DOĞAN KUBAN İkili Kitap Seti

DOĞAN KUBAN İkili Kitap Seti

56.25TL 125.00TL

Yazar: Doğan Kuban

Marka: YEM Kitabevi

Basım Tarihi: 2020

Sayfa Sayısı: 486

Boyut: 16.5 x 24.0 cm

Kullanım dışı

9786238998500

Title:  

MİMARLIK KAVRAMLARI

Prof. Doğan Kuban,“Mimarlık Kavramları” kitabının önsözünde şunları söylüyor:

“Bilgi edinme sürecikuramsal öğretiden, basılı kâğıttan geçmektedir. Mimarlık öğretimini en iyiyapacak olanın (özel haller dışında) yine mimar olması gerekliliği kabuledilince, mimarın kendini anlatmak ya da meslektaşları tarafından kendisinesöylenenleri anlamak için yapı eylemini sözle anlatma yeteneğine sahip olmazorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu küçük kitabın mimar adaylarına kendiuğraşlarını dile getirme yollarını az da olsa gösterebileceğini umuyorum.”

İSTANBUL 1600 YILLIKBİR MÜZEDİR

Prof. Doğan Kuban, 1953’ten bu yanaİstanbul kentinin tarihçisi ve yazarı olan bir İstanbullu’nun gözüyle,İstanbul’u, betimlemeden çok eleştirel gözlemlere ağırlık veren bir üsluplairdeliyor. Mimarın, plancının ve bilinçli aydınların içinde yaşadıkları bukenti sevmeleri kadar sorgulamalarının da önemine dikkat çekiyor.

Doğan Kuban, İstanbul’un Romalı-Bizanslıkimliğinden bugüne uzanan süreçte yaşadığı gelişim ve değişimi yapılar,meydanlar, mimarlar, hükümranlık kuran kültürler ve onların yaklaşımlarıüzerinden çok geniş bir perspektifte ele alıyor; adeta kadim kentin tamanlamıyla bir biyografisini sunuyor. Kentin kültürel kimliğinden planlamasına,arkeolojisinden ulaşımına, Batılılaşma çabalarından yasadışılığa karşı verdiğisavaşa kadar çok ayrıntılı bir değerlendirme yapıyor. Bir yandan geçmişin gurur veren fakat giderek varlığı yeni kentkaosu içinde kaybolan mirasını, öte yandan geleceğin düşündürücü karanlığınıdile getirdiği kitap aracılığıyla, okuyucuları tarihe sevgi beslemeye vegeleceği eleştirel bir yaklaşımla ele almaya davet eden Kuban, İstanbul’u “tam olarak anlamak” isteyenlere şöylesesleniyor:

“Topografyanın ve tarihin mirası olmasa,İstanbul’da güzeli bulmanın artık çok zor olduğunu itiraf etmeliyim. Ancakİstanbul’un hâlâ yok edemediğimiz doğal mekânları var. Deniz ve tepelerleoluşan, kıyılarla insanın gözünü uzaklara sürükleyen mekânlar. Üsküdar’laBeşiktaş ve Eminönü arasında gidip gelirken, Bebek’ten Kandilli’ye geçerken,Kadıköy’den Köprü’ye gelirken, Sarayburnu’ndan Boğaz’a bakarken, köprülerdengeçerken, kıyı yollarında dolaşırken, Boğaz’dan Karadeniz’e açılır ya daKaradeniz’den Boğaz’a girerken, Marmara’dan ya da Salacak’tan İstanbul’abakarken, hangi kültür tabakasından gelirseniz gelin bakmaya doyamayacağınızgüzellikler var. Hele bunları baharın dumanla kirlenmemiş bir sabahında, güneşsizi ısıtmaya başladığı zaman, İstanbul’un bir kıyısında, bir kahvesinde, hafifsisler içinde, Sisley’den bir tablo gibi algıladığınız zaman insanların yaptığıbütün kötülükleri unutabilirsiniz. Hafif bir kader ezikliğiyle belkiaffedebilirsiniz bile. Düşünceyi katmadığınız saf algı anlarında İstanbul’dandaha güzel bir kent olmadığını, dünyayı burada yaşadığınız için şanslıolduğunuzu bile düşünmeye başlayabilirsiniz...”

Bunları da beğenebilirsiniz

Sizin için seçtiğimiz ilgili diğer ürünlere göz atın