Cennetin Kapıları / Gates of Paradise

%30 İNDİRİM
157.50TL 225.00TL

Yazar: Doğan Kuban

Marka: YEM Yayın

Basım Tarihi: Aralık 2021

Sayfa Sayısı: 168

Boyut: 24.0 x 32.0 cm.

Stokta

9786257008464

Title:  

CENNETİN KAPILARI / GATES OF PARADISE

Divriği Ulucamisi ve Sifahanesi’nde Hürremşah’ın Yontu Sanatı / The Sculpture of Hürremşah at Divriği Ulucami and Şifahane

 

Prof. Doğan Kuban’ın, Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi’nin Anadolu’daki mimari gelişme içinde tek kalmış ve İslam sanat tarihinde eşi olmayan taş yontularını anlatan kitabı “Cennetin Kapıları / Gates of Paradise”ın sabırsızlıkla beklenen yeni baskısı DEKAR Yapı’nın değerli katkılarıyla, YEM Yayın tarafından yayımlandı.

 Türkçe-İngilizce yayımlanan kitapta, Cemal Emden’in çok özel fotoğrafları eşliğinde 12.-14. yüzyıllar arasında, Anadolu Selçuklu Mimarisi adıyla anılan sanat çağında, 1228/29 tarihli Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi’nin Anadolu’daki mimari gelişme içinde tek kalmış ve İslam sanat tarihinde de eşi benzeri bulunmayan taş yontuları sunuluyor.

Doğan Kuban, İslam ve Türk sanatlarında olduğu kadar dünya sanat tarihinde de başka paraleli olmayan bu yontuların evrensel heykel kavramı içinde konumunu irdeleyen kitabında şunları söylüyor:

“Yapının ustaları içinde sadece bir tanesinin adı, cami ve şifahanede birer kez ‘Ahlatlı Hürremşah’ olarak verilmiştir. Olasılıkla yapıların tasarımı ve taş yontuların bir bölümü Ahlat kökenli bu sanatçının yaratmasıdır. Yapıdaki anıtsal taçkapıları süslemek için gerçekleştirilen yontu programı, bezemeyi mimariyi tamamlayıcı rolünden uzaklaştırmış, taşoymayı heykelleştiren olağanüstü bir yapıt ortaya çıkarmıştır. Divriği sanatını özgün kılan ve ün kazandıran, bu heykel nitelikli taşoymalardır. Fakat bu estetik nitelik ötesinde sanal bir Cennet Kapısı olarak tasarlanmış olan Kuzey (Kıble) Taçkapısı, İslam sanat tarihindeki belki de tek cennet kapısı imgesidir. Bu bakımdan da İslam kültüründe çok önemli bir yeri olmalıdır.

  1. yüzyıl ortasında ilk değerlendirmeyi yapan Evliya Çelebi, Ayasluk (Efes) İsa Bey Camisi, Bursa Ulucamisi gibi 14. yüzyıl Anadolu camilerinin ve Atina’daki Fatih Camisi ve Estergon Kalesi’ndeki cami gibi, yeni fethedilen ülkelerdeki camilerin Divriği Ulucamisi ile karşılaştırılamayacağını ve zengin bezemesini övmeye söz yetmeyeceğini söyleyerek anıtı ilk anlayan ve öven Türk yazarı olmuştur. W.F. Ainsworth ‘Batı Asya’daki Müslüman yapılarının en güzellerinden biri’ der.V. Cuinet ise Kuzey Taçkapısı’nın ‘bir mimari ve heykel harikası’ olduğunu söyleyen ilk Avrupalı’dır. Daha sonra gelen ve yapıyı daha ayrıntılı inceleyen çoğu Fransız tarihçi neoklasik sanat kuramı içinde pek olumlu olmayan yargılar dile getirmiştir.

Avrupa sanatı dışında üretilen bir sanat yapıtının dünya sanat tarihi içindeki yorumu her zaman sınırlı olmuş ve mimarlık dışında yeteri kadar ilgi çekmemiştir. Dünya resim ve heykel tarihleri İslam sanatını konu ve teknik olarak içermez. Batı kültürü kendi tarihi açılımları içinde bir dünya sanatı tarihi vizyonu yaratmıştır ve bütün dünyanın sanat gelenekleri, Avrupalı sanat vizyonunun süzgecinden geçmiş yorumlarla sunulmaktadır. Avrupa heykel tarihinde konu temelde insan figürüdür. İslam geleneği figüratif sanatı ilke olarak reddettiği için İslam taş oyması dünya sanat tarihinde bezeme kategorisinde değerlendirilmiştir. Gerçi soyut sanat kavramının gelişmesinden bu yana figür konusu resim ve heykel kavramının zorunlu bir özelliği olmaktan çıkmıştır. Fakat bu durum, figüratif sanat geleneği üzerine kurulmuş geniş bir kuramsal ve eleştirel düşüncenin ne varlığını ne de etkisini ortadan kaldırmıştır. Kaldı ki binlerce yıllık figüratif sanat geleneğinin dışında bırakılmış İslam sanatı yapılarının, evrensel boyutlarda da olsa, dünya sanat tarihindeki yeri sınırlıdır. Divriği yontusu, İslam sanatı içinde başka örneği olmayan bir sanat fenomenidir...

