{"title":"İş Bankası Kültür Yayınları","description":"\u003cp\u003eİş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan kitaplar.\u003c\/p\u003e","products":[{"product_id":"turk-ahsap-konut-mimarisi","title":"Türk Ahşap Konut Mimarisi","description":"Mekân ile insan arasındaki ilişkinin öncül ve en özel ürünü olan “ev”, mimarlık alanının sınırlarını çoktan aşarak geniş bir disiplinler alanının göstergesi olarak benimsenmiştir. “Türk evi” ise tüm çeşitliliğine, geniş bir tarihi ve coğrafi alanı kapsamış olmasına rağmen ancak 20. yüzyıldan itibaren araştırma konusu olmuştur.\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eTürk konut geleneği, temel düzenini ve öğelerin yerleşimindeki özgünlüğünü yüzyıllarca korumuştur. Oda mekânının kökeninde, göçer geleneklerinin varoluş biçimi yatar; yaşam ve form iç içe geçer. Göçer pragmatizm ve İslam soyutlamasının örtüşmesiyle zenginleşen bu konut, Anadolu-Türk toplumunun yerel özelliklerini de yansıtır. 16. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı egemenliğinin sağlamlaşmasıyla doruk noktasına ulaşarak “hayatlı ev”de özgün ifadesini bulur. Türk evi, beş yüz yıldır seyahatnamelere, gravür ve resimlere konu edilerek betimlenmiş olmasına karşın özellikle ahşap olan yapı malzemelerinin kısıtlı ömrü, bu mimariyi tüm detaylarıyla inceleyecek yeterlilikte veri bırakmamıştır.\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003eTürk ahşap konut mimarisinin, kapsamlı bir tarih araştırması ve derinlemesine bir kuramsal yaklaşımla değerlendirilmeye çalışıldığı bu kitapla, evrensel mimarlık tarihinde hak ettiği konuma ve değere ulaşmasını diliyoruz.","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408956801219,"sku":"9786052951071","price":288.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/turk-ahsap-konut-mimarisi.webp?v=1740951755"},{"product_id":"istanbul-tarihi-arastirmalari-halil-inalcik","title":"İstanbul Tarihi Araştırmaları","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eHalil İnalcık’ın, vefatından önce yayınevimize verdiği eserlerinden biri olan İstanbul Tarihi Araştırmaları’nda, altmış yıl boyunca İstanbul tarihine çeşitli araştırmalarıyla katkıda bulunmuş İnalcık’ın konuyla ilgili makaleleri ve daha önce yayımlanmamış çalışmaları bir arada sunuluyor. Eserin birinci bölümünde, İstanbul’un fethinden sonra şehrin yeniden nüfuslandırılması ve inşa faaliyetlerine dair muhtelif çalışmalarını bir araya toplayan İnalcık, Türk-İslâm şehri olarak şehrin bu yeniden kuruluş sürecini, arşiv vesikalarından ve çeşitli dillerdeki kaynak eserlerden yola çıkarak inceliyor. Ayrıca şehrin nüfusu, yerleşim yerleri ve ekonomik hayatı kitabın ciddi katkıları arasında. İkinci bölümde ise İnalcık, Bilâd-i Selâse olarak Galata, Eyüp ve Üsküdar üzerine araştırmalarını sunuyor. Çeşitli İstanbul sayımlarının yanı sıra, 1885 Tarihli İstanbul Sayımı’na büyük bir parantez açarak İstanbul’un demografisinin yapısal özellikleri üzerinde duruyor. 1911 yılına ait İstanbul’daki mevcut mahallelerin bir listesini vererek, 1453’ten 1911 yılına değin geniş bir yelpazede İstanbul’un bir Türk-İslâm şehri olarak gelişim evrelerini gösteriyor. İstanbul Tarihi Araştırmaları’nda, İnalcık’ın 2012 yılında yayımlanan ve fetihten sonra yapılan İstanbul’un ilk tahrîri olan The Survey of Istanbul 1455 adlı eseri ile birlikte, İstanbul tarihi üzerinde uzun yıllardır yaptığı araştırmalar bir bütün halinde sunulmuş oluyor.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408956866755,"sku":"9786052957578","price":495.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/IstanbulTarihiArastirmalari.webp?v=1741027336"},{"product_id":"19-yuzyilda-osmanli-baskenti-degisen-istanbul_349201-html","title":"19. Yüzyılda Osmanlı Başkenti Değişen İstanbul","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003e330 yılında Doğu Roma İmparatorluğu başkenti olarak baştan sona inşa edilen İstanbul, 1453’ten sonra Osmanlı payitahtı oldu. Şehir çağlar boyunca pek çok değişime uyum sağladı. Bu değişimlerin en geniş çaplılarından biri 19. yüzyılda yaşandı. 1500 yıl boyunca neredeyse aynı sınırlar içinde kalan İstanbul, modern dünyadaki değişimlerden uzak kalmayarak hem bu sınırlarının dışına taştı, hem de mimarlık ve şehircilik alanlarında yeni akımlarla, yeni tekniklerle tanıştı. Çelik, döneme ait kaynaklarla arşivlerden sadece bu uzun ve meraklı öykünün ayrıntılarını değil, zengin bir görsel panoramasını da derleyerek sunuyor…\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408961093827,"sku":"9786053324669","price":24.