{"title":"Edebiyat","description":"","products":[{"product_id":"sonmus-hayaller_352084-html","title":"Sönmüş Hayaller","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003e1835-1843 yılları arasında yazılan Sönmüş Hayaller Balzac’ın da belirttiği gibi İnsanlık Komedyası’nın (1830-1850) zirvesine yerleşir. Romanı oluşturan üç bölüm, yüzyıl başı Fransa’sının siyasal değişimleriyle toplumsal dönüşümlerini ve roman kahramanının düşüşünü anlatır. Napoléon döneminde İmparatorluk coşkusuyla özdeşleşen romantizmi, Restorasyon Dönemi’yle birlikte kapitalle eşleşen burjuva iktidarını, edebiyatta da gerçekçiliğin yükselişini üç tablo halinde resmeder. Böylece aşk, basın yayın ve sermaye dünyası gibi temalar Paris ile taşra arasında bir karşılaştırmanın öğeleri haline gelir.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eBirinci bölüm İki Şair’de her iki eksenin ortak özelliği durağanlıkken, ikinci bölüm Paris’te Taşralı Bir Büyük Adam hem olay örgüsü hem de anlatım açısından hızlanır, son bölüm Mucidin Acıları bu karşılaşmada yenik düşen ve hayalleri sönen roman kahramanının taşraya dönüşünü anlatır.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eBalzac günümüz dünyasının geldiği durumu görmüş olsa büyük olasılıkla pek şaşırmazdı. Yaşadığı yüzyılın pek çok bakımdan günümüzü haber verdiğini de söyleyebiliriz. Sönmüş Hayaller’i okurken günümüzü anlatıyor duygusuna kapılmamızın nedeni budur belki de.\u003c\/p\u003e","brand":"Notos Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408982261955,"sku":"9786057643124","price":48.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786057643124.jpg?v=1616017627"},{"product_id":"yasayan-olumun-mekanlari-kafka-chirico-ve-digerleri_351871-html","title":"Yaşayan Ölümün Mekanları: Kafka Chirico ve Diğerleri","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eMacaristan’ın en saygın entelektüellerinden biri kabul edilen kültür kuramcısı ve sanat tarihçisi László F. Földényi, VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla ilk defa Türk okurlarıyla buluşuyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eFöldényi bu kitapta Rönesans resimlerinden Nazi Almanya’sının şehir planlarına, Giorgio de Chirico’nun gerçeküstü resimlerinden Franz Kafka’nın bürokrasi mekânlarına uzanan bir yolculukta, Batının “ideal şehir” hayalinin izini sürüyor. Yazar doğanın kaosu karşısında her şeyi gören, organize eden ve yönetebilen bir gözün hayalinin moderniteyle beraber tekrar tekrar nasıl inşa edildiğini, bunun arkasındaki zihin dünyasını, ütopya ve ölüm arasındaki yakın ilişkiyi inceliyor.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eŞehir planlaması, resim sanatı ve edebiyatı birbiriyle konuşturan Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri metinlerarası ve kuramsal bir eleştiri...\u003c\/p\u003e","brand":"Vakıfbank Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408984457411,"sku":"9786057947505","price":20.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786057947505.jpg?v=1616017659"},{"product_id":"nazim-hikmet-in-mimarliga-bakisi","title":"Nazım Hikmet'in Mimarlığa Bakışı","description":"\u003cp\u003eCengiz Bektaş tarafından kaleme alınan \u003ci\u003eNâzım Hikmet'in Mimarlığa Bakışı\u003c\/i\u003e, Nâzım Hikmet'in mimarlığa ilişkin görüşlerini ortaya koyan çok özel bir inceleme… Hem kültür ve yazın hem de mimarlık ve tasarım alanındaki kişilerin özellikle ilgisini çekecek olan kitapta Cengiz Bektaş, mimarlığı \"mevcut sanayi-i nefisenin en mütekâmili\" olarak tanımlayan Nâzım'a, bir mimar ve bir ozan gözüyle bakmayı deniyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eNâzım Hikmet'in farklı yayınlarda, bambaşka koşul, coğrafya ve dönemlerdeki ifadelerini mercek altına alarak mimarlığa ilişkin düşüncelerini ortaya koymayı amaçlayan Cengiz Bektaş, sonuçta ulaştığı bulguları şöyle özetliyor:\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"Nâzım Hikmet'in hem yazın hem de mimarlık üzerine yazdıklarında temelde çelişirlik olmaması doğaldır. Her iki alandaki kişilerin bundan öğretiler çıkarmaları olasıdır. Ama çalışmamın sonucunda, iç erinciyle, Nâzım Hikmet'in bir bütün, her yanıyla tutarlı bir sanat adamı olduğu söylenebilir… Bütün sanat dallarına olduğu gibi, mimarlığa da doğru, içtenlikli, insana yararlılığı açısından baktığı da…\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eNâzım Hikmet, bütün gerçek sanatçılar gibi geleceğe hep inandı. Hep aydınlanma için savaştı. İnsanlığından, yaşama coşkusundan hiç ödün vermeden… Tekil sevgiyi topluma yöneltti… Söylediğiyle ettiği birdi. Sanatıyla yaşamı tam çakışıyordu. Yunus gibi, Pir Sultan gibi inandığının kavgasını verdi tüm yaşamında, içeride de dışarıda da…\"\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e15 Ocak 1902'de dünyaya gelen ve tam 53 yıl önce bir 3 Haziran günü yaşama veda eden Nâzım Hikmet, mimarlara ve \"yapıcılar\"a bakınız nasıl sesleniyor:\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"... Ellerinize, gözlerinize,\u003cbr\u003eKâğıdınıza, pergellerinize selam\u003cbr\u003eSelam taşçılara, dülgerlere, montörlere\u003cbr\u003eDemiri dövenlere, betonu dökenlere,\u003cbr\u003eAğacı biçenlere, camcılara,\u003cbr\u003eVe bu işte bir tutam olsun,\u003cbr\u003eEmeği geçenlerin topuna selam…\"\u003cbr\u003e-Nâzım Hikmet-\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eCENGİZ BEKTAŞ KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2020 yılında yitirdiğimiz, 1934 Denizli doğumlu Cengiz Bektaş, orta öğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde, yüksek öğrenimini DGSA Süsleme, Mimarlık Bölümleri ile Münih Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde yaptı. 1959 yılında yüksek eğitimini tamamladı. 1960’ta Alman şehircilik kurslarına katıldı. Almanya’da serbest mimar olarak çalıştı. Orada girdiği iki yarışmada ödül aldı. ODTÜ’ne öğretim görevlisi olarak çağrılınca, Türkiye’ye döndü. 1962-63 öğretim yılında ODTÜ İnşaat İşleri Başkanlığı, Mimarlık İşliği’ni bir yıl yönetti. 1963’te Ankara’da Oral Vural ile birlikte kendi mimarlık işliğini kurdu. 1963-69 yılları arasında yalnızca altı yıl süreyle mimarlık-şehircilik yarışmalarına girdi. 25’in üzerinde ödül kazandı. Cumhuriyet dönemi mimarlık tarihi örnekleri arasında sayılan yapılar gerçekleştirdi. İki kez Ulusal Mimarlık Ödülü aldı. Akdeniz Üniversitesi (Antalya) Sosyal-Kültürel Özek yapısıyla 2001 yılında Uluslararası Ağahan Ödülü’nü kazandı. Türk Dil Kurumu yapısı mimarlarca Cumhuriyet dönemini simgeleyen yirmi yapıdan biri sayıldı. 2014 yılında Uluslararası Mimar Sinan Ödülü ilk kez Cengiz Bektaş’a verildi. Ayrıca kendisine; 1970 TRT Kısa Film Ödülü 1989 Makedonya Mimarlar Odası Ödülü 1996 Abdi İpekçi Barış Özel Ödülü 1998 Serbest Mimarlar Derneği Eğitim Ödülü 2002 Balkan Kültürüne Katkı Ödülü 2004 Romanya-Azerbaycan Dostluk Derneği’nin, Romanya-Türkiye-Azerbaycan Kültür ve Edebiyat İlişkilerine Özel Katkı Onur Ödülü 2006 Ovacık (Bergama) Köylüleri’nin Çevre Ödülü 2009 Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği’nin Aydınlanma\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003eOnur Ödülü verildi. Cengiz Bektaş 1950’de bir Denizli güncesinde yazdığı köşe yazıları ile yazın yaşamına girdi. 1954’te DGS Akademisi’ndeki, Bedri Rahmi’nin seçici kurulunda olduğu şiir yarışmasında birincilik kazandı. 1960 yılında Fazıl Hüsnü Dağlarca, Türkçe Dergisi’nde Bektaş’ın şiirlerini Türkiye’de ilk kez yayımladı. Şiirleri 16 dile çevrilmiştir. Şiir betikleri ile birlikte mimarlık, kültür konularını işleyen 95 yapıtı vardır. Yurtdışında, yurtiçinde sayısız toplantıya katıldı, bildiriler verdi. Ansiklopedilere maddeler yazdı. YAZIN ALANINDAKİ ÖDÜLLERİ: 1968 Türk Dil Kurumu Araştırma-İnceleme Dalı Ödülü 1970 TRT Tek Şiir Ödülü 1992 Den-Bir Kültür ve Sanata Katkı Ödülü 1992 Ketsav Onur Ödülü 2002 I. Necati Cumalı Buluşması Onur Konuğu Ödülü 2003 Troya Şiir Ödülü 2004 Didim Barış Şenliği Onur Ödülü 2005 Uluslararası Ovidius (Romanya) Şiir Ödülü 2005 Azerbaycan Yazarlar Birliği Onur Üyeliği 2007 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü 2010 Denizli Kültürüne Katkı Ödülü 2010 Dil Derneği Onur Ödülü 2012 Dionysos Şiir Ödülü Bir dönem Uluslararası PEN Türkiye Bölümü 2. Başkanlığı,\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003e6 yıl Türkiye-Yunanistan Dostluk Derneği Başkanlığı, 6 yıl Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı yaptı. TYS Onur Kurulu Üyesidir. Bektaş, iki yıl TMMOB Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu Üyesi görevini yürüttü. Amerika’da, Almanya’da, Makedonya’da konuk öğretim görevliliği yaptı. Bir yıl Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde,\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003e1,5 yıl Trakya Üniversitesi’nde “Halk Yapı Sanatı” dersi, Marmara Üniversitesi’nde “Sanat Felsefesi-Sanat Sosyolojisi” dersleri, 10 yıl Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde “Estetik” dersi verdi. 1999-2019 arasında\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003eMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehircilik Bölümü’nde, lisans üstü öğrencileri için “Kültürün Planlamaya Etkisi” “Kültürümüzün Oylumları” dersi vermiştir. ŞİİR KİTAPLARI: Kişi (1964) Akdeniz (1970, 1981, 1984) Mor (1974, 1986, 1999) Dört Kişiydiler Bir de Ben (1975, 1981, 1984) Yeryüzünün Yüreği (1978) Yer Deli Gök Deli (1980) Zeytinli Fırın Sokağı (1981) Güz Ey (1983) Dört Kişiydiler Bir de Ben + Ustalarım (1984) Fide (1987) Onu Birden (bütün şiirleri, 1992) Dışların İçi (1994) Poems by Cengiz Bektaş (ABD, 1997) Su Belleği (1998) Mor (bütün şiirleri, 1998) Sevgi Alnımın Teri (2003) Yapısı Yüreğin (Romanya, 2005) Bu da Seni Gözlemediğim Küçe (Azerbaycan, 2005) Dün Bugün (2006) Doğuran Doğurtan (2008) Can Suyu (2013) ÇEVİRİLERİ: Sapho (Azra Erhat’la birlikte, 1978, 1983) Tılsımlı Kedi [Grimm Kardeşler’den Masallar] (1981) ÇOCUK KİTAPLARI: Koca Rıza (1981, 2003, 2011) Ebemevi (1989, 2005) Usta ile Çırak (1989) Sevgiyle Yap (1990, 2002, 2011) Çağıl Nasıl Mavi Oldu (1995, 2005) Kuş ile Kuş\/Çocuk Şiirleri (2011) DENEME-İNCELEME KİTAPLARI: Mimarlıkta Eleştiri (1967, 1995, 2001) Bedri Rahmi Nakışlı Bir Deneme (1975, 1984, 2014) Benim Oğlum Bina Okur (1980, 1995, 2002) Duvarların Dışı da Senin (1982, 1987, 1991, 1995, 2002) Yuva mı Mal mı (1983, 1995, 2002) Kimin Bu Sokaklar Alanlar Kentler (1987, 1996, 2002) Kültür Kirlenmesi (1995, 1996, 2003) Kent (1995, 1996, 2003) Ev Alma Komşu Al (1995) Hoşgörünün Öteki Adı Kuzguncuk (1996, 2003) Bak Bak Desinler (1998) Kentli Olmak ya da Olmamak (1999, 2004) Barış Sofrası (2001) Yaşama Kültürü (2003) Kendini Tanı (2007) Sevgiyi Paylaşalım (2007) Kentini Yaşamak (2007) Gelecek Biziz (2007) Her Şey Bir İnsanı Sevmekle Başlar (2011) Aigina, Poros, Hydra, Midilli, Sakız (2011) Sevgidir Her İşin Başı (2011) Denizli (2011) İstanbul (2011) Kültür Vatanımız (2011) Sevgi Örülünce Yapıda (2011) Anadolu’lu İnsan Olmak (2011) Köpeksiz Köy (2011) Anlamıyorlarsa Anlatamıyorsun (2011) Sabır ile Koruk (2011) Kent-Kültür-Demokrasi (2011) Bu Ezgi Kimin? (2012) Yaz Okulları (2013) Doğaya Uyumlu Mimarlık (2013) Nazım Hikmet’in Mimarlığa Bakışı (2013) Rodos (2013) Rodos (İngilizce, 2013) Mimar Sinan Yazıları (2013) Yaşanası Kent (2013) Mimar Nedir, Mimar Ne Yapar? (2013) DERLEME: Koca Sinan (1968) İNCELEME KİTAPLARI: Halk Yapı Sanatından Bir Örnek: Bodrum (1979, 1983, 1996, 2013) Antalya Evleri (1980, 2005, 2013) Babadağ Evleri (1987, 2005, 2013) Şirinköy Evleri (1987, 2005, 2013) Akşehir Evleri (1987, 2013) Koruma Onarım (1992, 2001) Kuşadası Evleri (1992, 2005, 2013) Mimarca Mermer (1993, 2005) Türkevi (1996, 2008, 2013, 2014) Selçuklu Kervansarayları (1999) Halk Yapı Sanatı (2001) Kuşevleri (2003, 2004) Saim Bugay (2005) Karacasu Evleri (2008, 2013) Kayaköy\/Tersane (2008, 2013) Şirince\/Tirilye (2008, 2013) Afrodisyas (2008) Ayvalık (2009, 2013) Manisa Evleri (2009, 2013) Herkes İçin Kent (2009) Cumartesi Buluşmaları (TMMOB Mimarlar Odası, 2010) Güre (2013) Füreya Koral ile Söyleşi (2013) Azra Erhat Mektupları-1 (2013) Afrodisyas (İngilizce, 2013, 2014) Bir Yerli Olmak (2014) Azra Erhat Mektupları-2 (2015) Amerika Katlar Savaşı (2015) Toz Ahşap Cam (2015) Kültürümüzün Oylumları (2015) Bir Yerli Olmak (2015) Kıyılarımızı Yağmalayanlar (2015)\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370209161459,"sku":"9786058043480","price":84.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786058043480.jpg?v=1616017681"},{"product_id":"bir-yonetim-modeli-mimar-sinan-insan-kaynaklari-ve-proje-yonetimi","title":"Bir Yönetim Modeli - Mimar Sinan : İnsan Kaynakları ve Proje Yönetimi","description":"\u003ch1\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003eBir Yönetim Modeli: Mimar Sinan'da İbrahim Zeyd Gerçik, Osmanlı yönetici yetiştirme kurumlarından hareketle insan kaynakları, proje yönetimi, motivasyon ve kurum içi eğitim alanlarına dair uygulanabilir bilgi ve ilkelere ulaşıyor ve bir yönetim modeli inşa ediyor. “Dünya markası kurumlara sahip miyiz?”, “Osmanlı'dan günümüze süregelen şirketlerimiz hangileri?” ve “Dünya ölçeğinde kurumsal devamlılığa sahip şirketler sıralamasında kaçıncı sıradayız?” gibi sorularla da Türkiye'de kurum kültürü ve kurumsal devamlılık üzerinde duruyor ve yine tarihi temeller üzerinde uzun ömürlülüğün analizini yapıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eŞirket yönetimi alanında büyük ölçüde yabancı kaynakların referans alındığı günümüzde yerli kaynaklardan beslenen ve tarih, sanat tarihi, mimari ve edebiyat başta olmak üzere multidisipliner bir bakış açısı sunan eser, sahasında son derece önemli bir boşluğu dolduruyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Küre","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408998678723,"sku":"9786059125321","price":30.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786059125321.jpg?v=1616017834"},{"product_id":"ronesans-ve-simya","title":"Rönesans ve Simya","description":"\u003ch1\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003eİnsanın merak duygusundan filizlenen bilimin on beşinci ve on altınca yüzyılda Avrupa kıtasında hızla gelişmeye başlaması bir tesadüf değildi. Bu gelişimin temelinde metali altına dönüştürme çabasıyla simgelenen simya yatıyordu. Büyük ekonomik krizle yaşayan bazı hükümdarların ve yöneticilerin desteklediği simyacılar, farkında olmadan bilimsel düşüncenin neferleri haline geldiler ve İtalya başta olmak üzere kıtada Rönesans döneminin başlamasını sağladılar.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cbr\u003eProf.Dr.Nilüfer Öndin'in kaleme aldığı Rönesans ve Simya, insanın merak duygusunu harekete geçiren gizemlerin bilime ve oradan da sanata nasıl yansıdığını, uygarlık ve düşünce tarihinde önemli yeri olan bir dönemi nasıl başlattığını anlatıyor. Özenli ve anlaşılır bir dille yazılan kitapta felsefeden büyüye, matematikten kimyaya kadar Rönesans'a her yönüyle nüfus eden pek çok “mantıklı” ve mantık dışı” konuya değiniliyor. Prof.Dr.Öndin, her alanda öne çıkan ve gerek bilimsel gerek sanatsal gerekse okültik anlamda Rönesans'a damgasını vuran metinler, kişiler, olaylar hakkında bilgi veriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cbr\u003eRönesans ve Simya, günümüz dünyasında mevcut güç dengelerinin tohumlarının atıldığı Rönesans'ı araştıran okurlar için farklı ve dinamik bir bakış açısı sunuyor. Yüzlerce görselle desteklenen metin, okurun söz konusu yüzyıllarda yapılan çalışmaları zihninde canlandırmasını sağlamakla kalmıyor içerdiği bilgilerde simyayı değerlendirirken daha geniş bir perspektife yönelmeyi de sağlıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Hayalperest Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409002545347,"sku":"9786059452137","price":310.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786059452137.jpg?v=1616017910"},{"product_id":"ask-olum-ahmet-taner-ozer","title":"Aşk Ölüm","description":"\u003cp style=\"text-align: justify;\" class=\"MsoNormal\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003eAhmet Taner Özer’in \u003ci\u003eAşk Ölüm \/ Aşk-ı Derun\u003c\/i\u003e adlı şiir kitabı çıktı. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"text-align: justify;\" class=\"MsoNormal\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003eAhmet Taner Özer, bugüne kadar hissettiklerini, düşündüklerini, okuduklarını, dinlediklerini, öğrendiklerini, yazdıklarını, çizdiklerini, not aldıklarını yıllarca demledikten sonra süzerek şiire dökmeyi seçmiş. 60’a yakın şiirini bir kitapta toplayarak okuyucunun gönlüne iletmeyi hedefleyen Ahmet Taner Özer bu çabasının gerekçesini şöyle özetliyor:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"text-align: justify;\" class=\"MsoNormal\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003e“Yeryüzüne dört ayağıyla tutunmuş yaratıkların semerini miras olarak bırakabildiği bir alemde, birinci derece yakınların bile kısa zamanda unutacakları nesnelerin varlığıyla övünmek insan olma erdeminin neresinde yazılı? Ebedi yolculuğunda birlikte yaşadığımız tüm insanların bizden sonra yine bizden yarar göreceği anonim fayta sepetini müşterek kullanım alanına bırakıp gitmeliyiz. Bizden geriye kalan tek şey dostlara omuz hamallığı yaptıran cesedimiz olmamalı…”\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"text-align: justify;\" class=\"MsoNormal\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003eElli yıla yakın süredir ebru çalışmalarına devam eden hat, tezhip, minyatür, cilt gibi diğer geleneksel sanatları da başarıyla uygulayarak sürdürün ebru sanatçısı Hikmet Barutçugil ise, kitaba yazdığı Önsöz’de şunları söylüyor:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"text-align: justify;\" class=\"MsoNormal\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003e \u003cspan style=\"background: silver; mso-highlight: silver;\"\u003e“Hz. Mevlana diyor ki: ‘Maksat kıssadan hisse almaktır. Yoksa sana hikaye anlatmak değil. Haşa benim anlattıklarım kupkuru hikayeler değildir. Tefekkür eyle. Bu benim ve senin bu günkü halimizdir.’ İşte bu kitapta can ciğer dostumun kaleminden yaşam için en ibretlik düstur olan ölümü hatırlayacaksınız ve Aşk’ı bulacaksınız…”\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"text-align: justify;\" class=\"MsoNormal\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003e1971 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Ahmet Taner Özer, Trabzon Lisesi’nden ve ardından da Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Finans Bölümü’nden mezun oldu. Matbaacılık sektöründe 25 yıldır Türkiye’nin en önemli firmalarında yönetici olarak görev yaptı. Aherli elyapımı kağıt üzerine tıpkıbasım uygulamalarını sektörde ilk kez gerçekleştiren Özer, yurt içinde ve dışında birçok projede sergi küratörlüğü ve kültür sanat danışmanlığı yaptı. “Tıpkıbasım”ın Türkiye’de yaygınlaşmasının öncülerinden olan Özer’in matbaacılık sektörüne yönelik birçok patentli ürünü buluyor. Dünya çapında ses getiren projelerde yer alarak katkı sağlayarak sektöre katkılar sağlayan Özer, çok sayıda önemi kişi ve kurumun kitap projelerini tasarlamıştır. Halen Türkiye’nin önemli matbaalarından birinde yönetici olarak görev yapan Özer, yeni projeler hazırlamaya, uygulamaya “aşk” ile devam etmektedir.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Yazarın Kendi Yayını","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409009918147,"sku":"9786254002885","price":120.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786254002885.jpg?v=1616018025"},{"product_id":"gorunmez-kentler-italo-calvino","title":"Görünmez Kentler","description":"\u003cp\u003eModern dünyanın masal anlatıcısı Italo Calvino'nun Türkçede uzun süredir görünmeyen kitabı Görünmez Kentler, tekrar elimizin altında... Kubilay Han'ın atlasında yolculuk eden Marco Polo... Batının doğuyu gören gözünün kurduğu hayaller bir yanda, modern kentin içinden çıkılmazlığı ve geleceği öte yanda...\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cstrong\u003e\"Kitap bir alan; okur içine girmeli, dolanmalı, belki kendini kaybetmeli, ama belli bir noktada bir çıkış hatta birçok çıkış bulmalı. Kitap, dışarı çıkabilmek için bir yola koyulma olanağı.\"\u003cbr\u003eOkur, kitabı eline aldığında, yazarın kentleri arasında dolanacağından, önüne altın harflerle sunulan olasılıkları yutacağından, sonunda okuduklarını kendi zihnindeki ideal kentlere ekleyeceğinden emin olmalı. Okur, kitabı, mümkünse, büyük bir caddenin kenarına dizilmiş kahve masalarından birine ilişerek, okumalı; göz önündeki gerçekle, göz önündeki kurguyu daha iyi görebilmek için...\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"Belki de kent yaşamının kriz noktasına yaklaşmaktayız ve Görünmez Kentler, yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan bir rüya.