Zoru Başarmak: 10 Bin Kişinin Yolculuğu KELEPİR

Zoru Başarmak: 10 Bin Kişinin Yolculuğu KELEPİR

%71 İNDİRİM
14.00TL 49.00TL

Yazar: Rıdvan Akar (Metin ve Araştırma)

Marka: YEM Yayın

Basım Tarihi: Aralık 2020

Sayfa Sayısı: 412

Boyut: 16.5 x 24.0 cm

Stokta

2002011730110

Title:  

ZAMANIN YIPRATTIĞI KİTAPLAR BÜTÇEYİ RAHATLATIYOR!

"KELEPİR KİTAP" olarak tanımladığımız bu yayınlar orijinal kitaplarla aynı içerik ve boyutlara sahiptir. Ancak bu kitapların dağıtım, kargolama, depolama vb. Koşullar nedeniyle renk değişimi, ezilme, yıpranma gibi küçük hasarları bulunmaktadır. İçerik ve bilgiyi sunma açısından hiçbir eksiklikleri olmayan bu kitaplar "incinmiş" oldukları için normal kapak fiyatları yerine çok çok daha uygun fiyatlarla sizlere sunulmaktadır.
Siz de bütçenizi zorlamadan, kitaplığınızı uygun koşullarla zenginleştirebilirsiniz!

 

Türkiye’nin ilk özeltelekom ArGe’sini 1973 yılında kuran Türkiye’nin öncü teknoloji şirketi Netaş’ın53 yıllık kurumsal tarihini anlatan ZoruBaşarmak: 10 Bin Kişinin Yolculuğu adlı kitap Netaş ve YEM Yayınişbirliğiyle yayımlandı.

Kitap, 1875 yılının bir Haziran günü Alexander GrahamBell’in telefonu icadıyla başlıyor. Ardından Osmanlı döneminde PostaNezareti’nin kurulması; genç Cumhuriyet ile birlikte PTT’nin devreye girmesi;1960’larda Netaş’ın kurularak haberleşme alanında öncülüğü üstlenmesi; Netaş’ınekonomik, teknolojik, siyasi, sosyal zorlukları aşıp sürekli gelişerek veyenilenerek günümüzdeki ilham veren lider konumuna ulaşması...

Bir kurum tarihinin ötesinde, Türkiye teknoloji tarihini belgelemek açısından da oldukça değerliçalışmanın ortaya çıkması için araştırmaları üstlenen ve metinleri kaleme alanRıdvan Akar, kitabın “Sunuş” bölümünde şunları söylüyor:

“...Kurumsal tarih araştırmaları ülkemizde 1990’lardan sonraönem kazandı. Gerek Türkiye’de sadece 75 firmanın 100 yıllık geçmişe sahipoluşu, gerekse ‘kurucuların’ yaşamını kaybetmesiyle koskoca kurumsalgeçmişlerin silinmesi nedeniyle o izlerin peşinde koşulmasına dönük merak, butür araştırmaların önünü açtı...

Kurumsal kültür Netaş’ta anlatılan değil, yaşanan veyazılan, yani kendini her defasında yeniden üreten bir tarihti. Bu bağlamdaNetaş’ın öyküsüne baktığımızda ilginç kilometre taşları görebiliyoruz. Kuruluşve gelişim sürecinde Netaş çokuluslu bir ortaklıktı. Ama ilginçtir kiTürkiye’deki karşılığı kârlılık değil, zaruretler ve ihtiyaçlardı. Ülkenin enönemli sorunlarından biri olan haberleşmede yaşanan sıkıntı ve açığıngiderilmesi için kurulmuştu Netaş.

Kurulduğu tarihten itibaren de ülkemizin mühendislik okuyanöğrencileri için bir ideale ve çekim merkezine dönüşmüştü. Zira teknolojiyi veArGe çalışmalarını bu kadar yürekten benimseyen, daha da önemlisi bilgiyikamusallaştırarak kolektif kültürün bir parçası haline getiren, yani birmühendisin gelişmesi ve öğrenmesi için çaba gösteren başka bir yapı yoktu. Onuniçindir ki Netaş’a girmek, bir mühendis için ayrıcalık demekti, hayata 1-0 öndebaşlamaktı. Netaş’ın kurucu yabancı ortağı Nortel açısından da bu kurumda yetişenmühendislerin bilgi, birikim ve donanımları yıllar içinde önemli birgirdiye/kaynağa dönüşecekti. Bu süreçte çokuluslu firmanın Nortel’in teknolojisi vekültürü ile başlayan bir dinamik, zaman içinde bütünüyle ‘yerli’ bir sentezinoluşmasını sağlayacaktı. Netaş, Türkiye’nin telekomünikasyon alanındakiihtiyaçlarının ürünüydü. Bu ihtiyaçlarsa dünyanın ve teknolojinin değişimi ilesürekli olarak farklılaşıyor ve Netaş’ın da bu dönüşüme ayak uydurmasıgerekiyordu. Düşünün ki 60’lardan 80’lerin sonuna kadar Türkiye’nin yapısalsorunlarından biri olan haberleşmeye damgasını Netaş vurmuş, ülkenin buihtiyacının giderilmesinin asli unsuru olmuştu. Ancak 90’lardan itibarenkablolu telefonlar artık ‘eski teknoloji’ kabul ediliyor ve ihtiyaçlarfarklılaşıyordu. Daha da önemlisi sektör çeşitleniyor ve başlangıçta tanımlananmisyonun yerini rekabet alıyordu. Netaş’ın önemli alametifarikalarından biri debu dönüşümlerde gereken uyum mekanizmalarına sahip olmasıydı.

