{"title":"2023'TE YAYIMLANAN KİTAPLARIMIZI HATIRLAYALIM!","description":"\u003carticle class=\"MessageViewerLayout__body--1xwHL js-message-body Theme Theme_root_ps-light Theme_color_ps-light\" data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cdiv class=\"MessageBody_body_pmf3j react-message-wrapper__body\" data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cdiv dir=\"ltr\" data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cb data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/b\u003e\n\u003cdiv data-mce-fragment=\"1\"\u003e2023 yılında da daha önceki yıllarda olduğu gibi tüm zorluklara, engellere inat kitaplar yayımlamayı sürdürdük.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlık, tasarım, şehir ve bölge planlama, kültür, sanat alanlarında yeni ve özgün fikirleri, yaklaşımları, öncü tasarımcıları, yazarları sizlerle buluşturduk.\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜsküp'ten Mekke'ye, Bodrum'dan Pergamon'a; Modern'den Konstrüktivizm'e, Uluslararası Üslup'tan Geleneksel Mimarlığa; Jacques Derrida'dan El Lisitzki'ye, Reha Günay'dan Şengül Öymen Gür'e; paslanmaz çelik ve camdan doğal taşa, kentsel dönüşümden mahalle yapımına... Neler neler...\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv data-mce-fragment=\"1\"\u003eBbir göz atmanızı tavsiye ederiz :)\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv data-mce-fragment=\"1\"\u003eMutlu ve sağlıklı yıllar dileriz.\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/article\u003e\n\u003cdiv class=\"MessageViewerLayout__quickReply--27UtE MessageViewerLayout__sticky--3accZ\" data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cdiv class=\"mail-ReactQuickReply mail-ReactQuickReply_message\" data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cdiv class=\"js-react-quick-reply-placeholder\" data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cdiv class=\"js-open-quick-reply qa-QuickReplyPlaceholder QuickReplyPlaceholder__container--KS4dZ\" data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e","products":[{"product_id":"istanbul-un-yabanci-ve-levanten-mimarlari","title":"İstanbul'un Yabancı ve Levanten Mimarları","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eCengiz Can'ın, son dönem Osmanlı mimarlığının önemli bir yönünü ele aldığı çalışması yeni basımıyla Arketon kitapları arasındaki yerini aldı. Can'ın, 1993'te bir tez çalışması olarak kaleme aldığı araştırma, titiz bir editoryal süreç sonunda kitap formatına aktarılmış ve 2020 yılında ilk basımı gerçekleşmişti. Kısa sürede tükenin kitabın yeni basımı, yeni kapağıyla okura ulaşıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAykut Köksal'ın bu kitap için çektiği fotoğraflarla bütünlenen çalışma, Melling'den Fossati kardeşlere, Barborini'den Montani'ye, Vallaury'den D'Aronco'ya, Mongeri'ye uzanıyor. Haklarında çok az bilgi sahibi olunan mimarları da ele alan Can, bir dönemi tüm boyutlarıyla gözler önüne seriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAykut Köksal, kitabın \"Sunuş\" yazısının bir bölümünde şunları söylüyor: \"Cengiz Can’ın kitabı, daha önce yüzeysel bilgilerle tanınan, yaşamları üzerine çok az şey bilinen yabancı ve Levanten mimarların, Osmanlı mimarlığının modernleşme sürecinin nihai noktasında belirleyici ve tayin edici bir rol yüklendiklerini ortaya koyuyor. Can, bu mimarların yaşamını, hiç bakılmamış kaynaklara giderek araştırıyor ve yerleşmiş belirli önyargıları çürütüyor. Örneğin, 'yabancı' olarak bilinen kimi mimarların 'Osmanlı Levanten mimarları' olduğunu saptıyor. Cengiz Can’ın ele aldığı mimarların önemli bir bölümünün İtalyan ya da İtalyan asıllı Levanten oldukları ise hemen göze çarpıyor. Can, bu olgunun da altını çiziyor, gerekçelerini irdeliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYabancı ve Levanten mimarların üretimleri, 18. yüzyılın Osmanlı mimarlığıyla keskin bir kopuş gösterir. Bu kopuş özellikle Osmanlı modernleşmesinin sonucu olan yeni yapı programlarının geleneksel programlara göre daha baskın olmasında görülüyor. Ayrıca, 19. yüzyıl Osmanlı modernleşmesinin aynı yüzyılın Avrupa mimarlığıyla koşutluklar taşıdığını söylemek yanlış olmaz. 19. yüzyılın seçmeci yaklaşımları İstanbul’da üretim yapan bu mimarlarda da yankılarını bulur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİstanbul’da çalışan Fossati, D’Aronco gibi yabancı mimarlar, Avrupa’nın her kentinde üretimleri saygıyla karşılanabilecek yaratıcı ve yetkin tasarımcılardır. Özellikle D’Aronco’nun Art Nouveau yapıları, Avrupa’da boy gösteren 'erken Modernist' çizginin, eşzamanlı olarak Osmanlı başkentinde görülen seçkin ve \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eunique\u003c\/em\u003e örneklerini oluşturur. Cengiz Can, bu mimarları ele alırken, Osmanlı modernleşmesinin gölgede kalmış bir yönüne ilişkin geniş bir çerçeve sunuyor.\"\u003c\/p\u003e","brand":"Arketon Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48343478993139,"sku":"9786057293633","price":464.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/CengizCan-Kapak-22.jpg?v=1703501100"},{"product_id":"mimari-bicimin-dinamikleri","title":"Mimari Biçimin Dinamikleri","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eRudolf Arnheim’ın mimarlığın biçimlenme ilkelerini ele alan temel kitabı:\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimari Biçimin Dinamikleri\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTürkiye’de özgün kuramsal çalışmalarıyla tanınan Rudolf Arnheim’ın, mimarlığın biçimlenme ilkelerini ele olan kitabı \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimari Biçimin Dinamikleri\u003c\/em\u003e, Aykut Köksal’ın editörlüğü ve Deniz Özden’in çevirisiyle yayımlandı. Kitap, mekânın öğelerinden düşeyde ve yatayda çözümlenmesine uzanan; mekânın etkileşimini ve algısını ele alan; hareketlilik, düzen, düzensizlik, ifade, işlev gibi özellikleri işleyen geniş bir kapsam içeriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Arnheim, kitabın giriş yazısında şunları söylüyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e “Yapıların görünümüne bu kadar çok odaklanmak için yeterli neden var mı? Ve eğer varsa, böyle bir çözümleme toplumsal, ekonomik ve tarihsel çağrışımlar ile yapı sanatına ayrılamaz şekilde dahil olan teknolojinin çoğunu bir kenara bırakmayı göze alabilir mi?\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Pek çoğumuz, sokakta yürürken, öyle ya da böyle önünden geçtiğimiz yapıların görünüşlerinden ve yerleşimlerinden etkileniriz. Üstelik, görsel olarak nitelikli yapıların, günümüzde herhangi bir dönem ya da uygarlıktakinden daha ender olduğu izleniminden sıyrılmak da zordur. Böylesi yargılar, ne türden gözlemlere dayanır? Soruyoruz: Bir yapı, onu insan gözünde anlaşılır kılan görsel bütünlüğü sunar mı? Yapının görünüşü, tasarımın hedeflediği fiziksel ve psikolojik işlevleri yansıtır mı? Toplumu canlandıran veya canlandırması gereken ruhtan bir şey sergiler mi? İnsan aklı ve imgelemindeki en iyileri iletir mi? Bu soruların yerinde ve akla yatkın olduğunu bize anımsatması için bu istekleri karşılayacak mimari bir yapıtla zaman zaman yüzleşmek gerekir. Bu zevki günümüz yapı ustalarından birine değil de geçmişten birine borçlu olduğumuzu fark ettiğimizde bu yapıtın görüntüsünün uyandırdığı coşku azalır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Tasarım, bir yapının elle tutulur ve görünür biçimlerinin yaratımından başka bir şey değildir. O halde tasarım, nasıl kendisi olmadan yapılabilecek bir şey olarak kabul görülmeye başlandı? Bu, geçmişin tapınaklarını, kiliselerini ve kalelerini günümüzün postanelerinde, bankalarında ve amfilerinde yeniden canlandırmaya çalışan tarihi döneme yalnızca bir tepki mi? Yoksa bu kaçınma, insani dürtülerin çeşitliliğini düzenli ancak genellikle boş bir geometride gizleyen yakın dönem yalınlaştırma akımına karşı bir isyan mı? Neden ne olursa olsun, mimarın nihai yükümlülüğünden kaçınmasına yol açan her girişim boşuna olmalıdır. Bir nesnenin biçimi göz ardı edilebilir ancak onsuz yapılamaz.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Arketon Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48343479156979,"sku":"9786057141385","price":712.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/Arnheim-Kapak-P.jpg?v=1677178860"},{"product_id":"rusya-da-konstruktivist-mimarlik","title":"Rusya’da Konstrüktivist Mimarlık","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eArketon Yayınları’nda, El Lisitzki’nin kaleminden, konstrüktivizmin kaynak metinleri: \u003c\/strong\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eRusya’da Konstrüktivist Mimarlık\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eEl Lisitzki’nin metinlerinden oluşan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eRusya’da Konstrüktivist Mimarlık\u003c\/em\u003e, Arketon Yayınları arasındaki yerini aldı. Aykut Köksal’ın editörlüğü ve Mehmet Kerem Özel’in çevirisiyle yayımlanan kitap, dönemin kaynak niteliğindeki yazı, çizim ve fotoğraflarını içeriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Toplamın ana metnini El Lisitzki, 1929’da yazmış; metin 1930’da Viyana’da, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eRussland.\u003c\/em\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eDie Rekonstruktion der Architektur in der Sowjetunion\u003c\/em\u003e (Rusya. Sovyetler Birliği’nde Mimarlığın Yeniden İnşası) başlığıyla yayımlanmış. Toplamda bu ana metnin yanı sıra, El Lisitzki’nin 1921-1926 yılları arasında kaleme aldığı beş sanat yazısı da bulunuyor. Rus avangardının kaynak metinleri arasında bulunan bu yazılar, süprematist sanattan konstrüktivist mimarlığa geçiş sürecini sergiliyor. Özellikle Proun Odası’nı ele aldığı 1923 tarihli metin bu geçiş noktasını gösteren bir belge.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Toplamın ekinde, biri Rusya’dan, diğeri Almanya’dan, dönemin önde gelen iki mimarının, Rusya’nın mimarlık ortamına, özellikle de konstrüktivist mimarlığa bakışını aktaran iki yazısı yer alıyor. Moisei Ginzburg’un yazısı 1928, Bruno Taut’un yazısı ise 1929 tarihli.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Kitapta, El Lisitzki, konstrüktivizmin doğuşunu şöyle anlatıyor: “…iki ayrı görüş ortaya çıktı. İlki, ‘dünyayı görme yoluyla, renkler aracılığıyla kavrarız’, ikincisi  ise ‘dünyayı dokunma yoluyla, maddeler aracılığıyla kavrarız’ idi. Her ikisi de dünyayı geometrik bir düzen olarak kabul ediyordu. Madde aracılığını öne süren ikinci görüş, nesnelere yalnızca bakmayı değil, aynı zamanda dokunmayı da gerektiriyordu. Tasarımın kurulması, her seferinde varsayılan malzemeye özgü özelliklerden yola çıkıyordu. Bu hareketin öncüsü (Tatlin), malzemeye sezgisel bir sanatsal ustalıkla hükmetmenin, malzemelerin sağladığı temel bilgilerden yola çıkarak nesnelerin kurulabileceği buluşlara yol açacağını ve bunun bilimsel tekniğin rasyonel yöntemlerinden bağımsız olacağını varsayıyordu. Bunu Üçüncü Enternasyonal Anıtı tasarısında kanıtlayabileceğine inanıyordu. Bu çalışmayı herhangi bir özel teknik veya statik bilgi olmadan yapmış ve böylece görüşünün doğruluğunu ispatlamıştı. Bu, ‘teknik’ ile ‘sanatsal\" arasında bir sentez yaratmaya yönelik ilk girişimlerden biridir. Yeni inşa sanatının, hacmi gevşetme ve dış ile için mekânsal olarak iç içe geçmesini yaratma çabası burada ifadesini buluyor. Bu tasarımda, örneğin Horsabad'daki Sargon piramidinde de gördüğümüz, çok eski bir biçim kurulumu yeni bir malzemeyle, yeni bir içeriğe hizmet etmek üzere gerçekten yeniden yaratılmıştı. Bu çalışma ve malzeme ile modellerin dahil olduğu bir dizi başka deney ‘konstrüktivizm’ adlandırmasını doğurdu…”\u003c\/p\u003e","brand":"Arketon Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48343480729843,"sku":"9786057141392","price":464.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/ElLisitzki-Kapak.jpg?v=1677753622"},{"product_id":"mimarlar-icin-dogal-tas-rehberi","title":"Mimarlar İçin Doğal Taş Rehberi - 2.Baskı","description":"\u003cp\u003eTürkiye’nin doğal taşa odaklanmış ilk yayınevi olan STONELINE Yayınları’nın ikinci kitabı \u003cem\u003eMimarlar İçin Doğal Taş Rehberi\u003c\/em\u003e  yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cem\u003eMimarlar İçin Doğal Taş Rehberi\u003c\/em\u003e, doğal taşın yapıda kullanımına yönelik seçim kararıyla başlayan sürece ilişkin temel bilgiye ihtiyaç duyan mimarlar, içmimarlar, mühendisler, doğal taş uygulayıcıları, akademisyen ve öğrenciler için bir başvuru kılavuzu olma niteliği taşıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e“Hangi doğal taş nerede kullanılmalı?” sorusuna doğru cevabı vermeyi hedefleyen \u003cem\u003eMimarlar İçin Doğal Taş Rehberi\u003c\/em\u003e’nin her bir bölümü, konusunda deneyimli mimar, akademisyen ve sektör uzmanlarınca kaleme alındı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDoğal taşlar; yapılarda başlıca strüktür, döşeme ve kaplama elemanı olarak antik dönemden günümüze dek yaygın şekilde tercih edilen ve kullanılan en önemli yapı malzemesidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDoğal taşlar; sahip olduğu zengin tür, renk ve desen çeşitliliğinin yanında dayanıklılığı ve uzun servis ömürleri sayesinde yapıların mimari ve estetik kimliğine önemli değerler katmaktadır. Kitapta, tarihten gelen referanslarla bir yapı malzemesi olarak doğal taşın mimarideki kullanımına yönelik ihtiyaç duyulacak temel bilgileri aktarmak amaçlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cem\u003eMimarlar İçin Doğal Taş Rehberi\u003c\/em\u003e’nde doğal taşın bloktan kaplamaya değin oluşum, üretim ve işlenme süreci; mimarlık tarihinde iz bırakmış önemli yapıları ve doğal taşın mimarlık tarihindeki yeri ve önemi; mimaride doğal taş seçim kriterleri; konuttan kamusal alana iç ve dış mekânda kullanım alanları; tasarım yöntem ve yapım ilkeleri; bozulma, temizlik ve koruma ilkeleri; sürdürülebilirlik açısından değerlendirilme yöntemleri ve ülkemizin doğal taş kaynaklarına ilişkin sayısal verileri ve daha fazlası uzmanlarınca kaleme alınmış metinler eşliğinde sunuluyor. “Doğal Taş Türleri” bölümünde ise yaygın olarak kullanılan farklı tür ve kökendeki doğal taşların örnekleri teknik özellikleriyle birlikte yer alıyor. Kitabın sonunda ise doğal taşlar ile ilgili teknik terimlerin açıklamalarını içeren kapsamlı bir sözlük yer alıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDr. O. Serkan Angı’nın editörlüğünü, Cem Günübek’in grafik tasarımını üstlendiği kitapta, doğal taşın seçiminden kullanımına dair süreci anlatan bilgiler Dr. O. Serkan Angı, Doç. Dr. Demet Arslan Dinçay, Prof.Dr. Genco Berkin, Doç.Dr. Deniz Aslan, Prof.Dr. A. Nil Türkeri, Y. Mimar Canan Baş, Prof.Dr. Seden Acun Özgünler tarafından kaleme alındı. STONELINE Yapı Ürünleri uzman ekibinden Evren İyigönül ve Nuray Saatçioğlu Uygur da uygulama deneyimlerini okuyucuyla paylaşıyor. Kitabın sonunda Prof.Dr. Emin Çiftçi’nin hazırladığı doğal taşlarla ilgili teknik terimlerin açıklamalarını içeren kapsamlı bir sözlük de yer alıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGenel Yayın Yönetmenliği Mimar Gülçin İpek tarafından yürütülen STONELINE Yayınları, \u003cem\u003eMimarlar İçin Doğal Taş Rehberi\u003c\/em\u003e’ni konuya atılmış bir ilk adım olarak değerlendiriyor ve bu çalışmanın gelecek yeni baskılarında ihtiyaçlar ve öneriler doğrultusunda eklenecek yeni başlıklarla sürekli güncellenip geliştirilerek doğal taş literatüründeki önemli bir boşluğu doldurmasını hedefliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e 1.000’e yakın fotoğraf ve teknik detay çiziminin eşlik ettiği metinleriyle kitap, mimarlıkta doğal taş kullanımına ilişkin olarak okuyucuyu bilgilendiriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"STONELINE Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43707860287731,"sku":"9786057344717","price":980.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/DOGALTASREHBERIonkapak.jpg?v=1680534301"},{"product_id":"mimarlik-ve-dekonstruksiyon","title":"Mimarlık ve Dekonstrüksiyon","description":"\u003cp\u003eDekonstrüksiyon düşüncesinin yaratıcısı ve geliştiricisi olan felsefeci Jacques Derrida’nın \u003cem\u003eMimarlık ve Dekonstrüksiyon\u003c\/em\u003e başlıklı kitabı Arketon Yayınları’nın son kitabı olarak raflardaki yerini aldı. Aziz Ufuk Kılıç’ın Türkçeye çevirdiği kitabın editörlüğünü Aykut Köksal, redaktörlüğünü ise Amber Niksarlıoğlu Eroyan ve Bihter Sabanoğlu gerçekleştirdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003cem\u003eMimarlık ve Dekonstrüksiyon\u003c\/em\u003e, Derrida’nın söyleşilerinden, girdiği tartışmalardan ve yazılarından oluşuyor. Ünlü felsefecinin yazıştığı, tartıştığı, söyleştiği mimarlar arasında, dekonstrüktif mimarlığın öncülerinden Daniel Libeskind ve Peter Eisenman da yer alıyor. Derrida’nın katkıda bulunduğu Paris La Villette projesinin mimarı Bernard Tschumi ise tüm tartışmaların odak noktasında bulunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Jacques Derrida, bir söyleşisinde, yöntem olarak mimari dekonstrüksiyon üzerine şunları söylüyor: “Dekonstrüksiyon, inşa edilmiş olanı dekonstrüksiyona uğratmayı bekleyen mimarın yönteminden ibaret değil; daha ziyade tekniğin kendisine, mimari mecazın otoritesine dokunan ve tam da bu sebeple kendi mimari retoriğini dekonstrüksiyona uğratan bir sorgulama.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Derrida, dekonstrüktif mimarlığın kendisini giderek daha çok ilgilendirdiğini ise şöyle anlatıyor: “Dekonstrüktif mimarlıkla değil de mimarlık hakkında dekonstrüktif söylemle ilk karşılaştığımda tepkim şaşkınlık ve güvensizlik oldu. İşin içinde bir analojinin, yer değiştirmiş bir söylemin, kesinlik değil analoji içeren bir şeyin olduğunu düşündüm. Daha sonra dekonstrüksiyonu hayata geçirmenin en etkili yolunun sanattan ve mimarlıktan geçmek olduğunu fark ettim. Bildiğiniz gibi dekonstrüksiyon bir söylem sorunundan ya da söylemin anlamsal içeriğinin, kavramsal yapısının yerinin değiştirilmesi sorunundan ibaret değildir. Dekonstrüksiyon, bazı politik ve toplumsal yapıları boydan boya kat eder, yol üstünde dirençle karşılaşır ve kurumları yerinden eder. Tüm bu sanat biçimlerinde ve her türlü mimarlıkta geleneksel -kuramsal, felsefi, kültürel- kabulleri dekonstrüksiyona uğratmak için yerinden edilmesi gereken ‘katı’ yapılardır, yalnızca maddi yapılar oldukları için değil, kültürel, pedagojik, politik ve ekonomik yapılar olmaları anlamında da katı oldukları için. Ve dekonstrüksiyonun (bu terimi kullanmam uygunsa eğer) hedef tahtasında olan tüm o kavramlar, teoloji, duyulur olanın anlaşılır olana tabiyeti ve bunun gibi bütün bu kavramlar ‘dekonstrüktif mimarlık’a dönüşmek amacıyla bilfiil yerinden ediliyorlar. Yani dekonstrüktif mimarlık beni gitgide daha çok ilgilendiriyor, teknik olarak yetkin olmasam da.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003e\u003cu\u003e \u003c\/u\u003e\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Arketon Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48343479877875,"sku":"9786057293602","price":632.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/Derrida-Kapak-4.jpg?v=1683881991"},{"product_id":"pergamon-yunan-harfli-bir-yazi-tipi-tasarimi-a-greek-script-typeface-design","title":"Pergamon \/ Yunan Harfli Bir Yazı Tipi Tasarımı \/ A Greek Script Typeface Design","description":"\u003cp\u003eTipografi ve yazı tipi tasarımına yoğunlaşan görsel iletişim tasarımcısı Onur F. Yazıcıgil’in \u003cem\u003ePergamon \/ Yunan Harfli Bir Yazı Tipi Tasarımı \/ A Greek Script Typeface Design\u003c\/em\u003e adlı yeni kitabı YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Tipografi, görsel iletişim tasarımı, tarih, arkeoloji alanlarının adeta bir kesişim kümesi olarak tanımlanabilecek kitap, “disiplinlerarası bakış açısının”nın bir ürünü.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKüçük Asya olarak anılan Anadolu yarımadası binlerce yıl çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir kültür coğrafyasıdır. İzmir’in Bergama ilçesinde bulunan Pergamon, Yunan kent-devletleri arasında kültürel olarak zengin ve önemli bir Hellenistik başkent ve Roma Dönemi metropolis kenti.