\"\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409034264771,"sku":"9789750804663","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/gorunmezkentler.jpg?v=1678356478"},{"product_id":"terra-madre","title":"Terra Madre","description":"\u003ch1\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003eTerra Madre “arabanın arka tekeri” olarak nitelendirilen mütevazı ve marjinal bir kesimin kendi önemini anlayıp birlik olma hayalinin sayfalara dökülmüş halidir. Bu insanların önemi hep göz ardı edildi. Bu insanlar zamanın gerisinde kalan, dünyanın geri kalmış bir parçası, hatta “az gelişmiş” olarak görüldü. Küçük çiftçiler ve sürdürülebilir gıda üreticileri neredeyse serseri olarak kabul edildi. Ama bu olumsuz yargı, temelinde ciddi bir hatayı barındırır, üstelik dünya ekonomik ve politik sistemi için ölümcül bir hata olma riskini taşır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eOnlar ömürlerini mücadele içinde geçiren, hiç boş vakti olmayan insanlar. Bulundukları yerden uzaklaşamazlar, hak ettiklerini her zaman kazanamazlar, didinirler, çabalarlar ve doğayla konuşurlar, onu üretken kılarlar, kendi toplumları ve diğerleri için gıda üretirler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu insanlarla farklı ve değerli bir biçimde yeniden ilişki kuran gıda toplulukları kırsal ve kentsel ilişkinin yeniden tanımlanması için iyi birer laboratuvardır. Belki de böylece tekrar “satmak” için değil, “yemek” için gıda üretimine başlanabilir. Hatta yeniden gerçek gıda nicelikten, verimlilikten, homojenlikten, taşınabilir olmaktan daha önemli hale gelebilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGıda toplulukları yerel ağlardan oluşan bir sistem oluşturmanın ilk adımıdır. Gıdanın yeniden “lezzetli, temiz ve adil” olduğu insani ve sürdürülebilir bir sistem. Ancak bu yolla hayatlarımıza yeniden “egemen” olabiliriz. Gıda, hayatlarımızı geri almanın anahtarıdır. Bütün dünyaya yayılan bu hareketin “çocukça” olduğunu düşünenler Slow Food'a bakıp dillerini ısırsınlar. Bu uzun bir yol ancak yavaşlık değeri bize bir kerede elde edemeyeceğimizi, daha önemli olan şeyin niyetler, açılmaya olan uyum, hafıza ve bakım olduğunu anlatır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eCarlo Petrini'nin çağrısına milyonlar el veriyor. Bir el de sen uzat.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Yeni İnsan Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409038721219,"sku":"9789752498181","price":60.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789752498181.jpg?v=1616018245"},{"product_id":"mimar-olmak-istiyorum_348771-html","title":"Mimar Olmak İstiyorum","description":"Edu 8 yaşında, 121 santim boyunda ve 24 kilogram ağırlığında bir çocuktur. Diğer birçok çocuk gibi, çikolatalı ekmeği, ağaçlara tırmanmayı ve şeker dükkanının o renkli raflarına bakmayı çok sever. Fakat biberi, kolayı ya da yatak odasının pencerine çarpan sineklerin sesini sevmez. Yerinde duramayan, hayalperest, korkusuz, enerjik, birazcık sabırsız, oldukça da büyüleyici biridir.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e Edu, öbür arkadaşları gibi sadece evde oyuncaklarıyla oynamayı değil, aynı zamanda tahta kulübelerin içerisinde vakit geçirmeyi ve eşyaları söküp takmayı da sever. Her gün öğle yemeğinden sonra mutfak sandalyelerini söker, karmaşık yapılar inşa eder, onların üzerini masa örtüsüyle örtüp kalelere, gökdelenlere ya da bahçeli evlere dönüştürür.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e Çünkü Edu mimar olmayı her şeyden çok istiyor.\u003cbr\u003e\u003cem\u003e \u003c\/em\u003e\u003cbr\u003e\u003cem\u003e \u003c\/em\u003eBu amacını gerçekleştirmek için, geçmiş çağlarda inşaedilmiş evleri incelediği bir maceraya atılır. İyi bir tasarımcı aynı zamanda iyi bir gözlemci olmak zorundadır.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e Bu kitapta Edu, dünyadaki en güzel evi bulmayı çabalarken, bizi mimarinin en önemli eserlerine doğru yapılan bir yolculuğa sürüklüyor.","brand":"Yeni İnsan Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409039212739,"sku":"9789752498945","price":93.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789752498945.jpg?v=1616018259"},{"product_id":"bir-garip-orhan-veli_349526-html","title":"Bir Garip Orhan Veli","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003eB şiirler sarasıyla ben orhan veli̇, dalga, sakal, macera, eefkârlanirim, karmakarişik, sevdaya mi tutuldum, pazar akşamlari, i̇ş olsun di̇ye, lsokakta gi̇derken, ali̇ riza i̇le ahmed'i̇n hi̇kâyesi̇, bedava ahmetler, meyhane quantitatif, yokuş, zi̇lli̇ şi̇i̇r, kuyruklu şi̇i̇r, cevap, erol güney'i̇n kedi̇si̇, kapali çaraşi, galata köprüsü, lsi̇zi̇n i̇çi̇n, ?, mahallemdeki̇ akşamlar i̇çi̇n, i̇çi̇nde, mangal hayat böyle zaten, asfalt üzeri̇ne şi̇i̇rler, çok şükür, pirpirli şi̇i̇r, deni̇z, karşi, eksi̇ karim, kuşlar yalan söyler i̇çki̇ye benzer bi̇r şey, baharin i̇lk sabahlari, dalgaeci mahmut, ağacim, füzel havalar, şoförü karisi, ne kadar güzel, derdi̇m başka, deği̇l, dedi̇kodu, söz, baş ağrisi, gölgem, montör sabri̇, gemi̇leri̇m, i̇stanbul'u di̇nli̇yorum, deni̇z kizi, hürri̇yete doğru, gün olur, bi̇r duyma da gör,şehi̇r hari̇ci̇nde, sere serfe, sabah, hi̇cret i, hi̇cret ii, kumrulu şi̇i̇r, tren sesi̇, seyahat üzeri̇ne şi̇i̇rler, seyahat, hoy-lu-lu, edith almera, üstüne, oktay'a mektuplar, dağbaşi, beyaz maşlahli hanim, yaşiyor musun, ah! Neydi̇ beni̇m gençli̇ği̇m, sol eli̇m, sabaha kadar, yolculuk, tahattur,gemli̇ğe doğru, mi̇safi̇r, gi̇derayak, yalnizlik şi̇i̇ri̇, i̇nti̇har, anlatamiyorum, bi̇r roman kahramani, festi̇val, tenezzüh, veda, harbe gi̇den, vatan i̇çi̇n, karanfi̇l, bi̇zi̇m gi̇bi̇, tereyaği, gangster, rahat, illision, rübai̇, yaşamak, katabe-i̇ seng-i̇ mezar, ölüme yakin, aşk resmi̇geçi̇ti̇'dir.\u003c\/span\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cstrike\u003e\u003c\/strike\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409047634115,"sku":"9789753420204","price":46.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753420204.jpg?v=1616018353"},{"product_id":"kiymetini-bil-herseyin_350668-html","title":"Kıymetini Bil Herşeyin","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: \" open sans sans-serif font-size: text-align: center\u003eJohn Berger'ın 11 Eylül'den Irak Savaşı'na, Filistin'den Katrina felaketine, Nâzım Hikmet'ten Pasolini'ye birçok siyasal soruna ve sanatçıya ilişkin duygu ve düşüncelerini dile getirdiği yazılarından oluşan bir kitap Kıymetini Bil Herşeyin. İçtenliğini yansıtan zarif bir sadelikle kaleme aldığı bu yazılarla John Berger bizi dünyaya adil, müşfik, ama en önemlisi gören gözlerle bakmaya davet ediyor.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051107523,"sku":"9789753427135","price":125.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427135.jpg?v=1616018405"},{"product_id":"yurumeye-ovgu_350073-html","title":"Yürümeye Övgü","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eYürümek keyiflidir, çünkü öncelikle insanı gündelik yaşamın zorlamalarından geçici olarak da olsa kurtarır. Yürümek stresi, aceleyi, üretme zorunluluğunu yok eder. Yürümek, aslında yaşamın o kendine özgü zamanını yeniden bulmaktır. Yürürken yorulduğumuzda çimenlere oturmak, bir ağacın gölgesinde uyumak, bir ırmakta yüzmek yaşamın tadına varmamızı sağlar.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eYaşamımızda yapmayı düşündüğümüz değişikliklerle ilgili en önemli kararları yürürken ve dinlenirken veririz. Yürümeye Övgü, yürümenin bütün yönlerine açılıyor: Okur, Yürüyen Adam sizsiniz.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eDavid Le Breton, 26 Ekim 1953 doğumlu, Fransız antropolog ve sosyolog. Strasbourg İnsan Bilimleri Üniversitesi’nde profesördür. Araştırmalarını beden ve riskli tavırlar antropolojisi üstünde yoğunlaştırmış, bu arada sessizlik ya da yürüyüş gibi daha kişisel temalara da el atmıştır.\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409080565955,"sku":"9789755701936","price":60.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755701936.jpg?v=1616018883"},{"product_id":"kanal-kentlerinde-berlin-amsterdam","title":"Kanal Kentlerinde - Berlin \u0026 Amsterdam","description":"\u003cp\u003eKanalları ve parklarıyla yüzyıllardır sanatçıların gözde kentlerinden olan Berlin ve Amsterdam'da geçirdiği günleri Demir Özlü Kanal Kentlerinde'de ustalıkla betimliyor. Bir yandan bu kentlere ilişkin metinler üretirken bir yandan geçmişin izlerini sürüyor. Yabancılık, yalnızlık, hüzün, sevinç yaşamın tüm sıradanlığı ve tuhaflığı içinde yazarın lirik anlatımında can buluyor. \"Geçmişin imgeleri... Günümüzün imgeleri, hesaplanarak, düşünülerek sunulan imgeler... Bunların arasında güzelliğiyle mutluluğu çağrıştıranlar var.... İçinde yaşadığımız dünya bütün vitrinlerinde en güzel imgelerle portreleri gösteriyor bize. Ama yarattığı doyumsuzlukla acı veriyor.\"\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409081221315,"sku":"9789755704876","price":10.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755704876.jpg?v=1616018901"},{"product_id":"ozgunlugun-politikasi","title":"Özgünlüğün Politikası","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eBu, modern yaşamın deneyimlerinden ve gereksinimlerinden doğan yeni bir dilin kitabıdır. Öyküsü, dinamik bir ekonomi, akışkan, açık ve çoğulcu bir yaşamın henüz ortaya çıktığı 18. yüzyıl Paris'inde başlar. Bu paradoksal bir çağın başlangıcıdır: Bastırılmış dürtü ve enerjilerin ortaya çıkışına, insanın beceri ve yetilerinin gelişimine kendine yabancılaşma eşlik eder. Sosyalleşen insan, sosyal rolü tarafından yutulan yurttaşa dönüşür. Benlik, ortaya çıktığı dünyada kaybolur. Burada \"ne söyleyeceğini tahmin etmek için insanın karakterini bilmeniz gerekmez, sadece çıkarlarını bilmelisiniz.\"\u003cbr\u003eKatı Olan Her Şey Buharlaşıyor'un yazarı Marshall Berman'ın rehberliğinde bu kez kişisel özgünlük sorununun politikliğini, modern çağda benlik, toplum ve devletin yazgılarının ne kadar sıkı bir şekilde iç içe geçtiklerini, yaşadıkları döneme özgü bir kavrayışla gösteren Montesquieu, Pascal ve Rousseau'nun fikir ve eserleri arasında yolculuğa çıkıyoruz. Günümüz yaşamının paradokslarına ayna tutan bu yolculukta Berman, yabancılaşma ve özgünlük arayışının birbirlerinin içinden nasıl doğduğunu; özgünlük idealinin burjuva \"kişisel çıkar\" düşüncesiyle nasıl kökten bir karşıtlık içerdiğini ve bu eserlerin Varoluşçuluktan Marksizme, modern psikolojiden 20. yüzyılın politik dönemeçlerine kadar güncel kalan içeriklerini sergiliyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409081254083,"sku":"9789755704913","price":18.52,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789755704913.jpg?v=1616018902"},{"product_id":"guzelgah","title":"Güzelgah","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Benim yurdum hem 'yer'dir, hem 'yol'dur...\"\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Yeryüzü, insanlığımızın tohumlarını taşır ve yaşayan bahçelerde kendimizi keşfederiz. Çocukları olduğumuz doğayla ve kendi 'insan doğa'mızla derin, mutlu bir anlaşmaya varırız. Çocukluk bahçelerimin ve yeryüzünün farklı coğrafyalarının izinde, algılar, gözlemler ve uğraşları içeren peyzaj okumaları, hepimizin 'yeryüzü bahçesi'ne aidiyetimizi yansıtıyor.