{"title":"Metis Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eMetis Yayıncılık tarafından yayınlanan mimarlık, tasarım ve kültür kitapları.\u003c\/p\u003e","products":[{"product_id":"istanbul-kimin-sehri-_348761-html","title":"İstanbul Kimin Şehri?","description":"\u003cp\u003eBir dönemin “Başka İstanbul Yok!” sözü, öyle görünüyor ki yerini “Bu İstanbul’da kaç İstanbul var?” şaşkınlığına bıraktı. Kent büyük bir hızla genişlerken sınıf ve zenginlik, etnisite, cinsiyet ve yaşam tarzı temelinde farklılaşan kentlilerin her birinin kendi kişisel deneyimlerinden kaynaklanan farklı İstanbul’lar beliriyor. Sırrına eremeyeceğimiz duygusu veren, hem üst üste binmiş hem içe içe geçmiş, büyük bir karmaşıklık ve çeşitlilik var karşımızda; biz onu anlamaya çalışırken de değişmeye devam ediyor. Elinizdeki kitap bunun bilincinde olarak “İstanbul kimin şehri?” sorusu etrafında farklı disiplinlerden yararlanan bir dizi makaleyi biraraya getiriyor.\u003cbr\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKapitalistleşme sürecini kendine özgü bir ritmle yaşayıp dünya ekonomisiyle bütünleşmiş bir dünya kentinden mi söz ediyoruz? Yoksa sermayenin sonsuz bir döngüyle bir yıkım ve yapım alanına çevirdiği dev bir inşaat şantiyesinden mi? Pazarlama stratejilerinin eline bırakılmış ışıltılı bir vitrinden, bir reklam panosundan mı? İstanbul’u turistlerin kartpostallardan gördüğü tarihi kentte mi, temalı yaşam sitelerinde mi, yoksa zayıfların, şehrin “gerillaları”nın fethettiği arka sokaklarında mı aramalıyız? Filipinli göçmen kadın işçiler bir pazar gününü nasıl geçirir, ya da sokak satıcıları işlerini sürdürebilmek için hangi taktikleri geliştirir? Kimbilir, belki de İstanbul gerçeğin kendisi değildir de, sanatçının her defasında yeniden kurgulayıp ürettiği, pek çok kurmaca kentin üst üste gelip oluşturduğu bir kolajdır.\u003cbr\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eİstanbul Kimin Şehri? okurunu kentin, yalnızca güçlü ve sistemli çabalarla, kurumsal etkilerle ya da pazarlama etkinlikleriyle değil, bireysel katkı ve rastlantılarla da meydana gelen ritmine kulak veren bir çerçevede, onun her gün yeniden üretilişi hakkında düşünmeye davet ediyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408958505155,"sku":"9786053160144","price":508.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053160144.jpg?v=1616017321"},{"product_id":"bir-fotografi-anlamak","title":"Bir Fotoğrafı Anlamak","description":"\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv summary=\"\" class=\"\"\u003e\n\u003cp\u003e\u003cbr\u003eBerger'in fotoğraf üzerine yazıları, onun düşünmeye verdiği dikkat ve özeni çok iyi kanıtlıyor. Yazılarını okumaktan bu kadar zevk almamızın bir nedeni olmalı: Düşünce onun için asla bir jest, kibir ya da entelektuel bir egzersiz değil. Küçük bir çocukken içgudusel bir merakla bakmanın yetişkin disiplinine kavuşmuş hali sanki. Kendini baktığı nesneyle içtenlikle ve şefkatle özdeşleştirmesinden gelen, bizleri de içine çeken bir hakikat. İkincisi, Berger'ın yalın bir biçimde tanımladığı o estetik ölçüt: \"Bu eser insanların toplumsal haklarını öğrenmelerine ve haklarını talep etmelerine katkıda bulunuyor mu, onları buna teşvik ediyor mu?\" Bir özelliği daha var bu yazıların: İnceleme Berger için hiç bir zaman sadece bir eleştiri ve sorgulama değil, her zaman fotoğrafa ait görünür ya da görünmez bir hikâye anlatıyor bize. Aynı zamanda bir hikâye anlatıcısı o.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eGeoff Dyer'ın hazırladığı bu derleme fotoğrafa özel bir edisyon olarak tasarlandığı için Berger'ın önceki kitaplarından bölümler de içeriyor. Yanı sıra, sergiler için veya kataloglara sunuş veya sonsöz olarak yazılmış ama herhangi bir kitabında yer almamış metinler var aralarında. Berger okumaktan aldığınız zevkin bunlarda da süreceğini düşünüyoruz.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408958537923,"sku":"9786053160229","price":266.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053160229.jpg?v=1616017323"},{"product_id":"mimarin-solugu-peter-zumthor-mimarligi-uzerine-denemeler","title":"Mimarın Soluğu","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eİsviçreli mimar Peter Zumthor, 1990'la birlikte gelen enformasyon ve iletişimli ikinci postmodern dalgaya en keskin direniş karşıtlarının yanında geliyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eYazılı ve sözlük siyasi bir karşı koyuş değil bu; \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eadından, sözde bir kez daha dışavurmuş oluyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eDiğer yandan ilk başka bir şekilde: Bir başka kullanımel toprak kap yapma tekniğine öykünerek, bir başkasında kayaların tekt kayanlığından ilham alarak, ötekinde ise kereste depolarına sığınarak ya da balık sırtından benzer. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eHer maddi malzemeyle ve durumla kendine kendine sahip bir ilişki kurma iş tek ortak yanıyla duyulara dokunmak, duyuları uyarmak için planlanmış olmalı. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eBu Peter Zumthor'un gizli, 2008'\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408958931139,"sku":"9786053160335","price":270.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053160335.jpg?v=1616017324"},{"product_id":"mekan-yaratmak","title":"Mekan Yaratmak","description":"\u003cp\u003eEtten kemikten varlıklar olarak hepimiz uzayda bir yer işgal ederiz. Dahası, farkında olsak da olmasak da, içinde bulunduğumuz mekânı birçok yönüyle zihnimize kaydeder ve hareketlerimizi ona göre ayarlarız. Nesnelerin yerini belirleme, sınırlarını algılayarak onları birbirinden ayırt etme, mesafe ölçme, kendi konumumuzun farkına varma bunlar hep mekân algımızla ilgili vazgeçilmez becerilerdir. Peki beyin bunları nasıl yapar?\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eJennifer Groh, beynin mekân algısıyla ilgili mekanizmalarının ne kadar incelikli olduğunu, en basit bir tespitin bile mikroskobik ölçekte ne kadar karmaşık faaliyetler içerdiğini gözler önüne seriyor. Ayrıca mekân algısının beynin çok farklı işlevleriyle nasıl iç içe geçtiğini; görme, işitme ve dokunma duyularının yanı sıra belleğin ve farkındalığın mekân algısıyla ilişkisini ilginç ve yaratıcı deneyler aracılığıyla açıklıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"Bana göre bilimdeki en ilgi çekici sorun, nöral ateşleme örüntülerinin düşünceyi nasıl oluşturduğu sorunudur. Düşünme, tahayyül etme, muhakeme, endişelenme, arzulama, planlama ve karar vermeden oluşan o zengin zihinsel hayatımızın, beyin içindeki mikroskobik hücrelerin oluşturduğu elektrik sinyallerinde nasıl vücut bulduğunu hep öğrenmek istemişimdir. Bu kitap bunun cevabını vermiyor ama güçlü bir analoji sunuyor : Beynin ölçebildiğimiz şeylerle (duyusal uyaranlar gibi) ilgili bilgiyi nasıl işlediğini kavrayabilirsek, ölçemediğimiz şeyleri (fikirler gibi) nasıl işlediğini anlayabiliriz belki.\"\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408959258819,"sku":"9786053160502","price":324.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053160502.jpg?v=1616017326"},{"product_id":"sanatla-direnis_349512-html","title":"Sanatla Direniş","description":"\u003cp style=\"border-bottom-color: currentColor; border-bottom-style: none; border-bottom-width: 0px; border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; border-left-color: currentColor; border-left-style: none; border-left-width: 0px; border-right-color: currentColor; border-right-style: none; border-right-width: 0px; border-top-color: currentColor; border-top-style: none; border-top-width: 0px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 10px; orphans: 2; padding-bottom: 0px; padding-left: 12px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003e“Günbegün bütün dünyada, medya ağı gerçeklerin yerine yalanları koyuyor. En başta siyasi ya da ideolojik yalanlar yok (onlar sonra geliyor), insan hayatının ve doğal hayatın aslında neden oluştuğuna dair görsel, somut yalanlar var. Bütün yalanlar tek bir devasa sahtekârlıkta toplanıyor: hayatın kendisinin bir meta olduğu ve onu satın almaya gücü yetenlerin, tanımı gereği onu hak edenler olduğu varsayımı! Çoğumuz bunun yanlış olduğunu biliyoruz ama bize gösterilenlerin pek azı direncimizi güçlendiriyor.”\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\u003cp style=\"border-bottom-color: currentColor; border-bottom-style: none; border-bottom-width: 0px; border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; border-left-color: currentColor; border-left-style: none; border-left-width: 0px; border-right-color: currentColor; border-right-style: none; border-right-width: 0px; border-top-color: currentColor; border-top-style: none; border-top-width: 0px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 10px; orphans: 2; padding-bottom: 0px; padding-left: 12px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003eBerger’a göre sanat tam da bunu yapıyor, yani direncimizi güçlendiriyor. Sanat ve sanatçılar üzerine yazdığı samimi ve özgün denemelerden oluşan bu kitapta, sadece Michelangelo, Rembrandt, Degas, Van Gogh, Kahlo ve Brancusi gibi sanatçıların eserlerini değil, Fransa’daki on binlerce yıllık mağara resimlerini ve Mısır’daki Feyyum mumya portrelerini de ele alıyor Berger. Kitap ayrıca yazarın Subcomandante Marcos’la yazışmalarını ve kendi sunduğu bir radyo programının metnini de içeriyor. Bir bütün olarak bu derleme, sanatın insanın iç ve dış dünyası için, birey ve toplum için ne kadar vazgeçilmez ve sağaltıcı olduğunu hatırlatıyor bize.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\u003cp style=\"border-bottom-color: currentColor; border-bottom-style: none; border-bottom-width: 0px; border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; border-left-color: currentColor; border-left-style: none; border-left-width: 0px; border-right-color: currentColor; border-right-style: none; border-right-width: 0px; border-top-color: currentColor; border-top-style: none; border-top-width: 0px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 10px; orphans: 2; padding-bottom: 0px; padding-left: 12px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003e“Bugün, varolanı resmetmeye çalışmak umudu teşvik eden bir direniş eylemidir,” diyor Berger bir denemesinde. Bir diğerinde ise şöyle ekliyor: “Direniş eylemi, sadece bize sunulan dünya-resminin saçmalığını kabullenmeyi reddetmek değil, bu resmin geçersizliğini duyurmaktır. Cehennem içeriden geçersiz ilan edildiğinde, cehennemliği son bulur.”