{"title":"Sponsorlu Kitaplar","description":"","products":[{"product_id":"tasinmaz-mal-degerlemesi","title":"Taşınmaz Mal Değerlemesi","description":"\u003cp\u003eMimarlık, mühendislik, tasarım, kültür, sanat vb. konu başlıklarında kitaplar yayımlayan YEM Yayın’ın, \u003cstrong\u003e\u003cem\u003eTaşınmaz Mal Değerlemesi\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e adlı yeni kitabı çıktı.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eÖzellikle 1999 Depremi’nden sonra ülkemizin karşı karşıya kaldığı devasa yerleşme ve yapım sorununun çözümüne yönelik olarak akademik dünya, uygulayıcılar, yerel yönetimler ve hükümetler tarafından çözüme yönelik tartışmalar başlamış ve halen sürmektedir. Bu tartışmaların temelindeki imar ve mülkiyet problemlerine dayalı sorunların çözümüne esas, yeni yapılacak imar planlarının uygulanmasının ancak katılım ve dağıtımda taşınmaz malların değerinin hesaplandığı, değer esasına dayalı bir imar uygulama yönteminin zorunlu olduğu ve buna uygun imar mevzuatının hazırlanması gereği her platformda tartışılmış ve kabul görmüştür. Bugün bu anlayışın ve yöntemin, uzun tartışmalar ve test çalışmalarıyla hükümet ve kamu tarafından genel anlamda, eksiklerine karşın kabul gördüğü söylenebilir. Bu sevindirici bir aşamadır. Bu nedenle, değer esaslı uygulamaların yapılması için taşınmazların değerlerinin karşılığını bulmada, taşınmaz değerleme sistemi başlığı altında teknik, mevzuat ve kurumsal olarak bütüncül bir örgütlenme ve yapılanma modeline ihtiyaç olduğu aşikârdır.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cem\u003eTaşınmaz mal (gayrimenkul) değerlemesini kimler, nasıl yapacak? Değerleme için hangi yöntem ve süreçler izlenmeli? Kamunun, özel kurum ve kuruluşların, kişilerin sorumlulukları neler? Uluslararası değerleme standartlarının ülkemize özgü ele alınması nasıl sağlanmalı? Değerleme, arazi yönetimi ve kullanımı, kentsel dönüşüm, arazi toplulaştırması, vergi vb. kamusal amaçlı uygulamalarda nasıl kullanılacak? Teknolojiye dayalı olarak otomatikleştirilme nasıl yapılacak? Üst haklarında değerlemeye bakış nasıl olmalı?\u003c\/em\u003e gibi birçok soru ve konunun bütüncül bir düzenlemeyle ele alınmasının ne kadar önemli olduğu açıktır.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003e\u003cstrong\u003e\u003cem\u003eTaşınmaz Mal Değerlemesi\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e kitabı; konuya ilişkin süreçlerin çok hızlı değiştiği günümüzde, farklı yasa ve uygulamaları da gözeterek, değer ve değerleme üzerine nelerin yapılması ya da olması, hangi düzenlemelerin yasal ve teknik olarak yapılması gerektiğini bütüncül ve üstel bir bakışla anlatmaya çalışmakta; yeri geldiğinde ise teknik ve kurumsal model önerileri ile önemli katkı ve yardımlar sunmayı hedeflemektedir.\u003cbr\u003e \u003cbr\u003eKitabın, gayrimenkul değerleme ile ilk kez tanışanlar ve bu alanda çalışma yapan araştırmacılar için önemli bir kaynak olması öngörülüyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eProf.Dr. NİHAT ENVER ÜLGER KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1976 yılında İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Harita ve Kadastro Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1983 yılında Yıldız Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü’nden yüksek lisans, 1988 yılında aynı bölümden doktora derecesini aldı. 1988-92 yılları arasında Viyana Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Bölümü’nde yardımcı doçent olarak görev aldı. Bu görevi boyunca, Avusturya Coğrafi Bilgi Sistemi Projesi’nde bilimsel çalışmalar yürüttü. 1992 yılında Yardımcı Doçent olarak göreve başladığı Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eFotogrametri Mühendisliği Bölümü’nde, 1993-95 yılları arasında Bölüm Başkan Yardımcısı olarak çalıştı. 1999 yılında Doçent ünvanı alan Nihat Enver Ülger, 1992-96 yılları arasında Harita Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanlığı görevinde bulundu. 1999-2000 yılları arasında Türkiye Kalkınma Bankası’nda yönetim kurulu üyeliği yaptı. 2006 yılında İstanbul Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü’nde Profesör unvanını aldı. \u003cbr\u003e2004-10 yılları arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce kurulan İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi bünyesinde Kentsel Dönüşüm Birimi Yöneticiliği yaparak, İstanbul’un kentsel dönüşüm vizyonunun belirlenmesinde etkin rol üstlendi. Akademik çalışmalarına, 2009 yılında Geomatik Mühendisliği Bölümü’nü kurduğu Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde Bölüm Başkanı olarak devam etmektedir. Çok sayıda öğrencinin lisansüstü tez yürütücülüğünü yapmakta olan Ülger, “Kentsel Dönüşüm Yüksek Lisans Programı” ve “Arazi Yönetimi ve Kullanımı Doktora Programı” bölümlerini açarak konuya ilişkin akademik üretkenliğin artmasına katkıda bulunmuştur. Yaklaşık 35 yıllık uygulama projesi ve akademik deneyimiyle, “kentsel dönüşüm”, “arazi yönetimi”, “imar uygulamaları”, “kadastro”, “değer esaslı yöntem”, “kırsal arazi düzenlemeleri”, “gayrimenkul değerleme ve geliştirme”, “taşınmaz hukuku” konularındaki çalışmaları ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış olan Ülger'in Türkiye’de Arsa Düzenlemeleri ve Kentsel Dönüşüm (Nobel Yayınları, Ankara, 2010) ve Arazi Yönetimi (YEM Yayın, İstanbul, 2016) adlı iki kitabı da bulunmaktadır. Halen, Harita Kadastro Mühendisleri Odası Kentsel Dönüşüm Komisyonu Başkanlığı görevini sürdüren ve ülkemizde bu alanda çeşitli akademik etkinliklerin düzenlenmesi konusunda öncü rol üstlenen Ülger, 2014 yılında kurduğu “Avrasya Arazi Yönetimi ve Kentsel Dönüşüm Strateji Geliştirme Merkezi”nde, çalışma konularına yönelik proje ve iş geliştirme faaliyetlerini sürdürmektedir. Avrasya Arazi Yönetimi ve Kentsel Dönüşüm Strateji Geliştirme Merkezi Hakkında Avrasya Arazi Yönetimi ve Kentsel Dönüşüm Strateji Geliştirme Merkezi (Avrasya Strateji Merkezi) \u003cbr\u003e2014 yılında kuruldu. Amacı, ülkemizde dağınık ve bütüncül olmayan arazi yönetiminin oluşturulması için yapılan tüm çalışmaları birleştirerek bir strateji oluşturmaya katkı sağlamaktır. Bunun için, ülke anakarasını 1:25.000 standart topografik orta ölçeğe göre bir bütün olarak görerek, küçük ölçekten (1:500.000 - 1:25.000) büyük ölçeğe (1:5000 - 1:1000) kadar tüm arazi varlıklarının bir envanterini çıkararak, ulusal kalkınma amaçları doğrultusunda varlıkların gelecek nesiller için daha yararlı kullanımına uygun bir arazi yönetimi modeli oluşturmaya yardımcı olacak çalışmaları yapmakta ve stratejileri oluşturmaktadır. İkinci çalışma alanı ise, bütüncül bir arazi yönetimine dayalı, ülkemizin şu anda en ivedi ve son 15 yılın ana sorunu kentsel dönüşümün gerçekleşmesine ve sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik stratejiler geliştirmektir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eB. CEM ÜLGER KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1998 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. 1998 yılında başladığı iş hayatını, 2000-07 yılları arasında Adana’da bir inşaat şirketinin ortağı olarak sürdürdü. 2005 yılında SPK’dan Değerleme Uzmanlığı lisansını aldı. Aynı yıl arazi yönetimi, kentsel dönüşüm ve değerleme alanında faaliyetler yürütmek üzere İstanbul merkezli Kent Gelişim A.Ş.’de kurucu ortak olarak sektöre giriş yaptı. 2009 yılında Okan Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak eğitmenliğe başlayan Cem Ülger, 2011 yılında Royal Institute of Chartered Surveyors üyeliği olan MRICS unvanını aldı. 2012 yılında “Gayrimenkul Değerleme ve Gayrimenkul Finansmanı” alanında yüksek lisansını tamamlayarak 2013 yılında “Arazi Yönetimi ve Kullanımı” alanındaki doktora çalışmasına başladı. Taşınmaz değerleme ve geliştirme, kentsel dönüşüm, arazi yönetimi, yerel idareler mühendisliği gibi alanlarda birçok projeyi yönetti. Birçok ulusal ve uluslararası bilimsel ve teknik organizasyonda katılımcı veya düzenleyici olarak bildiriler sundu. Uzmanlık alanları ile ilgili olarak HKMO ve TDUB bünyesinde teknik komisyonlarda görev yapan Cem Ülger, halen Kent Gelişim A.Ş.’deki proje ve iş geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümü ile Fen Bilimleri Enstitüsü Kentsel Dönüşüm Yüksek Lisans Programı'nda akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Prof.Dr. Ş. Nazmi Yıldız Ekim 2017’de yitirdiğimiz Nazmi Yıldız, 1949 yılında Vefa Lisesi’nden, 1953 yılında İstanbul Teknik Okulu Harita-Kadastro Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans eğitimine yine İstanbul Teknik Okulu’nda devam etmiş; Harita Kadastro Bölümü Kadastro Tekniği ve Hukuk Kürsüsü’nü 1960 yılında tamamlamıştır. Doktora çalışmasını, 1970 yılında Almanya’da, Bonn Üniversitesi Ziraat Fakültesi Jeodezi Bölümü’nde; doçentlik çalışmasını, 1974 yılında İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Harita-Kadastro Bölümü Kadastro Tekniği ve Hukuk Kürsüsü’nde tamamlamıştır. 1979 yılında ise yine aynı üniversitede profesör olmuştur. Meslek hayatına 1960 yılında Almanya’da, Köln Belediyesi Harita Dairesi’nde başlamış ve 1968-70 yılları arasında ise Köln Özel Harita Mühendisliği Bürosu’nda mühendis olarak çalışmıştır. Akademik yaşamı İstanbul’a gelmesiyle başlamıştır. İlk olarak 1974-82 yılları arasında İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Harita-Kadastro Bölümü Kadastro Tekniği ve Hukuk Kürsüsü’nde “Kürsü Yöneticisi” olarak görev almıştır. 1979-80 yıllarında, Yıldız Üniversitesi Rektörlüğü Senato Üyesi; 1982-83 yıllarında, Yıldız Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı; 1987-90 yıllarında, Yıldız Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölüm Başkanı; 1992-94 yıllarında, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü Kamu Ölçmeleri Anabilim Dalı Başkanı olarak görev almış; 1997 yılında, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü’nden emekli olmuştur. Çalışmayı yaşamının her anında seven ve hiçbir zaman bırakmayan Nazmi Yıldız, 2008-10 yılları arasında Okan Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Yerel Yönetimler Program Başkanlığı yapmış; 2010-16 yılları arasında ise Okan Üniversitesi Geomatik Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmıştır.\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370210472179,"sku":"9786058081185","price":490.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786058081185.jpg?v=1616017699"},{"product_id":"hey-imaginable-guidelines","title":"HEY! Imaginable Guidelines","description":"\u003cdiv\u003e\n\u003cstrong\u003eFor international orders, please send an e-mail to \u003ca href=\"mailto:bilgi@yemkitabevi.com\"\u003ebilgi@yemkitabevi.com\u003c\/a\u003e with the subject “HEY! Imaginable Guidelines International Order”. The content of the mail should include your name, your adress and the number of copies you would like to receive. \u003c\/strong\u003e\u003cbr\u003e\r\n\u003cbr\u003e\r\n\u003cstrong\u003eHEY! Imaginable Guidelines\u003c\/strong\u003e offers an experience through which you can discoverand learn city-design processes, discuss and share knowledge about public spacedesign, take action, and have fun at the same time. Created by SANALarc as an inspirational and knowledge-centric deck of cards, \u003cem\u003eHEY! Imaginable Guidelines\u003c\/em\u003e willbe the new tool to discover the city.\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003eIn our everyday lives we came face to face with many problems and experiencesregarding the public space. Public space, as a major and surrounding part of ourlives, might be open to contribution and change. In order to empower designers andcitizen designers' to imagine, explore, discuss and share city-design futures to realizelivable, lovable and walkable cities, \u003cem\u003eHEY! Imaginable Guidelines\u003c\/em\u003e was launched as anopen call for contributions, which culminated in Imaginable Guidelines ‘Deck-of- Cards'.\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e\n\u003cem\u003eHEY! Imaginable Guidelines\u003c\/em\u003e is a card game which allows users to discover how citiesare designed and offers a base of knowledge that brings neighbors together to makereal-life decisions and a design toolkit to explore the limits and opportunities your cityoffers. It helps to imagine and explore the decisions that are being made on behalf ofcitizens and empower them by supplying urban design vocabulary and know-how. It also has a transdisciplinary methodology to city-making aiming to realize a self-organized city-design process that nurtures vibrant public life and celebrates\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003eneighborhood coherence. Framed under six categories, 101 topics revealfundamental domains of the public realm. In this regard, the design guidelines are a\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003ecrucial reference in which the expert assistance, best practice standards, andperformance parameters are prioritized, negotiated and rehearsed to give agency tothe imagination of urban design initiatives.\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e\u003cspan style=\"font-size: 1.4em;\"\u003eThe ‘deck-of-cards' object and ‘playing' concept tap into social-learning forworkshops, meet-ups and even at dinner parties. Workshop facilitators of NGO's,municipal policy-makers and design professionals can create an ‘imaginative' role-playing simulation where parallel exploratory and strategy thinking can flourish withthe outcome of a ‘winning solution' (the customized guideline) based on stakeholderconsensus, debate, and priorities.\u003c\/span\u003e\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e\n\u003cem\u003eHEY! Imaginable Guidelines\u003c\/em\u003e provides a sharing platform that empowers designers,citizens, and municipal actors to think holistically with artworks and design ideas of over 150 contributors. Ultimately, fluid conversations, debates on priorities, stakeholder accountability and open-ended proposals for complex physical, social and economic issues are all parts of this game.\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e\n\u003cstrong\u003eImagine\u003c\/strong\u003e — Cities are designed. Now imagine they could be designed better. Theycould be more usable, friendly, and inclusive.\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e\n\u003cstrong\u003eExplore\u003c\/strong\u003e — Be aware of the design decisions that have been made for you! Learnurban design vocabulary, explore different solutions, and have an informed say indecision-making.\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e\n\u003cstrong\u003eDiscuss\u003c\/strong\u003e — Organize your community! Bring your neighbors together! Identify yourissues, celebrate your differences! By playing HEY! Imaginable Guidelines you canshape your city, your public space, support your social life, and help your localbusinesses prosper.\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e\n\u003cstrong\u003eShare\u003c\/strong\u003e — A good city cares for its every citizen. Who guarantees this? The citizens!Discuss the design decisions with your neighbors to make your place of living better,facilitate workshops with citizens, designers, and municipal planners.Take Action Use HEY! Imaginable Guidelines Card Game to open up conversationsaround the issues in your neighborhood. You are equipped to co-design a beloved,interconnected, and more livable city.\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e\n\u003cstrong\u003eTake Action\u003c\/strong\u003e Use \u003cem\u003eHEY! Imaginable Guidelines\u003c\/em\u003e Card Game to open up conversations around the issues in your neighborhood. You are equipped to co-design a beloved, interconnected, and more livable city.\u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\r\n\u003cdiv\u003e \u003c\/div\u003e\r\n\u003c\/div\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207260915,"sku":"9786058119116","price":780.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786058119116.jpg?v=1616017704"},{"product_id":"arazi-yonetimi","title":"Arazi Yönetimi","description":"\u003cp\u003eNihat Enver Ülger’in, son dönemde ülkemizde üzerinde sıkça konuşulan ve tartışılan “kentsel dönüşüm ve yanlış arazi kullanım kararları” konularında ufuk açan kitabı Arazi Yönetimi’nin geliştirilmiş ve güncellenmiş üçüncü baskısı Kent Gelişim Gayrimenkul Geliştirme Taşınmaz Değerleme Bilişim Danışmanlık Yapı San. Tic. A.Ş.’nin değerli katkılarıyla YEM Yayın’dan çıktı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eArazi Yönetimi kitabı dünyadaki arazi yönetim süreçlerini irdeleyip ülkemiz koşullarına uygun, özgün bir arazi yönetim sistematiği oluşturarak, bunu Geomatik (Harita-Jeodezi-Fotogrametri), İnşaat, Çevre, Orman, Ziraat Mühendisliği, Şehir ve Bölge Planlama, Kentsel Tasarım, Mimarlık, Hukuk, Kamu Yönetimi, Gayrimenkul, Emlak vb. disiplinlerde rol alan tüm aktörlerin ilgisine sunma amacı taşıyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e“Bugün dünyamızın en büyük sorunlarından olan ‘arazi kıtlığına ve yanlış arazi kullanım kararları'na karşın özgün bir arazi yönetim sistematiği gerekmektedir…” diyen Prof.Dr. Nihat Enver Ülger’in bu çalışması özellikle Büyük Şehir Belediyeleri, TOKİ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı gibi kamu yönetim kurumlarının yanı sıra kentsel planlama, emlak, gayrimenkul geliştirme, yatırım, danışmanlık alanlarında görev yapan ilgililer için de yol gösterici bir kılavuz olma niteliği taşıyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eDünyanın karşılaştığı en büyük sorunlardan olan “arazi kıtlığı” ve “yanlış arazi kullanım kararları”; kentlerin kontrol edilemeyecek bir hızda büyümesi, tarım arazilerinin tarım dışı faaliyetlere (yerleşim, sanayi vb.) açılması, yoğun arazi talebi ve sürdürülebilir çevre ilkelerinden uzak arazi politikaları sonucunda ortaya çıkmıştır. Dünya arazisini tüm sakinlerinin yararına yönelik olarak en iyi şekilde kullanmak, yönetmek ve kalıcı kılmak için ülke, kent ve kır ölçeğinde arazi yönetimine ihtiyaç vardır. Arazi yönetimi için mülkiyet kullanımına ilişkin bilgiler ve dökümler olması, mülkiyete ilişkin karar verilmeden önce bunların dikkatlice incelenerek analizlerinin yapılması gerekmektedir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eNihat Enver Ülger, kitabın güncellenerek geliştirilen 3. baskısında şunları söylüyor:\u003cbr\u003e\r\n“Arazi yönetimi, özünde doğanın yönetimidir. İnsanoğlu var olduğu günden bu yana yaşamını sürdürdüğü, parçası olduğu doğayı kullanmış ve onu değiştirmiştir. Bugün bakıldığında, iklim değişikliği, çevre kirliliği, gıda bozulması, göçler, salgın hastalıklar, türlerin yok olması, ekosistemin bozulması gibi sorunlar arazinin-doğanın doğru bir şekilde yönetilememesinden kaynaklanmaktadır. İnsanlık, doğayla uyum içinde yaşamayı içselleştirmedikçe, bu sorunlar daha da derinleşecektir. Pandemi süreci ve 6 Şubat’ta yaşadığımız büyük deprem bunun en yakın ve sarsıcı örnekleridir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e‘Her etki, ters yönde ve eşit bir tepki doğurur.’ Sir Isaac Newton’un, bu sözü Kuvvet ve Hareket Yasaları için söylemiş olduğunu biliyoruz ancak bu sadece bir fizik kuralını açıklamıyor elbette, doğanın kanununu da açıklıyor. Doğadaki etkileşimler de benzer kurallara dayanır. İnsanoğlunun doğaya verdiği yıkım aynı yönde ve eşit bir tepki doğuracak; insanoğluna da aynı oranda dönecektir. Önemli olan bu döngüyü nasıl yöneteceğimizi bilmektir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eDoğayı ötekileştirmeden, doğayı tanıyarak ve onunla uyumlu yaşamayı öğrenmek… Asıl mesele bu. Geldiğimiz nokta ise arazinin-doğanın yönetilmesi ve kullanımının önemi yani insanoğlunun gereksinimleri için doğayı nasıl kullanacağına ilişkin politikaların ve stratejilerin oluşturulmasıdır. Bunu oluşturmak ve dünya arazisini tüm sakinleri yararına en iyi şekilde kullanmak, yönetmek ve kalıcı kılmak için ülke bütününde ‘Arazi Yönetimi’ne ihtiyaç vardır. Bir şehri, ülkeyi yönetmek; araziyle ilgili varlıklarının niceliğini ve niteliğini bilmek, açık ve demokratik toplum olmanın da temelidir. Ülkelerin bağımsızlığının ve mutluluğunun göstergesi, bu varlıkların, zenginliklerin korunması ve onların toplumun tüm unsurlarıyla adil biçimde paylaşılmasıdır; bu en öncelikli ihtiyaçtır. (....)\u003cbr\u003e\r\nBir şehri, ülkeyi yönetmek, araziyle ilgili varlıklarının niceliğini ve niteliğini bilmek şeffaf ve demokratik toplum olmanın temelidir. Ülkelerin bağımsızlığının ve mutluluğunun göstergesi; bu varlıkların, zenginliklerin korunması ve onların toplumun tüm unsurlarıyla adil biçimde paylaşılmasıdır.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003eDünyanın içinde bulunduğu kaotik ortamın görece daha yaşanılır hale getirilebilmesi için üzerinde tüm ülkelerin uzlaştığı, araziyle ilgili doğal kaynakların kullanımı ve yönetimine ilişkin yeni bir manifesto önermesine, kurumsallaşma anlayışına gerek vardır. Bu kitap, işte bu bakış açısıyla, dünyadaki arazi yönetim anlayışlarını irdeleyerek ülkemiz koşullarına uygun ve özgün arazi yönetim sistematiğini oluşturmak amaçlı bir yaklaşım sunmaktadır.” \u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370205819123,"sku":"9786058136618","price":490.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/ARAZI_YONETIMI_3BASKIKAPAK.jpg?v=1719964747"},{"product_id":"klasik-muzik-islikla-calinmaz","title":"Klasik Müzik Islıkla Çalınmaz","description":"\u003cblockquote class=\"blockquote\" style=\"margin: 0cm 0cm 0.0001pt; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: baseline;\"\u003e \u003cspan arial=\"\" blinkmacsystemfont=\"\" cambria=\"\" font-size:=\"\" lang=\"EN-US\" neue=\"\" open=\"\" sans=\"\" sans-serif=\"\" system-ui=\"\" ui=\"\"\u003eCengiz Yetken’ in 20. yüzyıl mimarlığının en önde gelen isimlerinden Louis I. Kahn ile yaşadığı“öğrenme ve üretme” deneyimini özgün bir yaklaşımla aktardığı kitabı\u003cspan\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan arial=\"\" blinkmacsystemfont=\"\" cambria=\"\" font-size:=\"\" lang=\"EN-US\" letter-spacing:=\"\" major-latin=\"\" neue=\"\" open=\"\" sans=\"\" sans-serif=\"\" system-ui=\"\" ui=\"\"\u003eYEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/span\u003e\n\u003c\/blockquote\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e\u003cspan cambria=\"\" lang=\"EN-US\" major-latin=\"\" style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003e“Büroda çalışırken, Beethoven’in 5. Senfonisi’ni ıslıkla çalma alışkanlığım vardı. ‘Cengiz, lütfen... Beethoven'ı ıslıkla çalamazsın!’ Bu, ani ve beklenmedik bir şeydi. Kahn devam etti: ‘Klasik müziği ıslıkla çalamazsın, ama mırıldanabilirsin.’”\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e Cengiz Yetken, Louis Kahn’ın Pennsylvania Üniversitesi Mimarlık Okulu’nun efsanevi yüksek lisans stüdyosunda öğrencisi olarak, ardından 1501 Walnut Caddesi’ndeki bürosunda genç bir meslektaşı olarak birlikte çalışıp, ürettiği bir isimdir. Yirminci yüzyıl dünya mimarlığının önemli aktörlerinden aynı zamanda düşünür,sanatçı, bir mimarlık gurusu olan Kahn’ın 1950’ler ve 70’ler arasındaki görece kısa ama parlak kariyerinde önemli projelerin masada olduğu bir dönemdir.Kitabın ismine taşınan Yetken-Kahn diyaloğundan da anlaşıldığı gibi bu kitap,mimarlığı bir yaşam biçimi olarak içselleştirmiş iki mimarın, yaşamın olağan akışı, müziğin tonaliteleri, tasarlama sanatı, bir binanın tuğla ve harç dışındaki deneyimleri, başlangıcının, oluşumunun, yaşamının, ölçülebilen ve ölçülemeyen değerlerinin, ışık ve sessizliğin esasının üzerine deneyimlerine ilişkindir\u003cu\u003e.