İstanbul'un Çini Bezemeli İskeleleri

İstanbul'un Çini Bezemeli İskeleleri

420.00TL
600.00TL
%30 İndirimli

Yazar: Cahit Yılmaz,

Marka: YEM Yayın

Basım Tarihi: Ağustos 2026

Basım Dili: ["Türkçe"]

Sayfa Sayısı: 120

Boyut: 16.5x24 cm

Stokta

9786259010861

Title:  

Ürün Açıklaması

Cahit Yılmaz’ın, okuyucuyu küçük bir deniz yolculuğuna çıkarak İstanbul’un Marmara ve Boğaziçi kıyılarındaki çini ve seramik bezemeli 10 adet iskele yapısını incelediği kitabı İstanbul’un Çini Bezemeli İskeleleri YEM Yayın tarafından yayımlandı.

Tarihçelerinden yapım öykülerine yer verilen, çini ve seramik detayları özgün fotoğraflarla okuyucuya aktarılan kitapta irdelenen 10 iskele şöyle sıralanıyor: Beylerbeyi İskelesi, Beykoz İskelesi, Bostancı İskelesi, Eski Büyükdere İskelesi, Kuzguncuk İskelesi, Beşiktaş İskelesi, Büyükada İskelesi, Eski Kadıköy İskelesi, Haydarpaşa İskelesi, Moda İskelesi.

 

İstanbul bir “su şehri”dir. Suyun biçimlendirdiği bu eşsiz topografya, yerleşime de yaşama kültürüne de şekil vermiştir. Marmara, Boğaziçi ve Haliç kıyıları en eski Antik dönem efsanelerinde dahi kendine yer bulur. Bizans döneminde merkezden uzak köyler bulunan İstanbul kıyılarında, Osmanlı döneminde köşklerin, kasırların ve yalıların sayısı özellikle 17. yüzyıldan sonra giderek artmış; bunlarla birlikte Boğaz kıyılarında yeni semtler de oluşmuştur. Boğaziçi’nin mimari ve sanatsal açıdan da değer taşıyan esas gelişmesi ise 18. yüzyılda olmuş ve bu yapılaşma tarzı 19. yüzyıl ortalarında zirveye ulaşmıştır. Zamanla Boğaziçi kıyılarına ve Adalar’a iyice yayılmış olan yerleşimlere, doğal olarak ancak deniz yolu ile yelkenli ve kürekli kayıklarla, teknelerle ulaşılabiliyordu. 19. yüzyılda buharlı gemilerin dünya denizlerinde egemenlik kurmasına Osmanlı da kayıtsız kalamamış ve 1852 yılında, Sultan Abdülmecid döneminde ilk vapur alınarak Boğaz’da çalıştırılmaya başlanmıştır. 1854 yılında padişahın da ortak olduğu Şirket-i Hayriye kurulmuş ve altı vapur ile seferler başlamıştır. Zamanla vapurların sayıları çoğalmış, seferler ve uğradığı iskeleler de gelişerek zamanımıza kadar gelmiştir. Bu vapurların uğradığı kıyılarda iskeleler yapılmaya başlanmış ve bu yapıların bazıları Balyanlar, Vedat Tek gibi dönemlerinin seçkin mimarları tarafından tasarlanmıştır. Mimari ve kültürel değer taşıyan bu iskelelere estetik açıdan da önemli gösterilmiş; iç ve dış cephelerinde çini ve seramik bezemelere sıkça yer verilmiştir. Mimarlık ve kent tarihi açısından bu yapıların değerini zenginleştiren bu bezemeler de Hafız Mehmet Emin Efendi gibi Türk çini sanatının en büyük ustaları tarafından tasarlanarak uygulanmıştır.

 

Tarih boyunca İstanbul’da 123 iskele yapılmış ve bunlar işlevlerine göre kullanılmıştır. İskelelerin 81 tanesi çeşitli nedenlerle, farklı zamanlarda yok olmuştur. Halen bu iskelelerin 42 tanesi aktif olarak kullanılmaktadır. Bu kitabın da içeriğini oluşturan 10 tanesinde çini ve seramik bezemeler kullanılmıştır. Bunlara yakından bakarsak, sekiz iskele Kütahya çinileriyle, bir iskele seramikle bezenmiş; bir tanesinde ise İznik Vakfı üretimi çini kullanılmıştır.

 

CAHİT YILMAZ KİMDİR?

1950 yılında Artvin’in Arhavi ilçesinde doğdu. Evli ve bir çocuk babası olan Cahit Yılmaz, 1976 yılında tıp fakültesinden mezun oldu; 1980’de göz hastalıkları uzmanı unvanını aldı. 1983 yılında atandığı Kütahya’da 25 yıl boyunca göz hastalıkları uzmanı olarak görev yaptı.

 

Türk çini sanatının başkenti kabul edilen Kütahya’da, bu kadim sanata büyük bir ilgi ve sempati geliştirdi. Çininin tüm yapım aşama ve inceliklerini, teorik ve pratik yönleriyle öğrenme fırsatı buldu. Göz cerrahı titizliğiyle motif ve kompozisyonlarını sır altına nakşederek kendi çini eserlerini üretmeye başladı.

 

Tıbbiyeden her şey çıkar, arada sırada doktor da çıkar” şüncesini kanıtlarcasına, çini alanında verdiği eserleri paylaşmak üzere Kütahya, Bursa ve Ankara’da üç kişisel sergi açtı. 25 yıl boyunca yerel sanatçılarla birebir temas kurarak Kütahya çini tarihine dair kapsamlı bilgi topladı. Bu araştırmalar sonucunda, Kütahya çini tarihine dair 17 makale kaleme aldı ve değerli bir arşiv oluşturdu. Son 40 yılın Kütahya çini sanatına birebir tanıklık etmiş, bu süreçte derlediği bilgileri çeşitli kitaplarda yayımlayarak kültür ve sanat mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çalışmalarına ara vermeksizin devam etmektedir.

 

Yazarın Kitapları

Türk Çinisinin Büyük Ustası Hafız Mehmet Emin Efendi, Dergâh Yayınları, 2024

• Seramik ve Çini Terimleri Sözlüğü, YEM Yayın, 2025

Ankara’nın Çini Bezemeli Mimari Yapıları (Şükrü Yılmaz ile birlikte), YEM Yayın, 2025

İstanbul'un Çini Bezemeli İskeleleri, YEM Yayın, 2026