Deniz Dokgöz Halkalar Defter Seti

Deniz Dokgöz Halkalar Defter Seti

%35 İNDİRİM
104.00TL 160.00TL

Yazar: Deniz Dokgöz (Çizer)

Marka: YEM Atölye

Basım Tarihi: Aralık 2020

Sayfa Sayısı: 384

Boyut: 14.5 x 20.0 cm

Stokta

9786057334320

Title:  

YEM Yayın’ın “Halkalar” adlı defter dizisi, mimarieskiz, çizim, resim yapmak için uygun kağıt ve cilt tipi seçilerek hazırlandı.Hem eskiz defteri hem de not defteri olarak kullanılabilen defterler cebinizde,çantanızda taşıyabileceğiniz boyutta tasarlandı. Böylece masa başında,seyahatte, doğa gezisinde ya da şehrin sokaklarını keşfederken karakalem,suluboya, pastel boya vb. çizim gereciyle perspektifleri, planları, kesit vegörünüşleri kaydedebileceksiniz. “Söz uçar yazı kalır” diyerek notlarınızıaktarabileceksiniz.

“Halkalar” dizisinin kapaklarında Mimar ve Çizer DenizDokgöz’ün, aynı teknik yöntem ve yaklaşımla çizdiği “Halkalar” adlı mimarieskizleri yer alıyor. Akademisyen ve çizer olarak yaptığı çalışmalarda uzunyıllardır “Mimari eskiz nasıl yapılır? Perspektif nasıl çizilir? Üçboyutlugörünüm nasıl elde edilir?” gibi sorulara yanıt veren Dokgöz, Halkalar dizisinde;İstanbul Kız Kulesi, İzmir Tarihi Asansör, İstanbul Galata Kulesi, AnkaraBirinci TBMM Binası, Ankara Anıtkabir, Edirne Selimiye Camisi, Erzurum ÇifteMinareli Medrese ve Antalya Yivli Minare’yi kendineözgü yorumuyla renkli eskizlerle veriyor.

Defterlerin arka kapaklarında ise ilgili yapılarınkısa tanıtımlarının yanı sıra Dokgöz’ün mimari eskize ilişkin şu görüşleri yeralıyor:

“Eskiz, sonuç ürüne bağ(ım)lı olmaksızın arayışınkavranması adına öne çıkan bir çizgi eylemidir. Eskiz her şeyden önce çizgidirfakat her çizgi eskiz değildir. Tasarımcının kendini ifade etme biçimi,imzasıdır. Eskiz, yapılı ve doğal çevreyi anlamanın bir yolu, silinmeyenzamanın kesitini sunan çizgiyle düşünme, bir nevi çizgiyle not tutmaeylemidir...”

“Eskiz, hangi tasarım aracı kullanılırsa kullanılsın görseldüşünme yollarının geçerliliğini koruması üzerine temellenmektedir. Farklı birgrafik, görsel düşünme yolunun gelişimi eskizin niteliğini değiştirecek veevriminin bir sonraki adımı olabilecek potansiyeli bünyesindebarındırmaktadır...”

Eskiz yapma olgusunu resim, illüstrasyon, karikatür,grafik tasarım gibi diğer çizgi odaklı üretimlerden farklı kılan ve belirleyiciolan unsur hızdır. Eskiz yapısı ve doğası gereği hızlı üretilmelidir. Bu hızlıüretim, eskizin öznel kurgusunun en önemli parçasıdır...”

Eskizin en önemli işlevlerinden biri görsel düşünmeyönteminin soyut ortamdaki varlığını görsel anlatımlarla somut ortamataşımasıdır. Akılda üretilen bilgi ve var olan birikimlerin yansımasıyla oluşanbu işleyiş görsel düşünme ve görsel anlatım arasındaki döngüsel bir bağı ifadeeder...”

Eskiz, gücünü yapıldığı sıradaki rahatlığından veyapıldıktan sonraki vazgeçilebilirliğinden alır. Tasarımcının yapmış olduğuherhangi bir arayış onun için vazgeçilmesi son derece sıradan olabilen birdurumdur. Eskizin öznel bir kurgu olmasının ve ilk iletişiminin tasarımcısı ilegerçekleşmesinin temel nedeni bu vazgeçiştir...”

“Eskizin ifadetekniği, tasarımcının çizgi ve yapı ile kurduğu bağın sonucunda oluşan kişiselbir ifade olduğu kadar; çizilen yapının tektoniğini en iyi ifade etmek içinkullanılan yöntemi de tanımlar...”

“Eskizin yapılı çevreye dairbakma, görme, algılama ve anlama içerikleri ile birlikte bir diğer önemliişlevi ise saptama, belgeleme ve kayıt altına almadır. Eskiz, yapıldığı heryapılı çevrenin adeta tarihe not düşülmesidir...”

“Eskiz yapmanın doğal bir notalma sistemi olmasından hareketle, eskizin görünür ve belgelenir olmasınınönünü açan defterdir. Dolayısıyla defter tutma alışkanlığı not alma sistematiğiiçerisinde eskizin gücünü ortaya çıkarır...”

