Mimarlığın Dört Temel Kitabı Seti (4 Kitap)

Mimarlığın Dört Temel Kitabı Seti (4 Kitap)

230.30TL

Yazar: Bruno Taut, Bruno Zevi, Otto Wagner, Ricardo Porro

Marka: Arketon Yayınları

Basım Tarihi: 2021

Sayfa Sayısı: 672

Stokta

9780456999882

Title:  

Ürün Açıklaması

Set Bruno Taut, Otto Wagner, Bruno Zevi ve Ricardo Porro’nun Arketon Yayınları tarafından yayımlanan, “Mimarlığın Temel Kitapları” olarak tanımlanabilecek dört kitabından oluşuyor.

 

MİMARLIK ÖĞRETİSİ

Bruno Taut'un, ilk basımı 1938 tarihini taşıyan Mimarlık Öğretisi adlı kitabı, yeni çevirisi ve yenilenmiş/güncellenmiş görselleriyle Arketon Yayınları tarafından yayımlandı. Hüseyin Tüzün'ün, Taut'un Almanca metninden Türkçeye aktardığı Mimarlık Öğretisi’nin metin editörlüğü Zeynep Kuban ve Pınar Gökbayrak tarafından gerçekleştirildi.

Yeni basımın görsel editörlüğünü de yapan, Arketon genel yayın yönetmeni Aykut Köksal, Mimarî Bilgisi'nden Mimarlık Öğretisi'ne başlıklı Sunuş yazısında şöyle diyor:

“Bruno Taut'un Architekturlehre başlıklı kitabının yayın serüveni, pek çok açıdan benzeri olmayan bir öykü. Kitap önce Türkçe çevirisiyle yayımlanıyor, ardından bunu Japonca yayını izliyor, yazıldıktan tam kırk yıl sonra kendi dilinde, yani Almanca ilk yayını gerçekleşiyor. Bu serüvenin Türkçe yayın ile başlamasının nedeni ise, kitabın yazılma sürecinde Taut'un Türkiye'de, Güzel Sanatlar Akademisi'nde çalışmaya başlaması. Akademi'den Kültür Bakanlığı'na yazılmış, 25 Nisan 1938 tarihli bir belgede, Taut'un, kitabı, vermekte olduğu ‘Mimarlık Bilgisi’ dersi için yazmış olduğu belirtiliyor.

Taut, kendi el yazısından çıkma bir ‘kapak taslağı’nın üzerinde, metnin Akademi'deki derslerine yönelik olduğunu belirttikten sonra, 1935-36'da Japonya'da içerik üzerine çalıştığını, kitabı hazırlamaya 1936 sonunda İstanbul'da başladığını, Ağustos 1937 sonunda bitirdiğini belirtmiş.Taut kitabın sonuna da, bitiriş yer ve tarihini belirten bir not yazmış: Ortaköy, 27 Ağustos 1937.

1938'de basılan kitap, ‘Tercüme eden: Adnan Kolatan’ ibaresini taşıyor. Adnan Kolatan, mimarlık literatürünü izleyenlerin yabancısı olmadığı bir kişi. Arkitekt dergisinde yayımlanmış çok sayıda çevirisi var. Arkitekt dergisinin kurucuları olan Abidin Mortaş ve Zeki Sayar'ın, dergilerine çeviri yapmış olan Adnan Kolatan'ı Taut'a önerdiklerini biliyoruz.

Kitapta fotoğraf ve çizimlerin önemli bir yeri var. Sayısı 112'yi bulan görsellerin bir bölümü Taut'un kendi çektiği fotoğraflardan, L'Architecture d'aujourd'hui, Arkitekt gibi dergilerden veusta mimarın kendi yayınlarından alınmış görsellerden oluşuyor. Kitapta önemli bir yer tutan Katsura Sarayı ve Japon mimarlığı üzerine görseller, Taut'un Japonya'da kaleme aldığı ve ilk kez 1937'de Tokyo'da basılan Houses and Poeple of Japan adlı kitaptan taşınmış.