\u003c\/u\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e Müge Cengizkan’ın editörlüğünü, Özlem Erdoğdu Erkarslan’ın çevirisini, Utku Lomlu’nun tasarımını üstlendiği kitap YEM Yayın tarafından okuyucu ile buluşuyor. Cengiz Yetken kitabı şöyle anlatıyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e \u003cem\u003e“Hem mimarlık pratiğinde hem de tasarım eğitiminde bir profesör olarak geçirdiğim mesleki yaşamım boyunca, sık sık 20. yüzyılın belki de en seçkin mimarlarından biri olan Louis Kahn hakkında sorularla karşılaştım. Pek çok dostum Kahn hakkında yazmam için beni teşvik etti. İlk önce, çocuklarıma Lou ile yaşadığım deneyimi ve binalarının neden bu denli özel olduğunu aktaran bir dizi mektup yazmayı düşündüm. Ancak sonradan farkettim ki, bunları aslında mimarlık okullarındaki öğrencilere ve uygulamadaki arkadaşlarıma aktarmalıydım.Binalarının içine işlemiş tasarım duygusunu ve onları doğuran fikirleri iletmek için bu en iyi yol olacaktı. Giderek yazdıklarımın salt anılardan ibaret kalamayacağını ve tasarım eylemi üzerine ışık tutacağını anladım. Bu aynı zamanda, kendi tasarım anlayışımı da yeniden keşfetmemi sağlayan bir kişisel yolculuk oldu. Bu kitap Kahn’ın mimarlık yaklaşımını veya onun görüşlerini anlatmayı amaçlamıyor. Bu anılar Kahn ile beraberliğimden, sınıfından,bürosundan, binalarından ve bunca yıl mesleğin içinden öğrendiklerimdir.Yanıtlaması zor bir soruyu yanıtlamaya çalışıyorum: Kahn’dan ne öğrendim?”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e \u003cb\u003e\u003cspan cambria=\"\" lang=\"EN-US\" major-latin=\"\" style=\"font-size: 11.0pt;\"\u003eİÇİNDEKİLER\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e ÖNSÖZ\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e\u003cbr\u003e\r\n\u003cb\u003e\u003cspan cambria=\"\" lang=\"EN-US\" major-latin=\"\" style=\"font-size: 11.0pt;\" text-transform:uppercase=\"\"\u003ePENN’DE KAHN STÜDYOSU\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan cambria=\"\" lang=\"EN-US\" major-latin=\"\" style=\"font-size: 11.0pt;\" text-transform:uppercase=\"\"\u003e1.BİR YABANCI ÖĞRENCİ\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e PHILADELPHIA\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e\u003cb\u003e2. “SANAT TANRI DİLİDİR”\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e TANIŞMA\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e AĞACIN ALTINDA\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e ARZU \/ İHTİYAÇ\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e RICHARDS\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e MÜCADELE\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e MASANIN ETRAFINDA\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e BOYANMIŞ ÇİZGİLER\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e YERİ GÖRME\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e HAYAT HİKAYELERİ\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e MAKET YAPMAK\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e ŞİİRSELLİK\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e STRADIVARIUS\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e İNANÇ\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e MASANIN ETRAFINDA\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e PANEL\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e KAHN’I KOPYALAMAYIN\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e SENFONİ\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e KORİDOR\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e GİDİLEN VE GEÇİLEN\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e SORMA\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e SES\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e KESİŞİMLER\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e FİNAL JÜRİSİ\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e \u003cb\u003e\u003cspan cambria=\"\" lang=\"EN-US\" major-latin=\"\" style=\"font-size: 11.0pt;\" text-transform:uppercase=\"\"\u003e3. “MİMARLIĞIN VARLIĞI YOKTUR”\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp\u003e PROJE TANITIMI: FDR ANITI\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e ÇEŞME\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e MASANIN ETRAFINDA\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e YUNANİSTAN’DA MOZART\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e\u003cstrong\u003eCENGİZ YETKEN KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNoSpacing\"\u003e1940 yılında Adana, Ceyhan’da doğar. ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nden 1963 yılında lisans, 1964 yılında yüksek lisans derecesi ile mezun olur. 1965 yılında Pennsylvania Üniversitesi’ne, Louis Kahn’ın stüdyosunda yüksek lisans eğitimi almaya gider, 1966 yılında mezun olur. Eğitimi sırasında çalışmaya başladığı Louis Kahn Bürosu’nda 1968 yılına kadar “proje yürütücüsü” olarak çalışır. Bürodaki çalışmalarının yanı sıra, 1966 ile 1968 arasında aynı zamanda Pennsylvania Üniversitesi’nde mimari tasarım stüdyosu yürüten bir öğretim üyesi olarak görev yapar. 1968 yılında Türkiye’ye döner ve mezunu olduğu ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde 1975 yılına kadar mimari tasarım eğitimi verir. 1975 yılında ABD’ye dönmeye karar verir. 1977 yılına kadar Ball State Üniversitesi, Mimarlık ve Planlama Okulu’nda, 1981 yılına kadar ise Virginia Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışır. Akademiden mesleki uygulamaya geçmeye karar verir. 1981 ile 1986 arasında SOM Şikago’da kıdemli mimar olarak çalışır. 1984 yılında Amerikan Mimarlar Enstitüsü (AIA) üyesi olmaya hak kazanır. 1986 yılında kendi bürosunu açmaya karar verir, 1990 yılına kadar Oak Park’taki bürosunda mimari üretimin yanı sıra endüstriyel tasarım nesneleri de tasarlar, film yönetmenliği çalışmalarına devam eder. 1987 ile 1991 arasında Şikago Sanat Enstitüsü Okulu’nda konuk sanatçı olarak eğitim verir. 1990 yılından 2006’ya kadar uzun erimli bir çalışma hayatını Perkins+Will Şikago’da kıdemli proje mimarı olarak geçirir. 2006’dan 2009’a kadar ise aynı şirkete mimari tasarım danışmanlığı yapar. AIA üyesi olarak Illinois eyaletinde lisanslı mimar olmanın yanı sıra Türkiye Mimarlar Odası ve Fulbright Eğitim Komisyonu üyesidir. 2009 yılında emekliliğinin ardından Şikago ve Bodrum Demir Tatil Evleri’nde kişisel çalışmalarıyla ilgilenerek yaşamını sürdürmektedir.\u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207850739,"sku":"9786257008051","price":490.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786257008051.jpg?v=1616018036"},{"product_id":"bir-acilis-olarak-mekan","title":"Bir Açılış Olarak Mekan","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSelim Velioğlu’nun \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBir Açılış Olarak Mekân \/ Enclosure as a Disclosure\u003c\/em\u003e adlı kitabının genişletilmiş 4. baskısı YEM Yayın’dan çıktı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSelim Velioğlu, son yıllarda Türkiye’de mimarlık ve tasarım eğitiminin temel başvuru kaynakları arasında yer alan kitabında, “açılış” kavramından yola çıkarak ortaya koyduğu mimari mekân tasarımı anlayışını, “açılış”ın mekânsal bir gerçeklik olarak hayat bulmasını sağlayan beş temel kavram (çokluk, uydu öğeler, kütlesel kademelenme, avludan hayat bulma, yeşil üreten mekânsal kurgu) ışığında düşünceler, tasarımlar ve yapılar eşliğinde anlatıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitabın temel özelliği ya da farklılığı, günümüzde kutuplaşmış iki ayrı küme olarak algılanan kuramsal çalışmalar ile mimari tasarım çalışmalarının bütünleştiği yeni bir alan açması. Ortaya konulan kuramsal yaklaşım, tamamı yazar ve çalışma arkadaşlarına ait tasarımlar ile örnekleniyor. Kitabın diğer bir özelliği de, mimar ya da tasarımcı olmayan okuyucuya mekân tasarımının gündelik yaşam ile iç içeliğine ilişkin iletiler sunması. Kitap yoğun içeriği ve sürükleyici kurgusuyla da dikkat çekiyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHem sayfa hem de örnek proje sayısı artırılarak genişletilen kitapta, Selim Velioğlu'nun ekip arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirdiği konut, kültür, eğitim, spor, müze, konaklama, sanayi, yönetim, ticaret, ulaşım, kentsel tasarım, peyzaj tasarımı türlerinde, çeşitli ölçeklerde 100'ü aşkın tasarıma ayrıntılarıyla yer veriliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSelim Velioğlu, temelde mimarlığa yaklaşımını ve buradan yola çıkarak kitabı hazırlama amacını şöyle özetliyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e “..... Mekânsal çevre, sıkılmış bir yumruk gibi değil, açılmış bir el gibi olmalıdır. Kullanıcısının arkadaşı olmalıdır. Konuşkan, cömert, davetkâr, canlı ve etkileşimli olmalıdır. Özellikleri ile deneyimleyende çağrışımlar oluşturarak, onu anlamsal yolculuklara çıkarmalıdır.\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTasarım sürecinde, çevre ve içeriğe ilişkin veriler insanın fiziki, biyolojik, psikolojik, tinsel olanak ve özellikleri çerçevesinde anlamlara ve bu anlamları yansıtan, öncelikle ölçekli ve kavranabilir boyutlardaki mekânsal unsurlara ayrıştırılmalı, yaşamın anlamsal zenginliği, insana yaşama sevinci verecek biçimde, doğal ve kültürel değerler gözetilerek mekâna yansıtılmalıdır.\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMekânsal çevre tasarımı temel olarak çevre ve içerik verileri ile insani beklentiler ışığında hareketi, mekânı ve kullanımı örtüşük olarak tasarlamak biçiminde tanımlanabilir. Kitapta tasarımlar üzerinden ayrıntılı olarak örneklediğim, doktora çalışmamda ortaya koyduğum ve üçlü örtüşük çözümleme yöntemi olarak adlandırdığım yaklaşım çerçevesinde; hareket, yaya ve araç dolaşımı ile ilgili tüm konular ile yönlenme, algı, erişim gibi sorunları; mekân, mekânsal kimliğe ilişkin tüm oransal, boyutsal, fiziksel özellikleri ve kullanım, işlev seçimi, işlevlerin yan yana gelişleri, yer, kot ve katlara dağılımı konularını içermektedir.\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜçlü örtüşük çözümleme yöntemi ile birlikte çalışmalarımızda; insani hedefler ve olanaklar doğrultusunda doğal ve kültürel değerler ile bütünleşmek ve mekânı insana yaklaştırıp “açmak” amacıyla oluşturup yineleyerek kullandığımız, tasarımlarımızı biçimlendiren beş temel kavram - mekânsal çözüm vardır. Bu kavramlar tek yapı, yapı grubu, kentsel tasarım gibi farklı ölçeklerdeki tasarımlarımızda, olanaklar çerçevesinde bir bütün veya bağımsız olarak kullanılmıştır. Bunlar çokluk, uydu öğeler, kütlesel kademelenme, avludan hayat bulma, yeşil üreten mekânsal kurgu olarak adlandırdığımız kavramlardır.\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitap, gerçekleştirdiğimiz tasarımların içerdiği ortak ilke ve önceliklerden temellenen bir tasarım anlayışı ortaya koymaktadır. Bu anlayışın ve kitapta dile getirilenlerin yaşanılır mekânsal çevrelere ulaşılmasında yol gösterici nitelikte olduğuna inanıyorum.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e2023 yılında açılan YEM Kitabevi Kadıköy Mağazası projesinin de yer aldığı kitabın 4. baskısı, daha rahat taşınabilir ve okunabilir olması amacıyla 21x21 cm olarak revize edildi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370206179571,"sku":"9786257008105","price":910.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/BIRACILISOLARAKMEKANKAPAK_4BASKI.jpg?v=1696325454"},{"product_id":"zoru-basarmak-10-bin-kisinin-yolculugu","title":"Zoru Başarmak: 10 Bin Kişinin Yolculuğu","description":"\u003cp class=\"MsoNormal\"\u003eKitap, 1875 yılının bir Haziran günü Alexander GrahamBell’in telefonu icadıyla başlıyor. Ardından Osmanlı döneminde Posta Nezareti’nin kurulması; genç Cumhuriyet ile birlikte PTT’nin devreye girmesi;1960’larda Netaş’ın kurularak haberleşme alanında öncülüğü üstlenmesi; Netaş’ın ekonomik, teknolojik, siyasi, sosyal zorlukları aşıp sürekli gelişerek ve yenilenerek günümüzdeki ilham veren lider konumuna ulaşması...\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Bir kurum tarihinin ötesinde, \u003cspan style=\"letter-spacing: .05pt;\"\u003eTürkiye teknoloji tarihini belgelemek açısından da oldukça değerli çalışmanın ortaya çıkması için araştırmaları üstlenen ve metinleri kaleme alan Rıdvan Akar, kitabın “Sunuş” bölümünde şunları söylüyor:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e “...Kurumsal tarih araştırmaları ülkemizde 1990’lardan sonra önem kazandı. Gerek Türkiye’de sadece 75 firmanın 100 yıllık geçmişe sahip oluşu, gerekse ‘kurucuların’ yaşamını kaybetmesiyle koskoca kurumsal geçmişlerin silinmesi nedeniyle o izlerin peşinde koşulmasına dönük merak, butür araştırmaların önünü açtı...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Kurumsal kültür Netaş’ta anlatılan değil, yaşanan veyazılan, yani kendini her defasında yeniden üreten bir tarihti. Bu bağlamda Netaş’ın öyküsüne baktığımızda ilginç kilometre taşları görebiliyoruz. Kuruluş ve gelişim sürecinde Netaş çok uluslu bir ortaklıktı. Ama ilginçtir ki Türkiye’deki karşılığı kârlılık değil, zaruretler ve ihtiyaçlardı. Ülkenin en önemli sorunlarından biri olan haberleşmede yaşanan sıkıntı ve açığın giderilmesi için kurulmuştu Netaş.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e Netaş’ı benzerlerinden ayıran başlıca farklılıklarından biri, ‘patronsuz’ olmasıydı. Tabii ki Netaş’ın sahipleri vardı, ancak biz‘sahiplenenleri’ kastediyoruz. Bu, yukarıda vurguladığımız aidiyet ve sorumlulukla ilgili bir refleksti. Kurumun, özellikle Türk genel müdürler dönemindeki gelişme ve büyüme sürecinde, çalışanların bir ‘iş’ten öte ‘milli bir görev’ duygusuyla hareket etmesi, bu sahiplenme sürecinin kilit noktasıydı...”\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370211094771,"sku":"9786257008259","price":490.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/9786257008259.jpg?v=1616018060"},{"product_id":"hey-hayal-edilebilir-tasarim-klavuzu","title":"Hey! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu (Oyun Kartları)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAlexis Şanal (SANALarc) tarafından ilham verici ve teşvik edici bir ‘kart destesi’ olarak hazırlanan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e’nun gözden geçirilmiş 2. baskısı YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e şehir planlama süreçlerini keşfedip öğrenebileceğiniz, kamusal alan tasarımı hakkında tartışıp bilgi paylaşabileceğiniz, kentiniz için harekete geçebileceğiniz ve tüm bunları yaparken de eğlenebileceğiniz bir deneyim sunuyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSanat yönetimi ve grafik tasarımı Okay Karadayılar, çizimleri Mrnië Godanca, logo tasarımı Memed Erdener tarafından yapılan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e’nun metin editörleri Linda Shahinian ve Serhan Ada, pedagoji danışmanı ise Simon Johnson.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Gündelik hayatımızda kamusal alanda pek çok deneyim yaşar, pek çok sorunla karşılaşırız. Yaşamımızın bizi tümüyle saran önemIi bir parçası olarak kamusal alan katkıya ve değişime açık olabilir. Tasarımcılara ve kentli-tasarımcılara, yaşanılır, sevilir ve yürünebilir kentler ortaya koyabilmeleri için ortak gelecek kent tasarımlarını hayal edebilme, keşfedebilme, tartışabilme ve paylaşabilme imkanı sunmak amacıyla, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e herkesin katkısına açık bir çağrı olarak başlatıldı ve 101 karttan oluşan bir destede hayat buldu.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e, kullanıcıların şehirlerin nasıl tasarlandığını keşfetmelerine imkan tanıyan bir kart oyunudur, ayrıca komşuları gerçek kararlar almak için bir araya getiren bir bilgi kaynağının yanı sıra kentin sınırlarını ve sağladığı olanakları keşfetmeye yarayan bir tasarım aracı sunar. Kartlar, canlı kamusal hayatı besleyen ve mahalle birlikteliğini öne çıkaran kendiliğinden örgütlenmiş bir kent tasarımını gerçekleştirmek amacıyla kent-kurma konusunda disiplinler ötesi bir metodoloji ile hazırlandı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAltı kategori altında toplanan 101 konu başlığı kamusal alanın temel bileşenlerini kapsıyor. Bu bakımdan, kentsel tasarım girişimlerinin hayal gücüne alan açmak amacıyla uzman desteğine, iyi uygulama standartlarına ve performans parametrelerine öncelik veren, bunları müzakere ve prova eden vazgeçilmez bir referans işlevi görüyor. Kategoriler:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Fiziksel Elemanlar\u003c\/strong\u003e (Yayalar, insan ölçeği, yaya geçitleri, kaldırım ölçüleri, aydınlatma, kent mobilyası, bağlantı elemanları vb. kamusal alanlardaki kullanıcılar, ürünler; doğal ve yapay unsurlar)\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Ekoloji\u003c\/strong\u003e (Gün ışığı ve gölge, ağaçlar, ışık kirliliği, ısı adası etkisi, yağmur suyu, kentli sporcular vb. Sürdürülebilir bir çevre yaratmak için gerekli uygulama ve elemanlar)\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Teknoloji Ve Yenilik\u003c\/strong\u003e (Enerji tasarrufu, su elemanları, takip sistemleri, mobil uygulamalar, yenilikçi altyapı sistemleri vb. çağdaş, geleceğe yönelik ve öncü girişimler, uygulamalar, sistemler)\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Sosyo-Ekonomi\u003c\/strong\u003e \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e(\u003c\/strong\u003eYerel kimlik, kentsel markalaşma, festivaller, bakım, gayrimenkul değeri vb. ekonomik ve sosyal refah seviyesini artıran kentsel değerler)\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Yönetişim\u003c\/strong\u003e (Herkes için erişilebilirlik, dışarı taşma, zaman odaklı yönetim, çöp, yaya emniyeti, kentsel imkânlar, atık yönetimi vb. kamusal alanda ve mahallemizde işleyen bir düzen yaratan yasa, kural ve yönetmelikler)\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Canlılık\u003c\/strong\u003e (Mekânsal çeşitlilik, ara mekânlar, kentsel geçirgenlik, karakterler, bekleme, dinlenme, fiziksel konfor, güvenlik, işportacılar, sokak sanatı, bilgi erişimi, yaya akışı vb. enerji dolu, canlı, özgün ve yerin ruhunu ifade eden tüm öğeler)\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKartların içeriği; uzmanlar, tasarım aktivistleri, STK’lar ve sanat profesyonelleri tarafından hazırlandı; anlamlı ve zamana dayanıklı bir kent tasarımının yeşermesi için gerekli olan analitik, pratik ve yaratıcı akılları bir araya getirdi. Kart oyunu yaklaşımı her katılımcıya, kent tasarımı gibi kompleks bir alanın içerisinde dinamik bir yol sunuyor. Yazarak, tartışarak ve düşünerek katılım gösteren oyuncular, kartları kendi kent tasarımlarının önceliklerini ve isteklerini göz önünde bulundurarak yeniden organize ederek yeni bir tasarım kılavuzu oluşturuyorlar.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBir nesne olarak ‘kart destesi’ ile ‘oyun’ konsepti atölyelerde kullanılabilecek sosyal öğrenme boyutunu temsil ediyor. STK atölyelerinin kolaylaştırıcıları, yerel yönetimlerin politika yapıcıları ve tasarım profesyonelleri; paydaşların görüş birliği, derinlemesine tartışmaları ve öncelikleriyle paralel şekilde keşfe ve stratejik düşünmeye yaslanan, “kazanan çözüm”ün (bir başka deyişle özelleştirilmiş bir tasarım kılavuzunun) ortaya çıkacağı hayal gücüne dayalı bir rol üstlenme simülasyonu kurabilirler.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e; tasarımcıların, kentlilerin ve belediyelerin elini güçlendiren, 150’den fazla katılımcının sanat işleri ve tasarım fikirleriyle oluşturulmuş bütüncül bir tartışma platformu sağlıyor. Hararetli konuşmalar, öncelikler üzerine yapılan tartışmalar, paydaşların hesap verebilirliği, fiziki, toplumsal ve ekonomik konularla ilgili açık uçlu öneriler de nihai olarak bu oyunun bir parçası oluyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eHayal Et-\u003c\/strong\u003e Şehirler birer tasarım ürünüdür. Şimdi, daha iyi tasarlandıklarını hayal etmenizi istiyoruz! Daha kullanışlı, daha samimi, daha kapsayıcı olabilirler.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eKeşfet-\u003c\/strong\u003e Sizin için alınmış tasarım kararlarının farkına varın! Kentsel tasarımla ilgili terimleri öğrenin, farklı çözümleri keşfedin ve karar verme mekanizmalarının parçası olun.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eTartış-\u003c\/strong\u003e Komşularınızı bir araya getirin! Sorunlarınızı tanımlayın, farklılıklarınızı avantaja çevirin! Oyunu oynayarak kentinizi, kamusal alanınızı şekillendirerek sosyal hayatınızı iyileştirebilir, esnafa destek olabilirsiniz.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ePaylaş-\u003c\/strong\u003e İyi bir kent her vatandaşına özen gösterir.Bunu kim sağlar? Kentlinin ta kendisi! Komşularınızla verdiğiniz tasarım kararlarını tartışın, birlikte yaşadığınız yerin daha iyi olması için çalışın; kentlileri, tasarımcıları, şehir plancılarını bir araya getiren atölyeler düzenleyin.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eHarekete Geç-\u003c\/strong\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e ile mahallenizin meselelerini tartışmaya açın. Sevdiğiniz, çekici, yaşanabilir kenti hep birlikte tasarlayabilmek için ihtiyacınız olan rehber elinizde.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207228147,"sku":"9786058119109","price":910.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/HEY_KART_ONKAPAK_2BASKI.jpg?v=1672843431"},{"product_id":"tangul-akakinci-resme-adanmis-bir-omur-a-life-dedicated-to-painting","title":"Tangül Akakıncı: Resme Adanmış Bir Ömür \/ A Life Dedicated to Painting","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYEM Yayın’ın, Ressam Tangül Akakıncı’yı, sanata ve resme yaklaşımını, eserlerini sanatsever okuyuculara aktarmak amacıyla hazırlanan yeni kitabı \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTangül Akakıncı: Resme Adanmış Bir Ömür \/ A Life Dedicated to Painting\u003c\/em\u003e yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e\"Hep bir biçim kaygısı vardı içimde; renk kaygısı da vardı elbette ama özellikle görmeye alışık olmadığım biçimler yaratmak istiyordum...”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Sanat hayatına 1960’lı yıllarda Devlet Güzel Sanatlar Akademisi bünyesinde Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde başlamasına karşın, Süleyman Velioğlu ile birlikte 50 yılı aşan bir süre sanat çalışmalarına devam etmiş olan bir ressam Tangül Akakıncı. Akatünvel Sanat Topluluğu kurucuları arasında yer alan, 2021 yılında aramızdan ayrılan Akakıncı, yıllar önce Pelin Özer tarafından kendisiyle yapılan bir söyleşide sanat anlayışını derinlemesine ifade ediyordu:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Babam saraçtı, eski ustalardan. Çocukluğumda sık sık onun Eminönü, Küçükpazar’daki dükkânına giderdim ve orada at dünyasına ait çeşit çeşit obje görürdüm: Çerkes eyeri, İspanyol eyeri, kırbaçlar, koşumlar, terkiler, üzengiler... Bir çocuk için büyüleyici, merak uyandıran bir at dünyası... Babamın kullandığı kesici aletleri incelerdim. Bir yarım ay düşünün; keski denen saplı bir alet, babam onunla deri keserdi. Çok arkaik, bilmediğim, daha önce hiç görmediğim bir biçim. Deriyi dövmek, inceltmek için de demirden, enteresan bir alet kullanılırdı. İlginçtir, benim için önemli olan hep o aletlerin kendisiydi, onlarla yapılan işlem değil. O güne dek etrafımda bunlara benzer başka alet görmemiştim, daha sonra da görmedim, eğitimimde de o tür şeyler olmadı. Onların hepsini kaydetmişim; bunu sonradan fark ettim, resimlerimde o formlara yakın formlar karşıma çıkınca... Yolculuk böyle başladı. Bilinmeyen hep dikkatimi çekti...