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053324669.jpg?v=1616017344"},{"product_id":"neoliberal-kent-politikalari-ve-fener-balat-ayvansaray","title":"Neoliberal Kent Politikaları ve Fener-Balat-Ayvansaray","description":"\u003cdiv col-half=\"\"\u003e\n\u003ch1 product-name=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv col-half=\"\"\u003e1998'de UNESCO, AB ve Fatih Belediyesi'nin işbirliğiyle hem bölgedeki mimari dokunun hem de sakinlerinin birlikte korunmasını öngören bir koruma projesi başladı. Bu projeden önce Fener, Balat ve Ayvansaray adlarını ancak sakinleriyle meraklılarının bildiği, gözden uzak kalmış, çok katlı ve cumbalı küçük evlerinde kendi halinde insanların yaşadığı tarihi semtlerdi.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eBu kadim semtlerin tarihine, bugününe ve geleceğine dair akademik makalelerin yer aldığı bu kitap, bölgenin tarihi ve sosyal değerlerini daha görünür kılarak, buralara yönelik kentsel yenileme projelerindeki sorunlu yaklaşımlara dikkat çekme yolunda bir adım.\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/div\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408961421507,"sku":"9786053327851","price":74.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000703045-1.jpg?v=1637318128"},{"product_id":"patara-kent-liman-kult_350672-html","title":"Patara Kent - Liman - Kült","description":"\u003cp style=\"text-align: justify; \"\u003e\u003cfont color=\"#333333\" face=\"Open Sans, Helvetica, Arial, sans-serif\"\u003e\u003cb\u003e \u003c\/b\u003e\u003c\/font\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ePatara Antik Kenti\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e Fethiye-Kalkan arasında \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eXanthos Vadisi\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e'nin güneybatı ucunda bugünkü \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eOvagelemiş Köyü'\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ende yer almaktadır ve \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eLikya\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e'nın en önemli ve en eski şehirlerinden biridir. Akdeniz Üniversitesinden Prof. Dr. Fahri Işık ve ekibi tarafından 1988 yılından beri kazıları sürdürülen Patara Antik Kenti, arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında Akdeniz kaplumbağaları Caretta-Carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir öneme sahiptir.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"text-align: justify; \"\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ePatara İ.Ö. 3'üncü yüzyılda \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ePtolemaios\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e egemenliğine girmesiyle Likya'nın önder kenti durumuna gelir. İ.Ö. 2'nci yüzyılın başında Likya'nın \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eSeleukos Krallığı\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e tarafından kontrol edilmeye başlanmasıyla Patara, Likya'nın başkenti gibi kabul görür. Bu durum Patara'nın Roma'ya karşı özerkliğini ve Rhodos'a karşı da bağımsızlığını kazandığı İ.Ö.167\/168 yılında resmileşir ve Patara \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eLikya Birliği\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e'nin başkenti olur. Başkentte \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eHelenistik Dönem'\u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ede inşa edilen Meclis Binası ve Tiyatro gibi anıtsal yapılar bu tarihsel süreçle paralellik gösterirler. \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eRoma \u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003eegemenliğine geçtikten sonra da önemini yitirmeyen Patara, Roma Valiliklerinin adli işlerini gördüğü bir merkez oluşu yanında Roma'nın doğu eyaletleriyle bağlantısını kurduğu bir deniz üssü olarak da önemini korumuştur. İ.S. 43 yılında Likya, Roma eyaleti olurken, İS. 74'de Likya ile \u003c\/span\u003e\u003cstrong style=\"font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ePamphylia \u003c\/strong\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003ebirleştirilerek tek eyalet haline getirilir ve Patara'nın başkentliği devam eder.\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(51, 51, 51); font-family: \" open sans helvetica arial sans-serif\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409013620931,"sku":"9786257999243","price":200.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786257999243.jpg?v=1616018084"},{"product_id":"1890-larda-istanbul","title":"1890’larda İstanbul","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eİstanbul 19. yüzyılın ortalarından itibaren pek çok Batılı entelektüelin kendini adeta uğramak zorunda hissettiği bir yerdi. Bu ziyaretçilerden eli kalem tutanlar mutlaka bir seyahatname yazar, çoğunlukla da tarihe karışmış Doğu Roma’yı ve gerçekte asla giremeyecekleri haremi anlatırlardı. Ancak bu kenti benimsemiş olan ABD’li edebiyatçı Francis Marion-Crawford, köşesiyle bucağıyla, sokaktaki insanlarıyla bambaşka bir İstanbul anlatmıştı. İnsanların ev ve sokak hayatlarından yeme içme alışkanlıklarına, Kapalıçarşı’daki alışveriş âdetlerinden Atpazarı’ndaki hayal