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eOnur F. Yazıcıgil, Sabancı Üniversitesi’nin değerli katkılarıyla Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan kitabında, özgün bir yaklaşımla, Pergamon'daki saha çalışmaları ve araştırmaları sonucunda ulaştığı Pergamon'un zengin yazı kültürü mirasını belgeleyerek, günümüz dijital mecrasında Yunan harfli bir yazı tipi olarak canlandırılmasını hedefliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDoç.Dr. Aşkım Özdizbay’ın arkeolojik danışmanlığında, İngilizce çevirilerini Ecem Arslanay ile birlikte yapan Onur. F Yazıcıgil, kitabın grafik tasarımını ve uygulamasını da gerçekleştirdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Onur F. Yazıcıgil, \u003cem\u003ePergamon \/ Yunan Harfli Bir Yazı Tipi Tasarımı \/ A Greek Script Typeface Design\u003c\/em\u003e’daki önsözünde şunları söylüyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e“Pergamon yazı tipi, 13 Eylül – 6 Ekim 2022 tarihleri arasında ‘Gate 27 Ayvalık Konuk Sanatçı Programı’nda ağırlandığım sürede geliştirdiğim dijital bir yazı tipi projesidir. Bu proje Pergamon’daki zengin yazı kültürü mirasının belgelenerek günümüz dijital mecrasında yazı tipi olarak tasarlanmasını kapsıyor. Projenin nihai amacı yaklaşık 1900 yıl önce taş üzerine oyularak oluşturulmuş harfleri dijital ortama taşıyıp günümüz bağlamında işlevsel bir hâl kazandırarak onlara yeni bir soluk getirmektir…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003e“The Pergamon typeface is a digital typeface project that I developed while participating in the ‘Gate 27 Ayvalık Artist Residency Program’ between 13 September and 6 October, 2022. The project comprise the documentation of Pergamon’s elaborate epigraphic cultural heritage and its transformation into a typeface design via a contemporary digital medium. The ultimate goal of the project is to bring a breath of fresh air to the approximately 1900 year-old carved stone inscriptions by digitizing and making them functional in today’s context…”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370209456371,"sku":"9786257008655","price":175.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/Pergamon_YEM_KAPAK.jpg?v=1683278780"},{"product_id":"bir-rumeli-kentinin-modernlesmesi-uskup-1839-1912","title":"Bir Rumeli Kentinin Modernleşmesi: ÜSKÜP 1839-1912","description":"\u003cp\u003eGönül Bektaş’ın, Tanzimat Fermanı’nın yayımlandığı tarihle (1839) Üsküp’ün resmi olarak Osmanlı hâkimiyetinden çıktığı yıl (1912) arasında Üsküp kent dokusunda yaşanan değişim ve gelişim sürecini anlattığı kitabı \u003cstrong\u003e\u003cem\u003eBir Rumeli Kentinin Modernleşmesi: ÜSKÜP 1839-1912 \u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eGönül Bektaş kitapta, dünya ekonomisinin etkisi paralelinde, bölgesel dinamikler, devlet reformları ve farklı tarihlerde üretilen ölçekli planlar ile görsellerin incelenmesiyle Üsküp’ün kentsel dokusunun o dönemde nasıl ve ne ölçüde değiştiğini irdeliyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eKitabın öyküsü, Üsküp’te dünyaya gelen Gönül Bektaş’ın, 2012 yılında Üsküp’te eline geçen bir kitapta, dedesinin adının ‘tiyatro kurucusu’ olarak yer aldığını ve tiyatronun kuruluş yılının 1906 olduğunu görmesi sonucunda dönem ve kent üzerine çalışmaya başlamasına dayanıyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003eBektaş, Ege’yi Avrupa’ya, Doğu’yu Adriyatik Denizi’ne bağlayan yolların kavşağında, Balkanların göbeğinde bulunan ve Üsküp kenti üzerine yaptığı araştırmayı ve kitabın içeriğini şöyle anlatıyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e“1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı ile Osmanlı Devleti’nde yeni bir dönem başlamıştı. Yeni dönem, imparatorluğun sınırları dışında hızla yükselen Batı emperyalizmi dönemine denk gelmekte ve kapitalistleşme süreci olarak da adlandırılmakta, eşzamanlı olarak Osmanlı’da Modernleşme\/Batılılaşma süreci olarak da kabul edilmektedir. Modernleşme süreci tüm imparatorluğu ve özellikle Balkan Yarımadası’nı da etkilemişti. 18. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak, ticaretin gelişmesinin de etkisi ve 19. yüzyılda kaybedilen topraklardan gelen göç dalgaları ile Balkanlarda çok sayıda Müslüman ve gayrimüslim halk kentlere akın etmişti. Sözünü ettiğim değişim, ulaştırma teknolojisinin de gelişmesi ile özellikle 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren, Balkan topraklarının kalbini oluşturan Makedonya bölgesinde de yaşanmıştı. Başta Selanik, Üsküp, Manastır, Kavala ve Drama gibi birçok kent, değişim sürecine girip kendilerine özgü yapılar ve nitelikler kazanmışlardı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eTanzimat reformlarının getirdiği yeniliklerin incelenmesiyle de Üsküp’ün toplumsal, tarihsel, sosyoekonomik ve siyasal yapısında gerçekleşen değişimler saptanmıştır. Ayrıca Üsküp’ün mekânsal yapısını değiştiren unsurlar, farklı tarihlerde üretilen ölçekli planlar üzerinden karşılaştırılması ve renklendirilmesiyle yeni yapılan yapılar ve imara açılan yeni alanlar saptanmaya çalışılmıştır.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eBu çalışmanın önemi, daha önce yapılan çalışmalardan farklı olarak, 1839–1912 tarihleri arasında Üsküp kentinin dokusundaki değişim sürecini ele almasıdır. 15. ve 16. yüzyılların Üsküpü araştırmacılar tarafından daha büyük bir ilgi toplarken, ortaçağ sonları ile 18., 19. ve 20. yüzyıllar gibi kentin yeni bir çağa açılma çabası ve değişiminde olduğu dönemler, bütüncül olarak neredeyse göz ardı edilmiştir. Oysa 19. yüzyılda başlayan bu yeni değişim çağı, 14. yüzyılda \u003cem\u003eSkople\u003c\/em\u003e kentinin Osmanlı \u003cem\u003eÜsküpü\u003c\/em\u003e’ne dönüşümü kadar önemlidir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eOsmanlı fethinin ardından, \u003cem\u003eSkople\u003c\/em\u003e kenti, yönetim biçimi, kurumlar, örgütler ve yeni yapı tipleriyle, Osmanlı kent karakterini taşıyan yeni bir kent kimliğine bürünmüştü. Bunun gibi 19. ve 20. yüzyılın başında birçok alanda yapılan reformlar da yeni yapı türlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştu. Kentin geleneksel görünümü yeni yapılarla başkalaşmıştı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eDeğişimi saptamak için 19. yüzyıla değin, Üsküp’ün fiziksel yapısını ve değişimini tanımak gerekmişti. Bu nedenle kent kronolojik olarak prehistoryadan 19. yüzyıl başına değin tarihsel, toplumsal boyutuyla ayrıntılı olarak incelenmiş; görsel malzeme, plan ve haritalar aracılığıyla fiziksel özellikleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm bunlar, kentin sonraki dönemlerinin daha iyi anlaşılması için bir zemin olarak değerlendirilmiştir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eKitap; Üsküp’ün konumu, yol sistemi ve ilk yerleşmelerin başladığı MÖ 6400–5800’lü tarihlerden Tanzimat Fermanı’nın ilanı olan 1839’a kadarki kentsel yapısı gözden geçirilerek başlıyor. İkinci bölümde, Tanzimat reformlarının getirdiği yeniliklerin, Üsküp’ün toplum yapısını ne ölçüde etkilediği ve değişmenin ne yönde olduğu, tarihsel, sosyoekonomik ve siyasal yapının değişimi incelenerek saptanmaya çalışılıyor. Üçüncü bölümde, Tanzimat Fermanı’ndanotuz yıl sonra, 1869’da Üsküp Belediyesi’nin kuruluşu ve kente kattıkları ele alınıyor. Sokakların temizliği, ağaçlandırılması, altyapının iyileştirilmesi, yolların düzenlenmesi gibi kamu alanlarında daha önce görünmeyen davranışların, belediye yetkilileri tarafından nasıl değerlendirildiği inceleniyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eİlk planlama pratiğinin başlangıcını bulmak için Üsküp’te yapılan planlar\/haritalar, planlamanın ilk verileri olarak, dördüncü bölümde aktarılıyor. Bu planlar\/haritalar kentin var olan durumunu göstermekle birlikte, imar etkinliklerinde bir örgütlenme ve planlama düzeyine ulaşıldığını da gösteriyor. Bu çalışmada, farklı tarihlerde üretilen ölçekli kent planlarının\/haritalarının asıl önemi, Üsküp’ün kentsel dokusunun nasıl ve ne ölçüde değiştiğini saptamak açısından çok önemli kaynak oluşlarıdır. \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eÜsküp kent mekânında fiziki değişimler 1873-1912 yılları arasında dört farklı evrede gerçekleşmişti. Bu evreler sırasıyla: Demiryolunun Üsküp’e gelişi, Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra kente göç dalgalarının başlaması, 1888 Üsküp’ün Kosova vilayeti merkezi oluşu ve Üsküp’ün son on iki yılı evreleridir. Modernleşme kavramıyla özdeşleşen ve kent alanında önemli fiziksel değişimler yaşanan bu evrelerin durumu, beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci bölümlerde inceleniyor. Son olarak dokuzuncu bölümde, çalışmanın bir kısa genellemesi-özeti yapıldıktan sonra, Üsküp’te modernizmin başlangıcında yapılanlar, günümüzdeki gelişmelerle ilişkilendirilmeye çalışılıyor...”\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e Editörlüğü Burçin Yılmaz, kapak tasarımı Çağıl Bektaş, grafik tasarımı Resul Atabay tarafından yapılan kitap, Balkanlardaki Türk-Osmanlı kültür ve mimari mirasının izlerini sürmek isteyenleri, özellikle de Balkan göçmenlerini anayurtlarına bir tarih yolculuğuna çıkarmayı vaad ediyor.\u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370206277875,"sku":"9786257008648","price":350.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/YEM_USKUP_KITAP_KAPAK.jpg?v=1684239065"},{"product_id":"kentsel-arazi-duzenlemesi-kentsel-donusum","title":"Kentsel Arazi Düzenlemesi: Kentsel Dönüşüm","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eNihat Enver Ülger’in, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eKentsel Arazi Düzenlemesi: Kentsel Dönüşüm\u003c\/em\u003e adlı yeni kitabı, \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eKent Gelişim Gayrimenkul Geliştirme Taşınmaz Değerleme Bilişim Danışmanlık\u003c\/strong\u003e işbirliğiyle \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eYEM Yayın\u003c\/strong\u003e tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf. Dr. Nihat Enver Ülger, yeni kitabında, \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ebugüne kadar “kentsel dönüşüm” adı altında yapılan uygulamaların dışında ve ötesinde bir bakış açısına gereksinim olduğunun altını çiziyor. Kentlerimizi planlarken, içinde bulunduğumuz doğanın sahibi değil gelecek kuşaklar adına emanetçisi olduğumuz bilinciyle hareket etmeye davet ediyor; kentsel dönüşümün yalnızca depreme dayanıklı, korunaklı, mahremin yaşandığı, hacimler\/mekânlar üretmek anlayışının dışında, kamusal insanın yaşam alanları olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eNihat Enver Ülger bu kitabın hazırlanma nedenini şu şekilde açıklıyor: \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Kentsel arazi düzenlemeleri, kentsel dönüşüm uygulamaları \u003c\/strong\u003eiçin, yasal dayanaklar ve uygulama örnekleri incelenerek ülkemize özgü, kabul edilebilir, yeni bir uygulama modelini önermek ve buna ilişkin ölçütleri sunabilmektir. Kentlerimizin karşılaştığı sorunlar; alışılagelmişin çok ötesinde, özelliği olan, geleneksel hukuk ve imar uygulama yöntemleri ve anlayışıyla çözümlenemeyecek biçimde karmaşık bir hale gelmiştir. Bu durum kamudan, hak sahiplerine, proje geliştirme uzmanlarına ve yatırımcıya kadar toplumun her kesimini ilgilendiren ve yeni uzmanlık bilgilerini gerektiren özel bir süreç içermektedir. Bunun için özel ve özellikli bir kurguya ve buna dayalı bir stratejiye gerek vardır. Bu nedenle klasik imar uygulaması yerine ülkemizin geldiği yeri anlatan, ‘\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eÖzellikli İmar Uygulaması \/ Kentsel Dönüşüm\u003c\/strong\u003e’ kavramını kullanmak çok daha anlaşılır olacaktır. Kitap, kentsel arazi düzenlemesi olarak adlandırılan özellikli imar\/kentsel dönüşüm uygulamalarının nasıl yapılabileceğine ilişkin ayrıntılı bir kurgu ve metodoloji sunma arayışı sonucu ortaya çıkmıştır.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜlger, kentsel dönüşüm kavramına yeni bir bakış açısı gerekliliğin önsözde şöyle özetliyor: \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Çoğu zaman taşınmaz mal, gayrimenkul ve toprak kavramları; ‘arazi’ adı altında ve aynı anlamda kullanılmaktadır. Arazi ise kentsel ve kırsal karakterli olarak iki farklı şekilde tanımlanabilir. Ülkemizde; kentsel araziler üzerinde veya kırsal karakterli olup kentsel kullanım için imara açılan arazilerde yapılan arazi kullanım planları ve bu planlara dayanarak yapılan imar uygulamaları arsa ve arazi düzenlemeleri kapsamında ele alınırken, kırsal karakterin korunduğu arazi düzenlemeleri çoğu zaman tarım arazilerinin toplulaştırması kapsamında ele alınmaktadır. Halbuki yapılan işlem ve uygulamalara bakıldığında; tarım arazilerinde yapılan toplulaştırmanın, kırsal arazilerde yapılan birer imar uygulaması olduğu açıkça görülmektedir. Dolayısıyla ister kentsel ister kırsal karakterli olsun, arazi üzerinde yapılan tüm planlama faaliyetlerinin ve buna dayalı yapılan imar uygulamalarının ‘arazi düzenlemesi\/imar uygulaması’ başlığı altında ele alınması daha doğru bir anlayış olacaktır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHazırlanan arsa-arazi kullanım-imar planları, ne kadar titizlikle yapılırlarsa yapılsınlar; uygulanmadıkları, yeni mülkiyet ve onun kullanım biçimi olarak tapuya tescil edilmedikleri sürece; emek, zaman, para kaybından başka yarar sağlamazlar. O halde taşınmaz kullanım-imar-planlarının, bir anlam ifade edebilmesi için yapılabilir, edilebilir, yani uygulanabilir olması gerekmektedir. \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eAncak, her çeşit planın uygulanması, hazırlanmasından çok daha zordur.\u003c\/strong\u003e Bu zorluk imar planlarının uygulanması sırasında tüm açıklığı ile ortaya çıkar.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİmar planlarının uygulanabilmesi; belli bir sistematiği, özel olanakları gerektirir. Bunların başında, güçlü bir plan uygulama isteğinin, iradesinin olması gerekir. Ardından insan haklarına dayalı, çağdaş teknolojiyi kullanan, toplum gereksinmelerini göz önünde tutan, kendi içinde tutarlı, belli bir ideolojisi olan, çok yönlü, aktif bir arsa politikasının araçlarını içeren imar yasasına gerek vardır. Çok iyi eğitilmiş teknik personel ile parasal kaynakların sağlanması da bu alandaki kaçınılmaz zorunluluklardandır. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 1930’lu yıllarda Ankara’nın imar planını yapan Berlin şehircilik uzmanlarından Prof.Dr. Hermann Jansen’in Atatürk’e: \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Kurtuluş Savaşı’nı kazandınız. Ama Ankara’nın imar planlarının hazırlanmasında benzer iradeyi gösterebilecek misiniz?’\u003c\/em\u003e (Atay, 1969) sorusunu sorması, günümüzde, ülkemizin geldiği noktada kendisinin ne kadar haklı olduğunu göstermiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKentsel arazi düzenlemeleri, kentlerin dönüştürülmesi, insanın kamusal bir varlık olduğu kabulüyle gerçekleştirilmelidir. Kentsel dönüşüm yalnızca depreme dayanıklı, korunaklı, mahremin yaşandığı, hacimler\/mekânlar üretmek anlayışının dışında, kamusal insanın yaşam alanları olarak görülmelidir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKentsel dönüşüm bir mülkiyet düzenlemesidir. Bir ülkenin mülkiyete bakışı, anlayışı; o ülkenin rejimini, siyasi, hukuksal ve kurumsal yapılaşmasını, toplumun moral değerlerini ve ekonomik yapısını belirler. Bu nedenle mülkiyete ilişkin düzenlemeler, mülkiyete el atmalar yalnızca bir hacim\/mekân yaratma yaklaşımlı basit bir anlayışla gerçekleştirilemez. Bir mülkiyet düzenlemesi olan kentsel arazilerin düzenlenmesi yani imar uygulamaları, yani kentsel dönüşüm yeni bir anlayışla yeni bir kültür yaratarak gerçekleştirilmelidir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKentsel arazilerin düzenlemesi amaçlı arazi kullanım planları yani imar planlarının gerektiği şekilde hazırlanması, uygulanabilmesi, ancak ve ancak bu konudaki yetkili kurum ve kuruluşların güçlü bir şekilde yapılanmasına ve iradesine bağlıdır. Sağlam bir kurumsal yapının oluşturulması ve bu yapının günü birlik politik müdahelelerden etkilenmeden sürekliliğinin sağlanması ise yine yeni bir kültürün oluşturulması ile doğrudan ilişkilidir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜlkemizdeki kentleşme sorunsalı içerisinde kentsel arazi düzenlemelerinde hukuksal ve teknik olarak yeni düzenlemelere ve imar uygulama araçlarına gereksinmeler vardır. Yoğun yapılaşmalar, mevcut arsa düzenlemelerindeki uygulamaya ilişkin sorunlar, imar düzenlemelerinde kentin planlı ya da plansız yoğun yapılaşmış alanlarındaki donatı standartlarının yükseltilmesi, ülkemizin bir gerçeği olan deprem riskine karşın önlem amacıyla yapılacak yenileme ve tamamen yıkım alanlarındaki yapı üretimi gereksinmesi; kentlerin dönüştürülmesi sürecini gündeme getirmektedir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSorun; bunun nasıl yapılacağına ilişkin imar uygulama araçlarının yasal anlamda belirlenmesi, parasal kaynakların sağlanması, yapılabilir, edilebilir imar planının hazırlanması, hazırlanan imar planının uygulanabilirliği; oluşacak yeni mülkiyetlerin dağıtımı ve bunların tapuya tescil işleminin gerçekleştirilmesidir. Bu bir süreci anlatmaktadır. Bu sürecin adı ‘Kentsel Dönüşüm’dür (Ülger, 2008; Ülger, 2009). \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTürkiye’deki kentsel arazi düzenlemeleri ve kentsel dönüşümle ilgili yasal çerçeve özellikle büyükşehir ve yoğun yapılaşmış yerlerde uygulanacak olan kentsel dönüşüm uygulama araçlarının yeterli olmadığını göstermektedir. Yoğun yapılaşmış alanlarda yeni bir imar uygulama yöntemi ihtiyaca yanıt verecektir. Bu da ‘Değer Esaslı Yöntem’dir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1999 Marmara Depremi ile gündeme gelen kentsel dönüşüm anlayışı 2023 Kahramanmaraş Depremi ile daha fazla görünür olmuş ve öne çıkmıştır. Kentsel dönüşümün bir imar\/arsa düzenlemesi olduğu kitap içinde sıklıkla yinelenmiştir. Evet, kentsel dönüşüm bir imar uygulamasıdır. Devasa ekonomik, toplumsal, kriminal sorunların yaşandığı afetlerle karşı karşıya olan ülkemiz şehirlerinin geldiği yerdeki, karşılaştığı bu sorunları çözmede bir kentsel arazi düzenlemesi, imar uygulamasıdır.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eGrafik tasarım ve uygulaması Resul Atabay tarafından yapılan kitabın kapağında, Murat Germen’in, İstanbul’un yaşadığı değişimi\/dönüşümü irdelediği “Muta-morfoz” serisinde yer alan fotoğraflarından biri yer alıyor.\u003c\/span\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf.Dr. Nihat Enver ÜLGER Kimdir?\u003c\/strong\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf.Dr. Nihat Enver Ülger, 1976 yılında İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Harita ve Kadastro Mühendisliği bölümünden mezun oldu. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1983 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünden yüksek lisans, 1988 yılında aynı bölümden doktora derecesini aldı. 1986 yılında evlenmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1988-92 yılları arasında Viyana Teknik Üniversitesi Arazi Ölçme bölümünde yardımcı doçent olarak görev aldı. Bu görevi boyunca Avusturya Arazi Bilgi Sistemlerinin Oluşturulması Projesi’nde yürütücü olarak yer aldı. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1992 yılında yardımcı doçent olarak göreve başladığı Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünde, 1993-95 yılları arasında bölüm başkan yardımcısı olarak çalıştı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1992-96 yılları arasında İstanbul Harita Kadastro Mühendisleri odası yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulundu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1999 yılında doçent unvanı alan Nihat Enver Ülger, aynı zamanda 1999-2000 yılları arasında Türkiye Kalkınma Bankası’nda yönetim kurulu üyeliği yaptı. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e2002-10 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği bölümünde çalıştı.\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207785203,"sku":"9786257008686","price":315.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/KENTSEL_DONUSUM_ON_KAPAK.jpg?v=1686915030"},{"product_id":"mahalle-yapim-hayal-edilebilir-tasarim-kilavuzu-ahali","title":"Mahalle Yapımı – Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu: Ahali (Oyun Kartları)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAlexis Şanal (SANALarc) tarafından herkesin kendi mahallesinin tasarım sürecine katılabilmesi için bir rehber olması amacıyla tasarlanan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMahalle Yapımı – Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu: Ahali \u003c\/em\u003ekart destesi YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMahalle Yapımı – Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu: Ahali,\u003c\/em\u003e 72 kentsel tasarım kavramını tanım, tasarım ilkeleri ve kılavuzlarla birlikte ele alarak herkesin yaşadığı mahalleyi keşfedebilmesini ve kamusal alanların tasarım süreçlerine katılabilmesini sağlamayı hedefliyor. Bu özel kart destesi sadece tasarımcı ve kent plancılara değil yaşanılır, sevilir ve yürünebilir mahallelerde yaşamak isteyen bütün “ahali” için hayal etme, keşfetme, tartışma ve paylaşma olanağı sağlıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eHAYAL ET —\u003c\/strong\u003e Şehrinizi istediğiniz şekilde hayal edin. \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHey! