İstanbul'un Geleneksel Ahşap Konutları

İstanbul'un Geleneksel Ahşap Konutları

9,900.00TL
13,200.00TL
%25 İndirimli

Yazar: Reha Günay,

Brand: YEM Yayın

Basım Tarihi: Ağustos 2026

Basım Dili: ["Türkçe"]

Sayfa Sayısı: 760

Boyut: 24.0 x 32.0 cm.

In stock

9786259010847

Title:  

Product Description

Reha Günay’ın, geçmiş dönemlerdeki İstanbul yaşam kültürünü, mahalle dokusunu ve ahşap mimari anlayışını gelecek kuşaklara aktarma amacıyla hazırladığı İstanbul’un Geleneksel Ahşap Konutları adlı yeni kitabı Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’nin değerli katkılarıyla YEM Yayın tarafından yayımlandı.

 Prof. Dr. Reha Günay, İstanbul’un Geleneksel Ahşap Konutları’nda, yüzyıllar boyunca İstanbul’un karakteristik kimliğine değer katan ahşap konut kültürünü ele alırken; Adalar’da ve kısmen Boğaziçi’nin farklı noktalarında bugün de canlılığını koruyan ahşap yapılardan çok özel bir seçki sunuyor.

Bu kitap ile Reha Günay’ın geçtiğimiz yıllarda yine YEM Yayın tarafından ayrı ciltler halinde, farklı kurgularla yayımlanan üç eserinin birleştirilerek “İstanbul ve tarihi ahşap konut dokusu”na ilişkin birikimin okuyucuya kapsamlı, tek bir kitap olarak sunulması hedeflendi. İstanbul’un Kaybolan Ahşap Konutları, Boğaziçi’nin Ahşap Konutları ve Yalıları, İstanbul Adalarının Yaşayan Ahşap Konutları adlı bu üç kitabın içeriği, “Türk Ev Geleneği”, “Eski İstanbul”, “Boğaziçi” ve “Adalar” başlıklı dört bölüm altında, yeni fotoğraflarla da zenginleştirilerek, tam 760 sayfa, ciltli, büyük boyutlu, nitelikli kâğıdı ve özenli baskısıyla özel bir obje-kitap olarak ortaya çıktı.

Okuyucuyu Zeyrek’ten Süleymaniye’ye, Eyüpsultan’dan Yeşilköy’e, Cibali’den Beşiktaş’a, Ortaköy’den Sarıyer’e, Üsküdar’dan Anadoluhisarı’na, Kadıköy’den Göztepe’ye, Büyükada’dan Burgaz’a uzanan bir tarih yolculuğuna çıkaran Reha Günay, kitabın ve fotoğrafların öyküsünü şöyle özetliyor:

“1960 yılında İTÜ’den mezun olduktan sonra, bir mimar olarak sadece kendi olanaklarımla bu zamana kadar çevremi belgelemeye çalıştım. Oturduğum sokak, okula gittiğim yollar, mahalleler hep ahşap evlerden oluşuyordu. Fırsat buldukça sokaklarda dolaşır, mimari özelliği olan evleri arar, fotoğraflarını çekmeye çalışırdım. 

 

Şimdi geriye baktığımda ‘Keşke sokak fotoğrafları çekseydim’ diye düşünüyorum. Ahşap evlerin oluşturduğu sokak perspektifleri; evler tek tek niteliksiz veya bozulmuş olsalar da çok güzeldi. Mimarlık diliyle, organik bir yapıları vardı. 

Bu kitapta sunduğum fotoğrafları hazırlarken ve seçerken evleri çevreleriyle beraber vermeye çalıştım. Bazen henüz yapılaşmamış ağaçlı yan parselle, bazen telefon, elektrik direkleri ve telleriyle, pencerelerden uzanan soba boruları ve altına takılan is toplayıcı konserve kutularıyla, bunların bağlantı telleriyle, ahşap ev kaplamalarındaki bir parçayı çıkarıp kendine yuva kurmuş karga ve güvercinleriyle, içinden otlar sarkan küçücük serçe yuvalarıyla daha sonraları çatılara konulan televizyon antenleriyle… Bütün bunlar o zamanki ev yaşantısının bir parçası olarak tarihe geçecek belgelerdir. Zaman zaman yıkılmış, bozulmuş ev resimleri de göreceksiniz. Yıkık evler yapım yöntemi hakkında bize önemli bilgiler verdiğinden benim çok beğendiklerim arasındadır. Ayrıca apartmanlaşan bir çevre içinde kalan tek tük evler de o mahallenin eski dokusu hakkında bize bilgi verdiği gibi, zamanın değişimini ve toplumun, ekonominin, teknolojinin, kentleşmenin nereden nereye gittiğini gösteren belgelerdir. İster ders alırsınız, ister ‘değişim esastır başka türlüsü olamazdı’ der geçersiniz...”

60 yılı aşan mimar, fotoğrafçı, akademisyen, yazar kimliklerinin birikiminden süzülen kitabın ilk bölümünde ahşap konut yapımının tarihçesini, geleneksel “Türk Evi”nin mimari ve yapım özelliklerini, bu yapım geleneğiyle inşa edilmiş seçkin örnekleri paylaşan Reha Günay, 1960-2023 arasında çektiği 4.000’i aşkın fotoğraf arasından seçtiği 1.000’e yakın siyah-beyaz fotoğrafla Eski İstanbul, Boğaziçi ve Adalar’da ahşap konut dokusunun izini sürmeye çalışıyor.