kırıklıklarına kadar pek çok şey... Yaşadığı dönemde hak ettiği üne kavuşmuş bir edebiyatçı olan Crawford, göçüp giden kuşaklardan dinlediğimiz İstanbul’u, kendi gözlem gücünün ayrıntıcılığıyla da bezeyerek, dostu Edwin Lord Weeks’in ülkemizde tanınmayan çizimleriyle sunuyor. Francis Marion-Crawford (1854-1909) Bostonlu zengin bir ailenin çocuğu olarak İtalya’da doğdu. ABD’deki öğrenim hayatının ardından 1869’da Roma’ya döndü. Yabancı dillere ve kültürlere ilgisi çok büyüktü. Aralarında Türkçe’nin de bulunduğu 20’ye yakın dili rahatlıkla konuşup yazabiliyordu. Sanskritçe çalışmalarını ilerletmek üzere gittiği Hindistan’da hayatı değişti. Geçimini sağlamak için gazete editörlüğü yapmak zorunda kaldı. Ancak bu süre içinde tanıdığı insanlardan ve dinlediği hikâyelerden yola çıkarak yazdığı roman, kariyerinde bir dönüm noktası oldu. ABD’de kısa sürede tanındı ve yaygın olarak okunmaya başladı. 1884’te İstanbul’da evlendi. Bir yıl oturduğu İstanbul’u 1890’lı yılların ortalarına kadar pek çok kez ziyaret etti. Sicilyalı aileleri ve mafyayı, dört romanıyla ilk kez edebiyata taşıdı. 40’a yakın romanının yanı sıra tarih ve gezi kitaplarıyla küçük bir servet kazanarak yaşadı.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409087283395,"sku":"9789944880954","price":86.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789944880954.jpg?v=1616018990"},{"product_id":"kent-imgesi-kevin-lynch","title":"Kent İmgesi","description":"\u003cp data-start=\"506\" data-end=\"854\"\u003eKent İmgesi, Kevin Lynch’in kentleri yalnızca fiziksel yapılar olarak değil, insanların zihinlerinde oluşan imgeler üzerinden ele aldığı klasikleşmiş çalışmasıdır. Lynch bu eserinde, bir kentin nasıl algılandığını, hatırlandığını ve zihinsel olarak nasıl “okunduğunu” inceleyerek, kentsel mekân ile insan deneyimi arasındaki ilişkiyi görünür kılar.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-start=\"856\" data-end=\"1208\"\u003eKitapta kentler; yollar, sınırlar, bölgeler, odak noktaları ve simgeler gibi temel bileşenler üzerinden analiz edilir. Bu unsurların bir araya gelişi, kentlinin şehirle kurduğu zihinsel haritayı şekillendirir. Lynch, kent deneyiminin yalnızca planlama kararlarıyla değil, kullanıcıların algısı ve gündelik deneyimleriyle de belirlendiğini ortaya koyar.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-start=\"1210\" data-end=\"1555\"\u003eLos Angeles, Boston ve Jersey City gibi farklı kentler üzerinden yapılan çalışmalar, şehirlerin okunabilirliğinin ve algısal netliğinin, kentsel yaşam kalitesi üzerindeki etkisini somut örneklerle açıklar. Kent İmgesi, planlama ve tasarım kararlarının, kentlinin mekânla kurduğu bağı nasıl güçlendirebileceğini veya zayıflatabileceğini tartışır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-start=\"1557\" data-end=\"1723\"\u003eBu eser, kentleri daha anlaşılır, yönlendirici ve yaşanabilir kılmayı hedefleyen herkes için, kentsel algı ve mekânsal düşünme konusunda temel bir başvuru kaynağıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-start=\"1730\" data-end=\"1750\"\u003e\u003cstrong\u003eKimler İçin Uygun?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cul data-start=\"1752\" data-end=\"2120\"\u003e\n\u003cli data-start=\"1752\" data-end=\"1825\"\u003e\n\u003cp data-start=\"1754\" data-end=\"1825\"\u003eKent planlama ve kentsel tasarım alanında çalışan veya eğitim alanlar\u003c\/p\u003e\n\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"1826\" data-end=\"1883\"\u003e\n\u003cp data-start=\"1828\" data-end=\"1883\"\u003eMimarlık, peyzaj mimarlığı ve iç mimarlık öğrencileri\u003c\/p\u003e\n\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"1884\" data-end=\"1954\"\u003e\n\u003cp data-start=\"1886\" data-end=\"1954\"\u003eŞehirleri algı, bellek ve deneyim üzerinden okumak isteyen okurlar\u003c\/p\u003e\n\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"1955\" data-end=\"2033\"\u003e\n\u003cp data-start=\"1957\" data-end=\"2033\"\u003eKent sosyolojisi, coğrafya ve mekânsal kuramlarla ilgilenen araştırmacılar\u003c\/p\u003e\n\u003c\/li\u003e\n\u003cli data-start=\"2034\" data-end=\"2120\"\u003e\n\u003cp data-start=\"2036\" data-end=\"2120\"\u003eGünlük yaşamda şehirle kurduğu ilişkiyi daha bilinçli hâle getirmek isteyen herkes\u003c\/p\u003e\n\u003c\/li\u003e\n\u003c\/ul\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409087447235,"sku":"9789944889483","price":199.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/Kent_mgesi_kitap_kapa_-_Kevin_Lynch_taraf_ndan_yaz_lm_kentsel_alg_ve_ehir_okuma_klasi_i.webp?v=1769167456"},{"product_id":"gec-osmanlid-neminde-sanat-mimarlik-ve-kultur-karsilamalari","title":"Geç Osmanlı Döneminde Sanat Mimarlık ve Kültür Karşılaşmaları","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeç Osmanlı Döneminde Sanat, Mimarlık ve Kültür Karşılaşmaları başlığı altında yayımlanan bu kitap, Osmanlı’da 19. Yüzyılda ve 20. Yüzyıl başında idari, siyasi ve toplumsal alanda ortaya çıkan büyük değişimlerin mimari, kültürel ve sanatsal yansımalarını irdeleyen makalelerden meydana gelen bir derlemedir.