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e... Daha çok anıtsal kayaları gözlemledim ve özümsedim. Taş dokusunu verebilmek için çok katmanlı çalışıyorum zaten; hep kazıyarak. Babam kesici aletiyle deriyi keser, döver, örselerdi. Ben baştan beri kat kat çalıştığım boyaları jiletle kazıdım. Babamdan farklı olarak, ben aynı işlemi boyayla yapıyorum. Kat kat çalışıyorum, kazıyorum. Kazıdıktan sonra kompozisyon dahil olmak üzere yeni bir biçim anlayışı geliyor; figüründen tonuna resim dönüşüyor. Sonra tekrar kazıyorum, tekrar çalışıyorum.Jiletten başka alet kullanmadım. Hoca spatülle çalışırdı. Biz hep kâğıda çalışırız. Hoca üstübeçle beyaz tutkalı karıştırır, belli bir kıvama getirir, spatülle beyninde oluşturduğu biçime kâğıtta nasıl yer vereceğini düşünür, o kalın mamayı spatülle döşerdi. Başlardı üstüne renkleri koymaya; renkleri koyduktansonra baktı olmuyor, başlardı kazımaya. Ben spatül kullanmıyorum, boyayı fırçayla koyuyorum. Ama kazımaya başlayınca faraş dolusu boya çıkar, dünyanın belki de en çok boya kullanan ressamları bizleriz. Kat kat çalışıyoruz. Bunlardan üst üste kaç kompozisyon, kaç katman çıkar. Başlarız kazımaya; olmadı, beğenmedik, bozarız. Çalışılır çalışılır, biter ya da bitmez. Bir resim ne kadar sürede biter, bunun hiç ölçüsü olmadı. Üç sene çalıştığımız resimler de oldu. Hocanın ölümünden sonra olabildiğince kendimi korumaya çalıştım. Neden korumaya çalıştım? “Az iyi”den, geçiştirmekten ve güncel olmaktan...”\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eTANGÜL AKAKINCI: A LIFE DEDICATED TO PAINTING\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“... There was always a form of sensitivity that I had. Of course, there was also color sensitivity, but I especially wanted to create forms with which I was unfamiliar...”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Tangül Akakıncı is a painter who began her artistic career in the 1960s at the State Academy of Fine Arts, in the atelier of Bedri Rahmi Eyüboğlu, but she continued to work with Süleyman Velioğlu for more than 50 years. In an interview with Pelin Özer, carried out years ago, Tangül Akakıncı, one of the founders of Akatünvel Art Group who passed away in 2021, expresses her understanding of art in detail in depth.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370210210035,"sku":"9786257008501","price":490.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/TANGUL_AKAKINCI_KAPAK.jpg?v=1650286564"},{"product_id":"trans-studio-via-istanbul-istanbul-araciliginda","title":"Trans.Studio: Via Istanbul \/ İstanbul Aracılığında","description":"\u003cp\u003eYEM Yayın’ın, Ayşe Şentürer ve Erenalp Büyüktopcu editörlüğünde hazırlanan,mimari tasarım stüdyolarında İstanbul üzerine üretilen projeksiyonların yaratıcılık ve yenilik temalarında bir araya getirilmesiyle oluşturulan \u003cem\u003eTrans.Studio: Via Istanbul \/ İstanbul Aracılığında\u003c\/em\u003e adlı yeni kitabı çıktı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİngilizce-Türkçe hazırlanan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTrans.Studio\u003c\/em\u003e kitabında, “trans” teması çerçevesinde yürütülen mimari tasarım stüdyosu kapsamında İstanbul, metropolün kentsel koşulları altında tasarım, temsil ve mimari araştırmayı bir arada yürüten bir laboratuvar olarak ele alınıyor.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Prof.Dr. Ayşe Şentürer, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTrans.Studio\u003c\/em\u003e’yu hazırlama gerekçelerini şöyle özetliyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“… Bir stüdyo kitabı mimari tasarım, kuram ve eğitimde oldukça önemli bir etkiye sahiptir. \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTrans•Studio\u003c\/em\u003e da bu tür bir içeriğe sahip bir stüdyo kitabıdır. 2013-2015 yılları arasında ardışık üç yarıyıl boyunca İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü, Mimari Proje 7 dersinde gerçekleştirmiş Trans• temalı çalışmalar üzerinden stüdyonun vizyonu ve projelerini paylaşmayı amaçlar. Projelerin yanı sıra, stüdyodan yükselen tartışmaları genişletmek üzere, stüdyo dışından konuyla ilgili görüşlere yer verir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu yönde, stüdyonun teması ve yaklaşımını açıklayan ‘From Border-Lines to Trans•Positions \/ Sınır-boylarından Trans • Pozisyonlara’ başlıklı giriş bölümü dışında kitapta iki bölüm vardır: ‘Creativity \u0026amp; Newness \/ Yaratıcılık \u0026amp; Yenilik’ ve ‘Projections \/ Projeksiyonlar’. Yaratıcılık \u0026amp; Yenilik başlıklı ilk bölümde stüdyo içi ve dışı davetli yazılar yer alırken; Projeksiyonlar başlıklı ikinci bölümde, manifesto ve çizimleriyle üç ardışık dönemde çalışılmış üç Trans• temasına ait öğrenci projeleri yer alır. Üç Trans• teması ise şöyledir: Transition•Transection•Transportation \/ Geçiş•Kesit•Nakil; Trans•House \/ Dönüşen•Konut ve Trans•Pose\/ Yer•Değiştirme. Ayrıca kitabın sonunda, öğrencilerin stüdyo hakkındaki anı ve yorumlarının yer aldığı bir ‘Epilog’ vardır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKısaca \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTrans•Studio\u003c\/em\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e,\u003c\/strong\u003e önde gelen tasarım stüdyoları ve mimarlık okulları tarafından yayınlanan stüdyo kitaplarının bir örneğidir. Kitap kendini, ‘Trans•’ teması etrafında hareket eden bir dizi ‘proje’ ve ‘yaratıcılık ve yenilik’ fikrinde yoğunlaşan bir seri makale ile ortaya koyar…”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e “… A studio book has an important impact in architectural design, theory, and educational discourse. \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTrans•Studio\u003c\/em\u003e, too, is a studio book having such a content. It aims to share the visions and works of the studio, which was held at the Istanbul Technical University, Department of Architecture, Architectural Design Studio 7 in three consecutive semesters in between 2013-2015.  In addition to the projects as design experimentations on the themes of the studio, the book includes some views from outside the studio in order to expand the discourse. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eIn this direction, there are two chapters in the book, apart from the ‘Introduction’ part called as ‘From Border-lines to Trans•Positions’explaining studio’s attitude and theme: Creativity \u0026amp; Newness and Projections. The first chapter includes some invited articles on the idea of ‘creativity and newness’ as indicated in the title. The second chapter, the Projections contains student projects of three Trans• themes, which have been studied in three consecutive semesters, as mentioned above, with their manifestos and drawings. The three Trans• themes are that: Transition•Transection•Transportation, Trans•House, and Trans•Pose. There is also an ‘Epilogue’ at the end of the book with the memories and comments of the students about the studio.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eIn short, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTrans•Studio \u003c\/em\u003eis one of the example of studio books published by the leading design studious and architecture schools. The book manifests itself through a series of projects risen from the studio moving around the theme of Trans•, and a series of articles focusing on the idea of ‘creativity and newness.’ Within this content, we would like to share the \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTrans•Studio\u003c\/em\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/strong\u003ebook with you and receive your evaluations…”\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370210603251,"sku":"9786257008549","price":525.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/Trans_Studio_KAPAK.jpg?v=1658132107"},{"product_id":"palimpsest","title":"Palimpsest","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGörsellik ve yazı hiç böyle buluşmamıştı…\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDeniz Barlas Velioğlu’nun, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003ePalimpsest\u003c\/em\u003e adlı kitabı YEM Yayın’dan çıktı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Deniz Barlas Velioğlu, geliştirdiği özgün sanat anlayışını şu şekilde anlatıyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Geliştirdiğim görsel-yazılı dil iki temel katmandan oluşuyor: Çoğunlukla gazete sayfaları gibi basılı malzemeler ve üzerinde kurguladıklarım. Tek başına sınırlı anlamlar içerebilecek bu iki dünyanın diyaloğu\/çarpışması, ‘artı anlamlar’ doğuruyor. Gazete sayfası, yazıları, fotoğrafları, renkleri ve dokusu ile çoğu zaman benim için esinleneceğim görsel-anlamsal bir başlangıç noktası oluşturuyor. Üstte kurguladığım dünya ise bazen alttakinin varlığını reddedip görmezden geliyor bazen de ona cevap veriyor. Her iki durumda da anlamsal bir bütünlük oluşturuyorlar. Bu birlikteliğin izleyicide de yeni çağrışımlar uyandırarak onu yolculuklara çıkaracağını umuyorum.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Deniz Barlas Velioğlu’nun resimleri hiçbir şeyin göründüğünden ibaret olmadığını bize hatırlatıyor ki bence bu sanatın temel işlevlerinden biridir.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Prof.Dr. Haluk Şahin, Öğretim Görevlisi, İletişim Kuramcısı, Yazar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/em\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Bakar ve okurken kendi palimpsestimde kayboldum; hem ‘ortak’ (sosyolojik) hem de ‘tekil’ (psişik) bir tecrübeydi. Sizlere de tavsiye ederim.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Prof.Dr. Orhan Tekelioğlu, Kültür Sosyoloğu\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBenim gözümde Deniz’in resimleri çarpıcı bir kitap kapağı veya bir afiş kadar güçlü ve anlamlı. Yazılı dil ile görsel dili harmanlıyor, düşünsel-sanatsal bir katman oluşturuyor.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Uğurcan Ataoğlu, Alametifarika Kurucu Ortağı ve Tasarım Direktörü, Öğretim Görevlisi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Gazete sayfaları, baskı dokümanları üzerine yaptığı resimleri görünce ‘çağımızın gerçek sanatı işte budur’ diye yorumladım.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Rahmi Çöğendez, RC Art Gallery\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Deniz’in resimleri için yaptığım müzik çok güçlü bir vecd hali ile ortaya çıktığından benim için hâlâ çok özel bir değer taşıyor.” \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Prof.Dr. Yüksel Demir, Mimar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e “Her yerde şifreler, ipuçları var. Sonsuz bir oyun gibi, gerçek bir buluş.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Prof.Dr. Hülya Kayserili, Genetik Bilimci\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eDENİZ BARLAS VELİOĞLU KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDeniz Barlas Velioğlu 1961 yılında İstanbul’da doğdu. İlkokulu Londra, Brigthon, Ankara gibi farklı kentlerde okudu. Orta ve lise eğitimini TED Ankara Koleji’nde tamamladı. 1982 yılında ODTÜ Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. 1989-2009 yılları arasında ulusal ve uluslararası reklam ajanslarında Yaratıcı Yönetmenlik ve Ajans Başkanlığı yaptı. Ulusal ve uluslararası yarışmalarda çok sayıda ödül kazandı, jüri üyelikleri ve başkanlığı yaptı. Çocukluk yıllarında başlayan sanata ve tasarıma olan ilgisi nedeniyle özellikle resim alanında çalıştı. Kişisel sergiler açtı, karma sergilere katıldı. 150’yi aşkın yapıtı yurtiçi ve yurtdışındaki çeşitli koleksiyonlarda bulunan sanatçı, halen İstanbul ve Bozcaada’daki atölyelerinde resim çalışmalarını sürdürmektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ePALIMPSEST\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDeniz Barlas Velioğlu describes her artistic life and her unique understanding of art as follows:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“The visual-textual language I developed consists of two basic layers: mostly newspaper pages and what I’ve built on them. The dialogue\/collision of these two worlds, which can have limited meanings on their own, creates ‘additional meanings’. With its writings, photographs, colors, and textures, most of the time the newspaper page creates a visual-semantic starting point for me that I will be inspired by. The world I build on it, on the other hand, sometimes rejects and ignores the existence of the one below, and sometimes responds to it. In both cases, they form a semantic unity. I hope that this union will awaken new associations of ideas in the minds of viewers and take them on new journeys.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Deniz Barlas Velioğlu’s paintings remind us that nothing is just what it seems, which I think is one of the main functions of art.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Prof.Dr. Haluk Şahin, Lecturer, Communication Theorist, Author\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“I was lost in my own palimpsest as I stared Deniz’s paintings; unfortunately, it was both a ‘common” (sociological) and an ‘individual’ (psychic) experience. I suggest that you do it.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Prof.Dr. Orhan Tekelioğlu, Cultural Sociologist\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“To my eyes, her paintings are as powerful and meaningful as a stunning book cover or a poster. She creates a philosophic-artistic layer by blending textual language and visual language.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Uğurcan Ataoğlu, Co-founder and Design Director of Alametifarika, Lecturer\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eI started to follow Deniz’s works and especially when I saw the paintings she drew on newspaper papers and printed documents, I commented that “this is the real art of our age.”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Rahmi Çöğendez, RC Art Gallery\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“But the score I composed for Deniz that night is still very special to me, as it was born from a powerful state of ecstasy.” \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Prof.Dr. Yüksel Demir, Architect\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e“\u003c\/em\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eThere are passwords, hints everywhere. It's like an endless game, a real breakthrough.\u003c\/em\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e”\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e- Prof.Dr. Hülya Kayserili, Geneticist\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eWHO IS DENİZ BARLAS VELİOĞLU?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDeniz Barlas Velioğlu was born in 1961 in Istanbul. She attended primary school in cities, including London, Brighton, and Ankara. She completed her secondary and high school education at TED Ankara College and graduated from the Sociology Department at METU in 1982. Between 1989 and 2009, she worked as a Creative Director and CEO for national and international advertising agencies. She has won many awards both in national and international competitions, and has taken part in some of them as a member and head of the jury. Since her childhood years, she has worked in the field of painting and has a strong interest in art and design. She has opened personal exhibitions and participated in group exhibitions. As an artist with over 150 works in various national and international collect\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370209423603,"sku":"9786257008570","price":910.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/YEM_PALIMPSEST_KAPAK.jpg?v=1667469302"},{"product_id":"hey-hayal-edilebilir-tasarim-kilavuzu-kitap","title":"HEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu (Kitap)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAlexis Şanal (SANALarc) tarafından yaratılan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e kartlarında yer alan 101 kartın içeriğine oyuna katılamayanların da ulaşabilmeleri düşüncesiyle hazırlanan kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Kitap, ‘kart oyunu’nun içeriğini öğrenmenin ötesinde; başta mimarlık, iç mimarlık, şehir ve bölge planlama, kentsel tasarım eğitimi alanlar ile bir kentin karar vericilerini (Sakinler, Uzmanlar, Yatırımcılar, Sivil Toplum Kuruluşları, Belediyeler) ve ‘kent’ tanımını oluşturan temel kavramları öğrenmek, anlamak isteyenler için de bir başucu kitabı olma niteliği taşıyor. Bu bağlamda kitap, adeta bir “çağdaş kentsel tasarım sözlüğü” olarak bile tanımlanabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/em\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e, hareketli kamusal hayatı besleyen ve mahalle birlikteliğini öne çıkaran, kendiliğinden örgütlenmiş bir kent tasarımını gerçekleştirmek amacıyla kent-kurma \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(city-making)\u003c\/em\u003e konusunda disiplinlerötesi bir metodoloji sunuyor. Kamusal alanın temel bileşenlerini ele alan altı kategori altındaki 101 konu başlığından oluşan ‘kart destesi’, kent tasarımı girişimlerinde uzman desteğine, iyi uygulama standartlarına ve başarı parametrelerine öncelik veren, bunları müzakere ve prova eden vazgeçilmez bir referans oluşturuyor. Sonuçta, hararetli konuşmalardan öncelikler üzerine yapılan tartışmalara, paydaşların hesap verebilirliğinden fiziksel, toplumsal ve ekonomik konularla ilgili açık uçlu önerilere kadar her şey bu ‘kart oyunu’nun bir parçası. Bu oyunda STK atölyelerinin kolaylaştırıcıları, yerel yönetimlerin karar mercileri ve tasarım profesyonelleri, keşifle stratejik düşüncenin paralel olarak geliştiği, ‘hayal gücüne dayalı’ bir rol üstlenme simülasyonu kurabilirler. Bunun sonucunda da paydaşların görüş birliğine, tartışmasına ve önceliklerine dayalı bir ‘kazanan çözüm’ (kişiselleştirilmiş kılavuz) ortaya çıkabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Kitap altı ana kategoriden (bölümden) oluşuyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong\u003eFiziksel Elemanlar\u003c\/strong\u003e (Yayalar, insan ölçeği, yaya geçitleri, kaldırım ölçüleri, aydınlatma, kent mobilyası, bağlantı elemanları vb. kamusal alanlardaki kullanıcılar, ürünler; doğal ve yapay unsurlar)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong\u003eEkoloji\u003c\/strong\u003e (Gün ışığı ve gölge, ağaçlar, ışık kirliliği, ısı adası etkisi, yağmur suyu, kentli sporcular vb. Sürdürülebilir bir çevre yaratmak için gerekli uygulama ve elemanlar)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong\u003eTeknoloji ve Yenilik\u003c\/strong\u003e (Enerji tasarrufu, su elemanları, takip sistemleri, mobil uygulamalar, yenilikçi altyapı sistemleri vb. çağdaş, geleceğe yönelik ve öncü girişimler, uygulamalar, sistemler)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong\u003eSosyo-ekonomi\u003c\/strong\u003e (Yerel kimlik, kentsel markalaşma, festivaller, bakım, gayrimenkul değeri vb. ekonomik ve sosyal refah seviyesini artıran kentsel değerler)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong\u003eYönetişim\u003c\/strong\u003e (Herkes için erişilebilirlik, dışarı taşma, zaman odaklı yönetim, çöp, yaya emniyeti, kentsel imkânlar, atık yönetimi vb. kamusal alanda ve mahallemizde işleyen bir düzen yaratan yasa, kural ve yönetmelikler)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong\u003eCanlılık\u003c\/strong\u003e (Mekânsal çeşitlilik, ara mekânlar, kentsel geçirgenlik, karakterler, bekleme, dinlenme, fiziksel konfor, güvenlik, işportacılar, sokak sanatı, bilgi erişimi, yaya akışı vb. enerji dolu, canlı, özgün ve yerin ruhunu ifade eden tüm öğeler)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! \u003c\/em\u003eprojesi, SANALarc’ın İstanbul gibi şehirler için sürdürmekte olduğu, ‘kendiliğinden kentleşme’ araştırmasını temel alıyor. Taktik Şehircilik, Kendi Kentini Kendin Kur, Pop-Up Kent, Akışkan Kent-Kurma, Aşağıdan Yukarı Planlama gibi yöntemlerle yayılan, mikro ölçekli müdahale pratikleri bu araştırmaya yön veriyor. Öncelikle, kentin birlikte oluşturulması için katılımcılık temelli yeni tasarım araçları ve eğitsel kaynaklar gerekiyor. Bu yaklaşım, etkin kentli katılımını ve kapsamlı bir işbirliğini tetikleyecek ortak bir dilin ve bilgi birikiminin geliştirilmesine öncelik veriyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Bu projenin sunduğu yenilikçi yaklaşım, sürdürülebilir kent tasarımının gelişmesi için gerekli analitik, pratik ve yaratıcı aklı harmanlamayı başarmış kolektif bir hayal gücünün oluşmasını mümkün kılıyor. Projenin içeriği, paylaşım ekonomisi, bilgi merkezli çalışan ve yaratıcı milli hasıla (GSMH) gibi olgularla tanımlanan 21. yüzyıl ekonomisiyle uyum sağlamak üzere, İstanbul’daki uzmanların, tasarım aktivizmi yapan STK’ların ve sanat uygulayıcılarının katkılarıyla sağlanan kitle kaynaklı çalışmalarla oluşturuldu ve kaynakları ücretsiz olarak çevrimiçi hale getirildi. Bu cömert katkılar, kolektif kaynak sağlama ve adım adım ilerleme yöntemi, kentlileri ortak geleceklerine doğru harekete geçme konusunda destekleyecek, ayrıntılarına kadar düşünülmüş, doğrusal olmayan bir kent tasarım aracının ortaya çıkmasıyla sonuçlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e Sanat yönetimi ve grafik tasarımı Okay Karadayılar, çizimleri Mrnië Godanca, logo tasarımı Memed Erdener tarafından yapılan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHEY! Hayal Edilebilir Tasarım Kılavuzu\u003c\/em\u003e’nun metin editörleri Linda Shahinian ve Serhan Ada, pedagoji danışmanı ise Simon Johnson.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207195379,"sku":"9786257008631","price":210.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/products\/HEYKitap_KAPAK.jpg?v=1672771877"},{"product_id":"kentsel-arazi-duzenlemesi-kentsel-donusum","title":"Kentsel Arazi Düzenlemesi: Kentsel Dönüşüm","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eNihat Enver Ülger’in, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eKentsel Arazi Düzenlemesi: Kentsel Dönüşüm\u003c\/em\u003e adlı yeni kitabı, \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eKent Gelişim Gayrimenkul Geliştirme Taşınmaz Değerleme Bilişim Danışmanlık\u003c\/strong\u003e işbirliğiyle \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eYEM Yayın\u003c\/strong\u003e tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf. Dr. Nihat Enver Ülger, yeni kitabında, \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ebugüne kadar “kentsel dönüşüm” adı altında yapılan uygulamaların dışında ve ötesinde bir bakış açısına gereksinim olduğunun altını çiziyor. Kentlerimizi planlarken, içinde bulunduğumuz doğanın sahibi değil gelecek kuşaklar adına emanetçisi olduğumuz bilinciyle hareket etmeye davet ediyor; kentsel dönüşümün yalnızca depreme dayanıklı, korunaklı, mahremin yaşandığı, hacimler\/mekânlar üretmek anlayışının dışında, kamusal insanın yaşam alanları olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eNihat Enver Ülger bu kitabın hazırlanma nedenini şu şekilde açıklıyor: \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Kentsel arazi düzenlemeleri, kentsel dönüşüm uygulamaları \u003c\/strong\u003eiçin, yasal dayanaklar ve uygulama örnekleri incelenerek ülkemize özgü, kabul edilebilir, yeni bir uygulama modelini önermek ve buna ilişkin ölçütleri sunabilmektir. Kentlerimizin karşılaştığı sorunlar; alışılagelmişin çok ötesinde, özelliği olan, geleneksel hukuk ve imar uygulama yöntemleri ve anlayışıyla çözümlenemeyecek biçimde karmaşık bir hale gelmiştir. Bu durum kamudan, hak sahiplerine, proje geliştirme uzmanlarına ve yatırımcıya kadar toplumun her kesimini ilgilendiren ve yeni uzmanlık bilgilerini gerektiren özel bir süreç içermektedir. Bunun için özel ve özellikli bir kurguya ve buna dayalı bir stratejiye gerek vardır. Bu nedenle klasik imar uygulaması yerine ülkemizin geldiği yeri anlatan, ‘\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eÖzellikli İmar Uygulaması \/ Kentsel Dönüşüm\u003c\/strong\u003e’ kavramını kullanmak çok daha anlaşılır olacaktır. Kitap, kentsel arazi düzenlemesi olarak adlandırılan özellikli imar\/kentsel dönüşüm uygulamalarının nasıl yapılabileceğine ilişkin ayrıntılı bir kurgu ve metodoloji sunma arayışı sonucu ortaya çıkmıştır.