\"\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBahçe ve peyzaj mimarlığı alanındaki çalışmalarına bir süredir Montreal'de devam eden Dilek Ayman, doğup büyüdüğü Istanbul'un, büyükanne, büyükbabasından dinlediği masalların ve çocukluk bahçelerinin izinde, yol aldığı coğrafyaları, fotoğraflar, haritalar ve gravürler eşliğinde tariflemeyi deniyor. Kitabın ilk kısmında, Istanbul'dan yola çıkarak Alanya, Paris-Versailles, Montreal, Quebec ve Kanada'da duraklıyor ve ikinci kısım güzergahları olan Türkiye-Anadolu, Girit, Midilli, Avustralya, Maine, Küba, Bordeaux, Berlin, New-York ve Lizbon'u adımlayarak peyzaj okumalarına devam ediyor.\u003c\/span\u003e","brand":"Mimarlık Vakfı Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39730871828675,"sku":"9786056582196","price":30.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/1_org_zoom.jpg?v=1620385668"},{"product_id":"ikinci-hayat","title":"İkinci Hayat","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHer yazarın içinde az ya da çok bir yer yaratma, bütün yerleri geride bırakıp yazıya yerleşme isteği vardır. Bir yazınsal vatan: Bu taşlı toprağı ben yarattım, bu geniş bozkırı, bu yeşil tepeleri, bu zirveleri karla kaplı dağı ben yarattım. Dağda yanan ateş, ateşin başında toplanmış insanlar, insanların dinlediği hikâyeler benim eserim. Ama sadece bir yazı olanağından değil, bir yaşam olanağından da söz eden bir yazarın yazınsal yurda rahatça yerleşmesini beklemek safdillik olurdu.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİkinci Hayat’ta “yer duygusu” üzerine düşünüyor Nurdan Gürbilek. Bir yandan “yer”e, “yurt”a, “ev”e edebiyatın, bazen sinemanın açtığı kapılardan giriyor; kökenlere ve başlangıçlara, kaçanlara ve dönenlere, eve ve sırlarına yakından bakıyor. Diğer yandan anlatı, üslup ve dili bu ana eksen etrafında değerlendiriyor; “dilsel vatan” ve sınırları üzerine düşünüyor.\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eBazı sorular eşliğinde: Kapısını başkalarına sımsıkı kapatmış bir kompartmana, bir özel sığınağa, bir kişisel hücreye mi dönüşecek ev, yoksa o koruyucu hücreyi geniş bir ortaklık zemininde yeniden tanımlayabilecek miyiz? Etrafına kalın duvarlar çekmiş bir “coğrafya kaderdir”e mi sürükleniyoruz, yoksa daha geniş bir yurt tanımına ulaşabilecek miyiz? \u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eBugün evin hayatımızın merkezine oturduğu bir dünyada bizi evin gerçek ve mecazi, olumlu ve olumsuz anlamları üzerine düşünmeye çağıran deneme ve fragmanlardan oluşuyor İkinci Hayat.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39891722207427,"sku":"9786053161912","price":158.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001869631001-1.jpg?v=1622122492"},{"product_id":"agaclar","title":"Ağaçlar","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Üzgün olduğumuzda ve hayata katlanamadığımızda bir ağaç şöyle konuşabilir bizimle: Sus! Bak bana! Yaşamak kolay değil, yaşamak zor değil. Bunlar çocuksu düşünceler. Bırak konuşsun içindeki Tanrı, o zaman susacaklar. Yolun seni anandan ve yurdundan uzaklaştırdığı için endişelisin. Ama attığın her adım, her yeni gün seni anana yaklaştırır. Orası ya da şurası değildir yurdun. Yurt ya içindedir ya da hiçbir yerde.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYollara düşme özlemiyle kederlenir yüreğim, akşamları rüzgârda uğuldayan ağaçları duyduğumda. Sessizce, uzun uzun dinlerseniz, bu özlemin esası da anlamı da çıkar ortaya. Sanıldığı gibi acıdan kaçıp gitme arzusu değildir bu. Yurda, ananın belleğine, hayatın yeni kıssalarına duyulan özlemdir. Eve götürür insanı. Her yol eve götürür, her adım doğumdur, her adım ölümdür, her mezar anadır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBöyle uğuldar ağaç, çocuksu düşüncelerimizden ürktüğümüz akşam vakitlerinde. [...] Ağaçları dinlemeyi öğrenen, ağaç olmayı arzulamaz artık. Kendisi dışında başka bir şey olmayı arzulamaz. Yurt budur. Mutluluk budur.”\u003c\/p\u003e","brand":"Kolektif Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":40356243112131,"sku":"9786052205259","price":234.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001788667001-1.jpg?v=1628505451"},{"product_id":"siir-mimarlik","title":"Şiir - Mimarlık | Binanın İhlali","description":"\u003cp\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eÖzellikle Rönesans’tan beri, mimarlığın binayla, inşayla ilişkilendirilmesini reddeden ve onu sanat olarak, şiir olarak, hatta felsefe olarak tasavvur edenler olmuş. Bu retçi görüşler, mimarlığın işleve, faydaya indirgenmesine karşı çıkmışlar. Onlara göre mimarlık, birtakım ritüellerdir, kutsal ruhlarla efsunlanarak canlanan heykellerdir, kozmik yaratıklara ev sahipliği yapan labirentlerdir, semiyotik mabetlerdir, altın çağın ütopyalarıdır... Sonsuz bir hayal ve arzu âlemidir. Dolayısıyla mimarlık, ancak binayı ihlal ederek mimarlık olabilir. Mimarlığın kökeni bina-olmayandadır. Bahar Avanoğlu, önce mimarlığı şiir ve eleştiri olarak kavrayan bu geleneğin kapsamlı bir arkeolojisini yapmakta, ardından da onun çağdaş ifadesi olan Unbuilt düşüncesine ilişkin dört metin sunmaktadır.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":41070060732611,"sku":"9789750531927","price":360.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51MUmAMb4aL.jpg?v=1636101683"},{"product_id":"mekan-fesmekan","title":"Mekan Feşmekan","description":"\u003cp\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e“İsterdim ki sabit, hareketsiz, dokunulamaz, dokunulmamış ve neredeyse el sürülemez, hareket ettirilemez, köksüz yerler olsun: referans, çıkış noktası, kaynak vazifesi görecek yerler: doğduğum ülke, ailemin beşiği, doğmuş olduğum ev, büyüdüğünü gördüğüm (babamın ben doğduğum gün diktiği) ağaç, çocukluğumun el değmemiş hatıralarla dolu tavanarası...”\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Georges Perec\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMekân Feşmekân, Georges Perec’in yapıtının tüm stratejilerini yeniden üreten, sonradan ortaya çıkacak kitapları birer düşünme alıştırması, fantezi, koza, potansiyel olarak barındıran olağanüstü bir laboratuvar.\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003ePerec boş sayfa ile başlayıp yatak, oda, daire, apartman, sokak, mahalle, şehir, sayfiye, ülke, dünya ve uzay sıralamasını izleyen, iç içe halkalar oluşturarak adım adım genişleyen kitap boyunca yaşamöyküsel verilerin mekânlarla ilişkisi; yararsızlık, sıradanlık, ikamet edilebilir, yaşanabilir olan; pencereler, ölçüler, sınırlar; yerlerin bellekle kurduğu tuhaf etkileşim üzerine düşünüyor, düşlüyor, yeni projeler, biçimler üretiyor, sorular soruyor:\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBir odada ikamet etmek ne demektir? Bir yer neden ve nereden itibaren bütünüyle bize ait olur? Bir odada yatağın yerini değiştirecek olursak, oda değiştirmiş olduğumuzu söyleyebilir miyiz? Hiç nasıl düşünülür? Neden otobüsler falanca yerden filanca yere gidiyorlar? İnsan kendi şehrini nasıl tanır? Dünyaya dair ne bilebiliriz?\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eYeni başlayanlar için mekâna ilişkin notlar, çıkmalar, ödevler, bakma, görme alıştırmaları, planlar, takıntılar, sınıflandırmalar, listelemelerden oluşan bir mekân kullanma kılavuzu; “bir mekân kullanıcısının günlüğü.”\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Everest Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42193510858995,"sku":"9786051851327","price":140.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51q8eR3-QDL.jpg?v=1639644906"},{"product_id":"proust-yasaminizi-nasil-degistirebilir","title":"Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eZevkle okunan özgün bir yapıt... Bir eleştiri, bir biyografi, bir edebiyat tarihi çalışması ve Proust’un başyapıtı üzerine bir kılavu kitap olmasının yanısıra, okuyucular için bir el kitabı, hem de sözcüğün tam anlamıyla.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eThe New York Times\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBir milyon ikiyüz elli bin sözcükten Kayıp Zamanın İzinde adlı yapıtı kaleme alırken Proust’un aklında ne olduğunu merak edenlere, Alain de Botton bu sorunun yanıtını veriyor. Çağdaş bir biçemle kaleme alınmış, bilgilendirici ve okuyucuyu neşelendiren bir kitabıyla Alain de Botton, Proust’un yaşamının ve yapıtlarının derinliklerine dalıyor, Proust’un kitaplarını, mektuplarını, konuşmalarını damıtarak gerçekten yararlı bir elkitabı çıkarıyor ortaya. Alain de Botton’un bu küçük kitabı o kadar hoş, o kadar keyifli, o kadar kavrayışlı ki, kitabın kendisi bile yaşamınızı değiştirebilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAllan Massie, Daily Telegraph\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eOkumanın ne işe yaradığını öğrenmenize yarıdmcı olan, zekice yazılmış, mükemmel bir kitap.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDoris Lessing\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBirçok kurgusal kitaptan daha fazla ilgileniyor insanla, daha çok düş gücü içeriyor... de Botton, Proust’un yaşamından bizim için dersler çıkarırken, onun yapıtlarını bizim yerimize bir kere daha okuyor, o kocaman, kutsal gölü, damıttığı tatlı, berrak suyla dolduruyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eJohn Updike, New Yorker\u003c\/p\u003e","brand":"Sel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42193632264435,"sku":"9789755700960","price":168.75,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000065918-1.jpg?v=1639647795"},{"product_id":"bir-yerli-olmak","title":"Bir Yerli Olmak","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Kişi her şeyden önce coğrafyasını seçmeyi iyi bilmeli.\"değil mi?\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBizim coğrafyamız elbet insanlardan oluşmuyor muydu? Kendi gelişmemizin-insanlığımızın savaşımı içinde bulunduğumuz ortam için vereceğimiz savaşıma bağlı değil miydi?\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBiliyorsunuz işte, neler demek istemişim..\u003c\/span\u003e","brand":"Arkeoloji ve Sanat Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42640989946099,"sku":"9786053962489","price":45.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/61Qa8VVDHpL.jpg?v=1649410090"},{"product_id":"sevgidir-her-isin-basi","title":"Sevgidir Her İşin Başı","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eİngiliz ilkokulunun açılmasından bir süre sonra Nazan telefon etti bir gün:\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBak sana birşey anlatacağım...\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu sabah metin (oğlu)\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Anne, ben oynamak istiyorum.“ dedi...\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Oyna oğlum, odanda bir sürü oyuncak var!“\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Ama benim oynamak istediğim oyuncak burada değil...