\u003c\/span\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39871955501251,"sku":"9786053327219","price":22.22,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000716165-1.jpg?v=1621936372"},{"product_id":"insanin-resmi-ciltli-ozel-kutulu","title":"İnsanın Resmi (Ciltli , Özel Kutulu)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e''İnsanı belirleyen üç büyük kavram vardır. Birincisi bütünlük-bütünleşememe sorunsalı, ikincisi ölüm, üçüncüsü yaratma. Bunlar birbirlerine bağlıdır. Ölüm bütünleşmenin tam antipodunu oluşturur. İnsanın temel gereği bütünleşmektir. Ama ölümlü bir varlık olarak ölümü ortadan kaldıramaz, yani real dünyada bütünleşemez. İnsan irreal-ideal alanda bütünleşmesini gerçekleştirendir. İnsanın somatik-biyolojik yönü onu doğanın kölesi, tinsel yönü efendisi yapar. Bunun da mekanizması, aygıtı yaratma potansiyelinin aktive edilmesidir. İnsan ancak yaratarak, yeryüzüne yeni anlamlar, değerler, yapıtlar bırakarak ölümsüzlüğe ulaşabilir. Böyle belirlenmiş bir canlı varlıkta, varlık bütünselliğinin tehdit edildiği ya da bozulduğu durumlarda bir yeni homeostatik dengenin kurulması bağlamında fizyolojik ve psikolojik savunmaların yanı sıra tinsel savunmaların da etkinliğiyle özbilinç ve yaratma potansiyelleri harekete geçirilir; yaratma potansiyelinin hareketlenmesi çokluğun uyumlu birliğini kurmaya yöneliktir. Böylece yaratma etkinliği gerçekleşir. Yaratma etkinliğinde, inorganik varlıktan tinsel varlığa kadar, ''Mikrokosmik Sfer''den ''Makrokosmik Sfer''e kadar tüm varlık alanları bir amaç uğruna işbirliği içindedir. İnorganik olanla tinsel olan, reel olanla irreal olan, ahlaksal olanla duygusal olan, bilinçli olanla bilinç dışı olan, Mikrokosmik olanla Makrokosmik olan, arkaik olanla çağdaş olan, yöresel olanla, evrensel olan, bireysel olanla toplumsal olan ancak yaratma etkinliğinde uyumlu birlik ve bütünlüğe ulaşabilir. Bireysellik yoluyla birey-üstü olanın ifade bulması, yaratmadır. Her insanda yaratma potansiyeli vardır. Ama bazı insanlar bu potansiyeli kullanamazlar, bilincinde değillerdir. Bunda; 2500 yıldır ortaya konmuş tüm düşünsel, felsefi, inançsal, yaklaşımlarda yaratma kavramının göz ardı edilmesinin ve yaratıcılığın yarı-tanrısal bir özellik olarak ele alınmasının payı büyüktür. Oysa ki asıl insansal olan yaratıcılıktır. Hangi canlı varlık ki yeryüzüne yaratma potansiyeli ile gelmiştir, onun adı insandır. Yaratma kavramını içermeyen, insan varlığına değin hiçbir açıklama ya da tanımlama insanı yeterince belirleyemediği gibi, insanı bütün boyutlarıyla kavramayan hiçbir düşünsel sistem ve bilimsel disiplin de yeterince olgunluğa ulaşamaz.''\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan\u003eDr. Süleyman Velioğlu Söyleşi,  1990.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBen Psikopatolojik Sanat Laboratuarı’nı kurduktan sonradır ki; psikiyatri ile sanatın, yani bilimle sanatın hiç de sanıldığı gibi ayrı disiplinler olmadığını farkettim. Bu bende insan varlığını tanıma tutkusu yarattı. Bir tarafta psikiyatri, diğer tarafta nörofizyoloji, bunun yanı sıra sanat… Hepsi birleşince insanın kim olduğu sorusunu sormaya başladım. Buradan anladıklarımı yorumlayarak çağdaş insan varlığını değerlendirmeye yöneldim. Sağlıklı insan varlığını kavramada bana en çok yardımı olan kaynak Şizofrenik Süreç olmuştur. Şizofrenik Süreç bilinmeden, insan varlığı anlaşılamaz. İnsan varlığının özel bir patolojik durumu olan bu süreç insanı tanımada en büyük yol gösterici kaynaklardan biridir. Kanımca insan varlığı bir bütünleşme sürecidir. Şizofreni de insanın bütünleşmezliğinin en özel ve patolojik durumudur. Bu nedenle ilgi alanım psikiyatri, estetik, felsefe ve Şizofrenik süreçtir. İnsan varlığına değin yararlandığım kaynaklar psikiyatride dinamik psikiyatri, psikosomatik tıp, nörofizyoloji, felsefe alanında ontoloji ile çağdaş felsefi disiplin ve estetik alanda plastik sanatlardır. Bütün bunların verileriyle kendime özgü bir insan varlığı tanımı yaparak ve ona dayalı bir estetik geliştirerek sanat yapmak kaygısındayım. Sanat felsefem desteksiz, bırakılmışlık içindeki insanı, yalnız-insanı açıklamak ve insanın arkaik değerleri ile çağdaş evrensel değerleri arasındaki çelişkiden, estetik planda bir ahenk kurabilmek çabasına dayanmaktadır. Varlık kategorilerine ilişkin kalıtsal, yapısal, işlevsel özürler, bozukluklar, yetersizlikler, duyumsuzluklar ve uyumsuzlukların yanı sıra yaşamın biyolojik saatle sınırlı olması olgusu insanı bütünleşememelere, ölüme ve yokluğa yenik düşürür. Ama, canlı varlıklar içinde yalnızca insan varlığıdır ki, bu yazgıya direnir. Reel alandaki yenilgiye teslim olmaz. Yaratma edimi yoluyla ölüme ve yokluğa karşı durur. Resimlerimdeki plastik dilin arka planında yer alan sezinlenebilir dünya, insan varlığının evren içindeki serüvenidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf. Dr. Süleyman Velioğlu, İstanbul 1999.