Şunu rahatlıklasöyleyebiliriz ki Netaş bu misyonunu 53 yıl boyunca yerine getirdi. Bu zamandiliminde giderek ülkenin en çok ihtiyaç duyduğu bir başka eksikliğinliderliğine soyundu. Demiştik ki ihtiyaçlar teknolojiyle değişmişti. İşte budeğişime ayak uyduran ve daha önemlisi geliştiren firmaların ayakta kaldığı birçağda, telekomünikasyon/bilişim sektöründe Netaş, ArGe konusunda ülkenin öncükurumuna dönüştü.

Kitabımız, monografik bir anlatımla en çok bu sürecin altınıçizmeyi hedefliyor. Zira Türkiye’de ArGe konusunda strateji oluşturan, istihdamyapısının neredeyse yüzde 40-50’sini bu stratejiye göre planlayan ve dahaönemlisi, gerçekleştirdiği ArGe çalışmaları ile başta savunma ve bankacılıkolmak üzere kilit sektörlere ve uluslararası pazarlara çözümler üreten Netaşolgusunun günümüz gerçekliğindeki karşılığını bu kitapta işleyeceğiz.

Netaş’ı benzerlerinden ayıran başlıca farklılıklarındanbiri, ‘patronsuz’ olmasıydı. Tabii ki Netaş’ın sahipleri vardı, ancak biz‘sahiplenenleri’ kastediyoruz. Bu, yukarıda vurguladığımız aidiyet vesorumlulukla ilgili bir refleksti. Kurumun, özellikle Türk genel müdürlerdönemindeki gelişme ve büyüme sürecinde, çalışanların bir ‘iş’ten öte ‘millibir görev’ duygusuyla hareket etmesi, bu sahiplenme sürecinin kilitnoktasıydı...”

53 Yıl Önce BuTopraklardan Doğan, Türkiye’nin Teknolojideki Değeri: NETAŞ

Türkiye’de odağına ArGe’yi alarak kendisi kadar ekosisteminide büyüten ve ülkesine ArGe ile katma değer sağlayan bir şirket…

İlk yerli analog ve dijital santrallerin geliştirilmesi, busantraller ile Türkiye’nin kırsal erişim hızında dünya birinciliğine,dijitalleşme hızında ise Avrupa ikinciliğine taşınması, dönemin teknolojibeşiği olan Batı’ya 1992 yılında ilk yazılım ihracatını gerçekleştirmebaşarısı, NATO’nun en gelişmiş iletişim çözümlerinin Türk ordusu içingeliştirilmesi, yazılımın ArGe yasasına dahil edilmesine ön ayak olunması,dünyanın 10 büyük VOIP laboratuvarından birinin ülkemize Küresel MükemmeliyetMerkezi adıyla kazandırılması...

Türkiye’de doğan ve yıllar geçtikçe kök salan bu güzideşirketin ışığının zamanla sınırları aşarak, ABD’ye telekom yazılımı ihraç ederhale gelmesi, dünyada 200’e yakın operatörün iletişim ihtiyacına çözüm sunması,3G’nin konuşulduğu dönemde kolları sıvayarak 4G için yerli baz istasyonuULAK’ın temel bant ünitesinin geliştirilmesi, böylece Türkiye’nin kendi bazistasyonu ile 4G’ye bağlanabilen ilk dört ülkeden biri olmasınınsağlanması, ülkemizin ve yakıncoğrafyanın önemli dijital dönüşüm projelerinin hayat geçirilmesi…

Tüm bunların sonucunda; ülkemizde geliştirilen bilgibirikimi ile Bilgi İletişim Teknolojilerinde 4 milyar dolarlık tasarrufsağlanarak, milli sermaye yurtiçinde tutuldu ve son 16 yılda 800 milyon dolarınüzerinde teknoloji ihracatı yapıldı.

Yüksek kalitede üç kez uluslararası teknoloji yatırımı çekentek şirket olan ve bugün dünyanın en batısından en doğusuna teknoloji satarhale gelen Netaş, ArGe’si ile Türkiye’yi uç teknolojilerde yakın coğrafyanınüssü yapma hedefiyle emin adımlarla ilerliyor…

10 bin Netaşlı, Türkiye topraklarında doğmuş ve kök salmışbir şirketin bu kitapta okuyacağınız gerçek teknoloji hikayesini yazdı. Buhikaye, daha nice seneler yazılmaya devam edilecek...

Bunları da beğenebilirsiniz

Sizin için seçtiğimiz ilgili diğer ürünlere göz atın