İki Dost: Taut ve Scheerbart Seti (2 Kitap)

İki Dost: Taut ve Scheerbart Seti (2 Kitap)

108.50TL

Yazar: Bruno Taut, Paul Scheerbart

Marka: Arketon Yayınları

Basım Tarihi: 2020 2021

Sayfa Sayısı: 372

Boyut: 15.5 x 23.5 cm

Stokta

8912006016208

Title:  

Ürün Açıklaması

Set, “İki Dost” Bruno Taut ile Paul Scheerbart’ın Arketon Yayınları tarafından yayımlanan iki kitabından oluşuyor.

 

MİMARLIK ÖĞRETİSİ

Bruno Taut'un, ilk basımı 1938 tarihini taşıyan Mimarlık Öğretisi adlı kitabı, yeni çevirisi ve yenilenmiş/güncellenmiş görselleriyle Arketon Yayınları tarafından yayımlandı. Hüseyin Tüzün'ün, Taut'un Almanca metninden Türkçeye aktardığı Mimarlık Öğretisi’nin metin editörlüğü Zeynep Kuban ve Pınar Gökbayrak tarafından gerçekleştirildi.

Yeni basımın görsel editörlüğünü de yapan, Arketon genel yayın yönetmeni Aykut Köksal, Mimarî Bilgisi'nden Mimarlık Öğretisi'ne başlıklı Sunuş yazısında şöyle diyor:

“Bruno Taut'un Architekturlehre başlıklı kitabının yayın serüveni, pek çok açıdan benzeri olmayan bir öykü. Kitap önce Türkçe çevirisiyle yayımlanıyor, ardından bunu Japonca yayını izliyor, yazıldıktan tam kırk yıl sonra kendi dilinde, yani Almanca ilk yayını gerçekleşiyor. Bu serüvenin Türkçe yayın ile başlamasının nedeni ise, kitabın yazılma sürecinde Taut'un Türkiye'de, Güzel Sanatlar Akademisi'nde çalışmaya başlaması. Akademi'den Kültür Bakanlığı'na yazılmış, 25 Nisan 1938 tarihli bir belgede, Taut'un, kitabı, vermekte olduğu ‘Mimarlık Bilgisi’ dersi için yazmış olduğu belirtiliyor.

Taut, kendi el yazısından çıkma bir ‘kapak taslağı’nın üzerinde, metnin Akademi'deki derslerine yönelik olduğunu belirttikten sonra, 1935-36'da Japonya'da içerik üzerine çalıştığını, kitabı hazırlamaya 1936 sonunda İstanbul'da başladığını, Ağustos 1937 sonunda bitirdiğini belirtmiş.Taut kitabın sonuna da, bitiriş yer ve tarihini belirten bir not yazmış: Ortaköy, 27 Ağustos 1937.

1938'de basılan kitap, ‘Tercüme eden: Adnan Kolatan’ ibaresini taşıyor. Adnan Kolatan, mimarlık literatürünü izleyenlerin yabancısı olmadığı bir kişi. Arkitekt dergisinde yayımlanmış çok sayıda çevirisi var. Arkitekt dergisinin kurucuları olan Abidin Mortaş ve Zeki Sayar'ın, dergilerine çeviri yapmış olan Adnan Kolatan'ı Taut'a önerdiklerini biliyoruz.

Kitapta fotoğraf ve çizimlerin önemli bir yeri var. Sayısı 112'yi bulan görsellerin bir bölümü Taut'un kendi çektiği fotoğraflardan, L'Architecture d'aujourd'hui, Arkitekt gibi dergilerden veusta mimarın kendi yayınlarından alınmış görsellerden oluşuyor. Kitapta önemli bir yer tutan Katsura Sarayı ve Japon mimarlığı üzerine görseller, Taut'un Japonya'da kaleme aldığı ve ilk kez 1937'de Tokyo'da basılan Houses and Poeple of Japan adlı kitaptan taşınmış.

Kitabın özgün adı olan Architekturlehre'nin doğru çevirisinin ‘Mimarlık Öğretisi’ olmasına karşın, 1938'de Mimarî Bilgisi adıyla yayımlanmasını, kitabın, Taut'un Akademi'deki ‘Mimarlık Bilgisi’ dersi için basılmasına bağlayabiliriz. ‘Ders kitabı’ hedefinin birincil önemde olduğunu, Bakanlık'a gönderilen bir yazıdan öğreniyoruz.