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSüleyman Velioğlu (1927-2001) düşün, psikiyatri ve sanat alanlarındaki bütünleşik çalışmaları sonucunda özgün “İnsan Varlığı Kuramı”nı oluşturdu. 2500 yıldır insan üstüne oluşturulan kuramlardan çok farklı nitelikte olan kuramını 2000 yılında “İnsan ve Yaratma Edimi” adıyla kitaplaştırdı. Süleyman Velioğlu’nun geliştirdiği resim ve sanat anlayışı da bütünüyle kuramını resmetmesidir. Süleyman Velioğlu’nun yapıtları; İstanbul Resim Heykel Müzesi’nde, Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde, New York, Boston, New Jersey, Paris, İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlerdeki koleksiyonlardadır. Bu kitap Süleyman Velioğlu’nun ortaya koyduğu “İnsan Varlığı Kuramı”nı ve geliştirdiği görsel dili okuyucuyla buluşturmak amacıyla oluşturulmuştur.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42657559380211,"sku":"9789944888936","price":250.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/179191_frontpage.jpg?v=1649767017"},{"product_id":"mimarlar-ve-muhendisler","title":"Mimarlar ve Mühendisler","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eOkula giderken önünden geçtiğiniz bir inşaat var mı? Sakın inşaata girmeyin, ama dikkatle bakın. Bir yapının katlarını, odalarını kim tasarlar? Mimar...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHesapları da inşaat mühendisi yapar, yapılan işi denetler. Bir binayı yapmak için bir sürü insan çalışır. Duvarcılar duvarları yapar. Elektrikçi, su tesisatçısı, boyacı, camcı olmasa yapı nasıl tamamlanır?\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":42995200065779,"sku":"9786053608349","price":22.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000443277-1.jpg?v=1658137256"},{"product_id":"batiya-gocun-sanatsal-evreleri","title":"Batıya Göçün Sanatsal Evreleri","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eTürk sanatının, yüzyıllar içinde Asya bozkırlarından başlayıp batıya, Anadolu’ya ve Balkanlara süren göçe paralel olarak evrilişinin kesintisiz bir hikâyesi... Geniş bir coğrafi mekana ve yüzyıllara yayılan bu uzun hikâye, çoğu zaman coğrafi bölgeler ya da farklı kültürel-siyasal gelenekler çerçevesinde ele alınır. Batıya Göçün Sanatsal Evreleri, tarihöncesi bozkır toplumlarının sanat geleneklerinden başlayarak Orta Asya, Timurlu ve Selçuklu sanatlarını, batıya süren uzun göçün süreklilik gösteren aşamaları olarak ele alıyor. Bozkır toplumlarının, başta Çin olmak üzere yerleşik toplumların yaratılarıyla; Timurlu sanatının Hint ve İran tarzlarıyla; Anadolu-Türk sanatının Ortadoğu gelenekleriyle girdiği etkileşimin çarpıcı bir tablosunu çiziyor. Aynı sanat geleneğinin, her yeni coğrafyada, bir öncekine benzemeyen toplumsal, ekonomik ve dinsel gelenekler zemininde nasıl yeni biçimler ve tarzlarla yeşerdiğinin hikâyesini çizimler, planlar, haritalar ve fotoğraflar eşliğinde okumak için... Doğan Kuban 1926’da, babasının Fransız Harp Akademisi’nde eğitim gördüğü Paris’te doğdu. 1949’da yüksek mühendis ve mimar olarak İTÜ’den mezun olarak meslek hayatına atıldı, 1952’de Mimarlık Tarihi kürsüsünde asistan olarak girdi. 1958’de doçent, 1965’te profesör oldu. Bu yıllarda katıldığı pek çok mimari yarışmada dereceler ve mansiyonlar kazandı. Avrupa’da ve Amerika’da çeşitli üniversitelerde konuk öğretim üyesi olarak bulundu ve eski eserlerin korunması konusundaki çalışmalarıyla öne çıktı. 1966-76 arasında İstanbul-Vezneciler’deki Kalenderhane Camisi’ndeki kazı ve restorasyon çalışmalarını yönetti. Başta Tüba şeref üyeliği, American Institute of Architects yabancı şeref üyeliği, Alman Arkeoloji Enstitüsü muhabir üyeliği olmak üzere, önde gelen pek çok ulusal ve uluslararası koruma kurumu ile mesleki örgütte görevler üstlendi. Aralarında Türk Hayatlı Evi, Selçuklu Çağında Anadolu Sanatı, Sinan’ın Sanatı ve Selimiye, İstanbul - Bir Kent Tarihi ve Osmanlı Mimarisi’nin de bulunduğu 25 kitap, yayın yönetmenlerinden olduğu İstanbul Ansiklopedisi’nde 68 madde ile düzenli olarak yazmaya devam ettiği gazete yazılarının yanı sıra 150’yi aşkın bilimsel makalesi vardır.\u003c\/span\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43021010272499,"sku":"9789944885614","price":74.