{"title":"Tarih","description":"","products":[{"product_id":"konstantinopolis-bizans-in-baskenti_351091-html","title":"Konstantinopolis-Bizans'ın Başkenti","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eOrtaçağın başlarında Avrupa’daki en büyük şehir Paris, Londra ya da Berlin değil, Bizantium’un başkenti olan Konstantinopolis’ti. Şehrin, ilahî bir şekilde atanmış kutsal bir imparator tarafından kurulduğu; Roma ile Kudüs kadar kutsal olduğu sorgusuz kabul ediliyordu. Bizans imparatorları şehrin etrafında oluşmuş olan bu manevî atmosferi artırmak için ellerinden geleni yaptılar. Konstantinopolis’in ve imparatorluğun bin yıldan fazla bir süre ayakta kalmasında bu efsanenin yeri esastı.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eKonstantinopolis: Bizansın Başkenti, bu muhteşem imparatorlukta manevi unsurlar ile siyasi unsurlar, efsane ile gerçek arasında vücut bulan etkileyici ilişkiyi hakkıyla inceleyen ilk tarih kitabıdır. Sonuç ise insanlık tarihinde çok önemli bir yer tutan bir döneme dair hoş bir anlatı ve şehrin parlak dönemine geç kalınmış bir bakıştır.\u003c\/p\u003e","brand":"Alfa Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408945365187,"sku":"9786050380798","price":35.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786050380798.jpg?v=1616017118"},{"product_id":"ronesans-dunyasi_350953-html","title":"Rönesans Dünyası","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eBirinci Haçlı Seferi'ni takip eden inişli çıkışlı günlerde başlayan rönesans dünyası geçiş dönemindeki bir dünyanın bütün çelişkilerinin izini sürüyor. papalar haçlı seferleri vaazlarına devam ederken, hıristiyan bir imparatorluk ümidi konstantinopolis duvarları içinde kanlı bir sona yaklaşıyor. engizisyon güç kazanırken bir yandan da Aristotelesçi mantık ve Yunan ussallığı gelişiyor. Krallar ve imparatorlar kendi ilahi hakları üzerinde ısrar ettikçe, halklar tüm dünyada iktidarı ele geçiriyor: Hindistan Lingayatları, Fransa’nın Jacquerie ayaklanması, Çin’in kırmızı türban isyanı ve İngiltere’nin köylüleri.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eOsmanlılar küçük bir Türk köyünden zuhur ederken Moğollar Dünya'yı ateşe vermek üzere Doğu’dan yola çıkıyorlar. Yeni paraların sahteleri basılıyor, yeni silahlar icat ediliyor ve dünyayı değiştiren felaketler dünyanın görünümünü de dönüştürüyor: Küçük Buz Çağı, büyük kıtlık ve veba milyonlarca insanın ölümüne yol açıyor. bu çığır açan olayların yarattığı kaosta dünya biçimlenmeye başlıyor. harikulade bir şekilde araştırılmış ve zekice anlatılmış rönesans dünyası sadece isimler, tarihler ve olguları değil, 1100 ve 1453 arasındaki yılları aydınlatan unutulmaz karakterleri de sunuyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eBauer’den usta işi bir giriş kitabı daha... zaman çizelgeleri ve haritalar eşliğindeki mükemmel akıcı anlatımıyla konun uzmanı olmayanları büyüleyecek.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003e- Kirkus Review\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eSadece Dünya tarihini anlatmakla kalmıyor … klasik eğitimin yeniden doğuşunu da müjdeliyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003e- Publishers Weekly\u003c\/p\u003e","brand":"Alfa Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408946413763,"sku":"9786051069777","price":80.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786051069777.jpg?v=1616017137"},{"product_id":"bogazici-sayfiyeleri_351220-html","title":"Boğaziçi Sayfiyeleri","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003e“Boğaziçi Sayfiyeleri kitabını dünya gözüyle görüp, bir nüshasını, Venedik’teki St. Lazarro Adasındaki (kitabın ilk baskısının yapıldığı yer) Mikhitarist Manastırına teslim edebilecek miyim?\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eEğer bunu başarabilirsem, İnciciyan’ın bu, elinizde tuttuğunuz (umarım) kitabının yeni bir yaşam öyküsü başlamış olacak.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eBen bu serüvenin halkasından başka bir şey değilim. Kitabın kendisi ise bir aşktır. Boğaziçi aşkı.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eAnlattığım bu küçük serüvenin içinde yer alan kişileri toplayan, bir araya getiren tılsım da bu olmalı.”\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eFerit Edgü\u003c\/p\u003e","brand":"Alfa Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408949493955,"sku":"9786051716909","price":35.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/41ie7smTNqL.jpg?v=1639473887"},{"product_id":"alakent-churh_349387-html","title":"Alakent Churh","description":"\u003cp class=\"MsoNormal\"\u003eDemre yakınlarındaki Alakent’te bulunan bu küçük Bizanskilisesinin varlığı arkeologlar ve sanat tarihçileri tarafından bir süredirbilinmektedir. Yapının, gömüldüğü beş metrelik derin alüvyon dolgusununaltından ortaya çıkması, ancak 2010 yılında yapılan Myra-Andriake kazıçalışması sonucunda mümkün olmuştur. Alüvyon dolgu sayesinde , duvar resimleri,çatı kiremitleri, cephe süslemeleri gibi yapının pek çok öğesi sağlamkalmıştır. \u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eThe presence of this small Byzantine church in the Alakent neighborhood of Demre has been known to archaeologists and art historians for quite some time. Revealing the structure from under the five meter deep alluvial fill in which it was buried was only possible as a result of the excavation work carried out in 2010 as part of the Myra–Andriake Excavations. The alluvial fill kept most of the aspects of the building such as mural paintings, roof tiles, facade decorations and spolia intact.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eThe book was edited by the GABAM’s director and member of Koç University Archaeology and Art History Department, Engin Akyürek. The chapters of book are “The Story of the Excavation” by Nevzat Çevik, the director of the Myra–Andriake Excavations, “Myra: The Metropolis of Lycia”, “Alakent Church: Location And Architecture” and “Conclusion” by Engin Akyürek, “Architectural Sculpture” by Ayça Tiryaki, “Wall Paintings” by Nilay Çorağan, “Ceramic Finds” and “Burials” by Özgü Çömezoğlu Uzbek, “Inscriptions” by Hüseyin Sami Öztürk and Christof Schuler, “Conservation Treatments” by Sebahattin Küçük.\u003c\/p\u003e\u003cp class=\"MsoNormal\"\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408952574147,"sku":"9786052116159","price":138.89,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786052116159.jpg?v=1616017229"},{"product_id":"bizanse28099tan-modern-doneme-egee28099de-seramik_350988-html","title":"Bizans’tan Modern Döneme Ege’de Seramik","description":"\u003cp\u003e\u003c\/p\u003e\u003cdiv class=\"kitap-detay-alt\" style=\"margin: 20px 0px 0px; padding: 0px; border: 0px; font-style: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-caps: normal; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-weight: 400; font-stretch: inherit; font-size: 14px; line-height: inherit; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; border-spacing: 20px; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: normal; orphans: 2; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px; -webkit-text-stroke-width: 0px; text-decoration-style: initial; text-decoration-color: initial;\"\u003e\u003c\/div\u003e\u003cdiv class=\"kitap-detay-tanitim\" style=\"margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; font-style: normal; font-variant-ligatures: normal; font-variant-caps: normal; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-weight: 400; font-stretch: inherit; font-size: 14px; line-height: inherit; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: normal; orphans: 2; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px; -webkit-text-stroke-width: 0px; text-decoration-style: initial; text-decoration-color: initial;\"\u003e\n\u003cp style=\"margin: 10px 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: inherit; line-height: 18px; font-family: inherit; vertical-align: baseline;\"\u003eBizans’tan Modern Döneme Ege’de Seramik, Akdeniz arkeolojisinin bilimsel açıdan az incelenmesine rağmen çok önemli bir parçası olan Orta Çağ ve sonrası Ege seramiği hakkında yazılmış ilk genel giriş ve el kitabıdır. Bu yayın müzelerde ve Ege Denizi civarında gerçekleştirilmiş arkeolojik çalışmalarda bulunmuş, Erken Bizans döneminden Erken Modern döneme tarihlenen en önemli Post-Klasik seramik tiplerini kapsamlı bir şekilde sunarak çığır açan bir referans kitabıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"margin: 10px 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; font-stretch: inherit; font-size: inherit; line-height: 18px; font-family: inherit; vertical-align: baseline;\"\u003eBu el kitabı temel bibliyografik referanslarla beraber yaklaşık 80 seramik türünün tanımlamasını, kronolojik sorunların son zamanlardaki bilimsel tartışmalarını ve teknik terimlerin sözlüğünü içerir. Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) bu yayını Türkçeye tercüme ederek Türkiye’deki arkeologlar, saha çalışanları, bilim insanları ve öğrencilere, ve ayrıca Bizans ve Osmanlı dönemi Doğu Akdeniz tarihiyle ilgilenen herkese daha erişilebilir kılmayı ummaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi ANAMED","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408954376387,"sku":"9786052116999","price":100.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786052116999.jpg?v=1616017254"},{"product_id":"istanbul-tarihi-arastirmalari-halil-inalcik","title":"İstanbul Tarihi Araştırmaları","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eHalil İnalcık’ın, vefatından önce yayınevimize verdiği eserlerinden biri olan İstanbul Tarihi Araştırmaları’nda, altmış yıl boyunca İstanbul tarihine çeşitli araştırmalarıyla katkıda bulunmuş İnalcık’ın konuyla ilgili makaleleri ve daha önce yayımlanmamış çalışmaları bir arada sunuluyor. Eserin birinci bölümünde, İstanbul’un fethinden sonra şehrin yeniden nüfuslandırılması ve inşa faaliyetlerine dair muhtelif çalışmalarını bir araya toplayan İnalcık, Türk-İslâm şehri olarak şehrin bu yeniden kuruluş sürecini, arşiv vesikalarından ve çeşitli dillerdeki kaynak eserlerden yola çıkarak inceliyor. Ayrıca şehrin nüfusu, yerleşim yerleri ve ekonomik hayatı kitabın ciddi katkıları arasında. İkinci bölümde ise İnalcık, Bilâd-i Selâse olarak Galata, Eyüp ve Üsküdar üzerine araştırmalarını sunuyor. Çeşitli İstanbul sayımlarının yanı sıra, 1885 Tarihli İstanbul Sayımı’na büyük bir parantez açarak İstanbul’un demografisinin yapısal özellikleri üzerinde duruyor. 1911 yılına ait İstanbul’daki mevcut mahallelerin bir listesini vererek, 1453’ten 1911 yılına değin geniş bir yelpazede İstanbul’un bir Türk-İslâm şehri olarak gelişim evrelerini gösteriyor. İstanbul Tarihi Araştırmaları’nda, İnalcık’ın 2012 yılında yayımlanan ve fetihten sonra yapılan İstanbul’un ilk tahrîri olan The Survey of Istanbul 1455 adlı eseri ile birlikte, İstanbul tarihi üzerinde uzun yıllardır yaptığı araştırmalar bir bütün halinde sunulmuş oluyor.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408956866755,"sku":"9786052957578","price":495.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/IstanbulTarihiArastirmalari.webp?v=1741027336"},{"product_id":"19-yuzyilda-osmanli-baskenti-degisen-istanbul_349201-html","title":"19. Yüzyılda Osmanlı Başkenti Değişen İstanbul","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003e330 yılında Doğu Roma İmparatorluğu başkenti olarak baştan sona inşa edilen İstanbul, 1453’ten sonra Osmanlı payitahtı oldu. Şehir çağlar boyunca pek çok değişime uyum sağladı. Bu değişimlerin en geniş çaplılarından biri 19. yüzyılda yaşandı. 1500 yıl boyunca neredeyse aynı sınırlar içinde kalan İstanbul, modern dünyadaki değişimlerden uzak kalmayarak hem bu sınırlarının dışına taştı, hem de mimarlık ve şehircilik alanlarında yeni akımlarla, yeni tekniklerle tanıştı. Çelik, döneme ait kaynaklarla arşivlerden sadece bu uzun ve meraklı öykünün ayrıntılarını değil, zengin bir görsel panoramasını da derleyerek sunuyor…\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408961093827,"sku":"9786053324669","price":24.