DOĞAN HASOL İkili Kitap Seti

DOĞAN HASOL İkili Kitap Seti

%33 İNDİRİM
73.70TL 110.00TL

Yazar: Doğan Hasol

Marka: YEM Kitabevi

Basım Tarihi: 2020

Sayfa Sayısı: 360

Boyut: 16.0 x 23.0 cm

Stokta

9786238985902

Title:  

MİMARLIK DENİNCE

Doğan Hasol, Mimarlık Denince...’de,mimarlığın çeşitli alanlarında 60 yıla yakın bir süreçte edindiği deneyimlerinışığında “mimarlığın ne olduğunu”, göz önünde tutulması gereken çeşitlibağlantılarıyla birlikte aktarıyor; hattâ aykırı örneklerle, “ne olmadığını”da…
Mimarlığı çeşitli yönleriyle, mimar adaylarına vekonuya ilgi duyanlara yalın bir dil ve kurgu ile anlatan Doğan Hasol,mimarlığın felsefe, sanat, tarih, teknoloji, malzeme, siyaset, çevre, kent vb.dallarla ilişkilerini de ortaya koyuyor. Kitapta temel olarak “Mimarlık nedir?Kim için yapılır?” sorularının yanıtını veren Doğan Hasol özetle şunlarısöylüyor:
“Mimarlık dünyanın en eski mesleklerindenbiridir. Buna karşılık toplumda, hak ettiği şekilde bilinir olduğu söylenemez.İnsanlar sürekli olarak mimari çevrelerde yaşarlar: ev, okul, sokak, mahalle, parklar,kentler vd… Bunların tümü mimari mekânlardır, ne var ki insanlar çoğu kez,mimari mekânlarda yaşadıklarının farkında bile değildir. Genel kanıya göre, mimarlık, binaların dışgörünüşünden ibaret sanılır; oysa, kentsel mekândan, bir göz odanın iç mekânınakadar bir mekânlar bütünlüğünü kapsar. Mimarlık,soyut bir bireşim (sentez)dir. Bileşenleri, MÖ 1. yüzyıldan bu yana en basittanımıyla ‘işlevsellik, dayanıklılık’ ve ‘estetik’ olarak kabul edilir. İyimimarlık için bu bileşenlerden hiçbirinin yetersiz düzeyde olmaması gerekir.Örneğin, tıpkı bir çarpımdaki gibi bileşenlerden birinin sıfıra eşit olması,ürünün de sıfır olması sonucunu doğurur. İşte, mimarî değerlendirme ve mimarlıkeleştirisi de bu nedenle zordur; ciddi bilgi ve inceleme işidir. Bir binayı ya da yapıyı, sıkça rastlandığı gibi,‘güzel’ ya da ‘çirkin’ sıfatlarıyla yorumlamak anlamsızdır. Bu tür öznel(subjektif) yaklaşımlarla yapılan yorumlar belki yorum yapanın mimarlık bilgisive kültürel düzeyi konusunda fikir verebilir, ama yapının mimarlık eleştirisiolarak bir değer taşımaz. Mimarlık, zamanve mekânda gelişir. Mimari birikim geçmiş dönemlerin, uygarlıkların, tarihin deen somut yansımalarını gözler önüne serer. Örneğin tarihsel bir kentin çeşitlidönemleri, onları yansıtan mimarlık örneklerinden okunabilir. O anlatımın içinde kentin çevresel ve coğrafiözellikleri ve topoğrafyası da vardır. Nitekim ünlü mimar Frank Gehry ‘Mimarlıkkendi dönemini ve yerini anlatmalıdır’ der ve şunu ekler: ‘Fakat hedef,ebedilik olmalıdır.’ İşte böylece mimarlık, sürekli değişen dünyanınanlatımıdır; toplumsal, siyasal, bilimsel, teknolojik, sanatsal gelişmelerin,kavramsal çatışmaların çok boyutlu olarak somutlaşmış yansımasıdır. Mimarlıkta neler olup bittiğini anlamak için o çağınyalnızca mimarlık ürünlerine bakmakla yetinilemez; düşünce sistemi, bilim,teknoloji, endüstri ve sanata da birlikte bakmak gerekir. Aslında, gerçekmimarlık yapıtı, yapıldığı dönem hakkında bilgi verir.”

 

 

MİMARLAR DİK DURUR!