\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408959291587,"sku":"9786053160533","price":78.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053160533.jpg?v=1616017328"},{"product_id":"mulksuzlesme","title":"Mülksüzleşme","description":"\u003cp\u003e\"Kişi gördüğü, hissettiği ve öğrendiği şeyin uyandırdığı duygularla hareket ettiğinde kendini hep başka bir yere, başka bir sahneye ya da merkezinde olmadığı bir toplumsal dünyaya savrulmuş halde bulur. Mülksüzleşmenin bu türünü eyleme ve direnişe, ötekilerle birlikte görünür hale gelerek adaletsizliğe son verilmesini talep etmeye yol açan bir duyarlılık biçimi olarak değerlendiriyoruz. Adaletsizliğin aldığı bir biçim de halkların, örneğin zorunlu göç, işsizlik, evsizlik, işgal ve fetih vasıtasıyla sistematik olarak mülksüzleştirilmeleridir. İşte biz de, egemen benliğin malikiyetinden feragat anlamında mülksüzleşerek dahil olunan kolektivitelerin, kimi nüfusları kolektif aidiyet ve adaletten sistematik olarak men eden mülksüzleştirme biçimlerine nasıl muhalefet edebileceğini ele alıyoruz.\"\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu kitaptaki yazılar, Mısır devriminin en yoğun günlerinin yaşandığı dönem ile Yunanistan'da Sol'un neoliberal kemer sıkma politikalarına karşı ciddi muhalefet gösterdiği dönem arasındaki aylarda, iki yazarın yürüttüğü diyalog sonucunda ortaya çıktı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖzellikle Irigaray'ın çalışmalarından, Heidegger'in teknoloji eleştirisinden, Foucault'nun biyopolitika kavramından ve Lacan sonrası psikanalizden beslenen Athena Athanasiou ile, Foucault'dan ve söz edimleri kuramından, toplumsal cinsiyet kuramından, kuir aktivizmden ve heterodoks psikanalizden yola çıkan Judith Butler, kâh fikir birliğine varıp kâh ayrılığa düşerek “Siyasal duyarlılığı mümkün kılan nedir?” sorusunun peşine düşüyorlar.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408959324355,"sku":"9786053160595","price":214.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053160595.jpg?v=1616017329"},{"product_id":"yikarak-yapmak","title":"Yıkarak Yapmak","description":"\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv summary=\"\" class=\"\"\u003e\n\u003cp\u003e“Yıkarak yapmaktan söz ediyorum, çünkü genelde ‘ilerici', ‘öncü', ‘avangart' gibi sıfatlarla anılan pek çok kişi ve yönelim, eskileri gözden çıkaramayan, hatta onları çağdaş olanı gerekçelendirmek için hikmet deposu gibi kullanan argümanlar dile getirdiler. Sonuçta bunların tümü bir tür zombi üretimi. Bu kitap işte o zombileri, o yaşayan ölüleri teşhis etmeye ve tartışmaya yönelik bir çaba. “Anarşi terimini kullanıyorum, çünkü mimarlık bilgi alanında egemen iktidar yapılarını söylemleri, önyargıları, stereotipleri, inançları sorunlaştırmak istiyorum. Onların çok zayıf düşünce konstrüksiyonları oluşturduğuna inanıyorum. İktidarlarını da paradoksal olarak o zafiyetlerine borçlular. Bunlara inanılır, ikna olunur ve söylemsel ve\/veya tasarımsal pratiklerde bulunmaya fütursuzca devam edilir. İman edilmekten vazgeçilseydi tüm bir düşünsel konstrüksiyonun altı oyulacak, zeminsiz kalınacaktı. “Çok daha önemli hedefim ise mimarlık söylemlerinde gizli totalitarizm. Mimarlık düşüncesinin çoğu metninde dünyanın mimarın kişisel becerisiyle cennet kılınabileceği gibi totalitaryen bir beklentiden söz edilir ve çoğu zaman bundan hiç rahatsızlık duyulmaz. Böyle bir inanç aslında, tasarlayan öznenin vehmedilmiş iktidarından çok, siyasal otoritenin denetimsiz gerçek iktidarına uzanan kanala su taşıyor. Diktatoryel iddiaların meşrulaştırılması imkânlarını ortaya koyuyor. Şöyle de diyebilirim: Mimarın tasarımsal iktidarı ile siyasal yöneticinin toplum mühendisliği yapma iktidarı arasındaki mesafe çok kısa. Her ikisi de toplumsallık üzerinde kurulması amaçlanan bir diktaya özlem duyuyor.” -Uğur Tanyeli-\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408959553731,"sku":"9786053160854","price":472.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053160854.jpg?v=1616017331"},{"product_id":"manzaralar_349499-html","title":"Manzaralar","description":"\u003cp style=\"border-bottom-color: currentColor; border-bottom-style: none; border-bottom-width: 0px; border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; border-left-color: currentColor; border-left-style: none; border-left-width: 0px; border-right-color: currentColor; border-right-style: none; border-right-width: 0px; border-top-color: currentColor; border-top-style: none; border-top-width: 0px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 10px; orphans: 2; padding-bottom: 0px; padding-left: 12px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003e“Bazen bir manzara orada yaşayanların hayatları için bir dekordan ziyade ardında mücadelelerinin, başarılarının ve kazalarının vuku bulduğu bir perde gibidir. Orada yaşayanlarla birlikte perdenin ardında olanlar için köşe taşları artık yalnızca coğrafi değildir, aynı zamanda biyografik ve kişiseldir.”\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: inherit; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"border-bottom-color: currentColor; border-bottom-style: none; border-bottom-width: 0px; border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; border-left-color: currentColor; border-left-style: none; border-left-width: 0px; border-right-color: currentColor; border-right-style: none; border-right-width: 0px; border-top-color: currentColor; border-top-style: none; border-top-width: 0px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; margin-bottom: 10px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 10px; orphans: 2; padding-bottom: 0px; padding-left: 12px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003eBerger’ın tüm yapıtı yeniden hayal etmeye, farklı biçimlerde görmeye bir davet niteliğinde. Yazı yazmak Berger için her zaman “devrimci” bir eylem olmuştur. Berger’ın düşüncesini şekillendiren bireylerden –demek yoldaşlardan– söz eden yazıları bir araya getiriyor Portreler’in kardeşi Manzaralar: Antal, Raphael, Brecht, Barthes, Benjamin. Yanı sıra haritalar, patikalar, mekânlar, köyler, kasabalar, kentler, tarihsel zamanlar. Özetle bir “hikâye anlatıcısı”nı oluşturan, var eden şeyler.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cstrike\u003e\u003c\/strike\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408959684803,"sku":"9786053161479","price":200.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053161479.jpg?v=1616017333"},{"product_id":"mimar-sinan-tarihsel-ve-muhayyel","title":"Mimar Sinan Tarihsel ve Muhayyel","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eBu kitap bir Mimar Sinan monografisi değil. Yaşamı ve eserleri üzerinde bilinenlerin yeni bir özetini sunmuyor. Onun yapılarının bir dökümünü içermiyor. Neden çok önemli bir dahi olduğunu ve dünya mimarlığına yaptığı katkıları da anlatmıyor. Sinan’a ve eserlerine övgüler düzmüyor. Sinan yapılarının yeni çekilmiş çok başarılı fotoğraflarından oluşan bir albüm bölümüne de yer vermiyor. Böyle çok sayıda kitap zaten var. \u003c\/span\u003e\u003cbr style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003e\u003cbr style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eMimar Sinan: Tarihsel ve Muhayyel, birbiriyle bağlantılı iki araştırma güzergâhında ortaya konmuş bir çalışma: Önce, Sinan’ın ve Sinan çağı mimarisinin tarihini yazma yaklaşımlarını tartışıp alternatifler öneriyor, ardından da popüler kültürde varedilmiş ve hâlâ üretilmeye devam eden Sinan imgesinin nasıl inşa edildiğini anlamayı deniyor. İlk kesimde, bugüne kadar yazılagelenden farklı ve gerçekçi Sinan tarihleri yazmak için bazı yeni imkânların nasıl kullanılabileceği gösterilmeye çalışılıyor. En önemlisi, burada kutsallaştırıcı olmayan, aksine soğukkanlı bir tarihsel Sinan metni ortaya konmaya çabalanıyor. Kitabın ikinci kesimiyse güncel Türkiye’deki popüler Sinan algısı hakkında: Ortamda neden Sinan’ı 16. yüzyılın olağan toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel gerçekleri bağlamında görmekten kaçınan bir popüler damar var?\u003c\/span\u003e\u003cbr style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003e\u003cbr style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;\"\u003eVarlığına bugün fazlasıyla aşina olduğumuz, ancak geçmişte mevcut olmayan imkan ve olguları, düşünceleri, teknikleri, tutumları, örgütsel yapıları, siyasal örüntüleri ve kaygıları iradi bir unutuşa tabi tutmadan tarih yazamayız. Acıklıdır ki, tarihyazımında, hele mimarlık tarihinde bunun kadar sık yaptığımız başka bir yanlış neredeyse yok. Burada aynı yanlış yapılmamaya çabalanıyor, o kadar.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39408960798915,"sku":"9786053162155","price":684.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786053162155.jpg?v=1616017338"},{"product_id":"bir-garip-orhan-veli_349526-html","title":"Bir Garip Orhan Veli","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003eB şiirler sarasıyla ben orhan veli̇, dalga, sakal, macera, eefkârlanirim, karmakarişik, sevdaya mi tutuldum, pazar akşamlari, i̇ş olsun di̇ye, lsokakta gi̇derken, ali̇ riza i̇le ahmed'i̇n hi̇kâyesi̇, bedava ahmetler, meyhane quantitatif, yokuş, zi̇lli̇ şi̇i̇r, kuyruklu şi̇i̇r, cevap, erol güney'i̇n kedi̇si̇, kapali çaraşi, galata köprüsü, lsi̇zi̇n i̇çi̇n, ?, mahallemdeki̇ akşamlar i̇çi̇n, i̇çi̇nde, mangal hayat böyle zaten, asfalt üzeri̇ne şi̇i̇rler, çok şükür, pirpirli şi̇i̇r, deni̇z, karşi, eksi̇ karim, kuşlar yalan söyler i̇çki̇ye benzer bi̇r şey, baharin i̇lk sabahlari, dalgaeci mahmut, ağacim, füzel havalar, şoförü karisi, ne kadar güzel, derdi̇m başka, deği̇l, dedi̇kodu, söz, baş ağrisi, gölgem, montör sabri̇, gemi̇leri̇m, i̇stanbul'u di̇nli̇yorum, deni̇z kizi, hürri̇yete doğru, gün olur, bi̇r duyma da gör,şehi̇r hari̇ci̇nde, sere serfe, sabah, hi̇cret i, hi̇cret ii, kumrulu şi̇i̇r, tren sesi̇, seyahat üzeri̇ne şi̇i̇rler, seyahat, hoy-lu-lu, edith almera, üstüne, oktay'a mektuplar, dağbaşi, beyaz maşlahli hanim, yaşiyor musun, ah! Neydi̇ beni̇m gençli̇ği̇m, sol eli̇m, sabaha kadar, yolculuk, tahattur,gemli̇ğe doğru, mi̇safi̇r, gi̇derayak, yalnizlik şi̇i̇ri̇, i̇nti̇har, anlatamiyorum, bi̇r roman kahramani, festi̇val, tenezzüh, veda, harbe gi̇den, vatan i̇çi̇n, karanfi̇l, bi̇zi̇m gi̇bi̇, tereyaği, gangster, rahat, illision, rübai̇, yaşamak, katabe-i̇ seng-i̇ mezar, ölüme yakin, aşk resmi̇geçi̇ti̇'dir.\u003c\/span\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cstrike\u003e\u003c\/strike\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409047634115,"sku":"9789753420204","price":46.