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053324669.jpg?v=1616017344"},{"product_id":"anitkabirin-otesi-ataturkun-mezar-mimarisi-ulusal-benligin-insasi-ve-surdurulmesi","title":"Anıtkabir'in Ötesi Atatürk'ün Mezar Mimarisi : Ulusal Benliğin İnşası ve Sürdürülmesi","description":"\u003ch1\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003eÖlümünün ardından Anıtkabir'e nakledilene kadar Atatürk'ün naaşı farklı yerlerde kaldı, halkın ziyaretine açıldı. Anıtkabir'in Ötesi: Atatürk'ün Mezar Mimarisi - Ulusal Belleğin İnşası ve Sürdürülmesi adlı kitap Atatürk'ün naaşının tutulduğu bu yerleri; cenaze törenlerini; Anıtkabir'in inşasını, muhafazasını ve kurumsallaşmasını inceliyor. Bunlardan hareketle, mezar mimarisinde ortaya çıkan Atatürk temsillerinin ulusal ve kolektif belleği şekillendiren faktörlerle ilişkisini ortaya koyuyor.\u003cbr\u003eKitap, naaşın geçtiği ya da kaldığı noktaları takip ederek bu mekânların ulusal bellekteki anlamlarını araştırıyor. Atatürk'ün mezar mimarisinin iki kalıcı örneği olan Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatak odasında ve Anıtkabir'de, zaman içinde yapılan değişiklikleri göstererek mezar mimarisinin ulusal belleği sürdürmedeki dinamik kullanımına da dikkat çekiyor. Wilson'a göre kitabın amacı, gelecekteki “Anıtkabir'in ötesi”ni tahmin edebilmek için geçmişteki Anıtkabir'in aydınlatılması. Christopher S. Wilson, Florida'daki Ringling College of Art and Design'da mimarlık ve tasarım tarihi dersleri veriyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408970760387,"sku":"9786055250485","price":32.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786055250485.jpg?v=1616017462"},{"product_id":"ronesans-ve-osmanli-ducc88nyasi_349380-html","title":"Rönesans ve Osmanlı Dünyası","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eRönesans ve Osmanlı Dünyası, Rönesans döneminde Batı Avrupa ile Ortadoğu’nun kültürel, entelektüel ve ticari etkileşimlerini konu alan en son araştırmaları bir araya getiriyor. Hıristiyan Batı Avrupa ile Müslüman Doğu Akdeniz arasındaki temas ve mübadele unsurlarının araştırıldığı bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nu içinde Rönesans’ın evrildiği jeopolitik ve kültürel sürekliliğin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyor. Bunu yaparken de bugün modern öncesi ve erken modern Akdeniz dünyasında farklı sanatsal, entelektüel ve siyasi etkileşimleri anlama biçimimizi incelterek Rönesans’ın niteliğiyle ilgili tartışmayı ilerletmeyi amaçlıyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eTartışılan konular arasında ticari temaslar, bilgi değişimi, eşyaların kullanımı, mimarinin ilham kaynakları, müzikal etkileşim ile Doğu Akdeniz kaynaklarının Batı’da ve Avrupalı kaynakların Osmanlı’da kullanımı yer alıyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eSanat ve Arkeoloji Bölümü’nde İslam Sanatı Tarihi profesörüdür.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eClaire Norton, Twickenham’da St. Mary’s University College Tarih Bölümü’nde öğretim görevlisidir.\u003c\/p\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408971546819,"sku":"9786055250560","price":36.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786055250560.jpg?v=1616017467"},{"product_id":"eski-yakindogu-da-kent-bellek-anit","title":"Eski Yakındoğu’da Kent, Bellek, Anıt","description":"\u003cp\u003eYeni kentlerin yaratılması, Yakındoğu kültürlerinin siyasi anlatılarında ve mitlerinde ideolojik bir proje ya da ilahi bir müdahale olarak düşünülür ve kent mekânının toplumsal üretimi genellikle maskelenir. Ömür Harmanşah, bu kitapta, kent mekânlarının toplumsal bellek ve kimliği şekillendirdiğini, bu mekân kurma pratiğinin siyasi edim ve devlet gösterisi alanları olduğunu iddia ediyor. Geç demir çağında (MÖ 1200-850 c.) Asur ve Suriye-Hitit hükümdarlarının; kentlerin inşası, sulama kanalları yapımı, anıt dikme ve halk festivalleri düzenleme pratikleri etrafında gelişen resmi söylemini inceliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eErken demir çağında Asur İmparatorluğu ve Suriye-Hitit devletleri arasında kent kurmak; ortak bir inşa pratiği, resmi söylem ve kültürel kimlik kaynağıdır. Eski Yakındoğu’da Kent, Bellek, Anıt, bu çok yönlü tarihi olgunun karşılaştırmalı bir perspektifle yapılan ayrıntılı ve kapsamlı ilk analizi. Kitap, eskiçağ metinlerini, arkeolojik kazı ve yüzey araştırmaları ile çevre ve mekan analizlerini inceleyerek kent kurma pratiğinin kültürel bir tarihini sunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖmür Harmanşah, Chicago’daki Illinois Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde öğretim üyesidir.\u003c\/p\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408971645123,"sku":"9786055250706","price":192.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/kent-bellek-anit.jpg?v=1738864593"},{"product_id":"hirka-i-saadet-ozel-kutulu_350892-html","title":"Hırka-i Saadet - Özel Kutulu","description":"\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-bottom: 8px; margin-left: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: \" open sans font-size:=\"\"\u003eTüm İslâm dünyasının en değerli nesneleri olan kutsal emanetler ve bu emanetlere yüzlerce yıldır ev sahipliği yapan mekânlar…\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-bottom: 8px; margin-left: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: \" open sans font-size:=\"\"\u003eTopkapı Sarayı Kutsal Emanetler Bölümü Sorumlusu Sevgi Ağca’nın bu uzun soluklu çalışması, Bahadır Taşkın’ın fotoğraflarıyla olağanüstü bir kimliğe büründü ve Prof. Dr. İlber Ortaylı bu önemli kitabı bir sunuş yazısı ile onurlandırdı.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-bottom: 8px; margin-left: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: \" open sans font-size:=\"\"\u003e\u003cem\u003eHırka-i Saadet- Teşkilatı, Törenleri ve Kutsal Emanetleriyle Hırka-i Saadet Dairesi\u003c\/em\u003e kitabı, yayına hazırlanırken kutsal emanetlerin İslâm ve Osmanlı dünyasındaki benzersiz önemini açığa çıkarmak adına, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, Türk ve İslâm Eserleri Müzesi ve Başbakanlık Osmanlı Arşivleri gibi ülkemizin en önemli arşiv ve koleksiyonlarından yararlanıldı.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-bottom: 8px; margin-left: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: \" open sans font-size:=\"\"\u003eHırka-i Saadet Dairesi’ne adını veren ve bizzat Hz. Muhammed’den (s.a.v.) intikal eden mübarek Hırka-i Saadet ve Hırka-i Şerif Camii’nde bulunan Veysel Karanî ailesine ait Hırka-i Şerif birlikte ilk defa bu kitapta yayımlanarak bir ilke imza atıldı ve sergilenemeyen birçok eser de kitapta yer aldı.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-bottom: 8px; margin-left: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: \" open sans font-size:=\"\"\u003eBu önemli kitap için, Hırka-i Saadet’in altın mahfazasından esinlenen, İslâm sanatının tüm ihtişamını ve derinliğini gözler önüne seren olağandışı bir cilt tasarlandı. Resimli bir İslâm tarihi kaynağı olarak da okunabilecek olan bu kapsamlı çalışmayı okuyucuların beğenisine sunmaktan mutluluk duymaktayız.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-bottom: 8px; margin-left: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: \" open sans font-size:=\"\"\u003e \u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-bottom: 8px; margin-left: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: \" open sans font-size:=\"\"\u003eİçindekiler\u003c\/p\u003e\u003cul style=\"padding: 0px 0px 0px 20px; margin-right: 0px; margin-bottom: 12px; margin-left: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: \" open sans font-size:=\"\"\u003e\n\u003cli\u003eSunuş: Prof.Dr. İlber Ortaylı\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eÖnsöz\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eDevlet, Hükümranlık ve Kutsal Emanetler\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eZamanı Başlatan Elciler: Peygamberler\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eAllah’ın Evi: Kâbe\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eSon Peygamber: Hz. Muhammed (s.a.v.)\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eEhl-i Beyt\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eOsmanlı Payitahtında İnanç ve Törenler\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eKutsal Topraklara Törensel Yolculuk: Surre-i Hümâyûn\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eHas Oda’dan Hırka-i Saadet Dairesi’ne Padişah Mekanı’nın İşlevsel Dönüşümü\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eHas Odalılar ve Has Oda Teşkilâtı\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003eHırka-i Saadet Koleksiyonu’ndan Kutsal Emanetler\u003c\/li\u003e\n\u003c\/ul\u003e\u003cp style=\"margin-right: 0px; margin-bottom: 8px; margin-left: 0px; color: rgb(102, 102, 102); font-family: \" open sans font-size:=\"\"\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Korpus Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408972693699,"sku":"9786055495268","price":400.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786055495268.jpg?v=1616017482"},{"product_id":"bunu-herkes-bilir_350356-html","title":"Bunu Herkes Bilir","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eElinizdeki kitap size tarihin şifrelerini, El Dorado’nun yerini, Karındeşen Jack’in kim olduğunu ya da simya taşının hikmetini öğretmeyecek. Karşınıza pavyonlarda sürten altıncı Dalai Lama, genç kalmak için altın içen Diane de Poitiers, teslim ol çağrısına orta parmaklarını işaret ve yüzük parmaklarının arasına sokup sallamak suretiyle cevap veren Venedik garnizonu, erkek kılığına girip tüm Siena’yı elden geçiren çapkın travesti Caterina Vizzani, bir köşede hacetini gideren Evliya’nın üstüne düşüp onu “boklu gazi” yapan düşman da çıkmayacak.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eBu, kahramanlarla hainlerin, tarihin akışını değiştiren vizyonerlerle fırsatları tepen basiretsiz liderlerin kitabı değil. Küçük Buzul Çağı, Fiyat ve Sanayi devrimleri, Aydınlanma, Atlantik Üçgeni, Büyük Kırılma, Hümanizma, muhayyel cemaatler, Protestan Etiği gibi birçok kavramın havada uçuştuğu sayfalarımızda kopuşları değil, devamlılıkları göreceksiniz. Tarihi bir anda değiştiren olayların aslında semptomlarını kaplumbağa hızıyla gösteren süreçlerin birer sonucu olduğunu fark edeceksiniz.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eHerkesin hafife aldığı şu grotesk tarih kortejinin birbirinden ilginç kahramanlarının yaratacağı hafif bir tebessümden ve sıra dışı anekdotların verdiği şaşkınlıktan daha fazlasını hedefliyoruz: Okuyucunun geçmişini ve bugününü daha iyi kavrayıp geleceğini daha iyi planlamasını sağlamak ve ona entelektüel bir derinlik kazandırarak daha kaliteli bir yaşam sürmesine yardımcı olmak.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eEmrah Safa Gürkan’ın mizahla zekâyı buluşturduğu Bunu Herkes Bilir, hangi yaşta olursa olsun kendini geliştirmek için öğrenmeye zaman ayıranların zevkle okuyacağı bir başucu eseri…\u003c\/p\u003e","brand":"Kronik Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408982229187,"sku":"9786057635402","price":27.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786057635402.jpg?v=1616017625"},{"product_id":"kondoskali-den-kumkapi-ya_349192-html","title":"Kondoskali'den Kumkapı'ya","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eGünümüz İstanbul'unda turistik meyhaneleri dışında adı hemen hiç anılmayan Kumkapı, 1960'lı yılların ortalarına kadar Rumların, Ermenilerin ve Türklerin bir arada yaşadığı, azınlık kültürlerinin ağır bastığı, canlı ve renkli bir İstanbul semtiydi.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eBugün denizle ilişkisi neredeyse tamamen kesilmiş ve şehrin en fazla tahribata uğramış semti olsa da Bizans döneminden bu yana İstanbul'un en eski limanlarından birine ve Ermeni Patrikhanesi'ne ev sahipliği yapan Kumkapı, Orhan Türker'in Kondoskali'den Kumkapı'ya, Eski Bir İstanbul Semtinin Hikâyesi çalışmasıyla mâkus talihine meydan okuyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eSemtin mimari yapısına ilişkin detaylı bilgiler, özel arşivlerden derlenen fotoğraflar ve İstanbul'da yayınlanan Rumca gazetelere yansıyan haberlerle Kondoskali'den Kumkapı'ya, Tarihe Tanıklık dizisinin son incisi.