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜlger, kentsel dönüşüm kavramına yeni bir bakış açısı gerekliliğin önsözde şöyle özetliyor: \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Çoğu zaman taşınmaz mal, gayrimenkul ve toprak kavramları; ‘arazi’ adı altında ve aynı anlamda kullanılmaktadır. Arazi ise kentsel ve kırsal karakterli olarak iki farklı şekilde tanımlanabilir. Ülkemizde; kentsel araziler üzerinde veya kırsal karakterli olup kentsel kullanım için imara açılan arazilerde yapılan arazi kullanım planları ve bu planlara dayanarak yapılan imar uygulamaları arsa ve arazi düzenlemeleri kapsamında ele alınırken, kırsal karakterin korunduğu arazi düzenlemeleri çoğu zaman tarım arazilerinin toplulaştırması kapsamında ele alınmaktadır. Halbuki yapılan işlem ve uygulamalara bakıldığında; tarım arazilerinde yapılan toplulaştırmanın, kırsal arazilerde yapılan birer imar uygulaması olduğu açıkça görülmektedir. Dolayısıyla ister kentsel ister kırsal karakterli olsun, arazi üzerinde yapılan tüm planlama faaliyetlerinin ve buna dayalı yapılan imar uygulamalarının ‘arazi düzenlemesi\/imar uygulaması’ başlığı altında ele alınması daha doğru bir anlayış olacaktır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHazırlanan arsa-arazi kullanım-imar planları, ne kadar titizlikle yapılırlarsa yapılsınlar; uygulanmadıkları, yeni mülkiyet ve onun kullanım biçimi olarak tapuya tescil edilmedikleri sürece; emek, zaman, para kaybından başka yarar sağlamazlar. O halde taşınmaz kullanım-imar-planlarının, bir anlam ifade edebilmesi için yapılabilir, edilebilir, yani uygulanabilir olması gerekmektedir. \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eAncak, her çeşit planın uygulanması, hazırlanmasından çok daha zordur.\u003c\/strong\u003e Bu zorluk imar planlarının uygulanması sırasında tüm açıklığı ile ortaya çıkar.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİmar planlarının uygulanabilmesi; belli bir sistematiği, özel olanakları gerektirir. Bunların başında, güçlü bir plan uygulama isteğinin, iradesinin olması gerekir. Ardından insan haklarına dayalı, çağdaş teknolojiyi kullanan, toplum gereksinmelerini göz önünde tutan, kendi içinde tutarlı, belli bir ideolojisi olan, çok yönlü, aktif bir arsa politikasının araçlarını içeren imar yasasına gerek vardır. Çok iyi eğitilmiş teknik personel ile parasal kaynakların sağlanması da bu alandaki kaçınılmaz zorunluluklardandır. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 1930’lu yıllarda Ankara’nın imar planını yapan Berlin şehircilik uzmanlarından Prof.Dr. Hermann Jansen’in Atatürk’e: \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Kurtuluş Savaşı’nı kazandınız. Ama Ankara’nın imar planlarının hazırlanmasında benzer iradeyi gösterebilecek misiniz?’\u003c\/em\u003e (Atay, 1969) sorusunu sorması, günümüzde, ülkemizin geldiği noktada kendisinin ne kadar haklı olduğunu göstermiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKentsel arazi düzenlemeleri, kentlerin dönüştürülmesi, insanın kamusal bir varlık olduğu kabulüyle gerçekleştirilmelidir. Kentsel dönüşüm yalnızca depreme dayanıklı, korunaklı, mahremin yaşandığı, hacimler\/mekânlar üretmek anlayışının dışında, kamusal insanın yaşam alanları olarak görülmelidir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKentsel dönüşüm bir mülkiyet düzenlemesidir. Bir ülkenin mülkiyete bakışı, anlayışı; o ülkenin rejimini, siyasi, hukuksal ve kurumsal yapılaşmasını, toplumun moral değerlerini ve ekonomik yapısını belirler. Bu nedenle mülkiyete ilişkin düzenlemeler, mülkiyete el atmalar yalnızca bir hacim\/mekân yaratma yaklaşımlı basit bir anlayışla gerçekleştirilemez. Bir mülkiyet düzenlemesi olan kentsel arazilerin düzenlenmesi yani imar uygulamaları, yani kentsel dönüşüm yeni bir anlayışla yeni bir kültür yaratarak gerçekleştirilmelidir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKentsel arazilerin düzenlemesi amaçlı arazi kullanım planları yani imar planlarının gerektiği şekilde hazırlanması, uygulanabilmesi, ancak ve ancak bu konudaki yetkili kurum ve kuruluşların güçlü bir şekilde yapılanmasına ve iradesine bağlıdır. Sağlam bir kurumsal yapının oluşturulması ve bu yapının günü birlik politik müdahelelerden etkilenmeden sürekliliğinin sağlanması ise yine yeni bir kültürün oluşturulması ile doğrudan ilişkilidir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜlkemizdeki kentleşme sorunsalı içerisinde kentsel arazi düzenlemelerinde hukuksal ve teknik olarak yeni düzenlemelere ve imar uygulama araçlarına gereksinmeler vardır. Yoğun yapılaşmalar, mevcut arsa düzenlemelerindeki uygulamaya ilişkin sorunlar, imar düzenlemelerinde kentin planlı ya da plansız yoğun yapılaşmış alanlarındaki donatı standartlarının yükseltilmesi, ülkemizin bir gerçeği olan deprem riskine karşın önlem amacıyla yapılacak yenileme ve tamamen yıkım alanlarındaki yapı üretimi gereksinmesi; kentlerin dönüştürülmesi sürecini gündeme getirmektedir. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSorun; bunun nasıl yapılacağına ilişkin imar uygulama araçlarının yasal anlamda belirlenmesi, parasal kaynakların sağlanması, yapılabilir, edilebilir imar planının hazırlanması, hazırlanan imar planının uygulanabilirliği; oluşacak yeni mülkiyetlerin dağıtımı ve bunların tapuya tescil işleminin gerçekleştirilmesidir. Bu bir süreci anlatmaktadır. Bu sürecin adı ‘Kentsel Dönüşüm’dür (Ülger, 2008; Ülger, 2009). \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTürkiye’deki kentsel arazi düzenlemeleri ve kentsel dönüşümle ilgili yasal çerçeve özellikle büyükşehir ve yoğun yapılaşmış yerlerde uygulanacak olan kentsel dönüşüm uygulama araçlarının yeterli olmadığını göstermektedir. Yoğun yapılaşmış alanlarda yeni bir imar uygulama yöntemi ihtiyaca yanıt verecektir. Bu da ‘Değer Esaslı Yöntem’dir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1999 Marmara Depremi ile gündeme gelen kentsel dönüşüm anlayışı 2023 Kahramanmaraş Depremi ile daha fazla görünür olmuş ve öne çıkmıştır. Kentsel dönüşümün bir imar\/arsa düzenlemesi olduğu kitap içinde sıklıkla yinelenmiştir. Evet, kentsel dönüşüm bir imar uygulamasıdır. Devasa ekonomik, toplumsal, kriminal sorunların yaşandığı afetlerle karşı karşıya olan ülkemiz şehirlerinin geldiği yerdeki, karşılaştığı bu sorunları çözmede bir kentsel arazi düzenlemesi, imar uygulamasıdır.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eGrafik tasarım ve uygulaması Resul Atabay tarafından yapılan kitabın kapağında, Murat Germen’in, İstanbul’un yaşadığı değişimi\/dönüşümü irdelediği “Muta-morfoz” serisinde yer alan fotoğraflarından biri yer alıyor.\u003c\/span\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf.Dr. Nihat Enver ÜLGER Kimdir?\u003c\/strong\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf.Dr. Nihat Enver Ülger, 1976 yılında İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Harita ve Kadastro Mühendisliği bölümünden mezun oldu. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1983 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünden yüksek lisans, 1988 yılında aynı bölümden doktora derecesini aldı. 1986 yılında evlenmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1988-92 yılları arasında Viyana Teknik Üniversitesi Arazi Ölçme bölümünde yardımcı doçent olarak görev aldı. Bu görevi boyunca Avusturya Arazi Bilgi Sistemlerinin Oluşturulması Projesi’nde yürütücü olarak yer aldı. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1992 yılında yardımcı doçent olarak göreve başladığı Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünde, 1993-95 yılları arasında bölüm başkan yardımcısı olarak çalıştı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1992-96 yılları arasında İstanbul Harita Kadastro Mühendisleri odası yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulundu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1999 yılında doçent unvanı alan Nihat Enver Ülger, aynı zamanda 1999-2000 yılları arasında Türkiye Kalkınma Bankası’nda yönetim kurulu üyeliği yaptı. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e2002-10 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği bölümünde çalıştı.\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207785203,"sku":"9786257008686","price":315.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/KENTSEL_DONUSUM_ON_KAPAK.jpg?v=1686915030"},{"product_id":"neighborhood-making-hey-imaginable-guidelines-community","title":"Neighborhood Making - HEY! Imaginable Guidelines: Community","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDesigned by Alexis Şanal (ŞANALarc) as a guide for everyone to participate in the design process of their own neighborhood, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eNeighborhood Making - HEY! Imaginable Guidelines: Community\u003c\/em\u003e card deck was published by YEM Publications.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eNeighborhood Making - HEY! Imaginable Guidelines: Community\u003c\/em\u003e aims to enable everyone to explore their neighborhoods and participate in the design processes of public spaces by addressing 72 urban design concepts with definitions, design principles and guidelines. This special deck of cards provides an opportunity to imagine, explore, discuss and share not only for designers and urban planners, but also for all the community who want to live in livable, loveable and walkable neighborhoods:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eIMAGINE —\u003c\/strong\u003e Imagine your city, your way. \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eHey! Imaginable Guidelines\u003c\/em\u003e is a card game that will help you discover how cities are designed. Why? So you can make it better.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eEXPLORE —\u003c\/strong\u003e Explore your neighborhood, like you haven't done before. Find out about methods for looking at the city as a participant as well as a resident.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eDISCUSS —\u003c\/strong\u003e Discuss your surroundings with your neighbors. One person’s trash could be another's treasure! You can’t find out unless you talk to them.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eSHARE —\u003c\/strong\u003e Share your city with everyone. You live here but also other people, birds, cars lots of other stuff too. Sharing the city is more fun if everyone respects each other’s priorities.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eNeighborhood Making\u003c\/em\u003e card deck is a card game that allows users to explore how their neighborhood is designed. As a design guide as well as a base of knowledge that brings neighborhood residents together to make collective decisions, these cards propose a self-organized neighborhood design that emphasizes vibrant public life and community engagement.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eThe cards, prepared with the contributions of more than 100 participants, aim to explain concepts such as crosswalks, paving, bioswales, energy harvesting, waste management, maintenance, waiting, parklets, playgrounds, etc. to the ‘neighborhood community’ in a fun and instructive way.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBENEFITS —\u003c\/strong\u003e An urban design tool to discover, learn, and practice how neighborhoods are designed. A reference guide to cultivate a new civic imagination for livable and lovable neighborhoods with actionable ideas.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eCONSIDERATIONS —\u003c\/strong\u003e Design guidelines for everyone to imagine a city through the diverse influences that shape decisions in city-making. With a base of knowledge and ideas to act on, give your voice agency in the public participation of your neighborhood. Get involved and participate in decisions for the improvements, needs and public life of your community.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eIDEAS —\u003c\/strong\u003e Make thematic guidelines for place making like streets as public space, public square, new developments, recreational places and the places that make up the public realm.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003ePrepared as a dictionary specifically for everyday people to co-design with experts, design activists, NGOs and professionals, the deck brought together the analytical, practical and creative minds necessary for meaningful and timeless urban design to flourish. The card game approach offers each participant a dynamic path to neighborhood design. Through writing, discussing and reflecting, players reorganize the cards according to their own urban design priorities and aspirations, creating a new design guideline. At the same time, the 'deck of cards' as an object and the concept of 'play' represent a social learning dimension that can be used in the workshops.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eCREDITS\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProject Director: Alexis Sanal\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eEditor and Researcher: Şeyda Özcan\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProject Coordinators: Muhammad Abdullatif – Ahmet Fazıl Yenice\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eCommunity Engagement: Lisa Collins\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGraphic Designer: Kat Bielobrova\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGraphic Consultant: Okay Karadayılar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİllustrations: Mrinë Godanca\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eCopy Editor: Duygu Demir\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTranslator: Reyhan Nazlıaydın\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370209194227,"sku":"9786257008709","price":630.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/HEYNEIGHBORHOOD_EN_kapak.jpg?v=1693822617"},{"product_id":"geleneksel-mimarligin-izinde-1-bodrum-1965-1991-ciltli","title":"Geleneksel Mimarlığın İzinde 1: BODRUM 1965-1991 (Ciltli,Büyük Boy)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın hem geleneksel mimarlık uzmanı hem de fotoğraf sanatçısı kimliğini kullanarak ortaya çıkardığı \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mimarlığın İzinde 1: BODRUM 1965-1991\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e adlı yeni kitabı \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eYEM Yayın\u003c\/strong\u003e tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eUzun yıllardır hep çok yönlü çalışan, titizlikle araştıran ve sanatsal bir bakış açısıyla üreten Prof.Dr. Reha Günay, \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum Belediyesi\u003c\/strong\u003e’nin değerli katkılarıyla yayımlanan bu çalışmasında Türkiye’nin turizm başkenti Bodrum’u, 1965-1991 yılları arasında çektiği siyah-beyaz özgün fotoğrafları ve geleneksel mimari özellikleriyle aktarıyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGünay’ın geleneksel Bodrum mimarlığı izlenimleri ve tespitleri; “BODRUM YARIMADASI, BODRUM, MÜSKEBİ, TURGUTREİS, YALIKAVAK, GÜMÜŞLÜK, KARAKAYA, AKYARLAR, EV ÖNÜ ÇARDAKLARI ve DEMİR TATİL KÖYÜ” başlıkları altında 10 bölümde veriliyor.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın Bodrum’a ve kitabın içeriğine ilişkin görüşleri şöyle:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Bodrum Yarımadası, ulaşım zorlukları nedeniyle yüzlerce yıl büyük değişimlerin yaşandığı Ortaçağ ve sonrasının siyasal-kültürel ortamından, anakara Anadolu’dan soyutlanmıştır. Bu durum motorlu araçların geçişine az çok izin veren karayolunun 1930’lu yıllarda yapılmasına kadar sürmüştür. 1960’lı yıllarda ise yeni karayolunun açılmasıyla bir anda patlayan turizm hareketlerinden büyük çapta etkilenmiştir. Yüzyıllarca kendi çevresinde, kendi yaşam biçimine uygun bir yerleşme dokusunu sürdürürken bu hareketlilik geleneksel dokuyu da adeta yok etmiştir.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitapta bozulmanın henüz yeni başladığı, daha çok 1965 yılından 1991 yılına kadar, az miktarda da 2011 yılına ait gözlemleri ve görselleri izleyeceksiniz. Çevre koşulları içinde çok az dış etki altında, belki de binlerce yıllık geçmişin izlerini taşıyarak oluşan bu özgün ve çok yalın konut mimarlığının vardığı birörnek mimarlık ve yerleşme dokusu bizi doğrudan doğaya ve insana götürüyordu. Bugünkü durum ile yapacağınız bir karşılaştırma değişimin acımasız boyutlarını yansıtır. Artık birçok yeri tanımak bile neredeyse olanak dışı...”\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ise kitapta kaleme aldığı “Sunuş” yazısında şunlara değiniyor:\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Eşsiz, küçük bir balıkçı kasabasında umutları ve hayalleri deniz çocuklardık. Mandalina bahçelerinde, kıyıda, sokakta denizle oynardık. Saçlarımızda zeferiye rüzgârı, yüzümüzde güneşin ve denizin kavrukluğu; deniz tuzu kokardık. Sevinç çığlıklarıyla inip çıkardı nefesimiz.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBiz büyürken özgür şehrimiz Bodrum, modern bir turizm kentine dönüşüverdi. Yaşama telaşı içinde bir yandan kazanırken bir diğer yandan neleri kaybettiğimizin çoğu zaman farkına bile varamadık.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇocukluğumuzda koştuğumuz sokaklar; kapısını çaldığımız, camını kırdığımız komşumuz, köşe başındaki bakkalımız anılarda kaldı. İçinde başrol oynadığımız mahallemiz, kendi tarihimiz, kendi dünyamız olarak, kol kola halaya girmiş mandalina bahçelerinde ağaçtan ağaca geçerken kestiğimiz bacağımızdaki izdir artık.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum’da zirve yapan turizm açılımı ve tatil konutuna sahip olma talebi yarımada genelinde hızlı yapılaşmaya yol açtı. Bu talebe ve bu talebin parasal getirisine direnmekte zorlandı çoğunluğumuz. Bahçelerimiz, arazilerimiz ve koylarımız betonlaştı.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYaşanılanı siyasetin sarmalına alet etmek istemiyorum. ‘O’ yaptı, ‘bu’ yaptı demiyorum; ‘kaçınabilir miydik?’ ayrı bir tartışma konusu. ‘Keşke yaşanmasaydı!’ gibi cılız bir söylemin arkasına da sığınmadan, sadece belediye başkanı olduğum için değil, çocukluğumdan beri kendi coğrafyamdan ve kültürümden kopmadığım için, Bodrumlu Ahmet Aras olduğum için ne yapmam gerektiğini ve birlikte ne yapabileceğimizi düşünüyorum. Ortak sevgimiz Bodrum’a dair neyi bulmak ve neyi kaybetmek istemiyorsak, hafızamızı tazelememiz gerektiğine inanıyorum.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHenüz hava koridorları kapanmış, soluksuz ve nefessiz kalmış bir şehir değiliz; Arşipel’in imbatı, meltemi halen koylarımızı yalayıp geçiyor. Dev bloklar, aşılmaz surlar gibi kıyılarımıza kaleler örmüyor. Her ne kadar son üç yılda 180 binden 600 bine fırlasa da kış nüfusumuz, iki katlı beyaz evlerimizle, çok katlı, dikey yapılaşmaya olan direncimizle çözümsüz olmadığımıza inanarak söylüyorum: Yüzümüzü Bodrum’a dönerek, Bodrum dinamiklerini doğru analiz ederek, Bodrum’un yaşayanları olmanın sorumluluğuyla, ortak alacağımız kararlarla, yerelden planlayarak, yapılaşmayı ‘sürdürülebilir kent’ yaklaşımı ile ele almalıyız.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum mimarisine özgü Sakız tipi, musandaralı, kule tipi ev örneklerini inceleyen; ayazlık, çanaklık, yunmalık, yüklük ve terek gibi Bodrum ev yaşamının unutulmaya yüz tutmuş kavramlarını tanımlayan hocamız, çocukluğumun geçtiği geleneksel Müsgebi semt mimarisini şöyle anlatıyor: \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Sonuçta herkes eşit ve birbirine saygılı. Kimse kimsenin manzarasını ve rüzgârını kesmiyor. Kimse evini gösterişli yapıp diğerini kıskandırmaya kalkmıyor. Bu ortak değerlere ne yazık ki artık sahip değiliz.’\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mimarlığın İzinde•1 BODRUM 1965-1991\u003c\/em\u003e kitabının basımında yer aldığımız için mutluyuz. Kitabın basımına doğrudan katkı sağlayan Umut Ülkümen’e, gönül bağı ile bağlı olduğumuz Bodrum Mimarlık Kitaplığı’nın yaratıcısı Prof.Dr. Suha Özkan’a ve YEM Yayın’a teşekkür ediyorum. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, elinize sağlık diyorum.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇocukluğum ve çocukluğumun geçtiği Bodrum kaybolsun istemiyorum. Geçmişi unutturulmuş nesiller olmak, içi dolarak ve yüreği sızlayarak Bodrum’u seyretmek istemiyorum.\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKendime sorduğum temel soru: “Biz Bodrum’dan ne bekliyoruz değil, biz Bodrumla birlikte ne yapmak istiyoruz ve bunu nasıl yapacağız?” Bu sorunun yanıtını Bodrum’un Belediye Başkanı olmadan önce de aradım ve halen arıyorum.”\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eFotoğrafları Reha Günay’a ait olan kitabın Grafik Tasarımı Gökçen Yanlı Atmaca, Grafik Uygulaması ise Resul Atabay tarafından yapılarak okuyucuya ulaştı.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48380902539507,"sku":"9786257008761","price":1400.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/BODRUM_1965-1991_CiltliBuyukBoy.jpg?v=1700216070"},{"product_id":"geleneksel-mimarligin-izinde-1-bodrum-1965-1991-karton-kapak","title":"Geleneksel Mimarlığın İzinde 1: BODRUM 1965-1991 (Karton Kapak)","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın hem geleneksel mimarlık uzmanı hem de fotoğraf sanatçısı kimliğini kullanarak ortaya çıkardığı \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mimarlığın İzinde 1: BODRUM 1965-1991\u003c\/em\u003e\u003c\/strong\u003e adlı yeni kitabı \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eYEM Yayın\u003c\/strong\u003e tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eUzun yıllardır hep çok yönlü çalışan, titizlikle araştıran ve sanatsal bir bakış açısıyla üreten Prof.Dr. Reha Günay, \u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum Belediyesi\u003c\/strong\u003e’nin değerli katkılarıyla yayımlanan bu çalışmasında Türkiye’nin turizm başkenti Bodrum’u, 1965-1991 yılları arasında çektiği siyah-beyaz özgün fotoğrafları ve geleneksel mimari özellikleriyle aktarıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGünay’ın geleneksel Bodrum mimarlığı izlenimleri ve tespitleri; “BODRUM YARIMADASI, BODRUM, MÜSKEBİ, TURGUTREİS, YALIKAVAK, GÜMÜŞLÜK, KARAKAYA, AKYARLAR, EV ÖNÜ ÇARDAKLARI ve DEMİR TATİL KÖYÜ” başlıkları altında 10 bölümde veriliyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın Bodrum’a ve kitabın içeriğine ilişkin görüşleri şöyle:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Bodrum Yarımadası, ulaşım zorlukları nedeniyle yüzlerce yıl büyük değişimlerin yaşandığı Ortaçağ ve sonrasının siyasal-kültürel ortamından, anakara Anadolu’dan soyutlanmıştır. Bu durum motorlu araçların geçişine az çok izin veren karayolunun 1930’lu yıllarda yapılmasına kadar sürmüştür. 1960’lı yıllarda ise yeni karayolunun açılmasıyla bir anda patlayan turizm hareketlerinden büyük çapta etkilenmiştir. Yüzyıllarca kendi çevresinde, kendi yaşam biçimine uygun bir yerleşme dokusunu sürdürürken bu hareketlilik geleneksel dokuyu da adeta yok etmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBu kitapta bozulmanın henüz yeni başladığı, daha çok 1965 yılından 1991 yılına kadar, az miktarda da 2011 yılına ait gözlemleri ve görselleri izleyeceksiniz. Çevre koşulları içinde çok az dış etki altında, belki de binlerce yıllık geçmişin izlerini taşıyarak oluşan bu özgün ve çok yalın konut mimarlığının vardığı birörnek mimarlık ve yerleşme dokusu bizi doğrudan doğaya ve insana götürüyordu. Bugünkü durum ile yapacağınız bir karşılaştırma değişimin acımasız boyutlarını yansıtır. Artık birçok yeri tanımak bile neredeyse olanak dışı...