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e şehirlerin nasıl tasarlandığını keşfetmenize ve daha iyisini yapabilmenize yardım eden bir kart oyunudur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eKEŞFET —\u003c\/strong\u003e Mahallenizi daha önce hiç yapmadığınız şekilde tekrar keşfedin. Şehri bir sakin olmanın yanı sıra katılımcı olarak da nasıl ele alabileceğinize dair yeni yöntemler öğrenin.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eTARTIŞ —\u003c\/strong\u003e Çevreniz hakkında komşularınızla konuşun. Birinin çöpü diğerinin hazinesi olabilir! Bu bilgiye sadece onlarla konuşarak ulaşabilirsiniz. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ePAYLAŞ —\u003c\/strong\u003e Şehrinizi herkesle paylaşın. Bu şehirde sizinle birlikte başka insanlar, kuşlar, kediler, arabalar ve daha başka bir sürü şey de yaşıyor. Şehri paylaşmak, herkesin birbirinin önceliklerine saygı gösterdiği bir ortamda çok daha eğlencelidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMahalle Yapımı\u003c\/em\u003e kart destesi, kullanıcıların mahallelerinin nasıl tasarlandığını keşfetmesine imkân tanıyan bir kart oyunudur. Mahalleliyi ortak kararlar almak için bir araya getiren bir bilgi kaynağı olmasının yanı sıra bir tasarım kılavuzu olma niteliği taşıyan bu kartlar, canlı kamusal hayat ve mahalle birlikteliğini öne çıkaran, kendiliğinden örgütlenmiş bir mahalle tasarımı gerçekleştirmeyi öneriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e100’den fazla katılımcının katkılarıyla hazırlanan kartlar; yaya geçitleri, zemin kaplaması, bitkilendirilmiş yağmur hendekleri, enerji tasarrufu, atık yönetimi, bakım, bekleme, parkletler, çocuk parkları vb. kavramları “mahalle ahalisi”ne eğlenceli ve öğretici bir dille anlatmayı hedefliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eFAYDALAR —\u003c\/strong\u003e Mahallelerin nasıl tasarlandığını keşfetmek, öğrenmek ve uygulamak için bir kentsel tasarım aracı olan bu kartlara göz atın. Uygulanabilir fikirler aracılığıyla yaşanabilir ve sevilen mahalleler yaratmaya ve yeni bir sivil hayal gücü geliştirmeye yönelik bu referans kılavuzundan faydalanın.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eDİKKATE ALINACAKLAR —\u003c\/strong\u003e Herkesin, kent yapımında kararları şekillendiren çeşitli etkiler aracılığıyla bir kenti hayal edebilmesi için bu tasarım kılavuzlarını dikkate alın. Bilgi birikiminiz ve fikirlerinizle harekete geçerek mahallenizin kamusal katılımında söz sahibi olun. İçinde bulunduğunuz topluluğun iyileştirmeleri, ihtiyaçları ve kamusal yaşamı için alınacak kararlara katılın.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eÖNERİLEN FİKİRLER —\u003c\/strong\u003e Kamusal alan olarak sokaklar, meydanlar, yeni gelişim alanları, rekreasyon alanları ve diğer kamusal alanları oluşturan yerler için yeni tematik kılavuzlar oluşturun.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÖzellikle ahalinin uzmanlar, tasarım aktivistleri, STK'lar ve profesyonellerle birlikte tasarım yapmaları için bir sözlük olarak hazırlanan deste, anlamlı ve zamansız kentsel tasarımın gelişmesi için gerekli analitik, pratik ve yaratıcı zihinleri bir araya getirdi. Bu anlamda kart oyunu yaklaşımı her katılımcıya, mahalle tasarımı konusunda dinamik bir yol sunuyor. Yazarak, tartışarak ve düşünerek katılım gösteren oyuncular, kartları kendi kent tasarımlarının önceliklerini ve isteklerini göz önünde bulundurarak yeniden organize ederek yeni bir tasarım kılavuzu oluşturuyorlar. Aynı zamanda bir nesne olarak ‘kart destesi’ ile ‘oyun’ konsepti atölyelerde kullanılabilecek sosyal bir öğrenme boyutunu temsil ediyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇALIŞMANIN HAYATA GEÇMESİNİ SAĞLAYANLAR:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProje Direktörü: Alexis Sanal\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAraştırma ve İçerik Editörü: Şeyda Özcan\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProje Koordinasyonu: Muhammad Abdullatif – Ahmet Fazıl Yenice\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eToplumsal Katılım Danışmanı: Lisa Collins\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGrafik Tasarım: Kat Bielobrova\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGrafik Danışmanı: Okay Karadayılar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİllüstrasyonlar: Mrinë Godanca\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMetin Editörü: Duygu Demir\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇeviri: Reyhan Nazlıaydın\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370208276723,"sku":"9786257008716","price":378.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/HEYMAHALLE_TR_kapak.jpg?v=1693821333"},{"product_id":"mimarligi-okumak-resimli-mimarlik-rehberi","title":"Mimarlığı Okumak – Resimli Mimarlık Rehberi 3. Baskı","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKlasik Yunan’dan günümüze Batı mimarlığını ayrıntılı bir şekilde irdeleyen \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlığı Okumak – Resimli Mimarlık Rehberi \u003c\/em\u003eYEM Yayın’dan çıktı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eOwen Hopkins tarafından kaleme alınan, Derya Nüket Özer tarafından Türkçeye çevrilen kitap; sıvalardan çatılara, sütun tiplerinden dekoratif silmelere kadar bir yapıyı oluşturan tüm öğeleri bileşenlerine inerek ele alan eşsiz bir görsel rehber olma niteliği taşıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlığı Okumak – Resimli Mimarlık Rehberi;\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cul data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlık tarihi boyunca gelişen yapı tiplerini ayrıntılı fotoğraflar ve açıklamalı çizimlerle gösteriyor.\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eKatedrallerden gökdelenlere, Klasik’ten Çağdaş döneme kadar tüm önemli yapı türlerini ve üsluplarını kapsıyor.\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eYapılara, taşıyıcı sistemlere, malzemelere ve yapı detaylarına derinlemesine bakıyor.\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitaptaki her bir terimin örneklendiği diğer bölümleri işaret eden, kapsamlı bir mimari terimler sözlüğü içeriyor.\u003c\/li\u003e\n\u003c\/ul\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHemen hemen bütün öğelerin açıklamalı fotoğraflar ya da çizimlerle sunulduğu kitap, ilk andan itibaren, alfabetik olarak hazırlanmış geleneksel mimarlık sözlüklerinin barındırdığı sorunları aşmayı hedefliyor. Bu nedenle bizzat yapılara, fotoğraflar ve notlar aracılığıyla öncelik tanırken mimariyi temel fikirlerine ve bileşenlerine inerek parçalıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eOwen Hopkins, birbirine çok fazla gönderme yapan dört bölümden oluşan kitabın içeriğini şöyle özetliyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Birinci bölüm;\u003c\/strong\u003e giriş yazısında da işaret edildiği gibi mimarlık tarihi boyunca çeşitli formlarda yinelenen on yapı tipine odaklanıyor. Her tipe ait örnekler zaman ve yere göre değişiklikler gösterse de o tipin ayrılmaz parçası olan belli özellikleri bünyelerinde barındırıyorlar. Bu bölümde yer alan diğer yapı gruplamaları, zamana karşı direndiği kabul edilen ve birçok yapı tipi üzerinde etkisi olan formlara ya da morfolojilere göre yapıldı. Böylece bu bölümün, okuyucunun, örneğin bir kamu yapısıyla karşılaştığında dönüp bakabileceği ve en yakın mimari özellikleri taşıyan örneği bulabileceği ‘ilk başvuru noktası’ olması amaçlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eİkinci bölüm;\u003c\/strong\u003e Taşıyıcı Sistemler; bütün mimari dillerin bir biçimde bir yapının taşıyıcı sisteminin \u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003een temel eklemlenişinden türediği tezine dayanıyor. Benzer şekilde farklı mimari dillerin ana bileşenleri olarak çeşitli mimari dillerde, çeşitli formlarda ortaya çıkan çeşitli ana taşıyıcı elemanlara –sütunlar ve ayaklar, kemerler, modern beton ve çelik taşıyıcılar– odaklanırken belirli mimari üslupların ötesine geçiyor. Bu bölüm de ilk bölüm gibi diğer bölümler için ‘yol gösterici’ ama aynı zamanda belirli elemanları en ince ayrıntılarına kadar vermesiyle kendi başına bir son noktayı oluşturuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜçüncü bölüm;\u003c\/strong\u003e mimari elemanları –üslup, ölçek veya forma bakılmaksızın bütün yapılarda var olan ana bileşenleri– ele alıyor. Bunlar duvarlar ve yüzeyler, pencereler ve kapılar, çatılar, merdivenler ve asansörler olarak sıralanıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eDördüncü bölüm;\u003c\/strong\u003e her bir terimin örneklendiği diğer bölümleri işaret eden standart bir terimler sözlüğünden oluşuyor. Terimler sözlüğü yalnızca ilk üç bölümde sözü edilen elemanları içeriyor ve kitabın kendisi gibi kapsamlı ama ansiklopedik değil. Kitabın görünür elemanlara ve öğelere odaklanmasıyla yapı strüktüründe genellikle görünmez kalan bileşenlere yer verilmiyor. Bazı aşırı eski terimler de gerek yer kısıtlılığı gerekse netlik açısından kapsam dışı bırakıldı. Her ne kadar mimarlık 20. yüzyılın ikinci yarısında küreselleştiyse de kitabın Batı mimarlık geleneği üzerine yoğunlaştığını belirtmek önemli; çok yakın tarihli bazı örnekler Avrupa dışından ve onun etki alanındaki yerlerden seçildi. Batı dışı yapılarla ilgilenen okurların daha özelleşmiş yapıtlara başvurması gerekiyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e17. yüzyılın sonu - 18. yüzyılın başında Londra’nın büyük mimarı olan Christopher Wren, ‘Mimarlık sonsuzluğu amaçlar’ diyordu. Bu gözlem onun kentin ve ulusun simgesi olarak varlığını sürdüren St. Paul Katedrali’nde hayat buluyor. Çok az yapı St. Paul gibi büyük amaçlar ve gösterişle inşa edilirken, bir yerdeki ve durumdaki –en alttaki vernaküler yapılardan en tepedeki, en şatafatlı olanlara kadar– yapılar yapımcılarının kendilerini nasıl gördüklerinin birer göstergesi olarak yükselir. Dolayısıyla bir yapıyı –ister resmine isterse bizzat kendisine bakarak– okuma ve anlamını deşifre etme becerisi toplumun ve çevremizdeki dünyanın nasıl oluştuğunu anlayabilmek için esastır; bu kitabın kolaylaştırmaya çalıştığı şey de budur.”\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370208538867,"sku":"9786257008730","price":560.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/YEM_Mimarligi_Okumak_KAPAK.jpg?v=1697639900"},{"product_id":"geleneksel-mekke-evleri","title":"Geleneksel Mekke Evleri","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eNihal ve Bülent Uluengin tarafından hazırlanan, Mekke’nin tarihi konutlarını plan şemaları, kullanım özellikleri, hangi malzemelerle nasıl yapıldıkları, neden yıkıldıkları vb. açılardan ayrıntılı olarak irdeleyen \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mekke Evleri \u003c\/em\u003e adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİslamiyet için en önemli yapı olan Kabe’ye ve kutsal mekânlara de evsahipliği yapan, Hac dönemlerinde çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan Mekke’de adeta bir “ev-otel” olarak tasarlanan ve kullanılan geleneksel konutlar renkli ve siyah-beyaz fotoğraflar, plan, kesit, görünüş çizimleri eşliğinde aktarılıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇıkış noktası, yazarların Mekke’de çalıştıkları 1982-1986 yılları arasındaki Mekke şehri ve mevcut geleneksel evleri üzerinde yaptıkları çalışmaya dayanan kitap, 98 adedi geleneksel konut olmak üzere 104 yapının ayrıntılı rölövesinden edinilmiş bilgilerin ışığında hazırlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mekke Evleri\u003c\/em\u003e; saha çalışmalarında yerinde alınmış notlar, eskizler, iç ve dış fotoğraflar, Mekke halkı ile yapılan görüşmeler, Cidde Kral Abdülaziz Üniversitesi ve Mekke Umm al-Qura Üniversitesi kütüphanelerinde yapılan araştırmalar sonucunda, okuyucunun başka bir yerde bulamayacağı ölçekli çizimleri, görselleri ve bilgileriyle Mekke\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e’\u003c\/span\u003enin 1986 yılına kadarki görünümünü ayrıntılı olarak ilk defa sunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eNihal Uluengin ve Bülent Uluengin, bir ilk olma niteliği taşıyan bu çalışmanın ve kitabın öyküsünü özetle şöyle anlatıyorlar:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Her şey 1981 yılının Kasım ayında, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde bulunan Kral Abdülaziz Üniversitesi’ne bağlı Hac Araştırma Merkezi’nden aldığımız bir davet mektubu ile başladı. Bu mektupta, yeni gelişme planlarının uygulanmaya başlamasından dolayı Mekke şehrinde yıkımların hızlandığı, geleneksel dokunun giderek kaybolduğu belirtiliyor ve bu dokuyu belgelemek için bir rölöve ekibi kurmamız isteniyordu. Şubat 1982’de toplanıp Cidde’ye doğru yola koyulduk ve önümüzdeki 4,5 yıl boyunca esas uğraşımız olacak işe girişmiş olduk...\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eFatin Uluengin, Bülent Uluengin ve Nihal Uluengin’den oluşan mimar bir aile olarak ‘Mekke Ekibi’ adıyla 1982 yılının Mayıs ayında çalışmalara başladık… Mekke Belediyesi ile temasa geçerek yıkım bölgelerini öğrendik ve bu bölgelerde çalışmamızı yoğunlaştırıp önce binaların dış görünüşlerini değerlendirerek grup tespiti yaptık. \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eRölöve edeceğimiz binaları öncelikle yıkım bölgelerinden seçtik. Hatta öyle ki, bazen ölçüm için greyder operatöründen bize yarım saat müsaade etmesini, ölçüm bittikten sonra yıkıma devam etmesini rica ettik. Yıkımlar durduğu zaman, boş olan veya içine girmek için izin alabildiğimiz eski evleri seçtik. Bu şartlar altında Şubat 1982’den Temmuz 1986’ya kadar çalıştık. O dönemde Mekke’de mevcut olan, tahminen 300 geleneksel yapıdan 98’i ev, dördü rabat, biri Türk hamamı ve biri su deposu olmak üzere toplam 104 yapıyı yıkılmalarından önce rölöve ettik. Bunun neticesi olarak, 4,5 yıl içinde 1\/50 ölçekte çizilmiş, yaklaşık 500 pafta çizim ve 4.500 görsel içeren bir arşiv meydana getirdik…\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eYıllar sonra 2013 yılının Şubat ayında tekrar Mekke’yi ziyaret ettik ve tahmin ettiğimiz gibi, Mescid-ül Haram etrafında da yakın çevresinde de geleneksel yapı kalmamış olduğunu üzülerek gördük. Bütün bu gözlemlerden sonra kaybolmuş olan ‘Geleneksel Mekke Evleri’ni bir kitap haline getirmeye karar verdik…”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eİÇİNDEKİLER\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 1: Tarih Sürecinde Mekke Şehri ve Geleneksel Evler\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e17        Mekke’nin Konumu, Adının Kökeni ve Önemi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e18        Mekke’nin Osmanlı Hâkimiyetindeki (1517-1923) Kısa Tarihi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e19        1925’ten Günümüze\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e20        Seyyah Anlatılarında Geleneksel Mekke Evleri\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e34        Geleneksel Mekke Evlerini Oluşturan Etkenler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e           \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 2: Geleneksel Mekke Evlerinde Plan Elemanları\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e38        Dükkân \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Dukkan)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e39        Giriş Holü \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Dihliz)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e40        Divan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Diwan)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e41        Kabul Odası\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (Maq’aad)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e42        Hela \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Beyt al Ma, Taharat \u003c\/em\u003eveya \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHammam)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e44        Mahzen\/Depo \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Gabu)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e45        Oturma Odası \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Mejlis)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e46        Sofa\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (Suffah)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e47        Arka Oturma Odası\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (Meakhkhar)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e48        Yüklük\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (Khuzanah)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e49        Teraslar\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (Kharijah)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e52        Mutfak\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (Matbakh)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e54        Aile Odası\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (Urfat el Maişa)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e55        Gelin Odası \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Mabit)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e56        Hamam \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Hammam)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e59        Çamaşırlık \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Mahal el Gasil)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e60        Odun\/Kömür Deposu\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (Digeysi) \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e61        Aydınlık\/Avlu \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(Manuar)\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e           \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 3: Geleneksel Mekke Evlerinde Plan ve Cephe Tipolojisi\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e64        200 Yıllık ve Daha Eski Evler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e67        200-100 Yıllık Evler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e71        100 Yıllık ve Daha Yeni Evler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 4: Yapı Malzemeleri, Kaba Yapı, İnce Yapı ve Süsleme Elemanları\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e79 YAPI MALZEMELERİ\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e79        Taş\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e79        Ahşap\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e80        Toprak\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e80        Alçı\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e80        Metal\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e80        Cam\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e80 KABA YAPI ELEMANLARI\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e80        Temeller\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e80        Duvarlar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e83        Döşemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e84        Kubbeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e84        Merdivenler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e86        Sıhhi Tesisat\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e87 İNCE YAPI ELEMANLARI\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e87        Giriş Kapıları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e88        Pencereler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e94        Ajurlar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e95        İç Kapılar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e97        Dolaplar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e100      Su Depoları ve Su Kovukları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e101      Su Soğutma Köşeleri\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e102      Bacalar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e104 SÜSLEME ELEMANLARI\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e104      Ahşap Havalandırma Kafesleri\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e110      Floral Ahşap Kabartma Süslemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e114      Dantelli Ahşap Kemerler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e115      Kündekâri Süslemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e118      Çitakâri\/Çakma Ahşap Süslemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e120      Kemer Püskülleri\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e121      Hat Süslemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e124      Kalemişi Süslemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e126      Renkli Ajurlar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e128      Alçı\/Malakâri Süslemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e132      Taş\/Kâgir Süslemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e135      Mukarnas Süslemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e136      Metal Süslemeler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 5: Değerlendirme ve Sonuç\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e139      Yaşam Biçiminin Değişmesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e148      Sonuç\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e156      Kaynakça\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e158      Özgeçmişler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong\u003eDoç.Dr. NİHAL (YÖNEY) ULUENGİN KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e1946 yılında İstanbul’da doğdu. 