\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408983179459,"sku":"9786057728234","price":30.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786057728234.jpg?v=1616017639"},{"product_id":"rubu-tahtasi-yapim-kilavuzu","title":"Rubu Tahtası Yapım Kılavuzu","description":"\u003cp\u003e İlk kez islâm âleminde kullanılmaya başlanan rubu tahtası, bir anlamda bilgisayarların atası kabul edilebilir. Bu ucuz ve pratik araç yardımıyla Güneş'in ufuk yüksekliği ölçülerek namaz ve oruç vakitleri doğru olarak saptanabildiği gibi, açıların trigonometrik fonksiyonları da çözülebilmekte ve çeşitli aritmetik işlemler kolaylıkla yapılabilmektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\"\u003e\u003cspan style=\"color: black;\"\u003e\u003cspan style=\"background-color: #ffffff;\"\u003e\u003cspan style=\"background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;\"\u003eRubu tahtasının –Güneş gözlemleri için kullanılan– ön yüzündeki rub'-ul mukantaratın matematiği, temel olarak usturlabın aynıdır. Kısaca, onun dörde katlanmış hali olarak tanımlanabilir. Batılı gökbilimciler rubu tahtasını kullanmamışlar, daha çok, usturlaba iltifat etmişlerdir.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cspan style=\"background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;\"\u003eÖzellikle namaz vakitlerinin kolayca belirlenebilmesine olanak vermesi nedeniyle, rubu tahtaları \"muvakkithane'lerin demirbaşları arasında yer almıştır. Osmanlı'da 20.yüzyıl başlarına dek kullanılan bu araç, modern teknolojinin sağladığı geniş olanaklar karşısında sonraları kullanılmaz olmuş ve unutulmuştur.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Ofset Yapımevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408994943171,"sku":"9786058591387","price":69.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/393842184_400_wm.jpg?v=1700686762"},{"product_id":"konyada-kaybolan-turk-islam-eserleri","title":"Konya'da Kaybolan Türk-İslam Eserleri","description":"\u003ch1 class='\"product-name\"'\u003eKonya'da Kaybolan Türk-İslam Eserleri\u003c\/h1\u003e\u003cp\u003eAnadolu Selçuklularının başkenti olan Konya, tümüyle bir Selçuklu şehri görünümünde olup dönemin önemli dînî, askerî, idarî, sivil ve eğitim yapılarıyla donanmıştır. Bu yapılar Türk sanatının tarihî gelişiminin uzantıları olmakla beraber coğrafyanın, iklimin ve devrin sanatkârıyla bediî zevkin bir araya gelmesiyle Anadolu Selçuklu tarzını ortaya koymuşlardır. Osmanlılar devrinde de kültür merkezi olarak önemini koruyan Konya, külliye ve bağımsız yapılarla bezenmiştir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eYaklaşık bin yıllık tarihî Türk şehri olan Konya, sanatın her dalında tebarüz etmiş olmakla beraber, özellikle mimarî gelişim ve tezyîni zerâfet noktasında özel bir yere sahiptir. Yüzlerce Selçuklu, beylik ve Osmanlı eserine sahip olan şehrin, tarihî dokusu tam manasıyla muhafaza edilememiş ve nice mimarî özellik taşıyan çeşitli yapılar günümüze ulaşamamıştır. Bu eserlerin bir kısmı korunamadığından ve bakımları yapılamadığından dolayı yok olmuşlarsa da birçoğu şehrin imar faaliyetleri esnasında yıktırılmışlardır.\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Palet Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408999104707,"sku":"9786059269117","price":18.52,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786059269117.jpg?v=1616017841"},{"product_id":"floransa-ve-bagdat","title":"Floransa ve Bağdat","description":"\u003ch1 class=\"\" product-name=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003ePerspektifin kullanımı, Rönesans resminde bir devrim yarattı ve sanatçıya izleyicinin görüş açısını resmetme fırsatı verdi. Oysa perspektifin teorisi başka bir yerde, Bağdat'ta, matematikçi İbnü'l-Heysem tarafından on birinci yüzyılda oluşturulmuştu.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eÜnlü tarihçi ve sanat kuramcısı Hans Belting, Floransa ve Bağdat'ta bakış metaforunu kullanarak Arabistan Bağdat'ı ile Rönesans Floransa'sı arasındaki tarihi karşılaşmayı anlatıyor. Perspektifin, geometrik soyutlamaya dayanan görsel teori (Ortadoğu) ve resim teorisi (Avrupa) olarak kullanıldığı ikili tarihini inceliyor. Ortaçağda Arap matematiğinin perspektif teorisini doğurduğunu, daha sonra bu teorinin Batı'da sanata dönüştürüldüğünü anlatan Belting, estetiğin ve matematiğin sınırlarını aşan bir soru soruyor: Müslümanlar ile Hıristiyanlar birbirlerine baktığında, kendi dünya görüşlerinin dönüştürülmüş bir versiyonunu görürlerse ne olur? Hans Belting Almanya'daki Hochschule für Gestaltung, Karlsruhe'de öğretim üyesidir.\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409001267395,"sku":"9786059389716","price":36.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786059389716.jpg?v=1616017882"},{"product_id":"mekan-ve-millet_349385-html","title":"Mekan ve Millet","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eMekân ve Millet, Türkiye ile Yunanistan’ın birlikte örülmüş tarihleri üzerine disiplinlerarası bir diyalog kurma girişimi. Yunan ve Türk akademisyenler, coğrafyayı ve milliyetçiliği, dini ve seküler, etnik ve anayasal ilkelerin sürekli gerilim halinde olduğu Yunanistan ve Türkiye bağlamında ele alıyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eKitabın ilk kısmı, mekânla ilişkili ulus ve modernlik öncesi anlamlandırmalar ile modernleşmecilerle ulus-devlet kurucularının projeleri arasındaki çelişkilerin araştırıldığı makalelerden oluşuyor. Kıbrıs’la ilgili makalelerden oluşan ikinci kısımda, kitap boyunca aydınlatılmaya çalışılan bazı sorunların adada yarım yüzyılı aşkın bir süredir yaşanmakta olduğu ortaya konuyor. Daha geniş bir coğrafyanın ele alındığı üçüncü kısımdaysa yazarlar, Trakya, İzmir, Antakya ve İstanbul’a ilişkin anlatıları ele alıyor ve bu bölge ve şehirlerin sakinlerinin mekâna ve toplumsal ilişkilerin somutluğuna kök salmış hayatlarını tasvir ediyor.\u003cbr\u003e“Sosyal bilimciler ve tarihçiler için, bölgesel birer ulus-devlet olarak Yunanistan ve Türkiye’nin so­runlu ve birbirinden ayrı düşünülemeyecek tarihle­rinden daha bereketli bir araştırma sahası bulmak güçtür… Makalelerin tazeliği ve derinliği, kitabı bu sahaya katkısı ve etkisi açısından dikkate değer hale getiriyor.”\u003c\/p\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409001332931,"sku":"9786059389846","price":198.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786059389846.jpg?v=1616017885"},{"product_id":"istanbul-1600-yillik-bir-muzedir","title":"İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir - 4. Baskı","description":"\u003cp class=\"MsoNormal\"\u003e Türkiye’nin yetiştirdiği, dünyaca ünlü mimarlık tarihçimiz, “Hocaların Hocası” olarak da tanımlanan Prof. Doğan Kuban’ın “İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir” başlıklı kitabı YEM Yayın’dan çıktı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Prof. Doğan Kuban, 1953’ten itibaren İstanbul kentinin tarihçisi ve yazarı olan bir İstanbullu’nun gözüyle, İstanbul’u, betimlemeden çok eleştirel gözlemlere ağırlık veren bir üslupla irdeliyor. Mimarın,plancının ve bilinçli aydınların içinde yaşadıkları bu kenti sevmeleri kadar sorgulamalarının da önemine dikkat çekiyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Doğan Kuban, İstanbul’un Romalı-Bizanslı kimliğinden bugüne uzanan süreçte yaşadığı gelişim ve değişimi yapılar, meydanlar, mimarlar, hükümranlık kuran kültürler ve onların yaklaşımları üzerinden çok geniş bir perspektifte ele alıyor; adeta kadim kentin tam anlamıyla bir biyografisini sunuyor. Kentin kültürel kimliğinden planlamasına, arkeolojisinden ulaşımına, Batılılaşma çabalarından yasa dışılığa karşı verdiği savaşa kadar çok ayrıntılı bir değerlendirme yapıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003cspan class=\"metinnormal165x240\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; letter-spacing: .1pt;\"\u003eBir yandan geçmişin gurur veren fakat giderek varlığı yeni kent kaosu içinde kaybolan mirasını, öte yandan geleceğin düşündürücü karanlığını dile getirdiği kitap aracılığıyla, okuyucuları tarihe sevgi beslemeye ve geleceği eleştirel bir yaklaşımla ele almaya davet eden K\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; letter-spacing: -.15pt;\"\u003euban, İstanbul’u “tam olarak anlamak”isteyenlere şöyle sesleniyor:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e “Topografyanın ve tarihin mirası olmasa, İstanbul’da güzeli bulmanın artık çok zor olduğunu itiraf etmeliyim. Ancak İstanbul’un hâlâ yok edemediğimiz doğal mekânları var.Deniz ve tepelerle oluşan, kıyılarla insanın gözünü uzaklara sürükleyen mekânlar. Üsküdar’la Beşiktaş ve Eminönü arasında gidip gelirken, Bebek’ten Kandilli’ye geçerken, Kadıköy’den Köprü’ye gelirken, Sarayburnu’ndan Boğaz’a bakarken, köprülerden geçerken, kıyı yollarında dolaşırken, Boğaz’dan Karadeniz’e açılır ya da Karadeniz’den Boğaz’a girerken, Marmara’dan ya da Salacak’tan İstanbul’a bakarken, hangi kültür tabakasından gelirseniz gelin bakmaya doyamayacağınız güzellikler var. Hele bunları baharın dumanla kirlenmemiş bir sabahında, güneş sizi ısıtmaya başladığı zaman, İstanbul’un bir kıyısında, bir kahvesinde, hafif sisler içinde, Sisley’den bir tablo gibi algıladığınız zaman insanların yaptığı bütün kötülükleri unutabilirsiniz. Hafif bir kader ezikliğiyle belki affedebilirsiniz bile. Düşünceyi katmadığınız saf algı anlarında İstanbul’dan daha güzel bir kent olmadığını, dünyayı burada yaşadığınız için şanslı olduğunuzu bile düşünmeye başlayabilirsiniz...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003ePROF. DOĞAN KUBAN KİMDİR?\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2021 yılının Eylül ayında yitirdiğimiz Doğan Kuban 1926 yılında Paris’te doğdu. \u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eİstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 1949 yılında mezun oldu. Aynı üniversitenin Mimarlık Tarihi kürsüsüne asistan oldu. Tezini Türk Barok Mimarisi üzerine yapan Kuban, 1954-55’te İtalya’da Rönesans Mimarisi üzerinde çalışarak “Osmanlı Mimarisi’nde İç Mekan Teşekkülü ve Rönesans’la Bir Mukayese” adlı çalışmasıyla doçent oldu. 1962-63’te Fulbright bursuyla ABD’de Michigan Üniversitesi İslam Sanatı bölümünde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. 1963-64 yıllarında Harvard Fellow’u olarak Washington’da, Dumbarton Oaks Bizans Araştırmaları Merkezi’nde Anadolu Bizans Mimarisi üzerinde çalıştı. 1965’te Anadolu Türk Mimarisinin Kaynak ve Sorunları adlı kitabıyla profesör oldu. Kuban, 1967’den sonra Michigan ve Minnesota üniversitelerinde İslam Sanatı ve Mimarisi, 1980-81’de MIT’de misafir Ağa Han profesörü olarak İslam Mimarisi Tarihi dersleri verdi. 1965-75 yılları arasında Harvard Üniversitesi’nin sponsorluğunu üstlendiği, İstanbul’daki Kalenderhane Camisi kazısı ve restorasyonunda Prof. L. Striker ile birlikte direktör olarak çalıştı. Kalenderhane, Tahtakale Hamamı, Kazakistan’da Yesevi Türbesi, Türkmenistan’da Merv kentinde Sultan Sancar Türbesi restorasyonlarının danışmanlığını yaptı. İstanbul, İzmir, Gaziantep, İznik, Kastamonu, Sivas ve Erzurum kentlerinin tarihi çevre koruma rapor ve projelerini hazırladı. 1975’te Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Enstitüsü’nü kurdu ve başkanlığını yürüttü. İTÜ’de Mimarlık Tarihi ve Restorasyon kürsüleri başkanlığı (1958-93) ve Mimarlık Fakültesi Dekanlığı (1974-77) yaptı. 1978-83 yılları arasında Ağa Han Mimarlık Ödülü yürütme komitesinde çalıştı. 