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/KB9789944885614.jpg?v=1658825080"},{"product_id":"istanbul-bir-kent-tarihi","title":"İstanbul - Bir Kent Tarihi","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eİlk yerleşimlerin 8.000 yıl öncesine uzandığı, 1.600 yıl kesintisiz olarak Doğu Akdeniz'in siyasi, ekonomik ve kültürel başkenti olan bu kadim kent tarihi 600 sayfalık bir kitapta… \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eDoğan Kuban'ın onlarca yıllık depolamayla kaleme ulaştığı İstanbul: Bir Kent Tarihi'nin, yeni baskı 370'i aşkın fotoğraf, gravür, plan, harita, çizim ve belge ile merak ve renkli bir geçmişin sayısını bulabilirsiniz: \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eTarihöncesi ilk sakinler buranın coğrafyasının hangi benzersiz özelliklerinin çekilmesine kapılmıştı? \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eRoma imparatorlarının neden burayı kurduklarının yeni ve doğal başkentini kabul ederek imar etmişlerdi? \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003ePaganlık, Hıristiyanlık ve Müslümanlık farklı dönemlerde kentlerin şekillenmesi nasıl etkilemişti? \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eLatince işgali kentten neler alıp götürmüş, kentte ne izlemişti? \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eKentin pek çok zararı tarih içinde yok olur ya da yeniden inşa edilirken hangi ögeleri neredeyse değişmeden kalmış? \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e27 yüzyıl boyunca kent sınırları da yayılmışlardı, ne zaman bulaşmış olabilirdi? \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eNüfus artışı ve suyun ne biriktirdiği İstanbul'un olumsuz sorunlarıydı? \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eİmparatorlar, kumandanlar ve Alimler dışında, kentte yaşayanlar kimler olmuştu? \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eOsmanlı eski İstanbul'u 20. yüzyılda mı tarihe karışmıştı, yoksa daha önce mi? \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e20. yüzyılda dünya değişirken İstanbul bundan nasıl etkilenmişti? \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cbr data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eİstanbul: Bir Kent Tarihi bu incelemelere ve daha pek çoğuna, usta bir kalemin yazdığı uzun ve renkli bir öyküyle cevap veriyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eEtek boyu, etek ucu İngilizce bilen yabancı dostlarınıza…\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43262602510579,"sku":"9786053600640","price":2720.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000352730-1.jpg?v=1663929751"},{"product_id":"i̇van-i̇lyicin-olumu","title":"İvan İlyiç'in Ölümü","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eLev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş, Kreutzer Sonat’ın büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. 1886 yılında yayınlanan İvan İlyiç’in Ölümü sade, süssüz anlatımıyla Rus gerçekçi edebiyatında eşsiz bir yere sahiptir. Daima gerektiği gibi yaşamaya özen göstermiş bir insanın ölümle yüzleşmesini konu edinen eser, Tolstoy’un yaşamının son döneminde ortaya koyduğu yeni ahlak anlayışının da ilk örneklerinden biridir. İvan İlyiç’in Ölümü Tolstoy’un bir mektubunda belirttiği gibi sıradan bir adamın, sıradan ölümünün kendi gözünden tasviridir.\u003c\/span\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521364197619,"sku":"9786053321170","price":22.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000591730-1.jpg?v=1670922113"},{"product_id":"delilige-ovgu","title":"Deliliğe Övgü","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDesiderius Erasmus (1469-1536): Yeni Ahit’in ilk editörü, ilahiyat edebiyatının önde gelenlerinden ve Kuzey Avrupa Rönesansı’nın en önemli hümanistlerinden olan Erasmus, filolojik yöntemleri kullanarak tarihsel-eleştirel geçmiş araştırmalarının temelini attı. Eğitim alanındaki yazıları klasiklere eski dini müfredat yerine hümanist bir bakış açısıyla yönelinmesine katkıda bulundu. Kilisenin gücünün kötüye kullanılmasını eleştirirken yükselen reform taleplerini teşvik etti. Bu tutumu hem Protestan Reformu’nda hem de Katolik Karşı Reformu’nda ses buldu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eLuther’in doktrinini ve papalığın sahip olduğunu iddia ettiği güçleri reddeden bağımsız duruşu nedeniyle her iki tarafın hedefi haline geldi. İngiltere’ye giderken tasarladığı ve Thomas More’un evinde yazdığı Deliliğe Övgü ile dönemin entelektüellerini eleştirdi, öğretmenler, papazlar, ilahiyatçılar, filozoflar, tüccarlar, avukatlar, hükümdarlar, azizler ve kendini zeki sayan herkesi alaycı bir dille yerdi.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521439269107,"sku":"9786053327189","price":24.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000689370-1.jpg?v=1670924485"},{"product_id":"vadideki-zambak","title":"Vadideki Zambak","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHonore de Balzac (1799-1850): 19. yy Fransız edebiyatının büyük ismi. Edebi kariyerine oyun yazarak başladı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAncak aldığı eleştiriler neticesinde romana yöneldi. Yirmi yılda 85 romanı tamamladı, öldüğünde arkasında 50 roman taslağı bıraktı. 