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753420204.jpg?v=1616018353"},{"product_id":"gorme-bicimleri","title":"Görme Biçimleri","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eGörme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir.\u003cbr\u003eNe var ki başka bir anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek bulunuruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Her akşam güneşin batışını görürüz.\u003cbr\u003eDünyanın güneşe arkasını dönmekte olduğunu biliriz. Ne var ki bu bilgi, bu açıklama gördüklerimize uymaz hiçbir zaman. Gerçeküstücü ressam Magritte \"Düşlerin Anahtarı\" adlı resminde sözcüklerle nesneler arasında her zaman var olan bu uçurumu yorumlamıştır.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409047830723,"sku":"9789753420839","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753420839.jpg?v=1616018356"},{"product_id":"goz-ve-tin","title":"Göz ve Tin","description":"\u003cp\u003eGöz ve Tin, Merleau-Pont'nin iki-üç aylığına Provence kırlarına, Tholonet'ye gittiği günlerde yazdığı ve hayattayken bitirebildiği son metnidir. Tholonet, Cezanne'ın da çok sevdiği ve birçok resmine konu olmuş, insana yerleşip yaşamak için yaratılmış duygusunu veren çok güzel bir yerdir.Yazar buradaki günlerinin keyfini çıkararak, ama bir yandan da Cezanne'ın gözlerinin izini sonsuza dek taşıyan Tholonet manzarası karşısında, resmi ve \"görme\"yi yeni baştan sorgulayarak bu metni kaleme almıştır. Yüyılımızın en güzel ve en zor metinlerinden biri olan Göz ve Tin'de filozof, başlangıçtaki, en baştaki kelimeleri aramaya koyulur: örneğin vücudun \"görme\"sini, insan vücudunun mucizesini meydana getiren şeyi, insan vücudunun açıklanamaz canlılığını adlandırmaya muktedir kelimeleri...ve tabii aynı zamanda bu mucizenin kırılganlığını dile getirebilecek kelimeleri...\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409047863491,"sku":"9789753421287","price":171.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753421287.jpg?v=1616018358"},{"product_id":"postmodernligin-durumu","title":"Postmodernliğin Durumu","description":"\u003cp\u003eSon yıllarda günümüz dünyasını betimlemede kullanılan \"postmodern durum\" üzerine, postmodern kültür, mimari, sanat ve toplum üzerine pek çok şey yazıldı. David Harvey, Postmodernliğin Durumu'nda başlangıç olarak terimin farklı anlamlarını inceliyor ve modernizm sonrası toplumsal yaşantıyı anlamakta bu kavramlaştırmayı kullanmanın ne ölçüde uygun ve yararlı olduğunu tartışıyor.\u003cbr\u003eAncak Postmodernliğin Durumu, bir kitap olarak bundan çok daha fazlasını vaat ediyor. Yazar, Aydınlanma'dan günümüze uzanan dönem boyunca modernizmin toplumsal bir tarihini kuruyor ve modernizmin politik ve toplumsal düşünce ve hareketler içindeki, sanat, edebiyat ve mimarideki ifadelerini inceliyor. En dikkat çekici ve Harvey'e özgü vurgulama ise, zaman ve mekân algılamalarımızın yine zaman ve mekân boyunca nasıl bir değişim gösterdiği ve bu değişimin bireylerin değerleri ve toplumsal süreçleri üzerinde nasıl etkili olduğudur. Bu kitap sadece doğrudan sosyal bilimlerle ilgili olanlar için değil, günümüz dünyasındaki değişimleri anlamakta ısrarlı olan, araştırmaktan çekinmeyen genel okur için de son derece ilgi çekici... Son dönemde, düşünce tarihine ve zihniyetlerin toplumsal ve politik değişme ile ilgisinin kurulmasına yapılmış zengin bir katkı... ...\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409048060099,"sku":"9789753421621","price":522.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753421621.jpg?v=1616018361"},{"product_id":"yaratma-cesareti","title":"Yaratma Cesareti","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eYARATMA CESARETİ, Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen ismi Rollo May'in en temel yapıtlarından biri. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eMayıs, psikoloji, psikoterapi, felsefe ve sanatla yakın ilişkilerden dolayı, entelektüellik konusu ilginç bir perspektiften inceliyor. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eTüm varoluşçular gibi o da kaygı olgusuna büyük önem vererek, değişimin kaygısının içine gömülerek var olacak bir yaratıcılık düzeyinde gerçekleşeceğini vurguluyor. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eGeçiş dönemi psikolojisinin tüm olumsuzluğunu, yaratıcılığın değişimi adına kutlayan May, \"yeni olan\"ın her yerde fışkırdığı bir dünyada, insanın bilindışı kaynaklara dayanmasının varlığını savunur. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eBunun için de yeni bir cesaret biçiminin bireyinde yaratıldığına önemli katkılarda bulunuyor. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eBu kitapta, kişinin kendi kaynaklarından yararlanması ve çağdaş ahlaksal olarak katlanmasının çöküntüsü altında yeni bir yaşam görümta düşünce desteğinin sağlanacağına dair günlük bilgiler bulunmaktadır.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409048092867,"sku":"9789753421904","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753421904.jpg?v=1616018363"},{"product_id":"modern-dunyada-gundelik-hayat","title":"Modern Dünyada Gündelik Hayat","description":"\u003cp style=\"border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; margin: 10px 0px 10px 0px; border: 0px none currentColor;\"\u003e\"Modern Dünyada Gündelik Hayat\", yayımlandığı tarihten bugüne, mevcut düzene karşı gündelik hayatın kendisinden yola çıkarak muhalefet oluşturmak isteyenlere yol gösterdi. Fransa'da 1968'in hemen öncesinde çıkan kitap, yeni muhalefet hareketlerinin, dünyaya dair yeni bir algılama ve kavrama çabasının habercisi oldu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; margin: 10px 0px 10px 0px; border: 0px none currentColor;\"\u003eHenri Lefebvre, felsefecilerin, sosyologların, antropologların bir dolayım olarak, kendisinden başka bir şeyin işareti ya da bahanesi olarak ele aldıkları gündelik hayatı eleştirel teorinin merkezine koyuyor bu yapıtında. Modern toplumun bütün gerilimlerinin yansıdığı alan olan gündelik hayat bir araştırma nesnesi haline getirilirse, hem baskılama tekniklerine hem de özgürleşme olanaklarına baka bir gözle bakılabilir. Dilin toplumsal baskıyı örtmekteki işlevi, tüketim ideolojisinin yarattığı yanılsamalar, iktidar aygıtları tarafından uygulanan terör ancak gündelik hayat içinden anlaşılabilir; çünkü çeşitli biçimlerde adlandırmaya çalıştığımız, ekonomik terimlerle, statü gruplarının hareketlilikleriyle, kendi çıkarını gözeten birey anlayışıyla incelediğimiz toplum, bu kavramsal araçları yetersiz kılacak denli karmaşıklaşmıştır. Ancak gündelik hayatı ve bu hayatın aldığı çeşitli biçimleri merkezine alan bir tarihsel eleştiri bu zorlu çabanın altından kalkabilir; varlığını sürdüren ama halihazırdaki toplum içinde göze görünmeyen muhalefetleri, direnişleri ve başkaldırı olanaklarını açığa çıkarabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp style=\"border-image-outset: 0; border-image-repeat: stretch; border-image-slice: 100%; border-image-source: none; border-image-width: 1; color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; vertical-align: baseline; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; margin: 10px 0px 10px 0px; border: 0px none currentColor;\"\u003eHenri Lefebvre'in kitabı, bugüne değin güncelliğinden hiçbir şey kaybetmedi. \"Modern Dünyada Gündelik Hayat\"ta geliştirilen teori, onu hayata geçirecek özneler bekliyor hala.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cs\u003e\u003c\/s\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409048125635,"sku":"9789753421911","price":333.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/0023755_Modern-D_C3_BCnyada-G_C3_BCndelik-Hayat.jpg?v=1741560115"},{"product_id":"gorunure-dair-kucuk-bir-teoriye-dogru-adimlar_350664-html","title":"Görünüre Dair Küçük Bir Teoriye Doğru Adımlar","description":"\u003cp\u003e\u003cbr style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: \" open sans sans-serif font-size: text-align: center\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: \" open sans sans-serif font-size: text-align: center\u003eBugün insanların içinde yaşadığı yalnızlığı kim önceden bilebilirdi? Her gün dünyaya ilişkin gövdesiz ve sahte bir imgeler ağı tarafından yeniden onaylanan bir yalnızlık. Ama imgelerin bu sahteliği bir hata değil. Eğer kâr peşinde koşmak insanlığın kurtuluşunun tek yolu olarak görülürse, gelir elde etmek mutlak öncelik haline gelirse, o zaman gerçekten varolanın itibar görmemesi, görmezden gelinmesi ve baskı altında tutulması gerekir. Bugün resim yapmak, yaygın bir ihtiyaca cevap veren bir direniş eylemidir ve umutlanmayı teşvik edebilir.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409048191171,"sku":"9789753422604","price":82.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753422604.jpg?v=1616018367"},{"product_id":"islamin-yeni-kamusal-yuzleri_349530-html","title":"İslamın Yeni Kamusal Yüzleri","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003eBir atölye çalışması olan İslamın Yeni Kamusal Yüzleri, İslam’ın son yıllarda kamusal alanda kazandığı görünürlüğün getirdiği yeni ve farklı yüzleri, söylemi, yaşam biçimlerini konu alıyor. İslamın siyasal eylemi ve anonim kitle görüntüsü giderek değişiyor. Televizyon, konser salonları, plajlar, festivaller ve gönüllü kuruluşlar vb. yeni mekanlara giren, seslerini korodan ayrıştıran, tek tek yüz hatlarını görmeye başladığımız, bireyselleşen bir İslami dinamikle karşı karşıyayız. Yazarlar, farklı araştırma konularıyla işte bu bireyselleşen ve farklılaşan yüzleri okumaya çalışıyorlar. Konusunun ve araştırıcı, meraklı bakışının ötesinde bir önem taşıyor bu kitap. Bir öğretmenle öğrencilerinin birlikte gerçekleştirdikleri bir ürün. Bu niteliğiyle bir ilk. Sosyal bilimler alanında üniversitelerdeki mevcut öğreten\/öğrenen ilişkisine alternatif, yaratıcı ve ürün vermeye yönelik bir öneri... Birlikte çalışmak konusunda, akademik dünyanın hayal gücünü kışkırtacağı düşüncesiyle yayımlıyoruz bu kitabı.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409048256707,"sku":"9789753422642","price":190.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753422642.jpg?v=1616018369"},{"product_id":"istanbul-kuresel-ile-yerel-arasinda_346379-html","title":"İstanbul - Küresel İle Yerel Arasında","description":"\u003cp\u003eDünyanın en eski ve en büyük şehirlerinden biri olan İstanbul bağlamında küreselleşme sürecinin etkileri inceleniyor bu kitapta. Doğu ile Batı arasında, İslam ile Laiklik arasında bir köprüdür İstanbul, ya da bunlar arasındaki bir mücadelenin arenası olarak düşünülür sıklıkla. Bu kitapta bir araya gelen yazarlar, bu tür klişelerin ötesinde, kentin ruhu ve kentte yaşayanların kimlikleri üzerinden sürüp giden bir mücadelenin biçimlendirdiği daha karmaşık bir İstanbul görüyorlar: Küreselleşmeyle değişen bir İstanbul ve küreselleşmenin kente taşıdığı dönüşümlere kimi direnen kimi anlamaya, uyum sağlamaya çalışan, bozup yeniden şekillendiren \"İstanbullular\"...