YİVLİ MİNARE, ANTALYA: Antalya kent merkezininsimgelerinden biri olan Yivli Minare Camisi, Antalya Kaleiçi’ndeHamidoğulları’ndan Mehmed Bey tarafından yaptırılmıştır. Kubbe ile örtülüçokayaklı camilerin Anadolu’daki en eski örneği olan bu caminin 1373 yılındainşa edildiği düşünülmektedir. Camiye adını veren Yivli Minare ise, TürkSelçukluları Sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında yapılan daha eski bircamiden kalmıştır. Yivli Minare’nin yüksekliği 38 metre olup 90 merdiven ileçıkılmaktadır. Kaidesi kesme taştandır. Yivli Minare’nin bir kısmı tuğla vefiruze renkli çinilerle süslenmiştir. Adını.gövdesinde yer alan sekiz yivdenalmıştır.

BİRİNCİ TBMMBİNASI, ANKARA: 1915 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kulüp binası olarakyapımına başlanmış, 1920 yılında ilk meclisin burada toplanmasıkararlaştırılınca halkın da katkılarıyla tamamlanmış olan yapının mimarı HafiBey’dir. İlk meclisin adı 8 Şubat 1921 günlü hükümet kararnamesiyle TürkiyeBüyük Millet Meclisi (TBMM) olarak belirlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim1923 günü bu binada ilân edilmiştir. O bakımdan çok önemli bir tarihi değere desahiptir. 1981 yılından bu yana Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak kullanılan yapı,geniş saçakları, kemerli pencereleri vb. ile döneminin geçerli mimarlıkanlayışı Birinci Ulusalcı Mimarlık akımına uygun ilk örneklerden biridir.

GALATA KULESİ, İSTANBUL: Galata Kulesi ilk kez Bizansİmparatoru Justinianos tarafından MS 507-508 yılında inşa edilmiştir.Günümüzdeki kuleyi ise 1348-49 yılında Cenevizliler yeniden inşa etmiştir.1445-46 yılları arasında yükseltilen kule, 1500’lü yıllarda depremden zarargörmüş, mimar Murad bin Hayreddin tarafından onarılmıştır. Sultan III. Selimdöneminde kule onarıldıktan sonra kulenin üst katına bir cumba eklenir. SultanII. Mahmud döneminde kulenin üzerine iki kat daha çıkılır ve külah biçimli ünlüdam örtüsüyle kulenin tepesi kapatılır. 1864’teki imar çalışmalarındaeteğindeki avlusunu, kapılarını, kıyıya inen sur duvarlarını kaybetmiş, hendekleridoldurulmuştur. Son olarak 1967’de onarım görmüştür. Strüktürel olarak sağlamolan kule, yığma moloz taş örgü sistemde inşa edilmiştir. Yüksek giriş katındansonra dokuz katlı bir yapıdır. Silindirik gövde üzerindeki pencereler tuğlaörgülü yuvarlak kemerlidir. Külah çatının hemen altındaki son iki katıngelişimi silindirik gövdeyi çevreleyen profilli silmelerle vurgulanmıştır.Külah çatının altındaki katı sarmalayan bir seyir balkonu mevcuttur. Altkatında ise derin nişli payelere oturan yuvarlak kemerler ve içerisinde tuğlaörgü yuvarlak kemerli pencereler mevcuttur. Günümüzde turistik, sosyal vekültürel faaliyetler için kullanılmaktadır.

TARİHİ ASANSÖR, İZMİR: İzmir’de, biri diğerinden 58metre yüksekte olan Mithatpaşa Caddesi ile, Şehit Nihatbey Caddesi’nin arasındaişleyen iki asansörü barındıran tarihi asansör kulesi 1907 yılında Museviişadamı “Nesim Levi (Bayraklıoğlu)” tarafından yaptırılmıştır. Birindendiğerine 155 basamakla ulaşılan iki semt arasında hızlı ve kolay ulaşım sağlamaamacıyla yaptırılmış olan asansör kulesi, taş olan iki bölümden sonra tuğlaolarak yükselir. Uzun yıllar JozefPalambo tarafından işletilen, 1942’de eldeğiştiren asansör, bir süre kapalı kaldıktan sonra 1983’te İzmir BüyükşehirBelediyesi’ne aynı amaçla kullanılmak şartıyla bağışlanmıştır. Yapılantadilatın ardından 20 Haziran 1993’te açılmıştır. Günümüzde eğlence, kültür vedinlenme mekânı olarak kullanılmakta; üst katı kafeterya ve küçük bir seyirbalkonu ile hizmet vermektedir. Demir konsollar üzerinde taşınan ahşapbalkondan İzmir şehri kuşbakışı izlenebilmektedir.