Kitabın özgün adı olan Architekturlehre'nin doğru çevirisinin ‘Mimarlık Öğretisi’ olmasına karşın, 1938'de Mimarî Bilgisi adıyla yayımlanmasını, kitabın, Taut'un Akademi'deki ‘Mimarlık Bilgisi’ dersi için basılmasına bağlayabiliriz. ‘Ders kitabı’ hedefinin birincil önemde olduğunu, Bakanlık'a gönderilen bir yazıdan öğreniyoruz.

Türkçe çevirinin basılmasından on yıl sonra, Architekturlehre Japonca yayımlanıyor. Kitabın Alman okuruna ulaşması ise ancak 1977'de gerçekleşiyor. Tilmann Heinisch ve Goerd Peschken'in editörlüklerinde gerçekleşen bu basımda görsellerden yalnızca üçüne yer verilmiş. Görsellerin tümüne yer vermemelerinin nedeni, 1938 basımının reprodüksiyona olanak vermeyen baskı niteliği olsa gerek. Architekturlehre'nin özenli bir çalışmayla özgün dilinde yayımlanması ancak 2009'da gerçekleşir. Manfred Speidel'in editörlüğünde gerçekleşen bu yayın Arch+ dergisinin 194. sayısında yer alır. Arch+ bu yayını, 2017 sonunda -Taut'un 80. ölüm yıldönümü olan 2018'i vesile ederek- özel bir sayıya dönüştürür.

Architekturlehre'nin Almanca basımı özenli yayınlarla okura ulaşırken, artık kolayca ulaşılamayan Türkçe basımın da yeniden ele alınması gerekiyordu. Arketon'a Almanca'dan önemli çeviriler kazandıran Hüseyin Tüzün'den Taut metninin Türkçe'ye çevrilmesini istedik. Tüzün uzun ve titiz bir çalışmayla çeviriyi tamamladı. Tam bu aşamada, yıllardır Taut üzerine çalışan Zeynep Kuban çalışmaya dahil oldu ve yine titiz ve uzun bir çalışmayla, Pınar Gökbayrak ile birlikte, editoryal okumayı gerçekleştirdi.

Görseller konusunda, metinde izlenen yol izlendi ve reprodüksiyonu niteliksiz sonuç verecek tüm görseller ‘güncellendi’. Kuşkusuz bu işlem büyük bir sorumluluk gerektiriyordu. Kitaptaki 112 görselden korunması zorunlu olan 35'i -bir bölümünün daha temiz görselleri elde edilerek- aynen tekrarlandı; 55'i bina ya da tema korunarak yenilendi/güncellendi; 22'si, Taut'un yorumları izlenerek tümüyle yenilendi. Bu görsellerin hangileri olduğu ise kitabın sonunda listelenerek belirtildi. Güncellemenin son adımı ise, kitabın, özgün adı olan ‘Mimarlık Öğretisi’ne kavuşması oldu. Kitap bu son biçimiyle, hiç kuşkusuz Taut okurlarına yeni ve taze sözler söylemeyi sürdürecektir.”

 

MODERN MİMARLIK

Mimarlık yazının temel metinlerinden biri olan Modern Mimarlık, özgün dilinden yapılan çevirisiyle Arketon yayınlarının son kitabı olarak raflardaki yerini aldı. Bir mimarlık tarihçisinin deyişiyle "19. yüzyılın son büyük mimarı, 20. yüzyılın ise ilk büyük mimarı" olan Otto Wagner'in kitabını Türkçeye Hüseyin Tüzün aktardı. Wagner'in ikinci basıma yazdığı önsözde dile getirdiği arzusu doğrultusunda kitapta, usta mimarın tüm çalışmalarının fotoğraflarına yer verildi. Fotoğraflar metne paralel bir düzende akarak Wagner'in sözüne eşlik ediyor.