1968-83 yılları arasında Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu üyesi (1981-83’te başkan yardımcısı) oldu. 1993’te emekli olan Kuban, Kültür Bakanlığı, Mimarlar Odası ve TÜBİTAK Hizmet Ödülleri aldı. 2019 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri “Mimarlık Ödülü” sahibi olan Doğan Kuban 1994 yılında American Institute of Architects’e yabancı şeref üyesi seçildi. Sinan’ın Sanatı ve Selimiye (1997) adlı kitabıyla \u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eAydın Doğan Ödülü alan Kuban’ın YEM Yayın’a Memet Fuat Yayıncılık Ödülü kazandıran Osmanlı Mimarisi (2007) adlı kitabının İngilizcesi, 2010 yılında \u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eACC Publishing Group tarafından Ottoman Architecture adıyla yayımlandı. Kuban’ın YEM Yayın tarafından yayımlanan kitapları, Osmanlı Mimarisi, Mimarlık Kavramları, Cennetin Kapıları \/ Gates of Paradise, Kaybolan Kent Hayalleri Osmanlı Sarayları, Vanished Urban Places Ottoman’s Palaces, Osmanlı’nın İstanbul’u, Ottoman’s \u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eIstanbul ve İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir adlarını taşıyor. Bir dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina’ya da danışmanlık yapmış olan Kuban, TÜBA şeref üyesiydi.\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207621363,"sku":"9786257008204","price":560.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786257008204.jpg?v=1616018055"},{"product_id":"eski-mezopotamya-tarihi-baslangictan-perslere-kadar","title":"Eski Mezopotamya Tarihi; Başlangıçtan Perslere Kadar","description":"\u003cbr\u003e\"Irmaklar arasındaki ülke\" anlamına gelen Mezopotamya'da yaratılan kültür, doğduğu toprakların dışında özellikle Doğu Akdeniz, Suriye, Filistin, Arabistan Yarımadası, İran ve Anadolu'yu etkilemiş ve bölge haklı olarak \"uygarlığın beşiği\" olarak nitelendirilmiştir. Mezopotamya uygarlığı, ilk kent devletleri, ilk krallıklar ve ilk imparatorlukların yanı sıra yerleşim merkezleriyle belirginleşen anıtsal mimarisi (kral mezarları, tapınaklar, zigguratlar), boyalı seramik ürünleri, yazı sistemleri, yasaları ve heykelciliğiyle de ayrıcalaşarak özgün bir kimlik ve üslup yaratmıştır. Bölgenin coğrafyası temelinde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar ve elde edilen buluntular çağdaş uygarlığın Eski Mezopotamya'ya ne denli borçlu olduğunu çok açık biçimde sergiler. Arkeolog ve eskiçağ tarihçisi Doçent Kemalettin Köroğlu, bu bağlamda bilgi edinmek isteyen okuyucu ve öğrencilerin beklentilerini dikkate alarak; Sümer, Akkad, Babil, Hurri-Mitani ve Assur gibi parlak uygarlıkların tarihini kronolojik bir sırayla ele alıyor ve çalışmasını harita, çizim, desen ve fotoğraflarla destekleyerek derinleştiriyor.\u003cbr\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409021419715,"sku":"9789750503900","price":96.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789750503900.jpg?v=1616018162"},{"product_id":"modernlesen-turkiyenin-tarihi-guncellenmis-baski","title":"Modernleşen Türkiye'nin Tarihi (Güncellenmiş Baskı)","description":"\u003cp\u003eErik Jan Zürcher’in 1800’lerden bu yana Türkiye tarihini özgün bir modernleşme süreci olarak ele alan bu kitabı, Avrupa ve ABD’nin belli başlı üniversitelerinde ders kitabı olarak okutuluyor. Daha önce Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş dönemiyle ilgili önemli araştırmalara imza atan, Amsterdam ve Nijmegen üniversiteleri öğretim üyesi olan, “Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü Türkiye Bölümü” başkanlığı da yapan Prof. Zürcher, Türkiye’deki modernleşme sorunsalının bütün boyutlarını bir ders kitabından beklenemeyecek bir vukufla, derinlikli teşhislerle ve sade bir anlatımla ele alıyor. Bu örnek çalışmanın gözden geçirilmiş yeni baskısında yetkin bir tarihçinin sunduğu farklı bilgiler ve taze bir yaklaşımla\u003cbr\u003ekarşılaşacaksınız.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eEser, oldukça kapsamlı ve derinlikli, dolambaçsız anlatımıyla, siyasî olaylara olduğu kadar toplumsal ve ekonomik tarihe ve düşünce akımlarına eğiliyor.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e- William Hale Londra Üniversitesi Şarkiyat Okulu\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eMükemmel yazımıyla dikkati çeken bu güzel çalışma, Türkiye araştırmaları alanında benzersiz bir perspektif sunuyor. Dönemi ele alışı hayli canlı tartışmalara yol açacak olan bu kitap, Türkiye tarih yazımına uzun zamandan beri egemen olan eğilimlerin ciddi biçimde düzeltilmesi ihtiyacını da ortaya koyuyor.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e- Donald Quataert New York State University, Binghamton\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cbr\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409031545027,"sku":"9789750525360","price":350.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789750525360.jpg?v=1616018196"},{"product_id":"kaybolan-istanbulum","title":"Kaybolan İstanbul'um","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\u003cfont style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cfont style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\"Kaybolan İstanbul'um\" 1947 ve 1957 yılları arasında 20'li yaşlarındaki genç bir mimarın İstanbul'a ilişkin gözlemlerini ve yorumlarını bir araya getiriyor. \u003c\/font\u003e\u003c\/font\u003e\u003cbr\u003e\u003cfont style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cfont style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eProf. Dr. Enis Kortan, kritik bir dönemden geçen ve dramatik olaylara sahne olan İstanbul ve Türkiye'nin politik ve sosyal dönemlerde ışık altında kişisel anıları boyunca. \u003c\/font\u003e\u003cfont style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eKortan eski İstanbul'u anlatırken, İstanbul mimarisini ve şehircilik anlayışını da eleştirel ve standart bir yaklaşımla ele alıyor. \u003c\/font\u003e\u003cfont style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eÇizimleri ve fotoğraflarıyla zenginleştirdiği = = Türk-Osmanlı mimarisine büyük ilgi duyan, 20. yüzyılın en önemli mimar ve kuramcılarından Le Corbusier'e ayrıcalıklı bir yer ayırıyor. \u003c\/font\u003e\u003cfont style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e1978 yılında, araştırmalarını en çok modern Türk Mimarlığı üzerinde yoğunlaştıran Kortan'ın \"Türkiye'de Mimarlık Hareketleri ve Eleştirisi\", \"Le Corbusier Gözüyle Türk Mimarlık ve Şehirciliği\", \"Mimarlıkta Teori ve Form\", \"20. Yüzyıl Mimarlığının Estetik Açıdan Bakışı\" \"gibi kitaplar da bulunuyor.\u003c\/font\u003e\u003c\/font\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Boyut Yayın Grubu","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409038000323,"sku":"9789752302341","price":408.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789752302341.jpg?v=1616018231"},{"product_id":"bellek-ve-akdeniz-tarihoncesi-ve-antikcag","title":"Bellek ve Akdeniz; Tarihöncesi ve Antikçağ","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eÜlkemizde de tanınan bir tarihçi olan Fernand Braudel, alanlararası ve karşılaştırmalı bir tarih yaklaşımına sahip olan Annales ekolünün önde gelen isimlerindendir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eHayatta olduğu sırada yayımlanamayan, ancak ölümünden on üç yıl sonra okuyucuyla buluşabilen bu eserde anlatı tarihöncesinden, hatta Akdeniz tabanının ve çevresindeki dağların oluşumundan başlıyor. İnsanın diğer türlerden ayrılarak insanlaşmasının öyküsüyle devam eden eserde tarım, yazı, deniz yolculuğu, ticaret ve imparatorlukların doğuşuna yol açan büyük güçler parlak bir üslupla açıklanıyor, bölgenin coğrafyasının ve ikliminin binyıllar içinde yarattığı etkiler ayrıntılarıyla gözler önüne seriliyor. Fenikelilerin, Etrüsklerin, Yunanlılar ile Romalıların, Mezopotamya ile Mısır'ın kuruluşlarını, birbirleriyle ilişkilerini ve sönüp kayboluşlarını tutkulu bir dille anlatan yazar, çalışmalarını yürüttüğü dönemdeki son arkeolojik bulguları da işin içine kattığı bu son derece canlı ve kapsamlı çalışmasıyla, Akdeniz'de insanlık tarihinin başlangıcına yeniden hayat kazandırıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050714307,"sku":"9789753426343","price":427.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426343.jpg?v=1616018400"},{"product_id":"konstantinopolis-hipodromu_350955-html","title":"Konstantinopolis Hipodromu","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style='color: rgb(0, 0, 0); font-family: \"Open Sans\", sans-serif; font-size: 15px; text-align: center;'\u003eGilbert Dagron, yaşayan en önemli Bizans uygarlığı tarihçisi. 1974'te yayımladığı \"Bir Başkentin Doğuşu: Konstantinopolis\"ten başlayarak, Doğu Roma'nın gizlerini sökme uğraşı verdi, halk hikâyeleri ve rivayet kültüründen ikona portre geleneğine, \"büyük tablo\"yu temel kaynaklardan hareketle dokudu.\u003c\/span\u003e\u003cbr style='color: rgb(0, 0, 0); font-family: \"Open Sans\", sans-serif; font-size: 15px; text-align: center;'\u003e\u003cbr style='color: rgb(0, 0, 0); font-family: \"Open Sans\", sans-serif; font-size: 15px; text-align: center;'\u003e\u003cspan style='color: rgb(0, 0, 0); font-family: \"Open Sans\", sans-serif; font-size: 15px; text-align: center;'\u003eKonstantinopolis Hipodromu - Oyun, Halk ve Politika ise Dagron'un son kitabı. Bizans İstanbulu'nun kalbine bir yolculuk. Yalnızca bir mekânın büyüteç altına alınması değil burada yapılan: Bir yandan da bir toplumun, bir yaşam biçiminin anatomisi.\u003c\/span\u003e\u003cbr style='color: rgb(0, 0, 0); font-family: \"Open Sans\", sans-serif; font-size: 15px; text-align: center;'\u003e\u003cbr style='color: rgb(0, 0, 0); font-family: \"Open Sans\", sans-serif; font-size: 15px; text-align: center;'\u003e\u003cspan style='color: rgb(0, 0, 0); font-family: \"Open Sans\", sans-serif; font-size: 15px; text-align: center;'\u003eDagron'un analizleri çok şaşırtıcı: Bugünün İstanbul'unu anlatıyor sanki - Gezi olaylarından \"Çarşı\"ya, kırdan kente göçün yolaçtığı nüfus patlamasından stadyum taşkınlıklarına, bin beş yüz yıl önce Bizans başkentinde yaşananlar Tarih'in çarkının tekrarlarla döndüğünü kanıtlıyor.\u003c\/span\u003e\u003cbr style='color: rgb(0, 0, 0); font-family: \"Open Sans\", sans-serif; font-size: 15px; text-align: center;'\u003e\u003cspan style='color: rgb(0, 0, 0); font-family: \"Open Sans\", sans-serif; font-size: 15px; text-align: center;'\u003e-Enis Batur-\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409081778371,"sku":"9789755706559","price":25.93,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755706559.jpg?v=1616018917"},{"product_id":"1890-larda-istanbul","title":"1890’larda İstanbul","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eİstanbul 19. yüzyılın ortalarından itibaren pek çok Batılı entelektüelin kendini adeta uğramak zorunda hissettiği bir yerdi. Bu ziyaretçilerden eli kalem tutanlar mutlaka bir seyahatname yazar, çoğunlukla da tarihe karışmış Doğu Roma’yı ve gerçekte asla giremeyecekleri haremi anlatırlardı. Ancak bu kenti benimsemiş olan ABD’li edebiyatçı Francis Marion-Crawford, köşesiyle bucağıyla, sokaktaki insanlarıyla bambaşka bir İstanbul anlatmıştı. İnsanların ev ve sokak hayatlarından yeme içme alışkanlıklarına, Kapalıçarşı’daki alışveriş âdetlerinden Atpazarı’ndaki hayal kırıklıklarına kadar pek çok şey... Yaşadığı dönemde hak ettiği üne kavuşmuş bir edebiyatçı olan Crawford, göçüp giden kuşaklardan dinlediğimiz İstanbul’u, kendi gözlem gücünün ayrıntıcılığıyla da bezeyerek, dostu Edwin Lord Weeks’in ülkemizde tanınmayan çizimleriyle sunuyor. Francis Marion-Crawford (1854-1909) Bostonlu zengin bir ailenin çocuğu olarak İtalya’da doğdu. ABD’deki öğrenim hayatının ardından 1869’da Roma’ya döndü. Yabancı dillere ve kültürlere ilgisi çok büyüktü. Aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 20’ye yakın dili rahatlıkla konuşup yazabiliyordu. Sanskritçe çalışmalarını ilerletmek üzere gittiği Hindistan’da hayatı değişti. Geçimini sağlamak için gazete editörlüğü yapmak zorunda kaldı. Ancak bu süre içinde tanıdığı insanlardan ve dinlediği hikâyelerden yola çıkarak yazdığı roman, kariyerinde bir dönüm noktası oldu. ABD’de kısa sürede tanındı ve yaygın olarak okunmaya başladı. 1884’te İstanbul’da evlendi. Bir yıl oturduğu İstanbul’u 1890’lı yılların ortalarına kadar pek çok kez ziyaret etti. Sicilyalı aileleri ve mafyayı, dört romanıyla ilk kez edebiyata taşıdı. 