ANITKABİR, ANKARA: Atatürk’ün1938’de vefatının ardından kabir için yer olarak Rasattepe (bugün Anıttepe)belirlenmiştir. 1941’de açılan uluslararası yarışmaya katılan 47 projearasından seçilen üç proje ödüle değer bulunmuştur. Hükümet, ödüllendirilenlerarasından iki Türk’ün, Emin Onat ve Orhan Arda’nın ortak projesininuygulanmasına karar vermiştir. İkinci Dünya Savaşı bunalımı nedeniyle yapımsüreci uzamış ve açılış ancak 1953 yılında yapılabilmiştir. Yapım öncesinde veyapım sırasında ilk projede birçok değişiklik yapılmıştır. Anıtkabir’inmimarisi, anıtsal görünümüyle İkinci Ulusalcı Mimarlık akımının özellikleriniyansıtır. Tarihselci yaklaşımı, antik yapıların da bu toprakların ürünü olduğuanlayışından yola çıkmıştır. Ayrıntılarda Selçuklu ve Osmanlı süsleme öğelerinede rastlanır.

ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE,ERZURUM: Çifte Minareli Medrese, Erzurum’un simgesi haline gelen bir Selçuklueseridir. Genel kabule göre 13. yüzyılın sonlarında yaptırıldığı kabuledilmektedir. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın kızı Hundi Hatun veyaİlhanlı hanedan üyelerinden olan Padişah Hatun tarafından yaptırılmışolabileceği düşüncesi ile “Hatuniye Medresesi” olarak da adlandırılmaktadır.Çifte Minareli Medrese’nin özellikle taçkapısında bulunan bezemeler, Selçuklutaş süslemesindeki derinliğin ve estetik anlayışın muhteşem örneklerinioluşturmaktadır. Bezemelerde ağırlıklı olarak bitkisel motifler kullanılmıştır.En çok palmet ve rumî motifleri kullanılırken, her ikisinin de birbiriyle uyumudikkat çekmektedir. Harap halde iken Sultan 4. Murad tarafından tamir ettirilenve bir süre “tophane” olarak kullanılan medrese, 1942-67 yılları arasındaErzurum Müzesi, günümüzde ise hem müze hem de resim sergi salonu olarak hizmetvermektedir.

SELİMİYE CAMİSİ, EDİRNE:Osmanlı İmparatorluğu’nun ikinci başkenti Edirne’de bulunan ve Mimar Sinan’ın“ustalık eserim” olarak tanımladığı Selimiye Camisi ve Külliyesi, 2011 yılındaUNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmiştir. Dört zarif minaresi, muhteşemkubbesi ile eşsiz bir yapı olan Selimiye Camisi ve Külliyesi’nin yapımınaSultan II. Selim’in emri ile 1568 yılında başlanmış ve yapı 1575 yılındatamamlanmıştır. Dış görünümüyle de hayranlık uyandıran ancak asıl olarakcaminin içine girince görkemi hissedilen kubbesi ise 42,30 metre yüksekliği ve31,30 metre çapıyla döneminin en muhteşem örneğidir. Külliyenin merkezinioluşturan camiyi üç taraftan çevreleyen dış avlusunda Dar-ül Sıbyan, Dar-ülKurra, Dar-ül Hadis medreseleri ile muvakkithane ve kütüphane bulunmaktadır.

KIZ KULESİ, İSTANBUL: İstanbul Boğaz görünümününvazgeçilmezlerinden biri olan, Salacak açıklarındaki küçücük bir adanın üzerineinşa edilmiş Kız Kulesi pek çok efsane barındırır. Bunlardan en bilineni,kuleye adını da vermiş olan (Leander’sTower) LeandrosEfsanesi’dir. Kuleyehapsedilen Hero ve ancak geceleri onun yaktığı ışığa yüzerek ona ulaşanLeandros’un, aralarındaki denize meydan okuyan aşkları trajediyle biter...Yapım tarihi MÖ 24 yılına dek uzanan Kız Kulesi, uzun tarihi boyunca savunmaamaçlı kale, sürgün istasyonu, hapishane, karantina odası, radyo istasyonu,vergi toplama noktası ve deniz feneri olarak kullanılmıştır. Üsküdar’ın sembolüolan kule, 2000 yılında restore edildikten sonra kafe ve restoran olarak hizmetvermektedir.

Defterlerin Teknik Özellikleri: Kapak 300 gr mat kuşe(renkli); iç sayfalar 80 gr. Enzo Lux Cream; köşeler radius kesim; cilt iplikdikişli

Deniz Dokgöz Kimdir?

1976 yılında Çorum’da doğdu. 1998 yılında Dokuz EylülÜniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. Yüksek lisansını 1999-2002yılları arasında İYTE’de tamamladı. 2002 yılından bugüne Dokuz EylülÜniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam etmektedir. 2004yılında Ferhat Hacıalibeyoğlu ve Orhan Ersan ile birlikte oluşturduklarıİkiartıbir Tasarım Grubu ile çalışmalar yapıp yarışmalara katılıyor. Ekipolarak 2004 yılından itibaren katıldıkları ulusal mimari proje yarışmalarındançeşitli ödülleri bulunmaktadır. Deniz Dokgöz, tasarımda eskize, el çiziminebüyük önem vermekte, sürekli çizmekte ve çizmeyi öğretmek için uğraş vermektedir.

Bunları da beğenebilirsiniz

Sizin için seçtiğimiz ilgili diğer ürünlere göz atın