1964 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Mimarlık Bölümü’ne girerek 1972 yılında mezun oldu. 1976 yılında Kadıköy Devlet Mühendislik Mimarlık Okulu Mimarlık Bölümü’nde asistan olarak akademik kariyerine başladı. 1982 yılında Cidde, Kral Abdülaziz Üniversitesi’nin daveti üzerine Suudi Arabistan’a giderek aynı üniversitenin Hac Araştırma Merkezi’nde 1986 yılına kadar araştırmacı mimar olarak çalıştı. 1983 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nde Osmanlı-Türk Sivil Mimarisinde Pencere Açıklıklarının Gelişimi isimli doktora tezini tamamlayarak Restorasyon Programında Doktor unvanı aldı. 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde tam zamanlı Dr. öğretim görevlisi olarak göreve başladı. 1991 yılında yardımcı doçent oldu. 2003 yılında YTÜ’den kendi isteği ile emekli olarak Haliç Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde ve Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nde yarı zamanlı Dr. öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdürdü. 2019 yılında doçent oldu. 2019-2021 yılları arasında Haliç Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde tam zamanlı olarak çalıştı. Doç.Dr. Nihal Uluengin uzmanlık alanı ile ilgili çeşitli bildiri ve makaleler yayımlamış, rölöve ve proje çalışmaları yapmıştır. Türkiye, Sudan, Yemen, Ürdün, Tunus, Sri Lanka ve Amerika’da ulusal ve uluslararası sempozyumlara katılmış ve bildiriler sunmuştur. İyi derecede Helenika, orta derecede İngilizce bilmektedir. Doç.Dr. Nihal Uluengin’in aşağıdaki yayınları bulunmaktadır: • Osmanlı-Türk Sivil Mimarisinde Pencere Açıklıklarının Gelişimi, YEM Yayın, 1998 (1. baskı) ve 2000 (2. baskı), İstanbul • Ege’nin İki Yakasından İstanbul Manzaralı Evler, YEM Yayın, 2020, İstanbul Doç.Dr. Nihal Uluengin 15 Aralık 2022 tarihinde, bu kitabının yayımlandığını göremeden aramızdan ayrıldı.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eProf.Dr. MEHMET BÜLENT ULUENGİN KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e1944 yılında İstanbul’da doğdu. Saint-Joseph Fransız Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra 1964 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Mimarlık Bölümü’ne girerek 1969 yılında mezun oldu. Askerlik görevinden sonra 1974 yılına kadar özel bir bankada kontrol mimarı olarak çalıştı ve Türkiye’nin birçok bölgesini gezdi. 1974’te İstanbul Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi, Mimarlık Bölümü’nde asistan olarak akademik kariyerine başladı. 1982 yılında Cidde, Kral Abdülaziz Üniversitesi’nin daveti üzerine Suudi Arabistan’a giderek aynı üniversitenin araştırma merkezinde 1986 yılına kadar araştırmacı mimar olarak çalıştı. 1986-1995 yılları arasında İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversitesi’nde yarı zamanlı öğretim üyesi olarak görev yaptı. 1995 yılında Mimar Sinan Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı’nda tam zamanlı olarak çalışmaya başladı. 1996 yılında doktora tezini tamamlayarak doktor unvanını aldı. 1997 yılında doçent, 2003 yılında profesör oldu. 2007 yılına kadar Mimar Sinan Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu Restorasyon Programı’nda çalıştıktan sonra kendi isteği ile emekli oldu. 2007-2010 yılları arasında İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nde Mimarlık Bölüm Başkanı olarak görev yaptı ve 2014 yılına kadar tam zamanlı olarak aynı üniversitede çalıştı. 2014-2020 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nde tam zamanlı olarak görev yaptı. Halen aynı üniversitede yarı zamanlı olarak çalışmaktadır. İyi derecede Fransızca ve İngilizce bilmektedir. Prof.Dr. Bülent Uluengin’in aşağıdaki yayınları bulunmaktadır: • Osmanlı Anıt Mimarisinde Klasik Yapı Detayları, YEM Yayın, 9. Baskı, İstanbul, 2000-2016 (Fatin Uluengin ve Mehmet Bengü Uluengin ile) • Rölöve, YEM Yayın, 15. Baskı, İstanbul, 2002-2023 • Mimari Metaller, Özellikleri, Bozulma Nedenleri, Koruma ve Restorasyon Teknikleri, \u003cbr\u003eBirsen Yayınevi, İstanbul, 2006 • Osmaneli ve Geleneksel Evleri, Kerkük Vakfı Yayınevi, İstanbul, 2009 (Suphi Saatçi ile) • Kırklareli ve Geleneksel Evleri, MSGSÜ Yayını, 822, İstanbul, 2016 (Suphi Saatçi ile)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207031539,"sku":"9786257008747","price":490.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/WhatsAppImage2023-10-20at11.30.50.jpg?v=1697791211"},{"product_id":"ic-mimarlikta-paslanmaz-celik-ve-cam","title":"İç Mimarlıkta Paslanmaz Çelik ve Cam - 4. Baskı","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGenco Berkin ve Gökhan Mermi tarafından başta iç mimarlık, mimarlık ve endüstri ürünleri tasarımı öğrencileri ile meslek hayatına yeni adım atan tasarımcı ve uygulamacılar düşünülerek hazırlanan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eİç Mimarlıkta Paslanmaz Çelik ve Cam\u003c\/em\u003e adlı kitap YEM Yayın’dan çıktı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİç mekân tasarımında başarılı sonuçlara ulaşmak için kullanılacak malzemeyi iyi tanımak gerekir. \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eİç Mimarlıkta Paslanmaz Çelik ve Cam\u003c\/em\u003e’da, özellikle genç tasarımcılara, detay ve malzeme ekseninde, paslanmaz çelik ve cam malzeme hakkında detaylarla desteklenmiş veriler, özenle hazırlanmış çizimler eşliğinde, yalın ve kolay anlaşılabilir bir biçimde aktarılıyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003ePaslanmaz çelik ve cam, günümüzde iç mekân tasarımlarında en çok kullanılan beş temel yapı malzemesinden (alçıpan, MDF, seramik, paslanmaz çelik, cam) ikisidir. Birbirini tamamlayan bu iki yapı malzemesi, teknik özellikleri ve uygulama detaylarıyla tasarımcıların hâkim olmaları gereken başlıca yapı malzemeleridir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eİç Mimarlıkta Paslanmaz Çelik ve Cam\u003c\/em\u003e; okullarda, tasarım ofislerinde ve şantiye uygulamalarında paslanmaz çelik ve cam malzeme kullanımına yönelik bir rehber olma hedefini taşıyor. Kitapta yer alan bilgiler, günümüzde etkin olarak kullanılan çağdaş ve geçerli detay çözümlerini içeriyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eİç Mimarlıkta Paslanmaz Çelik ve Cam\u003c\/em\u003e kitabı altı bölümden oluşuyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003col data-mce-fragment=\"1\"\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm’de, paslanmaz çeliğin üretim ve teknik özellikleri, imalat yöntemleri ile iç mimarlıkta kullanılan paslanmaz çelik tipleri irdeleniyor.\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm’de camın üretim ve teknik özellikleri, imalat yöntemleri ile iç mimarlıkta kullanılan tiplerine yer veriliyor.\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm’de, iç mimarlıkta kullanılan tüm öğeler ayrı ayrı hem paslanmaz çelik hem de cam malzeme olarak okuyucunun bilgisine sunulmuş; her iki malzemeyi de içeren örneklere değiniliyor.\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm’de, iç mekânlarda yer alan çeşitli mobilyaların paslanmaz çelik ve cam ile nasıl yapıldıkları araştırılmış ve en ince detaylarına kadar ortaya konuluyor.\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm’de, her iki malzemenin de sürdürülebilirlik özellikleri inceleniyor.\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm ise önceki bölümlerde verilen detaylara alternatif oluşturabilecek ek detay çizimlerinden oluşuyor.\u003c\/li\u003e\r\n\u003c\/ol\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf.Dr. Genco Berkin ve Y. İç Mimar Gökhan Mermi’nin kitabı hazırlama gerekçelerine ilişkin, “Giriş” bölümündeki ifadeleri özetle şöyle:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“... Bu kitap, iç mimarlar ve mimarlar için tasarım ofislerinde ve şantiye uygulamalarında paslanmaz çelik ve cam malzeme kullanımına yönelik bir rehber olma görevini üstlenmiştir. Böylesi bir kaynağın, özellikle iç mimarlar için vazgeçilmez bir başucu kitabı olacağına inancımız tamdır. Kitapta yer alan bilgiler, günümüzde etkin olarak kullanılan çağdaş ve geçerli detay çözümlerini içermektedir. Paslanmaz çelik ve cam ikilisinin haricinde, üçüncü bir malzemenin de detayda kullanılabileceği akıldan çıkarılmamalıdır... \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitapta yer alan detay çizimlerinin ve grafiklerin, mimarlık ve iç mimarlık öğrencileri ile çalışma hayatına atılmış meslektaşlarımıza, paslanmaz çelik ve camla ilgili tasarımlarında yarar sağlayan ve yol gösteren örnekler olacağını ümit ediyoruz. Çizimlerin ölçeksiz olduğunu, tasarımcıların bu detayları sadece çalışmaları için fikir vermesi açısından incelemeleri gerektiğini belirtmek isteriz...”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeçmişte Genco Berkin ve Gökhan Mermi ile birlikte çalışmış da olan Makine-Uçak Y. Mühendisi Mehmet Engin Kılınç ise “Önsöz”de şunları söylüyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Değerli İç Mimarlar, Mimarlar, Endüstri Ürünleri Tasarımcıları;\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜniversitelerdeki eğitim, uygulama yetersizliği nedeniyle, meslek hayatında çeşitli eksiklikler olarak kendini göstermektedir. Gerçi öğrenciler kısa bir süre staj eğitiminden geçmektedirler ancak bu yeterli gelmemektedir. Gerçek başarı, teorik bilgilerin reel uygulamalarla desteklenmesiyle olur.\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜniversitelerde uygulamalı eğitimi eksik alan gençlerimiz, çoğunlukla kendilerini malzeme ve detay eksenli pratik bilgiler anlamında yetersiz hissetmektedir. Bu durum, konuyla ilgili deneyimli ve uygulamalı bilgilere sahip iç mimar, mimar ve mühendislerin yazdığı teknik kitap niteliği taşıyan eserleri okumakla giderilmelidir.\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBendeniz 1972 yılında İTÜ Makine Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümü'nü bitirdikten sonra iş hayatımda aynı zorlukları yaşadım. Üniversitede öğrendiğim teorik bilgileri sahada yani uygulama alanında kullanmayı, zaman içerisinde deneme-yanılma yöntemiyle öğrendim. Bu konuda yardımcı kitapların özlemini hep hissettim, ancak yeterli kaynak yoktu. \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eYaklaşık 30 yıl çeşitli firmalarda deneyim kazandıktan sonra 2002 yılında kendi tasarım firmamı kurdum. O zamanlar okuldan yeni mezun olmuş genç, çalışkan ve bir o kadar da öğrenmeye hevesli mimar kardeşim Genco Berkin şirketimde mimar olarak çalışmaya başlamıştı. İş hayatındaki uygulamaları bizzat yaşadı, gördü ve bu konuda çok iyi işlerde görev aldı. Daha sonra bir teklif alarak akademik hayata başladı ve öğretim üyesi oldu. Bu süre zarfında bağlantımız hiç kopmadı. Çalışmalarını hep takdirle takip ettim. Akabinde, Genco Berkin’in referansıyla, bölümünden birincilikle mezun olan, iç mimar Gökhan Mermi’yi kadromuza kattım. Uzun bir süre başarılı işlerde beraber çalıştık. Ona da büyük bir şevkle okul bilgilerinin gerçek imalat sanayiinde nasıl kullanılacağını, malzeme ve detay konuları doğrultusunda aktardım. Her iki tasarımcı kardeşimin beraber yaptıkları bu kitap çalışmasının ilk taslağını okuduğum zaman çok büyük bir gurur duydum.\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eİç mimarlık alanında paslanmaz çelik ve cam malzemeleri baz alan ve tüm uygulama detaylarını içeren teknik bir el kitabına fazlasıyla ihtiyaç duyuyorduk. Her iki malzeme de en ufak bir hatayı kaldırmayan ve özel detay çözümlemeleri gerektiren ürünlerdir. Bu çalışma, iç mimarlık öğrencilerine ve yeni mezunlara şantiye uygulamalarında teknik donanım sağlama anlamında rehber oluşturacak bir nitelikte olmuş. \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGenco Berkin ve Gökhan Mermi’nin ortaya çıkardığı bu eser, temel teorik bilgilerle, hayata geçirilmiş imalat uygulamalarını harmanlamış. \u003c\/em\u003eİç Mimarlıkta Paslanmaz Çelik ve Cam\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e kitabı, içerdiği teknik bilgileri uygulama çizimleriyle desteklediğinden dolayı çok faydalı olmuş.\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eİçinde paslanmaz çelik ve cam üretim teknolojilerindeki en son gelişmelerin de anlatıldığı bu değerli kitabı tasarım dünyasına kazandırdıkları için kendilerini kutluyor ve devamının gelmesini temenni ediyorum.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYEM Yayın’ın “Malzeme ve Detay Dizisi”nin 4. kitabı olan taşıyan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eİç Mimarlıkta Paslanmaz Çelik ve Cam\u003c\/em\u003e’ın Konsept Tasarımı da dizinin tasarımcısı Sedef Sav’a ait. Kitabın detay çizimleri, layout düzeni ise Gökhan Mermi tarafından yapıldı; Resul Atabay tarafından baskıya hazırlandı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eİÇİNDEKİLER\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 1 PASLANMAZ ÇELİKLER\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e12        Üretim ve Teknik Özellikleri\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e16        İmalat Yöntemleri\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e20        İç Mimarlıkta Kullanılan Paslanmaz Çelikler\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 2 CAMLAR\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e24        Üretim ve Teknik Özellikleri\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e26        İmalat Yöntemleri\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e30        İç Mimarlıkta Kullanılan Camlar\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 3 İÇ MİMARLIK ÖĞELERİ\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e36        Merdivenler    \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e42        Korkuluk\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e44        Asansör\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e46        Panoramik Asansör\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e48        Yürüyen Merdiven\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e50        Cam Döşeme\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e52        Cam Bölmeler\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e54        Cam Kapı\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e56        Kolon Kaplaması\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e58        Şömine\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 4 MOBİLYA\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e62        Masa\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e64        Oturma Bankı\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e66        Teşhir Ünitesi\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e68        Raf\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e70        Aydınlatma Armatürü\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 5 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e74        Paslanmaz Çelik Malzeme Tipi Seçimi\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e76        Cam Malzeme Tipi Seçimi\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e78        Paslanmaz Çelik Malzeme Uygulama Hataları\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e80        Cam Malzeme Uygulama Hataları\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e82        Nakliye ve İstifleme\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e84        Paslanmaz Çeliğin Bakım Yöntemleri\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBölüm 6 EKLER\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e88        Bağlantı Aparatları\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e90        Yer Süzgeçleri\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e92        Tutunma Barları\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e94        Görme Engelliler için Detaylar\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e96        Havuz Merdivenleri\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ePROF.DR. GENCO BERKİN KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1971 yılında Niğde’de dünyaya gelen Genco Berkin, orta öğrenimini 1990 yılında Kadıköy Anadolu Lisesi’nde tamamlamıştır. Brighton (İngiltere) ve Lefke Avrupa Üniversitesi’nde (KKTC) mimarlık eğitimi alan Genco Berkin, 1995 yılında, mezun olduğu okuldan gelen teklif üzerine araştırma görevlisi olarak akademik çalışmalarına başlamıştır.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1998 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde, Mimarlık Tarihi alanında hazırladığı “Mimari Ütopyalar” tezi ile yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. 2006 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Yapı Fiziği ve Malzemesi Kürsüsü’nde yaptığı çalışmalarla doktor (Ph.D.) unvanını hak etmiş; 2015 yılında doçent unvanı almış; 2020 yılında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nde profesör olmuştur.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇeşitli üniversitelerde mimarlık ve iç mimarlık dersleri veren Genco Berkin, “mimarlıkta ekolojik cam” üzerine araştırma-geliştirme çalışmalarının yanı sıra “proje-tasarım derslerinin iyileştirilmesi” konusunda düşünceler üretmiştir. Özellikle mobilya tasarımlarında ergonomiyi ve teknolojiyi birleştirmeyi göz önünde bulunduran Berkin, bu konuda da birçok eser ortaya koymuştur. Prof.Dr. Genco Berkin, halen İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı olarak görev yapmaktadır.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGenco Berkin’in YEM Yayın tarafından yayımlanmış kitapları:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cul data-mce-fragment=\"1\"\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlıkta Malzeme ve Detay\u003c\/em\u003e\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eİç Mimarlıkta Malzeme ve Detay\u003c\/em\u003e\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMobilya Tasarımında Malzeme ve Detay\u003c\/em\u003e\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eİç Mimarlıkta Paslanmaz Çelik ve Cam\u003c\/em\u003e (Gökhan Mermi ile birlikte)\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eAğacın İzinde: Tasarımda Orman Ürünleri Sözlüğü\u003c\/em\u003e\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eModulor ve Le Corbusier’nin Kulübesi\u003c\/em\u003e\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eKareden Plana Modül ve Mimarlık\u003c\/em\u003e (Yusuf Civelek ile birlikte)\u003c\/li\u003e\r\n\u003c\/ul\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\" style=\"font-size: 0.875rem;\"\u003eİÇ MİMAR GÖKHAN MERMİ KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1987 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Gökhan Mermi, 2003 yılında Şehremini Anadolu Lisesi’nde orta öğrenimini tamamlamıştır. Haliç Üniversitesi’nde iç mimarlık eğitimi alan Gökhan Mermi, 2008 yılında onur derecesi ile bölüm birincisi olarak mezun olmuştur. Mezun olmasının ardından yine Haliç Üniversitesi’nde burslu yüksek lisans eğitimine başlamıştır.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e2012 yılında İç Mimarlık Anabilim Dalı’nda “Paslanmaz Çelik Malzemenin İç Mimari Uygulamalarında Sürdürülebilirlik Açısından Değerlendirilmesi” tezi ile yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Bu tez çalışması ile birlikte özel sektörde metro, otel ve konut projeleri başta olmak üzere, birçok projenin paslanmaz çelik ve cam imalatının tasarımcısı ve kontrolörü olarak görev yapmıştır. 