Doğan Hasol, öğrencilik hayatından bugünekadar yerli yabancı ünlü Mimarlar ile sanat ve siyaset dünyasından pek çokismin; tuhaflıkları, hüzünleri, küskünlükleri, neşeleri, eğlenceli kişiliklerive başlarına gelen ilginç olaylarla dolu dünyasına keyifli bir yolculuğaçıkarıyor. Hasol, bazılarının bizzat içinde yaşayarak tanığı olduğu ya dailk ağızdan dinlediği bazı ilginç olayları belleğinin süzgecinden geçirip duruve akıcı bir dille okuyucularına aktarıyor.
Tümüyle gerçek olay ve kişilerden oluşan, herhangi bir yakıştırmanın ya dakurgunun söz konusu olmadığı kitap, Mimarlık dünyamızın belli bir döneminedeğişik bir bakışla ışık tutuyor. Kitapta; Sedad Hakkı Eldem'den VedatDalokay'a, Cengiz Bektaş’tan Hayati Tabanlıoğlu’na, Bruno Taut'tan MarioBotta'ya, James Stirling’den Peter Eisenmann’a, Turgut Cansever'den AydınBoysan'a, Behruz Çinici'den Oktay Ekinci'ye, Erol Akyavaş'tan Bedri RahmiEyüboğlu'na, Celal Bayar'dan Adnan Menderes'e, İsmet İnönü’den BedrettinDalan’a, çok sayıda mimar, sanatçı ve siyasetçi bugüne kadar bilinmeyen ilginçöyküleriyle okurların karşısına çıkıyor.

Hasol, kitaba ilişkin olarak özetleşunları söylüyor:

“İnsanları mutlu edecek türden yaşanabilirçevreler yaratma mesleği ve sanatı “mimarlık” çok keyifli fakat o kadar da zorve ciddi bir iştir. Mimarlıkta, öğrenciliktenbaşlayıp yaşam boyu süren bir yarış söz konusudur. Mimar, yaşam boyu,başkalarıyla olmasa bile kendisiyle sürekli bir yarış içinde olur. Sürekliolarak tasarlamak, daha iyisini tasarlamak ve yapmak... Ürününü, mimar tekbaşına da ortaya çıkaramaz üstelik... Bir birliktelik, adetâ sürüp giden birorkestra etkinliği söz konusudur. İş sahibinden, birlikte çalışılanmimarlardan, mühendislerden, çeşitli danışmanlardan, müteahhitten,işleticilerden vb. kurulu geniş bir orkestra... Bu orkestradaki uyum, ürününkalitesini etkiler. Bu nedenle mimar iyi bir orkestra şefi, yaratıcı,örgütleyici ve uzlaştırıcı olmak zorundadır. Bütün bu karmaşık düzen ve hayhuyiçinde mimarlar genellikle keyifli ve renkli kişiliklerdir. Yaratmak içinyaşamayı severler.

Bu kitap, mimarların iş dünyası kadar, içdünyasına da eğilmeye çalışıyor. Kitapta, tuhaflıkları, garip olayları,mimarların insancıl yanlarını, değişik espri parıltılarını bulacaksınız. Buradayazılanlar daha önceden tutulmuş notlara dayanmıyor. Bizzat içinde yaşayaraktanığı olduğum ya da dinlediğim bazı gülümsetici/düşündürücü ilginç olaylarıbelleğimin süzgecinden geçirip aktarmaya çalıştım. Olaylar ve kişilergerçektir; tarafımdan yapılmış herhangi bir yakıştırma ya da kurgu söz konusudeğildir. Kitabın, mimarlık dünyamızın belli bir dönemine değişik bir bakışlaışık tutacağına inanıyorum.Öykülerin çoğunun keyifli olduğunu göreceksiniz.Bazı öykülerin sizleri gülümseteceğini, bazılarının da şaşırtıp düşündüreceğinisanıyorum. Ayrıca, kitabın yalnızca mimarların değil, mimarlığa yakınlık duyankişilerin de ilgisini çekeceğini düşünüyorum, çünkü aktarılan olaylar, kanımcaokuyucunun tanımayabileceği öznelerinden bağımsız olarak da ilgiye değer. Burada ilginç öykülerini aktarmaya çalıştığım, dünyada izlerbırakarak aramızdan ayrılmış olan mimarları bir kez daha saygıyla anıyorum.Hayatta olanlara da sağlık, mutluluk, iyi mimarlık diliyorum...”

 

Bunları da beğenebilirsiniz

Sizin için seçtiğimiz ilgili diğer ürünlere göz atın