“\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Peki, nerede?“\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Sana gösteririm. Haydi, beni ona götür!“\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBirlikte çıktık... Çankaya’ya yürüdük. Cinnah Caddesi üzerinde, karşı tepede İngiliz Büyükelçiliği bahçesindeki senin yaptığın okulun göründüğü yere gelince, yoldan ayrıldı, çimenlerin içine koştu, senin okulu göstererek , “İşte benim oyuncağım!“ dedi...\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇocuklar okul yapılarını oyun, oyuncak gibi severlerse neler olur dersiniz?\u003c\/span\u003e","brand":"Arkeoloji ve Sanat Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42640994599155,"sku":"9786053961680","price":45.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/613Gc9284LL.jpg?v=1649410277"},{"product_id":"kus-evleri-bird-houses","title":"Kuş Evleri \/ Bird-Houses","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİnsanın cümle yaratılmışla\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003edengede,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003esevgi ilişkisinde olması\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003egünümüzde\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eher zamankinden daha\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eönemliyken,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ebunca sevgisizliğe,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ebunca yalnızlığa, bunca\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eyabancılaşmaya itilişimiz neden?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eHiçbir çıkar gözetmeksizin,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eyalnızca karşısındakini\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ekorumak istediğinden doğan\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e“kuş evleri” üzerinde\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003edüşünmek bize kimi\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eunuttuklarımızı\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eanımsatabilir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e…………………..\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eWhile it is all the more\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eimportant today that man\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eshould be in harmony and in\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003elove with all the living\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ecreatures in the world, why\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eis it that we find ourselves\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003esuffering so much from\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003elack of affection, from\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eloneliness, and alienation?\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ePondering on “Bird-houses”,\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ewhose sole reason for existence was\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eman’s willingness to protect\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eother creatures, might be\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003ehelpful in reminding us\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003esome of the values we have\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eforgotten about.\u003c\/p\u003e","brand":"Arkeoloji ve Sanat Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42640996958451,"sku":"9786053961758","price":45.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51nCxtHsvZL.jpg?v=1649410443"},{"product_id":"yaratma-yeniden-yaratma","title":"Yaratma Yeniden Yaratma","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eEdebiyat teorisine yaptığı dahiyane katkılarla, yaşadığı yüzyılın öncü kuramcılarından olan Northrop Frye, bu kitapta “yaratma” kelimesini kuşatan düşünceler ve imgeler bütününün, edebiyatın yapısını ve imge düzenini nasıl etkilediğini irdeliyor. Geleneksel varsayıma göre doğa, gerçeklik, kurulu düzen, olağan gidiş ve varoluşun kabul etmemiz gereken verileri ile bağlantılı gördüğümüz her şey, yaratmaya, başlangıçta evreni var etmeye yönelik tanrısal edime geri gitmelidir. “Yaratıcı” kelimesi insani faaliyetlere uygulandığında, insani olarak yaratıcı olan, “yaratma” kavrayışımızı derinden sarsan her ne ise odur; yaratmanın tersine çevrilmesi veya etkisiz kılınmasıdır. Bu bizi şöyle bir sonuca götürür: İnsan başarısının az sayıdaki olağanüstü biçimlerinden biri gibi görünen şey -sanatlara özgü yaratma- aslında bir tür yaratmamadır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eNorthrop Frye’ın ilk olarak 1980 Larkin-Stuart Konferansları olarak sunduğu bu kitap, okura sanatta yaratma kavramı üzerine ilginç, zihin açıcı ve düşündürücü bir bakış açısı kazandırıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Ketebe Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43262616502515,"sku":"9786258159356","price":69.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001997095001-1.jpg?v=1663930123"},{"product_id":"modernizm-ideolojisi","title":"Modernizm İdeolojisi","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMarksist eleştirmen ve kültür teorisyeni Fredric Jameson'ın edebiyat yazılarından hazırladığımız kapsamlı bir seçki: Yorumlama teorisi, edebi tür anlayışları, Üçüncü Dünya Edebiyatı ve ulusal alegori, siyasal bir sorun olarak haz, edebiyat eleştirisinin tarih ve teori içindeki yeri, teorik jargon gibi temaları çözümleyen yazıları ile, Flaubert, Joyce, Robbe-Grillet gibi modernist ya da proto-modernist anlatı yazarlarının ve Baudelaire, Rimbaud ve William Carlos Williams gibi modernist şairlerin yapıtlarını analitik ve tarihsel bir bakışla değerlendirdiği eleştirel yazıları bir arada. Bir de Ursula K. Le Guin hakkındaki yazısı var: Ütopya düşüncesinin bilimkurgu edebiyatında büründüğü biçimi değerlendiriyor.\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitaba \"Modernizm İdeolojisi\" başlığını özellikle koyduk. Modernizm genellikle kendini bir ideoloji olarak değil de, sanki doğal bir durummuş gibi algılamış, kendini öyle izah etmiştir. Jameson temel eleştirel stratejisini, \"Daima tarihselleştir!\" düsturunu burada modernist metinler üzerinde çalıştırıyor: Buradaki yazılarının büyük çoğunluğunda \"modernizm ideolojisi\"nin adı geçen yazarlarda büründüğü özgül biçimleri çözümlüyor.\u003c\/span\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43273228648691,"sku":"9789753426688","price":522.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000267988-1.jpg?v=1664189467"},{"product_id":"i̇nsanciklar-1","title":"İnsancıklar","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eDostoyevski’nin ilk romanı olan İnsancıklar, zamanın ünlü eleştirmeni Bielinski’nin hayranlığını kazanmasına karşın, uzun süre Rusya’da bile dikkati çekmeden kalmış, değeri ancak sürgün dönüşünden sonra ortaya çıkarak, dünyanın her yerinde milyonlarca okurun beğenisini elde etmiştir. Dostoyevski, başlıca konusu acıma olan büyük yapıtının temelini bu küçük romanla atmış; insanları son romanına kadar sadık kalmıştır. Nihal Yalaza Taluy’un kaleminde bir kat daha değer kazanan bu güzel yapıtın yeni baskısını zevkle sunuyoruz.\u003c\/span\u003e","brand":"Varlık Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521220051187,"sku":"9789754340754","price":28.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000060929-1.jpg?v=1670918495"},{"product_id":"ebedi-koca","title":"Ebedi Koca","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Bu adamlar, dünyaya ebedî koca, daha doğrusu yalnızca koca olmak için gelmişlerdir. Böyle bir erkeğin dünyada evlenmekten başka görevi yoktur. Evlendikten sonra, yaradılıştan karakter sahibi olsa bile, hemen karısının bir parçası halini alır. Bu gibi kocaların belirgesi alınlarındaki malum süstür.\" Dostoyevski bu romanının kahramanını bir başka kişininin ağzından bize öyle tanıtıyor. Ezeli koca - aşık çekişmesine dayanıyor konu. Ama o bayağı aşk romanları ile en küçük bir ilintisi olmayan bir üstün yapıt bu. Her dokunduğu insan sorununa yeni bir ışık getiren usta kalem burada da üstünlüğünü duyuracaktır.\u003c\/span\u003e","brand":"Varlık Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521224573171,"sku":"9789754341546","price":28.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000060990-1.jpg?v=1670918600"},{"product_id":"dava","title":"Dava","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eGerçekdışı niteliğiyle Kafka’nın şaşırtıcı yapıtları arasında çok önemli bir yeri olan Dava, tamamlanmamış bölümleriyle birlikte yazarın ölümünden iki yıl sonra, 1926’da yayımlanmıştır. Bir sabah ansızın tutuklandığını, ama normal yaşamına devam edebileceğini öğrenen Josef K., neyle suçlandığı bildirilmediği için önce bunu bir şaka sansa da, kısa sürede durumun ciddiyetini kavrar. Ancak ne mahkemeye çıkarılır ne de savcılarla görüşebilir. Çalıştığı bankada, kaldığı pansiyonda, gittiği yerlerde herkes, anlaşılmaz bir biçimde bu davadan haberdardır. Kaderin bir tür oyunuyla sürüklenir durur, savunma gücü yoktur, bir hiçtir o. Yavaş yavaş bir saplantı haline getirdiği davasıyla arasında hiçbir aracı bulunmadığını, kaçınılmaz bir biçimde bu davanın tam merkezinde kendisinin yer aldığını anladığında ise, cezasını beklemeye başlar...\u003c\/span\u003e","brand":"Varlık Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521240137971,"sku":"9789754342611","price":28.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000488757-1.jpg?v=1670919074"},{"product_id":"resimli-i̇stanbul-hatiralar-ve-sehir","title":"Resimli İstanbul - Hatıralar ve Şehir","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Fotoğraflarla İstanbul’un ve Orhan Pamuk’un geçmişine yolculuk...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHiç görmediğiniz bir İstanbul! Orhan Pamuk’un arşivlerden seçtiği eski fotoğraf ve resimlerle... Ara Güler’den Cartier-Bresson’a, İstanbul’un eski fotoğrafçılarından eski gazete koleksiyonlarına, bu kitapta çoğumuzun hiç görmediği resimlerle bambaşka bir İstanbul var.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİstanbul - Hatıralar ve Şehir’de anlattığı konuları, duyguları ek 230 fotoğraf ve resimle işliyor, büyütüyor ve yeni bir anlamla ortaya çıkarıyor. Elinizdeki, artık metne değil resme dayanan, açıp her köşesinden bakılıp okunacak bir kitap. Ara Güler’den Cartier-Bresson’a, İstanbul’un eski fotoğrafçılarından eski gazete koleksiyonlarına, bu kitapta çoğumuzun hiç görmediği resimlerle bambaşka bir İstanbul var.