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ise kitapta kaleme aldığı “Sunuş” yazısında şunlara değiniyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Eşsiz, küçük bir balıkçı kasabasında umutları ve hayalleri deniz çocuklardık. Mandalina bahçelerinde, kıyıda, sokakta denizle oynardık. Saçlarımızda zeferiye rüzgârı, yüzümüzde güneşin ve denizin kavrukluğu; deniz tuzu kokardık. Sevinç çığlıklarıyla inip çıkardı nefesimiz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBiz büyürken özgür şehrimiz Bodrum, modern bir turizm kentine dönüşüverdi. Yaşama telaşı içinde bir yandan kazanırken bir diğer yandan neleri kaybettiğimizin çoğu zaman farkına bile varamadık.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇocukluğumuzda koştuğumuz sokaklar; kapısını çaldığımız, camını kırdığımız komşumuz, köşe başındaki bakkalımız anılarda kaldı. İçinde başrol oynadığımız mahallemiz, kendi tarihimiz, kendi dünyamız olarak, kol kola halaya girmiş mandalina bahçelerinde ağaçtan ağaca geçerken kestiğimiz bacağımızdaki izdir artık.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum’da zirve yapan turizm açılımı ve tatil konutuna sahip olma talebi yarımada genelinde hızlı yapılaşmaya yol açtı. Bu talebe ve bu talebin parasal getirisine direnmekte zorlandı çoğunluğumuz. Bahçelerimiz, arazilerimiz ve koylarımız betonlaştı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYaşanılanı siyasetin sarmalına alet etmek istemiyorum. ‘O’ yaptı, ‘bu’ yaptı demiyorum; ‘kaçınabilir miydik?’ ayrı bir tartışma konusu. ‘Keşke yaşanmasaydı!’ gibi cılız bir söylemin arkasına da sığınmadan, sadece belediye başkanı olduğum için değil, çocukluğumdan beri kendi coğrafyamdan ve kültürümden kopmadığım için, Bodrumlu Ahmet Aras olduğum için ne yapmam gerektiğini ve birlikte ne yapabileceğimizi düşünüyorum. Ortak sevgimiz Bodrum’a dair neyi bulmak ve neyi kaybetmek istemiyorsak, hafızamızı tazelememiz gerektiğine inanıyorum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eHenüz hava koridorları kapanmış, soluksuz ve nefessiz kalmış bir şehir değiliz; Arşipel’in imbatı, meltemi halen koylarımızı yalayıp geçiyor. Dev bloklar, aşılmaz surlar gibi kıyılarımıza kaleler örmüyor. Her ne kadar son üç yılda 180 binden 600 bine fırlasa da kış nüfusumuz, iki katlı beyaz evlerimizle, çok katlı, dikey yapılaşmaya olan direncimizle çözümsüz olmadığımıza inanarak söylüyorum: Yüzümüzü Bodrum’a dönerek, Bodrum dinamiklerini doğru analiz ederek, Bodrum’un yaşayanları olmanın sorumluluğuyla, ortak alacağımız kararlarla, yerelden planlayarak, yapılaşmayı ‘sürdürülebilir kent’ yaklaşımı ile ele almalıyız.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBodrum mimarisine özgü Sakız tipi, musandaralı, kule tipi ev örneklerini inceleyen; ayazlık, çanaklık, yunmalık, yüklük ve terek gibi Bodrum ev yaşamının unutulmaya yüz tutmuş kavramlarını tanımlayan hocamız, çocukluğumun geçtiği geleneksel Müsgebi semt mimarisini şöyle anlatıyor: \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Sonuçta herkes eşit ve birbirine saygılı. Kimse kimsenin manzarasını ve rüzgârını kesmiyor. Kimse evini gösterişli yapıp diğerini kıskandırmaya kalkmıyor. Bu ortak değerlere ne yazık ki artık sahip değiliz.’\u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eGeleneksel Mimarlığın İzinde•1 BODRUM 1965-1991\u003c\/em\u003e kitabının basımında yer aldığımız için mutluyuz. Kitabın basımına doğrudan katkı sağlayan Umut Ülkümen’e, gönül bağı ile bağlı olduğumuz Bodrum Mimarlık Kitaplığı’nın yaratıcısı Prof.Dr. Suha Özkan’a ve YEM Yayın’a teşekkür ediyorum. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma, elinize sağlık diyorum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÇocukluğum ve çocukluğumun geçtiği Bodrum kaybolsun istemiyorum. Geçmişi unutturulmuş nesiller olmak, içi dolarak ve yüreği sızlayarak Bodrum’u seyretmek istemiyorum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKendime sorduğum temel soru: “Biz Bodrum’dan ne bekliyoruz değil, biz Bodrumla birlikte ne yapmak istiyoruz ve bunu nasıl yapacağız?” Bu sorunun yanıtını Bodrum’un Belediye Başkanı olmadan önce de aradım ve halen arıyorum.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eFotoğrafları Reha Günay’a ait olan kitabın Grafik Tasarımı Gökçen Yanlı Atmaca, Grafik Uygulaması ise Resul Atabay tarafından yapılarak okuyucuya ulaştı.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370207097075,"sku":"9786257008778","price":385.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/BODRUM_1965-1991_KartonKapak.jpg?v=1700216454"},{"product_id":"mehmet-gazioglu","title":"Mehmet Gazioğlu","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong\u003eFotoğraf, dijital sanat, metal duvar heykelleri ve metal heykeller üretmiş olan çok yönlü sanatçı Mehmet Gazioğlu’nun eserlerinin yanı sıra yaşam öyküsüne de yer verilen \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMEHMET GAZİOĞLU\u003c\/em\u003e adlı kitap İngilizce-Türkçe olarak YEM Yayın’dan\u003c\/strong\u003e \u003cstrong\u003eçıktı.\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet Gazioğlu çocukluğundan itibaren sahip olduğu hayal gücünü, büyüdükçe malzemesini insandan, hayattan devşirip; tekniğini resimden, fotoğraftan, yazıdan, çiziden, sesten, görüntüden, dijital teknolojiden, metalden kotarıp; mayasını günümüzden, disiplinden yoğurarak sanat kozasını örmüş bir sanatçı...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitap; başta sanata ilgi duyanlar olmak üzere hayalini, rüyasını anlatmanın yollarını arayan herkese ilham kaynağı olmaya aday bir sanatçıyı, Mehmet Gazioğlu’nu yakından tanıma fırsatı sunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMüge Gazioğlu tarafından yoğun bir çabanın sonucunda yayına hazırlanan kitabın grafik tasarım konstepti ise Selim Cennetoğlu tarafından yapıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eCenk Gençdiş, kitabın Önsöz’ünde Mehmet Gazioğlu’nu ve çalışmalarını şöyle anlatıyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“…Mehmet Gazioğlu, çocukluğundan itibaren sahip olduğu hayal gücünü, büyüdükçe malzemesini insandan, hayattan devşirip; tekniğini resimden, fotoğraftan, yazıdan, çiziden, sesten, görüntüden, dijital teknolojiden, metalden kotarıp; mayasını günümüzden, disiplinden yoğurarak sanat kozasını ördü… Hayalini, rüyasını, anlatmak istediği görsel masalları hangi teknikle görünür kılacaksa büyük bir disiplinle o tekniğin detaylarını öğrenmeye zaman ayırdı. Saatlerce, günlerce fotoğraf dersleri dinledi; fotoğraflar izledi, İstanbul sokaklarında, Hindistan şehirlerinde, Nepal yollarında sahip olduğu makineyi, objektifleri en verimli şekilde kullanmak için yorulmak bilmeden çalıştı… Herkes için normal, herkes için güzel, herkes için sıradan olabilecek görüntüleri kaydetti. Ancak bir farkla: O görüntüleri izlerken de fotoğrafları çekerken de fotoğrafları değerlendirirken de herkes gibi bakmadı, görmedi, düşünmedi… Aklındaki, kalbindeki, ruhundaki zaman zaman gerçek dışı sayılabilecek görselleri aradı. Bunun için fotoğraf makinesi, mobil telefon, çeşitli bilgisayar programları ve uygulamalar; ne gerekiyorsa kullandı, o hayali imajı herkesin görebileceği hale dönüştürecek cesareti gösterdi… Fotoğraf sanatıyla olan bu alışverişinin her çalışmasında farklı bir tekniği, farklı bir yaklaşımı denemeyi de ihmal etmedi… Böylece sanatın bu alanına tek bir pencereden bakmamayı, tüm imkânları kullanmayı deneyimledi…\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e‘Bir fotoğrafçıyı sanat ve tarih tartısına nasıl koyacağız?’ diye her düşündüğümde aklıma iki kanatlı, rengarenk tüylü, göz alıcı bir kuş geliyor. Bir kanadında üretim, bir kanadında paylaşım olduğuna inanıyorum bu zümrüdüanka kuşunun. Yani bu fotoğrafçı neler üretmiş, ne kadar süredir üretiyor, hâlâ üretiyor mu sorularını kurcalıyor ve bu ürettiklerini paylaşıyor mu, insan içine çıkarıyor mu diye de sorguluyorum. Mehmet GAZİOĞLU, tüm bu tutkusu, disiplini ve denemeleriyle çok kısa sürede çok farklı tarzlarda birçok çalışma üretti. Bununla da kalmayıp düşündüğü, hayalini kurduğu, çalıştığı, emek ve zaman harcadığı bu çalışmalarının hepsini farklı platformlarda paylaştı. Çağımızın olanaklarını değerlendirdi, Instagram gibi sosyal medya platformlarını kullandı, galerilerde sergiler açtı, sanat fuarlarına katıldı. Üretim aşamasındaki cesaretini, paylaşımdaki cömertliğiyle besledi… Açtığı sergileri kısaca inceleyecek olursak denediği farklı çalışmaları görme şansımız olacaktır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e2016-2020 yılları arasındaki çalışmalarını incelediğimizde, Mehmet Gazioğlu’nun hem fotoğrafın teknik sınırlarını hem de kendi hayal gücünün sınırsızlığını keşfettiği bir dönemle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Klasik yöntemlerle fotoğrafladığı görüntüleri, teknolojik imkânları da en uç noktaya kadar taşıyarak gerçeküstü, sıra dışı, hayali karelere dönüştürmüştür. Bu aynı zamanda daha sonraki çalışmalarda daha çekim öncesinde kurgulayacağı anlatım dilinin oluştuğu bir koza dönemi olarak da tanımlanabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet Gazioğlu’nun ilk sergisi olan \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSürrealist’in Rüyası,\u003c\/em\u003e ‘Neyi yansıtırsan sana o geri döner. Hayat böyle bir aynadır’ fikrinden yola çıkarak dört ay gibi kısa bir sürede hazırladığı bir sergidir. Bu kez çalışmanın ana çatısını daha makineyi eline almadan kurmuş, çekeceği konudan kadrajına, yapacağı düzenlemeden sunuma kadar her detayı planlayarak ‘gerçeğe, gerçek dışı bir pencereden bakmanın bir rüya olduğu’ mottosuyla çalışmasını tamamladı… Bu serginin bence önemli bir noktası da gelirini, çalışmanın duygusu ile ortak bir bağ kurduğu otizmli çocuklarla paylaşmasıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGazioğlu, ikinci sergi çalışması \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMorphosis\u003c\/em\u003e’de bu kez bir önceki sürrealist rüyasını ters yansımayı dikey eksende sunarak, ayna etkisi tekniğiyle devam ettirdi. Bu da fikr-i takib ile bir devam rüyası özelliği taşımasını sağlıyor. Böylece \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSürrealist’in Rüyası\u003c\/em\u003e sergisi dert ortağıyla hikâyesini tamamlamış oluyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eDönüşüm (Transform)\u003c\/em\u003e isimli üçüncü sergisinde ise Mehmet Gazioğlu, artık kendi dönüşümünü de tamamlıyor ve ilk sergisinde örmeye başladığı kozasından çıkıyor. Artık fotoğraflarını sadece fotoğraf makinesiyle değil mobil telefonuyla da kaydediyor, hem uygulamaları hem bilgisayar programlarını hayal gücüne itaat edecek şekilde kullanıyor ve görüntülerden fikirlere, fikirlerden çağımız insanının veri dünyasına evrilmesi yolculuğunu tamamlıyor. Bu aynı zamanda üç yıllık yoğun bir çalışmanın da son örneği olarak portfolyosunda yer alıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGünümüzde ‘uzmanlaşma’ adı altında tek boyutlu insan yetiştiren onlarca, yüzlerce okulumuz var… Herkes tek bir başlık altında “Neredeyse her şeyi bilir” olarak hayat mücadelesine devam ediyor. Ancak eski zamanlarda böyle değilmiş… Batı’da da Doğu’da da herkes birden çok disiplinle ilgiliymiş... Tanıdığımız bildiğimiz pek çok ‘insan-ı meşhur’ farklı alanlarda da ömür tüketmiştir. Ömer Hayyam’ın şiirleri sosyal medyada cirit atarken aslında matematikçi ve astronom olduğunu, Nietzche’nin felsefeci yanını överken şair ve besteci olduğunu bilmeyiz… Ünlü besteci Hans Eisler’in ‘Yalnızca müzikten anlayan kişi, müziği de anlayamaz’ sözünde de belirttiği gibi, sanatın bilimle ve hayatla kopmaz bir bağı vardır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eİşte Mehmet Gazioğlu da vizyonunu ve hayal gücünü, yeteneği ile birleştirerek çıktığı bu yolda sadece fotoğrafla uğraşmamış; dünyayla, duygularla, heyecanlarla, düşüncelerle olan koşturmasına aslında ekonomik–ticari işi olan çeliği de işin içine dahil etmiştir. Hem de fotoğraftan çok daha zor olarak, saatlerce hatta günlerce fiziksel gücünü kullanarak, bu kez üretim ve paylaşım kanatlarını çok daha güçlü çırpmak için daha yoğun bir emek ortaya koyarak… Tıpkı fotoğraf çalışmalarında olduğu gibi önce anlatacağı kavramı, aktaracağı rüyayı kurgulamış, daha sonra bunu en etkili ileteceği aracıyı bulmuştur. Metali, çeliği bize ne kadar farklı sunabileceği üzerine kafa yormuş, bunun için gereken disiplini ve emeği sarf ederek farklı ve sıra dışı sanat eserleri üretmiştir. Fotoğraf sergileriyle edindiği paylaşım alışkanlığını, sıradan bir nesneyi sanat eserine dönüştürdüğü heykellerle de devam ettirmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet Gazioğlu, dört yıl gibi kısa bir sürede açtığı üç solo, dahil olduğu bir karma sergi ve katıldığı yedi sanat fuarıyla Batılıların \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003epolimat\u003c\/em\u003e dedikleri, farklı disiplinlerde bilgiye sahip insan unvanını hak etmiş, yarattığı tüm eserleriyle sanatçı kimliğini, önce kendine sonra da izleyicilerine ispat etmiştir…”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eMEHMET GAZİOĞLU KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet GAZİOĞLU, 1977 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesinin dört kuşaktan beri işlettiği çelik sanayi dünyasında büyüdü ve orada Baş İşletme Sorumlusu ve Yatırım Sorumlusu olarak çalıştı. Kimliğini destekleyen açık fikirli, sosyal bir ailede büyümek, ona bir ilham kaynağı oldu. Açık bir zihinden ilham alarak, mekanik malzemeleri daha eril ve canlı, popüler kültür tasarımlarını kavramsal sanat haline getirdi. Antik ve modern sanat, görsel dil, modern mimari, popüler kültür ve fotoğraf sanatıyla ilgilendi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet GAZİOĞLU; yaratıcılığı, tutkuyu ve vizyonu sanatının merkezine koyarak, hızla gelişen teknolojiye, kendine özgü stiliyle ayak uydurdu. Hayal gücünün kilidini, sanatsal tercihleri ve yeni renkli teknikleri birleştirerek açan Mehmet GAZİOĞLU; böylece kendi hikâyesini yazmaya başladı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMetalde görünmeyeni, görünür hale getirmeye çalıştı. Materyalde fiziksel algımızın bile fark edemediği ayrıntıları görünür kıldı. Bu bir farkındalık yaratırken hem nesnenin hem de algının dönüşümü ile özdeş bir fikir oluşturmaktaydı. Hayal gücünün sınırlarını aşarak yeni teknikleri, soyut sanatsal tercihiyle birleştirerek çalışmaya başladı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMehmet GAZİOĞLU, görmezden geldiğimiz atıkları ve fark etmediğimiz daha birçok materyali dönüştürürken, formların ve renklerin tercüme edilmesiyle, hayal gücünün gelişmesine ve artmasına da izin verdi. Yaptığı heykellerin değişken ve sakin ama kesinlikle pasif olmadığına inandı. Malzemeye eklediği ve malzemeden kestiği ile bilinmezliğin ortasında bir ateş yaktı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSanat dünyasına erken yaşlarda koleksiyoner olarak adım atan Mehmet GAZİOĞLU, sanatsal ifade araçları, psikadelik fotoğrafçılığın yol açtığı soyut modeller ile ortaya çıkmaya başlasa da metalin çevresel ve boyutsal özellikleri sayesinde sağladığı kışkırtıcı olanaklar, sanatçının yolculuğuna yön verdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDijital efektlerin gizemini, sürrealist çalışmaları ile karakterize ederek; yeteneklerini, duygularını ve ruhsal senaryolarını birleştiren farklı eserler yaratmaya devam etti. Fiziksel benliğinin farkındalığının azalması ile dijital sanat kavramında kendi hedefine ulaştı. Dijital ve pop-art sanat uygulamalarında izleyiciyi yalnızca görsel olarak değil, duyusal ve bilişsel olarak da etkiledi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eO, kendi hikâyesini, bize bıraktığı eserleriyle anlatmaya devam ediyor…\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e------------------------------------------------\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eThe book titled \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMEHMET GAZİOĞLU\u003c\/em\u003e, which includes the works of the versatile artist Mehmet Gazioğlu, who has produced photography, digital art, metal wall sculptures and metal sculptures, as well as his life story, was published in English and Turkish by YEM Publishing.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eAs Mehmet Gazioğlu grew up, he gathered his imagination from people and life; He derives his technique from painting, photography, writing, drawing, sound, image, digital technology and metal; An artist who has woven his artistic cocoon by kneading his yeast from today and discipline...\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eBook; It offers the opportunity to get to know Mehmet Gazioğlu, an artist who is a candidate to be a source of inspiration for everyone who is looking for ways to express their dreams, especially those who are interested in art.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eThe graphic design concept of the book, which was prepared for publication as a result of intense efforts by Müge Gazioğlu, was made by Selim Cennetoğlu.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eIn the Foreword of the book, Cenk Gençdiş describes Mehmet Gazioğlu and his works as follows:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e“… Mehmet Gazİoğlu knitted his cocoon of art by gathering his imagination from his childhood, his materials from people and life as he grew up, using his technique from painting, photography, writing, drawing, sound, image, digital technology, metal, and kneading his leaven from today and discipline... He listened to photography lessons for hours and days, watched photographs, worked tirelessly to use his camera and lenses in the most efficient way on the streets of Istanbul, cities of India, roads of Nepal… He recorded images that could be normal for everyone, beautiful for everyone, ordinary for everyone. But with one difference… He did not look, see, or think like everyone else while watching those images, neither taking the photos nor evaluating them… He searched for images that could be considered unreal from time to time in his mind, heart and soul. For this, he used a camera, mobile phone, various computer programs and applications and showed the courage to transform that imaginary image into a visible one. He experienced not looking from a single window, but using all the possibilities of art…\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eEvery time I think about how to put a photographer on the art and history scale, I think of a glamorous bird with two wings and colorful feathers. I believe that there is production on one wing and sharing on the other of this Phoenix. In other words, I question what this photographer has produced, how long he has been producing, whether he is still producing and whether he shares what he has produced or reveals it to people… With all his passion, discipline and experimentation, Mehmet Gazİoğlu has produced many works in very different styles in a very short time. Not only that, he shared all of these works that he thought, dreamed of, worked, and spent time and effort on different platforms. He evaluated the possibilities of our age, used social media platforms such as Instagram, opened exhibitions in galleries and participated in art fairs. He nourished his courage in the production phase with his generosity in sharing… If we briefly examine the exhibitions he opened, we will have the chance to see the different works he tried.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eWhen we examine his works between 2016 and 2020, we can say that we are facing a period in which Mehmet Gazioğlu discovered both the technical limits of photography and the limitlessness of his own imagination. He transformed the images he photographed with classical methods into surreal, extraordinary, imaginary frames by carrying the technological possibilities to the extreme. This can also be defined as a cocoon period in which the language of expression that he will construct before shooting in later works is formed.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSurrealist’s Dream, \u003c\/em\u003eMehmet Gazİoğlu’s first work, based on his idea ‘Whatever you reflect comes back to you. Life is such a mirror.’ is an exhibition that he prepared in a short period of four months. This time, he set up the main frame of the work even before he used the camera, planned every detail from the subject he will shoot to the framing, from the arrangement to the presentation, and completed his work with the motto ‘looking at reality from an unrealistic window is a dream’... I think an important point of this exhibition is that he shared the exhibition’s income with the children with autism since he felt a bond with the children and the feeling of his work.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eIn his second exhibition \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eMorphosis\u003c\/em\u003e, Gazİoğlu continued his previous surrealist dream by presenting the reverse reflection on the vertical axis, with the mirror effect technique. This makes it a continuation dream with the idea of following. Thus, the \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSurrealist’s Dream \u003c\/em\u003eexhibition completes its story with its confidant.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eIn his third exhibition titled \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eTransform\u003c\/em\u003e, Mehmet Gazİoğlu is now completing his own transformation and coming out of his cocoon, which he started to knit in his first exhibition. Now, he records his photos not only with his camera, but also with his mobile phone, uses both applications and computer programs in a way that obeys his imagination and completes the journey of modern man’s evolution from images to ideas, from ideas to data world. This is also in his portfolio as the last example of three years of intense work.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eToday, we have tens and hundreds of schools that train one-dimensional people under the name of ‘specialization’… Everyone continues their struggle for life under a single title as ‘Knows almost everything’. However, this was not the case in ancient times… Everyone in the West and the East was involved in more than one discipline… Many ‘famous people’ we know have spent their lives in different fields as well. We do not know that Ömer Hayyam was a mathematician and astronomer while his poems were circulating on social media, and that Nietzche was a poet and composer while praising his philosopher side. As the famous composer Hans Eisler stated in his saying ‘A person who only understands music cannot understand music,’ art has an inseparable connection with science and life.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eHere, Mehmet Gazİoğlu did not only deal with photography on this path he embarked on by combining his vision and imagination with his talent; in his rush with the world, with emotions and thoughts, he also included steel, which is actually an economic-commercial business. Much more difficult than photography, by using his physical strength for hours or even days, this time by putting forth a more intense effort to flap the wings of production and sharing much more powerfully... Just like in his photography works, he first fictionalized the concept he would describe, the dream he would convey, and then put it in the best way possible. He has found a medium to communicate effectively. He pondered on how different he could present metal and steel to us and produced different and extraordinary works of art by exerting the necessary discipline and effort for this. He continued the sharing habit he acquired through photography exhibitions, with sculptures where he turned an ordinary object into a work of art.