\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eAyfer Bartu, Tanıl Bora, Sema Erder, Çağlar Keyder, Ayşe Öncü, Martin Stokes, Jenny White ve Yael Navaro-Yaşın, katkılarıyla, politikadan kültüre, mizahtan müziğe, kamusal alandan konutlara, kentin çatışma ve uzlaşımlarla dolu yakın geçmişine ışık tutuyorlar; \"sorunlar ve çelişkiler yumağı İstanbul\"un bugününe dair, zengin kuramsal\/kavramsal araçlara sahip bir harita çıkıyor ortaya...\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409048977603,"sku":"9789753422918","price":333.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753422918.jpg?v=1616018371"},{"product_id":"tersten-perspektif","title":"Tersten Perspektif","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eBir an için gözlerinizi yumun, sonra açın. Gözleriniz sizi merkeze koyan bir tablo serer önünüze: Uzaktaki şeyler küçülür, öndeki nesneler arkadakileri kapatır, uzaklaşan yatay çizgiler birbirine yaklaşır. Alışılmış bir algıdır bu. Her insanın böyle gördüğünü kendiliğimizden kabul ederiz. Sanat yapıtından da bu algımızı taklit etmesi beklenir. Pek çok resim bu algımızı bir yasa haline sokarak, nesneleri ve mekanı perspektife uygun olarak temsil eder. Güzel resimde, perspektife uyulmuş mu diye bakarız, ya da çocuklardan daha güzel resim yapmalarını beklerken perspektife uygunluk ararız.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eFlorenski'nin 1920 tarihli metninin sorguladığı tam da budur. Perspektif ilk anda varsaydığımız kadar \"doğal\" mı? Bizans ikonalarını ya da Mısır kabartmalarını yapanlar gerçekten perspektifi bilmiyor ya da yapmayı beceremiyorlar mıydı? Perspektif, bir görme biçimi olarak ne zaman, niçin ve nasıl bir yasa haline geldi?\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e20.yüzyılın başına ait bu metnin anlamı nedir? Burada, bugün, bizler için ne anlam taşıyabilir? Zeynep Sayın'ın bunu irdeleyen Sunuş'uyla yayımlıyoruz Tersten Perspektif'i.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049010371,"sku":"9789753423052","price":252.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753423052.jpg?v=1616018372"},{"product_id":"ten-ve-tas","title":"Ten ve Taş","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\"Modern binaların çoğunu lanetlemiş gibi görünen yoksunluk, kent ortamını sakatlayan sıkıcılık, monotonluk ve elle tutulur kısırlık.\" Richard Sennett modern kent karşısında kapıldığı şaşkınlığın vesile olduğunu söylüyor bu kitabı yazmasına:\u003cbr\u003e\"Ten ve Taş, şehrin, insanların bedensel deneyimleri yoluyla anlatılan bir tarihidir: Antik dönem Atinası'ndan modern New York'a erkekler ve kadınlar şehirlerde nasıl deviniyorlardı, ne görüp işitiyorlardı, burunları hangi kokularla doluydu, nerede yemek yiyorlardı, nasıl giyiniyorlardı, ne zaman banyo yapıyorlardı, nasıl sevişiyorlardı? Bu kitap insanların bedenlerini geçmişi anlamanın bir yolu olarak ele almasına rağmen, kent mekânındaki fiziksel duyumların tarihsel bir kataloğundan öte bir şeydir. Batı uygarlığı bedenin haysiyetine ve insan bedenlerinin çeşitliliğine hürmet etmekte hep zorlanmıştır: bedenle ilgili bu zorlukların mimaride, şehir tasarımında ve planlama pratiğinde nasıl ifade edilmiş olduğunu anlamaya, anlatmaya çalıştım.\"\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eSosyal hayatla şehirlerin mimari yapısı arasındaki, sosyal tarihle içinde yaşanan mekânın örgütlenmesi arasındaki ilişkilere ilgi duyan herkesin zevkle okuyacağı düşüncesiyle, Tuncay Birkan'ın çevirisiyle sunuyoruz bu güzel kitabı.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049043139,"sku":"9789753423748","price":513.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753423748.jpg?v=1616018374"},{"product_id":"modernizm-ve-ulusun-insasi","title":"Modernizm ve Ulusun İnşası","description":"\u003cp\u003eMimarlık tarihçisi Sibel Bozdoğan, 1908'deki Meşrutiyetin ilanından Kemalist tek parti iktidarının 1950'de sona erişini kadar modern Türk mimarisinin kültürel tarihini ve Avrupa modernizmiyle bağlantılarını anlatıyor. Resmi propaganda yayınların, mimarlık meslek dergilerini ve zamanın popüler yayınlarını esas alan Bozdoğan, geniş bir siyasi, tarihi ve ideolojik bağlam içerisinde Türk mimari kültürüne bakıyor; modern mimarinin -özellikle temsili nitelikteki kamu binaları ve idealleştirilmiş modern ev formuyla- nasıl Cumhuriyet inkılabının başlıca görsel ifadesi haline geldiğini gösteriyor ve Türk mimarlarının modern formları rasyonel ve bilimsel zeminde meşrulaştırma ve Türk yapı gelenekleriyle uyumluluklarının gösterme suretiyle bu formları 'millileştirme' girişimlerini örnekleriyle sergiliyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eTürkiye'nin modernlik projesinin birçok açıdan eleştirel bir biçimde yeniden değerlendirildiği günümüzde, Kemalizmin mimari mirasının böyle kapsamlı biçimde incelenmesi son derece yerinde ve kışkırtıcı... Sosyal tarih ile mekan örgütlenmesi arasındaki ilişkileri zevkle okunan bir anlatımla veren bu güzel kitap, yalnızca mimarlık öğrenci ve araştırmacıları için değil, bütün sosyal ve beşeri bilimler için son derece ilginç bir kitap.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049534659,"sku":"9789753423755","price":495.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753423755.jpg?v=1616018376"},{"product_id":"sosyal-adalet-ve-sehir","title":"Sosyal Adalet ve Şehir","description":"\u003cp\u003eSosyal bilimlerin gelişimde öyle bazı dönemler vardır ki mevcut bakış açılarını derinden sarsan, dönüştüren kitaplar çıkar ortaya. Sosyal Adalet ve Şehir bunlardan biri. Mekan çalışmalarında klasikleşmiş bir yapıt. Kentsellikle ilgili kapitalist ve sosyalist formülasyonların ayrı bölümler halinde eleştirel bir incelemesini yapan Harvey, bir anlamda tarihsel maddeciliğin mekan çalışmalarına uygulanmasının ilk örneğini vermiş, sosyal adaletsizliğin mekan üzerindeki bölünme ve farklılaşmalarla nasıl örtüştüğünü göstermiştir.\u003cbr\u003eZenginlik ve yoksulluk coğrafya üzerinde nasıl dağılır? Farklı yerler, konumlar ya da bölgeler arasında adil bir dağıtım mümkün mü? Hangi araçlarla mümkün? Bu araçların kendisi adil mi? Bir kente ilk gelenleri \"efendi\", son gelenleri \"parya\" yapan nedir?\u003cbr\u003eKapitalizm popüler bilinçte genellikle bir \"köşe dönücülük\" olarak görülür; Sosyal Adalet ve Şehir kapitalizmin gelişimine coğrafya üzerinde de bakılabileceğini, bakılması gerektiğini, kapitalizmin aynı zamanda mekan üzerinde oynana bir \"köşe kapmaca\" da olduğunu kanıtlıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049567427,"sku":"9789753423830","price":382.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753423830.jpg?v=1616018377"},{"product_id":"imgenin-pornografisi","title":"İmgenin Pornografisi","description":"\u003ch1 class=\"product-name\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003eİmgeler hangi koşullarda pornografikleşir, ne zaman teşhircileşirler? Teşhircilik geleneği diye bir şey var mıdır? Ya da teşhircilikten azade bir imge mümkün müdür? Farklı zamanlarda ve mekanlarda nasıl üretilmiştir, üretilebilmiş midir?\u003cbr\u003eİmgenin Pornografisi, Zeynep Sayın'ın başlangıçta kendisine bir varoluş problemi olarak sorduğu bu sorular çerçevesinde gelişiyor. İmgelerin henüz bir \"sanat\" olmadığı çağlardan, Roma ölü maskelerinden, Bizans ikonalarında, Anadolu'daki yazı-resimlerden kalkarak 20. yüzyıl başlarına, oradan da günümüze kadar gelen yolu katederken de hep bu soruların peşinde.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049600195,"sku":"9789753423854","price":423.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753423854.jpg?v=1616018379"},{"product_id":"insan-olmak_350361-html","title":"İnsan Olmak","description":"\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eİlk kez yayımlandığı 1983’ten günümüze defalarca baskı yapmış ve okurla kurduğu yapıcı ilişkiyi kanıtlamış olan bu kitabında Engin Geçtan insan olmanın ikilemini şöyle anlatır: \"Çağdaş toplumlar kendine özgü bir olguyu da birlikte getirmiştir. İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir.\u003c\/p\u003e\u003cp style=\"margin-top: 10px; margin-right: 0px; margin-left: 0px; padding: 0px 0px 0px 12px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; line-height: 18px; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(0, 0, 0);\"\u003eBu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. Kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. İleri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar.\" Son yirmi yılın dünyasındaki sosyal ve maddi değişimler düşünülürse, kirpilerin birbirine daha da çok ihtiyaç duyduğunu, her kirpinin bu ikilem karşısında kendi cevabını bulması gerektiğini, tam da bu yüzden İnsan Olmak’ın bugün daha da güncel olduğunu söyleyebiliriz.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049632963,"sku":"9789753423984","price":78.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753423984.jpg?v=1616018380"},{"product_id":"kultur-fragmanlari_349538-html","title":"Kültür Fragmanları","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003eTürkiye toplumu son yirmi, yirmi beş yıldır çok hızlı bir değişim içinde. Bu hızlı değişim, ilk bakışta tuhaflık, uyumsuzluk ve karmaşıklık olarak algılanabilecek bir kültürel manzara çıkarıyor ortaya. Elinizdeki kitap gündelik hayatın çeşitli parçalarına daha yakından bakarak, günümüz Türkiyesi’nin daha okunaklı bir kültürel haritasını çizmeyi amaçlıyor. Postkolonyal kuramın özgürleştirici potansiyelini kullanabilmek için bakışı sadece hegemonyacı Batı’ya çevirmekten kaçınmak gerektiğini saptayan yazarlar, kendilerine toplumlarının modeli olarak sunulan karton kalıpları reddederek zahmetli bir kültürel analiz gerçekleştiriyorlar. Toplumsal kimliklerdeki temel değişim eğilimlerine ve kaymalara yoğunlaşan kitapta, sosyal katmanlaşmanın değişen biçimleri, bu değişimin ikamet ve tüketim kalıplarına yansıyışı, farklı sınıflar arasındaki ilişkiler, eğitime bakış açıları inceleniyor. Kültür hem bir üretim hem de bir siyasal mücadele alanı olarak ele alınarak, dil, folklor, film, mizah ve İslami siyasal hareketlenmenin kendine özgü simgeleri üzerinden çalışılıyor. Türkiyeli kimliklerin yanı sıra, Avrupa’daki Türkiyeli göçmenlerin kimlikleri de dahil ediliyor incelemeye... Kültür Fragmanları, türbanın bir moda olarak pazarlanmasından transseksüel yaşam biçiminin medyada gördüğü ilgiye, maganda mizahından büyük şehirlerdeki apartman kapıcılığına hayatın çeşitli parçalarını yakın plan bir bakışla ve insanların yaşadıkları, deneyimledikleri şekliyle ele almanın değişen bir toplumun dinamiklerini anlamakta ne kadar açıklayıcı olabileceğini kanıtlayan bir kitap...