2013 yılı itibariyle, Alarko Taahhüt Grubu başta olmak üzere bazı mimarlık ofislerinde proje yöneticiliği yapmıştır. Otel, metro, avm, ofis, restoran ve konut projelerinde hem tasarımcı hem de şantiye şefliği görevlerini üstlenmiştir. Tasarımcısı ve saha mimarı olarak görev yaptığı; başarıyla tamamlanan projelerinden biri “Levent-Hisarüstü Metro Projesi”dir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHalihazırda tam zamanlı öğretim görevlisi olarak iç mimarlık bölümü dersleri veren Gökhan Mermi, aynı zamanda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Anabilim Dalı Yapı Fiziği ve Malzemesi Kürsüsü’nde doktora çalışmalarını yürütmektedir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207359219,"sku":"9786257008754","price":420.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/IC_MIMARLIKTA_PASLANMAZ_CELIK_CAM_KAPAK.jpg?v=1698911072"},{"product_id":"geleneksel-mimarligin-izinde-1-bodrum-1965-1991-ciltli","title":"Geleneksel Mimarlığın İzinde 1: BODRUM 1965-1991 (Ciltli,Büyük Boy)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın hem geleneksel mimarlık uzmanı hem de fotoğraf sanatçısı kimliğini kullanarak ortaya çıkardığı \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mimarlığın İzinde 1: BODRUM 1965-1991\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e adlı yeni kitabı \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eYEM Yayın\u003c\/strong\u003e tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eUzun yıllardır hep çok yönlü çalışan, titizlikle araştıran ve sanatsal bir bakış açısıyla üreten Prof.Dr. Reha Günay, \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum Belediyesi\u003c\/strong\u003e’nin değerli katkılarıyla yayımlanan bu çalışmasında Türkiye’nin turizm başkenti Bodrum’u, 1965-1991 yılları arasında çektiği siyah-beyaz özgün fotoğrafları ve geleneksel mimari özellikleriyle aktarıyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGünay’ın geleneksel Bodrum mimarlığı izlenimleri ve tespitleri; “BODRUM YARIMADASI, BODRUM, MÜSKEBİ, TURGUTREİS, YALIKAVAK, GÜMÜŞLÜK, KARAKAYA, AKYARLAR, EV ÖNÜ ÇARDAKLARI ve DEMİR TATİL KÖYÜ” başlıkları altında 10 bölümde veriliyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın Bodrum’a ve kitabın içeriğine ilişkin görüşleri şöyle:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Bodrum Yarımadası, ulaşım zorlukları nedeniyle yüzlerce yıl büyük değişimlerin yaşandığı Ortaçağ ve sonrasının siyasal-kültürel ortamından, anakara Anadolu’dan soyutlanmıştır. Bu durum motorlu araçların geçişine az çok izin veren karayolunun 1930’lu yıllarda yapılmasına kadar sürmüştür. 1960’lı yıllarda ise yeni karayolunun açılmasıyla bir anda patlayan turizm hareketlerinden büyük çapta etkilenmiştir. Yüzyıllarca kendi çevresinde, kendi yaşam biçimine uygun bir yerleşme dokusunu sürdürürken bu hareketlilik geleneksel dokuyu da adeta yok etmiştir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitapta bozulmanın henüz yeni başladığı, daha çok 1965 yılından 1991 yılına kadar, az miktarda da 2011 yılına ait gözlemleri ve görselleri izleyeceksiniz. Çevre koşulları içinde çok az dış etki altında, belki de binlerce yıllık geçmişin izlerini taşıyarak oluşan bu özgün ve çok yalın konut mimarlığının vardığı birörnek mimarlık ve yerleşme dokusu bizi doğrudan doğaya ve insana götürüyordu. Bugünkü durum ile yapacağınız bir karşılaştırma değişimin acımasız boyutlarını yansıtır. Artık birçok yeri tanımak bile neredeyse olanak dışı...”\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ise kitapta kaleme aldığı “Sunuş” yazısında şunlara değiniyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Eşsiz, küçük bir balıkçı kasabasında umutları ve hayalleri deniz çocuklardık. Mandalina bahçelerinde, kıyıda, sokakta denizle oynardık. Saçlarımızda zeferiye rüzgârı, yüzümüzde güneşin ve denizin kavrukluğu; deniz tuzu kokardık. Sevinç çığlıklarıyla inip çıkardı nefesimiz.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBiz büyürken özgür şehrimiz Bodrum, modern bir turizm kentine dönüşüverdi. Yaşama telaşı içinde bir yandan kazanırken bir diğer yandan neleri kaybettiğimizin çoğu zaman farkına bile varamadık.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇocukluğumuzda koştuğumuz sokaklar; kapısını çaldığımız, camını kırdığımız komşumuz, köşe başındaki bakkalımız anılarda kaldı. İçinde başrol oynadığımız mahallemiz, kendi tarihimiz, kendi dünyamız olarak, kol kola halaya girmiş mandalina bahçelerinde ağaçtan ağaca geçerken kestiğimiz bacağımızdaki izdir artık.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum’da zirve yapan turizm açılımı ve tatil konutuna sahip olma talebi yarımada genelinde hızlı yapılaşmaya yol açtı. Bu talebe ve bu talebin parasal getirisine direnmekte zorlandı çoğunluğumuz. Bahçelerimiz, arazilerimiz ve koylarımız betonlaştı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYaşanılanı siyasetin sarmalına alet etmek istemiyorum. ‘O’ yaptı, ‘bu’ yaptı demiyorum; ‘kaçınabilir miydik?’ ayrı bir tartışma konusu. ‘Keşke yaşanmasaydı!’ gibi cılız bir söylemin arkasına da sığınmadan, sadece belediye başkanı olduğum için değil, çocukluğumdan beri kendi coğrafyamdan ve kültürümden kopmadığım için, Bodrumlu Ahmet Aras olduğum için ne yapmam gerektiğini ve birlikte ne yapabileceğimizi düşünüyorum. Ortak sevgimiz Bodrum’a dair neyi bulmak ve neyi kaybetmek istemiyorsak, hafızamızı tazelememiz gerektiğine inanıyorum.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHenüz hava koridorları kapanmış, soluksuz ve nefessiz kalmış bir şehir değiliz; Arşipel’in imbatı, meltemi halen koylarımızı yalayıp geçiyor. Dev bloklar, aşılmaz surlar gibi kıyılarımıza kaleler örmüyor. Her ne kadar son üç yılda 180 binden 600 bine fırlasa da kış nüfusumuz, iki katlı beyaz evlerimizle, çok katlı, dikey yapılaşmaya olan direncimizle çözümsüz olmadığımıza inanarak söylüyorum: Yüzümüzü Bodrum’a dönerek, Bodrum dinamiklerini doğru analiz ederek, Bodrum’un yaşayanları olmanın sorumluluğuyla, ortak alacağımız kararlarla, yerelden planlayarak, yapılaşmayı ‘sürdürülebilir kent’ yaklaşımı ile ele almalıyız.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum mimarisine özgü Sakız tipi, musandaralı, kule tipi ev örneklerini inceleyen; ayazlık, çanaklık, yunmalık, yüklük ve terek gibi Bodrum ev yaşamının unutulmaya yüz tutmuş kavramlarını tanımlayan hocamız, çocukluğumun geçtiği geleneksel Müsgebi semt mimarisini şöyle anlatıyor: \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Sonuçta herkes eşit ve birbirine saygılı. Kimse kimsenin manzarasını ve rüzgârını kesmiyor. Kimse evini gösterişli yapıp diğerini kıskandırmaya kalkmıyor. Bu ortak değerlere ne yazık ki artık sahip değiliz.’\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mimarlığın İzinde•1 BODRUM 1965-1991\u003c\/em\u003e kitabının basımında yer aldığımız için mutluyuz. Kitabın basımına doğrudan katkı sağlayan Umut Ülkümen’e, gönül bağı ile bağlı olduğumuz Bodrum Mimarlık Kitaplığı’nın yaratıcısı Prof.Dr. Suha Özkan’a ve YEM Yayın’a teşekkür ediyorum. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, elinize sağlık diyorum.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇocukluğum ve çocukluğumun geçtiği Bodrum kaybolsun istemiyorum. Geçmişi unutturulmuş nesiller olmak, içi dolarak ve yüreği sızlayarak Bodrum’u seyretmek istemiyorum.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKendime sorduğum temel soru: “Biz Bodrum’dan ne bekliyoruz değil, biz Bodrumla birlikte ne yapmak istiyoruz ve bunu nasıl yapacağız?” Bu sorunun yanıtını Bodrum’un Belediye Başkanı olmadan önce de aradım ve halen arıyorum.”\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eFotoğrafları Reha Günay’a ait olan kitabın Grafik Tasarımı Gökçen Yanlı Atmaca, Grafik Uygulaması ise Resul Atabay tarafından yapılarak okuyucuya ulaştı.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48380902539507,"sku":"9786257008761","price":1400.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/BODRUM_1965-1991_CiltliBuyukBoy.jpg?v=1700216070"},{"product_id":"geleneksel-mimarligin-izinde-1-bodrum-1965-1991-karton-kapak","title":"Geleneksel Mimarlığın İzinde 1: BODRUM 1965-1991 (Karton Kapak)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın hem geleneksel mimarlık uzmanı hem de fotoğraf sanatçısı kimliğini kullanarak ortaya çıkardığı \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mimarlığın İzinde 1: BODRUM 1965-1991\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e adlı yeni kitabı \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eYEM Yayın\u003c\/strong\u003e tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eUzun yıllardır hep çok yönlü çalışan, titizlikle araştıran ve sanatsal bir bakış açısıyla üreten Prof.Dr. Reha Günay, \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum Belediyesi\u003c\/strong\u003e’nin değerli katkılarıyla yayımlanan bu çalışmasında Türkiye’nin turizm başkenti Bodrum’u, 1965-1991 yılları arasında çektiği siyah-beyaz özgün fotoğrafları ve geleneksel mimari özellikleriyle aktarıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGünay’ın geleneksel Bodrum mimarlığı izlenimleri ve tespitleri; “BODRUM YARIMADASI, BODRUM, MÜSKEBİ, TURGUTREİS, YALIKAVAK, GÜMÜŞLÜK, KARAKAYA, AKYARLAR, EV ÖNÜ ÇARDAKLARI ve DEMİR TATİL KÖYÜ” başlıkları altında 10 bölümde veriliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın Bodrum’a ve kitabın içeriğine ilişkin görüşleri şöyle:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Bodrum Yarımadası, ulaşım zorlukları nedeniyle yüzlerce yıl büyük değişimlerin yaşandığı Ortaçağ ve sonrasının siyasal-kültürel ortamından, anakara Anadolu’dan soyutlanmıştır. Bu durum motorlu araçların geçişine az çok izin veren karayolunun 1930’lu yıllarda yapılmasına kadar sürmüştür. 1960’lı yıllarda ise yeni karayolunun açılmasıyla bir anda patlayan turizm hareketlerinden büyük çapta etkilenmiştir. Yüzyıllarca kendi çevresinde, kendi yaşam biçimine uygun bir yerleşme dokusunu sürdürürken bu hareketlilik geleneksel dokuyu da adeta yok etmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitapta bozulmanın henüz yeni başladığı, daha çok 1965 yılından 1991 yılına kadar, az miktarda da 2011 yılına ait gözlemleri ve görselleri izleyeceksiniz. Çevre koşulları içinde çok az dış etki altında, belki de binlerce yıllık geçmişin izlerini taşıyarak oluşan bu özgün ve çok yalın konut mimarlığının vardığı birörnek mimarlık ve yerleşme dokusu bizi doğrudan doğaya ve insana götürüyordu. Bugünkü durum ile yapacağınız bir karşılaştırma değişimin acımasız boyutlarını yansıtır. Artık birçok yeri tanımak bile neredeyse olanak dışı...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ise kitapta kaleme aldığı “Sunuş” yazısında şunlara değiniyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Eşsiz, küçük bir balıkçı kasabasında umutları ve hayalleri deniz çocuklardık. Mandalina bahçelerinde, kıyıda, sokakta denizle oynardık. Saçlarımızda zeferiye rüzgârı, yüzümüzde güneşin ve denizin kavrukluğu; deniz tuzu kokardık. Sevinç çığlıklarıyla inip çıkardı nefesimiz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBiz büyürken özgür şehrimiz Bodrum, modern bir turizm kentine dönüşüverdi. Yaşama telaşı içinde bir yandan kazanırken bir diğer yandan neleri kaybettiğimizin çoğu zaman farkına bile varamadık.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇocukluğumuzda koştuğumuz sokaklar; kapısını çaldığımız, camını kırdığımız komşumuz, köşe başındaki bakkalımız anılarda kaldı. İçinde başrol oynadığımız mahallemiz, kendi tarihimiz, kendi dünyamız olarak, kol kola halaya girmiş mandalina bahçelerinde ağaçtan ağaca geçerken kestiğimiz bacağımızdaki izdir artık.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum’da zirve yapan turizm açılımı ve tatil konutuna sahip olma talebi yarımada genelinde hızlı yapılaşmaya yol açtı. Bu talebe ve bu talebin parasal getirisine direnmekte zorlandı çoğunluğumuz. Bahçelerimiz, arazilerimiz ve koylarımız betonlaştı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYaşanılanı siyasetin sarmalına alet etmek istemiyorum. ‘O’ yaptı, ‘bu’ yaptı demiyorum; ‘kaçınabilir miydik?’ ayrı bir tartışma konusu. ‘Keşke yaşanmasaydı!’ gibi cılız bir söylemin arkasına da sığınmadan, sadece belediye başkanı olduğum için değil, çocukluğumdan beri kendi coğrafyamdan ve kültürümden kopmadığım için, Bodrumlu Ahmet Aras olduğum için ne yapmam gerektiğini ve birlikte ne yapabileceğimizi düşünüyorum. Ortak sevgimiz Bodrum’a dair neyi bulmak ve neyi kaybetmek istemiyorsak, hafızamızı tazelememiz gerektiğine inanıyorum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHenüz hava koridorları kapanmış, soluksuz ve nefessiz kalmış bir şehir değiliz; Arşipel’in imbatı, meltemi halen koylarımızı yalayıp geçiyor. Dev bloklar, aşılmaz surlar gibi kıyılarımıza kaleler örmüyor. Her ne kadar son üç yılda 180 binden 600 bine fırlasa da kış nüfusumuz, iki katlı beyaz evlerimizle, çok katlı, dikey yapılaşmaya olan direncimizle çözümsüz olmadığımıza inanarak söylüyorum: Yüzümüzü Bodrum’a dönerek, Bodrum dinamiklerini doğru analiz ederek, Bodrum’un yaşayanları olmanın sorumluluğuyla, ortak alacağımız kararlarla, yerelden planlayarak, yapılaşmayı ‘sürdürülebilir kent’ yaklaşımı ile ele almalıyız.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum mimarisine özgü Sakız tipi, musandaralı, kule tipi ev örneklerini inceleyen; ayazlık, çanaklık, yunmalık, yüklük ve terek gibi Bodrum ev yaşamının unutulmaya yüz tutmuş kavramlarını tanımlayan hocamız, çocukluğumun geçtiği geleneksel Müsgebi semt mimarisini şöyle anlatıyor: \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Sonuçta herkes eşit ve birbirine saygılı. Kimse kimsenin manzarasını ve rüzgârını kesmiyor. Kimse evini gösterişli yapıp diğerini kıskandırmaya kalkmıyor. Bu ortak değerlere ne yazık ki artık sahip değiliz.’\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mimarlığın İzinde•1 BODRUM 1965-1991\u003c\/em\u003e kitabının basımında yer aldığımız için mutluyuz. Kitabın basımına doğrudan katkı sağlayan Umut Ülkümen’e, gönül bağı ile bağlı olduğumuz Bodrum Mimarlık Kitaplığı’nın yaratıcısı Prof.Dr. Suha Özkan’a ve YEM Yayın’a teşekkür ediyorum. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, elinize sağlık diyorum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇocukluğum ve çocukluğumun geçtiği Bodrum kaybolsun istemiyorum. Geçmişi unutturulmuş nesiller olmak, içi dolarak ve yüreği sızlayarak Bodrum’u seyretmek istemiyorum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKendime sorduğum temel soru: “Biz Bodrum’dan ne bekliyoruz değil, biz Bodrumla birlikte ne yapmak istiyoruz ve bunu nasıl yapacağız?” Bu sorunun yanıtını Bodrum’un Belediye Başkanı olmadan önce de aradım ve halen arıyorum.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eFotoğrafları Reha Günay’a ait olan kitabın Grafik Tasarımı Gökçen Yanlı Atmaca, Grafik Uygulaması ise Resul Atabay tarafından yapılarak okuyucuya ulaştı.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207097075,"sku":"9786257008778","price":385.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/BODRUM_1965-1991_KartonKapak.jpg?v=1700216454"},{"product_id":"modern-islevsel-yapi","title":"Modern İşlevsel Yapı","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAdolf Behne’nin 1926 yılında yayımladığı, modernist mimarlık yazının öncü çalışmaları arasında yer alan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern İşlevsel Yapı, \u003c\/em\u003eArketon Yayınları’nın son kitabı olarak raflardaki yerini aldı. Mimarlık yazınının temel klasiklerinden biri olan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern İşlevsel Yapı\u003c\/em\u003e, özgün görselleri, özenli çevirisi ve nitelikli basımıyla Türkçe mimarlık kitaplığına önemli bir katkı oluşturuyor. Aykut Köksal’ın yayın yönetmenliği ve editörlüğünde hazırlanan kitabın çevirisini Hüseyin Tüzün, metin ön okumasını Erdem Ceylan gerçekleştirdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAdolf Behne, kitaba yazdığı önsözde şöyle diyor : «Avrupa mimarlık tarihinin son yüzyılları için, biçim ile işlev arasında bir dengenin varlığından söz edilemez. Üstün olan biçimdi ve ev biçime karşın işlevsel kalabildiği, yani biçim işlevi tamamen ortadan kaldırmadığı sürece bu, işlev için pekâlâ yeterliydi. Herhalde bir şekilde insanın ilgisini çeken, bir çitten ya da bir sundurmadan fazlası olan yapı, biçim olarak yapıydı: bir sanatçının emeğiyle ortaya koyduğu yapı. Onun amaca uygunluğu tamamen ikincildi. Bunun yanında işlevsel yapılar da vardı tabii; çit, sundurma, kütükten yapılmış ev, ahır: Bunlar da herhangi birinin emeği. Biçim ve işlev birbirinden ayrı olmakta direndiğinden, biçimsel yapıyla işlevsel yapı da birbirinin çok uzağındaydı. Oysa uygulamada, varsayıldığı gibi, işlevsel yapının biçime yabancılığı estetik olarak hiç de o kadar kötü değildi, biçimsel yapının da özellikle basit işlevsel yapıya olan üstünlüğünün hiç de beklendiği kadar hayranlık uyandırıcı olmadığı görüldü. Sağduyulu, modern insanların zamanın biçimsel yapılarına hor gözle baktığı, ama demir köprüler, vinçler, makinelerin bulunduğu büyük mekânlar gibi işlevsel yapıları severek izledikleri deneyimle doğrulandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003ePeki bu nasıl mümkün oldu? Estetik duygu bir devrim geçirdi. Daha doksanlı yıllarda her gereksiz biçim fazlalığına bir görevmiş gibi hayranlık duyulur ve sanat neredeyse bezeme ile bir tutulurken, yüzyıl dönümünde aydınlık, az ve öz, açık seçik olana duyulan coşku bu cepheyi utkuyla yarıp geçti ve gözleri işlevselin güzelliğine açtı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitapta, esas olarak belli bir yapılar grubunun tanımlanmasıyla yerleşmiş olan eski işlevsel yapı kavramını izleyeceğiz, ama aynı zamanda burada diğer görev çevrelerindekinden daha güçlü olarak sözünü geçiren mimarlığın yapıyı nasıl yeniden belirlediğini göstereceğiz.»\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cu data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/u\u003e\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Arketon Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48343480008947,"sku":"9786057293619","price":464.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/Behnekapak-Fagus_Werk.jpg?v=1700486229"},{"product_id":"mehmet-gazioglu","title":"Mehmet Gazioğlu","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong\u003eFotoğraf, dijital sanat, metal duvar heykelleri ve metal heykeller üretmiş olan çok yönlü sanatçı Mehmet Gazioğlu’nun eserlerinin yanı sıra yaşam öyküsüne de yer verilen \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMEHMET GAZİOĞLU\u003c\/em\u003e adlı kitap İngilizce-Türkçe olarak YEM Yayın’dan\u003c\/strong\u003e \u003cstrong\u003eçıktı.\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet Gazioğlu çocukluğundan itibaren sahip olduğu hayal gücünü, büyüdükçe malzemesini insandan, hayattan devşirip; tekniğini resimden, fotoğraftan, yazıdan, çiziden, sesten, görüntüden, dijital teknolojiden, metalden kotarıp; mayasını günümüzden, disiplinden yoğurarak sanat kozasını örmüş bir sanatçı...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitap; başta sanata ilgi duyanlar olmak üzere hayalini, rüyasını anlatmanın yollarını arayan herkese ilham kaynağı olmaya aday bir sanatçıyı, Mehmet Gazioğlu’nu yakından tanıma fırsatı sunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMüge Gazioğlu tarafından yoğun bir çabanın sonucunda yayına hazırlanan kitabın grafik tasarım konstepti ise Selim Cennetoğlu tarafından yapıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eCenk Gençdiş, kitabın Önsöz’ünde Mehmet Gazioğlu’nu ve çalışmalarını şöyle anlatıyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“…Mehmet Gazioğlu, çocukluğundan itibaren sahip olduğu hayal gücünü, büyüdükçe malzemesini insandan, hayattan devşirip; tekniğini resimden, fotoğraftan, yazıdan, çiziden, sesten, görüntüden, dijital teknolojiden, metalden kotarıp; mayasını günümüzden, disiplinden yoğurarak sanat kozasını ördü… Hayalini, rüyasını, anlatmak istediği görsel masalları hangi teknikle görünür kılacaksa büyük bir disiplinle o tekniğin detaylarını öğrenmeye zaman ayırdı. Saatlerce, günlerce fotoğraf dersleri dinledi; fotoğraflar izledi, İstanbul sokaklarında, Hindistan şehirlerinde, Nepal yollarında sahip olduğu makineyi, objektifleri en verimli şekilde kullanmak için yorulmak bilmeden çalıştı… Herkes için normal, herkes için güzel, herkes için sıradan olabilecek görüntüleri kaydetti. Ancak bir farkla: O görüntüleri izlerken de fotoğrafları çekerken de fotoğrafları değerlendirirken de herkes gibi bakmadı, görmedi, düşünmedi… Aklındaki, kalbindeki, ruhundaki zaman zaman gerçek dışı sayılabilecek görselleri aradı. Bunun için fotoğraf makinesi, mobil telefon, çeşitli bilgisayar programları ve uygulamalar; ne gerekiyorsa kullandı, o hayali imajı herkesin görebileceği hale dönüştürecek cesareti gösterdi… Fotoğraf sanatıyla olan bu alışverişinin her çalışmasında farklı bir tekniği, farklı bir yaklaşımı denemeyi de ihmal etmedi… Böylece sanatın bu alanına tek bir pencereden bakmamayı, tüm imkânları kullanmayı deneyimledi…\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Bir fotoğrafçıyı sanat ve tarih tartısına nasıl koyacağız?’ diye her düşündüğümde aklıma iki kanatlı, rengarenk tüylü, göz alıcı bir kuş geliyor. Bir kanadında üretim, bir kanadında paylaşım olduğuna inanıyorum bu zümrüdüanka kuşunun. Yani bu fotoğrafçı neler üretmiş, ne kadar süredir üretiyor, hâlâ üretiyor mu sorularını kurcalıyor ve bu ürettiklerini paylaşıyor mu, insan içine çıkarıyor mu diye de sorguluyorum. Mehmet GAZİOĞLU, tüm bu tutkusu, disiplini ve denemeleriyle çok kısa sürede çok farklı tarzlarda birçok çalışma üretti. Bununla da kalmayıp düşündüğü, hayalini kurduğu, çalıştığı, emek ve zaman harcadığı bu çalışmalarının hepsini farklı platformlarda paylaştı. Çağımızın olanaklarını değerlendirdi, Instagram gibi sosyal medya platformlarını kullandı, galerilerde sergiler açtı, sanat fuarlarına katıldı. Üretim aşamasındaki cesaretini, paylaşımdaki cömertliğiyle besledi… Açtığı sergileri kısaca inceleyecek olursak denediği farklı çalışmaları görme şansımız olacaktır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e2016-2020 yılları arasındaki çalışmalarını incelediğimizde, Mehmet Gazioğlu’nun hem fotoğrafın teknik sınırlarını hem de kendi hayal gücünün sınırsızlığını keşfettiği bir dönemle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Klasik yöntemlerle fotoğrafladığı görüntüleri, teknolojik imkânları da en uç noktaya kadar taşıyarak gerçeküstü, sıra dışı, hayali karelere dönüştürmüştür. Bu aynı zamanda daha sonraki çalışmalarda daha çekim öncesinde kurgulayacağı anlatım dilinin oluştuğu bir koza dönemi olarak da tanımlanabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet Gazioğlu’nun ilk sergisi olan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSürrealist’in Rüyası,\u003c\/em\u003e ‘Neyi yansıtırsan sana o geri döner. Hayat böyle bir aynadır’ fikrinden yola çıkarak dört ay gibi kısa bir sürede hazırladığı bir sergidir. Bu kez çalışmanın ana çatısını daha makineyi eline almadan kurmuş, çekeceği konudan kadrajına, yapacağı düzenlemeden sunuma kadar her detayı planlayarak ‘gerçeğe, gerçek dışı bir pencereden bakmanın bir rüya olduğu’ mottosuyla çalışmasını tamamladı… Bu serginin bence önemli bir noktası da gelirini, çalışmanın duygusu ile ortak bir bağ kurduğu otizmli çocuklarla paylaşmasıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGazioğlu, ikinci sergi çalışması \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMorphosis\u003c\/em\u003e’de bu kez bir önceki sürrealist rüyasını ters yansımayı dikey eksende sunarak, ayna etkisi tekniğiyle devam ettirdi. Bu da fikr-i takib ile bir devam rüyası özelliği taşımasını sağlıyor. Böylece \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSürrealist’in Rüyası\u003c\/em\u003e sergisi dert ortağıyla hikâyesini tamamlamış oluyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eDönüşüm (Transform)\u003c\/em\u003e isimli üçüncü sergisinde ise Mehmet Gazioğlu, artık kendi dönüşümünü de tamamlıyor ve ilk sergisinde örmeye başladığı kozasından çıkıyor. Artık fotoğraflarını sadece fotoğraf makinesiyle değil mobil telefonuyla da kaydediyor, hem uygulamaları hem bilgisayar programlarını hayal gücüne itaat edecek şekilde kullanıyor ve görüntülerden fikirlere, fikirlerden çağımız insanının veri dünyasına evrilmesi yolculuğunu tamamlıyor. Bu aynı zamanda üç yıllık yoğun bir çalışmanın da son örneği olarak portfolyosunda yer alıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGünümüzde ‘uzmanlaşma’ adı altında tek boyutlu insan yetiştiren onlarca, yüzlerce okulumuz var… Herkes tek bir başlık altında “Neredeyse her şeyi bilir” olarak hayat mücadelesine devam ediyor. Ancak eski zamanlarda böyle değilmiş… Batı’da da Doğu’da da herkes birden çok disiplinle ilgiliymiş... Tanıdığımız bildiğimiz pek çok ‘insan-ı meşhur’ farklı alanlarda da ömür tüketmiştir. Ömer Hayyam’ın şiirleri sosyal medyada cirit atarken aslında matematikçi ve astronom olduğunu, Nietzche’nin felsefeci yanını överken şair ve besteci olduğunu bilmeyiz… Ünlü besteci Hans Eisler’in ‘Yalnızca müzikten anlayan kişi, müziği de anlayamaz’ sözünde de belirttiği gibi, sanatın bilimle ve hayatla kopmaz bir bağı vardır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİşte Mehmet Gazioğlu da vizyonunu ve hayal gücünü, yeteneği ile birleştirerek çıktığı bu yolda sadece fotoğrafla uğraşmamış; dünyayla, duygularla, heyecanlarla, düşüncelerle olan koşturmasına aslında ekonomik–ticari işi olan çeliği de işin içine dahil etmiştir. Hem de fotoğraftan çok daha zor olarak, saatlerce hatta günlerce fiziksel gücünü kullanarak, bu kez üretim ve paylaşım kanatlarını çok daha güçlü çırpmak için daha yoğun bir emek ortaya koyarak… Tıpkı fotoğraf çalışmalarında olduğu gibi önce anlatacağı kavramı, aktaracağı rüyayı kurgulamış, daha sonra bunu en etkili ileteceği aracıyı bulmuştur. Metali, çeliği bize ne kadar farklı sunabileceği üzerine kafa yormuş, bunun için gereken disiplini ve emeği sarf ederek farklı ve sıra dışı sanat eserleri üretmiştir. Fotoğraf sergileriyle edindiği paylaşım alışkanlığını, sıradan bir nesneyi sanat eserine dönüştürdüğü heykellerle de devam ettirmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet Gazioğlu, dört yıl gibi kısa bir sürede açtığı üç solo, dahil olduğu bir karma sergi ve katıldığı yedi sanat fuarıyla Batılıların \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003epolimat\u003c\/em\u003e dedikleri, farklı disiplinlerde bilgiye sahip insan unvanını hak etmiş, yarattığı tüm eserleriyle sanatçı kimliğini, önce kendine sonra da izleyicilerine ispat etmiştir…”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eMEHMET GAZİOĞLU KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet GAZİOĞLU, 1977 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesinin dört kuşaktan beri işlettiği çelik sanayi dünyasında büyüdü ve orada Baş İşletme Sorumlusu ve Yatırım Sorumlusu olarak çalıştı. Kimliğini destekleyen açık fikirli, sosyal bir ailede büyümek, ona bir ilham kaynağı oldu. Açık bir zihinden ilham alarak, mekanik malzemeleri daha eril ve canlı, popüler kültür tasarımlarını kavramsal sanat haline getirdi. Antik ve modern sanat, görsel dil, modern mimari, popüler kültür ve fotoğraf sanatıyla ilgilendi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet GAZİOĞLU; yaratıcılığı, tutkuyu ve vizyonu sanatının merkezine koyarak, hızla gelişen teknolojiye, kendine özgü stiliyle ayak uydurdu. Hayal gücünün kilidini, sanatsal tercihleri ve yeni renkli teknikleri birleştirerek açan Mehmet GAZİOĞLU; böylece kendi hikâyesini yazmaya başladı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMetalde görünmeyeni, görünür hale getirmeye çalıştı. Materyalde fiziksel algımızın bile fark edemediği ayrıntıları görünür kıldı. Bu bir farkındalık yaratırken hem nesnenin hem de algının dönüşümü ile özdeş bir fikir oluşturmaktaydı. Hayal gücünün sınırlarını aşarak yeni teknikleri, soyut sanatsal tercihiyle birleştirerek çalışmaya başladı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet GAZİOĞLU, görmezden geldiğimiz atıkları ve fark etmediğimiz daha birçok materyali dönüştürürken, formların ve renklerin tercüme edilmesiyle, hayal gücünün gelişmesine ve artmasına da izin verdi. Yaptığı heykellerin değişken ve sakin ama kesinlikle pasif olmadığına inandı. Malzemeye eklediği ve malzemeden kestiği ile bilinmezliğin ortasında bir ateş yaktı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSanat dünyasına erken yaşlarda koleksiyoner olarak adım atan Mehmet GAZİOĞLU, sanatsal ifade araçları, psikadelik fotoğrafçılığın yol açtığı soyut modeller ile ortaya çıkmaya başlasa da metalin çevresel ve boyutsal özellikleri sayesinde sağladığı kışkırtıcı olanaklar, sanatçının yolculuğuna yön verdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDijital efektlerin gizemini, sürrealist çalışmaları ile karakterize ederek; yeteneklerini, duygularını ve ruhsal senaryolarını birleştiren farklı eserler yaratmaya devam etti. Fiziksel benliğinin farkındalığının azalması ile dijital sanat kavramında kendi hedefine ulaştı. Dijital ve pop-art sanat uygulamalarında izleyiciyi yalnızca görsel olarak değil, duyusal ve bilişsel olarak da etkiledi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eO, kendi hikâyesini, bize bıraktığı eserleriyle anlatmaya devam ediyor…\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e------------------------------------------------\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eThe book titled \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMEHMET GAZİOĞLU\u003c\/em\u003e, which includes the works of the versatile artist Mehmet Gazioğlu, who has produced photography, digital art, metal wall sculptures and metal sculptures, as well as his life story, was published in English and Turkish by YEM Publishing.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eAs Mehmet Gazioğlu grew up, he gathered his imagination from people and life; He derives his technique from painting, photography, writing, drawing, sound, image, digital technology and metal; An artist who has woven his artistic cocoon by kneading his yeast from today and discipline...\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eBook; It offers the opportunity to get to know Mehmet Gazioğlu, an artist who is a candidate to be a source of inspiration for everyone who is looking for ways to express their dreams, especially those who are interested in art.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eThe graphic design concept of the book, which was prepared for publication as a result of intense efforts by Müge Gazioğlu, was made by Selim Cennetoğlu.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eIn the Foreword of the book, Cenk Gençdiş describes Mehmet Gazioğlu and his works as follows:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e“… Mehmet Gazİoğlu knitted his cocoon of art by gathering his imagination from his childhood, his materials from people and life as he grew up, using his technique from painting, photography, writing, drawing, sound, image, digital technology, metal, and kneading his leaven from today and discipline... He listened to photography lessons for hours and days, watched photographs, worked tirelessly to use his camera and lenses in the most efficient way on the streets of Istanbul, cities of India, roads of Nepal… He recorded images that could be normal for everyone, beautiful for everyone, ordinary for everyone. But with one difference… He did not look, see, or think like everyone else while watching those images, neither taking the photos nor evaluating them… He searched for images that could be considered unreal from time to time in his mind, heart and soul. For this, he used a camera, mobile phone, various computer programs and applications and showed the courage to transform that imaginary image into a visible one. He experienced not looking from a single window, but using all the possibilities of art…\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eEvery time I think about how to put a photographer on the art and history scale, I think of a glamorous bird with two wings and colorful feathers. I believe that there is production on one wing and sharing on the other of this Phoenix. In other words, I question what this photographer has produced, how long he has been producing, whether he is still producing and whether he shares what he has produced or reveals it to people… With all his passion, discipline and experimentation, Mehmet Gazİoğlu has produced many works in very different styles in a very short time. Not only that, he shared all of these works that he thought, dreamed of, worked, and spent time and effort on different platforms. He evaluated the possibilities of our age, used social media platforms such as Instagram, opened exhibitions in galleries and participated in art fairs. He nourished his courage in the production phase with his generosity in sharing… If we briefly examine the exhibitions he opened, we will have the chance to see the different works he tried.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eWhen we examine his works between 2016 and 2020, we can say that we are facing a period in which Mehmet Gazioğlu discovered both the technical limits of photography and the limitlessness of his own imagination. He transformed the images he photographed with classical methods into surreal, extraordinary, imaginary frames by carrying the technological possibilities to the extreme. This can also be defined as a cocoon period in which the language of expression that he will construct before shooting in later works is formed.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSurrealist’s Dream, \u003c\/em\u003eMehmet Gazİoğlu’s first work, based on his idea ‘Whatever you reflect comes back to you. Life is such a mirror.’ is an exhibition that he prepared in a short period of four months. This time, he set up the main frame of the work even before he used the camera, planned every detail from the subject he will shoot to the framing, from the arrangement to the presentation, and completed his work with the motto ‘looking at reality from an unrealistic window is a dream’... I think an important point of this exhibition is that he shared the exhibition’s income with the children with autism since he felt a bond with the children and the feeling of his work.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eIn his second exhibition \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMorphosis\u003c\/em\u003e, Gazİoğlu continued his previous surrealist dream by presenting the reverse reflection on the vertical axis, with the mirror effect technique. This makes it a continuation dream with the idea of following. Thus, the \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSurrealist’s Dream \u003c\/em\u003eexhibition completes its story with its confidant.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eIn his third exhibition titled \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTransform\u003c\/em\u003e, Mehmet Gazİoğlu is now completing his own transformation and coming out of his cocoon, which he started to knit in his first exhibition. Now, he records his photos not only with his camera, but also with his mobile phone, uses both applications and computer programs in a way that obeys his imagination and completes the journey of modern man’s evolution from images to ideas, from ideas to data world. This is also in his portfolio as the last example of three years of intense work.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eToday, we have tens and hundreds of schools that train one-dimensional people under the name of ‘specialization’… Everyone continues their struggle for life under a single title as ‘Knows almost everything’. However, this was not the case in ancient times… Everyone in the West and the East was involved in more than one discipline… Many ‘famous people’ we know have spent their lives in different fields as well. We do not know that Ömer Hayyam was a mathematician and astronomer while his poems were circulating on social media, and that Nietzche was a poet and composer while praising his philosopher side. As the famous composer Hans Eisler stated in his saying ‘A person who only understands music cannot understand music,’ art has an inseparable connection with science and life.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eHere, Mehmet Gazİoğlu did not only deal with photography on this path he embarked on by combining his vision and imagination with his talent; in his rush with the world, with emotions and thoughts, he also included steel, which is actually an economic-commercial business. Much more difficult than photography, by using his physical strength for hours or even days, this time by putting forth a more intense effort to flap the wings of production and sharing much more powerfully... Just like in his photography works, he first fictionalized the concept he would describe, the dream he would convey, and then put it in the best way possible. He has found a medium to communicate effectively. He pondered on how different he could present metal and steel to us and produced different and extraordinary works of art by exerting the necessary discipline and effort for this. He continued the sharing habit he acquired through photography exhibitions, with sculptures where he turned an ordinary object into a work of art.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet Gazİoğlu has deserved the title of a person with knowledge in different disciplines, which the Westerners call \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003epolymat\u003c\/em\u003e, with three solo exhibitions he opened in a short period of four years, a group exhibition he participated in, and seven art fairs he participated in, and proved his artist identity first to himself and then to his audience with all the works he created.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eWHO IS MEHMET GAZİOĞLU? \u003c\/strong\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet GAZİOĞLU was born in 1977 in Istanbul. He grew up in the steel industry, where his family has run it for four generations, and worked there as Chief Operating Officer and Investment Officer. Growing up in an open-minded, social family that supported his identity provided him with an inspiration. Inspired by an open mind, he turned mechanical materials into more masculine and vibrant pop culture designs as conceptual art. He was interested in ancient and modern art, visual language, modern architecture, popular culture and photography.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet GAZİOĞLU; putting creativity, passion and vision at the center of his art, he kept up with the rapidly developing technology with his unique style. Mehmet GAZİOĞLU, who unlocked his imagination by combining artistic preferences and new colorful techniques; So he began to write his own story.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eHe tried to make the invisible to visible in metal. He made the details visible in the material that even our physical perception could not notice. This constituted an idea identical with the transformation of both the object and the perception while creating an awareness. By exceeding the limits of imagination; he started to work by combining new techniques with his abstract artistic preference.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet GAZİOĞLU, while transforming the wastes we ignore and many more materials that we do not realize, also allowed the imagination to develop and increase by translating forms and colors. He believed that his sculptures were changeable and calm, but certainly not passive. He lit a fire in the middle of obscurity by adding and cutting from the material.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet GAZİOĞLU, who stepped into the world of art as a collector at an early ages, started to emerge with the means of artistic expression and abstract models created by psychedelic photography, but the provocative possibilities provided by metal thanks to its environmental and dimensional properties shaped the artist’s journey.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eBy characterizing the mystery of digital effects with his surrealist works; he continued to create different works that combined his talents, emotions and spiritual scenarios. With the decrease in awareness of his physical self, he achieved his own goal in the concept of digital art. In his digital and pop-art art applications, he affected the audience not only visually, but also emotionally and cognitively.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eHe continues to tell his own story with the arts, that he left for us…\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370208342259,"sku":"9786257008808","price":1400.