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet Gazİoğlu has deserved the title of a person with knowledge in different disciplines, which the Westerners call \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003epolymat\u003c\/em\u003e, with three solo exhibitions he opened in a short period of four years, a group exhibition he participated in, and seven art fairs he participated in, and proved his artist identity first to himself and then to his audience with all the works he created.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eWHO IS MEHMET GAZİOĞLU? \u003c\/strong\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet GAZİOĞLU was born in 1977 in Istanbul. He grew up in the steel industry, where his family has run it for four generations, and worked there as Chief Operating Officer and Investment Officer. Growing up in an open-minded, social family that supported his identity provided him with an inspiration. Inspired by an open mind, he turned mechanical materials into more masculine and vibrant pop culture designs as conceptual art. He was interested in ancient and modern art, visual language, modern architecture, popular culture and photography.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet GAZİOĞLU; putting creativity, passion and vision at the center of his art, he kept up with the rapidly developing technology with his unique style. Mehmet GAZİOĞLU, who unlocked his imagination by combining artistic preferences and new colorful techniques; So he began to write his own story.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eHe tried to make the invisible to visible in metal. He made the details visible in the material that even our physical perception could not notice. This constituted an idea identical with the transformation of both the object and the perception while creating an awareness. By exceeding the limits of imagination; he started to work by combining new techniques with his abstract artistic preference.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet GAZİOĞLU, while transforming the wastes we ignore and many more materials that we do not realize, also allowed the imagination to develop and increase by translating forms and colors. He believed that his sculptures were changeable and calm, but certainly not passive. He lit a fire in the middle of obscurity by adding and cutting from the material.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eMehmet GAZİOĞLU, who stepped into the world of art as a collector at an early ages, started to emerge with the means of artistic expression and abstract models created by psychedelic photography, but the provocative possibilities provided by metal thanks to its environmental and dimensional properties shaped the artist’s journey.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eBy characterizing the mystery of digital effects with his surrealist works; he continued to create different works that combined his talents, emotions and spiritual scenarios. With the decrease in awareness of his physical self, he achieved his own goal in the concept of digital art. In his digital and pop-art art applications, he affected the audience not only visually, but also emotionally and cognitively.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan style=\"color: #808080;\"\u003eHe continues to tell his own story with the arts, that he left for us…\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370208342259,"sku":"9786257008808","price":1400.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/MEHMET_GAZIOGLU_KAPAK.jpg?v=1703338347"},{"product_id":"modern-ve-sonrasi-mimarlik-tarihi-boyunca-mekan-orgutlenmesinin-evrimi","title":"Modern ve Sonrası Mimarlık Tarihi Boyunca MEKÂN ÖRGÜTLENMESİNİN EVRİMİ","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eŞengül Öymen Gür’ün, 20. yüzyıl mimarlığının nitelikli, kapsamlı ve özgün bir üst okumasını yaptığı yeni kitabı \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern ve Sonrası Mimarlık Tarihi Boyunca Mekân Örgütlenmesinin Evrimi \u003c\/em\u003eYEM Yayın’dan çıktı.\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern ve Modern-sonrası Mimarlığın üst okuması siyasi, ekonomik, etik, lengüistik, semantik, estetik ve olgusal açılardan yapılabilirdi. Bu kitapta ise  Prof.Dr. Şengül Öymen Gür  farklı bir yol izliyor; mimari mekânın evriminin kuramsal aşamalarını göz önünde bulundurarak ve merkezi tarihe ülke bazında ekler yaparak klişeleşmiş mimarlık tarihinin kapsama alanını genişletiyor. Böylece mimarlık tarihi ve kuramı, mekân örgütlenmesi ve örgütlenmenin biçimsel araçları üzerinden yeniden okunuyor…\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlık tarihine hep bir tasarımcı gözüyle bakan; belleğini uyaranlardan kalkarak mimarlık tarihini gözden geçirip bağlantılar kuran Şengül Öymen Gür; oldukça yorucu ve yoğun geçen kitabı hazırlama sürecini ve kitabın içeriğini şöyle özetliyor:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e“... \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eEcphoria;\u003c\/em\u003e zamanların anısı, algılam ve duygulamları olmadan olmaz. Ormandan bakıp ağaçları görmeyi, ağaçlardan bakıp ormanı görmeyi içeren çift yönlü bir süreçtir. Bu nedenle çok yorucu bir süreç yaşadım bu kitabı yazarken. İlerlemiş yaşın temkinli cesaretiyle çalıştım... Mimarlık tarihini okumak, seçerek anlatmak kadar, mimariyi yerinde görmenin, görmüş olmanın yararlarından söz etmiyorum bile… Eleştirmenlere söylüyorum; görmediğiniz, yaşamadığınız binayı eleştiri yazılarınıza konu edinmeyin, görmüş gibi anlatmayın. Ben örnek olarak kendi yaşadıklarımı seçtim. Mimari, aşk gibidir; yaşanmadan bilinmez… \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimari mekânın örgütlenme özelliği, yerel ve evrensel insanın, grupların, dünya topluluğunun yaşamına gerçek ve duygusal anlamda en içten, en yakın dokunan, en önemli tasarım özelliğidir. Eğitimi itibariyle tarihçi olarak yetişmiş uzmanların neredeyse hiç değinmediği bu tasarım özelliği mimari gerçekliğin ta kendisidir. Biçimlenmeyi ilgilendiren geometri ve sanatlarla ilgili boyut mekân örgütlenmesinin yanında ikincil bir öneme sahiptir. Mekân örgütlenmesine bağlı olarak seçilen yapı ve yapım teknikleri örgütlenmenin belirleyicileri değil araçlarıdır. Mekân örgütlenmesinin temel kavramları ‘yer’ ve ‘insan’ tanımıyla bağlıdır. En iyi örgütlenme kavramları bu paradigmalardan kaynaklanır ve sonunda döner onlara hizmet ederler. Bu nedenle bir mimarlık tarihi metni, tarih boyunca ortaya konmuş yaratıcı buluşlar üzerine yoğunlaşarak okuyucunun mimari proje ile bağ kurmasını sağlamalı ve bu açıdan ilgisini çekmelidir. Buradan kalkarak, bu kitapta büyük bir mimari devrim olarak kabul ettiğim Modern Mimari dönemin; insanın, grupların ve toplumun davranış biçimini olumlu yönde etkileyen buluş niteliğindeki; akan mekânlar, yer tanımlamak-yaratmak, yer açmak, yer tanımlayan çekirdek çözümler-odaklar, insan davranışına seçenek sunan tasarımda aksların artması ve karmaşıklaşması, sağlıklı doğal ışıktan yararlanma gibi kavramlarını tanıttım. Açık ofisler, müzeler, kütüphaneler, yetimhaneler, üniversite yerleşkeleri, konutlar, toplu konutlar gibi konularda Modern Mimari dönemde insan lehine yapılan tipolojik devrimleri anlattım. \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern-sonrası Mimari’de mekân örgütlenmesi kavramları arasında doğanın dramatizasyonu, doğanın yeniden üretimi, doğal ve tarihi izlerle örgütlenme, parçalılık-fragmanlar, parçalanma ve yayılma, aradalık, bağlamcılık, senaryo yazmak, tarihi elemanlar, mahalle, mevcut ve yeninin yaratıcı sentezi, açılma-kapanma, zıtların birliği, saydamlık, dolaşım alanları, atriyumlar-galeriler, aşırı bağlantılılık, aşırı süreklilik ya da doğa gibi evrilmek vb. konuları işledim. \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003eMekân olmayandan mekân yaratma konusuna, kentsel tasarım-insan ilişkilerine değindim. Çevre duyarlılığı konusunda dünya mimarlarının verdiği tepkileri aktararak okuyucunun hevesini artırmak istedim...\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cspan data-mce-fragment=\"1\"\u003e.....\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari dil bir dünya dili olurken felsefe, bilim ve sanatlarda tüm disipliner kesinlikler sorgulanmaya başlandı. Köklü ve inandırıcı modern toplumsal ütopyalar parçalanıp yıldız oldu. Kimi yıldızcıklar yeniden Modern öncesi birikimlerin küllerini eşelerken bir kısmı “yeniden bağlam” dedi. Bağlamın olgusal anlamının irdelenmesinin yanı sıra fenomenolojik örgütlenme kavramları tasarım kavramları olarak kabul gördü. Bunlar arasında ankraj, binanın yere dokunma biçimleri, düşüncenin dünya ile birbirine dolanması, bedenin mekân içindeki akışı, mekânın\/zaman ilişkisi, yaşanan mekânın şiirsel potansiyeli, yerin malzemesi ve paralaks gibi kavramlar yapıta aktarıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTip kavramı dünü ve bugünü anlamak ve geleceği tasarlamak açısından önemlidir. Tiplerin kurguları çalışmada açıklandı ve Modern-sonrası'nda sonsuz süreklilik ve sonsuz bağlantılılık kavramlarına bağlı olarak tipleri hareket halindeki diyagramlar aracılığıyla kurgulamanın önemine işaret edildi. Semantik strüktürü bozmadan onlarla yeni yaratımlara girmenin olanaklı olduğuna işaret edildi. Dekonstrüktif Mimari'yi araç olarak kullanarak sentaktik denemeler, bulanıklaşma \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(blurring),\u003c\/em\u003e katlanma \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(folding),\u003c\/em\u003e gösterge (gösteren\/gösterilen) şaşırtmacası, duygulanım \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(affect),\u003c\/em\u003e süblim, sinematografik tekniklerle dönüştürme \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(morphing),\u003c\/em\u003e aradalık \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(in-between),\u003c\/em\u003e dokular arası geçişler \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e(interstitial)\u003c\/em\u003e gibi kavramlar tanıtıldı ve örnekler üzerinden açıklandı. Bütün bunlar olurken Modern Mimari’nin ölçütleri halklar için sürüyordu. Ancak Modern Mimari öyle geniş bir seçkiydi ki kimi mimarların elinde beyaz villalar ve alçakgönüllü olgusal estetik ürünler olarak mimari uygulamada yerini alıyordu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eStrüktür ve cephe sisteminin malzemelerinde yaşanan ilerlemeler Neoliberal kurumsal yapılarda bir tür yarışa neden oldu. “Zarf Mimarlığı” adı altında devasa çelik+cam kuleler kentlerin ticari bölgelerini kapladı. Firmalar arası yarışın kentsel yapıyı nasıl dönüştürdüğünden, kamusal alanları nasıl tükettiğinden sözle kentsel siluetlerin nasıl tanınmaz hale geldiğine çalışmada işaret edildi. Kentlerin parçalanıp takımadalar\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e (archipelago)\u003c\/em\u003e gibi geliştiğinden söz edildi ama kitapta en baskın takımadaların yaygın (miniskül) mimariden oluştuğu vurgusu da yapıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBunu izleyen bölümde mimarlıkta yaşamsal öneme sahip olduğu düşünülen mekân örgütlenmesi boyutunda son yüzyıl tarandı ve iletişimi olanaklı olan kavramlar belirlendi. Modern Mimarlık'tan mekânları akıtmak (serbest plan), yer tanımlamak-yaratmak, yer açmak, karmaşıklık ve uyum (heterotopizm), çekirdek çözümler-odaklar yaratılması, tasarımda aksların artması ve karmaşıklaşması, doğal ışıkla oyunlar gibi kavramlar gerek dönemi anlamak ve gerekse geleceğe ışık tutmak açısından çok yararlı görüldü. Örgütlenme kavramlarındaki zenginleşmenin çeşitli bina türlerinde nasıl devrimlere izin verdiği açık ofisler, müzeler, kütüphaneler, yetimhaneler, üniversite yerleşkeleri, ev tipolojileri ve toplu konutlarda ortak alanların örgütlenmesi bağlamında açıklandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern-sonrası Mimari'de mekân örgütlenmesi kavramları yapılabilirliğe bağlı olarak zenginleşmişti. Burada doğanın dramatikleştirilmesi, doğanın yeniden üretimi, izler bağlamında doğal ve tarihi izlerle örgütlenme, modernin bütünlüğüne karşı parçalılık, parçalanma ve yayılma, arada olma, bağlam, yerin sesi, senaryolar (dramalar, tarihi elemanlar, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003efollies,\u003c\/em\u003e mahalle vb.), “olay” tasarımı, zamanları dikmek (mevcut ve yeninin yaratıcı sentezi), açılma\/kapanma (plan, vaziyet planı yorumları), zıtların birliği, saydamlık (literal\/olgusal\/deneyimsel), plan düzeyinde geometrik artikülasyonlar, “hizmet eden mekânlar” genel başlığı altında dolaşım alanları, atriyumlar\/galeriler ve Zaha Hadid ile gündeme gelen aşırı bağlantılılık, aşırı süreklilik, doğa gibi evrilmek gibi kavramların yanı sıra elverişli olmayan yerlerde mekân yaratmak gibi kavramlar öne çekildi. Bu liste çok daha da uzayabilirdi ve bu kitap hiç bitmezdi; geri kalanı okurun yaratıcılığına ve buluşlarına bırakıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDaha sonra kentsel tasarım-insan ilişkilerine değinilerek insanın mekândan beklentileri konusunda mimarlar duyarlı olmaya çağrıldı. Çevre duyarlılığı konusunda mimarların bazı farkları gündeme taşınarak geniş bir palet kullanıldı. Toyo Ito’nun Romantizmi, Shigeru Ban’in Otantizmi, Sir Nicholas Grimshaw’un Sitüasyonalizmi, Herzog \u0026amp; de Meuron Kontekstüalizmi, Sir Norman Foster Devrimciliği burada altı çizilen yol gösterici tutumlar oldu ve Sürdürülebilirlik Manifestosu ile bölüm sonlandırıldı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMekânın değişimi gerektirse de gerektirmese de çeşitli teknik ilerlemeler ve buluşlar Modern ve Modern-sonrası Mimari'de kütle\/cephe örüntülerini büyük ölçüde etkiliyordu. Modern'in kütle\/cephe örgütlenme paradigmalarından olan Gestalt Kuramı, Pragnanz, Kübizm, de Stijl, Brütalizm gibi ana akım kategoriler binalar düzeyinde tanıtıldıktan sonra Modern ve Modern-sonrası'nda beliren formun kalıpları araştırıldı. En evrensel olandan en spesifik olana doğru akan çeşitli uygulamalar belirlendi. Bunlar arasında köşeyi eğrisel yüzeylerle vurgulamak, rasyonalist pragnanzlar, cam kuleler, gücü simgelemek, cepheyi çerçevelemek, formu demetlemek, piramidal kütleler ve\/veya onların düzgün dikdörtgen prizmalarla entegrasyonunu sağlamak, formu yapıbozuma uğratmak (Dekonstrüktivist hareketler), biyomimikri ve biyofilya gibi tekrarlayan kalıplar ortaya kondu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern ve Modern-sonrası Mimari'de formatlar, uluslararası düzeyde en hareketli en değiştirilebilir\/dönüştürülebilir kalıplardır. Mekânın kimliğinden ve başarısından bağımsız bir biçimde dünyada dolaşıma girerler ama ilk sahipleri hep bellidir. Bunlar arasında, yatay ve düşey etkisi eşdeğer olan ızgaraların cephe dokusu oluşturması, şerit pencereler, köşe pencereler, derin olmayan Barok hareketlerle monoton kütleleri canlandırmak, “Erken Modern pencere” dokusunu değerlendirmek, derinlik duygusu uyandıran revaklar (arkatlar), tarihten yorumlanan formatlarla eklektik giriş cepheleri tasarlamak, çeşitli tarihi vurgular yapmak, daire türevi şekillerle cepheyi hareketlendirmek, ana girişi bir kolonla vurgulamak, cephelerde kolon izlenimi veren elemanlar kullanmak, kapalı çıkmalar, dairesel balkonlar, söveler, yatay cephe bantları. bant pencereler yapmak, kütle parçalarının tekrarından cephe oluşturmak, cepheleri renklendirmek, cepheleri çift renkli yatay bantlardan oluşturmak, derinlik duygusu uyandıran simetrik yırtıklar-asimetrik yırtıklar yapmak, giriş vurgusu olarak köşeleri oymak, arabulucu bir form olarak üçgen veya kemer kullanmak, düz ve eğri yüzeyleri aynı cephede bir arada kullanmak, silindirik formları baskın olarak kullanmak, cephelerde serpiştirilmiş üçgen prizmalardan pencere olarak yararlanmak, cephelere kübik montajlar yapmak, de Stijl artikülasyonlar yapmak, büyük boşluklu cepheler, cephelerde merdivenler, cephelerde köprüler, cephelerde yaşmaklar yapmak gibi kalıplar belirlendi. Bunlar dünyadan ve yerelden örneklendi. Tektonik ayrıntılar olarak belirlenen giriş merdivenleri, balkonlar, yırtıklar, panjurlar, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003ebrisse soleil\u003c\/em\u003e'ler, jaluziler ve giriş saçakları gibi öğeler binanın tarzına uyumlu tektonik öğeler olarak belirlendi. Bunları kullanmak, kullanırken zamanın teknolojisini yakalamak mekânın dışavurumu kapsamında tarandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eEditörlüğünü Mesut Kaya’nın yaptığı kitabın redaksiyonu Burcu Agalar, son okuması Mecit Demir, kapak tasarımı Esen Karol, grafik tasarım ve uygulaması Resul Atabay, baskı hazırlıkları ise Kemal Kara tarafından gerçekleştirildi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eİçindekiler\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMİMARLIK TARİHİ, KURAMI VE ELEŞTİRİSİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKuram\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKuram-Eleştiri İlişkisi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlıkta Tarihyazımının İçkin Sorunları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimarlık Tarihyazımı Sınıflaması ve Eleştirel\/Deneysel Tarih\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitabın Amacı\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMODERNİTE VE MODERN MİMARİ\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModernite'yi Hazırlayan Devrimler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜlkemizde Modernite (Modernleşme)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari Dönemde Bina Türleri\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari Dönemde Kentleşme ve Mimarlık İlişkileri\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMODERN MİMARİ’NİN PARADİGMALARI VE KAVRAMLARI\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eRasyonalizm (Standartlaşma\/Modüler Eşgüdüm)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÖlçü ve Standartlar\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMinimalizm\/Pürizm\/Asketizm\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eElementerizm (Alman Elementerizmi)\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eOrganik Mimari ve Heterotopizm\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eFonksiyonalizm\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eStrüktürel Potansiyeller\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBiçimin Özgürleşmesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMODERN-SONRASI MİMARİ\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eFelsefe, Bilim ve Sanatın Kesinliğinin Sorgulanması\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eÜtopyasızlık\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDil ve Anlam\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eFenomenoloji: Kavramlar, Perspektifler ve Mimari   \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eTarih ve Otonomi\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDil ve Gramer: Peter Eisenman\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDekonstrüksiyon Felsefesi ve Mimari İle Kurulan İlişkiler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSürmekte Olan Dekonstrüktivist Mimari\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSürmekte Olan Modernizm\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKatılımlı Tasarım\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eYaygın ya da Miniskül Mimari\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMİMARİDE MEKÂN ÖRGÜTLENMESİ\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari’nin Mekân Örgütlenmesi Kavramları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari Dönemde Tipolojik Devrimler\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern-Sonrası Mimari’de Mekân Örgütlenmesi Kavramları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSonsuzu Sonlamak Adına\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMODERN VE MODERN-SONRASI MİMARİ’DE KÜTLE\/CEPHE ÖRÜNTÜLERİ\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari’nin Kütle\/Cephe Örgütlenme Paradigmaları\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eModern Mimari’nin Kütle\/Cephe Örgütlenme Paradigmalarının Kalıplaşması\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSonlandırırken\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ePROF.DR. ŞENGÜL ÖYMEN GÜR KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eŞengül Öymen Gür, University of Pennsylvania (UPENN), GSAS mezunudur (PhD, 1978); Fulbright Bursu (1972-77) ve DAAD Bursu (2002; 2008) kazanmıştır. DAAD katkısıyla yaptığı araştırmalarda Alman Modern Mimarlığı ile Modern-Sonrası Mimarlığını yerinde incelemiş ve çeşitli makaleler yayınlamıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1971-2009 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) hizmet vermiş, 1989 yılında profesör olmuştur. Bu süre içinde lisans düzeyine proje derslerinin yanı sıra Modern Mimarlık, Post-Modern Mimarlık konusunda dersler vermiştir. Yüksek lisans programında Mimarlık Kuram ve Kavramları, Mimarlıkta Yeni Gelişmeler, Araştırma Yöntem ve Teknikleri, Konut Sorunu gibi çeşitli dersler vermiştir. Halen İstanbul Beykent Üniversitesi öğretim üyesidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDr. Gür, CICA (International Committee of Architectural Critics) ve WA (World Architecture) gibi uluslararası kuruluşların aktif üyesidir. IAPS, DRS, CIB W84, IAHS ve benzeri uluslararası kuruluşların dönemsel üyesi, BTI (Bund Türkischer Ingenieure und Akademiker e.V) ve SEA’nın (The Sustainable Environment Association) onur üyesidir. Space Studies of Planning and Architecture'ın (\u003ca data-mce-fragment=\"1\" href=\"https:\/\/spacestudies.co.uk\/\"\u003ehttps:\/\/spacestudies.co.uk\u003c\/a\u003e) danışma kurulu üyesi ve editörü; \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eYakınmimarlık\u003c\/em\u003e (KKTC) ve \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eFSM Mimarlık\u003c\/em\u003e dergilerinin editörü; \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBeykent Üniversitesi Scientific Studies Journals\u003c\/em\u003e ve \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eAnadolu Üniversitesi Scientific Studies Journals\u003c\/em\u003e’ın bilim alanı editörü, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eSRE, e-Books, JADE, JAAP, MEGARON, A\/Z, Gazi, KARAM, Uludağ, Trakya, Tasarım+Kuram\u003c\/em\u003e dergilerinin hakemidir. \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eYAPI \u003c\/em\u003edergisi için aylık \"Görüş\" köşesini yazmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDevlet Planlama Teşkilatı (DPT) da dahil olmak üzere birçok kurum için araştırmalar yapmış ve Mimarlık Vakfı Araştırma Ödülü almıştır. 30 civarında kitabın ve 500’ün üzerinde uluslararası ve ulusal makalenin yazarıdır. Ülkesine 100’ün üzerinde akademisyen yetiştirmiştir. Evli ve iki çocuk annesidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/em\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370209030387,"sku":"9786257008785","price":910.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/MEKAN_ORGUTLENMESININ_EVRIMI_KAPAK.jpg?v=1703619078"},{"product_id":"bogazicinin-ahsap-konutlari-ve-yalilari","title":"Boğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları","description":"\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay’ın, Boğaziçi’nin yapı ve yaşam kültürünü eşsiz fotoğrafları aracılığıyla aktardığı yeni kitabı \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBoğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları\u003c\/em\u003e, DEKAR Yapı ve Yatırım A.Ş.’nin değerli katkılarıyla yayımlandı.