40’a yakın romanının yanı sıra tarih ve gezi kitaplarıyla küçük bir servet kazanarak yaşadı.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409087283395,"sku":"9789944880954","price":86.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789944880954.jpg?v=1616018990"},{"product_id":"zamanin-kuresel-donusumu-1870-1950","title":"Zamanın Küresel Dönüşümü: 1870-1950","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e19. yüzyıldan itibaren hızla küreselleşen dünya için zaman çok şey ifade ediyordu. İlerlemeyle eşzamanlı adım atmak, zamanın modern şekilde yönetilmesini ve düzenlenmesini gerektiriyordu. Rasyonel ve verimli zaman kavramı, devletleri ve idarecileri de etkisi altına aldı. Trenlerin ve telgrafların, programların ve çizelgelerin rasyonel zamanının ince ayarlarını yapmak, bunların idaresini elverişli hale getirmek, ulusal sınırların üstüne teknokratik bir zaman ağı atmaya hevesli ulus devletlerin temel uğraşlarından biri oldu. Ancak ulusal zamanların rasyonel ve verimli olabilmesi, diğer ulusal zamanlarla bütünleştirilmelerine bağlıydı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eZamanın Küresel Dönüşümü, küresel zaman reformunun tarihini ele alıyor. Hikâye, ortalama zamanların Fransa ve Almanya’da ulus genelinde uygulanmasıyla başlıyor, ardından Britanya’ya uzanıyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’da ülkeler genelinde yayılan ortalama zamanların belgelenmesinden sonra, sömürge ve sömürge karşıtı bir örnek olarak Britanya Hindistanı’nı ele alıyor. Batılı ve sömürge olmayan geç Osmanlı vilayeti Beyrut’ta Arap entelektüeller ve reformcuların zaman yönetimi üzerine tartışmalarına değiniyor. Doğu Akdeniz’deki Müslüman âlimlerin bakış açısını da sergiledikten sonra Milletler Cemiyeti’nin ve dünya genelinde yeniden düzenlenmiş bir dizi takvimi savunan pek çok bireyin ve hareketin incelenmesiyle sonlanıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Koç Üniversitesi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40356221649091,"sku":"9786052116609","price":30.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001768922001-1.jpg?v=1628505273"},{"product_id":"istanbul-un-100-yayinevi","title":"İstanbul’un 100 Yayınevi","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e19.yüzyılın ortalarında itibaren Babıâli’de faaliyet göstermeye başlayan yayınevleri yıllar içerisinde önemli bazı dönüşümler geçirerek günümüze dek devam etmiştir. İstanbul’daki ilk yayınevleri, 1870’li yıllardan itibaren görülmeye başlar.1880’li yıllara gelindiğinde, yayınevlerinin sayısında bir artış ortaya çıkmıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“İstanbul’un 100 Yayınevi” adlı kitabımız, Osmanlı İstanbul’unda kurulan ilk yayınevlerinden Cumhuriyet döneminde kurulan yayınevlerine, 1960 ve 1970’li yıllardan 1980’li yıllara ve oradan da günümüze kadar açılmış olan önemli yayınevlerini okuyucuya tanıtmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitaptaki yayınevleri; kuruluş tarihleri, kurucuları, işletmecileri, yayınlanan önemli eserler, yazarlar, alınan ödüller ve yayınevlerinin adresleri belirtilerek alfabetik sıraya göre alınmış ve ayrıca yaşanan ilginç anekdotlara da yer verilmiştir.\u003c\/p\u003e","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40457427091651,"sku":"9786059132787","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/KB9786059132787.jpg?v=1629279646"},{"product_id":"dunden-bugune-topkapi","title":"Dünden Bugüne Topkapı","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eİstanbul'un fethinin en önemli safhasına şahit olan Topkapı, ne yazık ki hak ettiği özeni görememiştir. Ancak bu ilgi çekici muhit, son birkaç yılda büyük bir dönüşüme sahne olmuş ve eski görüntüsünden uzaklaşıp bir kültür merkezi haline gelmiştir. Eser, Topkapı'nın geçirdiği bu hızlı ve büyük dönüşümü zengin görsel malzeme ile işlemektedir.\u003c\/span\u003e","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40457468575939,"sku":"9786055592523","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786055592523-us.jpg?v=1629280162"},{"product_id":"istanbul-un-100-agaci","title":"İstanbul’un 100 Ağacı","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eİstanbul denince akla gelen ilk ağaç kuşkusuz erguvandır. Özellikle Boğaz'ın güneyindeki yamaçlarda oldukça sık rastlanan erguvan, aynı zamanda Bizans hanedanlığının da resmi ağacı gibidir; zira hanedana doğan her bebek \"erguvanlar içine doğdu\" diyerek karşılanır. Diğer ağaçlarla kıyaslandığında erguvanın en önemli özelliği, tıpkı dişbudakta olduğu gibi yapraklanmadan önce çiçeklenmesidir; mayıs ayında diğer ağaçlar henüz yeni yeni yeşermeye başlamışken erguvan göz alıcı çiçekleri ve rengiyle diğerlerinin arasından çoktan sıyrılmış olur.\u003c\/span\u003e","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40457556656323,"sku":"9786055592639","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786055592639-us.jpg?v=1629280964"},{"product_id":"istanbul-un-100-bahcesi","title":"İstanbul’un 100 Bahçesi","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eİstanbul'un bahçeleri...\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBazı şehirler vardır; insanın eli değmiş değişmiştir... Teknolojinin, modern dünyanın isterleri doğrultusunda başka ve yeni bir kimlik belgesi ile görünür. Geçmişin izini bulmak zordur; her şey \"yeni\"dir ve \"hafıza\"sız... Bazı şehirler vardır; insanın eli değse de güzelliğinde hep bir artı değer hissedilir.\u003c\/span\u003e","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40457609445571,"sku":"9786055592776","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786055592776-us.jpg?v=1629281210"},{"product_id":"i-stanbul-un-100-hamami","title":"İstanbul’un 100 Hamamı","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eİstanbul'un ihtişamlı hamamlarından pek azı günümüze gelebilmiştir. Bununla birlikte yok olan hamamların bir kısmı yeniden şehre kazandırılmıştır. Hamam kültürü ise eski canlılığını yansıtmasa da devam etmektedir.\u003c\/span\u003e","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40457664004291,"sku":"9786055592967","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/41TtlaXtG3L.jpg?v=1629281970"},{"product_id":"i-stanbul-un-100-su-yapisi","title":"İstanbul’un 100 Su Yapısı","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu çalışmada, en azından iki bin yıldır dünyanın önemli kültür ve medeniyet merkezlerinden biri olan İstanbul'un su eserlerini ele almak suretiyle, suyun şehirdeki serüveni konu edilmiştir.\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu yapılırken de, kentin böyle bir konum kazanmasında ayrı ayrı katkıları olan Roma, Bizans ve İstanbul, hayranlık uyandıran bir su medeniyetinin bütün unsurlarıyla kendini gösterdiği bir şehirdir ve bunda kuşkusuz Roma, Bizans ve Osmanlı'nın payları vardır.\u003c\/span\u003e","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40457891381443,"sku":"9786055592578","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51eQwEheKyL.jpg?v=1629284443"},{"product_id":"i̇stanbulun-100-kaybolan-eseri","title":"İstanbul'un 100 Kaybolan Eseri","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİstanbul’da Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde birçok tarihi yapı inşa edilmiş, İstanbul adeta bir açık hava müzesine dönüştürülmüştür.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİstanbul’un 100 Kaybolan Eseri İstanbul’un, doğal afetler veya bilinçli tahribat ile ortadan kalkmış, kaybolmuş ya da kaybolmaya yüz tutmuş tarihi eserlerinin hatırlanması amacıyla hazırlanmıştır. Bu eserlerin kısa hikayelerinin arşivlerden çıkarılan eski resimleriyle birlikte okuyucuyla buluşması şehrin geçmişi ve aynı zamanda bugünü adına oldukça değerli bir kaynaktır.\u003c\/p\u003e","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40457907536067,"sku":"9789944370745","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51Wcez3eB2L.jpg?v=1629284761"},{"product_id":"i̇stanbul-un-100-mektebi-ve-medresesi","title":"İstanbul’un 100 Mektebi ve Medresesi","description":"Osmanlı eğitim sisteminin iki önemli unsurunun bir araya getirilmesiyle oluşturulan bu eserde, İstanbul'da bulunan 33 mektep ve 67 medresenin, öğrenci sayısından eğitimcilerine mimarisinden, bugünkü durumlarına ilişkin bilgiler yer verilmektedir.","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40458025992387,"sku":"9786054595013","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51gHZCZ72HL.jpg?v=1629286010"},{"product_id":"i-stanbul-un-100-sembolu","title":"İstanbul’un 100 Sembolü","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eSembolizm insanların kullandığı bir takım şekilleri, objeleri, sözcükleri din, felsefe ve estetik üçgeni içerisinde değerlendiren ve deşifre eden bilimin kendisidir.\u003c\/span\u003e","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40458050928835,"sku":"9786054595020","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51TPA3UNAyL.jpg?v=1629286171"},{"product_id":"ayasofyanin-betimi","title":"Ayasofya’nın Betimi","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAçılışı 562 yılının sonunda gerçekleşen ve tam 1000 yıl boyunca Hıristiyan dünyasının en büyük ibadethanesi unvanını taşıyan Ayasofya: Yaklaşık 1500 yıllık geçmişi ve ilk günden beri göreni “büyüleyen” ihtişamıyla sadece dini açıdan değil, mimari, siyasi, kültürel ve toplumsal açıdan da benzersiz bir “abide”!\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBütün heybetiyle göğe yükselmesinden on beş yüz yıl sonra, İstanbul’un göbeğinde hala ayakta olan Ayasofya, döneminin en büyük ozanlarından Paulos Silentarios, namı diğer Mabeyinci Pavlos, tarafından bizzat açıldığı gün, yaratıcılarının ona kazandırmak istediği tüm güzellik ve görkemle bezenmiş haliyle, bütün detaylarıyla ve esinleyici bir güçle betimlenmişti.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBelagatteki maharetini sergilerken, ihtişamıyla göreni büyüleyen mabedin yapımında kullanılan malzemelere dair detayları aktarır ve estetik simgeler gibi görünen şeylerin ardında gizlenmiş tanrıbilimsel motifleri de ilk kez dile getiren bir “rehber” esere imza atar Mabeyinci.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBir yazın geleneği olarak dönemin mimarlık yapıtları için kaleme alınan övgü metinleri arasında “bizim” için en özeli Ayasofya’nın Betimi, Pierre Chuvin’in metnin ve yazarının önemini ortaya koyan önsözü, Samih Rifat’ın Mabeyinci’nin sesini kulaklarımızda çınlatan titiz çevirisi ve kendi objektifinden fotoğraflarıyla…\u003c\/p\u003e","brand":"Kırmızı Kedi Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40527007318211,"sku":"9786052983850","price":216.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/41TcFiIgdLL.jpg?v=1642063036"},{"product_id":"cennetin-kapilari-gates-of-paradise","title":"Cennetin Kapıları \/ Gates of Paradise","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eCENNETİN KAPILARI \/ GATES OF PARADISE\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eDivriği Ulucamisi ve Sifahanesi’nde Hürremşah’ın Yontu Sanatı \/ \u003c\/strong\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eThe Sculpture of Hürremşah at Divriği Ulucami and Şifahane\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Prof. Doğan Kuban’ın, Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi’nin Anadolu’daki mimari gelişme içinde tek kalmış ve İslam sanat tarihinde eşi olmayan taş yontularını anlatan kitabı “Cennetin Kapıları \/ Gates of Paradise”ın sabırsızlıkla beklenen yeni baskısı Rönesans Holding'in değerli katkılarıyla, YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Türkçe-İngilizce yayımlanan kitapta, Cemal Emden’in çok özel fotoğrafları eşliğinde 12.