Arketon Yayınları genel yayın yönetmeni Aykut Köksal, sunuş yazısında şöyle diyor: "Mimarlık tarihinde, yapıtında bir dönüşüm sürecinin izlenebildiği mimarların başında Otto Wagner gelir. Wagner'in ilk çalışmaları, 19. yüzyıl seçmeciliğinin Oryantalizme dek uzanan örnekleri arasındadır. Bu dönemi Art Nouveau hareketinin Avusturya versiyonu olan Secession çizgisinde yapıtlar izler. Bu erken modernist hareket Wagner'in üretiminde belirleyici bir ağırlık taşır. Ne var ki, usta mimar bu ara durakta da çok zaman yitirmeyecek, hızla Modernizme doğru yol alacaktır. Bu bağlamda 1895'te verdiği konferanslar bir kırılma noktası oluşturur. 1896'da yayımladığı Modern Mimarlık, bu dönüşümün ilk yazılı ürünü olur. Modern Mimarlık paradigma kurucu bir metindir; neredeyse bir manifesto olarak da tanımlanabilir. Wagner 19. yüzyılın tarihselci eğilimlerini toptan mahkûm eder, Modernizmin temel ilkelerini ortaya koyar. Modern Mimarlık yayımlandıktan sonra, tarihselciliğin savunucuları yoğun bir eleştiri salvosuna girişir. Bunun üzerine Wagner, Secession'a kesin katılımını duyurur ve Viyana'nın bir dönemini temsil eden çevrelerle ilişkisini tümüyle keser.

Wagner'in düşünceden üretime uzanan bu dönüşümünü anlamlandırmak için, o yılların Viyanası'na daha yakından bakmak, farklı disiplinlerde görülen değişimi izlemek ilginç olacaktır. 20. yüzyılın başlarında, Viyana'da, mimarlıktan müziğe, plastik sanatlardan felsefeye, yeni bir çağı haber veren, düşünceleriyle, üretimleriyle yeni yüzyılda belirleyici olmuş aktörler öne çıkar. Bu kişilerin üretimleri, Otto Wagner'in üretimiyle birlikte okunduğunda şaşırtıcı bir eşzamanlılık görülecektir.

Son olarak, Modern Mimarlık'ın, mimarlık yazınının temel metinlerinden biri olduğu, daha sonra yazılan metinleri de derinden etkilediği, bunun en bilinen örneklerinden birinin Bruno Taut'un Mimarlık Öğretisi adlı kitabı olduğu belirtilmeli."

 

MİMARLIĞI GÖREBİLMEK

Yirminci yüzyılın önde gelen mimarlık kuramcılarından Bruno Zevi'nin en ünlü çalışması olan Mimarlığı Görebilmek başlıklı kitabı, gözden geçirilmiş yeni basımıyla Arketon Yayınları arasındaki yerini aldı. Alp Tümertekin'in Türkçeye aktardığı, Aykut Köksal'ın yayın yönetmenliğini ve editoryal çalışmasını gerçekleştirdiği Mimarlığı Görebilmek, mimari gerçekliği çeşitli faktörler üzerinden tanımlayan ve farklı yaklaşımları irdeleyen Bruno Zevi'nin 1948'de kaleme aldığı ve bugüne dek tüm dillere aktarılmış çalışması. Zevi, bu kitabıyla, modernist mimarlık yazınının en parlak örneklerinden birini veriyor.

 Bülent Özer, 1961'de bu kitap üzerine şunları söylüyordu: "Çağdaş yapı sanatı alanında dünyaya ün salmış iki seçkin kişi bir üçüncüyü tanımlarken aşağı yukarı aynı övgülere başvuruyorlar. Övenler F.L.Wright ve Lewis Mumford, övülen insan ise Bruno Zevi. İlkin Mumford'a kulak verelim: 'Bruno Zevi, mimari düşüncenin değil yalnız İtalya'daki, fakat bütün Avrupa'daki önderidir!' Wright'ın yargısı bir bakıma daha da geniş, daha da kesin: 'Bruno Zevi, çağımızın en derin, en samimi eleştiricisidir. Onda, yapı sanatını görebilme, gördüklerini de korkusuz, aydınlatıcı terimlerle anlatabilme gücü var!'

 Bu olumlu yargıların en önemli dayanaklarından biri de, 'Saper vedere l'architettura' adlı denemede, yazarın büyük bir cesaretle ileri sürdüğü mimari görüş ve değerlendirmeler olsa gerek. Bu başlığı Mimariyi Görebilmek diye dilimize çevirebiliriz. Kitabın özü ve savunduğu tez, İngilizce baskısının başlığında üç kelimeyle anlatılıvermiş: 'Mekân olarak mimari'.