1830 yılında kurmaca eserlerini Dante’nin İlahi Komedya’sına atıfla İnsanlık Komedyası başlığı altında topladı. Bir kısmı zamanla edebiyatın arketiplerine dönüşen 2000’i aşkın karakter yarattı, tüm bu karakterleri önyargıdan uzak analitik bir yaklaşımla, toplumsal sınıfından yalıtmaksızın ele aldı. Romana kazandırdığı toplumsal ve gerçekçi çerçeve ona gerçekçi romanın kurucusu unvanını kazandırdı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemesi ayağında Taşra Yaşamından Sahneler başlığı altında yer alan Vadideki Zambak 1836 yılında yayımlandı. Roman, gençlikten yetişkinliğe uzanan yolu, evli bir kadına duyduğu aşkla kateden Felix’in hikayesini anlatıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521647083763,"sku":"9786053328582","price":36.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0000000716154-1.jpg?v=1670930649"},{"product_id":"bir-delinin-ani-defteri","title":"Bir Delinin Anı Defteri","description":"\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eNikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna’da orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün öğeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları ve Mirgorod Öyküleri’nde mizahın yanı sıra, yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşüncelerini ortaya koydu. Petersburg öykülerinin ikinci halkasını oluşturmaktadır.\u003c\/span\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43521725923571,"sku":"9786254052149","price":110.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/41eFxQomXDL.jpg?v=1670932613"},{"product_id":"bir-meydan-oykusu-beyazit-1914-1964","title":"Bir Meydan Öyküsü Beyazıt (1914-1964)","description":"\u003cp\u003eMeydanlar kimi gerçekleri açığa çıkarır, kimilerini de gizler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBüyük Konstantin devrine kadar uzanan kadim bir tarihi bulunan Beyazıt Meydanı (önce Forum Tauri, sonra Forum Theodosius) hem bu tarihsel süreciyle hem de modern kentte uzunca süre oynadığı merkezi rolle, İstanbul ile özdeşleşmiş meydanlardan biridir. Sevince Bayrak, bu uzun tarih içinde elli yıllık çok sınırlı bir zaman aralığını seçiyor: 1914-1964. Bu sıkıştırılmış zaman ve kentin bütününe göre sınırları belli bir mekândan yola çıkarak Beyazıt Meydanı’nın başından geçenler üzerinden bir meydan, aslında bir kent öyküsü paylaşıyor bizlerle.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eOsmanlı’dan Cumhuriyet’e bir meydana yüklenen işlev ve değerlerin değişim sürecini titiz bir arşiv çalışmasına dayanarak izleyen yazar, “kamusal alan”ların belirlenmesinde iktidarlar ve ideolojiler kadar, gündelik yaşamın çok çeşitli aktörlerinin de rol oynayabildiğini gösteriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBir Meydan Öyküsü. Beyazıt (1914-1964), metropollerin de tıpkı ünlü kişiler gibi hayalet yazarlara ihtiyacı olduğu fikrinden yola çıkan, onca gürültü patırtının arkasında bir meydanda yaşanan değişimi farklı taraflarıyla, yazarları, mimarları, valileri, belediye başkanları, şöförleri, esnafı, öğrencileriyle bir arada okuyarak, kentin sesini duymaya ve duyurmaya çalışan çok özgün bir çalışma.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43784185544947,"sku":"9786052958773","price":120.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0001834802001-1.jpg?v=1685020359"},{"product_id":"bina-bina-i̇cinde-building-within-a-building","title":"Bina Bina İçinde - Building Within A Building","description":"\u003cp\u003eBu kitap, İstanbul’un kalbindeki özel bir binanın tarih boyunca geçirdiği dönüşümleri konu alan kapsamlı bir mimari monografidir. İlk olarak 1907 yılında Baudouy (Bodvi) Apartmanı adıyla inşa edilen yapı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıldönümü olan 2023 yılında, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi olarak yeniden doğdu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYazarlar Feride Çiçekoğlu ve Teğet Mimarlık’ın ortaklarından Ertuğ Uçar, sadece bir binanın değil, aynı zamanda İstanbul’un en canlı noktalarından biri olan Beyoğlu’nun ve İstiklal Caddesi’nin tarihî dönüşümüne de ışık tutuyor. Kitapta, binanın hikâyesi üç farklı dönem üzerinden incelenirken, tarihî süreç içindeki işlev değişimleri, sosyal dönüşümler ve mimari yaklaşımlar ayrıntılı biçimde ele alınıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBinanın mimari dönüşümüne öncülük eden Teğet Mimarlık’ın ortaklarından Uçar, tasarım felsefesini üç farklı dönem ve üç farklı mimari yapı üzerinden anlatırken, Feride Çiçekoğlu ise Tepebaşı’ndan başlayarak Beyoğlu’nun renkli, çok kültürlü ve entelektüel arka planını kişisel deneyimleriyle harmanlayarak okuyucuya sunuyor. Böylece eser, İstanbul’a ait mimari bir anlatım olmanın yanı sıra şehrin kültürel belleğine derin bir yolculuk niteliği taşıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eThe Book you have is an architectural monograph. It describes İşbank Painting Sculpture Museum Building which has fit three lives into its existence of more than a century. First started to exist as Baudouy Apartment