-14. yüzyıllar arasında, Anadolu Selçuklu Mimarisi adıyla anılan sanat çağında, 1228\/29 tarihli Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi’nin Anadolu’daki mimari gelişme içinde tek kalmış ve İslam sanat tarihinde de eşi benzeri bulunmayan taş yontuları sunuluyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDoğan Kuban, İslam ve Türk sanatlarında olduğu kadar dünya sanat tarihinde de başka paraleli olmayan bu yontuların evrensel heykel kavramı içinde konumunu irdeleyen kitabında şunları söylüyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Yapının ustaları içinde sadece bir tanesinin adı, cami ve şifahanede birer kez ‘Ahlatlı Hürremşah’ olarak verilmiştir. Olasılıkla yapıların tasarımı ve taş yontuların bir bölümü Ahlat kökenli bu sanatçının yaratmasıdır. Yapıdaki anıtsal taçkapıları süslemek için gerçekleştirilen yontu programı, bezemeyi mimariyi tamamlayıcı rolünden uzaklaştırmış, taşoymayı heykelleştiren olağanüstü bir yapıt ortaya çıkarmıştır. Divriği sanatını özgün kılan ve ün kazandıran, bu heykel nitelikli taşoymalardır. Fakat bu estetik nitelik ötesinde sanal bir Cennet Kapısı olarak tasarlanmış olan Kuzey (Kıble) Taçkapısı, İslam sanat tarihindeki belki de tek cennet kapısı imgesidir. Bu bakımdan da İslam kültüründe çok önemli bir yeri olmalıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBatı kültürü kendi tarihi açılımları içinde bir dünya sanatı tarihi vizyonu yaratmıştır ve bütün dünyanın sanat gelenekleri, Avrupalı sanat vizyonunun süzgecinden geçmiş yorumlarla sunulmaktadır. Avrupa heykel tarihinde konu temelde insan figürüdür. İslam geleneği figüratif sanatı ilke olarak reddettiği için İslam taş oyması dünya sanat tarihinde bezeme kategorisinde değerlendirilmiştir. Gerçi soyut sanat kavramının gelişmesinden bu yana figür konusu resim ve heykel kavramının zorunlu bir özelliği olmaktan çıkmıştır. Fakat bu durum, figüratif sanat geleneği üzerine kurulmuş geniş bir kuramsal ve eleştirel düşüncenin ne varlığını ne de etkisini ortadan kaldırmıştır. Kaldı ki binlerce yıllık figüratif sanat geleneğinin dışında bırakılmış İslam sanatı yapılarının, evrensel boyutlarda da olsa, dünya sanat tarihindeki yeri sınırlıdır. Divriği yontusu, İslam sanatı içinde başka örneği olmayan bir sanat fenomenidir...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitabın yazarı için Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi taçkapıları Batı sanat tarihinin ‘sculpture’ adı altında tanımladığı sanat etkinliği kategorisine koyacağımız özellikler taşımaktadır. Gerçi değişik kültür ortamlarında, yontusal teknik ve biçimlerde rastlanabilecek benzerliklerin üslupsal benzerlikler olarak değerlendirilmesi söz konusu değildir. Taşı yontan sanatçı ile malzeme arasında oluşan profesyonel buluşmanın benzer davranışlara yol açtığı, yadsınamayacak örneklerle bu kitapta gösterilmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitapta yapılan karşılaştırmalar Hürremşah’ın yontusunun karakteri açısından aydınlatıcıdır. Fakat bütün ölçütleri insan figürü “temsili”ne dayalı Batı sanat geleneğinde Divriği yontusunu “heykel” olarak adlandırmak ancak 20. yüzyıla geldiğimiz zaman olası görünmektedir.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cstrong\u003eGATES OF PARADISE\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eTheSculpture of Hürremşah at Divriği Ulucami and Şifahane\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cspan\u003e“The book you are holding in your hand is devoted to the description of the Stones culpture of the Divriği Ulucami and Şifahane (Great Mosque and Hospital of Divriği) (1228\/29), a glorious example of 12\u003csup\u003eth \u003c\/sup\u003eto 14\u003csup\u003eth \u003c\/sup\u003ecentury Anatolian Seljuk architecture and a truly unique phenomenon in the history of Islamic art. Of the craftsmen in volved in the work the name of only one has survived – that of ‘Hürremşah of Ahlat’, whose name appears once in both them osqueand the hospital. It seems probable that this master builder and stone Carver from Ahlat was responsible for the design of the buildings and for the creation of part of the sculpture. He created a sculptural programme for the decoration of the monumental portals which gave the ornamentation a sculptural dimensionan dremoved it from its traditional role as a me resubsidiary element and complement to the architecture. It is this sculptural stone work that is responsible for the unique quality and fame of Divriği art, but besides this aestheticquality, the Qibla portal, designed as an imaginary ‘Gate of Paradise’, is probably the only example of a symbolic paradisegate in thehistory of Islamic architecture. From that point of view, it deserves to be awarded a very important place in Islamic culture...''\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370206671091,"sku":"9786257008464","price":875.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/CENNETIN_KAPILARI_3BASKI_ON_KAPAK_YEM.jpg?v=1639734840"},{"product_id":"osmanli-mimarisi-karton-kapak","title":"Osmanlı Mimarisi - Karton Kapak (2.Baskı)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf. Doğan Kuban’ın “Osmanlı tarihine, kültürüne ve sanatına ilişkin önyargıları ortaya koymak ve 19. yy'dan bu yana yabancılar ve hatta bizzat Türkler tarafından oluşturulan klişelere son vermek” iddiasıyla kaleme aldığı “Osmanlı Mimarisi”nin yeni baskısı YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÖzenle bir araya getirilen akademik verilerin yer aldığı geniş kapsamlı bu kaynak yapıt, özel çekilmiş 1.000’e yakın fotoğraf, mimari çizim, gravür, karşılaştırmalı tablo ve haritanın yanı sıra bir Osmanlıca-Türkçe Mimarlık Sözlüğü de içeriyor.\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eDOĞAN KUBAN “OSMANLI MİMARİSİ”Nİ ANLATIYOR\u003c\/strong\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Sosyal tarih ve mimarlık tarihi arasındaki ilişki kurma deneyimi; aynı zamanda mimarlığın aynasından Osmanlı tarihine bakmak olarak da” değerlendirilebilir diyen Doğan Kuban’ın bu eşsiz çalışmaya ilişkin görüşleri şöyle:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Osmanlı mimarisi, Osmanlı kültürünün en uluslararası niteliğe sahip üretimi ve ürünüdür. Osmanlı, dünya mimarlık tarihinde özel bir yeri olduğuna inandığım büyük yapıtlar üretmiş, bunlar bugüne kadar var olmuş ve dünyadaki belli başlı sanat tarihçileri ile mimarları da etkilemiştir. Ben bunun tarihçisiyim. 60 yılı aşan bir süredir bu alanda çalışıyorum. Bu işin hocası olarak, şimdiye kadar yapılanlardan daha farklı bir anlayışla, mimariyi Osmanlı tarihi ve kültürüyle iç içe geçmiş bir biçimde, biraz daha ayrıntılı anlatmak gereğini hissettim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Osmanlı Mimarisi’ni çok uzun yılların çalışmaları sonucunda derlediğim düşünceler, incelemeler, başka yapıtlarda yazdığım araştırmalar ve karşılaştırmalarla bir araya getirerek hazırladım. Aslında bir ansiklopedi niteliği taşıyan ve çok sayıda insanın yapabileceği bir işi tek bir yapıtta özetledim diyebilirim. ‘Özetledim’ diyorum, çünkü bütün Osmanlı mimarlığını 720 sayfaya sığdırmak mümkün değil. Ancak bu tür yapıtlar ansiklopedik olarak okunmaz. Bence, kendi içinde bütünlüğü olan bir tavırla değerlendirilerek hazırlanmış olan kitaplar daha aydınlatıcıdır. Çünkü kendi içinde tutarlılığı vardır. İşte, 60 yılımı harcadığım bir alanda bunu gerçekleştirmeye çalıştım ve başardım. O nedenle mutluyum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Mimarlık tarihi” sadece büyük, zengin ve güzel yapıların öyküsü olabilir. Yapıya ilişkin kişisel ve toplumsal isteklerin öyküsü de olabilir, fakat bu parametreye çoğu kez yeterli ağırlık verilmemiştir. Oysa bu istekler bir yapı programına dönüşmeden yapılar gerçekleşmezler. Bu istek ve programların arkasında, toplumsal işlevler, toplumsal değer yargıları, kişisel zevkler, görgüler, bilgiler ve teknikler vardır. Örneğin mimarlık tarihinin en görkemli öğelerinden biri olan merdivenin Osmanlı mimarlığında 19. yy’dan önce önemli bir tasarım öğesi olarak kullanılmaması, bir Scala Reggia ya da Würzburg Sarayı’nın merdiven evi gibi tasarımların Türkiye’de hiç gelişmemesi, nedeni üzerinde düşünülecek bir mimarlık tarihi sorunudur. Aynı şekilde boyutlar, simetri ve bezeme ile ilgili sorgulara yanıt aramak; evleri, sarayları, camileri yaratan iradelerin arkasındaki istek ve arzuların içeriğini irdelemek; yapıları bir vitrine kültür gösterisi olarak dizmekten daha önemlidir. Sinan’ın Selimiye’ye varana kadar araştırmalarını bırakmaması; Hekimoğlu Ali Paşa Camisi’nden 20 yıl sonra yapılan Nuruosmaniye’nin o dönemde, bu denli cesur bir yorumla tasarlanması ve uygulanabilmesi olguları, yapıların kendileri kadar önemlidir. Çünkü onları özgün ve çekici kılan, bu yorum ve zevklerdir. Bunların ne kadarının gelenek, ne kadarının düşünce, ne kadarının patron emri ve zevki, ne kadarının sanatçı iradesinin ifadesi olduğunu anlamak ve anlatmak, mimarlık tarihini yazmaya ve okunmaya değer kılan çabalardır. Eğer yeteri kadar gelişmiş bir sezgi ile yazılırsa, bu çaba, tarihî üretimin gerçek doğasını daha iyi açıklayabilir. Mimarlık tarihinin ancak böyle yazılırsa bir anlam taşıyacağını, yoksa bir mal teşhirinden öteye gidemeyeceğini düşünüyorum. \u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu yapıtın okuyucuları şimdiye kadar cami olarak bildikleri yapıların burada zaviye ya da imaret olarak adlandırılmasını yadsıyabilirler. Bu uzun zamandan bu yana tartışılan sorunun artık belgelerin açık kanıtlarıyla bir sonuca ulaşması gerekiyordu. Çünkü bu sorun Osmanlı tarihinin başlangıcında devletin yapısı ile ilgilidir.\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu anlatıya giren bilgiler neredeyse bir yüzyıldır bu konu üstünde çalışan yüzlerce uzmanın çalışmalarından yararlanmadan derlenemezdi. Onun için, yargılarını ne denli yadsırsam yadsıyayım, kitabımı bu alanda samimiyetle emek vermiş araştırmacıların anılarına sunuyorum...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370209358067,"sku":"9786257008471","price":910.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/OSMANLI_MIMARISI__Karton_Kapak.jpg?v=1639735379"},{"product_id":"osmanli-mimarisi-ciltli","title":"Osmanlı Mimarisi (Ciltli)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf. Doğan Kuban’ın “Osmanlı tarihine, kültürüne ve sanatına ilişkin önyargıları ortaya koymak ve 19. yy'dan bu yana yabancılar ve hatta bizzat Türkler tarafından oluşturulan klişelere son vermek” iddiasıyla kaleme aldığı “Osmanlı Mimarisi”nin özlenen yeni baskısı RÖNESANS Holding’in değerli katkılarıyla, YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÖzenle bir araya getirilen akademik verilerin yer aldığı geniş kapsamlı bu kaynak yapıt, özel çekilmiş 1.000’e yakın fotoğraf, mimari çizim, gravür, karşılaştırmalı tablo ve haritanın yanı sıra bir Osmanlıca-Türkçe Mimarlık Sözlüğü de içeriyor.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eDOĞAN KUBAN “OSMANLI MİMARİSİ”Nİ ANLATIYOR\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Sosyal tarih ve mimarlık tarihi arasındaki ilişki kurma deneyimi; aynı zamanda mimarlığın aynasından Osmanlı tarihine bakmak olarak da” değerlendirilebilir diyen Doğan Kuban’ın bu eşsiz çalışmaya ilişkin görüşleri şöyle:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Osmanlı mimarisi, Osmanlı kültürünün en uluslararası niteliğe sahip üretimi ve ürünüdür. Osmanlı, dünya mimarlık tarihinde özel bir yeri olduğuna inandığım büyük yapıtlar üretmiş, bunlar bugüne kadar var olmuş ve dünyadaki belli başlı sanat tarihçileri ile mimarları da etkilemiştir. Ben bunun tarihçisiyim. 