 Mimari çok kere sanıldığı gibi, birtakım genişlik, uzunluk ve yüksekliklerin toplamı demek olmayıp, kişinin duyup yaşadığı, içinde gezinip dolaştığı boşluğun, kapsanan bir mekânın, iç mekânın ta kendisidir. Yapı sanatıyla ilgili yargıların belirli bir kesinliğe ulaşması mekâna ait terimlerin mimariye uygulanmasına bağlıdır. Bu iş yapılamadığı sürece, mimarlık alanındaki inceleme ve araştırmalar, sosyal faktörlerin (fonksiyonun). konstrüksiyon verilerinin (tekniğin), volümetrik, ya da dekoratif niteliklerin (plastik ve pictural elemanların) sınırlarını aşamayacaktır.

 Mimarinin özü iç mekândır derken, mimari bir yapıtın bütün bütüne mekân verileriyle olup bittiğini söylemek istemiyoruz. Nitekim her bina, ekonomik, sosyal, teknik, fonksiyonel, estetik, dekoratif, volümetrik ve spasyal faktörlerin etkisi altında meydana gelir. Hatta, bunların herhangi birine göre yorumlamalar da yapılabilir. Gelgelelim, bir yapıdaki realitenin bütün bu faktörlerin toplamında bulunduğunu da unutmamak gerekiyor."

 

MİMARLIKTA İÇERİĞİN BEŞ GÖRÜNÜMÜ

Fidel Castro'nun mimarlığını yapan, Küba asıllı Fransız mimar Ricardo Porro, belirli bir kalıba sokulamayan bir mimari üretim gerçekleştirmekle kalmamış, hem hocalığı hem de güçlü entelektüel formasyonuyla geçen yüzyılın sonunda kalıcı bir iz bırakmıştı. Porro'nun düşüncelerini yansıtan bu kitap, çalışmalarını bir araya getiren bir sergi dolayısıyla, 1993'te Fransızca yayımlanmış. Kitabı Türkçeye, Porro'nun yakınında bulunmuş, öğrencisi olmuş, usta mimarı çok iyi tanıyan Orhun Alkan aktardı. Alkan kitaba yazdığı önsözde şöyle diyor:

"Birkaç yüzyıl önce Küba’ya gelip yerleşmiş Lombardiyalı aristokrat bir İtalyan ailesinin çocuğu olarak, Camagüey’de, 1925 yılında doğan Ricardo Porro, mimarlık eğitimini 1949 yılında Universidad de la Habana’da  tamamlar. İlk projesini Havana’da tasarlayan Porro ertesi sene bir bursla Fransa’ya gider ve Institut d'Urbanisme de Paris’de lisansüstü eğitimine başlar. Avrupa’ya yaptığı eğitim amaçlı bu gezi hem Avrupa kültürüyle tanışmasına hem de mimarlık eğitiminin yanında görsel sanatlar, felsefe, edebiyat gibi alanlarındaki bilgilerini derinleştirmesine olanak sağlar.

Gerek eğitimci gerekse de tasarımcı olarak Porro için 'içerik' kavramı birincil önemdedir. Porro için, mimarlığın bir sanat olduğu ve sanatın biçim ile içeriğin ayrılmaz birlikteliğinden oluştuğu bir ön kabuldür. İşte, Porro'nun, Mimarlıkta İçeriğin Beş Görünümü başlıklı kitabı bu ana paradigmaya dayanır. Mimarlık, içinde yaşanılan mekânlara dönüşen kültürdür. Kültür ise insanı çevreleyen, onun yaşam alanını oluşturan her şeydir. Bununla ifade edilen sadece insanın çevresi değil, çevresi ile etkileşim halindeki insanın, doğuştan gelen özellikleriyle de biçim kazanan iç dünyasıdır. Burada simgeler ön plana çıkar.