Bu kitabın yazarı için Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi taçkapıları Batı sanat tarihinin ‘sculpture’ adı altında tanımladığı sanat etkinliği kategorisine koyacağımız özellikler taşımaktadır. Gerçi değişik kültür ortamlarında, yontusal teknik ve biçimlerde rastlanabilecek benzerliklerin üslupsal benzerlikler olarak değerlendirilmesi söz konusu değildir. Taşı yontan sanatçı ile malzeme arasında oluşan profesyonel buluşmanın benzer davranışlara yol açtığı, yadsınamayacak örneklerle bu kitapta gösterilmiştir.

Bu kitapta yapılan karşılaştırmalar Hürremşah’ın yontusunun karakteri açısından aydınlatıcıdır. Fakat bütün ölçütleri insan figürü “temsili”ne dayalı Batı sanat geleneğinde Divriği yontusunu “heykel” olarak adlandırmak ancak 20. yüzyıla geldiğimiz zaman olası görünmektedir.”

 Editörlüğünü Gülçin İpek’in üstlendiği, İngilizce çevirilerini Adair Mill’in yaptığı kitap için, mimar-fotoğraf sanatçısı Cemal Emden tarafından yapıyı belgelemek amacıyla yapılan fotoğraf çekimleri Y. Mimar H. Basri Hamulu’nun sponsorluğunda gerçekleştirildi.

 

GATES OF PARADISE

TheSculpture of Hürremşah at Divriği Ulucami and Şifahane

“The book you are holding in your hand is devoted to the description of the Stones culpture of the Divriği Ulucami and Şifahane (Great Mosque and Hospital of Divriği) (1228/29), a glorious example of 12th to 14th century Anatolian Seljuk architecture and a truly unique phenomenon in the history of Islamic art. Of the craftsmen in volved in the work the name of only one has survived – that of ‘Hürremşah of Ahlat’, whose name appears once in both them osqueand the hospital. It seems probable that this master builder and stone Carver from Ahlat was responsible for the design of the buildings and for the creation of part of the sculpture. He created a sculptural programme for the decoration of the monumental portals which gave the ornamentation a sculptural dimensionan dremoved it from its traditional role as a me resubsidiary element and complement to the architecture. It is this sculptural stone work that is responsible for the unique quality and fame of Divriği art, but besides this aestheticquality, the Qibla portal, designed as an imaginary ‘Gate of Paradise’, is probably the only example of a symbolic paradisegate in thehistory of Islamic architecture. From that point of view, it deserves to be awarded a very important place in Islamic culture...

The evaluation in world art history of a work of art created out side the European artistic tradition has always been some what limited and, apart from architectural monographs, such a work has always arousedless attention than it deserves. Histories of world painting and sculpture never in clude an evaluation of Islamic technique and content. Western culture has created a vision of world art history from the point of view of its own world out look, with the result that all world artistic traditions are passed through the filter of the European artistic vision. European sculpture is ultimately based on the human figureand, as the rejection of the human figure is one of the principles of Islamic art, Islamic sculpture has been classified in histories of world art as ornamentation. It is true that with the development of abstract art the human figuren o longer constitutes the essential element in painting and sculpture, but this has removed neither the existencen or the influence of a conceptual and criticala pproach based on the figurative artistic tradition. As a result, Islamic art has remained quite out side of the world history of sculpture and painting based on the representation of the human figure. The Divriği sculpture is a unique artistic phenomenon in Islamic art and this essay is an attempt to examine, within the dimensions of the universal sculptural concept, the place occupied by a sculptural masterpiece that remains as unique in Islamic and Turkish art as in the world artistic tradition, and to present it to the reader accompanied by specially prepared visual material...

 

İÇİNDEKİLER / CONTENTS

Önsöz / Foreword

Giriş / Introduction

Tarihi Çerçeve / Historical Background

Divriği Ulucamisi ve Şifahanesi / Divriği Ulucami and Şifahane

Taçkapı Kompozisyonları / Portal Compositions

Divriği Yontusu ve Hürremşah / Divriği Stone Carvingand Hürremşah

Batı Heykel Kavramı Bağlamında Hürremşah’ın Yontusu / Hürremşah Sculpture in the Context of Western Sculptural Theory

 

 

 

Bunları da beğenebilirsiniz

Sizin için seçtiğimiz ilgili diğer ürünlere göz atın