60 yılı aşan bir süredir bu alanda çalışıyorum. Bu işin hocası olarak, şimdiye kadar yapılanlardan daha farklı bir anlayışla, mimariyi Osmanlı tarihi ve kültürüyle iç içe geçmiş bir biçimde, biraz daha ayrıntılı anlatmak gereğini hissettim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Osmanlı Mimarisi’ni çok uzun yılların çalışmaları sonucunda derlediğim düşünceler, incelemeler, başka yapıtlarda yazdığım araştırmalar ve karşılaştırmalarla bir araya getirerek hazırladım. Aslında bir ansiklopedi niteliği taşıyan ve çok sayıda insanın yapabileceği bir işi tek bir yapıtta özetledim diyebilirim. ‘Özetledim’ diyorum, çünkü bütün Osmanlı mimarlığını 720 sayfaya sığdırmak mümkün değil. Ancak bu tür yapıtlar ansiklopedik olarak okunmaz. Bence, kendi içinde bütünlüğü olan bir tavırla değerlendirilerek hazırlanmış olan kitaplar daha aydınlatıcıdır. Çünkü kendi içinde tutarlılığı vardır. İşte, 60 yılımı harcadığım bir alanda bunu gerçekleştirmeye çalıştım ve başardım. O nedenle mutluyum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Mimarlık tarihi” sadece büyük, zengin ve güzel yapıların öyküsü olabilir. Yapıya ilişkin kişisel ve toplumsal isteklerin öyküsü de olabilir, fakat bu parametreye çoğu kez yeterli ağırlık verilmemiştir. Oysa bu istekler bir yapı programına dönüşmeden yapılar gerçekleşmezler. Bu istek ve programların arkasında, toplumsal işlevler, toplumsal değer yargıları, kişisel zevkler, görgüler, bilgiler ve teknikler vardır. Örneğin mimarlık tarihinin en görkemli öğelerinden biri olan merdivenin Osmanlı mimarlığında 19. yy’dan önce önemli bir tasarım öğesi olarak kullanılmaması, bir Scala Reggia ya da Würzburg Sarayı’nın merdiven evi gibi tasarımların Türkiye’de hiç gelişmemesi, nedeni üzerinde düşünülecek bir mimarlık tarihi sorunudur. Aynı şekilde boyutlar, simetri ve bezeme ile ilgili sorgulara yanıt aramak; evleri, sarayları, camileri yaratan iradelerin arkasındaki istek ve arzuların içeriğini irdelemek; yapıları bir vitrine kültür gösterisi olarak dizmekten daha önemlidir. Sinan’ın Selimiye’ye varana kadar araştırmalarını bırakmaması; Hekimoğlu Ali Paşa Camisi’nden 20 yıl sonra yapılan Nuruosmaniye’nin o dönemde, bu denli cesur bir yorumla tasarlanması ve uygulanabilmesi olguları, yapıların kendileri kadar önemlidir. Çünkü onları özgün ve çekici kılan, bu yorum ve zevklerdir. Bunların ne kadarının gelenek, ne kadarının düşünce, ne kadarının patron emri ve zevki, ne kadarının sanatçı iradesinin ifadesi olduğunu anlamak ve anlatmak, mimarlık tarihini yazmaya ve okunmaya değer kılan çabalardır. Eğer yeteri kadar gelişmiş bir sezgi ile yazılırsa, bu çaba, tarihî üretimin gerçek doğasını daha iyi açıklayabilir. Mimarlık tarihinin ancak böyle yazılırsa bir anlam taşıyacağını, yoksa bir mal teşhirinden öteye gidemeyeceğini düşünüyorum. \u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu yapıtın okuyucuları şimdiye kadar cami olarak bildikleri yapıların burada zaviye ya da imaret olarak adlandırılmasını yadsıyabilirler. Bu uzun zamandan bu yana tartışılan sorunun artık belgelerin açık kanıtlarıyla bir sonuca ulaşması gerekiyordu. Çünkü bu sorun Osmanlı tarihinin başlangıcında devletin yapısı ile ilgilidir.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu anlatıya giren bilgiler neredeyse bir yüzyıldır bu konu üstünde çalışan yüzlerce uzmanın çalışmalarından yararlanmadan derlenemezdi. Onun için, yargılarını ne denli yadsırsam yadsıyayım, kitabımı bu alanda samimiyetle emek vermiş araştırmacıların anılarına sunuyorum...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370209325299,"sku":"9786257008488","price":2100.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/OSMANLI_MIMARISI_ONKAPAK_3BASKI_YEM.jpg?v=1639736051"},{"product_id":"galata-ve-pera","title":"19. Yüzyılın İkinci Yarısında Galata ve Pera","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf. Dr. Nur Akın’ın 19. Yüzyılın İkinci Yarısında Galata ve Pera adlı çalışması biçim ve içerik açısından yenilenerek Üçünü basımını yaptı. Nur Akın, bölgenin sosyal yaşam içindeki konumunu birincil kaynaklara ulaşarak, dönemin Fransızca yayımlanan gazetelerini tarayıp ilgili tarih enstitülerinde yaptığı araştırmalarla hazırladı. Tarihsel kent dokusu içinde İstanbul’u simgeleyen en önemli bölge olan Galata ve Pera’ nın 19. yüzyıl içinde yaşadığı değişim süreci çizim, fotoğraf ve belgelerle saptanıyor. Bölgenin ticaret ve eğlence yaşamı; konutlar, oteller ve pasajlar; sanat merkezleriyle gazinolar sosyal yaşam içinde ele alınıyor.\u003c\/span\u003e","brand":"Literatür Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42197936963827,"sku":"9789758431816","price":412.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0000480_19-yuzyilin-ikinci-yarisinda-galata-ve-pera-3-basim_600.jpg?v=1772198951"},{"product_id":"bogazicinin-tarih-atlasi","title":"Boğaziçi'nin Tarih Atlası","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİki kıtayı birleştirmek, üç imparatorluğun ağırlığını omuzlarında taşımak şimdiye kadar tek bir şehre kısmet oldu. İstanbul ve Boğaziçi Antik dönemden bugüne çevresindeki tüm siyasi yapıların gözdesi, birçok medeniyetin uğrağı oldu. Bundan 2500 yıl önce Perslerin sandalları birbirine bağlayarak “İlk Boğaz Köprüsü”nü yaptıkları yer de burasıydı, Latinlerin Bizans’tan devraldığı yer de burası, Fatih’in o görkemli fethine sahne olanda da, 1624’ün bir Temmuz sabahında ansızın Tarabya kıyılarına çıkan Kazak akınıyla şaşkınlığa düşen de…\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKendisi de bir Boğaz çocuğu olan sanat tarihçi Dr. Sedat Bornovalı, dünyada bir örneği daha olmayan Boğaziçi’nin her iki yakasına sıralanmış tarihî ve kültürel mirası tadına doyulmaz bir incelikle ve zengin görseller eşliğinde anlatıyor. Rotasını Evliya Çelebi’nin o meşhur rüyasında “Seyahat ya Resulallah” dediği Ahi Çelebi Camii’nin önündeki Yemiş İskelesi’nden başlatıyor; her iki yakadaki tarihî yapıları, yalıları, görkemli camileri, çağdaş mimarlık arayışlarını, hatta hikâyesi olan apartmanları sırayla anlatarak Kavaklar’a kadar uzanıyor; Bebek’ten, Galata’dan, Kanlıca’dan, Beykoz’dan, Kandilli semaları ve Aşiyan yollarından ses verip Kız Kulesi’nde sonlanan mavi bir tarih yolculuğuna çıkarıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Timaş Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42341290442995,"sku":"9786050828733","price":299.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001771295001-1.jpg?v=1642676153"},{"product_id":"eski-ankarada-bir-sehir-tipolojisi","title":"Eski Ankara'da Bir Şehir Tipolojisi","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAnkara, bağrında yaşadığımız ve ömrümüzü tamamladığımız bir şehir. Anadolu'nun en eski ve hayat mekanlarından biri. Ancak bu şehrin hikayesinin pek az sayfası yazılı bir halde bulunuyor. Ankara 'nın hikayesini, hiç değilse belli dere-cede bilmek bu şehrin bağrında yaşayanlar için bir sevgi bağı kurmak için gerekli. Halil Rifat Paşa'nın Sivas valisi iken söylediği ve hala ismiyle beraber hatırlanan bir sözü var: \"Gidemediğin yer senin değildir.\"\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu sözden alınan bir ilhamla \"Yazamadığın bir coğrafya vatan değildir\" demek de mümkün, hatta gereklidir. Bir coğrafya ile sevgi bağı kurmak için her şeyden önce bilgi bağı kurmak gerekir. Aksi takdirde bir sevgi bağı kurmak mümkün olamaz. Bir şehre karşı ilk borcumuz bu şehri mazisiyle ve haliyle tanımaktır. Halen dersleriyle Türk ilim hayatına kıymetli katkılarda bulunmaya devam eden Prof Dr. Ruşen Keleş hocamızın kadim ve kıymetli Ankara 'mız hakkında yayınladığı Eski Ankara 'da Bir Şehir Tipolojisi (Ankara, 1971, 210 s) başlıklı eserin ilkinden 47 sene sonra yeniden basılmasının büyük bir sevinç vesilesi olduğuna dikkati çekmek isterim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitap, Ankara'nın hiç değişmeyen kalbi olan kale içi hakkında biricik araştır-ma olarak dikkati çekmektedir. Ankara'da yaşayan veya bu şehri tanımak isteyen her insan için bu kitap ilk rehber olarak görülmelidir. Dünya 'nın doğu-dan ve batıdan gördüğüm her şehrinde üçüncü gün özlediğim, bu içimde yaşa-yan ve içinde beni yaşatan şehir hakkındaki bu kıymetli kitabı yazan muhterem hocam Ruşen Keleş üstadıma bir kere daha şükranlarımı arz ve kitabın Ankara sevenlerin dikkatine havalesine vesile olan yayınevini tebrik ederim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf. Dr. Ali Birinci\u003c\/p\u003e","brand":"İdealKent Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42341295456499,"sku":"9786058381964","price":162.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001925428001-1.jpg?v=1642676322"},{"product_id":"tarihin-en-uzun-siiri-ayasofya","title":"Tarihin En Uzun Şiiri: Ayasofya","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAyasofya…\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHem herkese ait hem hiç kimsenin…Bin 500 yıllık mabedin korosu ilk günkü gibi renkli ve İstanbullu. Bu dünya mirasını ayakta tutan sadece teknik öğeleri değil Bizans’ın ve Osmanlı’nın menkıbeleri aslında. Halkın hafızasında yaşayan Ayasofya renkleri, mozaiklerden mihraba, Ioustinianos’tan Fatih Sultan Mehmed’e birçok ismin, hayatın hâlâ değişmeyen dekoru aslında.Bu, eski zaman ülkesi için şüphesiz çok şey söylendi, yazıldı, çizildi. Şimdi de sanat tarihi birikimiyle Dr. Sedat Bornovalı, modası geçmeyen yekpare bir ânın seslerini derliyor, yapıyı mimari paletle boyuyor. Elinizdeki kitap, efsanelerin imbiğinden geçmiş, gerçeğin vizöründen bir Ayasofya fotoğrafı gösteriyor.  Bornovalı’nın rehberliğinde Tarihin En Uzun Şiiri’ne dokunacak, mısraların saltanatına bakacaksınız.\u003c\/p\u003e","brand":"Timaş Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42341329043699,"sku":"9786050832426","price":75.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51_wmX5u2_L.jpg?v=1654247790"},{"product_id":"santa-maria-draperis-beyoglunda-400-yillik-bir-katolik-mabedi","title":"Santa Maria Draperis - Beyoğlu’nda 400 Yıllık Bir Katolik Mabedi","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSanta Maria Draperis’le, okur tek bir yapının başlığı altında, aslında Beyoğlu’nun geçmişine ve çok yönlülüğüne doğru bir yolculuk yapıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİtalya, Fransa, İspanya, Avusturya-Macaristan, Çekoslovakya, İngiltere, Bizans, Kıbrıs, Yunanistan, Litvanya, Slovenya, Hollanda, İsviçre, Vatikan ve Osmanlı birçok yönüyle Beyoğlu’nda sahne alıyor hem tarihleri hem de dilleriyle, tek bir yapı içerisinde birbirlerine kaynaşıyor, çok geniş bir coğrafyayı bu yapıda temsil ediyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDinler, mezhepler, tarikatlar, İmparatorlar, mimarlar, ressamlar, heykeltıraşlar bir araya gelip sayfalar arasında yüzyıllar süren bir tür geçit icra ediyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSayfaları çevirirken tarihin akla gelmeyen köşelerini keşfedip Türkiye’de, İstanbul’da çalıştığını hiç bilmediğiniz sanatçılarla buluşuyor, eserlerinin tadına varıyoruz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSanat yapıtlarını tamamlar şekilde, yine tek bir yapıda dünyanın pek çok ülkesinden gelen taşların yalnızca tarihi ve sanatı değil jeolojisi de estetiği de keşfediliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eEser her sayfasında, alışılmışın dışında ancak prestij kitaplarında görülen nitelikte görsel malzemenin oluşturduğu bir tür şölenle tamamlanıyor, netleşiyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSezai Balcı ve Sedat Bornovalı’nın satırları arasında hem Osmanlı ve Beyoğlu daha iyi anlaşıyor hem de İstanbul’un tarih sayfalarını anlamak için bir okuma anahtarı seçiliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYeni başlayanlar için Beyoğlu’nu, İstanbul’u ve Osmanlı’yı anlamak yolunda ilk adım olacak, diğer yandan uzmanlar için bile birçok bilinmeyene ışık tutacak bir eser.\u003c\/p\u003e","brand":"Yeditepe Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42341375443187,"sku":"9786257477819","price":60.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001954432001-1.jpg?v=1642678265"},{"product_id":"1766-istanbul-depremi","title":"1766 İstanbul Depremi","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1766 yılı, İstanbul'un doğal afetler tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. 22 Mayıs ve 5 Ağustos'taki depremler, can kaybıyla birlikte, kentte önemli yapı hasarlarına neden olmuştur. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"1766 İstanbul Depremi\", kentin harap olan mimari eserleri üzerinden, genel anlamda bir restorasyon yazma girişimidir. Osmanlı arşiv belgelerinden yararlanılarak, 22 Mayıs 1766'da yaşana \"zelzele-i şedide\"nin sonuçları ve ortaya çıkan yapı hasarlarının nasıl giderildiği incelenmekte; 18. yüzyıl Osmanlı dünyasında yapı onarımlarının niteliği ve kullanılan başlıca tekniklerle birlikte dönemin mimarlık terminolojisi de genel olarak değerlendirilmektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDeprem ertesinde gerçekleştirilen bazı kapsamlı onarımların ayrıntılı biçimde incelenmesi, onarım keşiflerinin restorasyon tarihini aydınlatmada nasıl kullanılabileceği konusunda bir yöntem arayışını da yansıtmaktadır.