in 1907, the building opened its doors as İşbank Painting Sculpture Museum on the 100th  Anniversary of the Republic of Turkey in 2023. In the book, Feride Çiçekoğlu and Ertuğ Uçar focus not only on the transformation and refunctioning process of the building in its last period, but also on the phases it has gone through since its construction, the functions it has undertaken, and in parallel, the transformation of the Beyoğlu district and especially Istiklal Street. While Uçar, one of the partners of Teğet Architecture, the designer of the transformation of the building, constructed his text by explaining the main design idea over 3 periods and 3 buildings, Çiçekoğlu stretches a colorful Beyoğlu background that reaches out to her childhood memories of Tepebaşı to the general secretary of the TÜRSAK Foundation, whose headquarters is in Hanif Han on Erol Dernek Street, and from there to Botter Apartment which had been an inspiration for her fist scenario.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46798125138163,"sku":"9786254296079","price":1080.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/Binabinaicinde.webp?v=1741779425"},{"product_id":"sark-seyahati-le-corbusier","title":"Şark Seyahati - İstanbul 1911","description":"\u003cp\u003eAvrupa’da kitlesel sanayi üretiminin doruğa ulaştığı, yeni teknolojilerin alışılmış hayat tarzlarını sürekli değişmeye zorladığı, hep daha çok değişim talep ettiği bir çağda, yeni arayışlar peşinde yollara düşmüş genç bir mimar adayı…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eViyana’dan doğuya, İstanbul’a uzanan bir yolculuk… Sanayileşmemiş toplumlarla ve hayat tarzlarıyla tanışma… Osmanlı ve antik Yunan mimarlık mirasıyla karşılaşmalar…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e20. yüzyıl mimarlığına ve sanatına Le Corbusier adıyla damgasını vuracak olan İsviçreli bu genç mimar, bu benzersiz tecrübesini defterler dolusu yazıya ve çizgiye döker.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGeziye Avrupa modernleşmesi üzerine hınzırca eleştirilerle başlayan Le Corbusier, modernliğin eşiğindeki Osmanlı ülkesinde merak, keşif ve hayranlık duygularına teslim olur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTrablusgarp ve Balkan Savaşlarının Meşrutiyet’in coşkusuna gölge düşürmesine ramak kaldığı bir dönemde tadını çıkarır İstanbul’un ve şehrin büyük bölümünü kül eden Fatih-Altımermer Yangını’na tanık olur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eLe Corbusier’nin önce kısmen bir yerel gazetede yayımladığı, yarım asır sonra da kitaplaştırdığı –mimarlık anlayışının oluşmasında önemli payı olan– bu gezisine ait notları, dilimizde ilk kez eksiksiz olarak yayımlanıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eLe Corbusier (1887-1965) Charles-Edouard Jeanneret-Gris adıyla İsviçre’nin La Chaux-de-Fonds kentinde bir saatçi ustasının oğlu olarak doğdu. Sanata ilgisi onu kentindeki sanat okuluna yöneltti. Öğretmeni ve hamisi Charles L’Epplatenier’nin teşvikiyle uzun seyahatlere çıktı. 1907’de Paris’te çalıştığı mimarlık bürosunda betonarmeyle tanıştı. 1910-11’de Berlin’de bir mimarlık bürosundaydı. 1911 sonlarında Balkanlar üzerinden Osmanlı İmparatorluğu’na geldi. Yol boyunca tuttuğu notları ve eskiz defterleri, daha sonra bu kitaba dönüştü. Bu seyahatinde İstanbul, Bursa ve Atina’da tanıştığı mimari biçimler ve çözümler, mimarlık anlayışının temel taşlarından oldular.\u003cbr\u003eBüyük Savaş öncesinde başlayan meslek yaşamı, pek çok öncü düşünce ve uygulamayla örülüydü. 1920’de Le Corbusier mahlasını aldı. 1922’de Paris’te büro açtı. Bir yandan müşterilerine villalar inşa ederken, bir yandan da şehircilik konusunda öncü düşünceler üretti. Kente göç dolayısıyla ciddi bir konut sorunu yaşayan Paris için 1922’de, şehir merkezinin bir bölümünün yıkılarak gökdelenler ve prefabrike konutlarla yeniden inşasını öngören ‘Ville Contemporaine’ projesini hazırladı. Bu projedeki fikirler, Paris’te olmasa da,  II. Dünya Savaşı sonrasında Amerikan mimarları tarafından hayata geçirildi. Seri üretimin otomobilde olduğu gibi mimarlıkta da kullanılabileceğini ve maliyetleri düşürebileceğini savundu. Mimarlıkta metrik ölçü yerine, insan bedeninin orantılarını esas alan ‘modulor’ ölçeğini tasarladı ve kullandı. Evleri için mobilyalar da tasarladı. Fikirlerini ve yapıtlarını açıkladığı 50’ye yakın kitap yazdı. Vers une Architecture (1923), La Ville Radieuse (1935), Quand les cathédrales étaient blanches (1937), Propos d’urbanisme (1946), Le modulor (1950) bunlardan bazılarıdır.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46880684245235,"sku":"9789944886062","price":297.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/sarkseyahati.webp?v=1744616630"}],"url":"https:\/\/yemkitabevi.com\/tr-us\/collections\/is-bankasi-kultur-yayinlari\/yazar_gozde-celik.oembed","provider":"YEM Kitabevi","version":"1.0","type":"link"}