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/MEHMET_GAZIOGLU_KAPAK.jpg?v=1703338347"},{"product_id":"modern-ve-sonrasi-mimarlik-tarihi-boyunca-mekan-orgutlenmesinin-evrimi","title":"Modern ve Sonrası Mimarlık Tarihi Boyunca MEKÂN ÖRGÜTLENMESİNİN EVRİMİ","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eŞengül Öymen Gür’ün, 20. yüzyıl mimarlığının nitelikli, kapsamlı ve özgün bir üst okumasını yaptığı yeni kitabı \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern ve Sonrası Mimarlık Tarihi Boyunca Mekân Örgütlenmesinin Evrimi \u003c\/em\u003eYEM Yayın’dan çıktı.\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern ve Modern-sonrası Mimarlığın üst okuması siyasi, ekonomik, etik, lengüistik, semantik, estetik ve olgusal açılardan yapılabilirdi. Bu kitapta ise  Prof.Dr. Şengül Öymen Gür  farklı bir yol izliyor; mimari mekânın evriminin kuramsal aşamalarını göz önünde bulundurarak ve merkezi tarihe ülke bazında ekler yaparak klişeleşmiş mimarlık tarihinin kapsama alanını genişletiyor. Böylece mimarlık tarihi ve kuramı, mekân örgütlenmesi ve örgütlenmenin biçimsel araçları üzerinden yeniden okunuyor…\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlık tarihine hep bir tasarımcı gözüyle bakan; belleğini uyaranlardan kalkarak mimarlık tarihini gözden geçirip bağlantılar kuran Şengül Öymen Gür; oldukça yorucu ve yoğun geçen kitabı hazırlama sürecini ve kitabın içeriğini şöyle özetliyor:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e“... \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eEcphoria;\u003c\/em\u003e zamanların anısı, algılam ve duygulamları olmadan olmaz. Ormandan bakıp ağaçları görmeyi, ağaçlardan bakıp ormanı görmeyi içeren çift yönlü bir süreçtir. Bu nedenle çok yorucu bir süreç yaşadım bu kitabı yazarken. İlerlemiş yaşın temkinli cesaretiyle çalıştım... Mimarlık tarihini okumak, seçerek anlatmak kadar, mimariyi yerinde görmenin, görmüş olmanın yararlarından söz etmiyorum bile… Eleştirmenlere söylüyorum; görmediğiniz, yaşamadığınız binayı eleştiri yazılarınıza konu edinmeyin, görmüş gibi anlatmayın. Ben örnek olarak kendi yaşadıklarımı seçtim. Mimari, aşk gibidir; yaşanmadan bilinmez… \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimari mekânın örgütlenme özelliği, yerel ve evrensel insanın, grupların, dünya topluluğunun yaşamına gerçek ve duygusal anlamda en içten, en yakın dokunan, en önemli tasarım özelliğidir. Eğitimi itibariyle tarihçi olarak yetişmiş uzmanların neredeyse hiç değinmediği bu tasarım özelliği mimari gerçekliğin ta kendisidir. Biçimlenmeyi ilgilendiren geometri ve sanatlarla ilgili boyut mekân örgütlenmesinin yanında ikincil bir öneme sahiptir. Mekân örgütlenmesine bağlı olarak seçilen yapı ve yapım teknikleri örgütlenmenin belirleyicileri değil araçlarıdır. Mekân örgütlenmesinin temel kavramları ‘yer’ ve ‘insan’ tanımıyla bağlıdır. En iyi örgütlenme kavramları bu paradigmalardan kaynaklanır ve sonunda döner onlara hizmet ederler. Bu nedenle bir mimarlık tarihi metni, tarih boyunca ortaya konmuş yaratıcı buluşlar üzerine yoğunlaşarak okuyucunun mimari proje ile bağ kurmasını sağlamalı ve bu açıdan ilgisini çekmelidir. Buradan kalkarak, bu kitapta büyük bir mimari devrim olarak kabul ettiğim Modern Mimari dönemin; insanın, grupların ve toplumun davranış biçimini olumlu yönde etkileyen buluş niteliğindeki; akan mekânlar, yer tanımlamak-yaratmak, yer açmak, yer tanımlayan çekirdek çözümler-odaklar, insan davranışına seçenek sunan tasarımda aksların artması ve karmaşıklaşması, sağlıklı doğal ışıktan yararlanma gibi kavramlarını tanıttım. Açık ofisler, müzeler, kütüphaneler, yetimhaneler, üniversite yerleşkeleri, konutlar, toplu konutlar gibi konularda Modern Mimari dönemde insan lehine yapılan tipolojik devrimleri anlattım. \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern-sonrası Mimari’de mekân örgütlenmesi kavramları arasında doğanın dramatizasyonu, doğanın yeniden üretimi, doğal ve tarihi izlerle örgütlenme, parçalılık-fragmanlar, parçalanma ve yayılma, aradalık, bağlamcılık, senaryo yazmak, tarihi elemanlar, mahalle, mevcut ve yeninin yaratıcı sentezi, açılma-kapanma, zıtların birliği, saydamlık, dolaşım alanları, atriyumlar-galeriler, aşırı bağlantılılık, aşırı süreklilik ya da doğa gibi evrilmek vb. konuları işledim. \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMekân olmayandan mekân yaratma konusuna, kentsel tasarım-insan ilişkilerine değindim. Çevre duyarlılığı konusunda dünya mimarlarının verdiği tepkileri aktararak okuyucunun hevesini artırmak istedim...\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari dil bir dünya dili olurken felsefe, bilim ve sanatlarda tüm disipliner kesinlikler sorgulanmaya başlandı. Köklü ve inandırıcı modern toplumsal ütopyalar parçalanıp yıldız oldu. Kimi yıldızcıklar yeniden Modern öncesi birikimlerin küllerini eşelerken bir kısmı “yeniden bağlam” dedi. Bağlamın olgusal anlamının irdelenmesinin yanı sıra fenomenolojik örgütlenme kavramları tasarım kavramları olarak kabul gördü. Bunlar arasında ankraj, binanın yere dokunma biçimleri, düşüncenin dünya ile birbirine dolanması, bedenin mekân içindeki akışı, mekânın\/zaman ilişkisi, yaşanan mekânın şiirsel potansiyeli, yerin malzemesi ve paralaks gibi kavramlar yapıta aktarıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTip kavramı dünü ve bugünü anlamak ve geleceği tasarlamak açısından önemlidir. Tiplerin kurguları çalışmada açıklandı ve Modern-sonrası'nda sonsuz süreklilik ve sonsuz bağlantılılık kavramlarına bağlı olarak tipleri hareket halindeki diyagramlar aracılığıyla kurgulamanın önemine işaret edildi. Semantik strüktürü bozmadan onlarla yeni yaratımlara girmenin olanaklı olduğuna işaret edildi. Dekonstrüktif Mimari'yi araç olarak kullanarak sentaktik denemeler, bulanıklaşma \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(blurring),\u003c\/em\u003e katlanma \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(folding),\u003c\/em\u003e gösterge (gösteren\/gösterilen) şaşırtmacası, duygulanım \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(affect),\u003c\/em\u003e süblim, sinematografik tekniklerle dönüştürme \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(morphing),\u003c\/em\u003e aradalık \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(in-between),\u003c\/em\u003e dokular arası geçişler \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(interstitial)\u003c\/em\u003e gibi kavramlar tanıtıldı ve örnekler üzerinden açıklandı. Bütün bunlar olurken Modern Mimari’nin ölçütleri halklar için sürüyordu. Ancak Modern Mimari öyle geniş bir seçkiydi ki kimi mimarların elinde beyaz villalar ve alçakgönüllü olgusal estetik ürünler olarak mimari uygulamada yerini alıyordu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eStrüktür ve cephe sisteminin malzemelerinde yaşanan ilerlemeler Neoliberal kurumsal yapılarda bir tür yarışa neden oldu. “Zarf Mimarlığı” adı altında devasa çelik+cam kuleler kentlerin ticari bölgelerini kapladı. Firmalar arası yarışın kentsel yapıyı nasıl dönüştürdüğünden, kamusal alanları nasıl tükettiğinden sözle kentsel siluetlerin nasıl tanınmaz hale geldiğine çalışmada işaret edildi. Kentlerin parçalanıp takımadalar\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (archipelago)\u003c\/em\u003e gibi geliştiğinden söz edildi ama kitapta en baskın takımadaların yaygın (miniskül) mimariden oluştuğu vurgusu da yapıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBunu izleyen bölümde mimarlıkta yaşamsal öneme sahip olduğu düşünülen mekân örgütlenmesi boyutunda son yüzyıl tarandı ve iletişimi olanaklı olan kavramlar belirlendi. Modern Mimarlık'tan mekânları akıtmak (serbest plan), yer tanımlamak-yaratmak, yer açmak, karmaşıklık ve uyum (heterotopizm), çekirdek çözümler-odaklar yaratılması, tasarımda aksların artması ve karmaşıklaşması, doğal ışıkla oyunlar gibi kavramlar gerek dönemi anlamak ve gerekse geleceğe ışık tutmak açısından çok yararlı görüldü. Örgütlenme kavramlarındaki zenginleşmenin çeşitli bina türlerinde nasıl devrimlere izin verdiği açık ofisler, müzeler, kütüphaneler, yetimhaneler, üniversite yerleşkeleri, ev tipolojileri ve toplu konutlarda ortak alanların örgütlenmesi bağlamında açıklandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern-sonrası Mimari'de mekân örgütlenmesi kavramları yapılabilirliğe bağlı olarak zenginleşmişti. Burada doğanın dramatikleştirilmesi, doğanın yeniden üretimi, izler bağlamında doğal ve tarihi izlerle örgütlenme, modernin bütünlüğüne karşı parçalılık, parçalanma ve yayılma, arada olma, bağlam, yerin sesi, senaryolar (dramalar, tarihi elemanlar, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003efollies,\u003c\/em\u003e mahalle vb.), “olay” tasarımı, zamanları dikmek (mevcut ve yeninin yaratıcı sentezi), açılma\/kapanma (plan, vaziyet planı yorumları), zıtların birliği, saydamlık (literal\/olgusal\/deneyimsel), plan düzeyinde geometrik artikülasyonlar, “hizmet eden mekânlar” genel başlığı altında dolaşım alanları, atriyumlar\/galeriler ve Zaha Hadid ile gündeme gelen aşırı bağlantılılık, aşırı süreklilik, doğa gibi evrilmek gibi kavramların yanı sıra elverişli olmayan yerlerde mekân yaratmak gibi kavramlar öne çekildi. Bu liste çok daha da uzayabilirdi ve bu kitap hiç bitmezdi; geri kalanı okurun yaratıcılığına ve buluşlarına bırakıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDaha sonra kentsel tasarım-insan ilişkilerine değinilerek insanın mekândan beklentileri konusunda mimarlar duyarlı olmaya çağrıldı. Çevre duyarlılığı konusunda mimarların bazı farkları gündeme taşınarak geniş bir palet kullanıldı. Toyo Ito’nun Romantizmi, Shigeru Ban’in Otantizmi, Sir Nicholas Grimshaw’un Sitüasyonalizmi, Herzog \u0026amp; de Meuron Kontekstüalizmi, Sir Norman Foster Devrimciliği burada altı çizilen yol gösterici tutumlar oldu ve Sürdürülebilirlik Manifestosu ile bölüm sonlandırıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMekânın değişimi gerektirse de gerektirmese de çeşitli teknik ilerlemeler ve buluşlar Modern ve Modern-sonrası Mimari'de kütle\/cephe örüntülerini büyük ölçüde etkiliyordu. Modern'in kütle\/cephe örgütlenme paradigmalarından olan Gestalt Kuramı, Pragnanz, Kübizm, de Stijl, Brütalizm gibi ana akım kategoriler binalar düzeyinde tanıtıldıktan sonra Modern ve Modern-sonrası'nda beliren formun kalıpları araştırıldı. En evrensel olandan en spesifik olana doğru akan çeşitli uygulamalar belirlendi. Bunlar arasında köşeyi eğrisel yüzeylerle vurgulamak, rasyonalist pragnanzlar, cam kuleler, gücü simgelemek, cepheyi çerçevelemek, formu demetlemek, piramidal kütleler ve\/veya onların düzgün dikdörtgen prizmalarla entegrasyonunu sağlamak, formu yapıbozuma uğratmak (Dekonstrüktivist hareketler), biyomimikri ve biyofilya gibi tekrarlayan kalıplar ortaya kondu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern ve Modern-sonrası Mimari'de formatlar, uluslararası düzeyde en hareketli en değiştirilebilir\/dönüştürülebilir kalıplardır. Mekânın kimliğinden ve başarısından bağımsız bir biçimde dünyada dolaşıma girerler ama ilk sahipleri hep bellidir. Bunlar arasında, yatay ve düşey etkisi eşdeğer olan ızgaraların cephe dokusu oluşturması, şerit pencereler, köşe pencereler, derin olmayan Barok hareketlerle monoton kütleleri canlandırmak, “Erken Modern pencere” dokusunu değerlendirmek, derinlik duygusu uyandıran revaklar (arkatlar), tarihten yorumlanan formatlarla eklektik giriş cepheleri tasarlamak, çeşitli tarihi vurgular yapmak, daire türevi şekillerle cepheyi hareketlendirmek, ana girişi bir kolonla vurgulamak, cephelerde kolon izlenimi veren elemanlar kullanmak, kapalı çıkmalar, dairesel balkonlar, söveler, yatay cephe bantları. bant pencereler yapmak, kütle parçalarının tekrarından cephe oluşturmak, cepheleri renklendirmek, cepheleri çift renkli yatay bantlardan oluşturmak, derinlik duygusu uyandıran simetrik yırtıklar-asimetrik yırtıklar yapmak, giriş vurgusu olarak köşeleri oymak, arabulucu bir form olarak üçgen veya kemer kullanmak, düz ve eğri yüzeyleri aynı cephede bir arada kullanmak, silindirik formları baskın olarak kullanmak, cephelerde serpiştirilmiş üçgen prizmalardan pencere olarak yararlanmak, cephelere kübik montajlar yapmak, de Stijl artikülasyonlar yapmak, büyük boşluklu cepheler, cephelerde merdivenler, cephelerde köprüler, cephelerde yaşmaklar yapmak gibi kalıplar belirlendi. Bunlar dünyadan ve yerelden örneklendi. Tektonik ayrıntılar olarak belirlenen giriş merdivenleri, balkonlar, yırtıklar, panjurlar, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003ebrisse soleil\u003c\/em\u003e'ler, jaluziler ve giriş saçakları gibi öğeler binanın tarzına uyumlu tektonik öğeler olarak belirlendi. Bunları kullanmak, kullanırken zamanın teknolojisini yakalamak mekânın dışavurumu kapsamında tarandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eEditörlüğünü Mesut Kaya’nın yaptığı kitabın redaksiyonu Burcu Agalar, son okuması Mecit Demir, kapak tasarımı Esen Karol, grafik tasarım ve uygulaması Resul Atabay, baskı hazırlıkları ise Kemal Kara tarafından gerçekleştirildi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eİçindekiler\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMİMARLIK TARİHİ, KURAMI VE ELEŞTİRİSİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKuram\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKuram-Eleştiri İlişkisi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlıkta Tarihyazımının İçkin Sorunları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlık Tarihyazımı Sınıflaması ve Eleştirel\/Deneysel Tarih\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitabın Amacı\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMODERNİTE VE MODERN MİMARİ\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModernite'yi Hazırlayan Devrimler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜlkemizde Modernite (Modernleşme)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari Dönemde Bina Türleri\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari Dönemde Kentleşme ve Mimarlık İlişkileri\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMODERN MİMARİ’NİN PARADİGMALARI VE KAVRAMLARI\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eRasyonalizm (Standartlaşma\/Modüler Eşgüdüm)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÖlçü ve Standartlar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMinimalizm\/Pürizm\/Asketizm\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eElementerizm (Alman Elementerizmi)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eOrganik Mimari ve Heterotopizm\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eFonksiyonalizm\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eStrüktürel Potansiyeller\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBiçimin Özgürleşmesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMODERN-SONRASI MİMARİ\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eFelsefe, Bilim ve Sanatın Kesinliğinin Sorgulanması\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜtopyasızlık\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDil ve Anlam\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eFenomenoloji: Kavramlar, Perspektifler ve Mimari   \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTarih ve Otonomi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDil ve Gramer: Peter Eisenman\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDekonstrüksiyon Felsefesi ve Mimari İle Kurulan İlişkiler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSürmekte Olan Dekonstrüktivist Mimari\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSürmekte Olan Modernizm\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKatılımlı Tasarım\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYaygın ya da Miniskül Mimari\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMİMARİDE MEKÂN ÖRGÜTLENMESİ\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari’nin Mekân Örgütlenmesi Kavramları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari Dönemde Tipolojik Devrimler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern-Sonrası Mimari’de Mekân Örgütlenmesi Kavramları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSonsuzu Sonlamak Adına\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMODERN VE MODERN-SONRASI MİMARİ’DE KÜTLE\/CEPHE ÖRÜNTÜLERİ\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari’nin Kütle\/Cephe Örgütlenme Paradigmaları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari’nin Kütle\/Cephe Örgütlenme Paradigmalarının Kalıplaşması\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSonlandırırken\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ePROF.DR. ŞENGÜL ÖYMEN GÜR KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eŞengül Öymen Gür, University of Pennsylvania (UPENN), GSAS mezunudur (PhD, 1978); Fulbright Bursu (1972-77) ve DAAD Bursu (2002; 2008) kazanmıştır. DAAD katkısıyla yaptığı araştırmalarda Alman Modern Mimarlığı ile Modern-Sonrası Mimarlığını yerinde incelemiş ve çeşitli makaleler yayınlamıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1971-2009 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) hizmet vermiş, 1989 yılında profesör olmuştur. Bu süre içinde lisans düzeyine proje derslerinin yanı sıra Modern Mimarlık, Post-Modern Mimarlık konusunda dersler vermiştir. Yüksek lisans programında Mimarlık Kuram ve Kavramları, Mimarlıkta Yeni Gelişmeler, Araştırma Yöntem ve Teknikleri, Konut Sorunu gibi çeşitli dersler vermiştir. Halen İstanbul Beykent Üniversitesi öğretim üyesidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDr. Gür, CICA (International Committee of Architectural Critics) ve WA (World Architecture) gibi uluslararası kuruluşların aktif üyesidir. IAPS, DRS, CIB W84, IAHS ve benzeri uluslararası kuruluşların dönemsel üyesi, BTI (Bund Türkischer Ingenieure und Akademiker e.V) ve SEA’nın (The Sustainable Environment Association) onur üyesidir. Space Studies of Planning and Architecture'ın (\u003ca data-mce-fragment=\"1\" href=\"https:\/\/spacestudies.co.uk\/\"\u003ehttps:\/\/spacestudies.co.uk\u003c\/a\u003e) danışma kurulu üyesi ve editörü; \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eYakınmimarlık\u003c\/em\u003e (KKTC) ve \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eFSM Mimarlık\u003c\/em\u003e dergilerinin editörü; \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBeykent Üniversitesi Scientific Studies Journals\u003c\/em\u003e ve \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eAnadolu Üniversitesi Scientific Studies Journals\u003c\/em\u003e’ın bilim alanı editörü, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSRE, e-Books, JADE, JAAP, MEGARON, A\/Z, Gazi, KARAM, Uludağ, Trakya, Tasarım+Kuram\u003c\/em\u003e dergilerinin hakemidir. \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eYAPI \u003c\/em\u003edergisi için aylık \"Görüş\" köşesini yazmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDevlet Planlama Teşkilatı (DPT) da dahil olmak üzere birçok kurum için araştırmalar yapmış ve Mimarlık Vakfı Araştırma Ödülü almıştır. 30 civarında kitabın ve 500’ün üzerinde uluslararası ve ulusal makalenin yazarıdır. Ülkesine 100’ün üzerinde akademisyen yetiştirmiştir. Evli ve iki çocuk annesidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370209030387,"sku":"9786257008785","price":910.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/MEKAN_ORGUTLENMESININ_EVRIMI_KAPAK.jpg?v=1703619078"},{"product_id":"boslukta-gezinirken-mimari-mekanin-oykusu","title":"Boşlukta Gezinirken.. Mimari Mekânın Öyküsü","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eSema Soygeniş’in, \u003c\/strong\u003e\u003c\/span\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003emimari mekân tasarım sürecinin doğadan kente, yapılardan iç mekâna uzanan yolculuğunu aktardığı yeni kitabı \u003c\/strong\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBoşlukta Gezinirken.. Mimari Mekânın Öyküsü\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e YEM Yayın’dan çıktı.