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Şehrin manzaralarına bakmak, sokaklarda yürüyerek, gemiyle gezinerek, İstanbul’un verdiği duyguları görüntülerle birleştirmektir, ama gezinerek şehrin manzaralarını seyretmek bu değildir yalnızca, bir de içinde bulunduğunuz ruh halini şehrin size verdiği görüntülerle birleştirebilmektir. Bunu hünerle ve içtenlikle yapmak, insanın hafızasında şehrin görüntülerini en derin ve içten duygularla, acıyla, kederle, hüzünle ve zaman zaman mutluluk, yaşama sevinci ve iyimserlikle birleştirmektir.”\u003c\/p\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521343815923,"sku":"9789750834585","price":100.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000669431-1.jpg?v=1670921523"},{"product_id":"i̇van-i̇lyicin-olumu","title":"İvan İlyiç'in Ölümü","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eLev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş, Kreutzer Sonat’ın büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. 1886 yılında yayınlanan İvan İlyiç’in Ölümü sade, süssüz anlatımıyla Rus gerçekçi edebiyatında eşsiz bir yere sahiptir. Daima gerektiği gibi yaşamaya özen göstermiş bir insanın ölümle yüzleşmesini konu edinen eser, Tolstoy’un yaşamının son döneminde ortaya koyduğu yeni ahlak anlayışının da ilk örneklerinden biridir. İvan İlyiç’in Ölümü Tolstoy’un bir mektubunda belirttiği gibi sıradan bir adamın, sıradan ölümünün kendi gözünden tasviridir.\u003c\/span\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521364197619,"sku":"9786053321170","price":22.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000591730-1.jpg?v=1670922113"},{"product_id":"semerkant","title":"Semerkant","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eAmin Maalof, Doğu'ya, İran'a bakıyor. Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyam'ın Semerkant'ında başlayan 1912'de Atlantik'te bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran'ın tarihinin de okunuşunun öyküsü \/ tarihi ...\u003c\/span\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521428783347,"sku":"9789750810039","price":60.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000057757-1.jpg?v=1670924260"},{"product_id":"dogunun-limanlari","title":"Doğu'nun Limanları","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Adana'da ayaklanmalar olmuştu. Ahali, Ermeni mahallesini talan etmişti. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların bir provası. Ama bu kadarı bile korkunçtu. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce. Nubar'ınki de dahil, sayısız ev yakılmıştı. Ama Nubar şimdi ender rastlanan Arsinoe adındaki karısı, on yaşındaki kızları ve dört yaşındaki oğullarıyla birlikte kaçmayı başarmıştı.\" Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğu'nun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik öyküsünün içinden anlatıyor.\u003c\/span\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521431306483,"sku":"9789750809774","price":48.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000058007-1.jpg?v=1670924373"},{"product_id":"delilige-ovgu","title":"Deliliğe Övgü","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDesiderius Erasmus (1469-1536): Yeni Ahit’in ilk editörü, ilahiyat edebiyatının önde gelenlerinden ve Kuzey Avrupa Rönesansı’nın en önemli hümanistlerinden olan Erasmus, filolojik yöntemleri kullanarak tarihsel-eleştirel geçmiş araştırmalarının temelini attı. Eğitim alanındaki yazıları klasiklere eski dini müfredat yerine hümanist bir bakış açısıyla yönelinmesine katkıda bulundu. Kilisenin gücünün kötüye kullanılmasını eleştirirken yükselen reform taleplerini teşvik etti. Bu tutumu hem Protestan Reformu’nda hem de Katolik Karşı Reformu’nda ses buldu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eLuther’in doktrinini ve papalığın sahip olduğunu iddia ettiği güçleri reddeden bağımsız duruşu nedeniyle her iki tarafın hedefi haline geldi. İngiltere’ye giderken tasarladığı ve Thomas More’un evinde yazdığı Deliliğe Övgü ile dönemin entelektüellerini eleştirdi, öğretmenler, papazlar, ilahiyatçılar, filozoflar, tüccarlar, avukatlar, hükümdarlar, azizler ve kendini zeki sayan herkesi alaycı bir dille yerdi.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521439269107,"sku":"9786053327189","price":24.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000689370-1.jpg?v=1670924485"},{"product_id":"babam-yanimdayken","title":"Babam Yanımdayken","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Bana yeni şeyler öğretir. Beni nasıl güldüreceğini iyi bilir. Babamla birlikte yapamayacağımız hiçbir şey yoktur.\"\u003c\/span\u003e","brand":"Redhouse Kidz Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521620574451,"sku":"9786052079263","price":70.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001759254001-1.jpg?v=1670929605"},{"product_id":"uygarliklarin-batisi","title":"Uygarlıkların Batışı","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eUygarlıkların Batışı, doğup büyüdüğü Lübnan’ın çokkültürlülüğünden beslenen ve bunun önemini her zaman dile getiren Amin Maalouf’un Ölümcül Kimlikler ve Çivisi Çıkmış Dünya ile başladığı düşünce serüveninde en karamsar durak. Buzdağını gördüğü halde ilerlemeye devam eden insanlık gemisi için bir taziye.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHer ne kadar hâlâ süper güç olarak anılsa da ahlaki inandırıcılığını kaybetmekte olan Amerika; çağımızın en umut verici projelerinden biri olarak sınırları kaldırmayı amaçlayan, ancak bugün parçalanmanın eşiğine gelmiş Avrupa Birliği; umutsuzluğa kapılmış ve herkesin kendisinden nefret ettiği yanılsaması içinde dünyaya sırt çeviren Arap-Müslüman âlemi; yeni süper güç olma yolunda silahlanma da dahil her alanda büyük adımlarla birbirleriyle yarışan Çin, Hindistan, Rusya...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eVe çağımızın yaşadığı muazzam teknolojik ilerlemenin büyüsü ardına saklanmış iklim felaketleri, etnik düşmanlıklar, kaybolmuş özgürlük hayali ve pusulasını yitirmiş insanlık.\u003c\/p\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521634828531,"sku":"9789750845895","price":25.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001843954001-1.jpg?v=1670930182"},{"product_id":"tanios-kayasi","title":"Tanios Kayası","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet Ali Paşa'lı yılların Mısır'ı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadır: Lamia. Lamia7nın gölgesine sığındığı bir şeyh:Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios Başka bir kadın: Esma. Bir serüven ve sadakat romanı...\u003c\/span\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521639383283,"sku":"9789750809941","price":45.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000057877-1.jpg?v=1670930418"},{"product_id":"vadideki-zambak","title":"Vadideki Zambak","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHonore de Balzac (1799-1850): 19. yy Fransız edebiyatının büyük ismi. Edebi kariyerine oyun yazarak başladı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAncak aldığı eleştiriler neticesinde romana yöneldi. Yirmi yılda 85 romanı tamamladı, öldüğünde arkasında 50 roman taslağı bıraktı. 1830 yılında kurmaca eserlerini Dante’nin İlahi Komedya’sına atıfla İnsanlık Komedyası başlığı altında topladı. Bir kısmı zamanla edebiyatın arketiplerine dönüşen 2000’i aşkın karakter yarattı, tüm bu karakterleri önyargıdan uzak analitik bir yaklaşımla, toplumsal sınıfından yalıtmaksızın ele aldı. Romana kazandırdığı toplumsal ve gerçekçi çerçeve ona gerçekçi romanın kurucusu unvanını kazandırdı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemesi ayağında Taşra Yaşamından Sahneler başlığı altında yer alan Vadideki Zambak 1836 yılında yayımlandı. Roman, gençlikten yetişkinliğe uzanan yolu, evli bir kadına duyduğu aşkla kateden Felix’in hikayesini anlatıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521647083763,"sku":"9786053328582","price":36.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000716154-1.jpg?v=1670930649"},{"product_id":"yuzuncu-ad","title":"Yüzüncü Ad","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eDoğu'daki son Cenevizlilerden, antika tüccarı Baldassare Embriaco, 1665 yılı sonlarında, soyunun yüzyıllardır yaşadığı Lübnan'dan yollara düşer. Ertesi yıl, İncil'e göre \"Canavar'ın Yılı\"dır. Kimilerine göre düpedüz Mahşer: Kan, ateş, yıkım ve her şeyin sonu... Zamanın sonu! Dünyayı ve Baldassare'yi kurtarabilecek tek şeyse Yüzüncü Ad'dır. Kimselerin görmediği bir yazma kitap ve kitapta açınlandığı söylenen bir ad: Allah'ın, Kuran'da anılan doksan dokuz adının, sıradan ölümlere bildirilmemiş olan yüzücüsü... Tanrı'nın gizli ve yüce adı... Yüzüncü Ad'ın peşinden önce İstanbul'a uğrar Baldassare'nin yolu; oradan İzmir'e, Sakız'a, Cenova'ya, Amsterdam'a, sonra da Londra'ya. Konya'da vebanın kıyımına, İzmir'de Sabetay Sevi'nin şaşırtıcı başkaldırısına, İngiltere'de büyük Londra yangınına tanık olur. Korku, şaşkınlık, düşkırıklığı, umut ve aldanma, menzil taşlarıdır bu uzun yolun. Bir de en beklenmedik anda yolcunun karşısına dikiliveren aşk. Sevincin, mutluluğun tek kaynağı aşk!..\u003c\/span\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521658847475,"sku":"9789750800030","price":65.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000100802-1.jpg?v=1670931074"},{"product_id":"bir-delinin-ani-defteri","title":"Bir Delinin Anı Defteri","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eNikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna’da orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün öğeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları ve Mirgorod Öyküleri’nde mizahın yanı sıra, yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşüncelerini ortaya koydu. Petersburg öykülerinin ikinci halkasını oluşturmaktadır.\u003c\/span\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521725923571,"sku":"9786254052149","price":110.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/41eFxQomXDL.jpg?v=1670932613"},{"product_id":"sessiz-ev","title":"Sessiz Ev","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSessiz Ev'de Orhan Pamuk, dağılmakta olan bir ailenin hikayesi üzerinden Cumhuriyet ve modernleşme tarihimizin barındırdığı gizli çatışmaları ve şiddeti araştırıyor. Orhan Pamuk, yayımlanışından otuz yıl sonra bu yeni baskıda romana bölüm başlıkları koydu ve anlatıdaki bazı tekrarları ayıklayarak kitabı yeni okurlar için daha okunaklı hale getirdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBiri tarihçi, biri devrimci, biri de zengin olmayı aklına koymuş üç torun İstanbul yakınlarındaki Cennethisar kasabasındaki evinde babaannelerini ziyaret ederler. Dedelerinin yetmiş yıl önce siyasi sürgün olarak kasabaya geldiğinde yaptırdığı bu evde bir hafta kalırlar. Bu sürede, babaannelerinin doksan yıllık anılarla yüklü geçmişi ağır ağır aralanırken, dedenin Doğu ile Batı arasındaki uçurumu bir çırpıda kapatacağını sandığı büyük bir ansiklopediyi yazışı hatırlanır. Evde sessiz gözlemleriyle kuşaklar arasında köprü kuran tanıklar, bahçe duvarlarının ötesinde ise aile ile ilgilenen tutkulu gençlerin hareketleri vardır. Orhan Pamuk'un ikinci romanı olan Sessiz Ev, yayımlandığında büyük heyecanla karşılanmış, pek çok dile çevrilmiş ve ödüller almıştı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Pamuk’un gençlik dönemi şaheseri...