçilmiyor. Sanırsınız ki bir üfürükte yıkılıverecek yapı bozuntularını dikenler gitmiş, yerine bilimsel ve dürüstçe işini yapan akıllı yapıcılar gelmiş. Yok öyle bir şey... Başınıza her an yıkılması muhtemel yapılarla kentleri dolduranlar, şartlar gereği bugün de bunları inşa ediyorlar. Görüntülerine ve süslerine sakın aldanmayın. Aynı insanlar gibi yapılar da göründüğünden çok farklı. Rantın dini, imanı, mezhebi, milliyeti yoktur. Tatlıdır! Doğa, tarih, kültür ve insan dinlemez. Her gün kâr hırsıyla insanların göz göre göre öldürüldüğü doğa ve tarihin, insanın acımasızca yağmalandığı bu sektörü herkese anlatmalıydık. Hem de yangın çıksa nasıl, hangi alet ve makinelerle söndürüleceği, depremde nasıl kaçılacağı bilinmeyen, çoğu edepsizce, sadece para hırsı ile dikilen gökdelenlerin moda olduğu bu zamanda acele de etmeliydik.\"\u003c\/span\u003e","brand":"Belge Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42641005707507,"sku":"9789753442091","price":176.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000445562-1.jpg?v=1649410647"},{"product_id":"sabir-ile-koruk-2008","title":"Sabır ile Koruk 2008","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleceğe nasıl bir insancıl yaşama ortamı sunabileceği kendi ülkelerinde bile belirlenmemiş Batının yeni yetmeleri, gençlerimize “idol“ olarak sunulmaktadır. Onlara Sabahattin Eyüboğlu’nun şu sözlerini anımsatmak istiyorum: Batının kültür kaynaklarını özümsemeli, ama onların içinde yitmemeli, onları kendi kişiliğimizde eritmeliyiz. Toplumumuz için bir gelecek tasarımı sorumluluğundan yoksun, kendi çıkarını düşünen kişiler, neyin çağdaş mimarlık, neyin çağ gerisi biçimcilik, düpedüz kopyacılık olduğunun ayrımında olmayanlar, ahkam kesmeye kalkışabilmektedirler bu bulanık sandıkları ortamda.\u003c\/span\u003e","brand":"Arkeoloji ve Sanat Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42679872782579,"sku":"9786053961666","price":45.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/61NpPr1N2pL.jpg?v=1650353179"}],"url":"https:\/\/yemkitabevi.com\/collections\/sosyoloji\/basimtarihi_mart-2026.oembed","provider":"YEM Kitabevi","version":"1.0","type":"link"}