Türkçede İlk Kez: Kandinski ve Porro Seti (2 Kitap)

Türkçede İlk Kez: Kandinski ve Porro Seti (2 Kitap)

115.50TL

Yazar: Ricardo Porro, Vasili Kandinski

Marka: Arketon Yayınları

Basım Tarihi: 2021

Sayfa Sayısı: 312

Boyut: 15.5 x 23.5 cm

Stokta

9780456910795

Title:  

Ürün Açıklaması

Set, Vasili Kandinski ile Ricardo Porro’nun Türkçede Arketon Yayınları tarafından ilk kez yayımlanan iki kitabından oluşuyor.

 

NOKTA VE ÇİZGİDEN DÜZLEME

Soyut sanatın öncülerinden Vasili Kandinski'nin, resmin temel öğelerinin dilini çözümlediği ve daha önce çalıştığı renkler kuramının ardından biçimler kuramını öne sürdüğü ünlü kitabı Nokta ve Çizgiden Düzleme, özgün dilinden yapılan çevirisiyle Arketon'dan yayımlandı. Kandinski'nin bu kitabını Hüseyin Tüzün Türkçeye aktardı, editörlüğünü Aykut Köksal gerçekleştirdi. Köksal, kitaba yazdığı sunuş yazısında şunları söylüyor: 

"20. yüzyıl başında keskin bir kırılma noktasına ulaşan resim, dış dünya gerçekliğini yeniden üretmek yerine kendi iç gerçekliğine döner. İç gerçekliğin sunduğu öğeler resmi kuran ana öğelerdir: renk, leke, nokta, çizgi vb. Böylece resim yeni bir anlam dünyasının peşine düşer, modernist soyut resim bu sürecin getirdiği sonuç olacaktır. İşte tam bu noktada Kandinski'nin çifte rol yüklenen bir aktör olarak ortaya çıktığını görüyoruz. Bir yandan kendi üretimiyle modernist resme öncülük yapan bir sanatçıdır, bir yandan da soyut resmin kuramsal arka planını tanımlayan bir düşünce insanı. Bu bağlamda iki temel metin üretir Kandinski: 1912 tarihli 'Sanatta Tinsellik Üzerine' ve 1926 tarihli 'Nokta ve Çizgiden Düzleme'. İlk kitap renkler kuramı üzerinedir. Bu kitabı savaş yılları izleyecek, Kandinski kuramsal çalışmalarından uzaklaşacaktır. Ancak 1922'de Gropius'un daveti üzerine Bauhaus'da öğretmen olarak çalışmaya başlaması Kandinski'nin yaşamında yeni bir sayfa açar. O yıllarda Bauhaus, modernizmin kuramsal konularının tartışıldığı merkez konumundadır. Kandinski kuramsal çalışmalarını geliştirmek için en uygun ortamı bulmuştur, nitekim bu dönemin en önemli ürünü yayımladığı ikinci kitap, yani 'Nokta ve Çizgiden Düzleme' olur. İlk kitabında ele aldığı renkler kuramının ardından bu kez biçimler kuramına eğilir sanatçı.

Bu kitapta Kandinski, nokta, çizgi, düzlem gibi resmin ana öğelerinin çözümlemesinden yola çıkar, bu öğeler arasındaki ilişkiler düzenini ele alan, soyut resmin grammaire'ini tanımlayan kuramını geliştirir. Kuramının en önemli özelliği son derece yenilikçi ve yaratıcı olmasıdır. İlk yayınının üzerinden yüz yıla yakın bir süre geçmesine karşın, Kandinski'nin biçimler kuramı, modernist sanatı kavramak için önemli ipuçlarını taşımayı sürdürüyor."

 

MİMARLIKTA İÇERİĞİN BEŞ GÖRÜNÜMÜ

Fidel Castro'nun mimarlığını yapan, Küba asıllı Fransız mimar Ricardo Porro, belirli bir kalıba sokulamayan bir mimari üretim gerçekleştirmekle kalmamış, hem hocalığı hem de güçlü entelektüel formasyonuyla geçen yüzyılın sonunda kalıcı bir iz bırakmıştı. Porro'nun düşüncelerini yansıtan bu kitap, çalışmalarını bir araya getiren bir sergi dolayısıyla, 1993'te Fransızca yayımlanmış. Kitabı Türkçeye, Porro'nun yakınında bulunmuş, öğrencisi olmuş, usta mimarı çok iyi tanıyan Orhun Alkan aktardı. Alkan kitaba yazdığı önsözde şöyle diyor:

"Birkaç yüzyıl önce Küba’ya gelip yerleşmiş Lombardiyalı aristokrat bir İtalyan ailesinin çocuğu olarak, Camagüey’de, 1925 yılında doğan Ricardo Porro, mimarlık eğitimini 1949 yılında Universidad de la Habana’da  tamamlar. İlk projesini Havana’da tasarlayan Porro ertesi sene bir bursla Fransa’ya gider ve Institut d'Urbanisme de Paris’de lisansüstü eğitimine başlar. Avrupa’ya yaptığı eğitim amaçlı bu gezi hem Avrupa kültürüyle tanışmasına hem de mimarlık eğitiminin yanında görsel sanatlar, felsefe, edebiyat gibi alanlarındaki bilgilerini derinleştirmesine olanak sağlar.

Gerek eğitimci gerekse de tasarımcı olarak Porro için 'içerik' kavramı birincil önemdedir. Porro için, mimarlığın bir sanat olduğu ve sanatın biçim ile içeriğin ayrılmaz birlikteliğinden oluştuğu bir ön kabuldür. İşte, Porro'nun, Mimarlıkta İçeriğin Beş Görünümü başlıklı kitabı bu ana paradigmaya dayanır. Mimarlık, içinde yaşanılan mekânlara dönüşen kültürdür. Kültür ise insanı çevreleyen, onun yaşam alanını oluşturan her şeydir. Bununla ifade edilen sadece insanın çevresi değil, çevresi ile etkileşim halindeki insanın, doğuştan gelen özellikleriyle de biçim kazanan iç dünyasıdır. Burada simgeler ön plana çıkar.

Porro’ya göre, yirminci yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren, akademizme ve türlü şekilci yaklaşımlara, rasyonalizmin yaşam makinelerine, merkantilizmin çıkar temelli hedeflerine odaklı, uluslararasılaşmış bir modern mimarlık anlayışı kentlerimizin manzarasını çölleştirmiş, ruhu olmayan, yaşantısı olmayan yapılarla dünyayı doldurmuş ve bir kültür varlığı olarak insanı ihmal etmiştir. Kentleri çölleştirenler kendi iç dünyalarını da çölleştirmiş ve kurutmuşlardır. Ricardo Porro bir mimar olarak mekânlarına şiirselliğin onurunu kazandırmayı hedeflemişti. Mimarlıktan ne anladığını ve mimari tasara nasıl yaklaştığını anlatan bu kitap geçmişin olduğu kadar günümüzün mimarlığı için de önemli bir bakış açısı, bir yöntem öneriyor."

Bunları da beğenebilirsiniz

Sizin için seçtiğimiz ilgili diğer ürünlere göz atın