Porro’ya göre, yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren, akademizme ve türlü şekilci yaklaşımlara, rasyonalizmin yaşam makinelerine, merkantilizmin çıkar temelli hedeflerine odaklı, uluslararasılaşmış bir modern mimarlık anlayışı kentlerimizin manzarasını çölleştirmiş, ruhu olmayan, yaşantısı olmayan yapılarla dünyayı doldurmuş ve bir kültür varlığı olarak insanı ihmal etmiştir. Kentleri çölleştirenler kendi iç dünyalarını da çölleştirmiş ve kurutmuşlardır. Ricardo Porro bir mimar olarak mekânlarına şiirselliğin onurunu kazandırmayı hedeflemişti. Mimarlıktan ne anladığını ve mimari tasara nasıl yaklaştığını anlatan bu kitap geçmişin olduğu kadar günümüzün mimarlığı için de önemli bir bakış açısı, bir yöntem öneriyor."

Returns Policy

You may return most new, unopened items within 30 days of delivery for a full refund. We'll also pay the return shipping costs if the return is a result of our error (you received an incorrect or defective item, etc.).

You should expect to receive your refund within four weeks of giving your package to the return shipper, however, in many cases you will receive a refund more quickly. This time period includes the transit time for us to receive your return from the shipper (5 to 10 business days), the time it takes us to process your return once we receive it (3 to 5 business days), and the time it takes your bank to process our refund request (5 to 10 business days).

If you need to return an item, simply login to your account, view the order using the 'Complete Orders' link under the My Account menu and click the Return Item(s) button. We'll notify you via e-mail of your refund once we've received and processed the returned item.

Shipping

We can ship to virtually any address in the world. Note that there are restrictions on some products, and some products cannot be shipped to international destinations.

When you place an order, we will estimate shipping and delivery dates for you based on the availability of your items and the shipping options you choose. Depending on the shipping provider you choose, shipping date estimates may appear on the shipping quotes page.

Please also note that the shipping rates for many items we sell are weight-based. The weight of any such item can be found on its detail page. To reflect the policies of the shipping companies we use, all weights will be rounded up to the next full pound.

TEŞEKKÜRLER İlk baskısının ardından YEM Yayın’a “Memet Fuat Yayıncılık Ödülü” de kazandıran “Osmanlı Mimarisi”, çok sayıda uzmandan oluşan bir ekip tarafından hazırlandı. Uzun yıllara yayılan bir çalışma ve emek sonucunda ortaya çıkan bu eşsiz esere emeği geçenlerden bahsetmenin en iyi yolu, Doğan Kuban’ın kaleminden bir kez daha “Teşekkür” etmek: “Bu kitabın ortaya çıkmasına yardım eden, bilinçli bir sorumlulukla çaba gösteren pek çok insan var. Genelde yazar adı ile kitabın bütünleşmesi bir ürün olarak kitabı ortaya koyanların emeklerini unutturmamalı. Kitabın yayımlanması bağlamında Yapı-Endüstri Merkezi’nin, başta Doğan Hasol olmak üzere, idarecilerinin sürekli ilgisini vurgulamak istiyorum. Fakat ürünün asıl işçileri uzun, sabırlı, güleryüzlü fedakâr emekleri ile editörler Gülçin İpek ve Dilşad Aktaş’tır. Kitabın fotoğraflarını büyük bir duyarlık ve sorumlulukla tekrar tekrar çeken Cemal Emden’i başarılı çalışması için kutluyorum. Dil editörü Gültekin Tarı’ya, çizili belgelerin zenginleşmesine yardımcı olan Şirin Akıncı ve Nadide Seçkin’e, Kani Kuzucular’a, Nur Akın’a, Ayla Ödekan’a; Doğu Anadolu’ya ilişkin bazı fotoğrafları kullanmamıza izin veren Bünyad Dinç’e, Osmanlıca-Türkçe küçük yapı sözlüğünü hazırlayan Münevver Eminoğlu’na, geniş bir kaynak çalışması yapan Yonca Erkan’a, Sema Altındağ’a ve YEM Yayın’ın bütün ilgililerine teşekkür ediyorum.”

Bunları da beğenebilirsiniz

Sizin için seçtiğimiz ilgili diğer ürünlere göz atın