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- New York Review of Books\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Önemli sorular soran değişik bir kitap – hem klasik hem modern. Çehov’un Vişne Bahçesi’ni hatırlatıyor.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Le Monde\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Orhan Pamuk, gerçek bir romanın işareti olan dilsel bir yoğunlukla, değişik açılar ve perspektiflerden bir olaylar dizisi kuruyor: Renkler, topografya, imgeler, zengin ayrıntılar...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Abidin Dino, Le Monde Diplomatique\u003c\/p\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43523584721139,"sku":"9789750826702","price":55.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000576653-1.jpg?v=1671005319"},{"product_id":"i̇stanbul-hatiralar-ve-sehir","title":"İstanbul - Hatıralar ve Şehir","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Şimdiye kadar bir şehir hakkında yazılmış en unutulmaz, en hüzünlü ve en muhteşem kitap.\" Pamuk çocukluk ve gençliğini anlatıyor... \"Ruhumdaki bu kırılmayı hissediyor, yaklaşan yalnızlığımdan telaşa kapılıyor, içine düşmekte olduğum karanlığın bir hayat tarzı olmasından korkarak herkes gibi olmaya karar veriyordum: On yedi on sekiz yaşlarımda bir dönem herkesi güldüren, her fırsatta şaka yapan, herkesle arkadaşça hatta serserice iyi geçinen bir cemaat adamı gibi gözükmeyi başardım...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHerkesin kafayı fazla takmadan yaptığı şeyleri yapabilmek için niye benim dişimi sıkmam, gayret etmem, sonra da poz yaptığım için kendimden nefret etmem gerekiyordu?\" Yazarın kendini \"ben\" olarak ilk hissedişinden, annesine, babasına ailesine yönelen hikaye, bir hüzün ve mutluluk kaynağı olarak İstanbul sokaklarına açılıyor. Günümüzün büyük romancısının gözünden 1950'lerin İstanbul sokaklarını, parke taşı kaplı caddeleri, yanıp yıkılan ahşap konakları, eski bir kültürün yok oluşuyla, onun külleri ve yıkıntıları arasından bir yenisinin doğuşunun zorluklarını keşfederken Pamuk'un ruhsal dünyasının oluşumunu da bir dedektif romanı okur gibi, hızlı ilerliyoruz...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu özgün ve benzersiz eserde, okurken elden bırakamadığımız kitaplara has o ruh ve duygu birliği var. Orhan Pamuk'un, Ara Güler başta olmak üzere İstanbul'un büyük fotoğrafçılarının çektiği on binlerce kareden ve kendi kişisel albümünden seçtiği fotoğraflar hikayeye eşlik ediyor. \"Sayın Orhan Pamuk, İstanbul'u Dostoyevski'nin St. Peterburg'u, Joyce'un Dublin'i ve Proust'un Paris'i gibi dünyanın her köşesinden okurların kendi hayatlarını yaşar gibi tanıyıp, bir ikinci hayat sürecekleri vazgeçilmez bir edebi şehir yaptınız!\"\u003c\/p\u003e","brand":"Yapı Kredi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43523684598003,"sku":"9789750807169","price":110.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000451873-1.jpg?v=1671012930"},{"product_id":"bir-zamanlar-kadikoy","title":"Bir Zamanlar Kadıköy","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eBir varmış bir yokmuş...\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eNâzım Hikmet, Ahmed Haşim, Halit Fahri, Faruk Nafiz, Yahya Kemal burada yaşamış, burada âşık olmuşlar, en güzel şiirleri de burada yazmışlar. O zamanlar insanlar okumayı çok severmiş. Delikanlıların kendilerine fısıldadığı dizeleri hayranlıkla dinleyen genç kızların evlerindeki kitaplıklar, okunmuş kitaplarla doluymuş. Usta kaptanların kullandığı vapurların yolcuları birbirlerine aşinaymış. O vapurların tertemiz salonlarında sohbet meclisleri kurulurmuş.\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eTiyatro ve sinema salonlarıyla eğlence yerleri dillere destanmış. Üstelik Müslüman Türk kadını, ilk defa bu kültür kentinde sahneye çıkmış. Cami, kilise ve sinagog komşuymuş. Sanatçısı, futbolcusu, esnafı, hamalı, doktoru, eczacısı hep efendiden kimselermiş. Paşalar, eski kumandanlar ve saltanat mensupları köşkler, konaklar yaptırmışlar. Daha sonra Anadolu Yakası’ndaki ilk apartmanlar burada inşa edilmiş.\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eModa, Fenerbahçe, Yeldeğirmeni, Altıyol, İskele ve Çarşı’sı ile Bir Zamanlar Kadıköy varmış...\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eGörmeyen, bilmeyen ya da hatırlamak isteyenler için…\u003c\/span\u003e","brand":"İBB Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43523761897715,"sku":"9786258049183","price":240.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/51T27ibdgoL.jpg?v=1671017028"},{"product_id":"kadikoy-sevgilim","title":"Kadıköy Sevgilim","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Bir erkek, yeryüzündeki hangi kadın için, her gün farklı şekilde zenginleşen duygular besleyebilir yüreğinde? Kadıköy denildiğinde, her seferinde, bambaşka zenginlik ve güzellikte hislere kapılıyorum.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eİçinde sevda büyüten herkes bilir ki ezasıyla cefasıyla, sevinciyle acısıyla var olur her tür sevgi. Her şeyi taşır da gün gelir yorulur yürek; kendini kurtarmanın, atmaya devam edebilmenin telaşına düşer. İşte o vakit, sevdiğini oracıkta bırakıp gitme vaktidir; geriye dönüp bakmadan...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTürkiye’nin siyasi tarihinin en karanlık günlerinde Fikirtepe’de başlayan, hiç hesaplanmamış bir hayat yolculuğunun hikâyesi Kadıköy Sevgilim. Okuruna deniz kokusu vaat etmiyor ama o günlerden bu ülkeye kalan pek çok şeye yeniden ve başka bir gözle bakmanıza sebep olacağı muhakkak.\u003c\/p\u003e","brand":"Epsilon Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43523769237747,"sku":"9786051739144","price":58.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001924270001-1.jpg?v=1671017517"},{"product_id":"sanat-felsefesinin-hikayesi-magara-resimlerinden-dijital-i̇majlara","title":"Sanat Felsefesinin Hikayesi Mağara Resimlerinden Dijital İmajlara","description":"\u003cp\u003eFenomenolog-felsefeci Emre Şan bu eserinde bizi sanat tarihinde hızlı bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuk mağara resimlerinden başlayıp günümüzdeki dijital imajlara uzanıyor. Çalışmanın seyri tarihsel bir kronoloji takip etse de asıl meselesi bu süreç içindeki dönüşümleri yahut paradigma değişimlerini sorgulamak, yani sanat tarihine baktığımızda beliren sorunları işlemek, kısacası sanattaki felsefi sorunları ortaya koymak. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKısa bir rehber niteliği taşıyan bu çalışma, Batılı entelektüellerden beslendiği kadar Türk entelektüellere de yer veriyor, Batı sanatı kadar Türk sanatına da özgün bir bakış biçimi sunuyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Ketebe Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46215334199539,"sku":"9786256126138","price":180.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/31526025.jpg?v=1727082143"},{"product_id":"yeralti-omer-kostek","title":"Yeraltı","description":"\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eTarihin gizemli öğretilerinden tasavvufa, yeraltının karanlıklarından arkeolojinin aydınlık keşiflerine dek uzanan paranormal bir serüvene hazır mısınız?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003e“Gözlerin Kapanmadan Göremezsin!” Üçlemenin ilki olan “Yeraltı” romanı çıktı!\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYazar Ömer Köstek'in ilk romanı olan “Yeraltı”, The Replika Yayınları tarafından yayımlandı. Edebiyat ve sanat dünyamızın önemli isimlerinden fotoğraf sanatçısı ve yazar Merih Akoğul'un editörlüğünü üstlendiği bu etkileyici ve sıradışı postmodern roman, okuyucuların dikkatini çekmeye hazır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eRoman, kahramanımız Mehmet Alp'in çocukluğundan bu yana yaşadığı paranormal olaylarla şekillenen sıradışı hayatını ele alıyor. Kurmaca ile gerçeğin iç içe geçtiği büyüleyici bir atmosferde geçen \"Yeraltı,\" Türkiye'nin yakın tarihine ustaca dokunuşlar yaparken okurların düşünsel bir serüvene çıkmasını da sağlıyor.\u003cbr\u003eKitap, Yedi Uyurlar Mağarası'ndan Manisa'daki Spil Dağı’nın eteklerine, Büyük İskender'den Akşemsettin'e, antik kentlerden İstanbul'un gizemli tılsımlarına kadar uzanan geniş bir coğrafya ve zengin tarihsel doku sunuyor. Roman boyunca, sayıların gizemi ve rüyaların sır dolu dünyası okuyucuları kendine hayran bırakıyor. \"Yeraltı\", sadece bir roman değil; düşünmeye, hayal kurmaya ve keşfetmeye davet eden büyüleyici bir serüven. Hem edebiyatseverlerin hem de tarih ve mitolojiye ilgi duyan okuyucuların elinden bırakamayacağı bu eser, üçlemeden oluşan kitap serisinin etkileyici bir başlangıcı.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYazar Ömer Köstek ise “Yeraltı”nı şöyle anlatıyor Önsöz’de:\u003cbr\u003e\u003cem\u003e“Üçlemenin ilki olan ‘Yeraltı’ romanı; aşk, insan olmak, yalnızlık ve yaşama sevinci ile tamah, riya ve hırs gibi kötücül duyguları; İzmir, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerin sosyal yaşantısını, arkeoloji üzerine makaleleri, ören yerlerine ilişkin tasvirleri, meslekler ve ekonomik sınıflar arasında kıyasları, baba oğul çatışmasını, otorite ve özgürlük bağlantısını, Anadolu coğrafyasının zengin kültürel alt yapısını, tarihi mekânları, şehir hikâyelerini; adli vakaları,  paranormal deneyimleri, maneviyatı, eşya-hatıra ilişkisini, Doğu-Batı çatışmasının ortasındaki modern Türkiye profiliini ele almaktadır...”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eUnutamayacağınız bu yolculuk için hazırlanın!\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGrafik tasarımı ve uygulaması Ayşegül Tekin Sucu tarafından yapılan; birinci kalite Ivory kâğıdı, iplik dikişli cildiyle de çok nitelikli olan kitap “2604” adet basıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eÖMER KÖSTEK Kimdir?\u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e1986 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Eğitim hayatını tamamladıktan sonra aile şirketinde yönetici olarak görev yapmaya başladı.