\u003c\/span\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cs\u003e\u003c\/s\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049665731,"sku":"9789753424424","price":315.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753424424.jpg?v=1616018382"},{"product_id":"gozlemcinin-teknikleri-on-dokuzuncu-yuzyilda-gorme-ve-modernite","title":"Gözlemcinin Teknikleri; On Dokuzuncu Yüzyılda Görme ve Modernite","description":"\u003ch1\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/h1\u003e\n\u003cp\u003e\"Görmeye ilişkin sorular her zaman bedenle ve sosyal iktidarın işleyişiyle ilgili olmuştur. Bu kitabın büyük bir bölümünde bir yanda insan bedeni, öte yanda ise kurumsal ve söylemsel iktidar biçimleri arasında kurulan yeni ilişkilerin, gözlemci öznenin statüsünü 19. yüzyılın başlarında nasıl yeniden tanımladığını ve bu yeni statüyle modernizm arasındaki ilişkiyi inceliyorum...\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\"Neden yeni bir tarih? Sanat tarihi insan algısının tarihiyle fiilen çakışmıyor mu? Zaman içerisinde sanat yapıtlarında ortaya çıkan biçim değişiklikleri, görmenin kendisinin tarihsel olarak uğradığı mutasyonların en çarpıcı delilleri değil mi? İşte benim bu incelemem, tam tersine, görme tarihinin (eğer böyle bir şey mümkünse), temsil pratiklerinde, yaşanan kaymaların sıralanmasından çok daha fazlasını içerdiğini savunuyor. Bu kitabın hedefi sanat yapıtları üstüne ampirik veriler oluşturmak ya da yalıtılabilir bir 'algı' kavramı geliştirmek değil, en az bunun kadar sorunlu olan gözlemci olgusuna eğilmek. Çünkü gözlemci sorunu, aslında görmenin tarih içinde maddileştiği, bizatihi görünür hale geldiği alandır. Görme ve etkileri, belli pratiklerin, tekniklerin, kurumların ve öznelleştirici usullerin hem tarihsel ürünü hem de gerçekleşme alanı olan gözlemci öznenin olanaklarından hiçbir zaman ayrılamaz.\"\u003cbr\u003eJonathan Crary\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049698499,"sku":"9789753424431","price":195.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753424431.jpg?v=1616018384"},{"product_id":"sanatin-sonu","title":"Sanatın Sonu","description":"\u003cp\u003ePostmodern sanat anlayışı, neyin sanat olup neyin olmadığı konusunda bir süredir hararetli bir tartışmaya ve kafa karışıklığına yol açıyor. Günümüzde sanat ve sanat eseri piyasa, moda, milyon dolarlar, pazarlama, marka gibi kelimelerle birlikte anılıyor. Bunlara eşlik eden puslu havada, sezilen ama bir türlü adı koyulamayan bir şey var. Tanınmış sanat eleştirmeni Donald Kuspit'in kitabı işte tam da bu ifade edilemeyen şey üzerine. Son derece bayağı, iz bırakmayan, sığ postmodern çalışmalarla dolu bir sergi salonunda izleyicinin hissettiği sıkıntının ardındaki gerçek: Bunlar sanat eseri değil, bu yüzden de gerçek sanatın hissettirdiklerini hissettiremezler.\u003cbr\u003eBu tür eserleri tanımlamak için Alan Kaprow'un \"postsanat\" terimini kullanan ve postmodern sanatın aslında sanatın sonu anlamına geldiğini, çünkü estetiğin itibarını kaybettiğini öne süren Kuspit, tinsel değerlere inanan sanatçı tipinin yerini nasıl pazarın taleplerine göbekten bağlı postsanatçı tipinin aldığını anlatıyor. Marcel Duchamp ve Barnett Newman'ın çalışmalarını ve kuramsal fikirlerini titizlikle değerlendirerek, sanattaki bu değer kaybının modern sanatın entropik karakterinden ayrılamayacağına dikkat çekiyor, varılan noktayı estetik karşıtı postmodern sanat olarak nitelendiriyor.\u003cbr\u003eYirminci yüzyıl boyunca sanatın katettiği yol üzerine keskin gözlemler içeren kitap, görsel sanatların halihazırdaki çıkmazlarını gösterdiği gibi, bu sıkışmanın taşıdığı imkânlara da işaret ediyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049764035,"sku":"9789753425414","price":201.6,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753425414.jpg?v=1616018387"},{"product_id":"algilanan-dunya","title":"Algılanan Dünya","description":"\u003cp\u003eGüncelliğiyle insanı şaşırtan bu metin Merleau-Ponty'nin 1948'de yaptığı radyo konuşmalarından oluşuyor. Kısalığından umulmayacak bir başarısı var: Aradan geçen altmış yıl boyunca yapılagelen birçok ateşli felsefi tartışma burada son derece anlaşılır ve akıcı bir dille önceden haber veriliyor: Bilim ile diğer bilme biçimleri arasındaki ilişki; gözünü sonsuzluğa diken \"tanrısal\" perspektiften vazgeçip daha mütevazı, daha \"insanca\" görme biçimlerinin peşine düşen modern resim ile bilimdeki son gelişmeler arasındaki koşutluk; insanı vücutsuz bir zihin olarak tasarlayan Kartezyen ikici bilim modelinin iflası ile birlikte nesnelerle içli dışlı bir vücut sahibi olduğunu keşfeden, kendindeki hayvanlık, çocukluk, delilik ve ilkellikle hesaplaşma dürüstlüğünü gösterebilen bir insanlık tahayyülü...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eMerleau-Ponty, akılcılığın hegemonyasına karşı \"insan deneyiminin bütün öğelerine\", özellikle de hep yanıltıcı ve ikincil sayılagelmiş \"algı\"ya, duyularımıza, vücudumuza hakkını vermeye çalışan bir filozof. İçinde bulunduğumuz doğal ve kültürel dünyaya algı üzerinden nasıl sıkı sıkıya bağlı olduğumuzu serimleyen bu güzel kitabın, sanata, görmeye ve fenomenolojiye ilgi duyan okurlar kadar, siyasal alanla felsefeyi birlikte düşünenler tarafından da zevkle okunacağını umuyoruz. Çünkü şunu söyleyen bir filozofla karşı karşıyayız: \"Saf zihinlerden oluşan bir topluluk olmakla övünmeyelim artık, toplumlarımızda birbirimizle kurduğumuz ilişkilerin gerçekten ne olduğunu görelim: çoğunlukla köle-efendi ilişkileri bunlar.\"\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409049796803,"sku":"9789753425452","price":171.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753425452.jpg?v=1616018388"},{"product_id":"metafor-olarak-mimari","title":"Metafor Olarak Mimari","description":"\u003cp\u003eAdından da anlaşılabileceği gibi klasik disiplinlerden hiçbirine kolaylıkla yerleştirilemeyecek bir kitap. Evet, bildiğiniz mimari var kitapta, ama dilbilim, matematik ve iktisat da, hatta Platon'dan Kant'a, Marx'tan Wittgenstein'a zevkli bir felsefe turu da var. Kitabın temel kavramı \"mimari irade\". Batı'nın düşünce geleneğine uzak bir ülkeden, bu tür bir iradenin olmadığını söylediği Japonya'dan bakan Karatani, Batı geleneğinin temelinde, Platon'un \"oluş\" karşısında \"yapma\"yı -kararsızlığı ve belirsizliği bertaraf edecek bir \"yapı\" oluşturma girişimini- öne çıkarışını görüyor. Batı felsefesinin tarihi boyunca mimari kökenli mecazların saplantı derecesinde tekrarlanışını, kaotik görülen bir \"oluş\" içinde düzeni ve yapıyı yeniden kurmaya yönelik \"akıldışı\" bir seçimin sonucu olarak görüyor. Bu bakımdan yapıbozumculuğa dahil edilebilir Karatani'nin çalışması. Ne var ki o burada kalmaktansa, kendini Kant'ın başlattığı ve Marx'la Wittgenstein'ın da bambaşka biçimlerde sürdürdüğü eleştiri geleneği içine yerleştiriyor. Çünkü kurma ve inşa etme iradesini bir yanıyla da olumluyor Karatani. Romantikler gibi \"oluş\"u olumlayarak çıkmaktan yana değil yapma'nın karşısına -zaten oluşun da kaotik bir şey olmadığını, saptanabilir bir biçimi olduğunu ileri sürüyor. Karatani'ye göre mimari -yapma, kurma, inşa etme- hiçbir zaman bir idea olarak tasarımın gerçekleştirilmesinden ibaret değil, \"yapanın kontrolünü aşan bir yapış ya da oluş olması anlamında kusursuz bir olay.\" Son derece pratik, hayata, günümüz dünyasına yönelik bir saptamadır bu: Bizimle aynı ortak kuralları paylaşmayan öteki ile, ötekilerle kurulabilecek muhtemel ilişkilerden bağımsız, tekbenci ya da saf bir tasarımın -dolayısıyla yapının ya da sistemin de mümkün olmadığını söylemektedir.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050288323,"sku":"9789753425513","price":306.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753425513.jpg?v=1616018390"},{"product_id":"gorsel-dusunme","title":"Görsel Düşünme","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eBir klasik olan bu eseri farklı kılan, algı psikolojisinin temel bazı bulgularını da kullanarak yerleşik bir dogmaya karşı çıkmış olmasıdır: Bu dogmaya göre gözümüz sadece bir duyu organıdır ve görme duyumuz ile bütün yaptığımız, daha sonra bunları işleyecek, değerlendirecek, bunlar üzerine düşünecek olan beynimiz için görüntü verileri toplamaktır. Hem gündelik yaklaşımlarımıza hem de bütün bir bilim ve felsefe tarihine damgasını vurmuş olan bu mekanik modelde, duyularla düşünce birbirinden ayrılır, hatta karşı karşıya getirilir: Akıl tarafından işlenmedikçe duyular yanıltıcıdır, güvenilmezdir.\u003cbr\u003eArnheim'ın tezi bu modelin güdüklüğünü sergiliyor; düşünmenin daha ilk anda görme ile birlikte oluştuğunu, düşünmenin yapısal olarak neredeyse resimsel diyebileceğimiz ölçüde görme duyumuza bağlı olduğunu, insanın bütün sanatsal ve bilimsel faaliyetlerinde problem çözme anlamındaki gerçek düşünme'nin her zaman uzamın görsel algılanışı üzerinden yürüdüğünü savunuyor. Çocuk resimlerinden bilim tarihindeki kâinat tasavvurlarına kadar uzanan farklı faaliyet alanlarından taşıdığı örneklerle, nasıl algıladığımızı, düşüncelerimizin duyu ve algılarımıza bağlı olarak nasıl biçimlendiğini anlatan Arnheim, görme duyusu ile düşünme arasında kurulmuş sahte ikilikten kurtulmanın bilim ve sanatlarda verimli açılımlar getireceğine işaret ediyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eEğitimde görselliğin önemini anlamaktan hayli uzak görünen bizimkisi gibi bir kültürde bu anlatılanların bir önemi olabilir mi? Cevap, önümüzde. Resim eğitimini bir hobi kertesinde ele almaktan vazgeçmek, görsel eğitimin sadece resim sanatıyla ilgili olmadığını, gözün eğitilmesinin düşüncenin yaratıcılığının geliştirilmesi demek olduğunu, görselliğin yalnızca sanatlarla değil, en az onun kadar fizik ve matematik bilimlerle de ilgili olduğunu kavramak.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050321091,"sku":"9789753425872","price":490.