 

“Şehirlerimizi geleceğe taşırken, geçmişten bugüne ulaşan mimari ve kültürel mirasımızı korumayı da önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.”

Kitabın yayımlanmasına çok değerli destek sağlayan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. Genel Müdürü Yasir Yılmaz da “Emlak Konut GYO olarak, 1953 yılından bu yana ülkemizin planlı kentleşme sürecine katkı sunmak ve insanımızın nitelikli yaşam alanlarına kavuşmasını sağlamak amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Şehirlerimizi geleceğe taşırken, geçmişten bugüne ulaşan mimari ve kültürel mirasımızı korumayı da önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.” diye başladığı “Sunuş” yazısında şunları söylüyor:

“Türkiye’nin en büyük gayrimenkul yatırım ortaklığı olarak; çevreye duyarlı ve sürdürülebilir yaklaşımlarla geliştirilen, mimari nitelikleriyle öne çıkan, bulunduğu çevreye değer katan ve şehircilik vizyonumuzu güçlendiren birçok projeyi hayata geçirdik. Güvenli, sağlıklı ve güçlü yaşam alanları üretirken; medeniyetimizin köklü birikiminden ilham alan şehircilik anlayışımızı yaşatmayı ve kültürel mirasımızı geleceğe taşımayı da daima önceliklerimiz arasında gördük.

Geçmişten geleceğe uzanan bu kültürel mirasın en seçkin örneklerinden biri, İstanbul’un siluetine ve yaşam kültürüne kimlik kazandıran geleneksel ahşap konutları, yalıları ve mahalle dokusudur. Yüzyıllar boyunca şekillenen bu özgün mimari birikim; estetik anlayışımızı, yaşam biçimimizi ve şehir kültürümüzü yansıtan önemli bir hafızayı bünyesinde barındırmaktadır. Elinizdeki eserle, İstanbul’un zarafetini ve karakterini oluşturan bu kıymetli mirası yeniden hatırlatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladık.

Prof. Dr. Reha Günay, geleneksel Türk evinin, sokaklarının ve kent dokusunun mimari, tarihi ve kültürel özelliklerini gelecek nesillere aktarmak amacıyla 1960’lı yıllardan itibaren İstanbul’un farklı semtlerinde kapsamlı bir belgeleme çalışması yürütmüş; bugün büyük ölçüde değişime uğrayan veya ortadan kalkmış birçok ahşap yapıyı fotoğraflarıyla kayıt altına almıştır. Yıllar içerisinde oluşturduğu bu değerli arşiv, yalnızca mimarlık ve şehircilik tarihi açısından değil, aynı zamanda İstanbul’un kültürel hafızasının korunması bakımından da büyük önem taşımaktadır.

Reha Günay’ın arşivinden özenle seçilen fotoğraflarla hazırlanan ‘İstanbul’un Geleneksel Ahşap Konutları’ adlı bu eser; Türk ahşap konut mimarisinin zaman içerisindeki değişimini, dönüşümünü ve kültürel zenginliğini belgeleyen önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Bir dönemin yaşam kültürünü, mahalle dokusunu ve mimari anlayışını günümüze taşıyan bu çalışma, aynı zamanda geçmiş ile gelecek arasında kurulan güçlü bir köprü vazifesi görmektedir.

Bu kıymetli eseri kütüphanenize armağan etmekten memnuniyet duyuyor; İstanbul’un mimari ve kültürel hafızasına ışık tutan bu çalışmanın ilgiyle okunmasını, araştırmacılara kaynak olmasını ve gelecek nesillere ilham vermesini temenni ediyoruz.”

 

 

REHA GÜNAY KİMDİR?

1937 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Prof.Dr. Reha Günay, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden 1960 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde doktora yaptı. 1994 yılında profesör olan Reha Günay, emekli oluncaya kadar Yıldız Teknik Üniversitesi Restorasyon Ana Bilim Dalı’nda çalıştıktan sonra Yeditepe Üniversitesi’nde bir süre öğretim üyesi olarak görev yaptı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Fotoğraf Bölümü’nün kurucuları arasında yer aldı ve 1978-2011 yılları arasında Mimarlık Fotoğrafı Dersi verdi. Fotoğraf çalışmalarında, kültür varlıklarının ve mimarlık mirasının belgelenmesine gayret etti. 1983-2004 arasında Ağa Han Mimarlık Ödülleri Vakfı için İslam ülkelerinde yarışmaya katılan yapıları fotoğrafla belgeledi. Reha Günay, yaşamı boyunca yaptığı başarılı çalışmalar nedeniyle 2020 yılında, TMMOB Mimarlar Odası 17. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında “Mimarlığa Katkı Ödülü”ne lâyık görülmüştür. Aralarında Türk Ev Geleneği ve Safranbolu Evleri, Mimar Sinan Neden Bir Tasarım Dehasıdır? Mimarlık Fotoğrafı, Geleneksel Mimarlığın İzinde: 1 Bodrum (1965-1991) ve Selimiye’nin de yer aldığı 30’un üzerinde kitabı bulunmaktadır.