Türkçe çevirinin basılmasından on yıl sonra, Architekturlehre Japonca yayımlanıyor. Kitabın Alman okuruna ulaşması ise ancak 1977'de gerçekleşiyor. Tilmann Heinisch ve Goerd Peschken'in editörlüklerinde gerçekleşen bu basımda görsellerden yalnızca üçüne yer verilmiş. Görsellerin tümüne yer vermemelerinin nedeni, 1938 basımının reprodüksiyona olanak vermeyen baskı niteliği olsa gerek. Architekturlehre'nin özenli bir çalışmayla özgün dilinde yayımlanması ancak 2009'da gerçekleşir. Manfred Speidel'in editörlüğünde gerçekleşen bu yayın Arch+ dergisinin 194. sayısında yer alır. Arch+ bu yayını, 2017 sonunda -Taut'un 80. ölüm yıldönümü olan 2018'i vesile ederek- özel bir sayıya dönüştürür.

Architekturlehre'nin Almanca basımı özenli yayınlarla okura ulaşırken, artık kolayca ulaşılamayan Türkçe basımın da yeniden ele alınması gerekiyordu. Arketon'a Almanca'dan önemli çeviriler kazandıran Hüseyin Tüzün'den Taut metninin Türkçe'ye çevrilmesini istedik. Tüzün uzun ve titiz bir çalışmayla çeviriyi tamamladı. Tam bu aşamada, yıllardır Taut üzerine çalışan Zeynep Kuban çalışmaya dahil oldu ve yine titiz ve uzun bir çalışmayla, Pınar Gökbayrak ile birlikte, editoryal okumayı gerçekleştirdi.

Görseller konusunda, metinde izlenen yol izlendi ve reprodüksiyonu niteliksiz sonuç verecek tüm görseller ‘güncellendi’. Kuşkusuz bu işlem büyük bir sorumluluk gerektiriyordu. Kitaptaki 112 görselden korunması zorunlu olan 35'i -bir bölümünün daha temiz görselleri elde edilerek- aynen tekrarlandı; 55'i bina ya da tema korunarak yenilendi/güncellendi; 22'si, Taut'un yorumları izlenerek tümüyle yenilendi. Bu görsellerin hangileri olduğu ise kitabın sonunda listelenerek belirtildi.

Güncellemenin son adımı ise, kitabın, özgün adı olan ‘Mimarlık Öğretisi’ne kavuşması oldu. Kitap bu son biçimiyle, hiç kuşkusuz Taut okurlarına yeni ve taze sözler söylemeyi sürdürecektir.”

 

CAM MİMARLIĞI

Paul Scheerbart'ın Bruno Taut'a adadığı Cam Mimarlığı, Hüseyin Tüzün'ün Türkçesiyle, Arketon kitapları arasına katıldı. Scheerbart'ın 1914'te kaleme aldığı Cam Mimarlığı büyük yankı uyandırmış, Bruno Taut da, aynı yıl gerçekleştirdiği ünlü Cam Ev'i Scheerbart'a ithaf etmişti. Walter Benjamin'in de yazılarında pek çok kez bu kitaptan söz ettiği biliniyor. Benjamin'in "Deneyim ve Yoksulluk" başlıklı metni, yine Hüseyin Tüzün'ün çevirisiyle, kitapta önsöz olarak yer aldı. Yüz on bir kısa metinden oluşan, yazarın her metni romen rakamıyla ve bir başlıkla tanımladığı Cam Mimarlığı -Scheerbart'ın mimar olmamasına karşın- vizyoner bir bakış taşıyor.

Erdem Ceylan, kitaba yazdığı "Kült ile Kültür Arasında Kırılan Cam: Paul Scheerbart" başlıklı kapsamlı metninde, hem yazarı, hem de bu çalışmasını özgün bir bakışla ele alıyor. Walter Benjamin, bu kitap üzerine yazdığı metinde şöyle diyor: "Scheerbart en büyük önemi, insanlarını ve –onları örnek alarak– yurttaşlarını kendilerine layık konutlara yerleştirmeye veriyor, Loos ve Corbusier’nin bu arada inşa ettikleri yer değiştirebilen hareketli cam evler gibi. Camda hiçbir şeyin tutunamaması, öylesine sert ve pürüzsüz bir malzeme olması boşuna değil. Aynı zamanda soğuk ve tarafsız. Camdan nesnelerin 'aura'sı yoktur. Cam zaten gizemin düşmanıdır. Mülkiyetin de düşmanıdır.

Büyük yazar André Gide bir keresinde şöyle demişti: 'Sahip olmak istediğim her nesne ışık geçirmez oluyor.' Yoksa insanlar acaba yeni bir yoksulluğun inananları oldukları için mi Scheerbart gibi cam yapıları düşlüyorlar? Ama belki burada yapılacak bir karşılaştırma kuramdan daha fazlasını söylüyordur. Birisi 1880’li yılların kentsoylu odasına girse, belki de odanın yaydığı bütün o 'rahatlıkta', 'senin burada işin yok' izlenimi en güçlü olanıdır. Senin burada işin yok –çünkü burada oturanın, pencere içlerindeki biblolarıyla, koltuklardaki küçük örtüleriyle, pencerelerin üzerindeki saydam malzemeyle, şöminenin önündeki paravanla ardında izini bırakmadığı tek bir yer yok. Brecht’in güzel bir sözü yine yardımcı bu konuda, hem de çok: 'Sil izleri!'– 'Kent Sakinleri İçin Okuma Kitabı'nın ilk şiirinde yinelenen dize.