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753425872.jpg?v=1616018392"},{"product_id":"bellek-metaforlari-zihinle-ilgili-fikirlerin-tarihi","title":"Bellek Metaforları; Zihinle İlgili Fikirlerin Tarihi","description":"\u003cp\u003eHollanda'da ve çevrildiği ülkelerde büyük bir ilgiyle karşılanan Bellek Metaforları'nın temel sorusu şu: Bellek nedir? Bellek doğrudan tanımlanması çok güç bir yeti olduğundan felsefeciler ve psikologlar çağlar boyunca belleği anlamak için çeşitli metaforlara başvurmuşlar. Draaisma okuru antikçağdan günümüze tarihsel bir yolculuğa çıkararak bu metaforları tanıtıyor. Mum tabletlerden kitaplara, fotoğraftan bilgisayarlara, hatta hologramlara, çağlar içinde bilgi depolamak amacıyla geliştirilmiş çeşitli teknik ve araçlardan türetilen bu metaforların nasıl kullanılmış olduğunu araştırıyor. Son derece net ve anlaşılır bir dille yazılmış bir bilim tarihi. Kitabın en özgün katkısı metaforların bilimsel bilgi üretiminde ne kadar önemli bir yeri olduğu saptaması. Genellikle varsayılanan aksine, görüyoruz ki, metaforlardan, yani dilin ve toplumsallığın kısıtlayıcı etkilerinden bütünüyle arınmış bir bilim dili üretme hayali her zaman için bir hayal olarak kalmış; metaforlar bilim insanlarını zaman zaman yanlış yönlendirmiş, bilginin gelişimini ketlemiş, ama aynı zamanda daha fazla bilgilenme isteğini körükleyen ufuk açıcı unsurlar da olmuşlar. Bu çalışmayı sadece bilim alanında çalışan ya da bilime meraklı okurların değil, edebiyat okurlarının da ilgisine sunuyoruz.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eYazar hakkında:\u003c\/strong\u003e(1953) Hollanda'daki Groningen Üniversitesi'nde psikoloji ve felsefe eğitimi almıştır ve halen aynı üniversitenin Psikoloji Tarihi ve Teorisi bölümünde öğretim üyeliği yapmaktadır. Utrect Üniversitesi'ndeyken bellek dilinin metaforik doğası hakkında yazdığı tez 1993'te De metaforenmachine. Een geschiedenis van het geheugen (Bellek Metaforları) adıyla kitaplaşmış ve Hollanda Ulusal Psikologlar Enstitüsü'nün verdiği Heymans ödülünü kazanan kitap hem kendi dilinde hem de çevrildiği sekiz dilde büyük ilgi görmüştür. 2001'de yayımlanan \"Yaşlandıkça Hayat Neden Hızlanır? Otobiyografik Bellek Üzerine\" adlı, daha da fazla ilgi gören ve on bir dile çevrilen kitabı da Metis yayın programındadır.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050353859,"sku":"9789753426176","price":445.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426176.jpg?v=1616018393"},{"product_id":"gecekondu-gezegeni","title":"Gecekondu Gezegeni","description":"\u003cp\u003eGecekondu Gezegeni, Üçüncü Dünya ülkelerinin kentsel bölgelerinde halen bir milyar insanın yaşamakta olduğu gecekondu mahallelerinin tarihini ve bugününü analiz ediyor. Davis, yoksulların Mumbai, Kahire, İstanbul, Sao Paulo, Seul gibi onlarca megakentte verdiği hayatta kalma mücadesini betimlerken çok önemli bir dizi tespitte bulunuyor. Davis'e göre IMF ile Dünya Bankası'nın kıskacındaki devletlerin bu devasa sorunu çözmek için geliştirdiği önlemler yoksulların değil orta sınıfın işine yarıyor. Her yıl yüzbinlerce yoksul yaşadıkları mahallelerden zorla tahliye edilirken, boşalttıkları yerlere orta sınıf yerleşiyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eLatin Amerika'dan Orta Doğu'ya, Afrika'dan Güney Asya'ya uzanan geniş bir küresel coğrafya üzerinde karşılaştırmalı olarak kent yoksulluğunu inceleyen Davis şu soruya ulaşıyor: Pentagon'un gecekondu mahallelerini 21. yüzyılın savaş alanları ilan etmesi ile, deprem ve sel gibi doğal felaketlerde gecekondu mahallelerine sürgün edilmiş yoksulların çok daha fazla zarara uğradıkları gerçeği arasında hiç mi bağ yok? Neoliberalizmin hem tarihte eşi görülmedik boyutlara çıkardığı hem de büyük bir pişkinlikle yok saydığı yoksulluk sorununun dünya çapında kapsamlı bir haritasını çıkaran bu çarpıcı kitabı herkes okumalı.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050386627,"sku":"9789753426213","price":351.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426213.jpg?v=1616018395"},{"product_id":"imgeler-nasil-dusunur","title":"İmgeler Nasıl Düşünür?","description":"\u003cp\u003eDijital imgeler başta televizyon ve internet olmak üzere sinema filmlerinden video oyunlarına, fotoğraftan animasyonlara iletişim ortamlarının ayrılmaz parçası haline geldi. Dijitalleşme, farklı bir insan ilişkisi ve topluluk biçimi ortaya çıkararak, bir anlamda yeni bir sosyoloji doğurmuş oldu. İmge teknolojilerine o kadar fazla zekâ yüklenmiş durumda ki, sık sık imgelerin 'düşündüğü' hissine kapılıyoruz. İletişim teknolojileri ve tasarımı alanında geniş bir deneyimi olan Ron Burnett bu yeni 'imge ekolojisi'ne yakından bakıyor. Görsel algının nasıl işlediğini ana hatlarıyla çizen yazar, medyanın bugünkü niteliğini mümkün kılmış olan yeni teknolojileri, özellikle interaktif ve katılımcı işleyiş biçimlerini vurgulayarak ve tarihsel bağlamlarına yerleştirerek irdeliyor. Bilişsel bilimlerin insan bilinci konusunda getirdiği açılımlardan da yararlanan Burnett, zihni ve bedeni anlamakta karşılaşılan birçok muammanın merkezinde imgelerin yer aldığını savunuyor. İnsan bilincinin oluşumunda dilin yanı sıra imgelerin de temel bir rol oynadıklarını ve artık insan kültür ve doğası hakkında yapılacak herhangi bir tartışmanın imgelerin bu rolünü hesaba katmaksızın verimli olamayacağını ileri sürüyor. İmgeler Nasıl Düşünür'ü, yazarın görsel teknolojilerde son birkaç yılda yaşanan gelişmeleri ele aldığı, Türkçe basım için yazdığı önsözüyle yayımlıyoruz. Sadece tasarım, sinema gibi görsel bilgi işleyen alanlarda çalışan veya öğrenim görenlerin değil, özellikle televizyon ve bilgisayarından durmadan maruz kaldığı imge bombardımanını anlamlandırmak ve alternatif biçimlerde kullanmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050648771,"sku":"9789753426237","price":445.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426237.jpg?v=1616018396"},{"product_id":"akdeniz-mekan-tarih-insanlar-ve-miras","title":"Akdeniz; Mekân, Tarih, İnsanlar ve Miras","description":"\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv id=\"\"\u003e\n\u003cdiv id=\"\" data-url=\"\" data-text=\"\" class=\"\"\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv id=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv class=\"\"\u003e\n\u003cdiv\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/div\u003e\n\u003cdiv id=\"\"\u003eBraudel'in makaleleri dışında uzman tarihçiler Roger Arnaldez, Maurice Aymard, Jean Gaudemet, Piergiorgio Solinas ve Georges Duby'nin katkılarını içeren kitap, geçmiş yıllarda \"Mekân ve Tarih\" ile \"İnsanlar ve Miras\" başlıkları altında iki ayrı cilt olarak yayımlanmıştı; bu üçüncü basımda ikisini tek ciltte toplandı.\n\u003cp\u003eİçindekiler:\u003cbr\u003eAkdeniz, Fernand Braudel\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eI\u003cbr\u003eMEKÂN VE TARİH\u003cbr\u003eToprak, Fernand Braudel\u003cbr\u003eDeniz, Fernand Braudel\u003cbr\u003eŞafak, Fernand Braudel\u003cbr\u003eRoma, Filippo Coarelli\u003cbr\u003eTarih, Fernand Braudel\u003cbr\u003eMekânlar, Maurice Aymard\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eII\u003cbr\u003eİNSANLAR VE MİRAS\u003cbr\u003eTek Bir Tanrı, Roger Arnaldez\u003cbr\u003eRoma Mucizesi, Jean Gaudemet\u003cbr\u003eAile, Piergiorgio Solinas\u003cbr\u003eGöçler, Maurice Aymard\u003cbr\u003eVenedik, Fernand Braudel\u003cbr\u003eMiras, Georges Duby\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050681539,"sku":"9789753426251","price":275.5,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426251.jpg?v=1616018398"},{"product_id":"bellek-ve-akdeniz-tarihoncesi-ve-antikcag","title":"Bellek ve Akdeniz; Tarihöncesi ve Antikçağ","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eÜlkemizde de tanınan bir tarihçi olan Fernand Braudel, alanlararası ve karşılaştırmalı bir tarih yaklaşımına sahip olan Annales ekolünün önde gelen isimlerindendir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eHayatta olduğu sırada yayımlanamayan, ancak ölümünden on üç yıl sonra okuyucuyla buluşabilen bu eserde anlatı tarihöncesinden, hatta Akdeniz tabanının ve çevresindeki dağların oluşumundan başlıyor. İnsanın diğer türlerden ayrılarak insanlaşmasının öyküsüyle devam eden eserde tarım, yazı, deniz yolculuğu, ticaret ve imparatorlukların doğuşuna yol açan büyük güçler parlak bir üslupla açıklanıyor, bölgenin coğrafyasının ve ikliminin binyıllar içinde yarattığı etkiler ayrıntılarıyla gözler önüne seriliyor. Fenikelilerin, Etrüsklerin, Yunanlılar ile Romalıların, Mezopotamya ile Mısır'ın kuruluşlarını, birbirleriyle ilişkilerini ve sönüp kayboluşlarını tutkulu bir dille anlatan yazar, çalışmalarını yürüttüğü dönemdeki son arkeolojik bulguları da işin içine kattığı bu son derece canlı ve kapsamlı çalışmasıyla, Akdeniz'de insanlık tarihinin başlangıcına yeniden hayat kazandırıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050714307,"sku":"9789753426343","price":540.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426343.jpg?v=1616018400"},{"product_id":"umut-mekanlari","title":"Umut Mekanları","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eÜtopyacı hareketler uzaktaki adil bir toplum ve daha iyi bir yaşam için mücadele veriyorlar. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eHarvey bu eserinde finansal ve bakanlık bir bakış açısıyla bu hareketlerin başarısızlıklarının altında yatan sebepleri ve ütopyaları ortaya çıkmakta olanın saklandığını sorguluyor - başka bir ifadeyle, tutulann neden ütopik bir şekilde, hayallerin neden gerçekleşmediğini. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eABD'deki Baltimore şehri modeli olarak mevcut ortamda ortamın bir betimlemesini sunarken, \"alternatif yok\" diyenlere karşı ütopyacı hayal güç başvurusunun kaçınılmazlığını vurguluyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eUzamsal ve zamansal ütopyaların artılarını eksilerini değerlendirdikten sonra, \"diyalektik ütopyacılık\" adını taşıyan bugün yeni bir ütopyacı düşüncelerinin genel hatlarını çizen Harvey, daha özgürlükçü ve doğayla barışık yaşamayı mümkün kılacak tasarımlara dikkatimizi çekiyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eKitabın sonunda ise yazarın kendi umut mekânına dair son derece aydınlatıcı, neşeli şahsi bir ütopya bulacaksınız. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eDavid Harvey Türkçede Postmodernliğin Durumu ve Sosyal Adalet ve Şehir kitaplarıyla başlıyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eAraştırmalarının genel merkezi, Marksist kurama yerleşimi, uzamsallığı eklemeyi, ulusal maddeciliğe coğrafyayı dahil etmeyi amaçlayan verimli bir perspektif vardır. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eBu kitapta da öyle. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eOnun konuları tartışılmaya çalışılıyor, incelenmeye değer bir kitap Umut Mekânları.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050747075,"sku":"9789753426596","price":472.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426596.jpg?v=1616018401"},{"product_id":"gormenin-diyalektigi-walter-benjamin-ve-pasajlar-projesi","title":"Görmenin Diyalektiği; Walter Benjamin ve Pasajlar Projesi","description":"\u003cp\u003eGörmenin Diyalektiği, farklı amaçlarla yapılacak okumalara cevap verebilecek bir kitap: Öncelikle Walter Benjamin'in Pasajlar Çalışması üzerine kapsamlı bir düşünsel biyografi. İkinci bir okuma ise, 19. ve 20. yüzyıl boyunca, kapitalistleşmenin getirdiği temel nitelikteki kültürel dönüşümleri ve bunların nasıl olup da bugün yaşadığımız dünyayı ortaya çıkardığını anlayabilmek için Benjamin'in kavramlarını takip etmek olacaktır. Ve nihayet görme üstüne bir kitap: Nasıl \"görebiliriz\"? Benjamin'in görüsünü çağdaşlarından ayıran neydi? Onun \"görme biçimini\", o denli etkilendiği diğer Marksistlerden, ilahiyatçılardan, Hıristiyan ve Yahudi \"kurtuluşçular\"dan farklı kılan neydi?\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409050779843,"sku":"9789753426923","price":639.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753426923.jpg?v=1616018403"},{"product_id":"kiymetini-bil-herseyin_350668-html","title":"Kıymetini Bil Herşeyin","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"color: rgb(0, 0, 0); font-family: \" open sans sans-serif font-size: text-align: center\u003eJohn Berger'ın 11 Eylül'den Irak Savaşı'na, Filistin'den Katrina felaketine, Nâzım Hikmet'ten Pasolini'ye birçok siyasal soruna ve sanatçıya ilişkin duygu ve düşüncelerini dile getirdiği yazılarından oluşan bir kitap Kıymetini Bil Herşeyin. İçtenliğini yansıtan zarif bir sadelikle kaleme aldığı bu yazılarla John Berger bizi dünyaya adil, müşfik, ama en önemlisi gören gözlerle bakmaya davet ediyor.\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051107523,"sku":"9789753427135","price":125.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427135.jpg?v=1616018405"},{"product_id":"utopya-denen-arzu","title":"Ütopya Denen Arzu","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eGeçmişi araştırırken başvurduğumuz araçları gelecek için kullanmalı -\"toplumsal biçimlerin poetikası\" adını verdiği projenin en yeni parçasını oluşturan bu kitabında Jameson'ın yaptığı çağrı bu. Thomas More'un bu edebi türe adını veren Ütopya'sından başlayarak \"bilimkurgunun Shakespeare'i\" kabul edilen Philip K. Dick'in, Mülksüzler ile bilimkurgu ve ütopyayı bir anlamda uzlaştıran Ursula K. Le Guin'in ve diğer önemli bilimkurgu yazarlarının yapıtlarına uzanan, kapsamlı bir bilimkurgu ve ütopya arkeolojisi sunuyor.\u003cbr\u003eBloch'dan bu yana yazılmış en sağlam Ütopya savunusu niteliğindeki bu kitabın, bir edebi tür olarak bilimkurguya meraklı okurlar kadar Sol tahayyülün imkânlarını araştıran okurlar için de vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051173059,"sku":"9789753427159","price":423.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427159.jpg?v=1616018406"},{"product_id":"modern-zamanin-tarihi_349541-html","title":"Modern Zamanın Tarihi","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: 18px; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003e1687 yılının Ocak ayında, Fransız Akademisi'nde, sonradan \"Eskilerle Modernler Kavgası\" diye anılacak büyük bir tartışma koptu. Bu, aslında zaman olgusu ve kavramının algılanışına dair radikal bir dönüşümdü: Tanrılar yavaş yavaş dünyayı terkediyor, insanlar ise tarihi hem yapmaya hem de yeni bir bakışla yazmaya başlıyordu. Levent Yılmaz bize işte Batı tarihindeki bu eşiği, bu kırılmayı küçük, incelikli fırça darbeleriyle resmediyor: Batılı toplumlar Tarih'e ilk adımlarını nasıl attılar? Tarih'e - yani geçmişle araya mesafe koymaya, şimdinin doluluğu duygusuna ve geleceği planlama, düzenleme faaliyetine? Nasıl oldu da Batılı toplumlar, olan biten herşeyin bir alınyazısı, geleceğin aslında geçmişin bir yansıması, tarihin ise tekerrürden ibaret olduğu, gelenek ve atasözlerinin en hakiki mürşit olduğu düşüncesinden kopabildiler? Kısacası Batı nasıl Modern oldu, Batılılaştı?\u003c\/span\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cstrike\u003e\u003c\/strike\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051205827,"sku":"9789753427425","price":369.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427425.jpg?v=1616018408"},{"product_id":"buyuk-amerikan-sehirlerinin-olumu-ve-yasami","title":"Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı","description":"\u003cp\u003e\u003cbr\u003eGüzel bir sokağın ya da parkın şehirde yaşayanlara nasıl bir yararı vardır? Şehrin sokağında yürüyebilme isteği ile otomobil sürme isteği bağdaşabilir mi? Şehirlerde çeşitliliğin sürmesinin koşulları nelerdir? Yüzyılın belki de en devrimci değişikliklerinin, dünyayı irdelemek için kullandığımız zihinsel yöntemlerde gerçekleştiğini söyleyen Jane Jacobs, şehir planlaması alanında da benzer bir paradigma değişiminin gerekliliğine dikkat çekiyor. Amerikan şehirciliğindeki tarihsel gelişmelerin kusursuz ve sorunsuz olduğunu varsayarak, sorgusuz sualsiz aynı yolu tutanlar için çok değerli derslerle dolu olan bu kitap, açık ve berrak sosyal tercihleri sayesinde bugün de anlamını koruyan bir klasiktir.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051467971,"sku":"9789753427845","price":576.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427845.jpg?v=1616018410"},{"product_id":"mahremiyet-ve-kamusallik-kitle-iletisim-araci-olarak-modern-mimari","title":"Mahremiyet ve Kamusallık","description":"\u003cp\u003eMahremiyet ve Kamusallık, modern mimari hareketinin Adolf Loos ve Le Corbusier gibi iki önemli figürünün eserlerinden yola çıkarak, mimarinin ancak kitle iletişim araçlarıyla temasa geçtiğinde modern olduğunu ve böylece geleneksel mekân ve öznellik anlayışlarının temellerini sarstığını savunuyor. Mimarlığın kabul gören bakış açılarının temel varsayımlarını sorguluyor ve mimari eleştirinin yöntemini yeniden değerlendiriyor.\u003cbr\u003eArşivden şehree, modaya, savaşa, reklamcılığa ve müzeye kadar uzanan entelektüel bir yolculukta, mekânları deneyimleme biçimlerimizdeki değişikliklerin izlerini süren kitap, mimari söylemi çizim, model, fotoğraf, kitap, film ve reklam gibi pek çok temsil biçiminin kesişim noktası olarak gördüğü için, mimari nesneye, yani başlı başına bir temsil mekanizması olan binalara başka gözlerle bakmayı öneriyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051500739,"sku":"9789753427852","price":490.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427852.jpg?v=1616018411"},{"product_id":"cogul-estetik","title":"Çoğul Estetik","description":"\u003cp\u003eSanat ve estetik tanımlarını \"güzellik\" ve \"gerçek\" kavramları üzerinden tartışarak başlayan Çoğul Estetik, varlık ve imge arasındaki ilişkiyi, sanat ve hakikat ilişkisini, temsil etmenin sorunlarını, farklı toplumlardaki estetik farkların kültürle ve zaman-mekân algısıyla ilişkisini inceliyor. Batılı ve Batı-dışı kültürlerin temel farklılıklarını irdeleyen kitap, aynı zamanda bu farklılıkların birbirlerini nasıl etkilediklerini ve sonuçta nasıl tekrar birleşen zıtlıklar oluşturduklarını gösteriyor. Jale Nejdet Erzen, belki tam da bu nedenle, sanata çok farklı açılardan yaklaşılabileceğini ve bunların hepsinin belli bir hakikat payı taşıyabileceğini savunuyor: Sanata dair ayırt edici niteliğin, heyecan ve tutkunun da, ancak bu \"çoğulluk\" ile anlam kazanabildiğine işaret ediyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051697347,"sku":"9789753427920","price":265.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753427920.jpg?v=1616018413"},{"product_id":"istanbul-nereye-kuresel-kent-kultur-avrupa","title":"İstanbul Nereye?; Küresel Kent, Kültür, Avrupa","description":"\u003cp\u003eİstanbul Nereye?, \"sanayi sonrası kapitalizm\" diye adlandırabileceğimiz bu dönemde İstanbul'un dünya sahnesine yükselişini konu alan ilk kitap. Bir kültür, tarih ve çeşitlilikler kenti olarak yansıtılan İstanbul imgesine yeni yaklaşımlar ve çözümlemeler getirmeyi amaçlıyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eDünyanın her yerinde kentler küresel kent projelerini benimseyip birbirleriyle yarışarak haritada yer edinmek peşinde. Ancak küreselleşme tutkusu sivil toplum, kent planlaması ve idaresi, medyada imge üretimi alanlarında her kentte farklı sonuçlar doğuruyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eİstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti programı Türkiye'nin Avrupa ile bağlarını güçlendirmeyi, Avrupa yoluyla da dünyaya açılımı hedefledi. İstanbul Nereye?, bu sürecin kent idaresi, sivil toplum örgütleri, sanatçılar, aktivistler ve genel kamu arasındaki etkileşimleri incelemek için iyi bir fırsat olduğu düşüncesiyle oluşturuldu.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eAkademik araştırmaların yanı sıra kültür alanında çalışan uygulamacıların da katkılarını içeren kitaptaki yazılar beş bölümde toplanıyor: \"Küreselleşmeye Giden Yollar\", \"Miras ve Yenileme Tartışmaları\", \"Medyatik Kent\", \"Şehirde Sanat\" ve \"Bir Avrupa Başkenti mi?\". Kentsel dönüşüm, mimari ve korumadan sanat sergileri, sinema ve edebiyata kadar uzanan araştırmalarla, Avrupa ile bütünleşme ve küreselleşmeye doğru atılan adımların İstanbul sokaklarında ve kentli yurttaşların yaşamlarında nasıl yansıdığı özgün bir tabloda bir araya getiriliyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051762883,"sku":"9789753428002","price":594.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753428002.jpg?v=1616018416"},{"product_id":"perspektif-simgesel-bir-bicim","title":"Perspektif : Simgesel Bir Biçim","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003ePanofsky'nin 1927 tarihli bu küçük kitabı, sürekli devam eden yol açan o büyük kitaplardan biri: Son yüzyılda perspektif üzerine yapılmış bütün sanat tarihi ve felsefe tartışmalarına damgasını vurdu, modern düşüncenin büyük ürünlerinden biri olarak klasikleşti. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eKitap bu ücretli, yazarın özgün sanat tarihi yönteminin erken dönemlerini en iyi biçimde sergileyen bir örnek olmasına ve sanat tarihinin alışılmış kapsamıyla sınırlandırılmış açıklamaları, bilgi ve kültürel değişim kuramlarındaki daha geniş gelişmelerin birleşmesine buluşmasına. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003ePanofsky burada sanat tarihi, klasik felsefe, teoloji, bilim ve optiği içeren muazzam bilgi birikiminden yararlanarak, insanlığın görmemesi, bakış ve tasarım konusunda bir tür arkeolojisini ortaya çıkarıyor. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003ePanofsky'nin elindeki perspektif, mükemmelleşmiş bir teknik olmaktan çıkar, finansal varlığını kazanır, ve ağırlıklı olarak Batı'ya özgü bir \"biçim verme istemi\"nin temel bir cihaz haline gelir. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003ePanofsky onun finansal değerleri veya dönemsel biricik olduğunu ve onun birinin farklı ama eşit ölçüde geniş bir dünya doğurduğunu gösteriyor. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eBu ayrı mekansal\/uzamsal sistemlerin uzunca bir zaman içinde nasıl eklendiği, ve içinden çıkan kültürleri niteleyen bilgi, inanç ve değiş tokuş biçimleriyle birlikte paketlik ayrıntılarıyla kullanılabilir. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"vertical-align: inherit;\"\u003eGünümüzün modernliğinde, soyut ve homojen bir sonsuzluk ifadesine ilişkin kendi özel depolama ortamından ayrılamayacağını göstermektedir.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051795651,"sku":"9789753428354","price":265.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753428354.jpg?v=1616018418"},{"product_id":"yukselen-duvarlar-zayiflayan-egemenlik_349539-html","title":"Yükselen Duvarlar, Zayıflayan Egemenlik","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: inherit; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003eBerlin Duvarı’nın yıkılışından sadece yirmi yıl sonra, neden birçok devlet sınırlarına duvar çekme yarışına girdi? Her şeyin küreselleşmesinden büyük bir hoşnutlukla söz edilen bir dönemde, nasıl oluyor da dünyanın dört bir yanında kilometrelerce uzunlukta duvarlar yükseliyor? Ulus-devletlerin aşınan egemenlikleri ile bu duvarların örülmesi arasında nasıl bir ilişki var? Neoliberalizme eleştirel yaklaşan teorisyenler arasında önde gelen bir isim olan Wendy Brown, bu sorulara cevap ararken, siyaset felsefesi, iktisat ve tarihin yanı sıra siyasallaştırılmış bir psikanalize başvuruyor. Sosyal bilimlerde konuyu bu ölçüde doğrudan ele alan ilk kitap Yükselen Duvarlar, Zayıflayan Egemenlik. Ayrıca, yazarın birikimi ve kıvrak zekâsıyla da son derece özgün bir metin. Küresel siyasetin güncel gelişmeleriyle ve günümüzün siyaset felsefesiyle ilgilenenlerin, ama aynı zamanda içinde yaşadığımız dünyayı anlamaya çalışan herkesin ilgisini çekecek bir yapıt.\u003c\/span\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cstrike\u003e\u003c\/strike\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051828419,"sku":"9789753428385","price":70.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753428385.jpg?v=1616018419"},{"product_id":"modernlik-fragmanlari_349542-html","title":"Modernlik Fragmanları","description":"\u003cp\u003e\u003cspan style=\"display: inline !important; float: none; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(0, 0, 0); font-family: inherit; font-size: inherit; font-size-adjust: none; font-stretch: inherit; font-style: inherit; font-variant: inherit; font-weight: inherit; letter-spacing: normal; line-height: inherit; orphans: 2; text-align: left; text-decoration: none; text-indent: 0px; text-transform: none; -webkit-text-stroke-width: 0px; white-space: normal; word-spacing: 0px;\"\u003eGeorg Simmel, Siegfried Kracauer, Walter Benjamin... Yirminci yüzyılın bu üç önemli düşünürü belli bir ana temaya benzer yöntemlerle eğilmişlerdir: Modernliğin gündelik hayatta deneyimlenmesi. Üçü de modernliğin kırıntılarından, süprüntülerinden, artıklarından, kısacası \"fragmanlarından\" yola çıkmayı tercih eder. Felsefi bir yaklaşım ve nüfuz edici çözümlemelerle, modernliğin hayatımızda neleri, nasıl dönüştürdüğüne bakarlar. Geleneksel zaman, mekân ve nedensellik algılarının parçalanmasını, para ve metanın hayatımıza damgasını vuruşunu odaklarına alırlar.Sosyolog David Frisby, değerleri görece geç anlaşılmış bu düşünürlerin külliyatlarını didik didik ederek, düşüncelerinin zengin bir panoramasını sunuyor. Kitap, bu üç düşünürün dünyasına iyi bir giriş olmasının yanı sıra, \"yaşadığımız dünyayı\" anlamak için de değerli içgörüler bulabileceğimiz özel bir inceleme niteliğinde.\u003c\/span\u003e\u003cb\u003e\u003c\/b\u003e\u003ci\u003e\u003c\/i\u003e\u003cu\u003e\u003c\/u\u003e\u003csub\u003e\u003c\/sub\u003e\u003csup\u003e\u003c\/sup\u003e\u003cstrike\u003e\u003c\/strike\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409051861187,"sku":"9789753428392","price":135.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753428392.jpg?v=1616018421"},{"product_id":"asi-sehirler","title":"Asi Şehirler","description":"\u003cp\u003eABD'de 2001'den beri spekülatif bir biçimde şişirilmekte olan gayrimenkul ve ona bağlı finans sektöründe 2008'de iktisadi bir kriz patlak verdi ve kısa sürede tüm Avrupa'yı girdabına aldı. Asi Şehirler, neoliberal iktisat tarafından kurgulanan kriz anlatısı ile krizin kendi üzerlerinden telafi edildiği kitlelerin konumu arasındaki makasın giderek açıldığı bu zaman kesitini tahlil ediyor. Bir ayağı sokakta olan kitap, doğrudan eylem lehine uzun vadeli bir kavramsal analiz de sunuyor. Harvey, 1980'lerin ikinci yarısından bu yana olgunlaştırmakta olduğu kentsel iktisat anlayışını burada özlü bir biçimde ortaya koyarken, bir yandan da kavramsal soru ve çözümlemelerin kentsel toplumsal hareketler açısından ne gibi yeni doğrultulara işaret edebileceğini irdeliyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409052057795,"sku":"9789753429085","price":333.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753429085.jpg?v=1616018422"},{"product_id":"yeni-istanbul-calismalari","title":"Yeni İstanbul Çalışmaları","description":"\u003cp\u003eİstanbul hızlı bir değişim içinde. Bu değişim öncelikle bu kentte yaşayan insanların, sonra kentin bölgesel çevresinin, nihayetinde bütün Türkiye'nin hayatını etkiliyor. Yeni İstanbul Çalışmaları'ndaki \"yeni\", öncelikle bu hızlı değişimle ortaya çıkan \"yeni\" İstanbul'a atıfta bulunuyor, kentin daha önce tecrübe etmediğimiz hallerine odaklanıyor. Diğer yandan da \"yeni\" incelemeler bunlar: hem araştırma konuları açısından hem bakış açısından. Farklı disiplinlerden özenli bir seçimle bir araya getirilmiş olan seçki, içerdiği düzlem, kuram, metot ve konu çeşitliliğiyle, kentte yaşanan değişimin farklı boyutlarının kavranabilmesi için son derece değerli ipuçları sunuyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKitapta \"Mekân ve Siyaset\", \"Emek ve Ekonomi\", \"Politik Ekoloji\" ve \"Beden ve Cinsellik\" olarak dört bölümde toplanan yazılar, kentin \"devlet eliyle\" küreselleşmeye teşvik edilmesinden başlayarak, neoliberalizmin kent üzerindeki baskısını, arazi mülkiyetine ilişkin hukukun taşıdığı muğlaklıkların nasıl istismar için kullanıldığını, mülksüzleştirmeyi, mutenalaştırmayı, kentin dönüşüm coğrafyasının verdiği ipuçlarını, bazı mahallelerin \"tehlikeli\" diye mimlenmesini ve maruz kaldığı polis şiddetini konu alıyor. Bütün yazılarda başta \"Gezi Parkı\" direnişi olmak üzere kentteki gidişata karşı çıkan direnişler ve yeni kentsel muhalefetin belirgin izleri var. İstanbul'u sırtında taşıdığı halde toplumsal emeğin genellikle kent çalışmalarında görünmez kaldığına yapılan önemli vurguyla birlikte kentteki turizm, trafik, ulaşım sorunları, \"hareketlilikler\" ele alınıyor, kadın istihdamında cinsiyetin etkisini görmek için tekstil ve bankacılık alanından iki farklı örnek inceleniyor.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eKitabın yaptığı önemli katkılardan biri de kente politik ekoloji çerçevesinden bakmak. Kentin bugününü \"sürdürülebilirlik\" kavramı temelinde değerlendiren yazılar, aynı zamanda merkezi iktidarın ve belediyenin çevrecilik, doğa ve sürdürülebilir kalkınma gibi kavram ve anlayışları nasıl bir söylem ve imaj malzemesi kertesine indirip içlerini boşalttığını ve çoğu durumda tam aksi uygulamalara giriştiğini aydınlatıyor. Son bölümde ise kentte bedenin kamusallığı ve cinselliği, LGBT hareketi, sakat bedenler, göçmen kadın ev işçileri, trans bireyler, seks sinemaları ve ilgili muhafazakârlığın yakın dönemdeki tarihsel seyri üzerinden tartışılıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39409052090563,"sku":"9789753429726","price":567.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9789753429726.jpg?v=1616018424"},{"product_id":"milletin-mimarisi","title":"Milletin Mimarisi","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİslam-siyaset ilişkisinin önemli bir veçhesini oluşturan “yapılı çevre” tartışmalı bir konu olagelmiştir. İlk kez 19. yüzyılın başlarında şarkiyat incelemeleriyle karşımıza çıkan “homojen” İslam kenti imgesi, Edward Said’in çığır açıcı Şarkiyatçılık’ının ardından sorgulanmaya başladı. İslam dünyasındaki kentlerin çeşitliliğini dikkate alan çalışmalarla birlikte geleneksel-modern karşıtlığına dayanan hâkim görüş büyük ölçüde terk edildi. İslam ile yapılı çevre arasındaki ilişki, ilkinin görünürlüğünün ve siyasi nüfuzunun önemli ölçüde arttığı günümüz dünyasında ise başka bir araştırma sorusunu gündeme getiriyor: Bugün İslamdan ziyade İslamcılığın yapılı çevrenin biçimlendirilmesinde nasıl bir rol oynadığı (keza yapılı çevrenin de İslamcılığı nasıl şekillendirdiği) üstüne düşünmemiz gerekiyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMilletin Mimarisi bu noktadan hareketle Türkiye’nin son yirmi yıldaki dönüşümünü analiz ediyor. AKP iktidarının bir (yeniden) ulus inşası projesi olarak ele alınması gerektiğini öne süren Batuman, bu çerçevede ne tip mekânsal stratejilere başvurulduğuna ve hangi kentsel biçimlerin üretildiğine odaklanıyor; yapılı çevrenin toplumsalın kurucu unsurlarından biri olduğu öncülünden hareketle, siyasetin mekânsal inşasını ortaya koymaya girişiyor. Kentte yerleşik olan ve mekânsal biçim ve ölçeklerle tanımlanan talep, çelişki ve mücadeleleri anlamak için, mekânsal ile toplumsal arasındaki etkileşimleri dikkatle analiz ediyor.Son derece güncel bir kitap: Batuman, bir siyasal rejimin kentsel ve mimari biçimlerle nasıl yeniden şekillendiğini süreç devam ederken betimlemek gibi zorlu bir girişimi başarıyla gerçekleştiriyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Metis Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":39779232710851,"sku":"9786053161691","price":400.5,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/0001837846001-1.jpg?v=1621020578"}],"url":"https:\/\/yemkitabevi.com\/tr-us\/collections\/metis-yayincilik\/yazar_jale-nejdet-erzen.oembed","provider":"YEM Kitabevi","version":"1.0","type":"link"}