\u003cbr\u003eBröveli dalgıçlık ve doğa fotoğrafçılığı gibi hobilerinin yanı sıra bir motosiklet tutkunu olan Köstek, birçok sorumluluk projesinde gönüllü olarak aktif rol almaktadır.\u003cbr\u003eGülsüm Köstek ile evli olan yazar, Zeynep ve Umut’un babasıdır.\u003cbr\u003eAyrıntılı bilgi için bkz. \u003ca href=\"www.omerkostek.com\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\"\u003ewww.omerkostek.com\u003c\/a\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"TheReplika Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46548400406771,"sku":"9786259537108","price":199.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/YeraltiKitapOnKapak_THEREPLIKA.jpg?v=1734428252"},{"product_id":"i̇simsiz-seyyareler","title":"İsimsiz Seyyareler","description":"\u003cp\u003eŞükran Balekoğlu Yamak’ın yeni kitabı \u003cem\u003eİsimsiz “Seyyare”ler\u003c\/em\u003e YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Kitapta, başkahramanlarını, yürek yakan yaşanmışlıklara sahip kadınların oluşturduğu beş öykü yer alıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYazarın edebi yönden beslendiği alanı zengin köklerinden kopmaması ve dilinde zorlama olmadan yalın ve akıcı bir biçimde aktarması olarak tanımlayan Adil Hacıömeroğlu, kitabın Önsöz’ünde şunları söylüyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e “Öyküler ister birebir yaşanmış olsun ister yaşama uygun kurgulanarak yazılsın özlerindeki gerçekçiliği hep korur. Gerçekçilik ve yaşama uygunluk, insanların öyküye ilgisini çoğaltır. Kısa soluklu görülseler bile o kısa soluk, bir yaşama can verir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDünya üzerindeki insanların yaşamları birbirine hiç benzemez. Yaşam dediğimiz süreç, inişli çıkışlı bir yol. Kişi, yaşamın karşıtlıklarını birlikte yaşar. Zaten doğal denge de karşıtlıklar üzerine kurulmuş değil mi? Gece olmasaydı gündüzün değeri bilinir miydi? İnsanoğlu, kışın zorluklarını iliğine dek duyumsamasaydı baharın özlemiyle yanıp tutuşur muydu?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eŞükran Balekoğlu Yamak, hemşehrim bir yazar. Aynı zamanda iyi bir dostum ve arkadaşım da… Sanal ortamda tanıştık. Yazılarımız, bizi birbirimize yaklaştırdı. Sanal ortamdaki uzak arkadaşlık, telefonlara taşındı. Kırk yıllık bir dost gibi ya da deyim yerindeyse akraba evinin kızı gibi. Ancak henüz yüz yüze tanışamadık bu sıcak yürekli insanla.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBalekoğlu, Zonguldak’ta doğup büyümüş. Ata toprakları Of’la ilişkisi aile büyükleriyle olmuş. Annesi sayesinde Of genelinde, Bölümlü (Zisino) özelinde konuşulan dilin bütün inceliklerini kavramış. Ağız özelliklerinin ayrıntılarını içselleştirmiş. Annesi aracılığıyla anadilinin ağız özelliklerini benimsemiş.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBunun içindir ki doğup büyüdüğümüz ortamda öğrendiğimiz, düşlerimizi gördüğümüz dile, anadili demekteyiz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eŞükran Hanım’ın annesi bilge bir Karadeniz kadını. Belleği çok güçlü. Sözlü tarihin canlı bir örneğiydi yaşadığı dönemde. Bildiklerini, deneyimlerini, yaşadıklarını gömütlüğe götürmemiş kızına devretmiş sandıktaki en değerli çeyizler gibi. Şükran Balekoğlu da bu çeyizin değerini bilmiş, yazıya dökmüş. Daha önce çıkan iki kitabını (\u003cem\u003eKal-leş\u003c\/em\u003e ve \u003cem\u003eKurdar Beni Daa\u003c\/em\u003e) soluksuz okumuştum. Önceki kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da yaşam gerçeklerini, yaşanmışlıkları virgülüne dokunmadan anlatmakta yalın diliyle.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDilinde zorlama yok! Günlük yaşamın konuşma dilini yansıtmakta öykülerinde. Yazılarında konuşma dilinin kullanılması, okurları sıkmıyor. Öykülerin konusu olan olaylar, kullanılan yalın dille lezzet bulmakta okurlarda.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖykülerin her birinde derin bir gerçekçilik var. Yaşanmışlık, öyküleri çekici kılmakta. Öykülerin hepsinde yüreği yakan olaylar anlatılmış. Öykülerin başkahramanları genellikle kadınlar. Feodalitenin, kötü geleneklerin, cinsel ayrımcılığın ezim ezim ezdiği, horladığı kadınlar… Aslında kötü gelenekler, başkahraman olan erkekleri de ezmekte. Fırsatçılık, kazanma hırsı sevileri yeniyor öykülerde. Yüreği sevi ile dolu güzel insanlar, kötülüklerin karşısında eriyip gitmekteler. Kötülük canavarı, güzellikle besleniyor sanki…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖykülerde kadının ezilip horlanmasında diğer kadınlarında etkin olduğu görülmekte, özellikle \u003cem\u003eFatma-Dursun\u003c\/em\u003e ile \u003cem\u003eYıldız-Nejat’ta\u003c\/em\u003e çok belirgin bu. Kadınlarımızı geleneksel feodal kalıplardan kurtarmak hepimizin görevi. Erkeği de yetiştiren kadın…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖyküler okurların yüreklerini yakmakla birlikte gülümsetmekte aynı zamanda. Yaşam da böyle değil mi?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSayın Balekoğlu’na yazın yaşamında başarılar dilerim. Onun çıkınında nice öykülerinin olduğunu biliyorum. Bunları, okurlarıyla buluşturmalı. Toprağın altındaki altın yer yüzüne çıkarılmalı ki sarraf elinde değerini bulsun. Ortaya çıkan yapıtlar, sonsuzluk yolculuğuna başlasın.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207588595,"sku":"9786257008563","price":210.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/YEM_ISIMSIZSEYYARELER_ONKAPAK.jpg?v=1734785430"},{"product_id":"eros-ve-sanat","title":"Eros Ve Sanat","description":"\u003cp\u003e\u003cspan\u003eBataille’ın antropolojisinde insan, sadece icat ettiği aletlerle akıllı işler yaparak insan olmuyor. Arzuları ve hayalleriyle de insan oluyor. Erotizmi keşfederek ve sanatı yaratarak insan oluyor. Antik dinler ve mitolojiler bu kaynaklardan türüyor. Antik Yunan kültürüne egemen olan erotizm ile sanatın birliği, Ortaçağ’da gerilerken, Rönesans’la yeniden canlanıyor ve hümanizmi güdülüyor. 18. yüzyılda romantik filozoflarla birlikte estetiğin ve sanatın özerkleşmesi olayının temelini oluşturuyor. Erotizm-sanat birliği, estetik modernizmin ve avangardın örgütlenmesiyle iyice politikleşiyor ve rasyonalist dogmalara karşı, faydaya ve işleve indirgenmiş disiplinlere karşı arzunun, hayal gücünün, büyünün, düşün, oyunun yaratıcılığını seferber ediyor.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İletişim Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46679217930483,"sku":"9789750532818","price":256.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0001965984001-1.jpg?v=1740563045"},{"product_id":"gercekciligin-celiskileri","title":"Gerçekçiliğin Çelişkileri","description":"\u003cp\u003eJameson, on dokuzuncu yüzyıl gerçekçi romanının doğurgan gerilimlerini, Balzac, Flaubert, Zola, Tolstoy, Perez Galdós ve George Eliot’ın metinleriyle inceliyor. Bu romanların gücü, birbirine zıt iki yönelişi aynı anda sürdürebilmelerinden kaynaklanır: kronolojik tahkiye dürtüsü ile sahne tasviri dürtüsü. On dokuzuncu yüzyılın büyük gerçekçilerini hem bir “model” haline getiren hem de taklit edilmez kılan özellik, iki dürtü arasındaki gerilimi korumalarıdır. Ama sonsuzca sürdürülebilecek bir “ustalık” değildir bu; sonunda kutuplardan biri ya da öbürü ağır basmaya başlar ve gerçekçi roman da çözülmeye doğru gider. Jameson, bu çözülme sürecinin içinde ortaya çıkan iki ana yönelişe de göz atıyor: bir yanda modernizm (örneğin Faulkner) öte yanda eski gerçekçiliğin tahkiye kalıplarını bazı modernist hünerlerin de ilavesiyle sürdüren “popüler” edebiyat ve melodram.\u003cbr\u003eKitabın ikinci kısmındaysa güncel durumun bir haritası çıkarılıyor: ileri teknoloji savaşlarıyla belirlenen yeni bir küresel gerçeklik, tarih ve zaman algısını dönüştürerek romancıları yeni deneylere zorlamakta ve bu da tarihsel roman veya bilimkurgu gibi alttürlerin daha bütünsel bir romansal iddiayla kendi dar sınırlarını aşmalarına yol açmaktadır.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46737438540019,"sku":"9786053161141","price":320.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0001739607001-1.jpg?v=1740473870"},{"product_id":"dogu-bati-mimesis","title":"Doğu Batı Mimesis","description":"\u003cp\u003e\u003cspan\u003eKader Konuk kışkırtıcı bir sav ortaya atıyor: Modern Türk kimliğinin yalnızca Kemalist kadrolar tarafından kurulmadığını, Nazi zulmünden kaçıp ülkeye gelen Alman-Yahudi sığınmacıların, yani Türkiye toplumu içerisindeki ayrıcalıklı yabancıların bu kimliğin inşasında önemli bir rol oynadığını öne sürüyor. Kitabın merkezinde 1936’da Almanya’yı terk edip İstanbul Üniversitesi’nin yeni kurulan Yabancı Diller Okulu’nun başına gelen Erich Auerbach ve bu dönemde kaleme aldığı çığır açıcı eseri Mimesis: Batı Edebiyatında Gerçekliğin Temsili var. Bu eserin yazıldığı bağlamı ele alan Konuk, İstanbul’un Auerbach’ın Mimesis’i yazma sürecini nasıl şekillendirdiği meselesi üzerinde duruyor. Mimesis’in Türkiye’nin hümanist reform hareketini bir tür kültürel mimesis çerçevesinde anlamamızı sağlayacak bir eser olarak karşımızda durduğunu gösteriyor.Edebiyat eleştirisi kavramlarını verimli ve yaratıcı bir biçimde kullanarak Türkiye’nin kültürel tarihini kavramamızı sağlayan bu kitap, Doğu-Batı ilişkilerine dair incelemelere de yepyeni bir yaklaşım getiriyor.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46746503577843,"sku":"9789753428903","price":423.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0000000435016-1.jpg?v=1740472939"},{"product_id":"kiyisiz-bir-gercekcilik","title":"Kıyısız Bir Gerçekçilik","description":"\u003cp\u003eKıyısız Bir Gerçekçilik, Roger Garaudy'nin sanata ve gerçekliğe dair derinlemesine düşüncelerini içeren önemli bir eserdir. Kitap, yayımlandığı dönemde bir bitiş ve başlangıç noktası olarak değerlendirilmiş, yıktığı ve yol açtığı kavramlarla dikkat çekmiştir. Garaudy, Saint-John Perse'in bir şiiriyle sarsılan veya Picasso'nun bir tablosundan etkilenen biri değildir; onun sanata bakışı, iyilik ve kötülük anlayışıyla, varoluş nedenleriyle ve acı çeken büyük kitleyle olan derin bağlarıyla şekillenmiştir. Bilimin keyfi davranışlara maske, dogmatizmin sanata çehre takmaya çalıştığı bir dünyada, bu eser başlı başına bir olaydır. Louis Aragon'un sunuşu ve Mehmet H. Doğan'ın çevirisiyle zenginleşen bu değerli çalışma, okuyuculara yeni ufuklar açmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Fol Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46778512081139,"sku":"9786050607727","price":162.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/04f5d6ba5201a791e98a2ca4e04442fbc4ca5380c5bf2c93a3a87dc394382a54.png?v=1741467421"}],"url":"https:\/\/yemkitabevi.com\/tr-us\/collections\/edebiyat\/yazar_celal-abdi-guzer.oembed","provider":"YEM Kitabevi","version":"1.0","type":"link"}