\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eProf.Dr. Reha Günay, \u003cem data-mce-fragment=\"1\"\u003eBoğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları\u003c\/em\u003e’nda İstanbul Boğaz kıyılarındaki yapı ve yaşam kültürünü, 60 yılı aşan mimar, akademisyen, fotoğrafçı, yazar kimliklerinden süzülen özgün, siyah-beyaz bir fotoğraf seçkisi üzerinden aktarıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eKitabın GİRİŞ bölümünde Antik dönemden Bizans’a, Osmanlı’dan günümüze uzanan bir yaşam ve yerleşim alanı olagelen Boğaz’ın öneminin göstergesi olan tarihi veriler; haritalar, gravürler eşliğinde paylaşılıyor. Özellikle Osmanlı döneminde Boğaziçi ve kıyılarında gelişen mimarlığa, kültüre ilişkin kimi bilgiler ise döneme tanıklık etmiş Gugas V. İnciciyan, Edmondo de Amicis, Abdülaziz Bey, A. Cabir Vada, Abdülhak Şinasi Hisar gibi yazarların kaleminden aktarılıyor. Göksu mesirelerinden mehtapta sandal sefalarına, sahilhane bahçelerinden yazlıklardaki hayata, balıkçılardan sandalcılara, yalı mimarlığından ahşap konutlara uzanan ve adeta denizle gelişen, bütünleşen bu yaşam kültüründen kesitler sunuluyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eArdından da Reha Günay, 1960’lardan bugüne çektiği özgün fotoğraflarla ANADOLU YAKASI başlığı altında Üsküdar’dan Anadolukavağı’na; RUMELİ YAKASI başlığı altında Tophane’den Yenimahalle’ye uzanan rotaları izleyerek, yaptığı seçki ile kimi günümüze dahi ulaşamamış kimi özgünlüğünü yitirmiş yapıları ve dokuyu gelecek kuşaklara aktarıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAziz Mahmut Hüdayi Külliyesi, Alexandre Vallaury tasarımı Debreli İsmail Paşa Yalısı, Sadullah Paşa Yalısı, Kadiri Tekkesi, Naime Sultan Yalısı, İstanbul’un en eski ahşap yapısı Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı ve ikinci en eski yapısı Kavafyan Konağı, Sait Halim Paşa Yalısı, Raimondo D'Aranco tarafından tasarlanan İtalyan Konsolosluğu, Huber Köşkü gibi tarihi ve mimari öneme sahip onlarca yapının yanı sıra birbirine yaslanmış, bir arada yaşama kültürünün de bir göstergesi olan mütevazi ahşap sıraevlerin, sokakların ve caddelerin kaydını düşüyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay, küçük geleneksel ahşap konutlardan Barok, Art Deco, Art Nouveau ya da Neoklasik üsluplarda inşa edilmiş görkemli köşk ve yalılara uzanan eşsiz fotoğrafları aracılığıyla, yitirdiğimiz bir mimarlık anlayışını ve yaşam kültürünü şöyle hatırlatıyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e“Çocukluğumu yaşadığım İstanbul’un neredeyse tamamı ahşap konutlardan oluşuyordu. 2.700 yıllık bir kentte toplum yapıları taş ve tuğladan yapılmış; zamanın her türlü aşınımına karşın büyük bir kısmı hâlâ var olmaya devam ediyor. Ancak konut mimarlığı tümüyle ahşap olduğundan çeyrek yüzyıllık aralıklarla yenilenerek çocukluğuma kadar dayanabilmişti. İstanbul sokaklarında dolaşırken yer yer kârgir veya betonarme konutlara da rastlıyordum. Bunlar daha çok bazı semtlerde veya ana caddeler üzerinde yer alıyordu. Bu inşa biçimi giderek artmaya başladı. İşte o zaman bu mimarlık mirasının bir gün yok olacağı endişesiyle fotoğraflarını çekmeye başladım...\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eBoğaziçi tarih boyunca süregelmiş 30 km derinliğinde bir kültür kanalıdır. Bu geçmişin sürekliliğini anlatmak için dönemleriyle ele almak istedim. Antik dönemde Boğaziçi kıyıları her noktasıyla iyi bilinen bir bölge olduğu halde Boğaziçi ile ilgili bilgilerimiz Bizans’ın sona ermesinden sonra gittikçe azalmış, en son merak edenler de 18.-19. yüzyıllarda sona ermiş görünüyor. Ancak geçmişin görüntüleri sisler içinde yok olurken, yeni yeşeren bir Boğaziçi kültürü gözlerimizi kamaştırmaya başlamıştır.  Bu, Osmanlı uygarlığının yarattığı doğa ile bütünleşmiş duyarlılığıyla iyice incelmiş çok parlak bir dönemdir. Ne yazıktır ki bu dönem, Osmanlı’nın son zamanlarında, tıpkı sahip olduğu gücün zayıflayıp çöküşü gibi sona erdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eSon yıllarda ise Boğaziçi, İstanbul’un sınırsız büyümesi ve kalabalıklaşması üzerine rant akımının etki alanına girmiş ve yeni zenginlerin ilgi odağı haline gelmiş bulunuyor. Belki de yine aynı nedenlerle yalı sevdası oluşmuş; yalı sahibi olmak ve yalıda yaşamak yeni bir tutku haline gelmiş; yalılar harap olmaktan kurtulmuş, yeni yüzleriyle su kıyılarında parlamaya başlamıştır. Ancak Osmanlı ekabirinin o incelikli yaşam dünyası artık başka bir biçime evrilmiş görünüyor... Tek tek konutları yenilemek veya ihya etmek Boğaziçi’nin görünümüne ve ruhuna ne kadar yakışıyor? Aralarında yüzlerce beton yığını yükselirken.. Sorgulanması gerekir, diye düşünüyorum. O nedenle fotoğrafları seçerken en eski olanlarını tercih ettim. Şimdi allanmış pullanmış haliyle belki bir kısmını zor tanıyacaksınız...”\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eDuotone özel baskı tekniği ile kuşe kâğıda, büyük boy, ciltli olarak basılan kitabın editörlüğünü Mesut Kaya, Grafik Tasarım ve baskı hazırlıklarını Kemal Kara, grafik uygulamasını ise Resul Atabay yaptı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003eİÇİNDEKİLER\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eGİRİŞ: Geçmişte Boğaziçi, Dönemin Tanıkları, Boğaziçi, Boğaziçi'nde Yaşam, Yalı Mimarlığı\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eANADOLU YAKASI: Üsküdar, Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy, Vaniköy, Kandilli, Anadoluhisarı, Kanlıca, Çubuklu, Paşabahçe, Beykoz, Anadolukavağı\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eAVRUPA YAKASI: Tophane, Fındıklı, Kabataş, Beşiktaş, Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy, Bebek, Rumelihisarı, Emirgân, Yeniköy, Tarabya, Kireçburnu, Büyükdere, Yenimahalle\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e\u003cstrong data-mce-fragment=\"1\"\u003ePROF.DR. REHA GÜNAY KİMDİR?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003e1937 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Reha Günay, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 1960 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde doktora yaptı. 1994 yılında profesör olan Reha Günay, emekli olana kadar Yıldız Teknik Üniversitesi Restorasyon Ana Bilim Dalı’nda çalıştıktan sonra Yeditepe Üniversitesi’nde bir süre öğretim üyesi olarak görev yaptı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Fotoğraf Bölümü’nün kurucuları arasında yer aldı ve 1978-2011 yılları arasında Mimarlık Fotoğrafı Dersi verdi. Fotoğraf çalışmalarında, kültür varlıklarının ve mimarlık mirasının belgelenmesine gayret etti. 1983-2004 arasında  Ağa Han Mimarlık Ödülleri Vakfı için İslam ülkelerinde yarışmaya katılan yapıları fotoğrafla belgeledi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eReha Günay, yaşamı boyunca yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle 2020 yılında, TMMOB Mimarlar Odası 17. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında “Mimarlığa Katkı Ödülü”ne lâyık görülmüştür.\u003c\/p\u003e\n\u003cp data-mce-fragment=\"1\"\u003eArkeoloji ve yöresel mimarlık üzerine çalışmalar yapan, uluslararası sergiler hazırlamış olan Reha Günay’ın YEM Yayın tarafından yayımlanmış \u003cem\u003eMimar Sinan, İstanbul’un Kaybolan Ahşap Konutları, İstanbul Adalarının Yaşayan Ahşap Konutları, Analog ve Dijital Mimarlık Fotoğrafı, Şile’deki Ev, Mimar Sinan Neden Bir Tasarım Dehasıdır?, Geleneksel Mimarlığın İzinde 1: Bodrum 1965-1991 \u003c\/em\u003e’ in de aralarında bulunduğu 30 kitabı var.\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370206474483,"sku":"9786257008815","price":2100.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/YEM_BOGAZICI_AHSAP_KONUTLAR_YALILAR_KAPAK.jpg?v=1705077984"},{"product_id":"erzurum-arazi-yonetimi-kentsel-donusum-stratejisi","title":"Arazi Yönetimine Dayalı Kentsel Dönüşüm Stratejisi: ERZURUM","description":"\u003cp\u003eErzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yürütülen, arazi kullanım envanterinin oluşturulması ve buna dayalı arazi kullanım planlarının yapılması sürecini ayrıntılı olarak aktardığı \u003cspan\u003e\u003cem\u003eArazi Yönetimine Dayalı Kentsel Dönüşüm Stratejisi: ERZURUM \u003c\/em\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan\u003eadlı kitabı yayımlandı.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cspan\u003e\u003cstrong\u003e \u003c\/strong\u003e\u003c\/span\u003eMehmet Sekmen, “Büyükşehir Belediyesi yetki alanında kırsal ve kentsel alanların bütününe yönelik atılan, ülkemiz belediyecilik tarihinde bir \u003cstrong\u003eilk ve öncü\u003c\/strong\u003e çalışma olarak anılabilir,” diye tanımladığı çalışmanın amacını ve kapsamını şöyle aktarıyor:\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e“6360 sayılı Büyükşehir Kanunu, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’yle getirilen yasal ve kurumsal düzenlemelere dayanarak Erzurum Büyükşehir Belediyesi il sınırları bütünündeki kırsal ve kentsel alanlarda kapsamlı ve bütüncül bir arazi yönetimi anlayışı ile 2020 yılında başlatılan çalışmalar, 2023 yılında tamamlanarak ‘Erzurum İl İdari Sınırları Bütününde Arazi Yönetimi ve Kullanımına İlişkin 1\/25.000 Ölçekli Envanter Çalışması ve Buna Dayalı 1\/25.000 Ölçekli Arazi Kullanımına Esas Jeolojik Etüt Raporu ile 1\/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı’ hazırlanmıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSöz konusu çalışma kentsel alanlarda ve özellikle kırsal alanlarda olmak üzere il bütünündeki arazilerin yönetilmesine esas olarak; 1\/25.000 ölçekli standart topografik haritalar baz alınarak, kırsal mülkiyetlerin de göründüğü güncel ve doğru arazi bilgisi veritabanının oluşturulması, doğal eşik analizleri ve sentez çalışmaları sonucunda arazi kullanım planlaması yapılması, kentin ve kırın doğru ve sürdürülebilir gelişim stratejilerinin belirlenmesini kapsamaktadır. Bu çerçevede hazırlanmış olan ‘Erzurum İli 1\/25.000 Ölçekli Arazi Yönetimi Amaçlı Arazi Kullanımı Planı’ ile yetkili ve ilgili tüm kamu kurum-kuruluşları ile koordinasyon sağlanarak arazi kullanım planlamasının yapılması amaçlanmıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKırsal alanları da kapsayacak şekilde korunacak ve sakınılacak alanların belirlenmesi; arazi kullanımının planlanması, sürdürülebilir üretimin güven altına alınması, geliştirmeye yönelik çözüm yöntemleri oluşturulması ve bunlara esas kentsel ve kırsal kalkınmanın sağlanması için arazilerin akılcı kullanımına dayalı arazi politikalarının hazırlanması ve bu politikaları uygulayacak ‘Erzurum Arazi Yönetim Sistemi’nin işlerliği açısından temel bir strateji çalışması olarak önem arz etmektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eErzurum Arazi Yönetim Sistemi anlayışı ile gerçekleştirilen Erzurum 1\/25.000 Ölçekli Arazi Yönetimi Amaçlı Arazi Kullanım Planı ile sektörel potansiyellerin geliştirilmesine yönelik tarım, sanayi, ulaşım ve lojistik, enerji, maden ve jeotermal, orman ve turizme yönelik sektörel bazlı temel stratejiler belirlenmiştir. Belirlenen bu temel stratejiler yanında \u003cstrong\u003eil bütününde kentsel gelişimin doğru yönde ilerlemesi\u003c\/strong\u003e, planlı ve yaşanılabilir yerleşim alanlarının düzenlenmesinde \u003cstrong\u003ekentsel dönüşüm uygulamaları\u003c\/strong\u003e ayrı bir yer tutmaktadır. Kentsel gelişimin doğru yönde ilerleyebilmesi \u003cstrong\u003eimar ve kentsel dönüşüm\u003c\/strong\u003e \u003cstrong\u003euygulamalarında\u003c\/strong\u003e ihtiyaç duyulan kullanıma uygun rezerv alanların belirlenmesiyle mümkün olabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1\/25.000 ölçekli arazi kullanım planı ile üst ölçekten 1\/1.000 uygulama ölçeğine geçişi sağlayacak stratejiler ekseninde uygulamaya yönelik düzenlemeler \u003cstrong\u003e‘Erzurum Kentsel Dönüşüm Stratejisi’\u003c\/strong\u003e çerçevesinde belirlenerek yol haritası oluşturulmuştur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eErzurum’da da gerek mekânsal gerek sosyokültürel gelişimine katkı sağlamak yönünde kentin sorunlu alanlarını yenileme ve dönüşüm çalışmaları sürdürmekteyiz. Tarihi ‘İpek Yolu’nun kavşak noktalarından biri olan kadim kentimiz Erzurum için medeniyet tasavvuru ilkesiyle ülkemiz koşullarında yitirilen ekonomik etkinliklerin tekrar geliştirilmesi ve canlandırılması, \u003cstrong\u003egecekondulaşma ve risk taşıyan alanlarda\u003c\/strong\u003e toplumsal bütünleşmenin sağlanması gerek fiziki gerek \u003cstrong\u003ecan ve mal güvenliği\u003c\/strong\u003e ile beraber \u003cstrong\u003esosyoekonomik dengenin\u003c\/strong\u003e sağlanmasını gaye edindik. Gelişen dünya ölçeğinde ülkeler, şehirler, ilçeler ve hatta mahalleler bile artık ‘cazibe’ faktörüyle kazanmakta ve gelişim göstermektedir. İşte biz Erzurum’da bunu yapmaya çalışmaktayız.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu yolda 2014 yılından bu yana kentsel dönüşüm çalışmalarımızı yürütmekteyiz. \u003cstrong\u003eBu süreçte görüldü ki kentsel dönüşüm yasal, teknik, ekonomik, sosyal boyutlarıyla bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmalı ve il bütününde ele alınarak temel politika ve stratejiler ortaya konulmalıdır. \u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 2023 vizyonu kapsamında kentsel dönüşüm uygulamalarını yönlendirmek amacıyla ‘Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesinin Hazırlanmasına Yönelik İlke ve Esaslar’ belirlenerek 2019 yılında yürürlüğe konulmuştur. Böylece il ve ilçe ölçeğinde idareler tarafından kentsel dönüşüm strateji belgesinin hazırlanması zorunlu kılınmıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003ePek tabii ki kentsel dönüşüm uygulamalarını düzenleyebilmek ve yönetebilmek konuyu \u003cstrong\u003eil bütününde ele alabilecek bir bakış açısı ve buna bağlı bir dizi yöntemler \u003c\/strong\u003egerektirmektedir. Bu doğrultuda Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığımızca 2023 yılında ‘Erzurum Deprem Master Planı’na altlık teşkil etmek üzere \u003cstrong\u003e‘Erzurum Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’ \u003c\/strong\u003eçalışmalarını başlatmış bulunuyoruz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2020 yılı itibarıyla sürdürülen çalışmalar neticesinde Erzurum ili 1\/25.000 ölçekli arazi kullanım planı ile üst ölçekten uygulama ölçeğine geçiş amacıyla konumsal veri-bilgi altyapısı hazırlanmıştır. 1\/25.000 ölçekli arazi kullanım planı kapsamında hazırlanan strateji planları doğrultusunda Erzurum’u cazibe merkezi ve yaşanılabilir öncelikli kent haline getirmek için hedeflerimize adım adım ilerlemekteyiz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAfet riski altındaki alanlarda öncelikli olmak üzere il bütününde kentsel analiz, dönüşüm alanların önceliklendirilmesi, yasal dayanakların belirlenmesi, finansman yönetimi ve yöntemlerinin belirlenmesi, kentsel tasarım ilkelerinin belirlenmesi gibi temel konular önem arz etmektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eİmar mevzuatına aykırı, yapı ömrünü tamamlamış, fiziksel dayanıklılığını yitirmiş, yıkılma riski bulunan, teknik altyapısı yetersiz, rekreasyonel donatı alanlarından yoksun, mülkiyet uyuşmazlığı bulunan alanlarda yaşanılabilir ve sürdürülebilir kent yaşamı sunabilmek amacıyla Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca yürütülen ve planlanan Riskli Alan, Rezerv Yapı Alanı ile Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı uygulamaları kapsamında ‘Erzurum Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’ hazırlanmıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eArazi Yönetimine Dayalı Erzurum Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi;\u003c\/strong\u003e Büyükşehir Belediyesi yetki sınırları dahilindeki yerleşimler bütününde yapılacak olan kentsel dönüşüm uygulamalarına yönelik temel stratejik kararları içeren, üst ölçekli planlar ile uyumlu, \u003cstrong\u003edeğer esasına dayalı dönüşümü \u003c\/strong\u003eesas alan bütüncül bir yaklaşım getirmektedir. 1\/25.000 Ölçekli Erzurum Arazi Kullanım Planı ile buna bağlı temel strateji planları doğrultusunda uygulama ölçeğinde 1\/5.000 ve 1\/1.000 ölçekli planlar ile kentsel dönüşüm uygulamalarının gerçekleştirilmesinde organizasyon ve koordinasyonun sağlanması amaçlanmaktadır.\u003cstrong\u003e”\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370206015731,"sku":"9786257008846","price":315.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/ERZURUMKITABI_ONKAPAK.jpg?v=1709667497"},{"product_id":"ona-tasarimda-kultur-mekan-ve-doga-culture-space-and-nature-in-design","title":"ONA - Tasarımda Kültür, Mekân ve Doğa \/ Culture, Space and Nature in Design","description":"\u003cp\u003e\u003ca href=\"https:\/\/ontasarim.com.tr\/\" target=\"_blank\" rel=\"noopener\"\u003eon tasarım\u003c\/a\u003e’ın projelerinden yola çıkarak hazırlanan, Cumhuriyetimizin 100. yaşında Atatürk’e bir saygı duruşu niteliği taşıyan ONA - Tasarımda Kültür, Mekân ve Doğa \/ Culture, Space and Nature in Design adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003ePeyzaj mimarlığı mesleğine, tüm mimarlık ve planlama dünyasına bir katkı sunma amacıyla hazırlanan kitapta on tasarım’ın daha önce yayınlanmamış peyzaj tasarımı ve kentsel tasarım projeleri yer alıyor. Farklı ölçeklerde, farklı gereklilikler için hazırlanan projeler “kültür-bellek, doğa-koruma, meydan-sokak, kıyı-liman, park-bahçe, eğitim-sağlık ve konut-ticaret” başlıkları altında sunuluyor. İstanbul Tarihi Yarımada, Kara Surları, Galataport, deprem sonrası Hatay, Haydarpaşa Garı, Atatürk Orman Çiftliği, Gelibolu gibi son dönem üzerlerinde sıkça konuşulan, tartışılan tarihi ve kentsel dokular için geliştirilmiş projelerin de yer aldığı tam 65 tasarım metinleri, çizimleri ve renkli fotoğraflar eşliğinde sunuluyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eS. Ayşegül Tokol’un editörlüğünde, Deniz Gündoğan tarafından tasarlanarak Türkçe ve İngilizce olarak yayına hazırlanan kitaba ilişkin on tasarım’ın kurucusu Oktan Nalbantoğlu şunları söylüyor:\u003cbr\u003e“on tasarım olarak, kentlerin ve kentin asli unsurları olan kamusal mekânların özgün değerlerinin ve bağlamının korunmasının yurttaş olma bilincine katkı sağladığını, demokrasi, eşitlik ve özgürlüğe öncelik veren bir değer olduğunu her platformda savunduk ve bu yaklaşımın hem düşünce hem de uygulamada sağlam temellere oturtulması için büyük çaba gösterdik. Bu çabanın sanat, mimarlık, mühendislik ve planlama ideolojisini, pratiğini beslediğine ve kentli olmaya katkıda bulunduğuna inanıyoruz. .....\u003cbr\u003eKitabımız ‘ona’ da kavramsal proje gruplamasının sebebi bu ikinci dönemde yayınlanmamış ve bölüm aralarındaki düşünceler ve sözlere ilişkin bir sınıflama yapmaktır. Sadece akademik ve mesleki konferans sunuşlarından, makale ve söyleşilerden parçalar değil, her zaman on tasarım’da proje başlangıçlarında fikir ve araştırmayla yola çıkılmasından hareketle oluşturduğumuz bölüm aralarındaki düşünceler ve sözler, kısa alıntılar, kitabın içeriğine de referans vermekte. Metin ve görsel ilişkisini yarışmalarda da konsept ve uygulama projelerinde de hep önemsedik. \u003cbr\u003eSize keyifle sunduğumuz bu kitap peyzaj mimarlığı, kentsel tasarım, planlama ve mimarlık projelerinin büyülü dünyasına bir kapı aralıyor. Hikâyeleri, planlama ve tasarım yaklaşımlarını en yalın şekliyle anlatmaya çalıştığımız projelerin hem meslektaş adayları ve mesleğe yeni başlayanlar için bir rehber niteliği taşımasını hem de deneyimli profesyoneller için ilham kaynağı olmasını ümit ediyoruz. \u003cbr\u003eAtamızın anısına saygıyla…”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eOKTAN NALBANTOĞLU Kimdir?\u003cbr\u003eOktan Nalbantoğlu 1963 yılında Van’ın Erciş ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra 1986 yılında Ankara Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nden mezun oldu. Sırasıyla 1988 ve 1997 yıllarında yüksek lisans ve doktora programlarını aynı üniversitede tamamladı.\u003cbr\u003eHalen Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nde görev yapan, tasarım stüdyosu ve mesleki uygulama derslerini yürüten Oktan Nalbantoğlu, on tasarım Kentsel Tasarım, Peyzaj Mimarlığı ve Mimarlık firmasının kurucusu ve sahibidir. \u003cbr\u003eNalbantoğlu, mezun olduktan sonra çeşitli kamu ve özel sektör kuruluşlarında, yerel yönetim bünyesindeki tasarım ve uygulama ofislerinde ve uluslararası şirketlerde çalışmıştır. Otuz yılı aşkın bu sürede ulusal ve uluslararası birçok yarışmada ödüller almış, jüri üyeliği yapmış ve çok sayıda uygulama projesi gerçekleştirmiştir. Çeşitli konferans, toplantı ve seminerlere katılan Oktan Nalbantoğlu, çağrılı konuşmacı, panel ve atölye yürütücüsü ve düzenleyicisi olarak meslek ve eğitim hayatına katkılarda bulunmuştur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eThe book titled ONA - Culture, Space and Nature in Design, prepared from the projects of “on tasarım” and which is a tribute to Atatürk on the 100th anniversary of Türkiye Republic, was published by YEM Publishing.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eThe book, which was prepared with the aim of contributing to the profession of landscape architecture and the entire world of architecture and planning, includes on design's previously unpublished landscape design and urban design projects. The projects prepared for different scales and different requirements are presented under the titles of \"culture-memory, nature- preservation, square-street, waterfront-port, park-garden, education-health and housing-commerce\". Exactly 65 design texts, drawings and color photographs are presented, including projects developed for historical and urban textures that have been frequently discussed and debated in recent times such as Istanbul Historical Peninsula, Land Walls, Galataport, post-earthquake Hatay, Haydarpaşa Train Station, Atatürk Forest Farm, Gallipoli Peninsula.\u003cbr\u003eOktan Nalbantoğlu, the founder of on tasarım, says the following about the book, which was prepared for publication in Turkish and English under the editorship of S. Ayşegül Tokol and designed by Deniz Gündoğan:\u003cbr\u003e“As on tasarım, we have consistently advocated that preserving the unique values and context of cities and of public spaces that are essential factors of cities, contributes to awareness of citizenship, assets and priorities of democracy, equality, and freedom. We have made great efforts to establish solid foundations for this approach both in theory and practice. We believe that this effort nourishes the ideology and practice of art, architecture, engineering, and planning, and contributes to urbanity. .....\u003cbr\u003eIn our book ‘ona’ the reason for conceptual projectchapters is to classify unpublished materials from this second period and thoughts and words between sections. Those thoughts and words that we have placed between project chapters are not only quotations from academic and professional conference presentations, articles, and interviews, but also parallel to the very notion that we have a design idea and research at the beginning of every project, providing a reference to the content of the book. We have always paid attention to the synchronization of the text and visuals and their relationships, both in competition entries and in conceptual and implementation projects.\u003cbr\u003eThis book, that we present to you with pleasure, opens a door to the magical world of landscape architecture, urban design, planning, and architecture projects. We hope that stories, planning and design approaches we have tried to convey in their purest forms, will serve as a guide for both aspiring colleagues and youngsters of our professions, as well as a source of inspiration for experienced professionals.