\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf.Dr. Sema Soygeniş, tasarımcı ve tasarım eğitimi vermiş bir mimar olarak, mimari mekân tasarım sürecini belirli temalar üzerinde yoğunlaşarak anlatmayı, mimari tasarımın doğadan iç mekâna uzanan yolculuğunda doğayı, kenti ve iç mekânı irdeleyerek, hissederek, bu üçlünün arakesitlerini bulmaya yardımcı olabilmeyi amaçlıyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitap, daha önce yine YEM Yayın tarafından yayımlanan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlık Düşünmek Düşlemek\u003c\/em\u003e adlı kitabının devamı niteliğini taşıyor. \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlık Düşünmek Düşlemek\u003c\/em\u003e’te mimarlığın ne olduğu konusunu belirli temalar üzerinden tartışan ve okuyucuları mimarlık hakkında düşünmeye, düş kurmaya yönlendirmeyi amaçlayan Sema Soygeniş kitabın içeriğini şöyle anlatıyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“... Bu kitapta, tasarımın başlangıç sürecinde araştırılması, düşünülmesi, yorumlanması gereken ana temalar üzerinden tasarımı tartışmaya ve tasarımın ifadelendirilme süreçlerine yoğunlaştım. Tasarım sürecinde yaratıcı ve üretken olabilmek amacıyla, bu süreçte ya\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003eanan sancılara, bir ölçüde ı\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003eık tutabilmek, yol gösterici olabilmek dü\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003eüncesiyle\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e;\u003c\/span\u003e \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eDoğa, Kent, Arayüz, Mekân, Tektonik, Mimari İfade\u003c\/strong\u003e başlıkları altında, meslek hayatım boyunca gezdiğim, deneyimlediğim birçok yapı üzerinden, boşluğun, mekânın hikâyesini sorgulayarak, tartışarak aktarmaya çalışmaktayım. Tasarım eyleminde, bağlam ile ilgili incelenecek konuların başında doğa gelmektedir. Kitapta, doğadan kent ve kent mekânlarına kadar bağlam ile ilgili veri ve potansiyelleri görmek, mekânın sınırlarını ve niteli\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eğ\u003c\/span\u003eini olu\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003eturan çeper\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e, \u003c\/span\u003earayüz, duvarı anlamak, anlamlandırmak, mekânın işlerliği ile birlikte mekân algısını zenginleştirmek, algı ve tektonik üzerinden mekânı düşlemek ve bu kavramlar üzerinden tasarımın nasıl kurgulanacağı ve sunulacağı üzerine bir kurgu düşünülmüştür. Mimari İfade bölümünde tasarım süreç ve düşüncesinin grafik ifadesini bir tasarım projesinden seçilmiş grafikler eşliğinde açıklamaya çalı\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003etım. Mimari tasarım eyleminin gidiş gelişli bir süreç olarak gelişmesine olanak tanıyacak sözel ifade ile birlikte grafik ifadenin ana düşüncenin kristalleşmesine olan katkısı göz ardı edilmemelidir. Bu, tasarımın düşünsel boyutuyla anlaşılıp anlatılmasını da mümkün kılmaktadır. Bu bağlamda tasarımcının kendisi ile olduğu kadar işveren ve bu sürecin diğer aktörleri ile iletişiminde etkili bir dil olan düşüncenin grafikleştirilmiş ifadesinin önemini vurgulamak istiyorum.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTasarım eylemi çeşitli bilimsel verilere dayandırılabilir ama tasarım eylemi kişiye özeldir. Tasarımın nasıl yapılacağı ve tasarım eğitimi konusunda çeşitli araştırmalar yapılmakta, çeşitli deneyim paylaşımları ve akademik yayınlar bulunmaktadır. Tasarım eğitimi, kişinin mimarlık eğitiminin hangi aşamasında olduğu kadar, eğitimi veren kişinin deneyimini ve bireyselliğini de içinde barındırmaktadır. Mimarlığın çağlar boyunca ne ölçüde değiştiği tartışılabilir. Mimarlık eğitiminde de bu değişimin farklı boyutlarda yer aldığı görülebilir. Mimari tasarım eğitiminde kilit sözcükler olarak ‘sorgulamak’, ‘sorgulatmak’, ‘ufuk açmak’, ‘farkındalık yaratmak’ın etkili olabileceğini, yaratıcılık içeren tasarım eyleminde tasarımcının çe\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003eitli araştırmalar ve değerlendirmeler sonucunda oluşturduğu hikâyesinin, kurgusunun odaklanılması gereken bir konu olduğunu hatırlamakta fayda vardır. Tasarım yaklaşımı, yöntemi de ürünün değerlendirilmesi gibi farklılık ve bireysellik içerebilir. Eğitim sürecinde farklı tasarım yaklaşım ve yöntemlerini deneyimlemek ve özgün bireysel yaklaşıma ulaşmak amaçlanmaktadır. Bir mimarın meslek hayatı sürecinde bile mimarlığa yansıyacak, toplumsal, teknolojik gelişmelerin, değişimlerin varlığını deneyimlemek mümkündür. Bu bağlamda tasarımcının güncele ve geleceğe yönelik açılımlara duyarlı olarak mimarlığı sorgulamalarının, tasarım yaklaşımlarını değerlendirmelerinin değişen dünyaya ayak uydurmak, günceli yakalamak açısından anlamlı olaca\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eğ\u003c\/span\u003eını dü\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003eünmekteyim\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e.\u003c\/span\u003e Mimarlıkta iz bırakanların, geleceğe bakan, geçmişi ve içinde bulundukları çağı geniş bir perspektif içinde algılayabilen, yeniliklerden ve deneysellikten çekinmeyenler arasından çıktığını unutmamak gerekir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimari tasarımın işlev ve bağlamın arakesiti olarak nitelendirilmesi kendi başına anlamlı bir tanım olacaktır. Tasarımcının bu tanımı nasıl yorumlayacağı, araştırma, değerlendirme yapmayı ve yaratıcılığı gerektirir. Tasarım sürecinde genellikle ilk aşama analiz çalışması ile başlar. Analiz çalışması makro ve mikro düzeyde yer, bir başka deyişle bağlam ve i\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003elev ile ilgili bilgilenme ve bulguları içerir. Bu bilgilenme sürecinde amaçlanan, ilgili ara\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003etırma konularından elde edilen bilgilerin tasarımcı tarafından değerlendirilmesi, çeşitli ipuçlarının elde edilmesidir. İşlev ile ilgili benzer örneklerin incelenmesini içeren bu süreçte mimarlığı oluşturan sistemlerin ayrıştırılması ile strüktür, zarf sistemi, kamusal, özel mekân ilişkileri, geometri, doluluk ve boşluk gibi ilişkiler incelenir. Bu ilişkiler mimarlık içi ve dışı konular olarak farklılık gösterebilir. Biçim, strüktür, film, resim, doğa, biyolojik davranışlar gibi farklı alanlardan beslenebilir. Analiz çalışması bilimsel verilere, gözlem ve tespitlere dayanır, bunların değerlendirilerek kavramsallaştırılması, soyutlaştırılması, bu sürecin en zorlu kısmını oluşturur. Yer ile ilgili tarihsel, sosyal, politik, iklimsel, topografik, doğal ve insan yapımı fiziksel çevre verilerinin toplanması, ifadelendirilmesi, birbirleriyle ilişkilendirilmesi, haritalama\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (mapping)\u003c\/em\u003e olarak adlandırılır ve böylelikle elde edilen veriler grafikleştirilerek ifade edilir. Bu veriler doğrultusunda ortaya koyulacak ilkeler, üst ve alt ölçekteki kararlar, tasarım sürecinde önemli bir yer tutar. Tasarım konsepti; ça\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eğ\u003c\/span\u003eda\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş \u003c\/span\u003emimari e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eğ\u003c\/span\u003eilimler ve teknolojik olanaklar bağlamında bu verilerden ortaya çıkan kararlar, ilkeler, öngörüler olarak tanımlanabilir. Bu kararların oluşturulup grafik olarak ifadelenmesi şemala\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003etırma \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(diagramming)\u003c\/em\u003e, tasarım düşüncelerinin şekillenmesi olarak ifade edilebilir. Tasarımcı aldığı tasarım kararlarını, ilkelerini grafik olarak iki ve üçboyutlu ifade edebilir, analog ve dijital olarak üçboyutlu maketini oluşturabilir. Tasarım sürecinde belki de en zayıf nokta, ilke veya kararların hızla biçime dönüştürülmesi ve biçim ile hapsedilmesidir. Haritalama\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e, ş\u003c\/span\u003eemala\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eş\u003c\/span\u003etırma ve konsept eskizleri olarak tanımlanan bu sürecin yeniden değerlendirilmeye, yeni açılımlara olanak vermeye açık bir şekilde üretilmesine dikkat edilmelidir. Tasarım ürününün yeni düşünceler, mesajlar ve düşleri iletebilme özelliğini koruyabilmek için alt ve üst ölçeklerde tasarımın gelişimine olanak veren bir süreç yaratabilmek önem taşımaktadır.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitapta yer alan ana temalar, başlıklar; \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eDoğa, Kent, Arayüz, Mekân, Tektonik, Mimari İfade\u003c\/strong\u003e tasarım sürecinde değerlendirilmeye açık temalar olarak, hızlı değişen dünyamızda bir süre daha mimarlık gündeminde kalacak gibi görünmektedir. Bu nedenle, bu temaların irdelenmesinin tasarım sürecini anlamaya yönelik bir yaklaşım olarak üzerinde düşünülmesinin, değerlendirilmesinin faydalı olacağını düşünmekteyim.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTasarım; ciddi ve detaylı analiz, verilerin değerlendirilmesi, ana kararların yaratıcı bir şekilde anlam kazanması ve soyutlanarak ifadelendirilmesi ve geliştirilmesi, en önemlisi tasarım heyecanını hissetmekle başlar.”\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eİÇİNDEKİLER\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cul\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cstrong\u003eDOĞA\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\r\n\tDoğa ve Mimarlık Etkileşimi\u003cbr\u003e\r\n\tMimarlık Yazınında Doğa\u003cbr\u003e\r\n\tDoğa ve Mimarlık: Çağdaş Yaklaşımlar\u003cbr\u003e\r\n\tDoğayı Dışlamayan Mimarlık\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cstrong\u003eKENT\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\r\n\tKent Mekânı ve İnsan\u003cbr\u003e\r\n\tKentsel Mekânın Tarihsel Gelişimi\u003cbr\u003e\r\n\tKamusal Yapılarla Bütünleşmiş Kentsel Mekânlar\u003cbr\u003e\r\n\tKentin Etkinlik Alanları Olarak Meydanlar\u003cbr\u003e\r\n\tKentsel Deneyim Mekânları\u003cbr\u003e\r\n\tArayüz\u003cbr\u003e\r\n\tAyırıcı ve Yalın Bir Eleman Olarak Duvar\u003cbr\u003e\r\n\tBoşlukların Tasarımı\u003cbr\u003e\r\n\tHareketli Duvar Elemanları\u003cbr\u003e\r\n\tÜçboyutuyla Algılanan Duvar Elemanı\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cstrong\u003eMEKÂN\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\r\n\tParalaks\u003cbr\u003e\r\n\tKent Ölçeğinde Promönat\u003cbr\u003e\r\n\tYapı Ölçeğinde Promönat\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cstrong\u003eTEKTONİK\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\r\n\tMalzeme ve Detay\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\r\n\tBağlam ve Yer\u003c\/li\u003e\r\n\t\u003cli data-mce-fragment=\"1\"\u003e\n\u003cstrong\u003eMİMARİ İFADE\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\r\n\tAnaliz ve Haritalama\u003cbr\u003e\r\n\tDiyagram Oluşturma\u003cbr\u003e\r\n\tMimari Konsept\u003c\/li\u003e\r\n\u003c\/ul\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e\r\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eProf.Dr. SEMA SOYGENİŞ KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eSema Soygeniş orta ve lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ni (B. Arch., M. Arch, PhD) ve University at Buffalo, Mimarlık ve Planlama Okulu’nu (M. Arch)\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003ebitirdi. 1986-1995 yılları arasında ABD’de mimarlık çalışmalarını sürdüren Soygeniş 1990 yılında kendi mimarlık stüdyosunu kurdu. Mesleki çalışmalarına Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nde öğretim üyesi (Prof.Dr.) olarak devam etmektedir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e\u003cem\u003eYapılar+Projeler 1982-1997, Yapılar+Projeler 2\u003c\/em\u003e\u003cspan\u003e\u003cem\u003e \u003c\/em\u003e\u003c\/span\u003eadları ile monografi olarak yayınlanan projeleri farklı ülkelerde çeşitli mesleki ortamlarda sergilendi. Sema Soygeniş’in\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003e\u003cem\u003eMimarlık Düşünmek Düşlemek,\u003c\/em\u003e\u003cspan\u003e\u003cem\u003e \u003c\/em\u003e\u003c\/span\u003e\u003cem\u003eİstanbul: An Urban Commentary \/ Bir Kent Yorumu\u003c\/em\u003e\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003eve\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003e\u003cem\u003eBoşlukta Gezinirken.. Mimari Meka\u003c\/em\u003e\u003cem\u003enın Öyküsü\u003c\/em\u003e\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003eadlı kitaplarının yanı sıra çeşitli ulusal ve uluslararası yayınları bulunmaktadır.\u003c\/p\u003e\r\n\u003c\/div\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370206507251,"sku":"9786257008792","price":280.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/BOSLUKTA_GEZINIRKEN_MIMARI_MEKANIN_OYKUSU_Kapak.jpg?v=1703619535"},{"product_id":"bogazicinin-ahsap-konutlari-ve-yalilari","title":"Boğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın, Boğaziçi’nin yapı ve yaşam kültürünü eşsiz fotoğrafları aracılığıyla aktardığı yeni kitabı \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBoğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları\u003c\/em\u003e, DEKAR Yapı ve Yatırım A.Ş.’nin değerli katkılarıyla yayımlandı.\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf.Dr. Reha Günay, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBoğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları\u003c\/em\u003e’nda İstanbul Boğaz kıyılarındaki yapı ve yaşam kültürünü, 60 yılı aşan mimar, akademisyen, fotoğrafçı, yazar kimliklerinden süzülen özgün, siyah-beyaz bir fotoğraf seçkisi üzerinden aktarıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitabın GİRİŞ bölümünde Antik dönemden Bizans’a, Osmanlı’dan günümüze uzanan bir yaşam ve yerleşim alanı olagelen Boğaz’ın öneminin göstergesi olan tarihi veriler; haritalar, gravürler eşliğinde paylaşılıyor. Özellikle Osmanlı döneminde Boğaziçi ve kıyılarında gelişen mimarlığa, kültüre ilişkin kimi bilgiler ise döneme tanıklık etmiş Gugas V. İnciciyan, Edmondo de Amicis, Abdülaziz Bey, A. Cabir Vada, Abdülhak Şinasi Hisar gibi yazarların kaleminden aktarılıyor. Göksu mesirelerinden mehtapta sandal sefalarına, sahilhane bahçelerinden yazlıklardaki hayata, balıkçılardan sandalcılara, yalı mimarlığından ahşap konutlara uzanan ve adeta denizle gelişen, bütünleşen bu yaşam kültüründen kesitler sunuluyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eArdından da Reha Günay, 1960’lardan bugüne çektiği özgün fotoğraflarla ANADOLU YAKASI başlığı altında Üsküdar’dan Anadolukavağı’na; RUMELİ YAKASI başlığı altında Tophane’den Yenimahalle’ye uzanan rotaları izleyerek, yaptığı seçki ile kimi günümüze dahi ulaşamamış kimi özgünlüğünü yitirmiş yapıları ve dokuyu gelecek kuşaklara aktarıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAziz Mahmut Hüdayi Külliyesi, Alexandre Vallaury tasarımı Debreli İsmail Paşa Yalısı, Sadullah Paşa Yalısı, Kadiri Tekkesi, Naime Sultan Yalısı, İstanbul’un en eski ahşap yapısı Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı ve ikinci en eski yapısı Kavafyan Konağı, Sait Halim Paşa Yalısı, Raimondo D'Aranco tarafından tasarlanan İtalyan Konsolosluğu, Huber Köşkü gibi tarihi ve mimari öneme sahip onlarca yapının yanı sıra birbirine yaslanmış, bir arada yaşama kültürünün de bir göstergesi olan mütevazi ahşap sıraevlerin, sokakların ve caddelerin kaydını düşüyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay, küçük geleneksel ahşap konutlardan Barok, Art Deco, Art Nouveau ya da Neoklasik üsluplarda inşa edilmiş görkemli köşk ve yalılara uzanan eşsiz fotoğrafları aracılığıyla, yitirdiğimiz bir mimarlık anlayışını ve yaşam kültürünü şöyle hatırlatıyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Çocukluğumu yaşadığım İstanbul’un neredeyse tamamı ahşap konutlardan oluşuyordu. 2.700 yıllık bir kentte toplum yapıları taş ve tuğladan yapılmış; zamanın her türlü aşınımına karşın büyük bir kısmı hâlâ var olmaya devam ediyor. Ancak konut mimarlığı tümüyle ahşap olduğundan çeyrek yüzyıllık aralıklarla yenilenerek çocukluğuma kadar dayanabilmişti. İstanbul sokaklarında dolaşırken yer yer kârgir veya betonarme konutlara da rastlıyordum. Bunlar daha çok bazı semtlerde veya ana caddeler üzerinde yer alıyordu. Bu inşa biçimi giderek artmaya başladı. İşte o zaman bu mimarlık mirasının bir gün yok olacağı endişesiyle fotoğraflarını çekmeye başladım...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBoğaziçi tarih boyunca süregelmiş 30 km derinliğinde bir kültür kanalıdır. Bu geçmişin sürekliliğini anlatmak için dönemleriyle ele almak istedim. Antik dönemde Boğaziçi kıyıları her noktasıyla iyi bilinen bir bölge olduğu halde Boğaziçi ile ilgili bilgilerimiz Bizans’ın sona ermesinden sonra gittikçe azalmış, en son merak edenler de 18.-19. yüzyıllarda sona ermiş görünüyor. Ancak geçmişin görüntüleri sisler içinde yok olurken, yeni yeşeren bir Boğaziçi kültürü gözlerimizi kamaştırmaya başlamıştır.  Bu, Osmanlı uygarlığının yarattığı doğa ile bütünleşmiş duyarlılığıyla iyice incelmiş çok parlak bir dönemdir. Ne yazıktır ki bu dönem, Osmanlı’nın son zamanlarında, tıpkı sahip olduğu gücün zayıflayıp çöküşü gibi sona erdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSon yıllarda ise Boğaziçi, İstanbul’un sınırsız büyümesi ve kalabalıklaşması üzerine rant akımının etki alanına girmiş ve yeni zenginlerin ilgi odağı haline gelmiş bulunuyor. Belki de yine aynı nedenlerle yalı sevdası oluşmuş; yalı sahibi olmak ve yalıda yaşamak yeni bir tutku haline gelmiş; yalılar harap olmaktan kurtulmuş, yeni yüzleriyle su kıyılarında parlamaya başlamıştır. Ancak Osmanlı ekabirinin o incelikli yaşam dünyası artık başka bir biçime evrilmiş görünüyor... Tek tek konutları yenilemek veya ihya etmek Boğaziçi’nin görünümüne ve ruhuna ne kadar yakışıyor? Aralarında yüzlerce beton yığını yükselirken.. Sorgulanması gerekir, diye düşünüyorum. O nedenle fotoğrafları seçerken en eski olanlarını tercih ettim. Şimdi allanmış pullanmış haliyle belki bir kısmını zor tanıyacaksınız...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDuotone özel baskı tekniği ile kuşe kâğıda, büyük boy, ciltli olarak basılan kitabın editörlüğünü Mesut Kaya, Grafik Tasarım ve baskı hazırlıklarını Kemal Kara, grafik uygulamasını ise Resul Atabay yaptı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eİÇİNDEKİLER\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGİRİŞ: Geçmişte Boğaziçi, Dönemin Tanıkları, Boğaziçi, Boğaziçi'nde Yaşam, Yalı Mimarlığı\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eANADOLU YAKASI: Üsküdar, Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy, Vaniköy, Kandilli, Anadoluhisarı, Kanlıca, Çubuklu, Paşabahçe, Beykoz, Anadolukavağı\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAVRUPA YAKASI: Tophane, Fındıklı, Kabataş, Beşiktaş, Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy, Bebek, Rumelihisarı, Emirgân, Yeniköy, Tarabya, Kireçburnu, Büyükdere, Yenimahalle\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ePROF.DR. REHA GÜNAY KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1937 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Reha Günay, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 1960 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde doktora yaptı. 1994 yılında profesör olan Reha Günay, emekli olana kadar Yıldız Teknik Üniversitesi Restorasyon Ana Bilim Dalı’nda çalıştıktan sonra Yeditepe Üniversitesi’nde bir süre öğretim üyesi olarak görev yaptı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Fotoğraf Bölümü’nün kurucuları arasında yer aldı ve 1978-2011 yılları arasında Mimarlık Fotoğrafı Dersi verdi. Fotoğraf çalışmalarında, kültür varlıklarının ve mimarlık mirasının belgelenmesine gayret etti. 1983-2004 arasında  Ağa Han Mimarlık Ödülleri Vakfı için İslam ülkelerinde yarışmaya katılan yapıları fotoğrafla belgeledi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay, yaşamı boyunca yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle 2020 yılında, TMMOB Mimarlar Odası 17. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında “Mimarlığa Katkı Ödülü”ne lâyık görülmüştür.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eArkeoloji ve yöresel mimarlık üzerine çalışmalar yapan, uluslararası sergiler hazırlamış olan Reha Günay’ın YEM Yayın tarafından yayımlanmış \u003cem\u003eMimar Sinan, İstanbul’un Kaybolan Ahşap Konutları, İstanbul Adalarının Yaşayan Ahşap Konutları, Analog ve Dijital Mimarlık Fotoğrafı, Şile’deki Ev, Mimar Sinan Neden Bir Tasarım Dehasıdır?, Geleneksel Mimarlığın İzinde 1: Bodrum 1965-1991 \u003c\/em\u003e’ in de aralarında bulunduğu 30 kitabı var.\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370206474483,"sku":"9786257008815","price":2100.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/YEM_BOGAZICI_AHSAP_KONUTLAR_YALILAR_KAPAK.jpg?v=1705077984"}],"url":"https:\/\/yemkitabevi.com\/tr-us\/collections\/2023\/basimtarihi_ekim-2023.oembed","provider":"YEM Kitabevi","version":"1.0","type":"link"}