\u003c\/p\u003e","brand":"İstanbul Araştırmaları Enstitüsü","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42640822829299,"sku":"9789759123840","price":55.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000366705-1.jpg?v=1649406991"},{"product_id":"bir-pera-masali","title":"Bir Pera Masalı","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKimler gelip geçmedi ki Pera’dan...\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eYüzlerce yıllık tarihinin kalın perdesi ardında ne hikâyeler, ne anılar ve ne büyük sırlar gizli aslında.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e• Aya Triada Kilisesi’nin mimarı Vasilaki İoannidis, azınlık ibadethanelerinde kubbe yasağının kalkmasından sonra neden en görkemli kiliseyi Pera’ya inşa etti?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e• Melek Sineması’nın yer göstericisiyken Türkiye’nin ilk güzeli seçilen Araksi Çetinyan, sinema artisti olmak için Amerika’ya gönderilecekken başına ne geldi?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e• Büyük Beyoğlu yangınında yok olan İmparatorluk Operası’nın sahne perdeleri İstanbul’un neresinde ortaya çıktı?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e• Tokatlıyan Oteli’nin eski uşağı, yeni sahibi Medovitch’in Nazi hayranlığının bedeli ne oldu da oteli satışa, kendini de ölüme götürdü?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e• Naum Tiyatrosu’nun kurucusu ve yazar Said Naum Duhani, neden 37 yıl boyunca kendini çatı katındaki bir daireye hapsetti?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e• Nâzım Hikmet’e “Havsalam almıyordu bu hazin hali önce” mısraını yazdıran, “Ben ve Ötesi” şiirinde Necip Fazıl Kısakürek’e ilham olan Ağa Camii’nin avlusuna neden apartman yapılmak istendi?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e•13. yüzyılda yoksulluk yemini etmiş keşişlerin kiliseleri yeni tramvay yolu için yıkılıp yeni kilisenin ilk taşı bile kutsandı ama neden Vatikan’dan yıllarca para gelmedi?\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eVe daha neler neler...\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eTarihle, gizemlerle ve bilgiyle dolu bir Pera gezisine hazır mısınız?\u003c\/p\u003e","brand":"Destek Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42686331257075,"sku":"9786053117469","price":42.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001860242001-1.jpg?v=1650531947"},{"product_id":"batiya-gocun-sanatsal-evreleri","title":"Batıya Göçün Sanatsal Evreleri","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eTürk sanatının, yüzyıllar içinde Asya bozkırlarından başlayıp batıya, Anadolu’ya ve Balkanlara süren göçe paralel olarak evrilişinin kesintisiz bir hikâyesi... Geniş bir coğrafi mekana ve yüzyıllara yayılan bu uzun hikâye, çoğu zaman coğrafi bölgeler ya da farklı kültürel-siyasal gelenekler çerçevesinde ele alınır. Batıya Göçün Sanatsal Evreleri, tarihöncesi bozkır toplumlarının sanat geleneklerinden başlayarak Orta Asya, Timurlu ve Selçuklu sanatlarını, batıya süren uzun göçün süreklilik gösteren aşamaları olarak ele alıyor. Bozkır toplumlarının, başta Çin olmak üzere yerleşik toplumların yaratılarıyla; Timurlu sanatının Hint ve İran tarzlarıyla; Anadolu-Türk sanatının Ortadoğu gelenekleriyle girdiği etkileşimin çarpıcı bir tablosunu çiziyor. Aynı sanat geleneğinin, her yeni coğrafyada, bir öncekine benzemeyen toplumsal, ekonomik ve dinsel gelenekler zemininde nasıl yeni biçimler ve tarzlarla yeşerdiğinin hikâyesini çizimler, planlar, haritalar ve fotoğraflar eşliğinde okumak için... Doğan Kuban 1926’da, babasının Fransız Harp Akademisi’nde eğitim gördüğü Paris’te doğdu. 1949’da yüksek mühendis ve mimar olarak İTÜ’den mezun olarak meslek hayatına atıldı, 1952’de Mimarlık Tarihi kürsüsünde asistan olarak girdi. 1958’de doçent, 1965’te profesör oldu. Bu yıllarda katıldığı pek çok mimari yarışmada dereceler ve mansiyonlar kazandı. Avrupa’da ve Amerika’da çeşitli üniversitelerde konuk öğretim üyesi olarak bulundu ve eski eserlerin korunması konusundaki çalışmalarıyla öne çıktı. 1966-76 arasında İstanbul-Vezneciler’deki Kalenderhane Camisi’ndeki kazı ve restorasyon çalışmalarını yönetti. Başta Tüba şeref üyeliği, American Institute of Architects yabancı şeref üyeliği, Alman Arkeoloji Enstitüsü muhabir üyeliği olmak üzere, önde gelen pek çok ulusal ve uluslararası koruma kurumu ile mesleki örgütte görevler üstlendi. Aralarında Türk Hayatlı Evi, Selçuklu Çağında Anadolu Sanatı, Sinan’ın Sanatı ve Selimiye, İstanbul - Bir Kent Tarihi ve Osmanlı Mimarisi’nin de bulunduğu 25 kitap, yayın yönetmenlerinden olduğu İstanbul Ansiklopedisi’nde 68 madde ile düzenli olarak yazmaya devam ettiği gazete yazılarının yanı sıra 150’yi aşkın bilimsel makalesi vardır.\u003c\/span\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43021010272499,"sku":"9789944885614","price":74.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/KB9789944885614.jpg?v=1658825080"},{"product_id":"istanbul-un-100-mucevheri-ciltli","title":"İstanbul’un 100 Mücevheri (Ciltli)","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eProfesyonel Rehber, Tarihçi-Yazar Saffet Emre Tonguç ve İletişim Danışmanı-Yazar Zeynep Şahin Tutuk’un birlikte kaleme aldığı, Drone Pilotu Halit Bilen’in fotoğraflarıyla onlara eşlik ettiği bir İstanbul masalı başlıyor. Alfa Yayınları markasıyla okuyucuyla buluşacak Kanatlarımda İstanbul kitabı, eşsiz şehrimizin 80 farklı noktasını hem tarihi hem bugünüyle anlatıyor. Daha önce hiç görmediğiniz açılarla ve aynı karede hiç buluşmamış yapılarla; 8500 yıllık tarihe uçuracak bir İstanbul seyri ve bir zenginliği sunuyoruz.\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e3 İMPARATORLUĞA BAŞKENTLİK YAPMIŞ, İKİ KITA ÜZERİNE KURULMUŞ VE İÇİNDEN DENİZ GEÇEN TEK KENT OLAN İSTANBUL BİR HAZİNE. O HAZİNEDEKİ SAYISIZ MÜCEVHERDEN SEÇİLEN 100 YER, BU KİTAPTA BULUŞTU. GÖRÜLMEMİŞ AÇILARDAN 200’E YAKIN FOTOĞRAF EŞLİĞİNDE DÜN VE BUGÜN ARASINDA BİR YOLCULUĞA DAVETLİSİNİZ.\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eHeyecanlandıran, mutlu eden, ilham veren bir şehir İstanbul. Ve her zaman merak edilen… Kaldırılan her taşın altından yeni bir hikâyenin çıktığı, her sokağın farklı bir yüzle selam verdiği, söyleyecek sözü hiç bitmeyen bir şehir İstanbul. Ve anlattıklarıyla her zaman şaşırtmayı başaran…Onu keşfetmek isteyenleri binlerce yılın renkli, coşkulu, acı-tatlı izleri üzerinde yükselen bir köprüden geçiren; her adımda Roma’dan Cumhuriyet’e, Bizans’tan Osmanlı’ya selam verdiren bir şehir… \u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eO köprünün avuçlarınızın içine sığan hali, işte bu kitap. Müzelerden camilere, parklardan saraylara, okullardan adalara, kiliselerden hanlara İstanbul’u 100 farklı yerden göreceksiniz. İmparatorlar, şairler, mimarlar, valide sultanlar, paşalar, sanatçılar ve daha sayısız isim, sayfalar arasında gezinirken size eşlik edecek. Kitabın içine çok renk, çok duygu, çok bilgi, çok fikir ve çok fotoğraf sığdı. Ama en çok, tarifsiz bir İstanbul sevgisi sığdı. Ona yaptıklarımızla çok yorulmuş olmasına rağmen inatla dünyanın en güzel şehri olmayı başaran İstanbul’u sevmekten vazgeçmeyenlere armağan olsun!\u003c\/span\u003e","brand":"Alfa Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43024310632691,"sku":"9786254496141","price":495.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001981111001-1.jpg?v=1658919824"},{"product_id":"dunyanin-ilk-tapinagi-gobeklitepe","title":"Dünyanın İlk Tapınağı Göbeklitepe","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eOkuyacağınız metinler sizi sadece Göbeklitepe’ye değil; dünyanın, canlıların ve insanlığın geçirmiş olduğu evrelere ve yarattıkları medeniyetlere doğru kısa bir yolculuğa çıkaracaktır. Göbeklitepe’de başlayan yaşam ve Türkiye’nin değişik yerlerinde yer alan kültürlerin Göbeklitepe’nin yaratılması ile gelişen eş zamanlı ve sonraki zamanlar için de bıraktıkları izleri takip edeceksiniz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGöbeklitepe’de bulunan eserlerin yorumlamaları henüz tamamlanmamıştır. Kazıların ilk yapıldığı dönem ile halen devam eden kazılardan elde edilen eserler ilk yorumlardan farklı bir aşamaya gelmiştir. Bilinmeyenlerin çokluğu, farklı yorumları da beraberinde getirdi. Genel okuyucuların her konuda bilgi sahibi olması beklenmemelidir. Bu bağlamda bilim insanlarına, düşünürlere, yazarlara ve habercilere görevler düşmektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGöbeklitepe halen çok tartışılmaktadır ve tartışılmaya da devam edecek gibi gözükmektedir. Türkiye’de olduğu kadar dünyada da ilgi çekmiş ve UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası yapıları arasına alınmıştır. Okuyacağınız çalışma sizi farklı görüşlerle baş başa bırakarak, sizlerin de Göbeklitepe’yi değerlendirmenizde yardımcı olmayı amaçlıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Dorlion Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43049624895731,"sku":"9786254070372","price":35.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001893291001-1.jpg?v=1659516593"},{"product_id":"simgebilim-perspektifinden-gobeklitepe-tapinaklari","title":"Simgebilim Perspektifinden Göbeklitepe Tapınakları","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGöbeklitepe’deki “T” biçimli figürler, yerel ideolojilere özgü anlamlarının ötesine geçen “arkaik” kanalın en “ilksel” ürünlerinden birisiyle karşı karşıya olduğumuzu ortaya koyuyor. “Bilim insanları”, Göbeklitepe’nin ortaya çıkmasından önceki zaman dilimlerinde yalnızca kendi ölçümlerine uyan biçimde “Haç” figürünün eskiliğine dikkat çekmişti.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu yaygınlıktan hareketle, kitapta; Göbeklitepe’de gördüğümüz T biçimli taş figürlerinin “Haç” sembolizmine dahil olup olmadığını anlayabilmemiz için temel bir fonksiyon uygunluğunun aranması öneriliyor. Ayrıca, bu zenginliğin en bilindik örneği olan, İsa ve çarmıha gerilme sahnesi ve hikayesinin, Göbeklitepe figürlerindeki, “ölüyü diriltme” gücüne sahip anıtların, bilinen en eski örneği olarak görülmesi gerektiği de açıklanıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDirilme; insanlık tarihinin en eski kayıtlarında, ölen “kahraman” fedakar kurtarıcıya atfedilen bir ayrıcalıktır ve “haç” yalnızca onları ölüme gönderen bir araç değil, kendini insanlık için feda eden tüm mitsel kahramanların ortak simgesidir.\u003c\/p\u003e","brand":"Ozan Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43049630695667,"sku":"9786054723928","price":50.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000682382-1.jpg?v=1659516956"},{"product_id":"neolitik-yakindogu-ve-gobeklitepe-mimarisi","title":"Neolitik Yakındoğu ve Göbeklitepe Mimarisi","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eGöbeklitepe, bugüne kadar pek çok farklı uzmanlık açılarından enine boyuna incelendi. Ancak, bu kült yapıları kompleksinin mimari biçimlenişi değerlendirmek üzerine hatırı sayılır bir çalışma ortaya konmadı. Mevcut çalışmaların çoğu hem mimar olmayan kişilerce hazırlandılar hem de yapıları herhangi bir arkeolojik buluntu türü olarak değerlendirdiler. Elinizdeki çalışma ise, Göbeklitepe’nin mimarisine odaklanmayı teklif ediyor. Bu bağlamda; buradaki yapıların üretildiği, kullanıldığı ve terkedildiği dönem olan Neolitik’in; tarım, seramik ve mimarlık odaklı bir çözümlemesini yapıyor. Bu temel üzerine de Göbeklitepe mimarisini; yapı, işlev ve bezemeler açılarından değerlendiriyor. Bu sırada mimariye ilişkin; yapı malzemeleri ve ölçüler gibi sadece somut unsurları değil, tasarım dili ve karmaşık işlevler gibi soyut kavramları da anlamaya gayret ediyor.\u003c\/span\u003e","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43049635643635,"sku":"9786052882825","price":131.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001748710001-1.jpg?v=1659517774"}],"url":"https:\/\/yemkitabevi.com\/collections\/tarih\/yazar_akif-emre.oembed","provider":"YEM Kitabevi","version":"1.0","type":"link"}