\u003cbr\u003eWith respect to the memory of Atatürk…”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAbout OKTAN NALBANTOGLU\u003cbr\u003eOktan Nalbantoğlu was born in the Erciş district of Van Province in 1963. After completing his primary and secondary education in Ankara, he graduated from Ankara University’s Department of Landscape Architecture in 1986, and received his Master’s (1988) and Doctoral degrees (1997) form the same university. \u003cbr\u003eCurrently, Oktan Nalbantoğlu teaches design studios as well as professional and technical courses as a faculty member of Bilkent University, Faculty of Art, Design and Architecture, Department of Urban Design and Landscape Architecture; and is the owner of on design Urban Design, Landscape Architecture and Architecture Co. \u003cbr\u003eUpon his graduation, Nalbantoğlu worked in various government and private institutions, in design and practice offices within the aegis of local governments and in international companies. He has received awards from and served as a jury member in many national and international competitions and produced many realized projects. Having attended various conferences, meetings and seminars, Nalbantoğlu has also served in professional and academic circles as invited speaker, workshop and panel leader and organizer.\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370209226995,"sku":"9786257008532","price":1050.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/ONA_YEM_KAPAK.jpg?v=1725526007"},{"product_id":"bodrum-halikarnassos-1965-1991","title":"Bodrum Halikarnassos (1965-1991)","description":"\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eProfessor Dr. \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eReha Günay's new book, “A Journey Through The Triditional Architecture 1: BODRUM HALIKARNASSOS (1965-1991)”, which he created by using his identity as both a traditional architecture expert and a photographer, was published by YEM Publishing in cooperation with Bodrum Municipality.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eReha Günay, who has always worked in many ways for many years, meticulously researched and produced with an artistic perspective, conveys Bodrum, the tourism capital of Turkey, in this work with his original black and white photographs taken between 1965-1991 and its traditional architectural features. Günay's impressions and determinations of traditional Bodrum architecture are given in 10 sections under the titles of \"BODRUM PENINSULA, BODRUM, MÜSKEBİ, TURGUTREİS, YALIKAVAK, GÜMÜŞLÜK, KARAKAYA, AKYARLAR, FRONT PORCH PERGOLAS and DEMIR HOLIDAY RESORT\".\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eProfessor Dr. \u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoSubtleEmphasis\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eReha Günay: \u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoSubtleEmphasis\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; font-style: normal;\"\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoSubtleEmphasis\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e“\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eThe Bodrum (Halikarnassos) Peninsula, due to transportation difficulties, remained isolated from the political and cultural environment of the Middle Ages and the mainland Anatolia, where significant changes occurred for centuries. This isolation endured until the construction of a highway in the 1930s, granting limited access to motor vehicles. In the 1960s, the opening of a new highway suddenly exposed the peninsula to a large-scale impact from the booming tourism activities. Whilst the peninsula maintained its settlement texture suitable to its own way of life for centuries, this mobility almost obliterated the traditional texture.\u003cspan class=\"MsoSubtleEmphasis\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoSubtleEmphasis\"\u003e\u003cspan style=\"font-style: normal;\"\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eThis book presents observations and visuals from the period of around 1965 to 1991, with a few from 2011, capturing the early stages of disruption. With minimal external influence within environmental conditions, this unique and straightforward architectural and settlement texture, perhaps carrying traces of a history spanning thousands of years, directly connected us to nature and humanity. A comparison with the current situation reflects the harsh dimensions of change. Recognizing many places has now become almost impossible…”\u003cspan class=\"MsoSubtleEmphasis\"\u003e\u003cspan style=\"font-style: normal;\"\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoSubtleEmphasis\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; font-style: normal;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eAhmet ARAS\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e (\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eMayor of Muğla Metropolitan Municipality\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e):\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/span\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eProfessor Dr. Reha Günay, with around his 30 books discussing key examples of traditional architecture, regional architectural studies and curated exhibitions, is creating and documenting significant reference sources in the field of urban identity and urban memory.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eIn his book \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e‘\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eA Journey Through The Traditional Architecture • 1: BODRUM HALIKARNASSOS (1965-1991)\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e’\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e, Günay projects images through the lens of his camera, documenting fading examples of Bodrum’s traditional architecture and way of life, helping us refresh our memory.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eIn his work, Prof. Dr. Günay refers to the works of Cengiz Bektaş’s \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e‘\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eAn Example from Folk Architecture Art: Bodrum\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e’\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e, Nezih R. Aysel’s \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e‘\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eBodrum: Müsgebi\/Ortakent. An Architectural Study\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e’\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e and Suha Özkan \u0026amp; Richard Plunz’s \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e‘\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eTurgutreis 1974\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e’\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e published with contributions from Bodrum Municipality which was also translated into English.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eStudying the examples of Chios-style houses, houses with \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003emusandıra\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e (mezzanine) and tower-type houses specific to Bodrum Architecture; Professor Dr. Günay, describing nearly forgotten concepts of Bodrum domestic life like \u003c\/span\u003eayazlık, çanaklık, yunmalık, yüklük\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e and terek, narrates the traditional architecture of the Müsgebi neighborhood, where my childhood unfolded\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e: ‘\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003eIn the end, everyone is equal and shows mutual respect. No one hinders anyone else’s view or breeze. No one strives to flaunt their home and makes others envious. Unfortunately, these communal values are no longer part of us.\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e’\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eWe are delighted to be involved in the publication of \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e‘\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eA Journey Through The Traditional Architecture • 1: BODRUM HALIKARNASSOS (1965-1991)\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e’\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e. I thank Umut Ülkümen, who directly contributed to the publication of the book and appreciate the valuable efforts of Professor Dr. Suha Özkan, the mind behind Bodrum Architecture Library, YEM Publishing and my colleagues.\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"MsoHyperlinkFollowed\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eI do not wish my childhood and the Bodrum of my childhood to fade away. I do not wish ours to be a generation with a forgotten past, watching Bodrum with a heavy heart\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan class=\"regular\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e…”\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eThe graphic design of the book was done by Gökçen Yanlı Atmaca, the English translation was done by Timur Altıok, and the proofreading was done by Şefik Onat.\u003cspan class=\"PlainTable31\"\u003e\u003cspan style=\"font-style: normal;\"\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48510029791475,"sku":"9786257008907","price":2100.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/BODRUM_ENGLISH_KAPAK_ab52f904-7489-4236-87c2-7f2029c413c5.jpg?v=1728956924"},{"product_id":"ekrem-erk-mimarligi-the-architecture-of-ekrem-erk","title":"Ekrem Erk Mimarlığı \/ The Architecture of Ekrem Erk","description":"\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003eMimar Ekrem Erk’in 1970’li yıllardan bugüne İstanbul ve Viyana merkezli sürdürdüğü mimarlık serüvenini projeleri üzerinden aktaran \u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .25pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eEkrem Erk\u003c\/span\u003e\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .2pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .4pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eMimarlığı\u003c\/span\u003e\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .2pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003e \/ \u003c\/span\u003e\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .4pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eThe Architecture of\u003c\/span\u003e\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .2pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003cb\u003e\u003ci\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .25pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eEkrem Erk\u003c\/span\u003e\u003c\/i\u003e\u003c\/b\u003e\u003cb\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .25pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003e adlı kitap Türkçe-İngilizce olarak YEM Yayın tarafından yayımlandı.\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .25pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eEkrem Erk’in mimarlığa bakış açısını hem kendisinin hem de çalışma arkadaşlarının, meslektaşlarının kaleminden okumak gerekirse:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINTR\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .35pt;\"\u003eEKREM ERK:\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .35pt;\"\u003e “\u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .3pt;\"\u003eİyi mimarlık nedir? Bunu size tarif edemem. Burada size yalnız kendi mimarlık serüvenimde önem verdiğim veya vermekte geç kaldığım konuları ve tasarım eylemlerimi anlatmak istiyorum. Bunu yaparken de mimarlığa ideolojik bir anlam vermek istemiyorum. İnsanın varoluşu bireysel özgürlüğüne bağlı olarak gelişir. Değerlerini kendisi belli bir ortamda yaratır. Tasarımın varoluşu da belli bir teknik ve metod ile ortaya çıkmalıdır. Yani zihinsel bir faaliyetin sonucu olmalıdır. Duygu ve düşüncelerimizin buluştuğu pota, kültürü ifade eder. Burada duygularımız ve düşüncelerimiz arasında bir denge söz konusudur. Tasarımcının duygularından faydalanarak bir hayalin peşinde koşması, yaratıcı bir olgudur. Önceden kabul edilmiştir; otoriterdir. Halbuki yeryüzü ve sosyal çevre, birisinin başkaları için yaratıcı olma sorumsuzluğuna terk edilmemelidir. \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .25pt;\"\u003eMimarlık ise ideal bir programın, mekân kurgusunun, inovatif tekniklerin ve poetik detayların analitik bağlamında gerçekleşmesidir. Tasarım böyle bir sürecin sonunda varılan bir buluş olmalıdır. Bu sonuç özgündür ve yalnız kendine benzer. Her tasarımın bir senaryosu olmalıdır. Mimarın hayal ettiği masal bütün bilgilerimizin, eğitimimizin, teknik ve sosyolojik birikimlerimizin bir araya getirildiği bir bütündür...”\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINTR\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eUTE NEUGEBAUER: \u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .35pt;\"\u003e“Ekrem Erk, bütün tasarımlarında işlevsellik, tasarım ve işverenin kendi tarihi arasında gezinerek ortak bir yol bulmaya çalışır. Mimari değerleri daima içinde taşıyan, zamansız, moda akımlardan bağımsız bir mimari anlayış ve işverene artı değerler sunma arzusu... Erk; boyutları, mimari varlığı ve gösterişi ne olursa olsun, her tasarımına ve böylece her işverenine aynı azami dikkat, ısrar ve yaratma neşesiyle eğilir. Detay sevgisi ve göze batmayan mükemmeliyetçilikle...”\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .35pt;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINTR\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .25pt;\"\u003eMEHMET KONURALP:\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .25pt;\"\u003e “Tasarımları içinde küçük ev projeleri benim en çok beğendiğim çalışmaları olmuştur. Yaptığı evler benim açımdan anlamı olan projelerdi. Bilhassa taş evlere getirdiği yorum, çalışmalarında oldukça önemli bir yer tutmuştur... \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .3pt;\"\u003eEkrem Erk, 35 seneyi aşkın bir süredir yaptığı projelerle Türk mimarlığı içinde ön sırada bir yer almış bulunuyor...”\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .35pt;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINTR\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;\"\u003eEBRU KAYA:\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;\"\u003e“Mimarlık mesleğiyle ilk tanışması, hocası Prof.Dr. Bülent Özer aracılığıyla olur. Hocası artık onun yol göstericisi olacaktır. Ruhundaki aykırılık Bülent Özer’in katkısıyla kendisine bir yol bulmuştur artık. Bu yol onu 70’li yılların başında Graz Teknik Üniversitesi’ne götürür. O yıllar “Grazer Schule” (Graz Okulu) diye adlandırılan bir akımın veya mimari arayışın belirginleştiği zamanlardır. Bu arayışın içinde bulunan mimarlar yakın arkadaş olup çoğunlukla da aynı çizim salonunu paylaşmışlardır... \u003c\/span\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: black; mso-themecolor: text1; letter-spacing: .3pt;\"\u003eOnunla beraber geçirdiğim çalışma süreçlerinde, daima yeniliğin ve farklılığın, formda ve mekânda aranmadığına şahit oldum. Farklılık; konsept ve yapı tasarımının senaryosunda saklıydı. Tasarım zaten o hikâyenin bir sonucuydu. Çalışmalarımızın ilk aşaması güçlü bir hikâyenin sosyolojik kriterlerle birlikte mükemmel bir senaryoya dönüşmesiydi. Bu konsept artık doğadaki örneklerin taklit edilme süreciyle yapılandırılır. Nasıl ki ördeğin ve yunus balığının yaradılış konseptleri farklılık gösteriyorsa; ne yunus balığı ördeğe, ördek de ne yunus balığına ne de martıya benzer. Erk’in tasarım süreci de canlıların yaradılış süreci gibidir. Bu yaratıkların estetik olup olmadıkları yargılanmadığı gibi uçak, helikopter ve yapı tasarımı da estetik kriterlerle sorgulanamaz. Senaryosu hazırlanmış bir yapının tasarımı iskelet ve deriden ibarettir. Bütün bunlar artık bir mühendislik sürecidir; mekân ikincildir; örtünün altında veya derinin içindeki arta kalan yerdir ve çok kere de anonimdir. Erk için mimarlık mekân yaratma sanatı değildir, sosyolojik tabanlı bir kurgu ve mühendisliğin büyüsüdür. Hem kurgunun hem de mühendisliğin yeniliklere açık olmasından mutlu olur... Özellikle genç mimar meslektaşlarıma ve mimarlık öğrencilerine onunla mesleki bir sohbete katılmalarını hararetle tavsiye ederim.”\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINTR\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .35pt;\"\u003e-------------------------------------\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINTR\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .35pt;\"\u003eThe book titled \u003ci\u003eEkrem Erk Mimarlığı \/ The Architecture of Ekrem Erk\u003c\/i\u003e, which conveys the architectural adventure of architect Ekrem Erk, which has been based in Istanbul and Vienna since the 1970s, through his projects, was published in Turkish and English by YEM Yayın.\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINTR\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .35pt;\"\u003eIf we read Ekrem Erk's perspective on architecture from both his own and his colleagues' pens:\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINTR\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eEKREM ERK\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003e: “One difficult question is “What is fine architecture?” It is very difficult to give a precise answer to this question. My purpose in this book is to inform the reader about my architectural journey; my ideas and my concepts of importance, also concepts that I have been late in giving a response to, and to describe my acts of design. In doing so, I refrain from giving an ideological meaning to architecture. The existence of humanity develops in correlation with the level of his existence of freedom. All humans create their set of values in a certain environment. The design stage must be a product of technology and method, it must also be the result of just rational thinking. The synthesis where our feelings and decisions meet represents our culture. There must be a certain balance between our feelings and decisions. On one hand, the designer using his feelings, creating a vision and his dream is the describer of creativity. He is preguided and authoritative. On the other hand, the world and social community must not be left in the hands of an authority demonstrating his creativity on behalf of others. \u003c\/span\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .15pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eArchitecture can be described as defining the “room” by the usage of innovative techniques and poetic details with the help of an analytical mind. The design must be real and the end result of such a process. This result is unique. Each design must have a scenario. The story told by the architect is a resume and result of his knowledge, education, background and usage of technology with a sociological point of view...” \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINEN\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eUTE NEUGEBAUER: \u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .35pt;\"\u003e“In all his designs, Ekrem Erk tries to find a common path by navigating between functionality, design and the customer’s own history. A timeless architectural approach that always carries architectural values, independent of fashion trends, and the desire to offer added values to the customer... Regardless of its size, architectural presence and ostentation, it treats every design, and thus every client, with the same utmost attention, persistence and joy of creation. With love of detail and unobtrusive perfectionism...”\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINEN\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .25pt;\"\u003eMEHMET KONURALP:\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .25pt;\"\u003e “\u003c\/span\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eAs a result, he produced very positive projects and brought them to the present day. In almost all of his projects, there was a common idea that was previously structured. This conceptual view has always been the main basis for all his projects… Ekrem Erk has taken a leading place in Turkish architecture with the projects he has done for more than 35 years…”\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"METINEN\"\u003e\u003cb\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128;\"\u003eEBRU KAYA:\u003c\/span\u003e\u003c\/b\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003e“His first encounter with the profession of architecture was thru his teacher Prof.Dr. Bülent Özer. Bülent Özer has always been a mentor in his life and has been the person who discovered the tempests in his soul and has quided him for finding an outcome. A second start in his career was with his new start at Graz Technical University at the beginning of 70s. Those years were the period when the search for a movement of architecture called ‘Grazer Schule’ (Graz School) became evident. The architects involved in this movement are close friends and most of them shared the same drawing room… \u003c\/span\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .1pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eDuring the working process I spent with him, I witnessed that innovation and difference are not always sought in form and space. Difference; It was hidden in the scenario of the concept and building design. The design was already a result of that story. The first stage of our work was to transform a strong story into a perfect scenario with sociological criteria.\u003c\/span\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .1pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eThis concept is now structured through the process of imitating examples in nature. Just as the creation concepts of ducks and dolphins differ, neither a dolphin resembles a duck nor a duck resembles a dolphin or a seagull. Erk’s design process is like the creation process of living things. Just as it is not possible to judge whether these creatures are aesthetic or not, the design of aircraft, helicopters and buildings cannot be questioned with aesthetic criteria. The design of a building with a scenario prepared consists of skeleton and skin. All this is now an engineering process, space is secondary. It is the leftover place under the covers or inside the skin and is often anonymous.\u003c\/span\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003cspan lang=\"EN-GB\" style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; color: gray; mso-themecolor: background1; mso-themeshade: 128; letter-spacing: .1pt; mso-ansi-language: EN-GB;\"\u003eFor Erk, architecture is not the art of creating space, it is a sociologically based fiction combined with the magic of engineering. He is happy that both the design and the engineering are innovative… I highly recommend my young architect colleagues and architecture students to attend a professional conversation with him.”\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n\r\n\u003cp class=\"MsoNormal\" style=\"text-align: justify;\"\u003e\u003cspan class=\"PlainTable31\"\u003e\u003cspan style=\"font-size: 11.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif; font-style: normal;\"\u003e \u003c\/span\u003e\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\r\n","brand":"YEM Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48370206834931,"sku":"9786257008884","price":630.0,"currency_code":"TRY","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0523\/3950\/7395\/files\/EKREMERK_KAPAK.jpg?v=1729172695"}],"url":"https:\/\/yemkitabevi.com\/tr-us\/collections\/sponsorlu-kitaplar\/yazar_nihat-enver-ulger.oembed","provider":"YEM Kitabevi","version":"1.0","type":"link"}