Burada, bu kentsoylu odasında karşıt davranışlar alışkanlık haline geldi. Öte yanda 'iç mekân' o evde oturanı, alışkanlıkları son sınırına kadar kabullenmeye zorluyor; bunlar orada oturanın kendinden çok, yaşadığı iç mekâna uyan alışkanlıklardır. Evde bir şey kırılınca, ev sakinlerinin pelüşlü odalarında içine düştükleri o saçma durumu hâlâ anımsayan herkes bunu anlar. Öfkeleniş tarzları bile –artık yavaş yavaş körelmeye başlayan bu ani ve şiddetli coşkuyu ustaca canlandırabildiler– özellikle, 'yeryüzündeki günlerinin izleri' silinmiş bir insanın tepkisiydi. Bunu Scheerbart camıyla, Bauhaus da çeliğiyle başardı: İz bırakmanın güç olduğu mekânlar yarattılar. 'Bu söylenenlerden sonra', diye açıklıyor Scheerbart bundan yirmi yıl önce, 'herhalde bir cam kültüründen söz edebiliriz. Cam ortamı insanı tamamen değiştirecektir

Returns Policy

You may return most new, unopened items within 30 days of delivery for a full refund. We'll also pay the return shipping costs if the return is a result of our error (you received an incorrect or defective item, etc.).

You should expect to receive your refund within four weeks of giving your package to the return shipper, however, in many cases you will receive a refund more quickly. This time period includes the transit time for us to receive your return from the shipper (5 to 10 business days), the time it takes us to process your return once we receive it (3 to 5 business days), and the time it takes your bank to process our refund request (5 to 10 business days).

If you need to return an item, simply login to your account, view the order using the 'Complete Orders' link under the My Account menu and click the Return Item(s) button. We'll notify you via e-mail of your refund once we've received and processed the returned item.

Shipping

We can ship to virtually any address in the world. Note that there are restrictions on some products, and some products cannot be shipped to international destinations.

When you place an order, we will estimate shipping and delivery dates for you based on the availability of your items and the shipping options you choose. Depending on the shipping provider you choose, shipping date estimates may appear on the shipping quotes page.

Please also note that the shipping rates for many items we sell are weight-based. The weight of any such item can be found on its detail page. To reflect the policies of the shipping companies we use, all weights will be rounded up to the next full pound.

TEŞEKKÜRLER İlk baskısının ardından YEM Yayın’a “Memet Fuat Yayıncılık Ödülü” de kazandıran “Osmanlı Mimarisi”, çok sayıda uzmandan oluşan bir ekip tarafından hazırlandı. Uzun yıllara yayılan bir çalışma ve emek sonucunda ortaya çıkan bu eşsiz esere emeği geçenlerden bahsetmenin en iyi yolu, Doğan Kuban’ın kaleminden bir kez daha “Teşekkür” etmek: “Bu kitabın ortaya çıkmasına yardım eden, bilinçli bir sorumlulukla çaba gösteren pek çok insan var. Genelde yazar adı ile kitabın bütünleşmesi bir ürün olarak kitabı ortaya koyanların emeklerini unutturmamalı. Kitabın yayımlanması bağlamında Yapı-Endüstri Merkezi’nin, başta Doğan Hasol olmak üzere, idarecilerinin sürekli ilgisini vurgulamak istiyorum. Fakat ürünün asıl işçileri uzun, sabırlı, güleryüzlü fedakâr emekleri ile editörler Gülçin İpek ve Dilşad Aktaş’tır. Kitabın fotoğraflarını büyük bir duyarlık ve sorumlulukla tekrar tekrar çeken Cemal Emden’i başarılı çalışması için kutluyorum. Dil editörü Gültekin Tarı’ya, çizili belgelerin zenginleşmesine yardımcı olan Şirin Akıncı ve Nadide Seçkin’e, Kani Kuzucular’a, Nur Akın’a, Ayla Ödekan’a; Doğu Anadolu’ya ilişkin bazı fotoğrafları kullanmamıza izin veren Bünyad Dinç’e, Osmanlıca-Türkçe küçük yapı sözlüğünü hazırlayan Münevver Eminoğlu’na, geniş bir kaynak çalışması yapan Yonca Erkan’a, Sema Altındağ’a ve YEM Yayın’ın bütün ilgililerine teşekkür ediyorum.”

Bunları da beğenebilirsiniz

Sizin için seçtiğimiz ilgili diğer ürünlere göz atın